|
ÖZET: Başvuruda bulunan kişi, Çayırova Belediye Başkanlığı’na emlak vergisi muafiyeti talebinde bulunmuş, çalışmadığını ve gelirinin olmadığını belirterek indirimli bina vergisi oranından yararlanmak istemiştir. Ancak, belediye tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın geçmişte çalıştığı ve gelir elde ettiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvurusu reddedilmiştir. İlgili mevzuat gereği, yalnızca belirli koşulları taşıyan kişilerin emlak vergisi muafiyetinden yararlanabileceği belirtilmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, başvuranın durumunu ve idarenin işlemlerini incelemiştir. Emlak Vergisi Kanunu’nun 8. maddesi ve ilgili tebliğler çerçevesinde, başvuranın 2020 yılı için indirimli bina vergisi oranından yararlanma hakkının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, Çayırova Belediye Başkanlığı’na, başvurunun yeniden değerlendirilmesi ve gerekli düzeltmelerin yapılması için tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesi ve idarenin vergilendirme hatalarını düzeltmesi gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi için 30 gün içinde gerekli işlemleri yapması zorunludur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/90237-S.20.99049
BAŞVURU NO : 2020/89257
KARAR TARİHİ : 24/12/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇAYIROVA BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İndirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanma ve tahakkuk ettirilen emlak vergisinin iptali talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/07/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi dilekçesinde özetle; çalışmadığı, gelirinin olmadığı ve tek evinin olduğu gerekçesiyle emlak vergisi muafiyeti için dilekçe verdiğini, “Başvuru yapamayacağı, böyle bir hakkının olmadığının” ifade edildiğini, mezkur talebi hakkındaki üçüncü başvurusunda; emlak vergisinden muafiyet için gerekli evrakları, kendisinde istenilen SGK hizmet dökümünü ve kanunda belirtilen diğer bütün evraklara sahip şekilde başvurusunu yaptığını, “1 hafta içinde sonuçlanacağını ve arayıp öğreneceğinin” ifade edildiğini, 13.07.2020 tarihinde aradığında ise “Bu yılın vergisini ödemek zorunda olduğunun” ifade edildiğini, bu işlemin Emlak Vergisi
Kanununa aykırı olduğunu bildirdiğini fakat ısrarla borçlarını ödemesi gerektiğinin ifade edildiğini iddia ederek, Emlak Vergisi Kanunu 8. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, kendisine hiç bir bilgi verilmeden faizle gelen verginin ve Emlak Vergisi Kanunu 9. maddesi gereğince iş çıkışı tarihi olan 18.12.2019 tarihinde sükut eden bütçe yılından itibaren tarafına gelen borcun silinmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Çayırova Belediye
Başkanlığı’ndan alınan 12/08/2020 tarih ve E sayılı cevabi yazıda, “İlgili mükellef taşınmazını 04.07.2017 tarihinde edindiği, kurumumuza beyanını 29.05.2020 tarihinde bildirdiği ve akabinde doğan 2018-2019-2020 yıllarına ait emlak vergilerinden herhangi bir ödeme yapmadığı kayıtlarımızda sabittir. Beyanname bildirimine müteakip, hiç geliri olmayanlara tanınan vergi muafiyeti dilekçesini 06.07.2020 tarihinde kurumumuza ibraz etmiştir. Dilekçe ekinde bulunan kişinin gelirinin olup/olamadığını tespit edebildiğimiz tek belge olan SGK hizmet dökümünden, 2018 ve 2019 yılların da çalıştığı ve gelir elde ettiği fakat bu yıllara ait vergileri de ödemediği görülmüştür.
2.1. Ayrıca 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu 8. Maddesi ve ilgili tebliğler uyarınca mevzuu olan vergi muafiyeti için: Gelirinin münhasıran belirtilen sosyal güvenlik kurumlarından aldığı aylıktan ibaret olanlar; Türkiye sınırları içinde hisseli veya tam mülkiyet kapsamında brüt yüzölçümü 200 m2 yi geçmeyen tek meskeni dışında meskeni bulunmayanlar; İlgili meskeni muayyen zamanlarda dinlenme amacı ile değil, daimi olarak kullanması gerekmekte olup; Başkaca bir geliri (Bankadaki parasından faiz kar payı geliri vb. gibi) olmaması gerekmektedir.
2.2. Kurum olarak henüz mükelleflerin önceki yıllardaki ve hali hazırda olan finansal durumunu, mülk durumunu ve çalışıp çalışmadığını tespit edemediğimizden, dilekçe tarihini takip eden seneden itibaren, kişinin beyanına binaen işlem tesis etmekteyiz.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde; “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” denilmektedir.
6. Aynı Kanunun, “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 11 nci maddesinde; “Bina vergisi, ilgili belediye tarafından; …29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir. Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır…”
“ Ödeme süresi” başlıklı 30 uncu maddesinde ise; “ Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.” hükümlerine yer verilmiştir.
7. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”, 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.” hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanunun 118 inci maddesi ise, vergilendirme hatalarının açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesinin mükellefiyette hata olduğunu ve vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasını mevzuda hata olarak nitelendirmiştir.
8. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 120 nci maddesinde; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 126 ncı maddesi ise, 114 üncü maddede yer alan zamanaşımı süreleri (beş yıl) dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini bildirmektedir.
9. Bakanlar Kurulunun 2006/11450 sayılı kararında “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun
8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on
sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt
200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali
dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.” şeklinde belirtilmiştir.
10. Maliye Bakanlığı’nın 57 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin ‘Emlak Vergisi
Bildirimlerinin Yeniden Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim Dışında Bir Belge Talep edilmemesi ve Devredenin Mükellefiyetinin Res’en Sona Erdirilmesi’ başlıklı bölümünde; “1319 sayılı Kanunda, emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmamaktadır.” şeklinde belirtilmiştir.
11. 57 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin aynı bölümünde; “Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabilecektir. Ayrıca, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanması mümkün olacaktır.” hükmü yer almaktadır.
12. Aynı Tebliğin ‘Diğer Hususlar’ başlıklı bölümünde; ” 44 Seri No.lu Emlak Vergisi
Kanunu Genel Tebliğinde hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli vergi oranından yararlanmaları için anılan Genel Tebliğ ekindeki ‘Hiçbir Geliri Olmayanların Tek
Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi’ni ilgili belediyeye vermeleri yeterli görülmüş olup bu mükelleflerden ayrıca başka bir belgenin istenilmesine gerek bulunmamaktadır.” şeklinde belirtilmiştir.
13. 44 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinin “I- Hiçbir Geliri Olmayan Mükelleflerin indirimli Bina Vergisi Oranından Faydalanmak İçin Taahhüt Belgesi Vermelerinin Yeterli
Olması” başlıklı bölümünde; “Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır)
bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür.” şeklinde belirtilmiştir.
14. Aynı Tebliğin “Hiçbir Geliri Olmadığını Beyan Eden Mükelleflerin Geliri Veya İkinci
Bir Meskeni Bulunduğunun Tespit Edilmesi Halinde Yapılacak işlemler” başlık bölümünde; “ İndirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı taahhütte bulunmak suretiyle indirimli vergi oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken vergi, cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.” denilmektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
15. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
16. Uyuşmazlık konusu, çalışmadığını, gelirinin olmadığını ve tek evinin olduğunu belirterek emlak vergisi muafiyetinden faydalanma ve tahakkuk ettirilen emlak vergisinin iptali talebinde bulunan şikayetçinin söz konusu taleplerine istinaden idare tarafından tesis edilen işlem hakkındadır.
17. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.
18. Konu ile ilgili olarak 38 ve 45 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğlerinde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup anılan Tebliğlerde yer verilen şartları taşıyan
emeklilerin 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan formu (EK 1:
Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Emeklilere, Dul ve Yetimlere Ait
Form) doldurarak ilgili belediyeye başvurmaları halinde, brüt 200 m2 ‘yi geçmeyen tek meskenleri için söz konusu uygulamaya ilişkin şartlan taşıdıkları yılı takip eden bütçe yılından itibaren indirimli bina vergisi oram (sıfır) uygulamasından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.
19. Maliye Bakanlığının Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinden aldığı yetki ile yapmış olduğu düzenlemelerde hiçbir geliri olmadığını beyan eden mükelleflerin indirimli emlak vergisi oranından faydalanabilmeleri için hizmet karşılığı elde edilen geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri faiz ve temettü geliri veya benzeri bir gelirinin olmadığını belgelemek zorunda iken, mükelleflere kolaylık olması açısından 44 ve 57 seri no.lu Emlak Genel Tebliğlerle yaptığı düzenleme sonucunda hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli emlak vergisi oranından yararlanabilmesi için “Hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesinin” ilgili belediyelere verilmesinin yeterli olacağı belirtilmektedir.
20. 57 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinde; “Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerektiği”, açıklamasıyla söz konusu taahhütteki beyanların teyidini yapma sorumluluğunu idareye yüklendiği, 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri bulunmayan kişilerin, indirimli emlak vergisi ödeme imkânından yararlanabilmeleri için Kanunda zamanında bildirimde bulunma şartı öngörülmediği, “Hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesini” idareye vermesi yeterli olduğu, diğer taraftan gelir elde etmeyen mükelleflerin bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir mesken binasına sahip olmaları halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyelere bildirme zorunluluğunu göz ardı etmemek gerektiği açıktır. Ayrıca, 44 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliği gereğince, idare mükellef tarafından beyan edilen hususların doğru olmadığını tespit ederse alınması gereken vergi, cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.
21. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; idarenin cevabi yazısında, “Dilekçe ekinde bulunan kişinin gelirinin olup/olamadığını tespit edebildiğimiz tek belge olan SGK hizmet dökümünden, 2018 ve 2019 yılların da çalıştığı ve gelir elde ettiği fakat bu yıllara ait vergileri de ödemediği görülmüştür.” açıklamasına yer verildiği, şikayetçinin ise dilekçesinde “Emlak Vergisi Kanunu 9. maddesi gereğince iş çıkışı tarihi olan 18.12.2019 tarihinde sükut eden bütçe yılından itibaren tarafına gelen borcun silinmesini” talep ettiği tespit edilmiş olup, bu bilgiler dikkate alındığında, yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirilerek iki taksit halinde tahsil edilmekte olan bina vergisi, bütçe yılı döneminin tamamını kapsamakta olduğundan, yıl içerisinde (18.12.2019) indirimli bina vergisi oranı (sıfır)
uygulamasından yararlanma koşullarına sahip olunması halinde anılan uygulamadan yararlanma koşullarına sahip olunan yılı takip eden bütçe yılından (01.01.2020) itibaren söz konusu uygulamadan yararlanılması mümkün bulunduğu tespit edilmiştir.
22. Bununla birlikte, benzer şikayet konusu hakkında Kurumumuza yapılan 2016/5094 şikayet numaralı başvuruya ilişkin Kurumumuzun 18/04/2017 tarihli Tavsiye
Kararı’nda, “…SGK Hizmet Dökümünden 12.11.2014 tarihine kadar aktif sigortalı olarak çalıştığı tespit edilen başvuran hakkında 2015 yılı için indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanmasına imkan bulunduğu halde idare tarafından aksi yönde tesis edilen idari işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” yönünde tespitte bulunulmuştur.
23. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, Kurumumuz emsal kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iki taksit halinde tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilmekte olan
2020 yılı emlak (bina) vergisinin, 1/1/2020-31/12/2020 döneminin tamamını kapsamakta
olduğundan ve 2020 yılı emlak (bina) vergisinin yılın başında tahakkuk ettirildiği hususu ile birlikte şikayetçinin 18.12.2019 tarihinde çalıştığı işten çıktığı yönündeki beyanı dikkate alındığında; şikayetçi hakkında 2020 yılı için indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanmasına imkan bulunduğu halde aksi yönde tesis edilen idari işlemde hukuka uygunluk tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde
Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kocaeli
Vergi Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;
İdare tarafından mezkur uyuşmazlığın ilgili mevzuat kapsamında tekrar değerlendirilmesi, vergilendirme hatası tespit edilmesi halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması için ÇAYIROVA BELEDİYE
BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana ve Çayırova Belediye Başkanlığı’na tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Çayırova Belediye
Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi