| ÖZET: Başvuran, engelli aylığı talep etmekte ve ikametinin Kırıkkale iline alınmasını istemektedir. Başvurusu, engelli aylığı verilmesi ve ikamet değişikliği talepleri olarak iki ana başlık altında incelenmiştir. Engelli aylığı talebi, Anayasa’nın belirlilik ilkesine dayanarak değerlendirildiğinde, yasal düzenlemelerin açık ve anlaşılır olması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın hane gelirinin muhtaçlık sınırının üzerinde olması nedeniyle, engelli aylığı talebi reddedilmiştir. Ayrıca, cezaevinde bulunmanın yeni bir yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmadığı belirtilerek, ikamet değişikliği talebi de hukuka uygun bulunmamıştır. Bu nedenle, başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir. Engellilerin haklarının korunmasına yönelik uluslararası sözleşmeler ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki düzenlemeler, başvuranın durumunun değerlendirilmesinde dikkate alınmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/918-S.23.1615
BAŞVURU NO : 2022/12282
KARAR TARİHİ : 23/01/2023
RET KARARI
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın engelli aylığı talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda; başvuran özetle, %45 oranında engelli olduğunu, bakım ücreti alabilmek için engelli raporu alarak
Kırıkkale SYDV’ye başvuru yaptığını, ikameti Kırıkkale olmadığı için bakım ücreti alamadığını, ikametini
Kırıkkale’ye taşımasını ya da ikamet ettiği ildeki SYDV’ye başvuruda bulunması hakkında bilgilendirildiğini, Kırıkkale İl Nüfus Müdürlüğüne başvurduğunu ancak cezaevine ikametini almadıklarını, 2015 yılından beri cezaevinde kaldığını, Düzce ili SYDV’ye başvuru yaptığını ancak kardeşinin asgari ücreti gerekçe gösterilerek bakım ücreti bağlanmadığını, oysa kardeşinin üç kişi kaldığını kendisi ile beraber 4 kişi olduğunu ifade ederek bakım ücreti alabilmek adına ikametinin Kırıkkale iline alınmasını ya da Düzce SYDV tarafından kendisine bakım ücreti verilmesini talep etmektedir.
1.1. Şikayet başvurusunun ek evraklarının incelenmesinden, başvuranın 24/09/2021 tarihli ve %45 engel oranlı Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinden alınan Erişkinler için Engellilik Sağlık Raporu bulunduğu tespit edilmiştir.
1.2. Ayrıca; Kırıkkale SYDV’nin 22/06/2022 tarih ve sayılı yazısında; “…yapılan incelemede şahsın ikamet ve vakıf kaydının Düzce ili Merkez ilçesinde olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca yazınız ekinde yer alan Merkez Nüfus İlçe Müdürlüğü’nün yazısından anlaşıldığı üzere şahsın diğer adresinin Hacılar-Kırıkkale olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında yapılan her türlü işlem Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (BSYBS) üzerinden gerçekleştirilmektedir.
Bu sistemde sadece ilgili vakıfların sınırları içerisinde ikamet kayıtları olan kişilerin bilgilerine erişim
/
sağlanmakta ve yardım taleplerine ait iş ve işlemler gerçekleştirilebilmektedir. Bütünleşik Sistem
MERNİS kayıtlarında kişilerin diğer adreslerine erişim sağlayamamaktadır. Bu nedenle Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV)’nda yapılan işlemler için başvuran kişinin Adrese Dayalı
Nüfus Kayıt Sisteminde kayıtlı ikametgâh adresinin ilgili ilçede olması gerekmekte olup, Vakıf
Başkanlığımız tarafından Kırıkkale İli Merkez İlçede ikamet eden vatandaşların işlemleri yapılmaktadır, Başka ilçe merkezi sınırları içerisinde bulunan cezaevindeki hükümlü/tutukluların taleplerinin Adrese
Dayalı Nüfus Kayıt Sistemindeki ikamet kayıtlarının içinde bulunduğu ilçenin (Düzce – Merkez) SYDV’na veya şahsın ikamet kaydının bulunduğu cezaevine (Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu – Hacılar) yaptırdıktan sonra cezaevinin yer aldığı ilçedeki (Kırıkkale) SYDV’na
Veli/Vasi/Vekil/Cezaevi Yönetimi aracılığı ile müracaat etmeleri gerekmektedir. Eğer ikamet kaydını
Hacılar/KIRIKKALE adresine aldırmak mümkün değilse, şahsın aynı belgeler ile ikamet adres kaydı ve vakıf dosya kaydının olduğu Düzce Merkez İlçe SYDV’na başvuru yapması gerekmektedir.” Belirtildiği tespit edilmiştir.
1.3. Kırıkkale Valiliği Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün 19/04/2022 tarih ve sayılı yazısında; “…Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Müdürlüğünün ilgi (b) sayılı yazısı ekinde gönderilen T.C. kimlik numaralı ilgi (a) sayılı dilekçe ile adresinin Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu Müdürlüğüne alınmasını istemektedir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 22. maddesinde ‘Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma yada eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz’ yine Adres Kayıt Sistemi Uygulama
Yönergesinin 7. maddesinin (3). bendinde ‘Askerlik hizmetinin yapıldığı yer, yatılı okul, çocuk ıslah evi, yetiştirme yurdu, hastane, cezaevi, öğrenci yurdu, huzurevi gibi kişinin geçici olarak kaldığı adresler diğer adres olarak kaydedilir.’ denilmektedir. Yukarıdaki hükümler gereğince hükümlü yerleşim yeri adresinin Cezaevi Müdürlüğü olarak yapılamadığı ve MERNİS (Merkezi
Nüfus İdaresi Sistemi)’te yapılan sorgulamada diğer adresinin Mahallesi, Bulvarı, No:
/KIRIKKALE olduğu görülmüştür.” Belirtildiği tespit edilmiştir.
1.4. Düzce İli Merkez İlçesi SYDV Başkanlığının 28/07/2022 tarih ve sayılı yazısında; “…Hükümlünün 2022 sayılı kanun kapsamında Engelli Aylığı talebi, ilgi b sayılı yazımızda belirtilen genelge ve maddeler gereği işleme alınarak, karara bağlanmıştır. Bu sebeple: hükümlünün resmi adres kaydı göz önünde bulundurularak hane bazlı muhtaçlık hesaplaması yapılmıştır. 2022 yılı muhtaçlık sınırı olan 1.833.45.-Tl.’nin üzerinde kişi başı gelir tespit edildiğinden söz konusu yardıma ilişkin Vakfımız tarafından herhangi bir işlem yapılamamaktadır.” Belirtildiği tespit edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar
Genel Müdürlüğü Engelli ve Yaşlı Yardımları Daire Başkanlığından alınan 28/09/2022 tarihli ve Esayılı cevabi yazı ve eklerinde; 2.1. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesinde; “65 yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra; a)
Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde (%70 ve üzeri oranda) engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, b) İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile (%40-69 arası oranda) engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır. Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar (2021 yılı için 852,53-TL, 2022 yılının ilk yarısı için 1.417,80-TL, ikinci yarısı için 1.833,45-TL ) ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.” hükmü yer aldığı, 2.2. Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan kontrollerden ve Düzce Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 21/09/2022 tarihli ve 873 sayılı yazısından; hanede 4 kişi ikamet ettiği, kardeşi Halis Kalender’in SSK’lı olarak çalıştığı (12.969,46-TL), hanede 2008 model araç kaydının bulunduğu, engelli aylığının hane içinde kişi başına düşen gelirin 2022 yılı için belirlenen muhtaçlık sınırının (1.833,45-TL) üzerinde olması nedeniyle aylık bağlama işleminin yapılamadığı, 2.3. 2022 sayılı Kanun kapsamındaki engelli ve yaşlı aylıklarına ilişkin iş ve işlemler 01.07.1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat gereği Sosyal Yardımlaşma Dayanışma (SYD) Vakıfları tarafından yerine getirilmekte olduğu, evde bakım aylığına ilişkin iş ve işlemlerin 2828 sayılı
Kanun kapsamında yürütüldüğü, 2.4. Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden ve Düzce Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Vakfının yazısından; adı geçen adına 11/02/2019 tarihinde vasisi tarafından yapılmış olan engelli aylığı başvurusunun 19/02/2019 tarihinde muhtaç olmama sebebiyle reddedildiği, 13/12/2021 tarihinde verilmiş olan itiraz dilekçesinin 29/12/2021 tarihinde muhtaç olmama sebebiyle reddedildiği, 29/06/2022 tarihinde yapılmış olan itiraz dilekçesinin 06/07/2022 tarihinde muhtaç olmama sebebiyle reddedildiği, 01/08/2022 tarihinde yapılmış olan itiraz dilekçesine ise 08/09/2022 tarihinde muhtaç olmama sebebiyle reddedildiği ve adı geçene konu hakkında bilgilendirme yapıldığı, /
2.5. Adı geçenin engelli aylığı başvuruları Düzce Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevelli
Heyeti kararlarınca hane içinde kişi başına düşen gelirin yukarıda yer alan Kanun ve ilgili maddeler doğrultusunda muhtaçlık sınırının üstünde olması nedeniyle reddedildiği, durumda bir değişiklik olması halinde Adres Kayıt Sistemindeki adresin bulunduğu il ya da ilçedeki Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurulması gerektiği, Açıklamalarına yer verilmiştir
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…
yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.4. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.5. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.7. 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin;
4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 4.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a)
Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 4.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme ‘de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.
3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 4.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”
/
4.5. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dâhil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır…” 4.6. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;“Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 6.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.
b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.
c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.…” d) Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.
e) Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.
f) Engellilere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.
g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır.
h) Engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması esastır.
i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır.
j) Engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınır.”, 6.4. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 7. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 7.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 7.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (d) bendinde; “Bakıma İhtiyacı Olan Engelli; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi… ifade eder”, 7.4. Ek 7 nci maddesinde; “Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir
tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca Ramazan ve
Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına dâhil edilmez.…”, 7.5. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 8. 30.07.2006 tarihli ve 26244 sayılı Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti
Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”, 8.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç engellileri, bu engellilere verilecek bakım hizmetlerini, hizmetlerin ücretlendirilmesini ve ücretlerin ödenmesini kapsar.”, 8.3. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 7 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.”
8.4. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Bakıma Muhtaç Engelli:
Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, engellilik sınıflandırmasına göre ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenleri,”, 8.5. “İnceleme ve tespit” başlıklı 7nci maddesinde; “(1) Bakıma muhtaç engellilerin incelenmesi il/ilçe müdürlüklerinin sorumluluğundadır.
(2) İl/ilçe müdürlüğüne bildirimi yapılan ve bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen belgeleri tamamlanan engelli ve ailesi hakkında, bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, engelliyi ve ailesini ikametgâhında, ikametgâh adresinde yaşamıyorlar ise fiilen yaşadıkları yerde ziyaret ederek, bakım raporunu hazırlar. Ayrıca, terk edilmiş ve kimsesiz engellilerin bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen belgeleri tamamlayamaması durumunda, İl Müdürlüğünce belgelerin tamamlanması için yardım sağlanır.
(4) Bakım raporunda engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz olarak değerlendirilmesi halinde; /
a) İl müdürlüğünce, engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz değerlendirildiği, engelliye veya yasal temsilcisine 30 gün içinde yazılı olarak bildirilir.
b) Engelli veya yasal temsilcisi tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bakım raporuna itiraz edebilir.
c) İtiraz talebi il müdürlüğünce değerlendirilir, gerek görülmesi hâlinde yeniden bakım raporu hazırlanması için farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyeti görevlendirilerek işlem yapılır. Yapılacak itirazlarda ikinci Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyetinin verdiği karar nihai karardır. İtiraz konusu sağlık kurulu raporu kaynaklı ise il müdürlüğü durumu il sağlık müdürlüğüne bildirerek 16/7/2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesine göre işlem yapılmasını ister. İl müdürlüğü yeni sağlık kurulu raporu doğrultusunda gerekli işlemi yapar.
(5) Bakıma muhtaç engelli veya yasal temsilcisi, bakmakla yükümlü birey sayısındaki ve engellinin ve bireylerin gelirlerindeki değişikliği bir ay içinde il müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
(6) Geliri hakkında yalan veya yanlış beyanda bulunan veya sahte belge veren veya gelirini saklayan kişi ile geliri hakkındaki değişikliği süresinde bildirmeyenler hakkında gerekli yasal işlem yapılır.”, 8.6. “Bakım hizmetlerinin kapsamı” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Bakım hizmetleri, bakıma muhtaç engellinin bakımına yönelik olarak kişisel bakım hizmetlerini ve psiko-sosyal destek hizmetlerini kapsar.”, 8.7. “Değerlendirme heyetinin oluşturulması, çalışma usul ve esasları” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(7) Bakım raporunun hazırlanmasında engellinin ve ailesinin görüş ve talepleri de dikkate alınır.
(8) Akrabaları tarafından bakımı sağlanan engellinin bireysel bakım planı bakım hizmetleri değerlendirme heyeti tarafından hazırlanır.
(11) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, bakıma muhtaç engellilere verilen bakım hizmetlerini takip eder, bakım merkezlerine ve kişilere rehberlik eder, il müdürlüğünün görevlendirmesi hâlinde kontrol hizmetlerini yürütür.
(12) Bakım hizmetinin bakıma muhtaç engellinin akrabaları tarafından verilmesi hâlinde, bakım hizmetleri değerlendirme heyetinde görevli bir veya bu heyette görevlendirilebilecek başka personel, yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman bakım hizmetini verecek kişiye, bakım hizmetinin verilmesinde uygulanacak usul ve esaslar dâhilinde rehberlik eder ve bakım hizmetinin bireysel bakım planı doğrultusunda verilip verilmediğini inceler, bakmakla yükümlü olduğu birey sayısında değişiklik olup olmadığını gözlemler ve gelirlerinde değişiklik olup olmadığı hakkında bilgi alır. Tespitlerine, gözlemlerine ve aldığı bilgilere ilişkin rapor hazırlayarak il müdürlüğüne bildirir. İl müdürlüğü rapora göre işlem yapar.
(13) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, merkezlerde verilen hizmetin uygunluğu konusunda yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman inceleme yapar, inceleme raporu hazırlar ve karar için il müdürlüğüne sunar.
(14) İl müdürlüğü inceleme raporunun içeriğini dikkate alarak gerekli işlemi yapar.”
8.8. “Bakım hizmetlerinin verilmesi” başlıklı 11 inci maddesinde; “(1) Bakım hizmetleri aşağıdaki esaslara göre verilir. a) Bakım hizmetleri, bakım raporu doğrultusunda; Genel Müdürlüğe bağlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde, Genel Müdürlüğün izni ile açılan diğer resmî kurum veya kuruluşlara ait merkezlerde, gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine ait özel bakım merkezlerinde veya bakıma muhtaç engellinin ikametgâhında verilir.
(3) Bakım ücreti il müdürlüğünce ödenen ve ikametgâhında bakılan bakıma muhtaç engellinin ikametgâh adresinin değişmesi hâlinde, yeni ikametgâh adresinin bakımını üstlenen bakım merkezi veya akrabası tarafından en geç onbeş gün içinde il müdürlüğüne bildirilmesi zorunludur. Aksi takdirde sorumlular hakkında hukuki veya idari işlem yapılır.
(5) Bakıma muhtaç engelliye akrabanın bakım hizmeti vermesi hâlinde, bakıma muhtaç engelli ile akrabanın aynı adreste ikamet etmesi esastır. Ancak, bakıma muhtaç engelliye bakacak başka kişinin bulunamaması ve bakıma muhtaç engellinin veya yasal temsilcisinin özel veya resmi merkezlerde bakım hizmeti almayı istememesi hâlinde; bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin de bakım hizmetinin verilmesinde sorun veya yetersizlik olmayacağına kanaat getirmesi şartıyla, bakım hizmeti her gün rahatlıkla gelinip gidilebilecek yakınlıktaki farklı adresteki akraba tarafından da verilebilir. Bu durumda, bakıma muhtaç engellinin yirmidört saat içindeki tüm bakım ihtiyacının giderilmesi ve fiilen en az sekiz saat bakıma muhtaç engelli ile birlikte olunması ve bakım raporunda sekiz saatten az olmamak üzere kaç saat birlikte olunacağının belirtilmesi gereklidir.”, 9. 1/7/1976 tarih ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanunun 9.1. 1 inci maddesinde; “(Değişik: 14/4/2016-6704/1 md.) (1) Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.387) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.(1) Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz. 65 yaşın tespitinde, doğum tarihlerinde yapılmış düzeltmeler nazara alınmaz.” 9.2. 2nci maddesinde; “(Değişik: 12/7/2013-6495/73 md.) 65 yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra; a)
Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile
çarpımından bulunacak tutarda, b) İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır.” 10. 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Kurumlarda bulunma başlıklı 22 nci maddesinde; “Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık, bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.” 11. Adres Kayıt Sistemi Uygulama Yönergesi’nin Diğer Adres başlıklı 7nci maddesinde, “(1) Yerleşim yeri dışında kalan ve geçici süre ile oturulan yazlık, kışlık, ikinci veya üçüncü konutlara ait adres bilgileri kişinin talebi halinde diğer adres olarak tutulur. (2) Kişilerin diğer adreslerini bildirme zorunlulukları yoktur. Ancak kişiler yerleşim yeri adresleri ile birlikte veya ayrıca diğer adreslerini de bildirebilirler. (3)
Askerlik hizmetinin yapıldığı yer, yatılı okul, çocuk ıslah evi, yetiştirme yurdu, hastane, cezaevi, öğrenci yurdu, huzurevi gibi kişinin geçici olarak kaldığı adresler diğer adres olarak kaydedilir.” 12. 2014/07 sayılı Engellilerin Evde Bakımına Destek İçin Verilen Sosyal Yardımlar Hakkında
Genelgede; “….Bu kapsamda, bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımının desteklenmesi amacıyla yapılacak olan sosyal yardımlar ile ilgili olarak, başvuru alınması, muhtaçlığa ilişkin gelirin hesaplanması, bakım ihtiyacının belirlenmesine yönelik değerlendirmelerin yapılması, sosyal yardım bağlanması ve ödemelerin yapılması ile diğer konulara yönelik tüm iş ve işlemlerin; 01/07/2014 tarihine kadar, 30/07/2006 tarih ve 26244 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve
Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik” hükümleri doğrultusunda,…..Ayrıca, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının tespiti ve hesaplanmasında, tüm hane bireylerinin
Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS) sorgulamalarının kullanılması ve ödemelerini sistem dışında manuel olarak gerçekleştiren İl Müdürlüklerinin, Yönetim Bilgi Sistemi (YBS) kayıtlarını iki ay içerisinde tamamlayarak tüm iş ve işlemlerin YBS üzerinden yapılmaya başlanılması,… Sosyal Yardımlar Genel
Müdürlüğü tarafından yapılması hususlarında,…”, Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran özetle, kendisine engelli aylığı verilmesini ya da ikametinin Kırıkkale iline alınmasını talep etmektedir.
15. Somut olaya bakıldığında dosyanın; başvurana engelli aylığı verilmesi talebi ve başvuranın ikametinin
Kırıkkale iline alınması talebi olmak üzere iki başlık altında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Başvurana Engelli Aylığı Verilmesi Talebi Yönünden; 16. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de
“belirlilik”tir. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
17. Öte yandan; çeşitli toplum kesimleri gibi, “engellilere” yönelik uluslararası metinler de her geçen gün artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler olup, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normlarıdır. 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletlerce kabul edilen İnsan Hakları
Evrensel Bildirgesi ile başlayan süreç, toplumun diğer kesimlerine olduğu gibi engellilere yönelik uluslararası metinlerin de ateşleyicisi olmuş, bu doğrultuda Birleşmiş Milletlerce 1975 yılında kabul edilen
“Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ile yine Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında kabul edilen
“Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metni o dönemde hukuki bağlayıcılığı olmamakla birlikte en kapsamlı ve önemli yazılı belgeler olmuşlardır.
18. Buna karşılık, 13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve imzaya açıldığı 30 Mart 2007 günü, aralarında ülkemizin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ilk sözleşme olması nedeniyle büyük öneme sahiptir. 50 maddeden ve 1 İhtiyari Ek Protokolden oluşan
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, “Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ve “Sakatlar İçin
Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metninin uyumlu bir sentezi niteliğinde olup, yeni haklar getirmemekle birlikte, bu güne kadar çeşitli metinlerde ifadesini bulmuş olan haklar, bu Sözleşme içerisinde derlenip kapsamlı ve bütünlüklü bir duruma getirilmiştir. Sözleşme içerisinde engellilerin ekonomik, kültürel, politik vb. konulardaki hakları ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Engellilerin aile yaşamından, kent yaşamından, istihdamından sosyal güvenliğine, çocuk, kadın ve yaşlı engellilerin durumundan ayrımcılığa, hemen her konudaki temel engelli hakları güvence altına alınarak bu konuda devletlere görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5, 10 ve 61. maddeleri ile
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, 2022 sayılı Kanun, 6328
sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.
19. Başvuru ile ilgili olarak; öncelikle engelli bir bireyin hangi mevzuat hükümleri doğrultusunda engelli aylığından faydalanabileceği ile somut olayın özelliklerine göre başvurucunun ilgili mevzuat hükümleri
doğrultusunda bu yardımdan yararlanıp yararlanamayacağı hususlarının dayanaklarıyla ortaya konulması büyük önem arz etmektedir.
20. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunun 2 nci maddesinde sosyal hizmetlerin kimleri kapsayacağı ile aynı Kanunun 26 ncı maddesinde “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne ve anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Bakıma Muhtaç Engellilerin
Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde; “Bu
Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek
7 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu Yönetmelik
ile bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı bir şekilde hüküm altına alınmıştır.
21. İdareden alınan bilgi ve belgelerden özetle; engelli ve yaşlı aylıklarına ilişkin iş ve işlemler 2022 sayılı kanun kapsamında SYDV’ler tarafından yerine getirilirken evde bakım aylığına ilişkin iş ve işlemlerin
2828 sayılı Kanun kapsamında yürütüldüğü, Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan
kontrollerden engelli aylığının hane içinde kişi başına düşen gelirin 2022 yılı için belirlenen muhtaçlık sınırının (1.833,45-TL) üzerinde olması nedeniyle aylık bağlama işleminin yapılamadığı, adı geçen adına 11/02/2019 tarihinde vasisi tarafından yapılan engelli aylığı başvurusunun 19/02/2019 tarihinde muhtaç olmama sebebiyle reddedildiği, 13/12/2021 tarihinde verilmiş olan itiraz dilekçesinin 29/12/2021 tarihinde muhtaç olmama sebebiyle reddedildiği, 29/06/2022 tarihinde yapılmış olan itiraz dilekçesinin 06/07/2022 tarihinde muhtaç olmama sebebiyle reddedildiği, 01/08/2022 tarihinde yapılmış olan itiraz dilekçesine ise 08/09/2022 tarihinde muhtaç olmama sebebiyle reddedildiği ve adı geçene konu hakkında bilgilendirme yapıldığı belirtilmektedir.
22. İlgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müteaddit defalar yapılan hane ziyaretleri ve sonrasında düzenlenen raporlar birlikte değerlendirildiğinde; başvurucunun engelli aylığı talebinin hanede 2008 model araç kaydının bulunması ile başvuranın kardeşinin aylık kazancı dikkate alınarak hane içinde kişi başına düşen gelirin muhtaçlık sınırı üzerinde olması nedeniyle aylık bağlama işleminin yapılamadığı dikkate alındığında, ilgili idarenin başvurucunun engelli aylığı talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, daha önce benzer taleplerle ilgili olarak da
Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar (09.07.2020 tarihli ve 2020/3687 başvuru nolu Ret Kararı, 24.11.2020 tarihli ve 2020/67206 sayılı Ret Kararı, 04.01.2021 tarihli ve 2020/91021 başvuru nolu Ret Kararı, vb.) bulunmaktadır.
Başvuranın İkametinin Kırıkkale İline Alınması Talebi Yönünden; 23. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle; Türk Medeni Kanununun 22. Maddesine göre ceza kurumuna konulmanın, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmadığı Adres Kayıt Sistemi
Uygulama Yönergesine göre cezaevi gibi kişinin geçici olarak kaldığı adresin diğer adres olarak kaydedildiği, MERNİS’te yapılan sorgulamada başvuranın yerleşim yeri adresinin Cezaevi Müdürlüğü olarak yapılamadığı ve diğer adresinin ise Hacıbey Mahallesi, Adalet Bulvarı, No:10 Hacılar/Kırıkkale olduğu bildirilmiştir.
24. Bu kapsamda başvuranın ikametinin Kırıkkale iline alınması talebinin ilgili Kanun ve Yönerge hükümleri çerçevesine mümkün olmadığından bahisle İdarece reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiş ve başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir,
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/