ÖZET: Başvuru, Battalgazi Belediye Başkanlığı’na ait emlak vergisinin, başvuranın annesi adına sehven ödenmesi ve bu ödemenin geri iadesi talebini içermektedir. Başvuran, annesinin tek evi olduğunu, engelli olduğunu ve 24.12.2005 tarihinde vefat eden babasından sadece emekli maaşı aldığını belirtmiştir. Başvuru, 16.06.2023 tarihinde yapılmış, ancak idare, vergi muafiyetinin vuku bulduğu yılı takip eden bütçe yılından itibaren başladığı gerekçesiyle iade talebini reddetmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru üzerine gerekli incelemeleri yapmış ve Battalgazi Belediye Başkanlığı’ndan bilgi talep etmiştir. İdare, vergi muafiyetinin geriye dönük uygulanamayacağını ifade etmiştir. Ancak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüş yazısında, geçmişe dönük indirimli bina vergisi uygulamasının mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu durum, başvuranın talebinin hukuki dayanağını güçlendirmektedir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabulüne ve murislerin başvuru tarihi olan 16.06.2023’ten itibaren geriye dönük ödenen vergilerin iade edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasına yönelik Battalgazi Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu karara uygun hareket etmesi beklenmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7966-S.24.12507

BAŞVURU NO : 2024/2304

KARAR TARİHİ : 01.08.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : BATTALGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Başvuranın, annesi adına sehven ödenen emlak vergisinin, zamanaşımı

BAŞVURUNUN KONUSU :

süresi de göz önünde bulundurulmak suretiyle murislere iadesinin sağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12.02.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TCKN: tarafından özetle; Annesi

adına Mah.( Mah.) Cad. No: Apt. Kat Daire

/MALATYA adresindeki evin emlak vergisinin (dilekçeye sehven yazılmış) sicil no ile her yıl ödendiği, annesinin ev hanımı olduğu, 24.12.2005 tarihinde babası vefat 2 etmesi nedeniyle emekli sandığı maaşı aldığı, annesinin tek evi olduğu, ev 200 m altında olduğu, annesinin ayrıca engelli olduğu ve 10.04.2022 tarihinde vefat ettiği, annesi adına sehven ödenen emlak vergisinin murislere iadesi hususunda 16.06.2023 tarihinde dilekçe ile Battalgazi Malatya Belediyesinden talep edildiği, ancak İdare tarafından vergi muafiyetinin vuku bulduğu yılı takip eden bütçe yılından başlar hükmü gereği iade işleminin yapılmadığı iddia ve ifade edilerek konu hakkında değerlendirmenin yapılması talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin

karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Battalgazi Belediye Başkanlığından 23.02.2024 tarihli ve S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

2.1) Battalgazi Belediye Başkanlığının 15.03.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;

Daireleri evrakları tetkikinde 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8’inci maddesinin c bendine göre

“vergi muafiyeti, vuku bulduğu yılı takip eden bütçe yılından itibaren başlar.” hükmüne istinaden herhangi bir başvuru yapılmadığı için geriye dönük muafiyet işlemi yapılamamakta olduğu, bu sebeple herhangi bir geriye dönük ödeme yapılamadığı ifadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma

Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.1) “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler

kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”,

4) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”

5) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar Verme Süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır…’’ ,

6) 03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Gelirleri” başlıklı 59’uncu

maddesinin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.”,

7) 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Mirasçıların Sorumluluğu” başlıklı

12’nci maddesinde; “Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. Ancak, mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.”,

7.1) “Ölüm halinde sürenin uzaması” başlıklı 16’ncı maddesinde; “Vergi kanunlarında hüküm

bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.”,

7.2) “Özel Ödeme Zamanları” başlıklı 112’nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memleketi terk ve ölüm

gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller dolayısıyla beyan üzerine tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde ödenir. Mükellefin, vadeleri mezkür süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınır. Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükellefiyetleri kalkanların ikmalen, re’sen veya idarece tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.

Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.”,

7.3)”Zamanaşımının Mahiyeti” başlıklı 113’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.”, ikinci fıkrasında; “Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.”,

7.4) “Zamanaşımı Süreleri” başlıklı 114’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “ Vergi alacağının

doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”,

7.5) “Vergi Hatası” başlıklı 116’ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya

vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.”,

7.6) “Vergilendirme Hataları” başlıklı 118’inci maddesinde; “Vergilendirme hataları şunlardır:

1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır; 2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır; 3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.

4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.”,

7.7) “Düzeltme Zamanaşımı” başlıklı 126’ncı maddesinde; “114’üncü maddede yazılı zamanaşımı

süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez…”,

7.8) “Ölüm” başlıklı 164’üncü maddesinde; “ Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası

reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir.

Mirasçılardan her hangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu ödevden kurtarır.”,

8) 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 1’inci maddesinde;

“Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”,

8.1) “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa

intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”, ikinci fıkrasında; “Bir araziye paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.”, /

8.2) “Nispet” başlıklı 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla

mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” ,

8.3) “Mükellefiyetin Başlaması ve Bitmesi” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Bina vergisi mükellefiyeti;

a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar…”,

8.4) “Verginin Tarh ve Tahakkuku” başlıklı 11’inci maddesinde; “Bina vergisi, ilgili belediye

tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve

Şubat aylarında, b) 33’ üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep yılın son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte, c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29’uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur.

Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.

Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29’ uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.

Bir il veya ilçe hududu içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binaya ait bina vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.”

8.5) “Ödeme Süresi” başlıklı 30’uncu maddesi birinci fıkrasında; “Emlak Vergisi birinci taksiti Mart,

Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.”,

8.6) “Bildirim Verilmemesi Halinde Yapılacak İşlemler” başlıklı 32’nci maddesinde; “Bildirimin

süresinde verilmemesi halinde, vergi idarece tarh edilir. İdarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değeri, 29’uncu madde hükmü dikkate alınarak hesaplanır.”,

8.7) “Usul hükümleri” başlıklı 37’nci maddesinde; “Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu

Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının

Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.”,

8.8) “Bina ve arazi Vergilerinde Zamanaşımı Süresinin Başlangıcı” başlıklı 40’ıncı maddesinde;

‘‘Bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlar. ” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve

tüm dosya birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran tarafından iş bu Kararın “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde

yer verildiği üzere özetle, annesinin ev hanımı olduğu, 24.12.2005 tarihinde babasının vefat etmesi 2 nedeniyle annesinin sadece emekli maaşı aldığı, annesinin tek evi bulunduğu ve evin 200 m altında olduğu, annesinin ayrıca engelli olduğu ve 10.04.2022 tarihinde vefat ettiği, annesi adına sehven ödenen emlak vergisinin murislere iadesi hususunda İdareye başvuru yapıldığı, ancak İdare tarafından iade işlemi yapılmadığı iddia ve ifade edilerek konu hakkında değerlendirmenin yapılması talep edilmektedir.

11) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci

maddesinde; ‘Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.’ olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi birinci fıkrasında Belediyelerin gelirlerinin neler olduğu belirlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.” hükümlerine istinaden ilçe belediyeleri tarafından emlak vergisine yönelik işlemler tesis edilmektedir.

12) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde; Türkiye sınırları içerisinde bulunan

binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu, 3’üncü maddesinde de; söz konusu verginin binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.

13) Başvuru konusu somut dosyada özetle; başvuran tarafından Kurumumuza vefat eden annesinin evi

için muafiyet kapsamına alınarak varislere geçmişe yönelik ödenen tutarların iadesinin sağlanıp/sağlanamayacağı hususunda değerlendirme yapılmasının talep edildiği, başvuru esnasında sunulan eki belgelerde Gelir İdaresi Başkanlığına başvuru yaptığının anlaşıldığı, bu noktada idareden bilge ve belge talep edilirken şikâyete konu muafiyet işlemi hususunda şikâyetçi tarafından Gelir İdaresi

Başkanlığından alınan 19.10.2023 tarih ve sayılı görüş yazısında özetle; “vefat eden kişinin gerekli şartları haiz olduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren sahip olduğu tek meskeni için indirimli bina

vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanması mümkün bulunmakta olup, tahakkuk ettirilen vergilerin 5 yıl düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde alınarak düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.” görüşü bulunmasına rağmen İdarenizce varislerin muafiyet işlemi hususunda verdiği dilekçenin ret edilme gerekçesi hususunda idari ve hukuki değerlendirmelerinin talep edildiği, ancak İdare tarafından 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8’inci maddesinin c bendine göre “vergi muafiyeti, vuku bulduğu yılı takip eden bütçe yılından itibaren başlar.” hükmüne istinaden herhangi bir başvuru yapılmadığı için geriye dönük muafiyet işlemi yapılamamakta olduğu, bu sebeple herhangi bir geriye dönük ödeme yapılamadığı belirtilerek talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.

14) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası ile yasada belirtilen şartları

taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlanmış olup, brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni sahip olanların faydalanabileceğine dair düzenleme yapılmıştır. Bu noktada geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye de Maliye Bakanlığı yetkili olduğu belirlenmiştir.

Ayrıca Mezkûr Kanunda indirimli vergi oranı (sıfır) uygulamasının geçmişe dönük olarak uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Nitekim söz konusu husus Gelir İdaresi

Başkanlığının görüş yazılarında da defaten vurgulanmıştır.

15) 213 Sayılı Vergi Usul Kanununda ölüm halinde mirasçıların sorumluluğu kapsamında hükümler

düzenlenmiş olup, ölüm halinde mirası reddetmemiş mirasçıların her birinin ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Hakkında Kanununda da borçlunun ölümü halinde mirası reddetmemiş mirasçıların hakkında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükümleri ile yasal mirasçıların vergi borcu, ödemesi vb. işlemlerde mirasçıların sorumlu olacağına dair düzenlemeler yapıldığı anlaşılmaktadır.

16) Somut dosyada İdare tarafından 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8’inci maddesinin c bendine

göre “vergi muafiyeti, vuku bulduğu yılı takip eden bütçe yılından itibaren başlar.” hükmüne istinaden herhangi bir başvuru yapılmadığı için geriye dönük muafiyet işlemi yapılamamakta olduğu, bu sebeple herhangi bir geriye dönük ödeme yapılamadığı ifade edildiği, . tarafından mirasçılık belge fotokopisi eklendiği belirtilerek 2023 yılı ve 2024 yılında İdareye muafiyet işlemi hususunda başvuru yapıldığı, söz konusu başvurulara İdare tarafından benzer cevaplar verildiği (02.10.2023 ve 07.02.2024 tarihlerinde), 07.02.2024 tarihli ve no.lu ilettiği cevabi yazıda da kişinin de vefat etmiş olduğu üzere muafiyet işlemi uygulanamadığının bildirildiği, bu kapsamda başvuran tarafından Gelir İdaresi

Başkanlığına dilekçe ile başvurularak görüş talep edildiği tespit edilmiştir.

16.1) Kurumumuzca bilgi ve belge talepli yazımız ekinde Gelir İdaresi Başkanlığının 19.10.2023 tarih ve

sayılı görüş yazısının bir örneğinin İdareye sunulduğu, söz konusu yazıda özetle; “vefat eden kişinin gerekli şartları haiz olduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren sahip olduğu tek meskeni için indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanması mümkün bulunmakta olup, tahakkuk ettirilen vergilerin 5 yıl düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde alınarak düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.” ifadesine yer verilerek zamanaşımı süresi içindeki tutarların düzeltmeye konu edilebileceği belirtilmiştir.

16.2) Ayrıca benzer bir başvuru kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Kurumumuza sunulan

30.11.2015 tarihli ve sayılı yazısında ; “Emlak Vergisi Kanununun 8’ inci maddesinin ikinci fıkrası

ile 38, 44 ve 57 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri gereğince; indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması için gerekli şartları taşıyan mükelleflerin başvurularında, beyan ve taahhütlerinin yeterli sayılması, ancak söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenilmeden Belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği, mükelleflerin söz konusu bildirimi süresinde

vermemelerinin indirimli bina vergisi oranı uygulamasına engel teşkil etmediği, bahsi geçen Kanunda emlak vergisinin geriye yönelik uygulanmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, mükelleflerin gerekli şartları taşıdıkları tarihten itibaren, zamanaşımı süresi de göz önünde bulundurulmak suretiyle, geçmişe dönük olarak indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabileceği…” ifade edilmiştir.

17) 213 sayılı Vergi Usul Kanununda zamanaşımının mahiyeti, süresi, düzeltme zamanaşımı, vergileme

hatalarının neler olduğu hususları düzenlenmiş olup, Mezkûr Kanunun 113’üncü maddesinde zamanaşımının mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği, 126’ncı maddesinde ise düzeltme zamanaşımına yer verilerek bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bir başka deyişle düzeltme zamanaşımı içerisinde olan işlemlerin düzeltmeye konu edilebileceği anlaşılmaktadır. Nitekim mirasçıların sorumluluğu kapsamında İdareye ilk başvuru tarihinin . dilekçesinden anlaşıldığı üzere 16.06.2023 olduğu, bu hususta İdare tarafından Kurumumuza ayrıntılı bilgi ve belge verilmediğinden İdare kayıtlarınca teyidi yapılamadığı, bu sebeple muafiyet tanınması ve ödenen vergilerin düzeltmeye konu edilebilmesi talebi hususunda İdareye ilk başvuru tarihi olarak 16.06.2023 tarihi kabul edildiğinde İdarenin düzeltme zamanaşımı içerisinde kalan yıllarda (geriye dönük 2018 yılına kadar) tahakkuk eden vergilerin düzeltme işlemine konu edilerek geçmişe dönük muafiyet işlemi uygulayabileceği değerlendirilmiştir.

18) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve dosya kapsamında

tarafımıza sunulan bilgi ve belgeler ve Gelir İdaresi Başkanlığı görüşü birlikte değerlendirildiğinde; 2 başvuran tarafından annesine ait 200 m ’ nin altındaki evinin annesinin engelli olması ve sadece emekli maaşı bulunması nedeniyle yasada belirtilen muafiyet şartlarını taşıdığı, ancak annesinin 10.04.2022 tarihinde vefat etmesi nedeniyle İdareye murisleri olarak 16.06.2023 tarihinde sehven ödenen emlak vergisinin iadesi hususunda İdareye başvuru yapılabildiği, ancak İdare tarafından 1319 sayılı Emlak Vergisi

Kanununun 8’inci maddesinin c bendine göre “vergi muafiyeti, vuku bulduğu yılı takip eden bütçe yılından itibaren başlar.” hükmüne istinaden herhangi bir başvuru yapılmadığı için geriye dönük muafiyet işlemi yapılamadığının bildirildiği, bu noktada murislerin sorumluluğu göz önünde bulundurulduğunda ölen anneleri adına işlem yapılabileceği ve 1319 sayılı Kanunda emlak vergisinin geriye yönelik uygulanmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, mükelleflerin gerekli şartları taşıdıkları tarihten itibaren, zamanaşımı süresi de göz önünde bulundurulmak suretiyle, geçmişe dönük olarak indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabileceği, ayrıca söz konusu hususta somut dosya bazında Gelir İdaresi Başkanlığının görüşü bulunduğu, söz konusu Kuruma yetkinin “Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü ile Emlak

Vergisi Kanununun 8’inci maddesine istinaden verildiği göz önünde bulundurulduğunda İdarenin düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde olan tutarların düzeltmeye konu edilmeyerek direnmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olduğu değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdare tarafından Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, ancak cevabi yazıda talep edilen açıklayıcı belgeler gönderilmediğinden bilgi ve belge talepli yazılarımıza daha ayrıntılı cevap verilmesi, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ve idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi

mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Malatya

Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

KABULÜNE;

Murislerin İdareye başvuru tarihi olarak kabul edilen 16.06.2023 tarihinden geriye dönük düzeltme zamanaşımı süresi olan beş yıl içerisinde tahakkuk eden ve ödenmiş olan vergilerin düzeltmeye konu edilerek murislere iadesinin sağlanmasına yönelik işlemlerin yapılması hususunda BATTALGAZİ

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve BATTALGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi