onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının iptali ve yersiz ödemelerin iadesi talebi üzerinedir. Davacı, 01.10.2015 tarihinden itibaren vergi indirimine dayalı yaşlılık aylığı aldığını, ancak yapılan kontrol muayenesi sonucu engel oranının %20 olarak tespit edilmesiyle aylığının durdurulduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, davacının engel durumunun %40’ın altında olduğu ve dolayısıyla yaşlılık aylığının bağlanması için gerekli şartların sağlanmadığı sonucuna vararak asıl davayı reddetmiştir.

Mahkeme, davacının engel oranının tespitinde kullanılan raporların geçerliliğini ve usulüne uygunluğunu değerlendirirken, engellilik oranının hangi tarihlerde değiştiğini belirlemeden eksik inceleme ile hüküm kurmuştur. 506 sayılı Kanun’un 60/C-b maddesi uyarınca, sakatlık indiriminden yararlanma koşullarının denetlenmesi gerektiği vurgulanmış, bu nedenle davanın yeniden incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Sonuç olarak, Mahkeme, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş ve eksik araştırma ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu bağlamda, davacının engellilik oranının hangi tarihte %40’ın altında kaldığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/9506 E.  ,  2024/12802 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/2711 E., 2024/890 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2019/405 E., 2021/106 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 01.10.2015 tarihinden itibaren vergi indirimine dayalı yaşlılık aylığı bağlandığını, yaşlılık aylığının kontrole tabi olmaksızın bağlandığını, yapılan kontrol muayenesi sonucu %20 engel oranı tespit edildiğini, buna bağlı olarak müvekkilinin yaşlılık aylığının 26.03.2019 tarihi itibariyle durdurulduğunu belirterek 14.11.2019 tarihli maaşın kesildiğine ilişkin Kurum işleminin iptaline, müvekkilinin 30.10.2019 tarih, 16599379 varide sayılı yazı ile 30.754,46 TL yersiz aylık ve 963 takip no.lu yazıyla da 4.000 TL yersiz bayram ikramiyesi ödemeleri nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    Birleşen davalarda davacı Kurum vekili dava dilekçelerinde; yersiz ödendiği tespit edilen 30.754,46 TL’nin 4.000 TL bayram ikramiyesinin tahsilini istemiştir.
    II. CEVAP
    Davalı/birleşen davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı/birleşen davalı vekili temyiz dilekçesinde:
    a. Müvekkilinin vergi indiriminden yararlanmasına dayanak raporun 13.03.2015 tarihine ait olduğunu ve davacıya kısmi maluliyete dayalı aylıkların bu rapora göre bağlandığını
    b-İlk rapor tarihindeki bulguların var olup olmadığının, sonradan değişip değişmediğinin, iyileşme olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca net olarak tespit edilmediğini,
    c- Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporunun eksik kaldığı ve raporun davacının maluliyetini tespite yeterli olmadığını, eksiklik giderilmeden ve davacının maluliyet durumuna ilişkin rapor teşekkül ettirilmeden, eksik bulguya dayalı rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
    d-Asıl dava ve birleşen davalar ile davalı Kurumun davacının 26.03.2018-26.10.2019 tarihleri arasındaki engellilik oranının %40’ın altında olduğundan bahisle anılan dönem yönünden davacıya ödenen yaşlılık aylıklarının ve ikramiyesinin iadesini talep ettiğini, bu nedenle davacının maaş bağlandığı tarihten itibaren dönem içerisinde davacının engellilik oranının %40’ın altında olup olmadığı ve davacının birleşen davalı engellilik oranının hangi tarihte %40’ın üzerinde olduğunun belirlenmesi gerektiğini, e-Eksik rapora dayalı eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen davalar ise alacak istemine ilişkindir.
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2.Somut olayda; Konya Numune Hastanesi arafından düzenlenen 13.03.2015 tarihli Sağlık Kurulu Raporunun Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu adı geçenin çalışma gücünün %40’ını kaybettiğine karar verildiği bildirilmiştir. Bu nedenle adı geçenin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31 inci maddesine göre başvuru tarihinden (31.03.2015) itibaren 3 üncü derece engelliler için uygulanan engellilik indirimden faydalandırılması gerekmektedir kararı ve 05.10.2015 tahsis talebine istinaden davacıya 01.11.2015 tarihinden geçerli aylık bağlandığı, söz konusu aylığının, yapılan kontrol muayenesi sonucu Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 15.03.2017 tarih ve 4272836 sayılı raporla davacının engelilik oranının %10 olduğunun tespiti üzerine, ilgilinin yaşlılık aylığının bağlandığı tarihten itibaren iptali yoluna gidildiği, Mahkemece; SGK Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 24.02.2020 tarih ve 2019/3602 sayılı rapora göre davacının özürlülük oranın %20 olarak tespitinin yapıldığı, yine Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan 25.01.2021 tarihli rapora göre davacının 30.03.2013 tarih, 28603 Resmi Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %20 (yüzdeyirmi) olduğunun tespit edildiği, bu bağlamda davacı yönünden davalı kurumca yapılan işlem ve eylemlerin usul ve yasaya uygun olduğunun kabulü ile asıl davanın reddine karar verilmiştir.
    3.506 sayılı Kanun’un aylık bağlandığı tarihte yürürlükte olan şekli ile 60/C-b maddesi, “Sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olan sigortalıların yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacaklarını” öngörmekte olup, bu koşulların başında ise öncelikle ve özellikle “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arzetmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise, 199 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 3239 sayılı Kanun’la değişik 31/2 maddesine göre, sakatlık indiriminden yararlanmak için yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporla Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına, yine, idarece karar verilmektedir.
    Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Kanun’un 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması da, yasal bir gereklilik olmaktadır.
    506 sayılı Kanun’un bahsi geçen 60/C-b maddesinde, 4958 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle yapılan değişiklik ile “sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanılması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı almakta olanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulurlar” hükmü getirilmiş bulunmakla, bu gibilerin sakatlık indiriminden yararlanma koşullarını muhafaza edip etmediklerinin Kurum tarafından denetlenmesine ve değerlendirilmesine olanak tanınmıştır. Böylece, kendilerine daha önce, anılan 60/C-b maddesine dayalı olarak yaşlılık aylığı bağlanmış olanlar için, sonradan değişen durum nedeniyle bu aşamada, yasa koyucu tarafından anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle, konunun 506 sayılı Kanun çerçevesinde çözümlenmesi amaçlanmış olmakla, ön mesele olarak karşımıza çıkan Maliye Bakanlığınca sakatlık indiriminden yararlanmaya ilişkin ilk kararın idari yoldan kaldırtılmasına (iptaline) de gerek kalmaksızın; bu çevrede sigortalı ile Kurum arasında çıkan benzeri ihtilafların idari yargı yerinde değil, iş mahkemeleri bünyesinde görülerek çözüme kavuşturulması olanaklı … gelmiş bulunmakla; mahkemenin, davaya bakmış olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ancak, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş; davada 01.10.2015-26.03.2019 arası yersiz aylık borcu nedeniyle borçlu bulunmadığının da tespiti istenmiş olması karşısında başta geçerli bulunan %40 engellilik oranına ilişkin şartın hangi tarih itibariyle yitirildiği, diğer bir söylemle hakem hastanesi … Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından verilen raporlardaki düşme ile %20 engellilik oranının hangi tarih itibariyle bu orana azalma kaydı gösterdiği belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
    Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    VI. KARAR
    Açıklanan .sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek temyiz eden hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.