ÖZET: Başvuruda, emekli olan bir vatandaş, Muğla’da kiralık bir evde yaşarken İstanbul’daki miras yoluyla sahip olduğu meskenin kiraya verilmesi nedeniyle emlak vergisi muafiyetinden yararlanmak istemiştir. Ancak, kira ödemelerinin eşinin internet bankacılığı hesabından yapılması sebebiyle bu talep, Kadıköy Belediye Başkanlığı tarafından reddedilmiştir. Başvuran, bu durumun kendisini mağdur ettiğini belirterek, emlak vergisi muafiyetinin sağlanmasını talep etmiştir.

Kadıköy Belediyesi, başvuranın durumunu değerlendirirken, Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan görüş doğrultusunda, emlak vergisi muafiyetinin uygulanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, mükelleflerin yalnızca belirli koşulları taşıması halinde indirimli emlak vergisi oranından faydalanabileceği belirtilmiştir. Ancak, başvuranın kira sözleşmesine taraf olması ve gerekli şartları taşıması durumunda, muafiyetten yararlanmasının mümkün olduğu vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesi gerektiğine ve Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın başvuranın emlak vergisi muafiyetini yeniden değerlendirmesi gerektiğine dair bir tavsiye kararı vermiştir. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/90598-S.20.99608

BAŞVURU NO : 2020/94871

KARAR TARİHİ : 30/12/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Başvuranın indirimli emlak vergisi oranından yararlanma

BAŞVURUNUN KONUSU :

talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27/08/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda şikayetçi, kendisinin eşi ile birlikte Muğla ilinde kiralık bir evde ikamet ettiklerini, adresinde miras yoluyla iktisap ettiği bir meskeni olduğunu ve meskenin kiraya verildiğini,

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre emekli olup, başka bir geliri olmayanların 200

2 m yi geçmeyen tek meskeninin emlak vergisinden muaf olacağını, bu meskeni kiraya verip

kendisi de kirada oturanlar için bu muafiyetin bozulmayacağını, ancak Muğla ilinde ikamet ettikleri dairenin kira ödemesini kendisi internet bankacılığı kullanamadığı için eşinin internet bankacılığı hesabından yaptığını, bu nedenle emlak vergisi muafiyetinin idarece kabul edilmediğini, eşi ’nun da emekli olduğunu, idarece şekil şartı ileri sürülerek kendilerinin mağdur edildiğini iddia ederek emlak vergisi muafiyetinden yararlandırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kadıköy Belediye

Başkanlığından 18/09/2020 tarih ve -S sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, idarenin 06/10/2020 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Mükellefin Başkanlıklarına sunduğu dilekçesine istinaden 29/07/1970 tarih ve 1319 sayılı

Emlak Vergisi Kanunun 8. Maddesi hükmü kapsamında yapılan inceleme neticesinde Gelir

İdaresi kayıtlarında yapılan sorgulamada 01/01/2018 tarihi itibari ile gayrimenkul kira geliri olduğunun görüldüğü, dilekçe ekinde kira gelirine karşılık kira ödemesi yaptığını belirttiği, mükellef ile yapılan görüşme neticesinde kira ödediğine ilişkin ispatlayıcı belge istendiği, mükellefin mail yoluyla gönderdiği dekontlarda, yapılan kira ödemelerinin Fikret

Yelkencioğlu tarafından ödendiğinin görüldüğü, 2.2. Konuya ilişkin olarak daha önce benzer durumda olan başka bir mükellef ile ilgili Gelir

İdaresi Başkanlığına özelge yoluyla görüş sorulduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 05/11/2018 tarih ve sayılı yazısıyla söz konusu durumlarda mükelleflerin vergi muafiyetinden faydalanamayacağı hususunda görüş bildirmesi nedeni ile mükellefin emlak vergisi muafiyeti talebine ilişkin işlem yapılamayacağı, 2.3. Sonuç olarak mükellef hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 1319 sayılı Emlak

Vergisi Kanunu hükümleri uygulandığı, konuyla alakalı tereddüdü gidermek amacıyla benzer durumda bulunan mükellefler için Gelir İdaresine sorulan ve cevaben alınan görüşte belirtildiği şekilde emlak vergisi muafiyet şartlarına aykırı durum oluştuğu, daha önce yapılan uygulamada olduğu gibi mükelleflerin vergilendirilmesinde eşit ve adil vergi dağılımına uygun hareket edildiği ifade edilmiştir.

3. İdarenin cevabi yazısı ekinde Kurumumuza iletilen Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 05/11/2018 tarih ve sayılı ‘İndirimli Emlak Vergisi Uygulaması’ konulu yazısında; 3.1. Mükellefin maliki olduğu gayrimenkulü kiraya vermek suretiyle eşiyle birlikte eşinin kiraladığı meskende ikamet etmesi halinde indirimli oranda emlak vergisi uygulamasına ilişkin olarak Bakanlık görüşünün talep edildiği, 3.2. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunun 8. Maddesi hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların ve kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere 2 hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranının sıfıra indirildiği, 3.3. Öte yandan 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin 1/3-(a) bölümünde indirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmadığı, sahip olduğu tek meskeni kiraya verenlerden sadece kirada oturanların diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilecekleri, öte yandan sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kendisi kira ödemeksizin bir başkasının yanında oturan mükelleflerin kiraya verdikleri mesken için indirimli bina vergisi oranından faydalanmalarına imkan bulunmadığı belirtilmiştir.

4. Şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 17/11/2020 tarih ve -S.20 sayılı yazımız ile “kendisine ait meskeni kiraya verip kendisi de eşi ile birlikte taraf olduğu sözleşmeye istinaden kirada oturan ancak kira ödemelerini eşi yapan başvuranın emlak vergisi muafiyetinden faydalanıp faydalanamayacağı” hususuna ilişkin Gelir İdaresi

Başkanlığından görüş sorulmuş olup, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 04/12/2020 tarih ve

E sayılı cevabi yazısında; “38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde, ‘3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar a) İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir. …’ denilmektedir. Buna göre, indirimli bina vergisi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kira sözleşmesine taraf olmak suretiyle kirada oturanların, gerekli şartları taşımaları kaydıyla indirimli bina vergisi oranı (sıfır)

uygulamasından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.” İfadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk

Devletidir.”, “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 6. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu

Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”, 7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil)

halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye

Maliye Bakanlığı yetkilidir.” 9. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesine dayanılarak çıkarılan 29/12/2006 tarihli 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında; “1319 sayılı Emlak

Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve 2 yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m ’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı,

2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.”,

10. 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin; 10.1. “1. İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler” başlığı altında; “Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 2 m yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, – Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlar, … yararlanacaklardır.”, 10.2. “3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlığı altında; “a) İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır.

Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.

2 b) 200m ‘yi geçmeyen tek meskene hisse ile sahip olunması halinde indirimli vergi oranı,

meskenin vergi değerinin hisseye isabet eden kısmına uygulanacaktır.

(…)

e) Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. f) İndirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin, bu orandan yararlanma ile ilgili şartlardan herhangi birini kaybetmeleri halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri gerekmektedir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Şikayetçi, 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, meskeninin emlak vergisinden muaf tutulmasını talep etmektedir.

13. Emlak vergisi, gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan bina ve araziden alınan özel nitelikte bir vergidir. Türkiye’de emlak vergisi uygulaması 29/07/1970 tarihli 1319 sayılı

Emlak Vergisi Kanununa dayanmaktadır. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu, emlak vergisi bakımından temel kanundur. Diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu da vergi usulüne ilişkin hükümleri düzenlemekte olup, Emlak Vergisi Kanununda hüküm bulunmayan durumlarda öncelikle bu kanun hükümleri uygulanmaktadır.

14. Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası ile ilgili maddede sayılan kişiler ve konutlar için, Cumhurbaşkanı tarafından emlak vergisi oranının sıfıra kadar indirilmesi mümkün hale gelmiştir. Diğer bir ifadeyle, bu kişiler ve taşınmazlara yönelik olarak Cumhurbaşkanının, emlak vergisinin tamamı oranında indirim yapma yetkisi bulunmaktadır.

15. Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde indirimli vergi oranı uygulanması için; hem mükelleflere hem de indirim uygulanacak binaya ilişkin şartlar öngörülmüştür. İndirim uygulaması yapılabilecek kişiler ve indirim uygulanacak taşınmazların taşıması gereken şartlar maddede belirtilmiştir. Bu kapsamda, Kanunda yer alan söz konusu şartları taşımayan kişiler ve taşınmazlar için indirimli emlak vergisi uygulanmasından söz etmek mümkün değildir.

16. Bina vergisi oranı “sıfır” olarak uygulanacak olan kişiler yalnızca 8’inci maddede sayılan

kişilerdir. Bu kişiler:

-Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, -Gelirleri sadece kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunan emekliler, -Özürlüler, -Gaziler, -Şehitlerin dul ve yetimleri, olarak sayılmıştır.

Madde metninde 5 farklı nitelikteki mükellef sayılmış ve bu mükelleflerin brüt olarak 200 2 m ’yi geçmeyen ve mesken olarak kullandıkları, maliki ya da intifa hakkı sahibi bulundukları binaları için, emlak (bina) vergisi oranının sıfır olarak belirlenebileceği belirtilmiştir.

17. Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulunun 2006/11450 sayılı kararı ile indirimli bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfır olarak belirlemiştir. Bu çerçevede yeni bir Karar yayımlanana kadar bu uygulama aynı şekilde devam edecektir. Yine Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 2 fıkrasında; geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.

18. Emlak vergisi kanunu hükümleri doğrultusunda maliye bakanlığı tarafından çıkarılan

38 seri no.lu emlak vergisi kanunu genel tebliğinde; indirimli bina vergisi oranı

uygulanması için meskende bizzat oturma şartı bulunmadığı ve sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanların da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceği, sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacağı, ancak mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmeyeceği hususları hükme bağlamıştır. Ayrıca söz konusu Tebliğde; indirimli bina vergisi oranının uygulanabilmesi için, Tebliğin (I/1) bölümünde belirtilen şartları taşıyan mükelleflerin, bu Tebliğe ekli formlardan durumlarına uygun olanını doldurup imzalayarak ilgili belediyelere eki belgelerle birlikte vermeleri gerektiği, belediyelerin, hiçbir geliri olmayan mükelleflerden istenecek belgeler hariç olmak üzere bu Tebliğ ekinde yer alan formlar dışında mükelleflerden başka bir belge talep etmeyeceklerini hükme bağlamıştır.

19. Şikayete konu olayda emekli olan başvuranın Muğla İlinde eşi ile kiraladıkları bir evde ikamet ettiği ve İstanbul İlinde miras yoluyla iktisap ettiği bir adet meskeninin kiraya verildiği ve söz konusu meskene ilişkin olarak indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmak amacıyla ilgili Belediyeye başvuruda bulunduğu, ancak başvurusunun Muğla

İlinde ikamet ettiği dairenin kira ödemesinin eşinin internet bankacılığı hesabından yapıldığı gerekçesiyle reddedildiği, bununla birlikte dairenin kira bedelleri her ne kadar eşinin hesabı üzerinden ödenmekte olsa da kira sözleşmesinin incelenmesi neticesinde kiracının başvuran olduğu anlaşılmıştır.

20. Dosya kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığından konuya ilişkin talep edilen görüşte indirimli bina vergisi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartının aranmadığı, bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kira sözleşmesine taraf olmak suretiyle kirada oturanların, gerekli şartları taşımaları kaydıyla indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmalarının mümkün olduğu ifade edilmiştir.

21. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; kendi meskenini kiraya verip başka bir kira sözleşmesine taraf olmak suretiyle kirada oturan ancak kira bedellerini eşinin hesabından ödeyen başvuranın indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlandırılması gerekirken, kira ödemelerine ilişkin dekontların başvuranın eşi adına olması dolayısıyla talebinin reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin şikayetçiyle ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikayetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı İstanbul Vergi

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ; Başvuranın indirimli emlak vergisi oranından yararlandırılması için yeniden işlem tesis edilmesi hususunda KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA ve KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

e-Posta :

Kamu Başdenetçisi