ÖZET: Başvuru, Üsküdar Belediye Başkanlığı’na yönelik emlak vergisi ödemeleri ile ilgilidir. Şikayetçi, 2010 yılında vefat eden babasından miras kalan binanın emlak vergilerini düzenli olarak ödediklerini, annelerinin 2015 yılında vefatından sonra da bu ödemelere devam ettiklerini belirtmiştir. Ancak, 2019 yılında belediyeye yaptıkları başvuruda, annelerinin adına kayıtlı emlak vergisi borcu ve gecikme faizi ile karşılaştıklarını ifade ederek, fazladan ödedikleri miktarın iadesini talep etmişlerdir.

Üsküdar Belediye Başkanlığı, başvuruya verdiği yanıtta, mirasçıların emlak vergisi beyanlarını zamanında yapmadıklarını ve bu nedenle gecikme zammı uygulandığını belirtmiştir. İlgili mevzuata göre, mükelleflerin ölümü halinde vergi borçlarının mirasçılara geçtiği, ancak mirasçılardan herhangi birinin ayrı bir beyan yapmadığı sürece belediyenin ayrı ayrı tahakkuk işlemi yapamayacağı ifade edilmiştir. Başvuru sonucunda, belediyenin hatalı sicil tutması nedeniyle şikayetçinin gecikme zammı ile karşılaştığı tespit edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayetçinin talebini değerlendirerek, emlak vergisinin aslı saklı kalmak kaydıyla uygulanan gecikme zammının iade edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu karar doğrultusunda, Üsküdar Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmuş ve ilgili işlemlerin 30 gün içinde bildirilmesi istenmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/3319-S.20.5261

BAŞVURU NO : 2019/14929

KARAR TARİHİ : 27/02/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emlak vergisi ödemeleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/09/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi; “2010 yılından itibaren müteveffa babalarından intikal eden binaya dair emlak vergilerini muntazaman ödediklerini, 2015 yılında binaya mirasçı olan annelerinin de vefat ettiğini, vefattan sonra günümüze kadar binaya ait vergileri eksiksiz ödediklerini ancak, 2019 yılında Belediyeye emlak vergisi ödemek amacıyla gittiklerinde annelerinden taraflarına aynı bina ile ilgili olarak emlak vergisi borcu ve borç faiziyle karşılaştıklarını, bu meblağı da ödediklerini iddia ederek, fazladan ödedikleri söz konusu meblağın iadesini” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında; 09/10/2019 tarihli ve … sayılı yazıyla Üsküdar Belediye

Başkanlığından bilgi-belge talebinde bulunulmuştur. Bu kapsamda; Başkanlığın; 22/10/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazıları Kuruma ulaşmıştır.

2.1. Üsküdar Belediye Başkanlığı anılan yazısında özetle; “İlgi sayılı dilekçe ve yazılara istinaden dairemiz … ve … sicil no.lu emlak vergisi tarh dosyalarının tetkiki neticesinde; …’nun

12.12.2010 tarihi itibariyle vefatını müteakip varisleri olarak … Mahallesi, … Caddesi, …

no.lu, 350,50 m² yüzölçümlü … arsa paylı taşınmazları için 1/1 hisse üzerinden … sicil numaralı hesap üzerinden beyanda bulunmuşlardır.

Bu defa …’nun varislerinden olan anneleri ….’nun 02.11.2015 tarihinde vefatı sebebiyle aynı adres üzerinden … sicil no.lu hesap üzerinden ¼ hisse oranında beyanda bulunulmuş, … sicil numaralı hesabın 1/1 hissesi ¾ hisseye çevrilmek suretiyle düzeltilmiştir.

Dosyaların tetkikinden de anlaşılacağı üzere birinci ölüm nedeniyle 1/1 hisse üzerinden alınan beyan üzerine tahakkuk eden vergiler tahsil edilmiştir. İkinci ölüm sebebiyle ¼ hisseli beyan üzerine yeni bir dosya açılmış ve halen 1/1 hisse üzerinden devam eden dosya ¾ hisseli olarak düzeltilmiştir. Annelerinin vefatından sonra açılan ikinci dosyanın ödemeleri vadelerinde yapılmadığından 6183 sayılı A.A.T.U.H. Kanunun 51. Maddesi gereğince amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı kanunlarla belirlenen oranda tatbik edilen gecikme zammı ile birlikte ödenmesini

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

müteakiben mükelleflerin iki ayrı dosya yerine tek bir dosyadan emlak vergilerinin tahakkuk ve tahsilinin yapılması talebi üzerine ikinci açılan dosya kapatılmış ve ilk dosya hissesi yeniden 1/1 olarak düzeltilmiştir. Vergilendirmede mükerrerlik söz konusu olmayıp, fazladan ödeme nedeniyle iade işlemini gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Ekli tabloda mükellefler adına emlak vergi matrahları yıllar itibariyle hisseleri belirtilmek suretiyle ayrı ayrı gösterilmiştir.

Ayrıca Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 9’ncu maddesinde belirtilen süreler içerisinde varislerin bu yükümlülüklerini yerine getirmesi, gerekli beyan düzeltmelerini yapmaları hesapların daha basit ve anlaşılırlık kazanabilmesi açısından da önem arz etmektedir.” denilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun;

5.1. “Mirasçılar tarafından” başlıklı 599 uncu maddesi; “Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.

Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar…”

5.2. “Miras ortaklığı” başlıklı 640 ıncı maddesi; “Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.

Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler…”

6. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Mirasçıların sorumluluğu” başlıklı 12 nci maddesi; “Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. Ancak, mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.”

7. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

7.1. “Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesi; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.

Bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği

” mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.

7.2. “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 11 inci maddesi; “Bina vergisi, ilgili belediye tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında,

b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep yılın son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,

c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,

29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim

posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.

Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.

Bir il veya ilçe hududu içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binaya ait bina vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.”

7.3. “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23 üncü maddesi; “… Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek imzalı bir bildirim verebilecekleri gibi, münferiden de bildirim verebilirler. Paylı mülkiyet halinde ise bildirim münferiden verilir.

Elbirliği mülkiyetinde münferiden bildirim verildiği takdirde, gayrimenkule ait vergi değeri üzerinden hissedarların adedine göre ayrı ayrı tarh ve tahakkuk yapılır…”

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Denetçisi Hüseyin YÜRÜK tarafından Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

9. Şikayetin özetle; malik …’nun 2010 yılında ölümü sonrasında, ¼ oranında varis olan eş

…’nun 2015 yılında vefatına mukabil, …’nun çocukları olan diğer varislerin, tereke olarak kalan binanın emlak vergisini muntazaman ödemelerine rağmen, Belediyenin 2016 yılından itibaren müteveffa …’nun ¼ payına ilişkin olarak emlak vergisini ayrı tahakkuk ettirmesine ve söz konusu vergiye gecikme zammı uygulamasından ibaret olduğu tespit edilmiştir.

10. Vergi Usul Kanunu gereğince, mükellefin ölümü durumunda, miras reddedilmez ise, ölen mükellefin vergi borç ve sorumlulukları mirasçılara geçmekte, Türk Medeni Kanununca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olmakta ve paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelmektedir. Söz konusu durum gerçekleştiğinde Emlak Vergisi Kanunu gereğince varislerden herhangi biri tarafından; verginin payına düşen kısmını ödeme yönünde münferiden bir bildirim alınmadığı sürece belediyelerce ayrı ayrı tarh ve tahakkuk işlemi yapılmamaktadır.

11. Bu çerçevede, malik …’nun 2010 yılında ölümünün varislerce bildirilmesi sonrasında ilgili

Belediyece mevzuata uygun olarak tereke ile ilgili olarak, 5 yıl boyunca 1/1 pay oranında tarh ve tahakkuk işleminde bulunulduğu, şikayet dosyası ve Belediyeden gelen cevabi yazılardan tespit edilmiştir.

12. Ancak …’nun ¼ oranında varisi ve eşi olan …’nun 2015 yılında ölümünün varislerce

Belediyeye bildirilmesi sonrasında, 2016 yılından itibaren, 3 kardeş olan varislerin emlak vergisinin ayrı ayrı ödenmesine yönelik bir talebi bulunulmamasına rağmen, aynı

Belediyenin, müteveffa …’nun çocuğu ve ¾ oranında varisi olan 3 kardeşe 3/4 oranında, …’ya ¼ oranında varis olan ancak vefat etmesi nedeniyle payı diğer varislere (3 kardeşe)

intikal eden …’ya da ¼ oranında tarh ve tahakkukta bulunduğu tespit edilmiştir.

13. Dolayısıyla ilgili Belediyenin, paylı mülkiyette uygulanan; her bir paydaşa ayrı ayrı tarh ve tahakkukta bulunulması işlemini, varislerce talepte bulunulmamasına rağmen elbirliği mülkiyette uygulaması sonrasında, hatalı işlemden haberdar olunamaması nedeniyle mağduriyetin ortaya çıktığı görülmektedir.

14. Bununla birlikte, …’nun ölümü sonrasında, varislerden herhangi birinin; emlak vergisinin pay oranında ödenmesine yönelik talebi bulunsaydı dahi, Belediyece 3 kardeşe 1/3 oranında 3 ayrı tarh ve tahakkuk işleminde bulunulması gerekirken, vefat eden …’nun payını ayırması ve diğer varislerin payını tek parça olarak düzenlemesine yönelik işlemi yine hatalı bir işlem olacaktı.

15. Diğer taraftan Belediyece varislere pay edilen ¾ hisse ile ¼ hissenin toplanmasından 1/1 oranında toplam emlak vergisi miktarı ortaya çıktığından, ayrı ayrı tarh ve tahakkuk işleminin verginin miktarını arttırmadığı açıktır. Ancak Belediyece emlak vergisinin 1/1 pay oranında ödendiği dönemdeki dosya sicil numarasının aynen koruyarak, ¾ payla ilgili dosyaya verilmesi ve fiil ve hukuk ehliyetini kaybetmiş müteveffa …’nun ¼’lik hissesine yönelik yeni bir sicil dosyası açılması nedeniyle, varis 3 kardeşin Belediyece yapılan hatalı işlemden haberdar olamadıkları, dolayısıyla 3 varisin istekleri dışında gecikme zammı ile karşılaştıkları da bir gerçektir. Bununla birlikte Emlak Vergisi Kanununun 11 inci maddesinde, vergi değerinin tadil edilmediği durumlarda belediyelerin yazılı bildirim sorumluluğunun bulunmaması ve söz konusu verginin beyanname usulüne tabi olmaması nedeniyle ilgili Belediyenin tebliğle ilgili olarak bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

16. Bu minvalde ilgili Belediyenin hatalı sicil tutulmasına yönelik işlemi nedeniyle, şikayetçinin ¼ oranındaki vergi borcundan haberdar olamadığı tespit edildiğinden, Belediyece şikayetçiye gecikme zammı uygulanmasında hukuka ve hakkaniyete uygunluk tespit edilemediğinden, verginin aslı saklı kalmak kaydıyla Belediyece uygulanan gecikme zammının şikayetçiye iade edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup, ilgili idarelerin söz konusu ilkelerden; “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespitiyle İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise, (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul

Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Verginin aslı saklı kalmak kaydıyla Belediyece uygulanan gecikme zammının şikayetçiye iade edilmesi hususunda ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarelerce bu karar

üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın ŞİKAYETÇİ ve ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.