ÖZET: Başakşehir Belediye Başkanlığı’na yapılan emlak vergisi muafiyeti talebi üzerine gerçekleştirilen inceleme sonucunda, başvuranın muafiyet hakkına sahip olduğu ancak gerekli belgeleri sunmasına rağmen sonuç alamadığı belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun çözümü için ilgili idarelerden bilgi talep etmiş ve alınan yanıtlar doğrultusunda, başvuranın 2017 yılı için muafiyet talebinin geçerli olmadığı, ancak 2021 yılı itibarıyla muafiyet uygulandığı ifade edilmiştir. Ayrıca, 7256 sayılı Kanun kapsamında borçluların belirli şartları sağlaması gerektiği vurgulanmıştır.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşüne göre, indirimli bina vergisi oranının geriye dönük uygulanamayacağı, ancak başvuranın şartları sağladığı yıllar için indirimli vergi oranından yararlanmasının mümkün olduğu belirtilmiştir. Başakşehir Belediye Başkanlığı’nın, bu durumu yeniden değerlendirmesi ve vergi hatası tespit edilmesi halinde gerekli düzeltmeleri yapması gerektiği tavsiye edilmiştir. İdarenin, karar verme sürecinde gerekçeli davranması beklenmektedir.

Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesi ve ilgili idarenin, vergi hatası durumunda düzeltme işlemlerini gerçekleştirmesi için tavsiyede bulunulmuştur. Başakşehir Belediye Başkanlığı’nın bu karar doğrultusunda 30 gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/6331-S.22.9667

BAŞVURU NO : 2021/20303

KARAR TARİHİ : 17/05/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BAŞAKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emlak vergisi muafiyetinden yararlanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/11/2021

I. BAŞVURU KONUSU

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle, emlak vergisi muafiyetinden yararlanma hakkı olduğunu öğrendiğini ve idareye başvuru yaptığını ancak belediyeyi defalarca aramasına ve e-posta atmasına rağmen hiçbir sonuç alamadığını, başvuru dilekçesi ve vergi dairesinden istenilen tüm belgeleri teslim ettiğini, sadece dilekçe ekinde sunduğu ‘başvuru mesajı geldiğini’ başvurusunu tekrarladığında ise yine aynı mesaj geldiğini ifade ve iddia ederek, gereğinin yapılmasını talep etmektedir

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 14/01/2022 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup, Başakşehir

Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden alınan 02.02.2022 tarih ve – – sayılı yazıda özetle; “… ’ın 01.07.2021 tarihinde Hiçbir Geliri Olmadığını ifade ederek dilekçesi ile yaptığı başvuruya istinaden Emlak Vergisi Kanunun 8. Maddesine istinaden 2021 yılı itibariyle muafiyet uygulanmıştır. Muafiyet uygulanmadığı ve dilekçeye cevap verilmedi ifadesi doğru değildir.

Geriye dönük olarak ödenen 5 yıllık emlak vergisinin iadesi talep edilmiş iade talebi reddedilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Dökümünde 27.03.2017 tarihine kadar çalıştığı görülen mükellefin 2017 yılı emlak vergisini Yasa gereği ödemesi gerekmektedir. Yıl içinde emekli olanlar ya da işten ayrılanlar takip eden yılın başından itibaren sıfır oranlı emlak vergisinden yararlanabilirler. Dolayısı ile 2017 yılı için emlak vergisi muafiyeti söz konusu değildir.

7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında

Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun hükmünden yararlanmak isteyen

borçluların Kanunda belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu nedenle, Kanun hükmünden yararlanmak isteyen borçluların bu yöndeki iradelerini başvuruları sırasında yazılı olarak belirtmeleri şarttır. Mükellefimize bu nedenle iade yapılamayacağı bilgisi verilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Uyuşmazlık konusu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan 22.03.2022 tarih ve 39897 sayılı görüş yazısında özetle, “… 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin

Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.

Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene veya tek meskende hisseye sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.

38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde,

“… 1.İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler

Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, yararlanacaklardır.” denilmektedir.

Buna göre, hiçbir geliri olmayan mükellefin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması ve ilgili Tebliğlerde yer verilen şartları sağlaması durumunda ilgili belediyeye başvurarak söz konusu uygulamaya ilişkin şartları sağladığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanması mümkün bulunmaktadır.

Anılan Kanunun 37 nci maddesinde, bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Vergi alacağının doğduğu

takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 116 ncı maddesinde, “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Vergi hatalarının neler olduğu ise anılan Kanunun 117 ve 118 inci maddelerinde açıklanmıştır. Aynı Kanunun 120, 121 ve 122 nci maddelerine göre, vergi hatası nedeniyle fazla veya yersiz tahakkuk edildiği anlaşılan verginin, re’sen ya da mükellefin yazılı başvurusu üzerine düzeltilmesi mümkün bulunmakta olup, “Düzeltme Zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinde de 114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği belirtilmiştir.

Ayrıca, 1319 sayılı Kanunda indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasının geriye dönük olarak uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilgili Belediye tarafından indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması şartlarını geçmiş yıllar itibarıyla sağlayan mükellefin şartları sağladığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlandırılmaması vergi hatası olarak değerlendirilmekte olup, düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle geçmişe dönük düzeltme yapılarak tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Diğer taraftan, 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılması Hakkında Kanunun “Ortak hükümler” başlıklı 3 üncü maddesinin 15 inci fıkrasında, “(15) Bu

Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar ile dokuzuncu fıkra kapsamındaki tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz.” hükmü yer almaktadır.

1 seri no.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 sayılı Kanun Genel Tebliğinin, “F-

DİĞER HUSUSLAR” başlıklı bölümünde, “16- 7256 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık; -Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, -Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar, -Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizler, red ve iade edilmeyecektir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrasının gerekçesinde ise “Maddenin onbeşinci

fıkrasında, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce gerek rızaen yapılan ödemeler gerekse 6183 sayılı

Kanun kapsamında yapılan takip ve tahsil işlemleri sonucu tahsil edilen tutarlar ile bu Kanun kapsamındaki alacaklara karşılık yapılan ödemelerin, sonradan iadesini önlemek amacıyla red ve iade yapılmayacağı düzenlenmiştir. Ancak, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında; şahısta veya oranda hata gibi hallerde ve mükerrer tahsilatlarda iade yapılabileceği tabiidir…” açıklaması yer almaktadır.

Bu itibarla, 7256 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık anılan Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş tutarlar ile bu Kanun kapsamında tahsil edilen tutarların Kanunun 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca red ve iadesi mümkün bulunmamakla birlikte, anılan maddenin gerekçesinde

Kanun kapsamında yapılacak söz konusu tahsilatların vergi hatası ve mükerrer tahsilat gibi hallerde red ve iade edilebileceği belirtildiğinden, 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılan tahsilatlara ilişkin vergi hatası bulunması durumunda tahsil edilmiş tutarlar red ve iade edilebilecektir.

Diğer taraftan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun “Tahsil edilen amme alacaklarında yapılacak reddiyat sebebiyle mahsuplar” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi icap eden amme alacakları, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan amme idaresine olan muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunur.” hükmüne yer verilmiştir.

Söz konusu madde hükmüne istinaden yapılacak işlemlere ilişkin ayrıntılı açıklamalara Seri: A Sıra No: 1

Tahsilat Genel Tebliğinin Birinci Kısım, İkinci Bölüm “VI. Tahsil Edilen Amme Alacaklarından Yapılacak

Reddiyat Sebebiyle Mahsuplar” başlıklı bölümünde yer verilmiştir.

Buna göre, mükellefin indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanma şartlarını sağladığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren tahakkuk eden emlak vergisi alacaklarının 7256 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan yapılandırma dosyasında bulunması durumunda, dosyadan çıkarılması, söz konusu tahakkuklara karşılık yapılan bir ödeme olması durumunda da bu tutarların 6183 sayılı Kanunun

23 üncü maddesi kapsamında red ve iade edilmesi mümkün bulunmaktadır.” açıklamalarına yer

verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

6. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinde; “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” ,

7. Aynı Kanunun, “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 11 nci maddesinde; “Bina vergisi, ilgili belediye tarafından; …29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir. Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır…” “ Ödeme süresi” başlıklı 30 uncu maddesinde ise; “ Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.”,

8. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”, 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.” hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanunun 118 inci maddesi ise, vergilendirme hatalarının açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesinin mükellefiyette hata olduğunu ve vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasını mevzuda hata olarak nitelendirmiştir.

9. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 120 nci maddesinde; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 126 ncı maddesi ise, 114 üncü maddede yer alan zamanaşımı süreleri (beş yıl) dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini bildirmektedir.

10. Bakanlar Kurulunun 2006/11450 sayılı kararında “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.” ,

11. 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanunun “Ortak hükümler” başlıklı 3 üncü maddesinin 15 inci fıkrasında, “(15) Bu

Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar ile dokuzuncu fıkra kapsamındaki tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz.”

12. 1 seri no.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 sayılı Kanun Genel

Tebliğinin, “F- DİĞER HUSUSLAR” başlıklı bölümünde,

” 16- 7256 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık; – Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, – Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar, – Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizler, red ve iade edilmeyecektir.”

13. 38 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinde;

“I. İndirimli Bina Vergisi Oranı Uygulaması

…

1.İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler

Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m²’yi

geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; …

– Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığından ibaret bulunanlar, …

yararlanacaklardır.” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

15. Şikayetçi tarafından Kurumumuza verilen dilekçede özetle; şikayetçi emlak vergisi muafiyetinden yaralanma hakkı olduğunu öğrendiğini ve idareye başvuru yaptığını ancak sonuç alamadığı iddiasında bulunarak gereğinin yapılmasını talep etmektedir

16. Kurumumuzda oluşan dosya münderecatı kapsamında başvuranın iddia ve talepleri karşısında ilgili idarelerden alınan cevabi yazıların tetkikinden;

16.1. Başakşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden alınan 02.02.2022 tarihli cevabi yazıda özetle, “…7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin onüçüncü fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun hükmünden yararlanmak isteyen borçluların Kanunda belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart olduğu hükme bağlandığı, Kanun hükmünden yararlanmak isteyen borçluların bu yöndeki iradelerinin başvuruları sırasında yazılı olarak belirtmeleri gerektiği, bu nedenle başvurana iade yapılamayacağı bilgisinin verildiği.”

16.2. Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan 22.03.2022 tarihli cevabi yazıda özetle, “… 1319 sayılı

Kanunda indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasının geriye dönük olarak uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu itibarla, ilgili Belediye tarafından indirimli bina vergisi oranı (sıfır)

uygulaması şartlarını geçmiş yıllar itibarıyla sağlayan mükellefin şartları sağladığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlandırılmaması vergi hatası olarak değerlendirilmekte olup, düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle geçmişe dönük düzeltme yapılarak tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesinin mümkün bulunduğu,

7256 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık anılan Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil

edilmiş tutarlar ile bu Kanun kapsamında tahsil edilen tutarların Kanunun 3 üncü maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca red ve iadesi mümkün bulunmamakla birlikte, anılan maddenin gerekçesinde Kanun kapsamında yapılacak söz konusu tahsilatların vergi hatası ve mükerrer tahsilat gibi hallerde red ve iade edilebileceği belirtildiğinden, 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılan tahsilatlara ilişkin vergi hatası bulunması durumunda tahsil edilmiş tutarların red ve iade edilebileceği”

17. İlgili idarelerden alınan cevabi yazılar birlikte değerlendirildiğinde; Başakşehir Belediye

Başkanlığı’nınca ’ın 01.07.2021 tarihinde Hiçbir Geliri Olmadığını ifade ederek dilekçesi ile

yaptığı başvuruya istinaden Emlak Vergisi Kanunun 8’nci maddesine istinaden 2021 yılı itibariyle muafiyet uygulandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Dökümünde 27.03.2017 tarihine kadar çalıştığı görülen başvuranın 2017 yılı için emlak vergisi muafiyetinin söz konusu olmadığı, 7256 sayılı Kanun hükmünden yararlanmak isteyen borçluların Kanunda belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart olduğu, bu nedenle başvurana iade yapılamayacağı bilgisinin verildiği açıklamaları karşısında uyuşmazlık konusu hakkında Gelir

İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda yer verilen diğer açıklamaların yanı sıra; ‘mükellefin indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanma şartlarını sağladığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren tahakkuk eden emlak vergisi alacaklarının 7256 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan yapılandırma dosyasında bulunması durumunda, dosyadan çıkarılması, söz konusu tahakkuklara karşılık yapılan bir ödeme olması durumunda da bu tutarların 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi kapsamında red ve iade edilmesinin mümkün bulunduğu’, seklinde görüş verdiği tespit edilmiştir.

18. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başakşehir Belediye Başkanlığı tarafından mezkur uyuşmazlığın Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan görüş yazısı kapsamında tekrar değerlendirilmesi, vergilendirme hatası tespit edilmesi halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; makul sürede karar verme ilkesine uygun davranıldığı, ancak kararların gerekçeli olması ilkesine uygun davranılmadığı anlaşıldığından İdarenin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı

İstanbul Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN

KABULÜNE;

Başakşehir Belediye Başkanlığı tarafından mezkur uyuşmazlığın Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan görüş yazısı kapsamında tekrar değerlendirilmesi, vergilendirme hatası tespit edilmesi halinde 213 sayılı

Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması için

BAŞAKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın Başvurana ve Başakşehir Belediye Başkanlığı’na tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Başakşehir Belediye Başkanlığı’nca bu

karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi