|
ÖZET: Başvuran, annesinin ağır engelli olması ve sürekli bakım gerektirmesi nedeniyle Aydın iline tayin talebinde bulunmuştur. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, başvuranın annesine bakmakla yükümlü olmadığını belirterek tayin talebini reddetmiştir. Ancak, başvuranın annesinin sağlık durumu ve bakım ihtiyacı göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın bu yükümlülüğü yerine getirebilmesi için tayin edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır.
Danıştay, başvuranın annesinin sağlık mazereti ve engellilik durumu nedeniyle yer değiştirme talebinin kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Annenin sosyal güvencesinin bulunması, başvuranın bakım yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; dolayısıyla, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi ve hakkaniyet ilkesinin korunması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın Aydın iline atanması yönünde tavsiye kararı verilmiş, bu kararın uygulanması için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bildirimde bulunulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu durum, sosyal devlet anlayışının ve insan haklarının bir gereği olarak değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/87738-S.20.95580
BAŞVURU NO : 2020/67298
KARAR TARİHİ : 16/11/2020
TAVSİYE KARARI
Adres:
AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın annesinin sağlık mazereti ve engellilik durumu nedeniyle yer değiştirme suretiyle atanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 09/06/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran , halen Kırıkkale Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde Sosyolog unvanıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak görev yapmakta olduğunu, ailesinin Aydın ilinde iki yaşlı insan olarak ikamet etmekte olduklarını, babasının yetmiş, annesinin altmış beş yaşında olduğunu, emekli öğretmen olan annesinin yüzde 71 oranında ağır engelli Parkinson hastası olduğunu, devamlı bakım ve gözetim altında bulundurulması gerektiğini, engelli yakını memurların tayin taleplerinin yerine getirilmesinin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili mevzuatında öngörüldüğünü, ancak Bakanlık tarafından annesinin emekli olması ve kendisinin annesine bakmakla yükümlü olmaması gerekçe gösterilerek Aydın iline tayin müracaatının reddedildiğini ve kendisinden Sosyal Güvenlik Kurumundan annesine bakmakla yükümlü olduğuna dair belge istendiğini belirterek Sosyal Devlet olmanın ve hakkaniyet ilkesinin bir gereği olarak ve engelli annesine evlatlık vazifesini yerine getirebilmesi için annesinin yaşadığı yerde bulunan Aydın Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne tayininin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 24/06/2020 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına
cevaben gönderilen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 17/07/2020 tarihli ve
02 sayılı yazısında özetle;
2.1) Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Sağlık
mazeretine bağlı yer değişikliği” başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Memurun sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi gerekir.” hükmünün bulunduğu,
2.2) Aynı yönetmeliğin “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3 üncü
maddesinde; “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir.” hükmünün yer aldığı,
2.3) Diğer taraftan konu hakkında mülga Devlet Personel Başkanlığının 01/07/2015 tarihli ve
4509 sayılı görüşünde; “Devlet memurunun çocuğunun, annesinin veya babasının “bakmakla
yükümlü olduğu kişi” kapsamında bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin belgenin Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilmesi gerektiği”nin mütalaa edildiği,
2.4) Annesi ağır engelli olan fakat görüşte belirtildiği üzere bakmakla yükümlü olduğuna dair
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından alınan bir belge sunmayan ilgilinin talebi hakkında işlem tesis edilemediği hususunun Kırıkkale İl Müdürlüğü aracılığı ile kendisine bildirildiği, annesine bakmakla yükümlü olduğuna ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından alınacak belgeyi sunması halinde talep ettiği ile atamasının yeniden değerlendirilebileceği, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın
3.1) “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
3.2) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.3) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde;
“Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”
3.4) “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinin üçüncü
fıkrasında;
“Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler”
3.5) “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde;
“Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”
3.6) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.7) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler”
başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”
4) 06/04/1949 tarihli ve 9119 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 27/05/1949
tarihli ve 7217 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İnsan Hakları Evrensel
Beyannamesi’nin
4.1) 3 üncü maddesinde; “Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.”
4.2) 25 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı
için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.”
5) 22/03/2007 tarihli ve 11907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek,
09/04/2007 tarihli ve 26488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan (Gözden Geçirilmiş)
Avrupa Sosyal Şartı’nın 11 inci maddesinde;
“Herkes, ulaşılabilecek en yüksek sağlık düzeyinden yararlanmasını mümkün kılacak her türlü önlemden yararlanma hakkına sahiptir.”
6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
7) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Hastalık ve refakat izni:” başlıklı 105 inci
maddesinin son fıkrasında;
“Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir.
Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.”
8) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun
8.1)“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir”
8.2) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde;
“Bakmakla yükümlü olduğu kişi: 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci, sekizinci ve onikinci fıkralarının dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan;… c) Geçiminin genel sağlık sigortalısı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını, ifade eder.”
9) 25/06/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet
Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin
9.1) “Sağlık Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı 13 üncü maddesinde;
“Memurun sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi gerekir.
Sağlık mazeretine dayalı olarak yapılacak yer değişikliğinde memur aynı hizmet bölgesi içinde başka bir hizmet alanına, bu şekilde mazeretin karşılanamaması halinde ise başka bir hizmet bölgesinde kurumca ihtiyaç duyulan ve mazeretinin karşılanabileceği bir hizmet alanına atanabilir.”
9.2) “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3 üncü maddesinde;
“İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir.
idi https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden f401-4469-ef6a kodu ile yapılabilir.
Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz.
Memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran, Kırıkkale Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde Sosyolog
unvanıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak görev yapmakta olduğunu, ailesinin Aydın ilinde iki yaşlı insan olarak ikamet etmekte olduklarını, babasının yetmiş, annesinin altmış beş yaşında olduğunu, emekli öğretmen olan annesinin yüzde 71 oranında ağır engelli Parkinson hastası olduğunu, devamlı bakım ve gözetim altında bulundurulması gerektiğini belirterek engelli annesine evlatlık vazifesini yerine getirebilmesi için annesinin yaşadığı yerde bulunan Aydın
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne tayininin yapılması talebiyle Kurumumuza başvurmuştur.
12) İdare cevabi yazısında özetle, devlet memurlarının sağlık mazeretine ve engellilik
durumuna bağlı yer değişikliğinin hangi hallerde gerçekleştirilebileceğinin Devlet
Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 13 üncü ve Ek 3 üncü maddelerinde düzenlendiğini, başvuranın annesine ilgili mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğunu belgelendiremediği gerekçesiyle Aydın iline nakil talebi hakkında işlem tesis edilemediği ifade edilmiştir.
13) Uyuşmazlığın çözümü için başvuranın annesinin yüzde 71 oranında engelli ve Parkinson
hastalığının olduğu, ancak 5510 sayılı Kanun uyarınca kendi sigortalılığı nedeniyle emekli olan annesine ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bakmakla yükümlü olup olmadığının tespiti gerekmektedir. İdare başvuranın annesinin sosyal güvencesi olduğu için başvuranın annesine bakmakla yükümlü olmadığına karar vermiştir.
14) Başvuran başvuru dilekçesinde ve telefon görüşmelerinde, annesinin babası ile birlikte
yaşadığını ancak babasının yetmiş yaşında olması sebebiyle annesinin bakım ve gözetimini tek başına sağlayamadığını, anne ve babasının uzun süredir Aydın ilinde yaşamakta olduklarını, annesinin ileri seviyede Parkinson hastalığı nedeniyle başka bir ile taşınmasının ve oraya uyum sağlayarak tedavisini sürdürmesinin mümkün olmadığını, annesinin sosyal güvenlik bakımından güvencesi olmasına rağmen fiziksel bakıma muhtaç olduğunu, kardeşinin İzmir ilinde Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğünde Taşınmazlar Başmühendisliği emrinde Mühendis (Harita Kadastro Mühendisi) olarak görev yapmakta olduğunu, ancak Bölge
Müdürlüğünün 04/11/2020 tarihli ve sayılı yazısı uyarınca Aydın İl Sınırları içerisinde bulunan Aydın 28. Şube Şefliği pozisyon şemasında Harita Mühendisi kadrosu bulunmadığından kardeşinin burada çalışma imkânının bulunmadığını, bununla birlikte kendisinin Kırıkkale Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı olarak yaklaşık iki yıllık bir süre ile Sosyolog kadro unvanıyla çalışmakta olduğunu, Aydın Aile, Çalışma ve
Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde kadro unvanına uygun pozisyon bulunduğundan Bakanlık tarafından burada görevlendirilme imkânının olduğunu, dolayısıyla iki kardeş arasından durumu uygun olan evlat olarak kendisinin refakatinin şart olduğunu, annesine karsı ailevi sorumluluğunun bulunduğunu ve bunun gereğini yapmak istediğini ifade etmiş ve ilgili evrakları Kurumumuza göndermiştir.
15) Bilindiği üzere, Devletimizin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; “insan
haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır. (Bakınız, Danıştay 2. Dairesinin 29/04/2009 tarihli ve E:2009/1338, K:2009/1799 sayılı kararı)
16) Diğer yandan, Anayasamızın 17 nci maddesinde; herkesin, yaşama, maddi ve manevi
varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu hükme bağlanmıştır. Kişinin yaşama hakkı, maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklarından olup, devletlere pozitif ve negatif yükümlülük yükleyen haklardandır. Yaşama hakkı, yalnızca yaşamını sürdürmek anlamında değil, “sağlıklı yaşama hakkı”na sahip olmak anlamındadır. İşte bu nedenle kişilerin sağlıklı olma hakkı kamusal korumaya tabidir (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 10/04/2013 tarihli ve
E:2012/2606, K:2013/1271 sayılı kararı). Bu niteliğinden ötürü sağlık hakkı, günümüzde sosyal devlet ilkesinin bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Bu çerçevede sosyal devlet, bütün vatandaşlarını hastalıklar dahil çeşitli risklere karşı korumak ve bu amaç için gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür.
17) Anayasa Mahkemesinin 16/07/2010 tarihli ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararında da,
kişinin sahip olduğu hak ve hürriyetlerin önem dereceleri göz önünde bulundurularak
Anayasa’da yer aldığını, kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilmelerinin mutlu ve huzurlu olabilmelerinin başlıca şartının ihtiyaç duydukları anda sağlık hizmetlerine ulaşıp bu hizmetlerden yararlanabilmeleri olduğu, sağlık hizmetlerinin doğrudan yaşam hakkıyla ilgili olması nedeniyle diğer kamu hizmetlerinden farklı olduğu, insan sağlığının, mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez bir özelliğe sahip olduğu hükmüne yer verilmiştir.
18) Anayasamız, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa Sosyal Şartı gibi taraf
olduğumuz diğer uluslararası sözleşmelerle yaşama hakkı ve onun doğal uzantısı sağlık hakkını korumak için ikincil mevzuatta da gerekli düzenlemeler yapılmıştır. 657 sayılı
Kanunun 105 inci maddesinde, memura herhangi bir sınırlama olmaksızın ana, baba, eş ve çocuklarının tedavisi uzun süren bir hastalığa (somut olayımızda Parkinson hastalığı)
yakalanması halinde, bu halin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar ücretli düzenlenen hastalık ve refakat izni verilmesi ve gerektiğinde bu sürenin bir katına kadar uzatılması düzenlenmiştir. Yine, Devlet
Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte, yaşama hakkının bir yansıması olan sağlık hakkı çerçevesinde, sadece memurların kendilerinin değil, eşlerinin, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşlerinin sağlık durumları nedeniyle yer değiştirmelerine olanak veren hükümlere yer verilmiştir. Bu suretle, kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütmeleri amaçlanmıştır.
19) İlgili mevzuat hükümleri ve yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde; (İdare tarafından Aydın
ilinde başvuranın durumuna uygun boş pozisyon bulunmadığı yönünde bir açıklama yapılmadığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda), başvuranın annesinin 5510 sayılı
Kanun hükümlerine göre sosyal güvencesi olmasa idi başvuranın yer değiştirme suretiyle
Aydın iline atanabilmesi mümkün olabilecekti. Bilindiği üzere, hakkaniyet nihai amaç olan adalete ulaşmak için kullanılan bir araçtır. Bir hukuk kuralının somut olaya uygulanmasında ortaya çıkan sonucun adil olmasını amaçlar. Düzenleyici hukuk kuralına uygun olarak tesis edilen işlem, özünde hukuka uygun olmasına karşın, somut olayda hakkaniyete aykırı sonuçlar doğabilir. Bu açıklamalar çerçevesinde, başvurana fiziksel bakıma muhtaç annesinin 5510 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde emekli aylığı alıyor olması ve sağlık sigortası hükümlerinden yararlanabiliyor olması nedeniyle nakil hakkı tanınmamasının somut olay açısından hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
20) Özetle, başvuranın Aydın ilinde ikamet eden yüzde 71 oranında ağır engelli Parkinson
hastası olan annesinin yaşam hakkı ve sağlık hakkının korunması, bu kapsamda telafisi güç ve imkânsız zararların önlenmesi, ayrıca başvuranın babasının yetmiş yaşında olması sebebiyle tek başına annesinin bakımını üstlenememesi gerçeği, başvuranın annesinin ileri derecedeki Parkinson hastalığı sebebiyle başka bir ile taşınması ve tedavisini orada sürdürmesinin mümkün olmaması, başvuranın kardeşinin İzmir ilinde Karayolları Genel
Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğünde Taşınmazlar Başmühendisliği emrinde Mühendis (Harita
Kadastro Mühendisi) olarak görev yaptığı anlaşılmakla birlikte 2. Bölge Müdürlüğünün Aydın ilinde Harita Mühendisi kadrosunun bulunmaması sebebiyle başvuranın kardeşinin Aydın ilinde görevlendirilme imkânının bulunmaması, bununla birlikte başvuranın halihazırda
Kırıkkale Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı olarak yaklaşık iki yıldır
Sosyolog unvanıyla görev yaptığı, buna mukabil başvuranın görev yaptığı kadro unvanına uygun olacak şekilde Aydın Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde görevlendirilebileceği ve başvuranın annesine karşı ailevi sorumluluklarını yerine getirebilmesine imkân tanınması hususları da göz önünde bulundurulduğunda, hakkaniyet ilkesi ve sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, başvuranın mağduriyetinin acilen giderilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
21) Ayrıca, Kurumumuza yapılmış bulunan 09/12/2017 tarihli ve numaralı
başvuru kapsamında ağır hasta olan babasının 5510 sayılı Kanun uyarınca sigortalılığı nedeniyle emekli olan babasına ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bakmakla yükümlü olduğuna ilişkin belge sunamayan başvuranın babasının sağlık mazereti nedeniyle yer değiştirme suretiyle atanma talebi ile ilgili olarak Kurumumuzca verilmiş 30/03/2018 tarihli Tavsiye
Kararında; “başvuranın babasının yaşam hakkı ve sağlık hakkının korunması, bu kapsamda telafisi güç ve imkansız zararların önlenmesi, ayrıca annesinin tek başına bakıma muhtaç durumda olan iki kişinin (babası ve teyzesi) bakımını üstlenememesi gerçeği ve ilaveten bir evladın babasına karşı ailevi sorumluluklarını yerine getirebilmesine imkan tanınması hususları da göz önünde bulundurulduğunda, hakkaniyet ilkesi ve sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, başvuranın mağduriyetinin acilen giderilmesi gerektiği” açıklamaları yapılarak başvuranın sağlık sebebine bağlı kurum içi yer değişikliği talebi kabul edilerek İzmir iline atanmasının yapılması hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulduğu tespit edilmiştir.
22) Tüm bu açıklamalar, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve Kurumumuza
09/12/2017 tarihinde yapılmış bulunan numaralı başvuruya verilmiş olan 30/03/2018 tarihli emsal Tavsiye Kararı birlikte değerlendirildiğinde; insan yaşamının kutsallığının bir yansıması olan sağlık hakkı konusundaki Anayasa hükümleri ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde yer alan taahhütler çerçevesinde, sosyal devlet olmanın ve hakkaniyet ilkesinin bir gereği olarak, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi gerektiği değerlendirildiğinden; başvuranın atamasının, annesinin sağlık mazereti süresince, Aydın iline yapılması yönünde tavsiye kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
23) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ İLE;
Başvuranın annesinin sağlık mazereti ve engellilik durumuna bağlı kurum içi yer değişikliği talebi kabul edilerek Aydın iline atanmasının yapılması hususunda AİLE, ÇALIŞMA VE
SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, AİLE, ÇALIŞMA VE
SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin veya eylemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER
BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi