|
ÖZET: Başvuru, Yeşilyurt Belediye Başkanlığı’na yapılan emlak vergisi muafiyeti talebinin reddine ilişkindir. Şikâyetçi, %90 üzeri engeli olan eşiyle birlikte yaşadığı tek meskeninin emlak vergisinden muaf tutulmasını istemiştir. Ancak, belediye, şikâyetçinin konutunda oturma şartını taşımadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Şikâyetçi, geçmişe dönük muafiyet talebinde bulunarak, 2008 yılından itibaren bu haktan yararlanmak için gerekli işlemlerin yapılmasını istemiştir.
Yeşilyurt Belediyesi, emlak vergisi bildirimlerinin zamanında yapılmadığını ve bu nedenle geçmişe dönük muafiyet talebinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, şikâyetçinin 2015-2020 yılları arasındaki vergi ve ceza tutarlarının indirimli emlak vergisi uygulamasından faydalandırılması gerektiğine karar vermiştir. Buna karşın, 2008-2014 dönemine ilişkin taleplerin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, şikâyetçinin 2015-2020 yılları arasındaki emlak vergisi muafiyet talebi kabul edilerek, ilgili belediyeye gerekli işlemlerin yapılması için tavsiyede bulunulmuştur. Ancak, geçmiş dönemler için yapılan taleplerin zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle reddedilmiştir. Bu durum, ilgili idarenin hukuka uygun hareket etmediğini göstermektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/7275-S.20.11517
BAŞVURU NO : 2020/3330
KARAR TARİHİ : 13/05/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : Yeşilyurt Belediye Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, indirimli bina vergisi oranı (sıfır)
uygulamasından geçmişe dönük yararlanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi, sahibi olduğu tek bir mesken bulunduğunu, % 90 üzeri engeli olan eşiyle birlikte eşine ait evde yaşadığını, konutunu satın aldığı tarihten bugüne kadar Yeşilyurt Belediyesi’nce emlak vergisi tahakkukuyla ilgili olarak tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığını, adı geçen belediyeye gittiğinde emlak vergisi borcu olduğunu öğrendiğini, ilgili belediyeye Emlak
Vergisi Kanununun 8 inci maddesi uyarınca emlak vergisi muafiyetinden faydalanma talebiyle başvuruda bulunduğunu, söz konusu belediyenin “İlgili kanunda meskende oturma şartının olduğu ve kendisinin bu şartı taşımadığı için emlak vergisi muafiyet hükümlerinden faydalanamayacağı” gerekçesiyle başvurusunu reddettiğini, ancak emlak vergisi muafiyetiyle ilgili mevzuat düzenlemelerinde “meskende oturma” gibi bir şartın öngörmediğini, oğlunun eşinin Şırnak ili Cizre ilçesinde öğretmenlik yaptığını, kendisine ait evde oğlunun 2015 yılından bu güne kadar sömestir ve yaz tatilinde oturduğunu, mevcut durumda oğlunun hasta olması nedeniyle kendileriyle aynı evde (eşinin evinde) ikamet ettiğini, sahibi olduğu konuttan herhangi bir kira geliri elde etmediğini, konuya ilişkin belgelerin başvurusu ekinde bulunduğunu, iddia ederek, emlak vergisi muafiyetinden geçmişe dönük (2008 yılından bu güne kadar) olarak faydalandırılması için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Yeşilyurt Belediye Başkanlığı’nın 25/03/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve
eklerinde özetle:
2.1. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinde; bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildiriminin verilmesi zorunlu olduğunu hükme bağlandığı, ancak şikayetçinin emlak vergisine yönelik olarak ilgili dönemde idarelerine herhangi bir bildirimde bulunulmadığı,
2.2. Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesinde vergi ziyaı cezasıyla ilgili hükümlere yer verildiği, bu doğrultuda ilgili hakkında vergi ziyaı cezası uygulandığı ve 2. derece usulsüzlük kesildiği,
2.3. İndirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanlar, gaziler, engelliler, şehitlerin dul ve yetimler, Türkiye sınırları içinde 2 brüt 200 m ‘yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde ve diğer şartları da taşımaları şartıyla yararlanabileceği,
2.4. Mükelleflerin indirimli (sıfır oranlı) bina vergisinden yararlanmaları için bu durumu belediyeye bildirmeleri ve 44 Seri No.1u Genel Tebliğ ekindeki “Hiçbir Geliri Olmayanların
Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi’ni (Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortaları bulunmadıklarına dair belge) vermeleri gerektiği,
2.5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, bildirim dışı kalan bina, arsa ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımının işlemesi için vergiyi doğuran olay yerine
“öğrenme” tarihinin esas olacağına ilişkin hüküm bulunduğu, bu düzenlemenin emlak vergisi alacağının geçmişe yönelik takip ve tahsiline imkân verdiği, bu durumun bildirimde bulunmayan mükelleflerin idarenin konuyu öğreneceği tarihe kadar geçecek süreye ilişkin olarak emlak vergisi ve cezaları yönünden vergi tehdidi altında kalması sonucunu doğurduğu, ancak söz konusu tehdidin mükellefin kasten ya da ihmal suretiyle kanundan kaynaklanan bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığı, Anayasa
Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli ve 2016/43 Esas sayılı kararında da 5 yıllık zamanaşımı süresinin kurumun “öğrendiği” itibaren başlayacağı hususunun belirtildiği,
2.6. İdarelerinin emlak kayıtlarında yapılan incelemede, Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü
Adres Kayıt Sisteminde (AKS) ilgili taşınmazda kimsenin kaydına rastlanmadığı ve idarelerince bu kapsamda işlem yapıldığını, şikayetçinin 07/01/2020 itibarinden önce idarelerine konuyla ilgili herhangi müracaat olmadığı için 2020 yılı itibariyle ilgilinin muafiyetten faydalandırılacağı, şikayetçinin peşin ödeme yaptığı zaman vergi ziyai cezasına indirim uygulanacağı açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Başka bir sayılı) şikâyet başvurusuyla ilgili olarak, Kurumumuzca Gelir
İdaresi Başkanlığı’ndan görüş sorulmuş olup, ilgili İdarenin 30/11/2015 tarih ve sayılı cevabı yazısında özetle;
3.1. Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 2 nci fıkrası ile 38, 44 ve 57 Seri No.lu Emlak
Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri gereğince; indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması için gerekli şartları taşıyan mükelleflerin başvurularında, beyan ve taahhütlerinin yeterli sayılması, ancak söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenilmeden
Belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği, mükelleflerin söz konusu bildirimi süresinde vermemelerinin indirimli bina vergisi oranı uygulamasına engel teşkil etmediği, bahsi geçen Kanunda emlak vergisinin geriye yönelik uygulanmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, mükelleflerin gerekli şartları taşıdıkları tarihten itibaren, zamanaşımı süresi de göz önünde bulundurulmak suretiyle, geçmişe dönük olarak indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabileceği hususları belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, … sosyal bir hukuk Devletidir”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi
Bakanlar Kurulu’na verilebilir.”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu
Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
7. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun, “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt
200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu
meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”, “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23 üncü maddesinde; “Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi verilmesi zorunludur.… Bildirimler; a) Yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde, b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç)
yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde, Emlâkın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı haller bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilir. …”, “Bildirim verilmemesi halinde yapılacak işlemler” başlıklı 32 üncü maddesinde; “Bildirimin süresinde verilmemesi halinde, vergi idarece tarh edilir. İdarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değeri, 29 uncu madde hükmü dikkate alınarak hesaplanır.”, “Bina ve arazi vergilerinde zamanaşımı süresinin başlangıcı” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlar.”,
8. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, “Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat” başlıklı
3 üncü maddesinde; “… B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. …”, “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”, “Vergi hatası” başlıklı 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır”, “Hesap hataları” başlıklı 117 nci maddesinde; “…
2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır. …”, “Vergilendirme hataları” başlıklı 118 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; “Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;”, “Düzeltme yetkisi ve reddiyat” başlıklı 120 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.”, “Dülzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinde; “114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. …”, “Vergi ziayı” başlıklı 341 inci maddesinde; “Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. …”, “Vergi ziyaı cezası” başlıklı
344 üncü maddesinde; “341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği
takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. …”, “Usulsüzlük dereceleri ve cezaları” başlıklı 352 inci maddesinde; “Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele göre cezalandırılır.
Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir. …
II nci derece usulsüzlükler: … 4. Vergi kanunlarında yazılı bildirmelerin zamanında yapılmamış olması …”,
9. 29/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 2006/11450 sayılı kararında; “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.”,
10. 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlıklı bölümünde;
“a) İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır.
Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir. …”, 11. Maliye Bakanlığı’nın 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “2.
Emlak Vergisi Bildirimlerinin Yeniden Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim Dışında Bir
Belge Talep edilmemesi ve Devredenin Mükellefiyetinin Res’en Sona Erdirilmesi” başlıklı bölümünde; “…1319 sayılı Kanunda, emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, emlâk vergisi mükelleflerinden emlâk vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı kullanma izin belgesi, m2 cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyecektir. … Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri
Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve Kadastro Bilgi
Sisteminden alınabilecektir. Ayrıca, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanması mümkün olacaktır. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonrasında;
12.1.Şikâyetçinin, 2008 yılından 2014 yılına kadar (söz konusu yıllar dahil) adına tahakkuk ettirilen vergi ve ceza tutarlarının, indirimli emlak vergisi uygulamasından faydalandırılmak suretiyle terkin edilmesine ilişkin talebinin Reddi,
12.2. Şikâyetçinin, 2015 yılından 2020 yılına kadar (söz konusu yıllar dahil) adına tahakkuk ettirilen vergi ve ceza tutarlarının, indirimli emlak vergisi uygulamasından faydalandırılmak suretiyle terkin edilmesine ilişkin talebinin Kabulüne, bu doğrultuda söz konusu dönemlere ilişkin olarak şikayetçi adına tahakkuk ettirilen Bina Vergileri, Taş.
Kül. Var. K. Payları ve vergi ziyaı cezalarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun hükümleri doğrultusunda terkin edilmesiyle ilgili gerekli iş ve işlemleri makul sürede yapması hususunda
Yeşilyurt Belediye Başkanlığı’na Tavsiye’de bulunulması yönünde hazırlanan Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Şikâyetçi, tek bir meskeni bulunduğunu, % 90 üzeri engeli olan eşiyle birlikte eşine ait evde yaşadığını, konutunu satın aldığı tarihten bu güne kadar Yeşilyurt Belediyesi’nce emlak vergisi tahakkukuyla ilgili olarak tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığını, adı geçen belediyeye gittiğinde emlak vergisi borcu olduğunu öğrendiğini, ilgili belediyeye Emlak Vergisi
Kanununun 8 inci maddesi uyarınca emlak vergisi muafiyetinden faydalanma talebiyle başvuruda bulunduğunu, söz konusu belediyenin başvurusunu reddettiğini, kendisine ait evde oğlunun 2015 yılından bu güne kadar sömestir ve yaz tatilinde oturduğunu, mevcut durumda oğlunun hasta olması nedeniyle kendileriyle aynı evde (eşinin evinde) ikamet ettiğini, sahibi olduğu konuttan herhangi bir kira geliri elde etmediğini iddia ederek, emlak vergisi muafiyetinden geçmişe dönük olarak (2008 yılından 2020 yılına kadar) faydalandırılması için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir
14. İlgili İdare, Emlak Vergisi Kanununun emlak vergisi bildiriminin zamanında verilmesinin zorunlu olduğunu (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) hükme bağlandığı, şikayetçinin emlak vergisi bildirimlerini süresi içerisinde vermediği, bu nedenle ilgili hakkında geçmişe yönelik olarak (2008 yılından 2020 yılına kadar) vergi ve ceza tahakkuk ettirildiği, şikayetçinin indirimli (sıfır oranlı) bina vergisinden yararlanabilmesi için bu durumu
İdarelerine bildirmesi gerektiği ve Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt
Belgesi’ni İdarelerine vermesi gerektiği, şikayetçinin konuyla ilgili olarak 07/01/2020 tarihinden önce idarelerine herhangi müracaatı olmadığı için ilgilinin 2020 yılı itibariyle emlak vergisi muafiyetten faydalandırılacağı hususlarını belirtmiştir.
15. Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 2 nci fıkrası; Cumhurbaşkanın (02/07/2018 tarihli değişiklik öncesi Bakanlar Kurulunun), kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin, dul ve yetimlerinin, Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması dahil) halinde bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkili olduğu hüküm altına almıştır.
16. Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulunun 2006/11450 sayılı kararı ile indirimli bina vergisi oranını 2007 ve müteakip yıllar için sıfır olarak belirlemiştir. Bu çerçevede yeni bir Karar yayımlanana kadar bu uygulama aynı şekilde devam edecektir. Yine Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 2 fıkrasında; geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
17. Emlak Vergisi Kanunu hükümleri doğrultusunda Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan
38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde; indirimli bina vergisi oranı
uygulanması için meskende bizzat oturma şartı bulunmadığı ve sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanların da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceği, sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacağı, ancak mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmeyeceği hususları hükme bağlamıştır. Ayrıca söz konusu Tebliğde; indirimli bina vergisi oranının uygulanabilmesi için, Tebliğin (I/1) bölümünde belirtilen şartları taşıyan mükelleflerin, bu Tebliğe ekli formlardan durumlarına uygun olanını doldurup imzalayarak ilgili belediyelere eki belgelerle birlikte vermeleri gerektiği, belediyelerin, hiçbir geliri olmayan mükelleflerden istenecek belgeler hariç olmak üzere bu Tebliğ ekinde yer alan formlar dışında mükelleflerden başka bir belge talep etmeyeceklerini hükme bağlamıştır.
18. Yine 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Tebliğinde; emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmadığı, emlâk vergisi mükelleflerinden emlâk vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı kullanma izin belgesi, 2 m cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyeceği, emlak vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin mükelleflerden ek belge istenmeden belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerektiği, bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgilerinin İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtlarının Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabileceği, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin ise Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığı’ndan elektronik ortamda sağlanmasının mümkün olabileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
19. Söz konusu Tebliğlerde yer alan düzenlemeler uyarınca, hiçbir geliri olmayanların veya sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alan ve bu aylıkları dışında başka gelirleri bulunmayanların, Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni nedeniyle indirimli bina vergisi oranından faydalanabilmesi için
Tebliğ ekinde belirtilen formun (taahhüt belgesinin) ilgili Belediyeye vermesi yeterli olup, belediyelerce, ayrıca başka bir belge istenilmeden mükelleflerin meskenlerine indirimli bina vergisi oranını sıfır olarak uygulaması gerekmektedir. Öte taraftan, idarenin, mükellefler tarafından verilen bildirimlerin teyidini ilgili kurum ve kuruluşlardan yapabilme ve mükelleflerin gerçeğe aykırı beyan ve bildirimlerini tespit etmesi halinde ödenmesi gereken vergiyi cezası ve gecikme faiziyle birlikte tahsil etme yetkisi olduğu hususu da bir gerçektir.
20. Somut olayda; şikayetçi tarafından, emekli aylığından başka geliri bulunmadığı, kendisine ait evde 2015 yılından bu güne kadar oğlunun sömestir ve yaz tatilinde oturduğu ve bu dönemde sahibi olduğu konuttan herhangi bir kira geliri elde etmediği hususlarının iddia edildiği anlaşılmıştır. Şikayetçi, bu iddiaları kapsamında Kurumumuza bazı bilgi ve belgeler sunmuştur. Bu kapsamda, başvuru belgesi ekinde Kurumumuza sunulan ve ilgili apartman yöneticisi ve söz konusu apartmanda bulunun kişilerce oluşturulduğu anlaşılan bir belgede; “ Mah. Sitesi Blok Daire: ’da (şikayetçinin oğlu)
ikamet ettiği ve bu dairenin maddi bir karşılıkla kiraya verilmediği” hususları belirtilmiştir. Yine şikayetçi tarafından, söz konusu eve ilişkin olduğu iddia edilen, site aidatının şikayetçinin oğlu tarafından şikayetçi adına ödendiğine dair banka dekontu belgesi ile şikayetçi “ adına düzenlenmiş elektrik ve doğalgaz (düşük tutarlı) faturaları Kurumumuza sunulmuştur.
21. Ayrıca, ilgili İdare tarafından da; emlak kayıtlarında yapılan incelemede, Nüfus ve
Vatandaşlık Müdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde (AKS) ilgili taşınmazda kimsenin kaydına rastlanmadığı hususu belirtilmiştir. Ayrıca ilgili idare tarafından, söz konusu taşınmazdan şikayetçinin gelir elde ettiğine ilişkin bir tespit (bilgi veya belge) Kurumumuza sunulmamıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; başvuru dosyası kapsamındaki bilgi ve belgelerden, şikayetçinin söz konusu gayrimenkulünden (2015-2020 dönemlerinde) gelir elde ettiğine ilişkin bir tespite ulaşılamamıştır.
22. Bununla birlikte, somut olayda; şikayetçinin, emlak vergisi muafiyeti sağlanmasına ilişkin talebini içerir dilekçesini 07/01/2020 tarihinde İdareye vermesi üzerine, bahsi geçen İdarece, bu bildirim tarihinden sonraki dönemler için şikayetçinin indirimli bina vergisi uygulamasından yararlandırılacağı belirtilmiştir. Bu durum, şikayetçinin, 2020 yılı itibariyle indirimli bina vergisi oranı uygulaması için gerekli şartları taşıdığını göstermektedir.
23. Öte yandan İdarece, şikayetçinin geçmiş (2020 yılı öncesi) dönemlere ilişkin muafiyet talebiyle ilgili olarak idarelerine bir başvuru yapılmadığı, bu nedenle ilgilinin geçmişe yönelik muafiyetten yararlanılma talebi kapsamında herhangi bir işlem yapılamayacağını belirtilmiş ise de; muafiyet talebine ilişkin bildirimin ilgili belediyelere belli bir sürede verilmesi gerektiği ya da indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından geriye dönük yararlanılamayacağı hususlarında ilgili mevzuatta herhangi bir düzenleme mevcut değildir.
Bu nedenle, şikayetçinin söz konusu uygulamadan geçmişe dönük olarak (düzeltme zamanaşımı süresi içinde) yararlanmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Nitekim
3.1 no.lu paragrafta belirtilen Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Kurumumuza verilen cevabı
yazı da bu tespitimizi doğrulanmaktadır.
24. Vergi Usul Kanununun 116 ncı maddesinde; vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmıştır. Yine aynı Kanunun 117 nci maddesinde, vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, vergi miktarında hata olarak nitelendirmiştir. 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri bulunmayan kişilere, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulanması gerekirken, bu kişilere hiçbir indirim yapılmadan Emlak Vergisi Kanunu uyarınca belirlen vergi oranının uygulanması suretiyle İdarece hesap hatasına (vergi miktarında hataya)
sebebiyet verilmiş olunacaktır. Hesap hatası söz konusu olduğunda ne tür bir işlem yapılacağına ilişkin hususlara bahsi geçen Kanunun 120 nci maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu maddede; hataların düzeltme fişine dayanılarak düzeltilebileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde fazla verginin aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise reddedileceği, bu durumun mükellefe tebliğ edileceği, mükellefin ise tebliğ tarihinden itibaren parasını geri almak için bir yıl içinde müracaat etmemesi durumunda hakkının sakıt olacağı belirtilmiştir.
25. Vergi Usul Kanununun 126 ncı maddesinde ise, bu Kanunun 114 üncü maddesindeki 5 yıllık tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunularak, bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceği kesin bir ifadeyle belirtmiştir. Söz konusu mevzuat hükümleri bağlamında, şikayetçinin geçmiş dönemlere yönelik emlak vergisi iptal talebini 2020 yılında yaptığı nazara alındığında; 2015-2019 dönemlerine ilişkin olarak şikayetçi adına tahakkuk ettirilen vergi ve ceza tutarlarının terkin edilmesinin mümkün olduğu, 2015 yılından önceki dönemlere (2008-2014) ilişkin olarak tahakkuk ettirilen vergi ve ceza tutarlarının terkin edilmesinin ise mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
26. 19 no.lu numaralı paragrafta açıklandığı üzere, şikayetçinin ilgili Tebliğ ekinde bulunan formu idareye vermesi, indirimli (sıfır) bina vergisi uygulamasından yararlanması için yeterli olup, söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun mükelleften ek belge istenilmeden İdarece ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; adı geçen Belediyece, şikâyetçinin geçmişe dönük olarak indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin olarak, 57 Seri No.lu Tebliğde öngörülen düzenleme doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşlardan bir teyit alınmadığı anlaşılmıştır.
27. Yukarıdaki paragraflarda izah edildiği üzere; ilgili İdare, Emlak Vergisi Kanunu
Tebliğindeki yükümlülüklerini yerine getirmeden, şikâyetçinin 2015-2019 dönemine ilişkin indirimli bina vergisi oranından yararlanma talebini reddederek, hukuku aykırı işlem tesis etmiş ve şikâyetçinin konuyla ilgili olarak mağduriyet yaşamasına sebebiyet vermiştir. İdarenin yapmış olduğu bu işlemin, Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen “Hukuk Devleti İlkesi”ne, yine Anayasanın 35 inci maddesinde yer verilen “Mülkiyet Hakkı”na ilişkin düzenlemeye ve
İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.Iu
Protokolün 1 inci maddesindeki “Mülkiyet Hakkı”na ilişkin düzenlemeye aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
28. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin ilgili Tebliğ ekinde bulunan formu idareye vermesi, indirimli (sıfır) bina vergisi uygulamasından yararlanması için yeterli olmasına rağmen ve söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenmeden ilgili Belediyece ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği halde, bahsi geçen belediye başkanlığının bu yükümlülüğünü yerine getirmeden ve söz konusu beyan ve taahhütlerin doğru olmadığına ilişkin aksi bir tespit yapmadan, şikâyetçinin 2015-2019 dönemlerine ilişkin indirimli (sıfır) bina vergisi oranından yararlanma (söz konusu dönemlere ilişkin bina vergisi, bina kültür payı, vergi ziyaı cezalarının terkin edilmesi) talebinin reddi yönünde işlem tesis etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ilgili idare tarafından, 2020 yılı itibariyle şikayetçinin muafiyetten faydalandırılacağı şeklinde
Kurumumuza beyanda bulunulmasına rağmen, bahsi geçen İdare tarafından Kurumumuza gönderilen 08/04/2020 tarihli belgeden, 2020 yılına ilişkin emlak vergisi (Bina vergisi ve kültür payına ilişkin) düzeltmelerin (terkinlerin) 08/04/2020 tarihi itibariyle yapılmadığı anlaşılmakta olup, bu durumun da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
29. Öte yandan, şikayetçi, ilgili İdare tarafından 2008 yılından 2014 yılına kadar adına tahakkuk ettirilen vergi ve ceza tutarlarının da terkinini talep etmiş ise de; bu dönemlere ilişkin düzeltme zamanaşımı süresinin geçmiş olması ve şikayetçinin söz konusu evinden
2015 yılından itibaren gelir elde etmediğini beyan etmesi hususları birlikte
değerlendirildiğinde, söz konusu dönemlere ilişkin vergi ve cezaların terkin edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, ilgili İdarenin 2008-2014 dönemlerine ilişkin emlak vergisi tahakkuk işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
30. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.
Şikayetçinin dilekçesine Yeşilyurt Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevaplarda, şikayetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarelerin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir.
31. Ayrıca, yukarıdaki paragraflarda değinildiği üzere; adı geçen İdare, Emlak Vergisi Kanunu
Tebliğlerinde öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek (beyan ve taahhütlerin doğruluğunu ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit etmeyerek) şikayetçinin mağduriyet yaşamasına sebebiyet vermiştir. İdarenin bu şekildeki uygulamasının, iyi yönetim ilkelerinden; “Kanunlara uygunluk”, “Nezaket”, “Dürüstlük” ve “Haklı beklentiye uygunluk” ilkelerine uygun olmadığı tespit edilmiştir. İdarenin söz konusu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
32. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecektir. Buna göre; şikayetçi, (varsa) dava açma süresinden kalan süre içerisinde, Malatya Vergi
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Şikâyetçinin, 2008 yılından 2014 yılına kadar (söz konusu yıllar dahil) adına tahakkuk ettirilen vergi ve ceza tutarlarının, indirimli emlak vergisi uygulamasından faydalandırılmak suretiyle terkin edilmesine ilişkin talebinin REDDİNE,
Şikâyetçinin, 2015 yılından 2020 yılına kadar (söz konusu yıllar dahil) adına tahakkuk ettirilen vergi ve ceza tutarlarının, indirimli emlak vergisi uygulamasından faydalandırılmak suretiyle terkin edilmesine ilişkin talebinin KABULÜNE, bu doğrultuda söz konusu dönemlere ilişkin olarak şikayetçi adına tahakkuk ettirilen Bina Vergileri, Taş. Kül. Var.
K. Payları ve vergi ziyaı cezalarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun hükümleri doğrultusunda terkin edilmesiyle ilgili gerekli iş ve işlemleri makul sürede yapması hususunda
YEŞİLYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
YEŞİLYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın, ŞİKAYETÇİYE YEŞİLYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi