ÖZET: Başvuran, Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarında yer alan nezarethane bilgilerinin silinmesini talep etmiştir. Başvuranın gözaltına alındığı tarihteki kayıtların yanlış düzenlendiği ve beraat ettiği belirtilmesine rağmen, ilgili mevzuat gereği bu kayıtların silinmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü, kayıtların saklanma süresinin 40 yıl olduğunu ve kişisel verilerin korunmasıyla ilgili yasal düzenlemelerin, bu tür kayıtların saklanmasını kapsamadığını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, kişisel verilerin korunmasına ilişkin 6698 sayılı Kanun’un uygulanmadığına ve başvuranın özel hayatına saygı hakkının ihlal edilmediğine hükmetmiştir. Ayrıca, kayıtların saklanma süreleri ve denetim süreçlerinin mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü vurgulamıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, kişisel verilerin korunması ve kamu güvenliği arasındaki dengeyi sağlamaya yönelik hukuki bir değerlendirme olarak öne çıkmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12432-S.21.19965 –

BAŞVURU NO : 2021/1573

KARAR TARİHİ : 27/08/2021

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuran, Emniyet kayıtlarında hakkında tutulan nezarethane

BAŞVURUNUN KONUSU :

kayıtlarının silinmesini talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 24/01/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza (T.C Kimlik No: tarafından yapılmış olan şikayet başvurusunda özetle; Emniyet Genel Müdürlüğünce EKİP Projesi kapsamında kişisel verilerinin rızası dışı ve yanlış olarak kayda alındığını tespit edip ilgili kuruma gözaltı kaydının öncelikle küllen, aksi kanaat taşımaları halinde doğru suç kaydı ile değiştirilmesini talep ettiğini, gözaltı kaydının rızası dışında resmi kayıtlarda saklanmasının Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanuna ve Anayasada güvence altına alınan özel hayatın gizliliğine ilişkin düzenlemelere aykırı olduğunu, gözaltına alınmasının üzerinden

9 yıl geçmiş olması ve beraat etmesine rağmen devletin vatandaşını fişleme politikası ile harekat etmesinin

yasaya aykırı olduğunu belirterek; lekelenmeme hakkının ve özel hayatının gizliliğinin korunması adına

Emniyet kayıtlarındaki ve resmi olmayan Emniyet Kolluk İşlemleri Projesi (EKİP) projesi kapsamındaki kayıtlarının silinmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 10/02/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İçişleri Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İçişleri

Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 25/02/2021 tarih ve 593 sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Şahsa ait Başkanlık Bilgi Sisteminde yapılan araştırmada herhangi bir kayda rastlanmadığı

belirtilmiştir.

3. Kurumumuzun 10/02/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İçişleri

Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 23/03/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

3.1 ve ‘ün ilgili soruşturma dosyasının savcılık

tarafından TCK madde 125’den sevk edildiği ancak dosya kapsamında düzenlenen gözaltı ve yakalama formunun sehven TCK madde 103 olarak düzenlenerek EKİP sistemine yanlış veri girişinin yapıldığını belirtir dilekçelerinin gönderilerek adı geçen şahısların dilekçelerinde “Yanlış gözaltı kaydımın öncelikle silinmesi, mümkün değil İse nedeninin yazılı bir şekilde tarafıma iletilmesi, suç tipinin düzeltilmesi” talebinin yetkileri çerçevesinde yerine getirilerek Ankara Emniyet Müdürlüğüne bilgi verilmesinin istenildiği, 23/10/2020 tarihli yazı ile de bahse konu kayıtların güncellendiği,

3.2 Konuya ilişkin olarak EKİP uygulaması Gözaltı ve Nezarethane Modülünde yapılan sorgulamada; adı

geçeninin, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce 24/02/2011 tarihinde saat ‘te gözaltına alındığı, 24/02/2011 tarihinde saat ‘te çıkış işleminin yapıldığı,

3.3 Hali hazırda adli birim tarafından kullanılmakta olan olay ve karışan şahıslarla ilgili iş ve işlemlerin

yürütüldüğü Emniyet Kolluk İşlemleri Projesi’nin (EKİP) yönerge çalışmalarının Bilgi Teknolojileri ve

Haberleşme Daire Başkanlığınca yürütüldüğü,

3.4 Emniyet Genel Müdürlüğünün Genel Müdürlük Makamının “EKİP uygulaması” başlıklı 15/08/2013

tarihli emir yazılarında; “Polnet l.0 ortamında çalışan Gözaltı Modülü ihtiyaçları karşılamadığından dolayı EKİP kapsamında Olay/Soruşturma Modülü ile entegre çalışacak biçimde yeniden tasarlanarak uygulamaya dahil edilmiş olup; nezarethane defler yaprağı dahil gözaltı sırasında düzenlenen tüm form ve tutanaklar modül üzerinden çıkartılabilecektir.” denildiği,

3.5 Emniyet Teşkilatında Tutulacak Defterler veya Formlar Hakkında Yönergede “(017) Nezarethaneye

Alınanların Kaydına Ait Defter” başlığında; “Bu defter, nezarethanesi bulunan birimlerde polis tarafından nezarethaneye alınanların açık kimliğinin, alınış sebebinin, nezarethaneye konma ve çıkarılma tarih ve saatlerinin kaydedilmesi ve nezarethane sorumlusunun belirtilmesi umacıyla tutulur. Ayrıca, deftere nezarethaneye alınan şahsın ilgili birimce aranıp aranmadığının yazılması ve nezarethane sorumlusunun

İmzasının alınması zorunludur.” şeklinde tanımlandığı,

3.6 13/06/2005 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra Teşkilatı Arşiv Yönetmeliği’nin

“Defterlerin İmhası” başlıklı 28. maddesinde; “Bu yönetmelikle yer alan defterler saklama süresini dolduranların imhası, diğer malzemelerin İmhasından ayrı olarak yapılır. Saklama süresini dolduran

/

deflerler, 27 nci maddede sayılan malzemelerin imhasının tamamlanmasının ardından bizzat ayıklama ve imha komisyonları tarafından incelenir, Muhafazasına lüzum görülmeyen, imhasına karar verilen defterlerin imha listesi yapılır, ayrıca imha listesine ek olarak komisyon tarafından imhasının uygun görüldüğüne dair tutanak tanzim edilir, saklama süresini dolduran defterlerden komisyonlar tarafından imhası uygun bulunmayanların muhafazasına devam edilir. Bu deflerler, müteakip takvim yılı içerisinde yapıl ak ayıklama ve İmha çalışmalarında ilgili komisyonlar tarafından yeniden değerlendirmeye tabi tutulur.”

3.7 “Elektronik ortama kaydedilen malzemeler” başlıklı 29. maddesinin 2. fıkrası da “Elektronik ortama

kaydedilen malzemelerin asıllarının fiziki olarak imha edilmesi halinde, bunlara ait elektronik ortamda bulunan kayıt ile veriler de iptal edilir.” denildiği,

3.8 Belge Yönetimi ve Koordinasyon Daire Başkanlığı “Aidiyet 97_A” tablosu incelendiğinde, “(017)

Nezarethane Defterlerinin saklama süresinin 40 yıl olarak belirtildiği,

3.9 Bunun yansıra, Polnet/Mevzuat/Genelgeler/2019 EGM Genelgeleri alanında yayınlanan 01/03/2019

tarihli emir yazıda EKİP uygulaması üzerinde dijital olarak tutulabilecek defterler arasında “(017)

Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Defter” de sayıldığı,

3.10 Ayrıca EKİP uygulaması, İçişleri Bakanlığının 2013/48, Emniyet Genel Müdürlüğünün 2013/88 sayılı

genelgelerine İstinaden “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması İşlemleri” ile yine Belge Yönetimi ve Koordinasyon Daire Başkanlığınca yayımlanan 09.01.2016 tarih ve sayılı emir yazılarına istinaden 0l Ocak 2016 tarihi itibariyle istatistik çalışmalarına kaynak teşkil etmekle birlikte Genel Müdürlüğümüzün 2017/19 sayılı genelgeleri uyarınca bütün olayların zamanında, eksiksiz ve doğru bir şekilde EKİP uygulamasına girilmesi talimatının verildiği,

3.11 Yukarıda belirtilen ilgili mevzuat ve açıklamalar doğrultusunda; asayiş birimlerinin yanı sıra ilgili

diğer tüm adli birimlerce de kullanılmakta olan EKİP uygulamasına, olay ve karışan şahıslarla girilen bilgi ve belgelerin aidiyet süresi bitimine kadar silinmeyebileceğinin değerlendirildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1“Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

4.2 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” , /

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinde; “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 6. 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanununun, 6.1. “Parmak izi ve fotoğrafların kayda alınması” başlıklı 5’inci maddesinde; “ (Değişik: 2/6/20075681/2 md.) Polis; a) Gönüllü, b) Her çeşit silah ruhsatı, sürücü belgesi, pasaport veya pasaport yerine geçen belge almak için başvuruda bulunan, c) Başta polis olmak üzere, genel veya özel kolluk görevlisi ya da özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilen, ç) Türk vatandaşlığına başvuruda bulunan, d) Sığınma talebinde bulunan veya gerekli görülmesi halinde, ülkeye giriş yapan sair yabancı, e) Gözaltına alınan, kişilerin parmak izini alır. Birinci fıkraya göre alınan parmak izi, ait olduğu kişinin kimlik bilgileri ile birlikte, ne zaman ve kim tarafından alındığı belirtilmek suretiyle, bu amaca özgü sisteme kaydedilerek saklanır. Ancak, parmak izinin hangi sebeple alındığı sisteme kaydedilmez. Olay yerinden elde edilen ve kime ait olduğu henüz tespit edilemeyen parmak izleri, kime ait olduğu tespit edilinceye kadar, ilgili soruşturma dosya numarası ile birlikte sisteme kaydedilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 21 inci maddesi hükümlerine göre alınan parmak izleri de bu sisteme kaydedilir. (a) bendi hariç birinci fıkra ile dördüncü fıkra kapsamına giren kişilerin ayrıca fotoğrafları alınarak, ikinci fıkrada belirlenen esaslara uygun olarak parmak izi ile birlikte sisteme kaydedilir. Bu sistemde yer alan bilgiler, kimlik tespiti, suçun önlenmesi veya yürütülmekte olan soruşturma ve kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim, Cumhuriyet savcısı ve kolluk tarafından kullanılabilir. Kolluk birimleri, kimlik tespiti yapmak ya da olay yerinden alınan parmak izini karşılaştırmak amacıyla doğrudan bu sistemle bağlantı kurabilir. Sistemde kayıtlı bilgilerin hangi kamu görevlisi tarafından ve ne amaçla kullanıldığının denetlenebilmesine imkân tanıyan bir güvenlik sistemi kurulur. Sistemde yer alan kayıtlar gizlidir; altıncı ve yedinci fıkralarda belirlenen amaçlar dışında kullanılamaz. Sisteme kayıtlı olan parmak izi ve fotoğraflar, kişinin ölümünden itibaren on yıl ve her halde kayıt tarihinden itibaren seksen yıl geçtikten sonra sistemden silinir…” 6.2. Ek 7’nci maddesinde; “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde ve sanal ortamda istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.” 7. 10/07/2010 tarihli ve 27637 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İçişleri Bakanlığı Merkez ve Taşra

Teşkilatı Arşiv Yönetmeliğinin;

7.1 “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; Bakanlığın merkez ve taşra birimleri

arşivlerinin çağdaş hizmet anlayışına ve arşivcilik kurallarına uygun olarak yeniden düzenlenmesine, merkez ve taşra birimlerinin iş ve işlemleri sonucunda oluşan arşiv malzemesi ve ileride arşiv malzemesi haline gelecek arşivlik malzemenin tespit edilmesine, gerekli şartlar altında korunmalarının sağlanmasına

/

ve milli menfaatlere uygun olarak değerlendirilmesine, gereksiz, faydasız, hukuki ve bilimsel kıymeti bulunmayan malzemenin ayıklanmasına ve imhasına; Devlet Arşiviyle münasebetlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”

7.2 “ Saklama süreleri” başlıklı 14. maddesinde; “Merkez ve taşra teşkilatı arşivlerinde oluşan ve

oluşacak malzemenin saklama süreleri, Bakanlıkça hazırlanacak bir yönerge ile belirlenir.” 8. 01/06/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade

Alma Yönetmeliğinin;

8.1 “Nezarethane işlemleri” başlıklı 11. maddesinde; “Üst araması yapılan kişinin nezarethaneye girişi,

bu Yönetmeliğe ekli “Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Defter”e (EK-B) kaydedilerek sağlanır…”

8.2 “Nezarethaneye alınanların kaydına ait defter” başlıklı 12. maddesinde; “Gözaltı işlemleri

nezarete alınanların kaydına ait deftere yazılmak suretiyle tespit edilir. Denetime tâbi olan bu defterde:

a) Kimlik bilgileri; 1) Adı ve soyadı, 2) Anne ve baba adı, 3) Cinsiyeti, 4) Doğum yeri ve tarihi,

5) Nüfusa kayıtlı olduğu yer, 6) Cilt, aile sıra ve kayıt numarası, 7) Yabancılar için pasaport numarası,

8) İkâmet adresi, iş adresi ve telefon numaraları, 9) Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Gözaltına

alınmasına esas bilgiler; 1) İsnat edilen suç, gözaltına alınma nedeni, 2) Suç yeri ve tarihi, 3) Kimin emri ile yakalandığı ve nezarete alındığı, 4) Haber verilen Cumhuriyet savcısının adı ve soyadı, 5) Cumhuriyet savcısına haber verildiği tarih ve saat, 6) Bilgi toplama işlem kısmı kaydı, c) Giriş işlemleri; 1)

Yakalamanın yeri, tarihi ve saati, 2) Giriş tarihi ve saati, 3) Girişte alınan hekim raporunun verildiği makam, tarihi, sayısı ve özeti, 4) Üst aramasında teslim alınan malzemeler, teslim eden ve teslim alanın imzası, 5) Giriş işlemini yapan görevlinin adı, soyadı, rütbesi ve imzası, d) Şüpheli ile ilgili işlemler;

1) Haber verilen yakını veya belirlediği kişi, adres ve telefon numarası, 2) Haber verilen diplomatik

temsilciliğin adı ve telefon numarası, 3) Haber veren personelin adı, soyadı, sicili ve imzası, 4) Haber verme tarihi ve saati, 5) Şüphelinin, hakkında haber verildiğine dair imzası, 6) Tercüman temin edilip edilmediği, tercümanın adı, soyadı ve imzası, 7) Müdafi istediği hakkındaki beyanı ve imzası, 8) Müdafi talep etmiş ise baronun adı veya kendi avukatının adı ve soyadı, 9) Gelen müdafiîn adı ve soyadı, sicil numarası, geliş saati ve imzası, 10) Süre uzatımına karar veren makam, kararının tarihi, sayısı ve uzatılan süre, e) Çıkış işlemleri; 1) Çıkarıldığı tarih ve saat, 2) Sevk edildiği makam, 3) Sevk evrakının tarihi ve sayısı, 4) Teslim alan görevlinin adı, soyadı ve imzası, 5) Kişinin kendisine teslim edilen malzemeler ve imzası, 6) Görevliye teslim edilen malzemeler ve imzası, 7) Geçici ayrılışlar, 8) İlân, işlemler ve sonuç,

9) Çıkış işlemini yapan görevlinin adı, soyadı, rütbesi ve imzası, 10) Kontrol eden âmirin adı, soyadı,

rütbesi ve imzası, belirtilir. Bu defterde, yukarıda belirtilen zorunlu bilgilerin dışında gerekli görülen diğer bilgilere de yer verilebilir.” 9. 13/06/2005 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra Teşkilatı Arşiv Yönetmeliği’nin

9.1 “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu yönetmeliğin amacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra

Teşkilatında bulunan arşiv malzemesi ile ileride arşiv malzemesi haline gelebilecek arşivlik malzemenin muhafaza şeklini, aidiyet numarasını, muhafaza edileceği arşiv ile saklama süresini göstermek, herhangi bir sebeple kayba uğramasını önlemek, gerekli şartlar altında korunmasını, milli menfaatlere uygun olarak

devletin ve kurumun hizmetinde değerIendirilmesini sağlamak, kurum arşivinde araştırma ve inceleme yapılması ile muhafazasına lüzum görülmeyen malzemenin ayıklanarak imha edilmesine dair esas ve usulleri düzenlemektir.”

9.2 “Malzemelerin muhafaza edileceği arşiv ve saklama süresi” başlıklı 8. maddesinde; “Genel

Müdürlük Merkez ve Taşra Teşkilatı birimlerinde üretilen veya bu birimlere gelen malzemeler, birim arşivi veya kurum arşivinde muhafaza edilir. Malzemelerin muhafaza edileceği arşiv ile saklama süresi Aidiyet

Numarası Listesinde gösterilir. Listede aidiyet numarası bulunmayan veya saklama süresi ile muhafaza edileceği arşiv belirtilmeyen veyahut muhafaza edileceği arşiv konusunda tereddüde düşülen malzemeler, birim arşivinde muhafaza edilir. Malzemeler, listede belirtilen süre kadar bulundukları arşivde muhafaza edilir. Buradaki saklama süresini tamamlayanlar, yönetmeliğin ilgili madde hükümlerine göre ayıklama ve imha işlemine tabi tutulur. Malzemelerin saklama süresinin hesaplanması, tarih bloğunda yazılı olan tarih esas alınmak suretiyle gün ve ay hesaba katılmadan, üretildiği yılı takip eden takvim yılı başı esas alınarak yapılır. Malzemeler, saklama süresini tamamladığı yılı takip eden takvim yılı İçerisinde ayıklama ve İmha işlemine tabi tutulur. Kurum arşivi kurulacak yerler arasında sayılmayan birimler ile kurum arşivi kuracağı belirtilen ancak henüz bu arşivlerini kuramayan birimlerde, bu arşiv kuruluncaya kadar kurum arşivinde saklanması gereken arşiv malzemesi, birim arşivinde muhafaza edilir. Bu halde kurum arşivinde yapılması gereken işler birim arşivinde yerine getirilir.”

9.3 “Defterlerin İmhası” başlıklı 28. maddesinde; “Bu yönetmelikle yer alan defterler saklama süresini

dolduranların imhası, diğer malzemelerin İmhasından ayrı olarak yapılır. Saklama süresini dolduran deflerler, 27 nci maddede sayılan malzemelerin imhasının tamamlanmasının ardından bizzat ayıklama ve imha komisyonları tarafından incelenir, Muhafazasına lüzum görülmeyen, imhasına karar verilen defterlerin imha listesi yapılır, ayrıca imha listesine ek olarak komisyon tarafından imhasının uygun görüldüğüne dair tutanak tanzim edilir, saklama süresini dolduran defterlerden komisyonlar tarafından imhası uygun bulunmayanların muhafazasına devam edilir. Bu deflerler, müteakip takvim yılı içerisinde yapıl ak ayıklama ve İmha çalışmalarında ilgili komisyonlar tarafından yeniden değerlendirmeye tabi tutulur.”

9.4 “Elektronik ortama kaydedilen malzemeler” başlıklı 29. maddesinde; “Birimler, hizmetin daha

verimli, sağlıklı ve süratli şekilde yerine getirilmesi amacıyla teknolojik gelişmelere paralel olarak bünyelerinde bulunan malzemeleri, mikrofilm veyahut elektronik ya da dijital ortama aktararak muhafaza edebilirler. Ancak, bu durumda malzemelerin asıllarının muhafazasına devam edilir. Bu ortama kaydedilen veya bu ortamlarda teşekkül eden verilerin silinmesini, kaybolmasını önlemek, devamlılığını sağlamak amacıyla bir kopyası CD, disket veya benzeri kayıt ortamlarına aktarılmak suretiyle yedeklenir. Elektronik ortama kaydedilen malzemelerin asıllarının fiziki olarak imha edilmesi halinde, bunlara ait elektronik ortamda bulunan kayıt İle veriler de İptal edilir. Birimlerde bulunan ve bilgisayar ortamına aktarılan defter veya fişler, ayrıca defter veya fiş olarak tutulmayabilir.” 10. 29/05/2017 tarihli Emniyet Teşkilatında Tutulacak Defterler veya Formlar Hakkında

Yönergenin;

10.1 “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönergenin amacı; emniyet hizmetlerinin mevzuata ve günün

koşullarına uygun olarak düzenli bir şekilde yürütülmesinde ihtiyaç duyulan defter ve kayıt formları ile standartlarını ve bunların kullanma esas ve usullerini düzenlemektir.”

10.2 “Personel Görevlendirilmesi ve Sorumluluk” başlıklı 5. maddesinde; “Defter veya formları tutacak

personel, birim amirince ismen görevlendirilir. Görevlendirmeye ilişkin belge/tutanak; basılı defter veya formaların kapak iç sayfasına yapıştırılarak, bilgisayar ortamında tutulan defter veya formlar için hazırlanacak belge/tutanaklar ise birim arşivinde muhafaza edilir. Defter veya formlar yetkili amirin yazılı izni olmadıkça tutulduğu birimden dışarı çıkarılamaz. Defter veya formların bu Yönerge ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde tutulması, kullanılması ve muhafazasından ilgili memurla birlikte sıralı amirler de sorumludur. Merkez, taşra ve doğrudan merkeze bağlı taşra teşkilatı birimlerinde, hangi defter veya kayıt formunun birim içerisinde hangi şube müdürlüğü/büro amirliği tarafından tutulacağına ilişkin görevlendirme birim amiri tarafından yapılır.”

10.3 “Defter veya formların bilgisayar ortamında tutulması” başlıklı 7. maddesinde; “Bu Yönergede

belirtilen defter veya formlardan hangilerinin bilgisayar ortamında tutulacağı birim amirlerince belirlenir.

Ancak bu belirleme yapılırken; taşra ve doğrudan merkeze bağlı taşra teşkilatı birimlerince, merkezdeki ilgili Daire Başkanlıkları ile koordinenin sağlanması esastır. Defter veya formların bilgisayar ortamına aktarılması halinde, ikinci fıkrada belirtilen haller saklı kalmak şartıyla, bunlar için ayrıca basılı defter veya form tutulmaz. Defter veya formlardan; bilgisayar ortamında tutulanlar Yönergede örneği belirtilen format ve içeriğe (EK-2 ve EK-3), proje ortamında (EKİP, Poı-Net-4, PBS, ETMYS vb.) tutulanlar ise projedeki mevcut şekline uygun olarak düzenlenir. Ayrıca herhangi bir imza, mühür veya onay gerektiriyorsa gerekli bilgiler işlendikten sonra dökümü alınarak imza ve mühür işlemleri tamamlanır ve bu amaca özgü ayrı bir dosyada ilgili mevzuatın öngördüğü süre kadar muhafaza edilir. Birinci fıkraya göre işlem yapılan defter veya formlarla ilgili, bilgisayar kayıtlarında silinme, değiştirilme ve muhtemel bilgi kaybı riskine karşı bilgisayarı kullanan görevli ile sorumlu birim amiri tarafından gerekli önlemler alınır. Gerek görülmesi halinde ayrıca; Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığı ile Belge Yönetimi Daire

Başkanlığınca müştereken ilave önlemler belirlenerek duyurulabilir.”

10.4 “Defter veya formların muhafazası” başlıklı 8. maddesinde; “Defter veya formlar, ilgili birimlerde

defter veya form tutmakla görevli personel tarafından muhafaza edilir. Defter veya formların, süresi dâhil muhafazasında ve imhasında 13/6/2005 tarihli İçişleri Bakanı onayıyla yürürlüğe giren Emniyet Genel

Müdürlüğü Merkez ve Taşra Teşkilatı Arşiv Yönetmeliği hükümleri uygulanır.”

10.5 “Denetleme” başlıklı 10. maddesinde; “Defter veya formlar, amir ve müfettişlerin teftiş ve

denetimine her zaman açık bulundurulur. Defter veya formların tutulmasında görülen aksaklıklar ile kusurlar denetleme defterine kaydedilir.”

10.6 Defter ve Formların Çeşitlerine Göre Kodları ve Kullanım Esas ve Usulleri Başlıklı EK-2’ de “(017)

Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Defter,” başlığında; “Bu defter, nezarethanesi bulunan birimlerde polis tarafından nezarethaneye alınanların açık kimliğinin, alınış sebebinin, nezarethaneye konma ve çıkarılma tarih ve saatlerinin kaydedilmesi ve nezarethane sorumlusunun belirtilmesi umacıyla

tutulur. Ayrıca, deftere nezarethaneye alınan şahsın ilgili birimce aranıp aranmadığının yazılması ve nezarethane sorumlusunun İmzasının alınması zorunludur.”

hükümleri düzenlenmiştir.

11. Belge Yönetimi ve Koordinasyon Daire Başkanlığı “Aidiyet 97_A” tablosunda; “(017) Nezarethane

Defterlerinin saklama süresinin 40 yıl olarak belirtildiği tespit edilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda, Emniyet kayıtlarında hakkında tutulan nezarethane kayıtlarının silinmesini talep etmektedir.

14. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;

14.1 Başvuranın, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce 24/02/2011 tarihinde saat

’de gözaltına alındığı ve ’de çıkış işleminin yapıldığı,

14.2 Soruşturma dosyasının savcılık tarafından TCK 125’den sevk edilmesine rağmen gözaltı ve yakalama

formunun sehven TCK madde 103 olarak düzenlenerek Emniyet Kolluk İşlemleri Projesi (EKİP) sistemine yanlış veri girişi yapıldığı,

14.3 Başvuranın, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin Dosya No: Karar sayılı ve

27/10/2011 tarihli Kararı ile Beraat ettiği,

14.4 Başvuranın, 19/10/2020 tarihli dilekçesi ile “Yanlış gözaltı kaydımın öncelikle silinmesi, mümkün

değil ise nedeninin yazılı bir şekilde tarafıma iletilmesi, suç tipinin düzeltilmesi” talebinde bulunduğu, 23/10/2020 tarihli yazı ile de bahse konu kaydın güncellendiği, ancak söz konusu kaydın ilgili mevzuat kapsamında silinmesinin hali hazırda mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

15. Kolluk görevlileri; haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama emri, yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya kanunla istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması gerekenleri yakalayabilir. Yakalanan kişi, Cumhuriyet savcısının emri ile serbest bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınır.

16. Gözaltında alınan kişilere kötü muamele veya işkence yapıldığı iddiaları dünyanın gündemini zaman zaman meşgul edebilmektedir. Bir insanlık suçu olan işkence veya kötü muamelenin bütün medeni ülkeler gibi ülkemizde de önlenmesi için gerekli tedbirler alınmaya çalışılmaktadır. Bu tedbirlerden en önemlisi de

yapılacak işlemlerin mevzuatlarla düzenlenerek ülke çapında yeknesaklıkların sağlanması ve keyfiyetlerin ve hak ihlallerinin önüne geçilmesidir.

17. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’ de; Cumhuriyet savcılarının bilgi ve emirleri doğrultusunda yürütülecek adlî soruşturma sırasında kolluk tarafından gerçekleştirilen yakalama, gözaltına alma, muhafaza altına alma ve ifade alma işlemlerinin yürütülmesinde uyulacak usul ve esasları düzenlemektedir. Söz konusu Yönetmeliğin “Nezarethane işlemleri” başlıklı 11. maddesinde üst araması yapılan kişinin nezarethaneye girişinin, yönetmeliğe ekli Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Deftere kaydedilerek sağlanacağı düzenlenmiştir. Yönetmeliğin, “Nezarethaneye alınanların kaydına ait defter” başlıklı 12. maddesinde ise söz konusu defterde tutulacak bir takım zorunlu bilgilerin neler olduğu belirtilmiştir. Denetime tabi olan bu defterde; nezarethaneye alınan kişinin, kimlik ve adres bilgileri, isnat edilen suç, gözaltına alınma nedeni gibi gözaltına alınmasına esas bilgiler, yakalamanın yeri, tarihi ve saati girişte alınan hekim raporunun verildiği makam, tarihi ve özeti, üst aramasında teslim alınan malzemeler gibi giriş işlemleri, haber verilen yakını gibi şüpheli ile ilgili işlemler, çıkış işlemleri gibi bilgiler yer almaktadır. Söz konusu defterde bulanacak kayıtların bu kadar kapsamlı düzenlenmesi oldukça zaruridir.

Şayet herhangi bir hak ihlali bulunduğu iddiası gündeme geldiğinde söz konusu kayıtlar ihlalin tespitinde çok önemli bir rol oynamaktadır.

18. Emniyet Hizmetlerinin mevzuata ve günün koşullarına uygun olarak düzenli bir şekilde yürütülmesinde ihtiyaç duyulan defter ve kayıt formları ile standartlarını ve bunların kullanma esas ve usullerini düzenlemek amacıyla çıkarılan Emniyet Teşkilatında Tutulacak Defterler veya Formlar Hakkında

Yönergede; belirtilen defter veya formlardan hangilerinin bilgisayar ortamında tutulacağının birim amirlerince belirleneceği, defter veya formlardan; bilgisayar ortamında tutulanların Yönergede örneği belirtilen format ve içeriğe (EK-2 ve EK-3), proje ortamında (EKİP, Poı-Net-4, PBS, ETMYS vb.)

tutulanların ise projedeki mevcut şekline uygun olarak düzenleneceği, defter veya formların, süresi dâhil muhafazasında ve imhasında 13/6/2005 tarihli İçişleri Bakanı onayıyla yürürlüğe giren Emniyet Genel

Müdürlüğü Merkez ve Taşra Teşkilatı Arşiv Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı, defter veya formların, amir ve müfettişlerin teftiş ve denetimine her zaman açık bulundurulacağı, defter veya formların tutulmasında görülen aksaklıklar ile kusurların denetleme defterine kaydedileceği düzenlenmiştir.

19. 04/12/2008 tarihli S.ve Marper-Birleşik Krallık davasında AİHM, “özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunması için iç hukukta yeterli güvencelerin sağlanması gerektiğini, bu tür güvencelere olan ihtiyacın otomatik olarak işlenen kişisel verilerin korunmasının söz konusu olduğu durumlarda, özellikle de bu verilerin polis tarafından kullanılması halinde, daha da önem kazandığını, verilerin saklanma amaçlarına uygun ve aşırı olmamalarını ve verilerin saklanma amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulmamalarına olanak tanıyan ve ilgili kişinin tespitini sağlayan bir biçimde muhafaza edilmelerinin temininin gerektiğini” vurgulamıştır.

20. Kişisel verilerin Polis tarafından kullanılması nedeniyle AİHM’ e yapılan başvurularda; Mahkeme, söz konusu verilerin saklanma amaçlarına uygun olarak ve kaydedilme amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulup tutulmadığı, verilerin gizlilik koşullarına uygun olarak muhafaza edilip edilmediği ve verilerin silinmesine ilişkin usul güvencelerinin bulunup bulunmadığı hususlarını dikkate almaktadır.

21. Somut olay nezdinde; Belge Yönetimi ve Koordinasyon Daire Başkanlığı “Aidiyet 97_A” tablosunda; “(017) Nezarethane Defterlerinin saklama süresinin 40 yıl olarak belirtildiği tespit edilmiştir.

22. Kişisel verilerin işlenmesi halinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve bu verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları ortaya koyan 24/03/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yapılan incelemede;

22.1 Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilginin kişisel veri olarak

tanımlandığı Kanuna göre başvuruya konu nezarethane bilgilerinin özel nitelikli kişisel veri niteliğinde olduğu, ancak 6698 sayılı Kanunun uygulanmayacağı hususlara değinen “İstisnalar” başlıklı 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendinde; kişisel verilerin, millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbarı faaliyetler kapsamında işlenmesinin Kanunun kapsamında yer almadığı açıkça belirtildiğinden başvuruya konu kaydın kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını düzenleyen

6698 sayılı Kanun kapsamında bir ihlale yol açmadığı anlaşılmaktadır.

23. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın nezarethane bilgilerinin AİHM ve

Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlandığı, öngörülebilirliğin sağlandığı ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını düzenleyen 6698 sayılı Kanun kapsamında bir ihlale yol açmadığı herhangi bir hak ihlali bulunduğu iddiası gündeme geldiğinde söz konusu kayıtların ihlalin tespitinde çok önemli bir rol oynayacağı da dikkate alındığında; idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet

Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

25. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiş; Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da Kurumun inceleme ve araştırmasını, şikâyet başvuru tarihinden itibaren, altı ay içinde sonuçlandıramaması halinde durumun gerekçesiyle birlikte şikâyetçiye tebliğ edileceği ve durmuş olan dava açma süresinin tebliğden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu şikayetçiye 18/07/2021 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi