ÖZET: Şikayetçi, Çorlu’daki tarımsal amaçlı arazisi için yanlış tahakkuk ettirilen emlak vergisinin iadesini talep etmiştir. 2015-2018 yılları arasında yanlış bir adres kaydı nedeniyle fazla tahsil edilen emlak vergisinin geri ödenmediğini ve 2019 yılı borcundan mahsup edilmediğini belirtmiştir. Ayrıca, arazisinin tarımsal kullanımda olduğunu ve imara kapalı olduğunu iddia ederek, 1319 sayılı Kanun gereğince kısıtlı vergi uygulanmasını istemiştir.

Çorlu Belediye Başkanlığı, şikayetçinin arazisinin emlak vergisi tutarının yanlış değerlendirildiğini ve fazla tahsil edilen miktarın bir kısmının iade edildiğini açıklamıştır. Ancak, arazinin imar planında sanayi alanında yer alması nedeniyle kısıtlılık uygulamasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşü de, tarım arazisi olarak kullanılan yerlerde kısıtlı vergi uygulamasının geçerli olmadığını ortaya koymuştur.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kısmen karşılandığını, ancak emlak vergisi kısıtlılık uygulamasından yararlanma talebinin reddedildiğini bildirmiştir. İdarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve iyi yönetim ilkelerine genel olarak uyduğu tespit edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/79498-S.20.86528

BAŞVURU NO : 2020/1515

KARAR TARİHİ : 06/10/2020

RET KARARI

ÇORLU BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin, yanlış tahakkuk ettirilen emlak vergisi tutarının iadesi ile tarımsal amaçlı kullanılan arsası üzerinde kısıtlılık bulunduğu gerekçesiyle 1/10 oranında emlak vergisi tahsil edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22/01/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikâyetçi özetle, Çorlu Türkgücü Mahallesinde bulunan (20.350 m2) parsel No.lu arsanın sahibi olduğunu, 2015-2018 yılları arasında yanlış adres girilmesi sebebiyle emlak vergisinin yanlış tahakkuk ettirildiğini, kendisinden yanlış tahakkuka istinaden tahsilat yapıldığını, 2019 yılında bu yanlışlığın düzeltildiğini, ancak bir kaç kez müracaat etmesine rağmen geçmiş yıllarda fazla tahsil olunan bedellerin iade edilmediğini ve 2019 yılı borcundan mahsup edilmediğini, ayrıca söz konusu arsanın tarım amaçlı kullanıldığını ve imara da kapalı olduğunu, yani arsa üzerinde kısıtlılık bulunduğunu, 1319 sayılı Kanuna göre, tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazi üzerinden verginin kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağının öngörüldüğünü iddia ederek 2015-2018 yılları arasında tahakkuk ettirilen emlak vergisinin düzeltilmesini, yapılan fazla ödemenin 2019-2020 yıllarının emlak vergisinden mahsup edilmesini ve kalan kısmın tarafına iadesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 17/2/2020 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden

Çorlu Belediye Başkanlığından alınan 16/3/2020 tarih sayılı cevabi yazıda özetle; maliki olunan taşınmazın emlak vergisi tutarı belirlenirken terki yapılmamış arka parsel olması gerekirken sehven ön parsel olarak değerlendirildiği, beyanda düzeltmelerin yapıldığı, fazla tahsil edilen 8.026,56 TL.’nin 6.006,00 TL.’den mahsup edilerek kalan 2.020,56 TL.’nin dilekçede belirtilen hesap numarasına havale edildiği; ayrıca taşınmazın “plansız alanda, imara kapalı ve kısıtlılığı bulunduğu” iddiası yönünden de taşınmazın 2003 yılında Belediye imar planlarına dahil edildiği ve imar planlarında sanayi alanında OSB sınırları dışında kaldığı ve bu nedenle de kısıtlılık uygulanamayacağı açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Ayrıca cevabi yazı ekinde, 25/2/2003 yılında imar planına dahil edilen, imar planında sanayi alanında kalmakla birlikte OSB sınırları dışında kalan parsellerde, 1/25000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planı 2.73 ve 2.74 no.lu plan hükümlerinin geçerli olduğu, şikayetçiye ait parselin imar planı içinde kalmakla birlikte ilgili parsel için imar uygulaması yapılmadığı ifadelerine yer verilmiştir. 2.74 üncü plan hükmüne göre, bu alanlarda açık depolama faaliyetlerine ve 200 m2’ye kadar kapalı depolama faaliyetlerine ilgili idarece izin verilebileceği, kapalı alanı 200 m2’den büyük olan depolama faaliyetlerinin planlı sanayi alanlarında yer alabilmesi için, ilgili İlçe Belediye

Başkanı’nın teklifi ve Büyükşehir Belediye Meclisinin onayının alınmasının zorunlu belirtilmektedir.

4. Ek bilgi ve belgeye ihtiyaç duyulduğundan Kurumumuzca istenen 18/6/2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi Başkanlığından alınan 28/8/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle, 4.1. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde, “… Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir. Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.” hükmünün yer aldığı, bu hükme istinaden hazırlanan 28/02/1983 tarihli ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında

Karar”ın 1 nci maddesinde, “a) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan, b) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan, parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır. Ancak, bu yerlerdeki arazi ve arazi parçaları zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılmaz.” denildiği, 4.2. 16 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde, anılan Kararın uygulanmasında dikkate alınacak usul ve esasların açıklandığı, bu itibarla, 1319 sayılı Kanunun 12 nci maddesi hükmü çerçevesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olmaları ve belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazilerin kullanım şekline bakılmaksızın arsa sayılarak arsaya ait oran üzerinden vergilendirilmelerinin gerektiği, bununla beraber söz konusu arazilerin parsellenmemiş olması durumunda, parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağının Cumhurbaşkanı

Kararı ile belli edileceği, bu itibarla, 28/02/1983 tarihli ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararı eki “Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Karar”ın 1 inci maddesinin (a) ve (b)fıkralarına göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde, imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunmaları veya imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları olmaları durumunda; arsa sayılarak arsaya ait oran üzerinde vergilendirilmeleri, ancak bu yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanılmaları halinde arsa sayılmayarak araziye ait oran üzerinden vergilendirilmelerinin gerektiği, 4.3. Diğer taraftan, 1319 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde, kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı; kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğunun, süresinin, tevsikinin ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumluluklarının Bakanlıkça, Milli Eğitim ve Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağının hükme bağlandığı, 4.4. Kısıtlı vergi uygulamasının söz konusu hükme istinaden hazırlanan ve 17/11/1986 tarihli ve 19284 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 9/11/1985 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe giren “Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik” esaslarına göre yapıldığı, anılan Yönetmeliğin 2 nci maddesinde, “İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır.

Bu hallerde kısıtlı olarak vergileme, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yıl başından itibaren yapılır. Kısıtlama, ilgili arsa veya binanın bulunduğu alan imar programına alınıncaya (imar programının kesinleştiği tarihe) kadar devam eder.

Arsanın imar planında kısıtlılığı gerektiren amaçlara tahsis edildiğinin bu yönetmeliğin 5 inci maddesindeki bildirim mecburiyeti hükümlerine göre tespit edilmemiş olması halinde, arsa veya bina sahibi tarafından yazılı müracaatta bulunularak kısıtlamayı koyan idareden alınacak kısıtlılık durumunu gösteren belge verginin tarhına yetkili daireye ibraz edildiğinde kısıtlılık aynı esaslar dairesinde uygulanır.” denildiği, buna göre, imar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binalara kısıtlı vergi uygulanmasının mümkün bulunmakta olduğu, tarım arazisi olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsa veya araziler için kısıtlı vergi uygulanmasının mümkün bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”, “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 nci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 7. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Mevzu” başlıklı 12 nci maddesinde; “ Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir.

Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı

Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir. Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.” ; “Mükellef” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Arazi

Vergisini, arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler öder. Bir araziye paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler.

Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar. Mülkiyeti ihtilaflı bulunan arazi için mutasarrıfı bulunmıyan kişiler tarafından ödenen Arazi Vergileri ihtilafın ödeme yapan aleyhine sonuçlanması halinde ihtilafla ilgili bulunanların karar tarihinden itibaren bir yıl içerisinde başvurmaları şartiyle kendilerine ret ve iade olunur.”, 8. “Ödeme süresi” başlıklı 30 uncu maddesinde; “ Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir. Maliye

Bakanlığı ödeme aylarını, bölgelerin özelliklerine göre değiştirebilir. Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur. 9 ve 19 uncu madde hükümleri saklıdır. Kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takibeden bütçe yılından itibaren emlakin vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödenir. Kısıtlamanın devam ettiğı sürede tecil edilen verginin 9/10 u bina, arsa veya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanları muaccel hale gelir.

Kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunur…”, 9. 3194 sayılı İmar Kanunun “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı

10 uncu maddesinde; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde,

bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.

İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.”, 10. 28/02/1983 tarihli ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Arsa Sayılacak

Parsellenmemiş Arazi Hakkında Karar”ın 1 nci maddesinde, “a) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan, b) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan, parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır.

Ancak, bu yerlerdeki arazi ve arazi parçaları zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılmaz.” denildiği, 11. 17/11/1986 tarihli ve 19284 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 9/11/1985 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe giren “Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelik”in 2 nci maddesinde, “İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır.

Bu hallerde kısıtlı olarak vergileme, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yıl başından itibaren yapılır. Kısıtlama, ilgili arsa veya binanın bulunduğu alan imar programına alınıncaya (imar programının kesinleştiği tarihe) kadar devam eder.

Arsanın imar planında kısıtlılığı gerektiren amaçlara tahsis edildiğinin bu yönetmeliğin 5 inci maddesindeki bildirim mecburiyeti hükümlerine göre tespit edilmemiş olması halinde, arsa veya bina sahibi tarafından yazılı müracaatta bulunularak kısıtlamayı koyan idareden alınacak kısıtlılık durumunu gösteren belge verginin tarhına yetkili daireye ibraz edildiğinde kısıtlılık aynı esaslar dairesinde uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Şikayetçi, yanlış tahakkuk ettirilen emlak vergisi tutarının iadesi ile tarımsal amaçlı kullanılan arsası üzerinde kısıtlılık bulunduğu gerekçesiyle 1/10 oranında emlak vergisi tahsil edilmesini talep etmektedir.

14. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27 nci maddesinin birinci fıkrasında, inceleme ve araştırma devam ederken Kamu Denetçiliği Kurumunun tarafları dostane çözüme davet edebileceği, ikinci fıkrasında şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandıracağı, “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesinde şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verileceği hükmüne yer verilmiştir. Şikayetçinin “yanlış tahakkuk ettirilen emlak vergisi tutarının iadesi” talebi ile ilgili olarak Kurumumuzca talep edilen bilge ve belge isteme yazısı üzerine Çorlu Belediye Başkanlığının 16/3/2020 tarihli cevabi yazıda; maliki olunan taşınmazın emlak vergisi tutarı belirlenirken terki yapılmamış arka parsel olması gerekirken sehven ön parsel olarak değerlendirildiği, BEYANDA

DÜZELTMELERİN YAPILDIĞI, FAZLA TAHSİL EDİLEN 8.026,56 TL.’NİN 6.006,00

TL.’DEN MAHSUP EDİLEREK KALAN 2.020,56 TL.’NİN DİLEKÇEDE

BELİRTİLEN HESAP NUMARASINA HAVALE EDİLDİĞİ” BELİRTİLDİĞİ VE

BAŞVURANIN TALEBİNİN BU YÖNÜYLE KARŞILANDIĞI TESPİT

EDİLDİĞİNDEN YUKARIDA ANILAN MEVZUAT HÜKMÜ GEREĞİNCE

İNCELEME VE ARAŞTIRMANIN SONLANDIRILMASINA KARAR VERMEK

GEREKMİŞTİR.

15. Diğer taraftan şikayetçinin, 1319 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve Tasarrufu Kısıtlanan

Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümleri uyarınca başvuruya konu gayrimenkulün tasarrufunun kısıtlanmış olduğunun kabul edilmesi ve bu doğrultuda tarımsal amaçlı kullandığı arsası üzerinde emlak vergisinin 1/10 oranında uygulanması talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

16. 3194 sayılı İmar Kanununun 10 uncu maddesinde; belediyelerin imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlayacakları; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Mevzu” başlıklı 12 nci maddesinde; Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağı, “Ödeme süresi” başlıklı 30 uncu maddesinde; Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisinin, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.

17. Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinde; imar planında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufunun kısıtlanmış sayılacağı bu hallerde kısıtlı vergilemenin, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yılbaşından itibaren başlayacağı, kısıtlamanın ilgili arsa veya binanın bulunduğu alanın imar programına alınıncaya kadar devam edeceği, anılan yönetmeliğin 3 üncü maddesinde imar planlarında bulunup da imar programına dahil olmaması nedeniyle üzerinde muvakkat inşaat yapılmasına izin verilen ve tapuya bu konuda şerh konulan arsaların da tasarrufunun muvakkat inşaatı şumulü olmamak kaydıyla sınırlanmış kabul edileceği öngörülmüştür.

18. DOSYA MÜNDERECATI KAPSAMINDA; ŞİKAYETÇİNİN MEZKUR

TAŞINMAZ HAKKINDAKİ İDDİA VE TALEBİNE İLİŞKİN OLARAK; GELİR

İDARESİ BAŞKANLIĞI’NDAN ALINAN GÖRÜŞ YAZISI EKİNDE GÖNDERİLEN

KONU İLE İLGİLİ OLARAK VERİLMİŞ ÖZELGEDE, “kısıtlı verginin, imar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binalar için uygulanması mümkün olup kısıtlı emlak vergisinin, (verginin 1/10 unun tahsili, 9/10 unun tecili) imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yıl başından itibaren uygulanması gerekmektedir.” açıklamalarına yer verildiği, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

GÖRÜŞÜNDE DE BU DOĞRULTUDA İFADELERE YER VERİLEREK TARIM

ARAZİSİ OLMASI SEBEBİYLE ÜZERİNDE İNŞAAT YAPILMASINA İZİN

VERİLMEYEN ARSA VEYA ARAZİLER İÇİN KISITLI VERGİ

UYGULANMASININ MÜMKÜN BULUNMADIĞI HUSUSUNUN BELİRTİLDİĞİ

TESPİT EDİLMİŞTİR.

19. Başvuruya konu somut olayın incelenmesinden, taşınmazın kısıtlılık hükümlerinden faydalanabilmesi için taşınmazın bulunduğu arsanın imar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmemesi gerektiği, şikayete konu taşınmazın imar planlarında sanayi alanında OSB sınırları dışında kaldığı, ilgili plan hükmüne göre taşınmazın bulunduğu 2 alanda açık depolama faaliyetlerine ve 200 m ’ye kadar kapalı depolama faaliyetlerine ilgili idarece izin verilebildiği hususları dikkate alındığında, BAŞVURUYA KONU

EDİLEN TAŞINMAZIN EMLAK VERGİSİ KISITLILIK UYGULAMASINDAN

FAYDALANABİLMESİ İÇİN GEREKLİ OLAN ŞARTLARI TAŞIMADIĞI TESPİT

EDİLMİŞTİR. TÜM BU HUSUSLAR BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE; SÖZ

KONUSU TAŞINMAZIN TARIMSAL AMAÇLI KULLANILABİLMESİ

DURUMUNUN, SÖZ KONUSU YAPIYI TASARRUFU KISITLANMIŞ HALE

GETİRMEYECEĞİ ANLAŞILDIĞINDAN İDAREYE HERHANGİ BİR KUSUR

İSNAT EDİLEMEMEKTEDİR.

20. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ile ilgili tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; mezkur taşınmazın 1319 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi uyarınca kısıtlı emlak vergisi uygulamasından yararlanılabilme için gerekli şartları taşımadığı anlaşıldığından, ilgili

İdarenin, kısıtlı emlak vergisi uygulamasından şikayetçiyi yararlandırmama işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 20/7/2020 tarihli ve 70777 sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Şikayetçinin “yanlış tahakkuk ettirilen emlak vergisi tutarının iadesi” talebi yönünden talebin idarece karşılandığı anlaşıldığından başvuru hakkında DOSTANE ÇÖZÜM

KARARI VERİLMESİNE,

Başvuranın mezkur taşınmaz için 1319 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi uyarınca kısıtlı emlak vergisi uygulamasından yararlanabilme talebinin REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ÇORLU BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi