|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacı polis memurunun 10.12.2016 tarihinde İstanbul’da bir terör saldırısı sonucu yaralanması ve bu yaralanmanın ardından davalı Kurum tarafından maluliyetinin reddedilmesi üzerine kurulmuştur. Davacı, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği ve 5510 sayılı Kanun çerçevesinde vazife malulü sayılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının yaralanmasının görev kaynaklı olduğuna ve maluliyetinin tespitine karar vermiştir. Ancak, davalı Kurum vekili bu karara itiraz ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının durumunu değerlendirirken Adli Tıp Kurumu raporunu dikkate almış ve davacının sağlık durumunun Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğunu belirlemiştir. Mahkeme, davacının talebinin haklı olduğunu ve ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden bir hata bulunmadığını tespit ederek istinaf başvurusunu reddetmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvurusu da reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Bu durum, kamu görevlilerinin görevleri sırasında maruz kaldıkları zararların tazmini ve maluliyet durumlarının tespiti açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/6216 E. , 2024/6473 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/7 E., 2024/877 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/272 E., 2023/420 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili polis memurunun İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görev yapmakta iken 10.12.2016 tarihinde akşam saat 22:30 sıralarında İstanbul’da Beşiktaş ile Bursaspor Kulubü arasında oynanan futbol müsabakası bitiminde tarafların güvenli bir şekilde dağılmalarının sağlandığı sırada terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen bombalı saldırıda vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığını, davalı Kurumun aktif polislik yapıp yapamayacağı tespiti de dahil tekrar rapor istemesi üzerine Sağlık Bakanlığı İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu raporu ile sakatlıkların Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği (ETSŞY)KBB:C-1, ORTOPEDİ:B-4 dilimlerine girdiği, raporu verildiğini, davalı Kurum, 21.03.2018 tarihli yazısında raporundaki rahatsızlığın 10.12.2016 tarihli olaydaki yaralanmanın devamı olduğunu, malul olmadığını vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına karar verildiği, müvekkilinin rahatsızlıklarının görev kaynaklı olduğu tespit edilmiş olup, davalı Kurum ile aralarında sadece malul olmadığı noktasında anlaşmazlık bulunduğunu, müvekkili hakkında görev kaynaklı sakatlığı sebebiyle 5510 sayılı Kanun ve Emniyet Teşkilat Sağlık Şartları Yönetmeliğinin vazife malullüğü ve idari polislik başlıklı 17 inci maddesi hükümleri çerçevesinde malul olduğunun tespitiyle davalı Kurum işleminin iptal edilerek vazife malulü kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre gibi itirazları ile zamanaşımı defi yapılmış sayılarak haksız açılan davanın reddine, aksi takdirde Kurum içi yazışmalar neticelendikten sonra sunacakları esasa ilişkin ek savunmadan sonra esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… toplanan deliler ve dosya kapsamından dosya kapsamı, toplanan deliller ve ATK raporları birlikte değerlendirildiğinde davacının polis memuru olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görev yapmakta iken 10.12.2016 tarihinde akşam saat 22:30 sıralarında İstanbul’da Beşiktaş ile Bursa Spor Kulübü arasında oynanan futbol müsabakası bitiminde tarafları güvenli bir şekilde dağılmalarının sağlandığı sırada terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen bombalı saldırıda vücudunun çeşitli yerinden yaralandığı, vazife malulü sayılması için davalı Kuruma yapılan başvurunun reddedildiği ve davacının 5510 sayılı Kanun’un 25,47 nci maddeleri uyarınca vazife malulü sayılması için iş bu davayı açtığı, Kurum kayıtlarının ve özlük dosyasının dosya arasına alındığı, rapor alınmak üzere dosyasının Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kuruluna gönderildiği, gelen raporda da davacının E cetveline göre %17,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, Emniyet Teşkilat Şartları Sağlık Yönetmeliğine göre III-KBB: C diliminin 1 inci maddesine, VI-Ortopedi: B diliminin 4 üncü maddesine uyduğuna karar verildiği, 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesine göre 25 inci maddede belirtilen malullüğün sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerinde görevlendirildikleri her hangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü denileceğinin hüküm altına alındığı, Mahkememizin 2018/177 Esas, 2021/348 Karar sayılı ve 23.11.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesine göre vazife malulu sayılması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verildiği, istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine mahkememiz kararının Ankara 11. Hukuk Dairesinin 2022/196 Esas 2023/1271 Karar sayılı ve 15.06.2023 tarihli kararı ile kaldırıldığı bozma sonrası yapılan yargılamada davacı vekilinin 02.11.2023 tarihli duruşmada açılan dava ile asıl taleplerinin davacını maluliyetinin vazife başında meydana geldiği bu nedenle Emniyet Teşkilatı Sağlık Yönetmeliğinin 17 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesine yönelik olduğunun ifade edildiği, az faal çalışmasına karar verilen personelin birimlerindeki faal ve faal olmayan görev ayrımı/tanımı birim amirince ve Personel Dairesi Başkanlığınca yapılır.”; madde 17 de ise ,” (1) Emniyet Teşkilatında bütün hizmet sınıflarında görev yapan personelden; görevleri sırasında veya görevlerinden dolayı uğradıkları kaza veya saldırı sebebiyle ya da görevin sebep ve tesiri ile yaralanan veya sakat kalanlar ile Emniyet Teşkilatında bütün hizmet sınıflarında görev yapmakta iken fiili askerlik görevini ifa etmek üzere aylıksız izne ayrılanlardan, askerlik hizmetini ifa ederken görevin sebep ve tesiri ile yaralanan veya sakat kalan personelin tedavileri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105 inci maddesi hükümlerine göre sağlanır. Bu kapsamdaki personelin vazife malullüğü talebi olması durumunda; bu yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde alınmış olan son durum ve dilim belirtir sağlık kurulu raporları ile birlikte tüm sağlık dosyaları sağlık komisyonunca incelenir. Bütün hizmet sınıfları için C, D ve E dilimi sağlık şartlarını taşıyanların sağlık dosyaları, değerlendirilmek ve karara bağlanmak üzere Personel Dairesi Başkanlığı aracılığı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilir. … tarafından vazife malullüğüne karar verilenlerden, vazife malulü olarak çalışmaya devam edenler birimlerinin faal görevleri dışında kalan diğer görevlerde sivil olarak çalıştırılır. Sosyal Güvenlik Kurumunca vazife malullüğü ile birlikte vazife malulü olarak çalışmaya devam edebileceğine karar verilenlerin talepleri halinde; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personel idari polisliğe veya durumlarına uygun kadrolara, Emniyet Hizmetleri Sınıfı harici diğer hizmet sınıflarındaki personel ise durumlarına uygun kadrolara Genel Müdür onayı ile aktarılırlar. Psikiyatrik hastalıklar açısından D dilim sağlık şartlarını, tüm branşlar için E dilimi sağlık şartlarını taşıyan Emniyet Hizmetleri Sınıfı personel idari polisliğe aktarılamaz.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olayımızda olay tarihinde İstanbul’da polis memuru olarak çalışan davacının futbol müsabakasında güvenliği sağlamak amacıyla görevlendirildiği ve görevi esnasında gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaralandığı, dosyaya sunulan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun 15.06.2017 tarihli ve 2017/749 karar no.lu kararında 10.12.2016 tarihinde meydana gelen terör saldırısında yaralanan mensuplara 2330 sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği ve listede davacının isminin de yer aldığı, dosyada alınan Adli Tıp 2. Üst Kurulunun raporuna göre davacının maluliyetinin Emniyet Teşkilat şartları Sağlık Yönetmeliğine göre lll-KBB C diliminin 1 inci maddesine, Vl- ortapeti B diliminin 4 üncü maddesine uyduğuna oy birliği ile karar verildiği, davacının maluliyetinin Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmelinin 17 nci maddesi kapsamında C dilimine uygun olduğu anlaşılmakla, davacının kabulüne karar verildiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “… Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 17.06.2021 tarihli raporda “…Mevcut belegelere ve Kurulumuz muayene bulgularına göre … oğlu, 1991 doğumlu …’un 10.12.2016 tarihinde maruz kaldığı terör saldırısı sonucu meydana gelen yaralanması nedeniyle:
Sorulduğu üzere olay tarihinde yürürlükte olan 04.08.2003 tarih ve 25189 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Teşkilat Şartları Sağlık Yönetmeliğine göre III-KBB: C diliminin 1 inci maddesine, VI-Ortopedi: B diliminin 4 üncü maddesine uyduğu oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının talebi açıklattırılarak talebinin Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin 17 nci maddesi uyarınca vazife malullüğü hakkında değerlendirme yapılmasına yönelik olduğu belirlenmiş olup, Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 17.06.2021 tarihli raporda davacının durumunun Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği hükümlerine göre; “III-KBB: C diliminin 1 inci maddesine, VI-Ortopedi: B diliminin 4 üncü maddesine uyduğu” bildirilmiş olması nedeniyle Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali ile tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371’inci, 5510 sayılı Kanun’un 25, 47, 58, 95 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.