|
ÖZET: Başvurucu, cezaevinde geçirdiği süre zarfında % 63 engelli raporu almasına rağmen, 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığı talebinin Ödemiş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından muhtaçlık sınırı gerekçesiyle reddedildiğini iddia etmiştir. İdare, başvurucunun hane gelirinin muhtaçlık sınırının üzerinde olduğunu belirterek talebi reddetmiştir. 2020 yılı için belirlenen muhtaçlık sınırı 701,32 TL olarak belirlenmişken, başvurucunun kişi başına düşen hane gelirinin bu sınırın üzerinde olduğu tespit edilmiştir.
Danıştay, başvurucunun tüm yasal koşulları taşımasına rağmen engelli aylığı talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığına karar vermiştir. İdarenin muhtaçlık sınırı hesaplaması, 2022 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, başvurucunun talebinin reddedilmesi işlemi hukuken geçerli bulunmuş ve daha önce benzer durumlarda verilmiş emsal kararlarla desteklenmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/6016-S.21.9703
BAŞVURU NO : 2020/101496
KARAR TARİHİ : 13/04/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÖDEMİŞ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI
BAŞKANLIĞI
2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığı talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 25/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, 26.03.2011 tarihinden bu yana ceza evinde kaldığını, cezaevinde ortaya çıkan kronik hastalıkları nedeniyle en son Tire Devlet Hastanesinden verilen rapora göre % 63 oranında engelinin bulunduğunu, bu sebeple 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığı alabilmek için hem kendisi hem de vasisi olan eşi ’in Ödemiş Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurduğunu, ancak yapılan incelemelerde muhtaçlık sınırı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar
Genel Müdürlüğünün 27.01.2020 tarihli yazısında, 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylıklarına ilişkin muhtaçlık sınırının 701.32 TL olarak belirlendiğini, hiçbir geliri olmamasına rağmen anılan Vakıf tarafından başvurularının usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Somut başvuru hakkında ilgili idare ile iletişime geçilerek konu hakkında gerekli bilgi ve belgeler temin edilmiş olup, Ödemiş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Başvurucunun 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığı talebi ile ilgili olarak gerekli incelemenin yapıldığı, 2.2. Yapılan inceleme neticesinde, ilgili adına Ödemiş/Kaymakçı T Tipi Cezaevi emanet para kasa hesabına yatan nakit para ile adına kayıtlı toplam 3 adet araç kaydına rastlanıldığı,
2.3. Başvurucunun bahse konu talebinin 02.10.2020 tarihli ve sayılı mütevelli heyet toplantısında görüşüldüğü, 2.4. Söz konusu talebin ilgili Kanun çerçevesinde yapılan muhtaçlık sınırı hesaplamasında 701.27 TL’nin üstünde olduğu için mütevelli heyeti kararı ile kabul edilmediği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”, 3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 4.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanunun; 5.1. 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları
tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.387) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.
Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.”, 5.2. 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile üçüncü fıkrasında; “İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen
Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır.
Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz. Ayrıca, 2828 sayılı Kanun hükümlerine göre harçlık ödenenler de muhtaç olarak kabul edilemez ve kendilerine bu
Kanun hükümlerine göre aylık bağlanamaz.”, 6. 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç
Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin;
6.1. “Değerlendirme” başlıklı 7 inci maddesinin sekizinci ve onuncu fıkralarında; “ Engelli aylıklarında, aylığa hak kazanma durumları uygun olanların muhtaçlığı; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak aşağıdaki şekilde belirlenir…, Değerlendirmeler sonucu (…) kişi başına düşen geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara aylık bağlanır.”, 6.2. “Muhtaçlık ve bakım ilişkisinin kontrolü” başlıklı 17 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “İnceleme neticesinde muhtaç olmadıkları anlaşılanlara aylık bağlanmaz ve varsa bağlanmış aylık ödemesi durdurulur…”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
/
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; başvurucu, 26.03.2011 tarihinden bu yana ceza evinde kaldığını, cezaevinde ortaya çıkan kronik hastalıkları nedeniyle en son Tire Devlet Hastanesinden verilen rapora göre % 63 oranında engelinin bulunduğunu, bu sebeple 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığı alabilmek için hem kendisi hem de vasisi olan eşi ’in Ödemiş Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakfına başvurduğunu, ancak yapılan incelemelerde muhtaçlık sınırı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün
27.01.2020 tarihli yazısında, 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylıklarına ilişkin muhtaçlık sınırının
701.32 TL olarak belirlendiğini, hiçbir geliri olmamasına rağmen anılan Vakıf tarafından başvurularının
usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
9. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de
“belirlilik”tir. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
10. Özellikle son yıllarda çeşitli toplum kesimleri gibi “engellilere” yönelik uluslararası metinler de artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normları şeklinde yapılan düzenlemelerdir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5,
10 ve 61. maddeleri ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun,
2022 sayılı Kanun, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair
yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.
11. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması
Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde kimlerin “muhtaç” olarak kabul edilip engelli aylığı bağlanabileceği ile aynı Kanuna dayanılarak çıkarılan 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz
Türk Vatandaşları ile Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin
7 inci maddesinde engelli aylıklarında, aylığa hak kazanma durumları uygun olanların muhtaçlığının;
gelir, servet ve harcamalar esas alınarak nasıl belirleneceği, değerlendirme sonucunda kişi başına düşen hane geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara ise ne şekilde aylık bağlanacağı ayrıntılı şekilde hüküm altına alınmıştır.
12. Somut başvuru hakkında ilgili idareler ile iletişime geçilerek konu hakkında gerekli tüm bilgi ve belgeler temin edilmiş olup, Ödemiş Ödemiş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının cevabi yazısında ise özetle; adı geçenin 2022 sayılı Yasa kapsamında engelli aylığı talebi ile ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde, ilgili adına Ödemiş/Kaymakçı T Tipi Cezaevi emanet para kasa hesabına yatan nakit para ile adına kayıtlı toplam 3 adet araç kaydına rastlanıldığı, böylelikle başvurucunun ilgili Kanun
/
çerçevesinde yapılan muhtaçlık sınırı hesaplamasının 701.27 TL’nin üstünde olduğu tespit edildiğinden talebinin mütevelli heyeti kararı ile kabul edilmediği belirtilmiştir.
13. Bu itibarla, her ne kadar adı geçen tüm yasal koşulları taşımasına rağmen engelli aylığı talebinin usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş ise de 2022 sayılı Kanun ve dayanak Yönetmelikte yer alan hesaplama yöntemine göre 2020 yılına ait hanede kişi başına düşen muhtaçlık sınırının 01/01/202031/12/2020 tarihleri arasında asgari 701,32 TL. olarak belirlendiği nazara alındığında, başvurucunun kişi başına düşen hane gelirinin, 2020 yılı için hesaplanan muhtaçlık sınırının üzerinde olması nedeniyle ilgili idarenin başvurucunun engelli aylığı talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, daha önce benzer taleplerle ilgili olarak da Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında (09.07.2020 tarihli ve 2020/3687 başvuru nolu Ret Kararı, 04.01.2021 tarihli ve 2020/91021 başvuru nolu Ret Kararı, vb.) verilmiş emsal kararlar bulunmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU ile ÖDEMİŞ KAYMAKAMLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/