ÖZET: 2023 yılında engelli aylığı için belirlenen muhtaçlık sınırı 3.800,78 TL olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede, başvuranın engelli aylığı talepleri, Mütevelli Heyeti toplantılarında değerlendirilmiş ve ilgili kararlar doğrultusunda reddedilmiştir. Başvuran, %45 engelli olduğunu, herhangi bir gelir elde etmediğini ve sosyal yardımlar için başvurduğunu belirtmiş, ancak talepleri olumsuz sonuçlanmıştır.

Anayasa’nın çeşitli maddeleri, devletin sosyal hakları koruma ve eşitlik ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğünü vurgulamaktadır. Bu bağlamda, başvurunun değerlendirilmesinde, başvuranın hane gelirinin 8.051,08 TL olarak hesaplandığı ve bu durumun muhtaçlık sınırının üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, ilgili idarenin başvuruyu reddetmesi hukuka uygun bulunmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılan incelemelerde, başvurunun gerekçeleri, ilgili mevzuat ve emsal kararlar dikkate alınarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiştir. İdarenin işlemlerinin kanunlara uygunluğu ve başvuranla ilgili süreçlerin makul sürede yürütüldüğü de gözlemlenmiştir. Başvuran, bu karara itiraz etmek için yargı yoluna başvurabilecektir.

engelli aylığı için 2023 yılında belirlenen muhtaçlık sınırın ise 3.800,78 TL. olduğu, bu nedenle ilgili

Yönetmeliğin 7/3 maddesine istinaden başvurucunun engelli aylığı taleplerinin tarihli Mütevelli Heyeti Toplantılarında görüşüldüğü ve Heyet kararı ile reddedildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”, 3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 4.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık

Bağlanması Hakkında Kanunun; 5.1. 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli

/

devam ettiği müddetçe (4.387) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.

Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.”, 5.2. 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile üçüncü fıkrasında; “İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen

Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır.

Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz. Ayrıca, 2828 sayılı Kanun hükümlerine göre harçlık ödenenler de muhtaç olarak kabul edilemez ve kendilerine bu

Kanun hükümlerine göre aylık bağlanamaz.”, 6. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 6.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1)

vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir.

Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 5510 sayılı

Kanun gereği ödedikleri katılım payları bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir.

Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net

asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.

Her türlü acil durum ve afetten zarar görenler ve şehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ile Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca belirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ile sağlanacak haklardan yararlandırılır.”, 7. 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç

Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “Değerlendirme” başlıklı 7 inci maddesinde; “…sistem üzerinden yapılan sorgulamalar ve sosyal incelemeden elde edilen verilere göre; …Herhangi bir şekilde kişi başına düşen gelir tutarı,asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’üne eşit veya üzerinde olanlar ile aynı tutara eşit veya üzerinde gelir sağlaması mümkün olanlar,…aylığa hak kazanamaz…;Engelli aylıklarında, aylığa hak kazanma durumları uygun olanların muhtaçlığı; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak aşağıdaki şekilde belirlenir…; Değerlendirmeler sonucu (…) kişi başına düşen geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara aylık bağlanır.”, 7.2. “Muhtaçlık ve bakım ilişkisinin kontrolü” başlıklı 17 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “İnceleme neticesinde muhtaç olmadıkları anlaşılanlara aylık bağlanmaz ve varsa bağlanmış aylık ödemesi durdurulur…”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; % 45 oranında engelli olan , kredi borçlarının olduğunu, gelir getirici herhangi bir işte çalışmadığını, geçimini sağlayamadığından Söğütlü Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına hem 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığı hem de diğer sosyal yardımlar için başvuruda bulunduğunu, ancak başvurularının reddedildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.

10. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de

“belirlilik”tir. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir.

Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale

mevzuat hükümlerine istinaden başvurucunun engelli aylığı taleplerinin ve tarihli Mütevelli Heyeti Kararları ile reddedildiği belirtilmiştir.

15. Bu itibarla, ilgili mevzuat hükümleri, yapılan incelemeler sonrasında düzenlenen İnceleme Raporları ile Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde yer alan ve ailesine ait “Hane Özeti” bilgileri birlikte değerlendirildiğinde; sosyal yardım müracaatları değerlendirilirken hanede yaşayan kişiler adına SGK kaydı, emekli maaşı, tarım arazisi, ticari iş yeri, kira geliri, arsa, mesken, araç vb.

kayıtların da dikkate alındığı, yapılan incelemelerde başvurucunun kişi başına düşen hane gelirinin 8.051,08 TL. olarak hesaplandığı, 2023 yılı muhtaçlık sınırının ise 2022 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklar için 3.800,78 TL., 3294 sayılı Kanun kapsamındaki yardımlar için 5.667,37 TL olarak belirlendiği anlaşıldığından ilgili idarenin başvurucunun engelli aylığı talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

16. Ayrıca, daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2020/3687 başvuru nolu Ret Kararı, 2020/99745 nolu Ret Kararı, 2021/12805 nolu Ret

Kararı, 2022/18878 nolu Ret Kararı, 2022/9151 nolu Ret Kararı, 2023/220 nolu Ret Kararı, 2023/6847 nolu Ret Kararı, vb.) bulunmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, yetkili ve görevli dare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU ile SÖĞÜTLÜ KAYMAKAMLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi