ÖZET: Başvuru, Esenyurt Belediye Başkanlığı’na yönelik olarak, taşınmazın emlak vergisi tahakkukunun gerçek adres bilgilerine göre yapılması ve vadesi geçmiş borçların 7256 sayılı yapılandırma kanunu çerçevesinde taksitlendirilmesi talebini içermektedir. Başvuran, taşınmazının adresinin yanlış bir mahalle ve sokak olarak kaydedildiğini, bu durumun haksız bir vergi artışına yol açtığını iddia etmiştir. Başvuru, 01/03/2021 tarihinde yapılmış olup, Esenyurt Belediyesi’nden gelen yanıt, taşınmazın bulunduğu bölgedeki emlak değerlerinin belirlenmesinde kullanılan kriterleri ve yapılan takdir işlemlerini açıklamaktadır.

Esenyurt Belediyesi, başvuranın taşınmazının bulunduğu adresin, 2015 yılında mahallelerin yeniden düzenlenmesiyle değiştiğini belirtmiş ve bu nedenle emlak vergisi tahakkukunun mevcut düzenlemelere uygun olarak yapıldığını ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, idarenin takdir yetkisini kullanırken hukuka uygun hareket ettiğini ve başvuranın taleplerinin yerine getirilmediğine dair bir hukuka aykırılık tespit etmemiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11389-S.21.18327

BAŞVURU NO : 2021/4884

KARAR TARİHİ : 06/08/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ESENYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Adres bilgileri esas alınarak, emlak vergisi tahakkukunun yapılması ve vadesi geçmiş borçların 7256 sayılı yapılandırma Kanunu’nun 20’nci maddesi hükmüne göre taksitlendirilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 01/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle; başvuru dilekçesi ekinde bulunan Tapu Sureti ve Esenyurt Belediyesinden

aldığı Numarataj Sorgu Raporunda anlaşılacağı üzere, Tapuda İstanbul / / Ada :

Parsel No: ’te bulunan, 1/6 oranda hissedarı bulunduğu taşınmazının bulunduğu mahalle ve sokak adının; ‘İli : İSTANBUL, İlçesi : Mahallesi: Sokağı : sokak, Kapı no : şeklinde olduğunu tapu kayıtları ve Esenyurt Belediyesi kayıtlarındaki bu belgelerin sabit olduğunu, bu açık, tartışmasız bilgi ve belgeler ortada dururken, Esenyurt Belediyesi’nin taşınmazın bulunduğu sokak için; Takdir Komisyonu’nun belirlediği sokak rayiç değerini hiçe sayarak, haksız ve hukuksuz bir şekilde taşınmazını farklı bir mahalle ve sokağa taşıyarak, yolsuz bir şekilde kamu gücünü de kullanarak tarafına ve diğer hissedarlara altı kat fazla emlak vergisi tahakkuk ettirdiğini,

1.1. Bu haksız işlemi düzeltmesi için 18/12/2020 tarih ve sayılı dilekçe ile başvuruda bulunduğu halde tarafına bu güne kadar herhangi bir cevap verilmediğini, Esenyurt Belediyesinin 60 günlük süre içerisinde cevap vermemesi ve ayrıca 7256 sayılı yapılandırma kanunundan faydalanmamın son günü olması dolayısıyla, bu kanundan kaynaklanan yasal hakkımın da kaybolmaması için, Kurumunuza müracaat ettiğini ifade ve iddia ederek,

1.2. Bu nedenlerden dolayı tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazının bulunduğu gerçek adresi olan ve belediye adres numarataj servisinde kayıtlı bulunan Mahallesi Sokak: No: adres bilgileri esas alınarak, Takdir Komisyonu’nun taşınmazı için belirlemiş olduğu emlak vergisi sokak rayiç bedeli ile Emlak Vergisi tahakkukunun yapılmasını ve vadesi geçmiş borçlarının 7256 sayılı yapılandırma

Kanununun 20’nci maddesi hükmüne göre 18 eşit taksit ile taksitlendirilmesini talep etmektedir.

/

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikayet edilen idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Kurumumuzun bilgi-belge yazısına istinaden

Esenyurt Belediye Başkanlığı’ndan alınan 02/07/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda, “İlgili yazınıza istinaden yapılan incelemede, • ‘ T.C. nolu ada parseldeki hissenin 15.09.2014 tarihinde satınalma yoluyla adına tescil edildiği, • İlgili parselin imar durumunun 13.09.2013 tarihli İmar Planına göre konut alanı olduğu, • 15.09.2014 tarihinde yapılan emlak beyan bildiriminin Atatürk Mahallesi olarak yapıldığı, • 2015 yılında mahalle başına çok fazla nüfus yoğunluğunun yaşanması ve yerel yönetimlerin sunduğu hizmetlerde pratikliğin artırılması amacıyla büyük mahalleler bölünerek yeni mahalleler oluşturulduğu ve mevcut 20 olan mahalle sayısının 43’e çıkartıldığı, • Mahalle sayılarının 43’e çıkartılması sebebiyle Atatürk Mahallesinin de bölünerek Hürriyet

Mahallesi, Gökevler Mahallesi, Piri Reis Mahallesi gibi yeni mahalleler oluşturulduğu, • Mahalle değişikliklerinin 2015 yılında yapılması ve arsa m2/birim değerleri açısından Takdir yılı olmaması sebebiyle yeni değerler belirlenmediği, yeni mahallelerde bölünme öncesi bağlı bulundukları mahallelerin arsa m2/birim değerlerinin kullanıldığı, • 2017 yılında yapılan Takdir işlemlerinde ise Atatürk Mahallesi Toplu Konutlar için 1000TL, Piri

Reis Mahallesi Toplu Konutlar için 1000TL değer belirlendiği,

2.1. 2018 yılında Takdir komisyonu tarafından belirlenen arsa m2 birim değeri, 72 Seri Nolu Emlak Vergisi

Kanunu Genel Tebliği “GEÇİCİ MADDE 23- Takdir komisyonlarınca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin

%50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında,

2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınır.

Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanır.” ibaresine yer verilmesi sebebiyle;

2018 yılı arsa m2 birim rayiç değeri; (1.412,74) TL,

2019 yılı arsa m2 birim rayiç değeri; (1.580,36) TL,

2020 yılı arsa m2 birim rayiç değeri; (1.758.78) TL,

2021 yılı arsa m2 birim rayiç değeri; (1.838.89) TL olarak belirlendiği,

2.2. Takdir komisyonlarınca yapılacak değerleme işlemlerinde esas alınacak kriterler, değerleme işlemi öncesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkalığı tarafından yayınlanmakta olup, (örnek 2021/1 Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesi)

Takdir işlemi yapılan cadde ve sokakların; • başlıca bölge tipleri, • bölgelerin nüfus ve yapı yoğunlukları, • iş yeri merkezlerine ve meskun yerlere uzaklık ve yakınlıkları, • topografık durumu, • turizm, • sanayi, • toplu konut, • sit,

• rekreasyonu vb. alanları içerisinde bulunup bulunmadığı, • imar planındaki durumu, • yerleşme alanlarının gelişme ve büyüklükleri, • ulaşım durumu, • su, elektrik, doğalgaz, kanalizasyon gibi altyapı hizmetlerinin olup olmadığı, • piyasa şartları, • Mahalli Emlak alınıp satılabilinir değerlerinin gözönünde tutularak arsa m2/birim değerlerinin belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

2.3. ada parselin adres servisinde Mahallesi sınırlarında kaldığı, Sokağa cephe olduğu, No: olarak numaratajının yapıldığı ancak dört yılda bir belirlenen takdir komisyonu kararlarında her mahalle için Toplu Konut ve Sanayi değerlerinin bulunması sebebiyle arsanın m2 büyüklüğü ve imar durumunun toplu yapılaşmaya müsait olması sebebiyle toplu konut olarak emlak vergisi tahakkuklarının yapıldığı tespit edilmiştir.

2.4. Esenyurt İlçe genelindeki karma imar durum yapısı sebebiyle, aynı cadde ve sokak üzerinde konut/ticari +konut/toplu konut/sanayi gibi yapılaşma guruplarının bulunması cadde ve sokak değerlerinin (karma yapı sebebiyle)imar durumlarına göre belirlenememesi sebebiyle dört yılda bir belirlenen takdir komisyonu kararlarında her mahalle için toplu konut ve Sanayi değerlerinin eklendiği, 2017 yılında yapılan değerlemede ise sokaklarının özelliklerine bakılarak sokağın rayiç değerinde toplu konut 1000TL olarak belirlendiği ancak yayınlanan tebliğ sebebiyle 2018 yılı için uygulanacak değerin 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa m2/birim değerinin %50 fazlasını geçmez ibaresi gereği, değerleme işlemi yapılamamıştır.

2.5. İlgilisinin başvurusuna istinaden, adresle ilgili Takdir Komisyon Kararlarında toplu konut ibaresi bulunması sebebiyle düzeltme yapılamadığı, mevcut borç tahakkukları üzerinden yine başvurusuna istinaden 7256 sayılı Kanun Kapsamında emlak bırçlarının 18 eşit taksit şeklinde yapılandırıldığı tespit edilmiş olup, tapu kaydı, İmar durumu, Takdir Komisyon kararları, 7256 hesap tablosu ve borç hesap ekstresi ektedir. Bilgilerinize arz ederim.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36. maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”

5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun;

5.1. “Matrah” başlıklı 17 nci maddesinde; “Arazi Vergisinin matrahı arazinin bu kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi değeridir.” anılan Kanunun “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 21 nci maddesinde; “Arazi vergisi, ilgili belediye tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, … 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.”

5.2. “Vergi değeri” başlıklı 29 uncu maddesinde; “Vergi değeri; a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi

Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre, …Hesaplanan bedeldir.”

5.3. Geçici 23 üncü maddesinde (Ek: 28/11/2017-7061/35 md.); “ Takdir komisyonlarınca 2017 yılında

2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, 2017 yılı için uygulanan

birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin

%50 fazlası esas alınır. Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanır.

Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de birinci fıkra hükümlerine göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

6. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun;

6.1. “ Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi” başlıklı Mükerrer 49 uncu maddesinde; “ … b) Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin (Emlâk Vergisi Kanununun

33 üncü maddesinin (8) numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil) yapılacağı sürenin

başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilir.”

6.2. “Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi” başlıklı Mükerrer 49 uncu maddesinde, “ a) Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıkları 1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanununun 29 uncu maddesi hükmü ile aynı Kanunun 31 inci maddesi uyarınca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre bina metrekare normal inşaat maliyet bedellerini, uygulanacağı yıldan dört ay önce müştereken tespit ve

Resmî Gazete ile ilân eder.

Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu bedellere karşı Resmî Gazete ile ilânını izleyen onbeş gün içinde Danıştayda dava açabilir.

b) Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin (Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinin (8)

numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil) yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce

/

karara bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilir.

Büyükşehir belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali veya vekalet vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği memur, vali tarafından görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası ve esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince görevlendirilecek birer üyeden oluşan merkez komisyonuna imza karşılığında verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları onbeş gün içinde inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili takdir komisyonuna geri gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer belirlenmesi halinde bu değerler ilgili takdir komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak suretiyle dikkate alınır. …”

6.3. “Kuruluş” başlıklı 72’nci maddesinde, “ Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulur.

Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; belediye başkanı veya tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili bir memuru ile defterdarın, vergi dairesi başkanlığı bulunan yerlerde ise vergi dairesi başkanının görevlendireceği iki memur, tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye (ilgili olduğu arsalara ilişkin takdir komisyonlarına organize sanayi bölgesini temsilen bir üye) ile ilgili mahalle ve köyün muhtarından kurulur. …”

6.4. “Komisyonların görevleri” başlıklı 74’üncü maddesinde, “a) 72 nci maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun görevleri şunlardır.

1. Yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. Vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına bağlanır.)

Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecburdur.

b) 72 nci maddenin ikinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun

29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak

parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri (Turistik bölgelerde değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parsel) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.

c) 72 nci maddenin üçüncü fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun

29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca her il veya ilçe için arazinin cinsi (Kıraç, taban

ve sulak) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.

(b) ve (c) fıkralarına göre yapılacak değer tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır.”

7. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 08/03/2017 tarihli 2017/1 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu İç

Genelgesinin “IV. ARSALARA AİT TAKDİRLERDE UYULACAK ESASLAR” başlıklı bölümünde, “… 8. Değer bakımından farklı bölgelerin tespitinde aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınacaktır.

/

a) Değeri birbirine eşit veya çok yakın olan (aynı veya benzer vasıfta bulunan) yerler bir bölge olarak belirlenecektir. Bu bölgelerin geniş veya dar olmasını, değerleri arasındaki farklılıklar tayin edecektir.

b) Kesin zorunluluk bulunmadıkça bu bölgelerin çok dar veya çok geniş olarak belirlenmesinden kaçınılacaktır.

c) Değerler arasındaki farklılıkların tespitinde; bu yerlerin genel kullanış biçimleri, başlıca bölge tipleri, bölgelerin nüfus ve yapı yoğunlukları, yerleşim alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri, iş yeri merkezlerine ve meskûn yerlere uzaklık ve yakınlıkları, ulaşım durumu, su, elektrik, doğalgaz ve kanalizasyon gibi alt yapı hizmetlerinin olup olmadığı, imar planlarındaki durumu, topografik durumu ve turizm, sanayi, toplu konut, sit, rekreasyon vb. alanlar içerisinde bulunup bulunmadığı dikkate alınacaktır.

d) Cadde veya sokak teşekkül etmiş bulunan yerlerde, bu cadde ve sokaklar farklı bölge olarak kabul edilecektir. Cadde veya sokakların dışında kalan yerler ise ayrıca farklı bölgelere ayrılacaktır.

e) Cadde veya sokak teşekkül etmemiş olan yerler farklı bölgelere ayrılırken, mükellefler tarafından kolayca bilinip öğrenilebilmesi bakımından bu bölgelerin tapu kayıtlarında belirlenen mevkiler veya halk arasında maruf ve meşhur olan mevkiler itibarıyla tespit edilmesine özen gösterilecektir.

f) Bu bölgeler birbirine bitişik olan arazi parçaları itibarıyla tespit edilecek, ayrı ayrı yerlerde bulunan arazi parçalarının bir bölge olarak tespiti yoluna gidilmeyecektir.

g) Tapuda kayıtlı olan ve kadastrosu yapılmış bulunan yerlerde, bu bölgelerin sınırları içinde bulunan pafta ve ada numaraları takdir komisyonu kararlarında mutlaka gösterilecek, aynı ada birden fazla farklı bölge içinde yer almayacaktır. Ancak, bir paftada bulunan arazi parçalarının (adaların) iki veya daha ziyade farklı bölgede yer alması mümkündür.

h) Kadastrosu yapılmamış olan yerlerde yapılacak değer bakımından farklı bölge tespitlerinde, bu bölgelerin mevki isimlerinin belirtilmesi yanında, varsa tabii sınırları da takdir komisyonu kararlarında gösterilecektir.

i) Bataklık veya kayalık gibi özellik arz eden arazilerin bulunduğu yerlerin farklı bir bölge olarak tespiti de mümkün olabilecektir.

j) Değer bakımından farklı bölgelerin tespitinde, imar planlarından, hâlihazır haritalardan, kadastral haritalardan, çevre düzeni plan ve haritalarından, ilgili kuruluşlardaki diğer bilgi ve belgelerden faydalanılacaktır. …”,

7.1. Aynı Tebliğin, IX. “DİĞER HUSUSLAR” başlıklı bölümünde, “ … 3. Genel takdir döneminde yapılan takdirlerin 213 sayılı Kanunun 116 ve müteakip maddelerinde belirtilen nitelikte vergi hatası ve

1319 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin 8 numaralı fıkrasında yer alan herhangi bir sebep yüzünden bir

şehir, kasaba veya köyün tamamında devamlı olmak üzere bina ve arazinin değerlerinde % 25’i aşan artma veya eksilme olması durumu hariç olmak üzere, başka bir sebeple yeniden takdiri mümkün olamayacağından takdirlerin yapılmasında ilgililerin azami özeni göstermeleri gerekmektedir.

4. Takdir komisyonları, takdire konu edilmesi gereken herhangi bir yerin takdir dışı kalmaması için gereken titizliği göstereceklerdir. Ancak elde olmayan sebeplerle takdir dışı kalan bir yerin tespit edilmesi veya yeni cadde veya sokak yahut arsa sayılacak parsellenmemiş arazinin oluşması halinde; ilgili yerin takdir işlemi derhal gerçekleştirilecektir. …” hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Uyuşmazlık konusu; başvuran, sahibi olduğu taşınmazın adres bilgileri esas alınarak, emlak vergisi tahakkukunun yapılması ve vadesi geçmiş borçların 7256 sayılı yapılandırma Kanunu’nun 20’nci maddesi hükmüne göre taksitlendirilmesine ilişkin talepleri hakkındadır.

10. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağı, aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı; 17 nci maddesinde, arazi vergisinin matrahının arazinin bu kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi değeri olduğu; 21 inci maddesinde arazi vergisinin, ilgili belediye tarafından 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirileceği hükme bağlanmıştır.

11. 1319 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (8) numaralı fıkrasında, herhangi bir sebep yüzünden bir şehir, kasaba veya köyün tamamında devamlı olmak üzere bina ve arazinin değerlerinde % 25’i aşan oranda artma veya eksilme olmasının vergi değerini tadil eden sebep olduğu; 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise arazi vergisi mükellefiyetinin, 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde, bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır.

12. Mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl arsa ve arazinin vergi değeri, bir önceki yıla ait vergi değerinin Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunmaktadır. Tüm mükellefler için emlak vergisi, ilgili belediye tarafından arsa veya arazi için belirlenen vergi değerine vergi oranının uygulanması suretiyle tarh ve tahakkuk ettirilmektedir.

13. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasında yer verilen hükme göre

2017 yılında takdir komisyonlarınca, 2017/1 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesi esaslarına göre

bina, arsa ve araziler için 2018 ila 2021 yıllarına ait uygulanacak emlak vergi değerinin tespitiyle ilgili asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değer takdirleri karara bağlanmıştır. Buna göre, yargı kararları, düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde ortaya çıkan ve yargıya intikal etmeyen vergilendirme olaylarında bir vergi hatasının mevcut olması, 1319 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (8) numaralı fıkrasında yer alan herhangi bir sebep yüzünden bir şehir, kasaba veya köyün tamamında devamlı olmak üzere bina ve arazinin değerlerinde % 25’i aşan artma veya eksilme olması, elde olmayan sebeplerle takdir dışı kalan bir yerin tespit edilmesi ya da yeni cadde veya sokak yahut arsa sayılacak parsellenmemiş arazinin oluşması gibi hallerde yeniden takdir işleminin yapılması mümkün bulunmaktadır.

14. Bu noktada asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri takdir edilen yerler için, daha sonra ilgili takdir komisyonunca ancak yukarıda yer verilen sebeplerin meydana gelmesi halinde yeniden asgari ölçüde arsa metrekare birim değer takdiri işleminin yapılması mümkün bulunmakta olup yukarıda yer verilen sebepler dışında yeniden asgari ölçüde arsa metrekare birim değer takdiri işleminin yapılması veya takdir edilen değerlerin düzeltilmesi mümkün değildir.

15. 1319 sayılı Kanunun geçici 23 üncü maddesinde de takdir komisyonlarınca, 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlasının

/

esas alınacağı, takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.

16. Diğer taraftan, Kararın “III. İLGİLİ MEVZUAT” başlıklı bölümünde yer verilen hüküm ve açıklamalar dikkate alındığında; emlak vergisinin değeri, emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi ile birlikte, Takdir Komisyonunun kuruluşu, komisyonun görevleri ve takdir komisyonunca yapılacak değer tespitinde, Emlak Vergisi Kanununda yer alan normlardan, tüzük hükümlerinden ve gerektiğinde bilirkişiden yararlanılacağı öngörülmüştür. Değinilen kanun hükümleriyle, bir yandan İdareye takdir yetkisi tanınırken diğer yandan emlak vergisi matrahına esas teşkil edecek olan vergi değerinin doğru hesap edilmesi sağlanmak istenmiştir.

17. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve E.2015/50, K.2015/107 sayılı kararında, “….

İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususunu vurgulamaktadır.

18. İlgili mevzuat hükümlerine göre kurulan ve görevleri belirlenen Takdir Komisyonlarının, arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine dört yılda bir takdir edecekleri hususu dikkate alındığında

İdarenin uyuşmazlık konusu yapılan işleminde takdir yetkisinin bulunduğu açıktır. Ancak İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır.

19. Danıştay 8 inci Daire E:2010/2 K:2010/2 sayılı ve 27/01/2010 tarihli kararında idarenin takdir yetkisine şu şekilde yer verilmiştir: “… İdarelerin idari işlem tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir. Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir… Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayalı işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir…”

20. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir Yetkisinin

Kullanılmasına İlişkin R(80)2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin Kullanılmasında

Uygulanacak Temel İlkeler bölümünde, “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4)

İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar.” ifadelerine yer verilmiştir.

/

21. 2013/1 ve 2017/1 Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesinde; takdir işlemi yapılan cadde ve sokakların; bölgelerin nüfus ve yapı yoğunlukları, toplu konut, imar planındaki durumu vb. değerlerinin göz önünde 2 tutularak Takdir Komisyonlarınca arsa m /birim değerlerinin belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda; ilgili Takdir Komisyonunca, başvuranın arsasının bulunduğu Pirireis Mahallesi’ndeki “toplu 2 konutlar” için ayrı bir m birim değeri tespit edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; İdarece, başvuruya konu arsa için, Takdir Komisyonunca “toplu konutlar” için 2 belirlenen m birim değerine göre emlak vergisi tahakkuku yapıldığı anlaşılmıştır.

22. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; başvuranın, ada parseldeki /6 hissenin

15.09.2014 tarihinde satın alma yoluyla adına tescil edildiği; ilgili parselin imar durumunun 13.09.2013

2 tarihli İmar Planına göre konut alanı olduğu; başvuruya konu parselin 10.874 m olduğu, bina

yüksekliği;12,50, T.A.K.S: 0,30, K.A.K.S: 1,00 olarak yapılaşma koşullarına sahip olduğu, 15.09.2014 tarihinde yapılan emlak beyan bildiriminin Atatürk Mahallesi olarak yapıldığı; 2015 yılında mahalle başına çok fazla nüfus yoğunluğunun yaşanması ve yerel yönetimlerin sunduğu hizmetlerde pratikliğin artırılması amacıyla büyük mahalleler bölünerek yeni mahalleler oluşturulduğu ve mevcut 20 olan mahalle sayısının 43’e çıkartıldığı, Mahalle sayılarının 43’e çıkartılması sebebiyle Atatürk Mahallesinin de bölünerek Hürriyet Mahallesi, Gökevler Mahallesi, Piri Reis Mahallesi gibi yeni mahalleler oluşturulduğu; Mahalle değişikliklerinin 2015 yılında yapılması ve arsa m2/birim değerleri açısından takdir yılı olmaması sebebiyle yeni değerler belirlenmediği, yeni mahallelerde bölünme öncesi bağlı bulundukları mahallelerin arsa m2/birim değerlerinin kullanıldığı; 2017 yılında yapılan takdir işlemlerinde ise Atatürk Mahallesi Toplu Konutlar için 1000TL, Piri Reis Mahallesi Toplu Konutlar için 1000TL değer belirlendiği, yönündeki açıklamaların yanı sıra, ada parselin adres servisinde Piri

Reis Mahallesi sınırlarında kaldığı, Sokağa cephe olduğu, No: 14 olarak numaratajının yapıldığı ancak dört yılda bir belirlenen takdir komisyonu kararlarında her mahalle için Toplu Konut ve Sanayi değerlerinin bulunması sebebiyle arsanın m2 büyüklüğü ve imar durumunun toplu yapılaşmaya müsait olması sebebiyle toplu konut olarak emlak vergisi tahakkuklarının yapıldığı ayrıca, mevcut borç tahakkukları üzerinden yine başvurusuna istinaden 7256 sayılı Kanun kapsamında emlak borçlarının 18 eşit taksit şeklinde yapılandırıldığı hususları birlikte dikkate alındığında,

23. Şikâyetçinin, “Vadesi geçmiş emlak vergisi borçlarının 7256 sayılı yapılandırma Kanunu’nun 20’nci maddesi hükmüne göre 18 eşit taksit ile taksitlendirilmesi” talebinin idareye yaptığı başvuruya istinaden yerine getirildiği, diğer taraftan uyuşmazlık konusunun esasını teşkil eden işlem hakkında, idarenin yukarıda yer verilen gerekçeleri karşısında, şikayetçinin “ Taşınmazının bulunduğu gerçek adresi olan ve belediye adres numarataj servisinde kayıtlı bulunan Mahallesi Sokak: No: adres bilgileri esas alınarak, Takdir Komisyonu’nun taşınmazı için belirlemiş olduğu emlak vergisi sokak rayiç bedeli ile Emlak Vergisi tahakkukunun yapılması” yönündeki talebi hakkında tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

24. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idare tarafından tesis edilen idari işlemde hukuka aykırı bir husus tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan

değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

26. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu “Ret

Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul Vergi Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve ESENYURT BELEDİYE BAŞKANLIĞI tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/