|
ÖZET: Başvuru, Develi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na yapılan engelli aylığı talebinin reddine ilişkin olup, başvuranın %70 oranında süresiz engelli raporu bulunduğu, annesiyle birlikte yaşadığı ve maddi zorluklar içinde olduğu iddialarını içermektedir. Başvurunun reddedilme gerekçesi, hane gelirinin kişi başına düşen miktarın yüksek olması ve aile bireylerinin birlikte yaşadığına dair yapılan incelemelerle belirlenmiştir. Develi Kaymakamlığı ve Vakıf, başvuranın durumunu değerlendirmek üzere hane ziyaretleri gerçekleştirmiş ve gelir durumunu tespit etmiştir.
Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın ve ailesinin gelir durumunun, yasal muhtaçlık kriterlerini karşılamadığı belirlenmiştir. Hane gelirinin kişi başına düşen miktarı, muhtaçlık sınırının üzerinde olduğundan, başvurunun reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Ayrıca, başvurucu ve ailesinin ekonomik durumları, nafaka yükümlülükleri ve sosyal yardımlaşma ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddi, ilgili mevzuat ve yapılan sosyal incelemeler doğrultusunda hukuka uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Başvuran, bu karara itiraz edebilir ve yargı yoluna başvurabilir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11092-S.24.16899
BAŞVURU NO : 2024/5530
KARAR TARİHİ : 11.10.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVELİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI
BAŞKANLIĞI
2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığı talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 28.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, % 70 oranında süresiz engelli roporunun olduğunu, annesi ile birlikte yaşadığını, annesinin dul olduğunu, nafaka almadığını, abisinin ise farklı bir adreste ikamet ettiğini, mağdur durumda olduklarını, bu sebeple 2022 sayılı
Kanun kapsamında engelli aylığı alabilmek için Develi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurduğunu, ancak şartları taşımasına rağmen başvurusunun reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Somut başvurucu hakkında Develi Kaymakamlığı ile iletişime geçilmiş olup, konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir. Talebimize istinaden Develi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 11.06.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; Vakıf kayıtlarının tetkikinde, ‘ın 2022 engelli aylığı ile ilgili müracaatı üzerine sosyal yardım inceme görevlisi tarafından farklı tarihlerde iki sefer hane ziyaretinin yapıldığı, Mernis kayıtlarında kardeşi . .’nın adresi farklı olarak gözükse de ailecek kendilerine ait olan iki evde ikamet ettikleri, çevre ve komşularından edilen bilgi ve aynı gün iki ikamet adresine yapılan hane ziyaretinde ise Bahçelievler’de bulunan . .’ya ait olan ve Cumhuriyet Mahallesinde anne . .
adına olan ve yeni yapılan evde hep birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, kişiler üzerine kayıtlı iki adet ev, evde bakım ücreti, bir sigortalı çalışanın bulunduğu, hanede üç kişi yaşadığı ve hanede kişi başına düşen gelirin yüksek olması sebebiyle adı geçenin engelli aylığı talebinin uygun görülmediği, ancak hanenin 2022 aylığı itirazının alındığı, itiraza istinaden tekrar her iki adrese hane ziyareti yapılacağı, yapılan inceleme sonucunda talebinin ilk mütevelli toplantısında yeniden
değerlendirileceği ve şartları uygunsa adı geçen şahsın mağduriyetinin giderilmeye çalışılacağı belirtilmiştir.
3. Bahse konu cevabi yazı üzerine ilgili Kaymakamlık ve SYD Vakfı yetkilileri ile tekrar görüşülmüş olup, adı geçenin engelli aylığı talebi hakkında yeniden yapılacak inceleme neticesinde Kurumumuza ayrıntılı bilgi verilmesi istenmiştir. Akabinde anılan Vakfın 27.09.2024 tarihli cevabi yazısında ise; Müracaatçı ’ın talebine istinaden anne . .’nın evine hane ziyareti yapıldığı, anne ile yapılan görüşmede Develi Aygözme’de bulunan arsaya yeni bir ev yaptırdığının anlaşıldığı, oğlu
. .’nın farklı bir adreste ikamet ettiği beyan edilmiş ise de yapılan çevre araştırmasında oğlunun ev aldığı ve her iki adreste de kaldığı bilgisinin alındığı, sonrasında oğlunun adresine gidildiği ancak kişiye ulaşılamadığı, orada yapılan çevre araştırmasında da ailesi ile birlikte kaldığının teyit edildiği, . .’nın bekar ve 31 yaşında olduğu, . . . firmasında çalıştığı, 16.07.2024 tarihinde 2020 model motorsiklet aldığı, geçimin annesi ve kardeşi ile birlikte olduğu, yapılan gelir hesabına göre kişi başına düşen hane gelirinin (evde bakım aylığı:9.077,00TL., Ev:2.500.000/120/20.833,00 TL., . .
maaş:19.200,00 TL.=49.110,000/3) 16.370,000 TL olduğu, bu sebeple adı geçen müracaatçının talebinin 02.10.2024 tarihli ve 19 sayılı mütevelli heyeti kararı ile uygun görülmediği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Devletin temel amaç ve görevleri”başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.2. “Kanun önünde eşitlik”başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”, 4.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı”başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği
Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2.“Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan
haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 364 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” 7. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanunun; 7.1. 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.387) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.
Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.”, 7.2. 2 nci maddesinde;“65 yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra; a) Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, b)İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır…
Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz. Ayrıca,
2828 sayılı Kanun hükümlerine göre harçlık ödenenler de muhtaç olarak kabul edilemez ve
kendilerine bu Kanun hükümlerine göre aylık bağlanamaz…”, 8. 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç
Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Değerlendirme” başlıklı 7 inci maddesinde; “…sistem üzerinden yapılan sorgulamalar ve sosyal incelemeden elde edilen verilere göre; …Herhangi bir şekilde kişi başına düşen gelir tutarı, asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’üne eşit veya üzerinde olanlar ile aynı tutara eşit veya üzerinde gelir sağlaması mümkün olanlar,…aylığa hak kazanamaz…;Engelli aylıklarında, aylığa hak kazanma durumları uygun olanların muhtaçlığı; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak aşağıdaki şekilde belirlenir…; a) Hanenin gelir durumu;… 3) Aynı hanede ikamet etmemesine rağmen nafaka yükümlüleri tarafından sağlanan destek tutarı, …ç) Hanenin harcama durumu; emsal kira bedeli hariç gıda, giyim, ısınma, eğitim, sağlık, ulaşım, eğlence ve benzerlerine yapılan yıllık ödemelerin aylık ortalaması dâhil edilerek yapılan hesaplama ile belirlenir. d) Harcamalar, hanenin gelir seviyesinin bir göstergesi olarak dikkate alınır. … e) Hanenin tespit/beyan edilen harcamalarının bu fıkranın (a) bendine göre tespit edilen gelir tutarından fazla olması durumunda harcama ve gelir arasındaki fark gelire eklenir. Değerlendirmeler sonucu (…) kişi başına düşen geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara aylık bağlanır.”, 8.2. “Muhtaçlık ve bakım ilişkisinin kontrolü” başlıklı 17 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “İnceleme neticesinde muhtaç olmadıkları anlaşılanlara aylık bağlanmaz ve varsa bağlanmış aylık ödemesi durdurulur…”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, % 70 oranında süresiz engelli roporunun olduğunu, annesi ile birlikte yaşadığını, annesinin dul olduğunu, nafaka almadığını, abisinin ise farklı bir adreste ikamet ettiğini, mağdur durumda olduklarını, bu sebeple 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığı alabilmek için Develi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurduğunu, ancak şartları taşımasına rağmen başvurusunun reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
11. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de “belirlilik”tir.
Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarihli ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamı ile aynı
Mahkemenin 07.04.2016 tarihli ve 2015/94 Esas, 2016/27 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir
duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması ayrıca, kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, de normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
12. Somut başvurucu hakkında Develi Kaymakamlığı ile iletişime geçilmiş olup, konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir. Talebimize istinaden Develi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının cevabi yazısında özetle; Vakıf kayıtlarının tetkikinde, ‘ın 2022 engelli aylığı ile ilgili müracaatı üzerine sosyal yardım inceme görevlisi tarafından farklı tarihlerde iki sefer hane ziyaretinin yapıldığı, Mernis kayıtlarında kardeşi . .’nın adresi farklı olarak gözükse de ailecek kendilerine ait olan iki evde ikamet ettikleri, çevre ve komşularından edilen bilgi ve aynı gün iki ikamet adresine yapılan hane ziyaretinde ise Bahçelievler’de bulunan . .’ya ait olan ve
Cumhuriyet Mahallesinde anne . . adına olan ve yeni yapılan evde hep birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, kişiler üzerine kayıtlı iki adet ev, evde bakım ücreti, bir sigortalı çalışanın bulunduğu, hanede üç kişi yaşadığı ve hanede kişi başına düşen gelirin yüksek olması sebebiyle adı geçenin engelli aylığı talebinin uygun görülmediği, ancak hanenin 2022 aylığı itirazının alındığı, itiraza istinaden tekrar her iki adrese hane ziyareti yapılacağı, yapılan inceleme sonucunda talebinin ilk mütevelli toplantısında yeniden değerlendirileceği ve şartları uygunsa adı geçen şahsın mağduriyetinin giderilmeye çalışılacağı belirtilmiştir.
13. Bahse konu cevabi yazı üzerine ilgili Kaymakamlık ve SYD Vakfı yetkilileri ile tekrar görüşülmüş olup, adı geçenin engelli aylığı talebi hakkında yeniden yapılacak inceleme neticesinde
Kurumumuza ayrıntılı bilgi verilmesi istenmiştir. Akabinde anılan Vakfın cevabi yazısında ise; Müracaatçı ’ın talebine istinaden anne . .’nın evine hane ziyareti yapıldığı, anne ile yapılan görüşmede Develi Aygözme’de bulunan arsaya yeni bir ev yaptırdığının anlaşıldığı, oğlu
. .’nın farklı bir adreste ikamet ettiği beyan edilmiş ise de yapılan çevre araştırmasında oğlunun ev aldığı ve her iki adreste de kaldığı bilgisinin alındığı, sonrasında oğlunun adresine gidildiği ancak kişiye ulaşılamadığı, orada yapılan çevre araştırmasında da ailesi ile birlikte kaldığının teyit edildiği, . .’nın bekar ve 31 yaşında olduğu, . . . firmasında çalıştığı, 16.07.2024 tarihinde 2020 model motorsiklet aldığı, geçimin annesi ve kardeşi ile birlikte olduğu, yapılan incelemede kişi başına düşen hane gelirinin (evde bakım aylığı:9.077,00TL., Ev:2.500.000/120/20.833,00 TL., . .
maaş:19.200,00 TL.=49.110,000/3) 16.370,000 TL olduğu tespit edildiğinden adı geçen müracaatçının talebinin Mütevelli Heyeti kararı ile uygun görülmediği açıklamalarına yer verilmiştir.
14. Bilindiği üzere; 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde; “Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla,
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.387) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.” hükmüne yer verilmiş olup,
buna göre sadece nafaka bağlanmış kişiler değil, nafaka bağlanması mümkün olan kişiler de aylık bağlanacaklar kapsamı dışında tutulmuştur.
15. Anılan Kanunun 2 nci maddesinde ise kimlerin “muhtaç” olarak kabul edileceği ve kimlere aylık bağlanabileceği ile aynı Kanuna dayanılarak çıkarılan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve
Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında
Yönetmeliğinilgili maddelerinde nafaka hususu ile bahse konu aylıklara hak kazanma durumları uygun olanların muhtaçlığının; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak nasıl belirleneceği, değerlendirme sonucunda kişi başına düşen hane geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara ise ne şekilde aylık bağlanacağı ayrıntılı şekilde hüküm altına alınmıştır.
16. Bununla birlikte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 364 üncü maddesinde; altsoy, üstsoy ve kardeşlerin birbirlerine yardım nafakası vermekle yükümlü oldukları belirtilerek kardeşlerin nafaka yükümlülüğünde “refah içinde bulunma” şartı aranırken altsoy ve üstsoy arasındaki nafaka yükümlülüğü her halükarda mevcut olup, herhangi bir kısıtlayıcı şarta bağlanmamıştır. Yardım nafakası, ekonomik durumu iyi olan aile bireylerinin ekonomik açıdan zorda olan aile bireyine verdiği destektir. Konuya ilişkin olarak Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarih ve 2016/18287 E., 2017/10525 K. sayılı kararında da,“Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir.”denilmek suretiyle bir kişinin aile içi sorunları, ilişkilerinin zayıflamış olması durumunda bile altsoy, üstsoy ve kardeşlerinden yardım nafakası talep etmemesinin nafaka yükümlülerinin yasal sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı vurgulanmıştır.
17. Bu itibarla, her ne kadar başvurucu, 2022 sayılı Kanun kapsamında bağlanan engelli aylığı için ilgili Vakfa yaptığı başvuruların, yasal şartları taşımasına rağmen usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş ise de, ilgili mevzuat hükümleri, yapılan incelemeler, çevre araştırmaları ve Bütünleşik
Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde yer alan “Hane Özeti” bilgileri ile yukarıdaki tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar kardeş . .’nın farklı bir adreste ikamet ettiği beyan edilmiş ise de yapılan çevre araştırmasında kardeş . ’nın başvurucu ve annesi ile birlikte aynı hanede yaşadığı ve geçimlerinin birlikte olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple ilgili Vakıf tarafından yapılan incelemelerde hanede yaşayan tüm bireylerin gelir, servet ve harcamalarının dikkate alındığı ve kişi başına düşen hane gelirinin (evde bakım aylığı:9.077,00TL., Ev:2.500.000/120/20.833,00
TL., . . maaş:19.200,00 TL.=49.110,000/3) 16.370,000 TL olduğunun tespit edildiği, ayrıca emredici yasa hükmü gereği aynı ikametgahda yaşamasa dahi altsoyun her halükarda nafaka yükümlülüğünün devam ettiği de nazara alındığında ilgili idarenin başvurucunun engelli aylığı talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2023/18093 başvuru nolu Ret Kararı, 2023/6847 başvuru nolu Ret Kararı, 2022/13903 başvuru nolu Ret Kararı, 2021/10592 nolu Ret Kararı vb.) bulunmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde
kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU İLE DEVELİ KAYMAKAMLIĞI (SOSYAL YARDIMLAŞMA VE
DAYANIŞMA VAKFI)NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi