|
ÖZET: Başvuran, Selçuklu Belediyesi’ne yaptığı başvuruda, emlak vergisi muafiyetinden yararlanmasına rağmen 2023 yılında birikmiş vergi borcu tebliğ edildiğini iddia etmiştir. Başvuran, ev hanımı olarak herhangi bir gelirinin bulunmadığını, sağlık sorunları nedeniyle ikametgâhını değiştirdiğini ve bu durumun muafiyetini etkilediğini belirtmiştir. Ancak, Selçuklu Belediyesi, başvuranın muafiyet talebinin iptal edildiğini, zira mükellefin ikamet ettiği adresin dinlenme amaçlı kullanılan bir konut statüsünde olduğunu ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve belediyenin açıklamalarını inceleyerek, emlak vergisi muafiyetine ilişkin yasal düzenlemeleri göz önünde bulundurmuştur. Emlak Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri gereği, muafiyetin yalnızca belirli şartları taşıyan mükelleflere uygulanabileceği ve dinlenme amaçlı kullanılan konutların bu kapsamda değerlendirilmediği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumu ile ilgili olarak, muafiyet talebinin yeniden değerlendirilebileceği durumların varlığını da vurgulamıştır. Ancak mevcut koşullar altında başvuranın muafiyet kapsamına alınmaması işlemi hukuka uygun bulunmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11367-S.24.17300
BAŞVURU NO : 2024/6217
KARAR TARİHİ : 18.10.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SELÇUKLU BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Başvuranın, emlak vergisi muafiyetinden faydalandırılarak
BAŞVURUNUN KONUSU :
mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1)Kurumumuza (TCKN: ) tarafından yapılan başvuru dilekçesinde özetle; ev hanımı olduğu, herhangi bir işi olmadığı, Konya ili, Selçuklu ilçesinde Şeyh Şamil Mahallesi, Eylül Sokak, Sitesi, Blok, Kat: , No: / adresinde babasından miras kalan tarlayı satarak aldığı bir dairesi bulunduğu, muafiyetten yararlandığı halde 2023 yılında birikmiş vergi borcu gönderildiği, gerekçe olarak ise ikametgâh adresini 2018 yılında Başhüyük Mahallesi, 149767. Sokak, No: , Sarayönü-Konya adresine aldırması gösterildiği, tansiyon hastası olması sebebiyle köydeki evde ikamet etme zorunluluğu olduğu, yazları 6 ay Başhüyük Mahallesinde ikamet etmesinden dolayı sağlık hizmetlerine ve raporlu ilaçlarını yazdırabilmesi nedeniyle ikametgâhını taşıdığı, 2023 yılı Eylül ayından itibaren Belediye ile görüşmesine rağmen bir sonuç alamadığı, birikmiş vergi borcunu ödeme gücü olmadığı iddia ve ifade edilerek mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan
iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 14.06.2024 tarihli ve sayılı yazımız ile Selçuklu Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiştir. Selçuklu Belediye Başkanlığının 09.07.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) Başvuranın Şehyşamil Mahallesi Eylül Sokak Sitesi No: / adresinde bulunan mesken için
indirimli emlak vergisi muafiyet talebinde bulunduğu, fakat sonrasında indirimli emlak vergisi muafiyet talebinin iptal edildiği,
2.2) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında; Cumhurbaşkanı, kendisine
bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”, hükmünün yer aldığı, bu hüküm uyarınca indirimli emlak vergisi muafiyeti muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan mesken olduğundan dolayı emlak vergisi muafiyet işlemi uygulanamadığı,
2.3) 28.03.2024 tarihinde taraflarına bildirilen tarihçeli yerleşim yeri adres bilgisinde 18.10.20218
tarihinden 26.09.2023 tarihine kadar mükellefin Başhüyük Mahallesi 149767 Sokak No: Sarayönü adresinde ikamet ettiği, muafiyeti iptal edilen yerin ise bu şartlarda dinlenme amacıyla kullanılan konut statüsünde olduğu,
2.4) İndirimli emlak vergisi muafiyeti iptal edilip mükellef adına kayıtlı bulunan gayrimenkule bina
bildirim tahakkuk fişi tebliğ edildiğinde tebliğatı alanın . isimli kişi olduğu, bu kişinin de mükellef sahibinin kızı olduğunun tespit edildiği, mükellef adına kayıtlı bulunan söz konusu gayrimenkulde kızı ikamet ediyor ve herhangi bir gelir elde edilmiyor ise indirimli emlak vergisi muafiyet işleminin yeniden değerlendirileceği,
2.5) Belediye arşiv kayıtlarında indirimli emlak vergisi muafiyetleri kontrol edildiğinde Kimlik Paylaşım
Sisteminde(KPS) başvuranın sahibi olduğu gayrimenkulde ikamet etmediğinin tespiti yapıldığı, 21.09.2023 tarihinde indirimli emlak vergisi muafiyetinin iptal edildiği, bina bildirim tahakkuk fişinin tebliğ edildiği,
10.08.2018 tarihinde mükellefin indirimli emlak vergisi muafiyet talebinde bulunduğu ve işleminin
yapıldığı, 21.09.2023 tarihinde kps sorgulamasında söz konusu adreste ikamet etmediğinden muafiyet işleminin iptal edildiği, muafiyete engel olan gerekçenin ilgili gayrimenkulün muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan mesken olması olduğu, 16.04.2024 tarihi itibariyle indirimli emlak vergisi muafiyetinin
2024 yılı için uygulandığı, 2019-2023 yılları arasında ise vergi tahakkuk ettirildiği,
2.6) Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan Tarihçeli Yerleşim Yeri Bilgileri Raporunda
mükellef adına kayıtlı bulunan meskenin bulunduğu yerdeki adresin diğer adres; Başhüyük Mahallesi
149767 Sokak No: Sarayönü adresinin ise yerleşim yeri adresi olarak gözüktüğü, bu nedenle diğer adres
olarak bildirilen gayrimenkulün aynı zamanda muayyen zamanda kullanılan konut statüsünde olduğu, mükellef adına kayıtlı başkaca taşınmazı bulunmadığı ifadelerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma
Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.1) “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler
kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”,
4) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
5) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır…”,
6) 03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin gelirleri” başlıklı 59’uncu
maddesinin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.”,
7) 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”,
7.1) “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa
intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”,
7.2) “Nispet” başlıklı 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla
mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,
8) 29.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulunun 2006/11450 sayılı Kararında;
“1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları
aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.” ,
9) 31.12.2003 tarih ve 25333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu
Genel Tebliğinde; “1.İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler” başlığı altında; “Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, – Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlar, … yararlanacaklardır.”,
9.1) “3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlığı altında; “a) İndirimli
vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.…
d) Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler için söz konusu indirimli vergi oranının uygulanması mümkün değildir.…
f) İndirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin, bu orandan yararlanma ile ilgili şartlardan herhangi birini kaybetmeleri halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri gerekmektedir.” ,
10) 12.05.2005 tarihli ve 25813 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 44 Seri No.lu Emlak Vergisi
Kanunu Genel Tebliğinin, “I- Hiçbir Geliri Olmayan Mükelleflerin İndirimli Bina Vergisi
Oranından Faydalanmak İçin Taahhüt Belgesi Vermelerinin Yeterli Olması” başlıklı bölümünde; “…Ancak, Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür. Bu durumda, söz konusu taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal
Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmamaktadır. … ”,
10.1) “Hiçbir Geliri Olmadığını Beyan Eden Mükelleflerin Geliri Veya İkinci Bir Meskeni
Bulunduğunun Tespit Edilmesi Halinde Yapılacak İşlemler” başlıklı bölümünde; “Hiçbir geliri olmadığını taahhüt eden mükelleflerin, indirimli vergi oranından yararlanabilmeleri için, gelir vergisine tabi hizmet karşılığı elde edilen ücret, ticari, sınai, mesleki ve zirai faaliyet geliri ile menkul ve gayrimenkul sermaye iradı, faiz ve temettü veya benzeri bir gelirinin olmaması gerekmektedir.
Mükelleflerin, yukarıda belirtilen türden bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir meskene sahip olmaları halinde, bu değişikliği mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri zorunludur.
Öte yandan, indirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı taahhütte bulunmak suretiyle indirimli vergi oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken vergi, cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır. ”,
11) 27.07.2011 tarih ve 28007 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu
Genel Tebliğinin “2. Emlâk Vergisi Bildirimlerinin Yeniden Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim
Dışında Bir Belge Talep Edilmemesi ve Devredenin Mükellefiyetinin Re’sen Sona Erdirilmesi” başlığı altında; “…Belediyeler, emlâk vergisi işlemlerinde başta imar birimleri olmak üzere emlâk vergisine konu taşınmazlara ilişkin öncelikle kendi kayıtlarında bulunan bilgi ve belgelerden faydalanacaklar ve gerek duymaları halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapacaklardır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12) Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve
tüm dosya birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13) Başvuran tarafından iş bu Kararın “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde
yer verildiği üzere özetle, ev hanımı olduğu, herhangi bir işi olmadığı, , muafiyetten yararlandığı halde
2023 yılında birikmiş vergi borcu gönderildiği, gerekçe olarak ise ikametgâh adresini 2018 yılında
aldırması gösterildiği, sağlık hizmetlerine ve raporlu ilaçlarını yazdırabilmesi nedeniyle ikametgâhını taşıdığı, 2023 yılı Eylül ayından itibaren Belediye ile görüşmesine rağmen bir sonuç alamadığı, birikmiş vergi borcunu ödeme gücü olmadığı iddia ve ifade edilerek mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.
14) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci
maddesinde; ‘Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.’ olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi birinci fıkrasında Belediyelerin gelirlerinin neler olduğu belirlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.” hükümleri kapsamında emlak vergisi işlemlerinin ilçe belediyelerince gerçekleştirileceği belirlenmiştir.
15) Binalara ilişkin vergi uygulaması 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde, Türkiye
sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; mükellefiyetin ise söz konusu Kanun’un 3’üncü maddesinde, bina vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği, bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükellef olacağı hükümleri ile lafz edilmiştir. Buna göre taşınmaz sahibi olan herkes vergi ödeyecektir. Belediye bundan gelir elde ederek kamuya hizmet edecektir. Yasada şehit yakınları, gaziler, emekli maaşından başka geliri olmayanlar için istisna düzenlenmiştir.
15.1) Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası ile de yasada belirtilen şartları
taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlanmış olup, söz konusu uygulamanın tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanacağı, ayrıca muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında uygulanmayacağı maddenin lafzında açıkça belirtilmiştir. Yasada yer alan şartların varlığı halinde emlak vergisinden muafiyet öngörüldüğü, kişilerin sahip oldukları taşınmazların vergisini ödemesinin esas olduğu, muafiyetin ise istisna olduğu anlaşılmaktadır.
16) Başvuru konusu somut olayda özetle; başvuranın ev hanımı olduğu, herhangi bir gelir getirici işi
olmadığı, tek bir meskene sahip olması sebebiyle 10.08.2018 tarihinden itibaren muafiyet sağlandığı, ancak
İdarenin 2023 yılı içerisinde gerçekleştirdiği kimlik paylaşım sistemi sorgulamasında, başvuranın sahibi olduğu gayrimenkulde ikamet etmediğinin tespit edildiği, ve 21.09.2023 tarihinde muafiyet işleminin iptal edilerek tahakkuk fişi gönderildiği, gerekçe olarak ise yerleşim yeri adres bilgisinde 18.10.2018-26.09.2023 tarihleri arasında Sarayönü ilçesinde ikamet ettiği (yerleşim yeri adresi olarak gözüktüğü), muafiyet istenen gayrimenkulün ise diğer adres olarak gözüktüğünden muayyen zamanda kullanılan konut kapsamında olduğu, bu sebeple muafiyet işleminin iptalinin sağlandığı anlaşılmaktadır.
16.1) Kurumumuzca yazışma yapılmış olup, idarece tebligatı alan kişinin kızının anlaşıldığı ifade
edilmiştir. Bu nedenle idarenin mükellefe ait olan gayrimenkulde kızının ikamet ediyor olması ve söz konusu gayrimenkulden bir gelir elde edilmemesi durumunda, kızının hangi tarihlerde ikamet ettiği ile ilgili tarihçeli yerleşim yeri adres bilgisi ile başvurması halinde muafiyet talebinin yeniden değerlendirilebileceği ifadeleri etmiştir. Bunun üzerine Kurumumuz tarafından başvuran ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Söz konusu görüşmede; başvuran tarafından Konya ilindeki ve Sarayönü ilçesindeki evin her ikisinde de kendilerinin oturduğu, kirada olmadığı, Konya ilindeki evin tarafı adına, köydeki evin ise eşi adına kayıtlı bulunduğu, kendisinin ev hanımı olduğu, eşinin de sadece emekli maaşı aldığı bilgisi verilmiştir.
16.2) Kurumumuzca benzer bir başvuru kapsamında; başvuranın adına kayıtlı tek bir meskeni olup kiraya
verilmesi ya da dinlenme amaçlı kullanılması halinde ve eşinin sahip olduğu kayıtlı başkaca bir meskende ikamet etmesi durumunda emlak vergisi muafiyeti hususundaki bilgi ve değerlendirmelerin ayrıntılı yapılabilmesi için Gelir İdaresi Başkanlığı görüşlerine başvurulmuştur. Bahsi geçen 14.12.2023 tarihli ve
103299 sayılı görüş yazısında özetle; “kendi meskenini kiraya verip de kira ödemeksizin bir başkasının
yanında (eş, çocukları vs.) kalanların indirimli oran uygulanmasından yararlanamayacakları, ayrıca dinlenme amaçlı kullanılma durumunun muafiyet kapsamı dışında olduğu; diğer taraftan, 1319 sayılı
Kanunun 37’nci maddesinde, bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı ve bu Kanunda geçen “Vergi Dairesi” tabirinin belediyeleri ifade ettiği, …bu itibarla ilgili belediyelerce gerek duyulması halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazda yoklama ve tespit yapılması, söz konusu meskenin muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılıp kullanılmadığının ikametgâh belgesi, elektrik, su ödemeleri gibi bilgilerle tespit edilmesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 149’uncu maddesi kapsamında devamlı ve belli fasılalarla bilgi verilmesinin talep edilmesinin mümkün bulunduğu değerlendirmeleri yapılmıştır.” (Kamu Denetçiliği Kurumu, 02.01.2024, 2023/ 11535, Ret Kararı)
17) Yasada geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığının yetkili
olduğu hüküm altına alınarak söz konusu yetki kapsamında yürürlüğe konulmuş olan 38 Seri No.lu Emlak
Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde, geliri olmadığını belgelemek için mükelleflerden bazı belgeler talep edilmiş iken, 44 ve 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğlerinde mükelleflere kolaylık sağlanması açısından hiçbir geliri olmayan mükelleflerin, “Hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesini” ilgili belediyelere vermesinin indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilmesi için yeterli olacağı ve başkaca bir belge gerekmeyeceğine ilişkin düzenleme yapıldığı tespit edilmiştir. Bu sebeple İdare tarafından 44 ve 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri kapsamında mükelleflere ait beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenmeden ilgili Belediyece ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği değerlendirmiştir.
18) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası ile yasada belirtilen şartları taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlandığı, brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olanların faydalanabileceğine dair düzenlemede kendisinin geliri olmayan tek bir evi bulunması halinde indirimli emlak vergisi oranından faydalanabileceği vurgusu yapıldığı, ayrıca muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hükmün uygulanmayacağının yasada açıkça lafz edildiği, mükelleflere ait beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenmeden ilgili Belediyece ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği, bu noktada İdare tarafından 2023 yılında bilgisayar ve arşiv sorgulaması yapıldığı, 2018 yılında muafiyet sağlanan başvurana ait hem yerleşim yeri adresi olarak hem de diğer adres olarak kayıtlı iki ayrı meskende oturuyor olduğunun tespiti yapıldığı, bu sebeple
2023 yılında muafiyetin iptal edildiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak kişilerin sahip oldukları
taşınmazların vergisini ödemesinin esas olduğu, muafiyetin ise istisna olduğu, esas ikametgâhı olmayan dinlenme amaçlı kullanılan yerlerin muafiyet kapsamı dışında olmasının yasada açıkça ifade edilmesi sebebiyle, yasada belirtilen şartları taşımadığı anlaşılan başvurana ait meskenin İdarece muafiyet kapsamına alınmaması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresinde ve ayrıntılı gönderildiği, İdarenin “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı ancak “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, dolayısıyla idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
20) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede idarenin işlemine karşı Konya Vergi
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SELÇUKLU BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi