|
ÖZET: Başvuruda, engelli bireylerin Ankara Metrosu’ndaki bilet kontrol noktalarında, tekerlekli sandalye kullanmayan engellilere de eşit geçiş imkanı sağlanması talep edilmiştir. Başvuran, engelli kimliği ile otobüslerde sorun yaşamazken, metroda yalnızca tekerlekli sandalyeye özel gişeden geçiş yapabildiğini ve bu durumun kendisini rencide ettiğini belirtmiştir. Başvuru, CİMER üzerinden de iletilmiş ve alınan yanıtta uygulamanın usulsüz kullanımı önlemek amacıyla yapıldığı ifade edilmiştir.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, engelli geçiş hakkına sahip yolcular için validatörlerin belirli noktalara yerleştirildiğini ve bu uygulamanın istatistiksel verilerin toplanması açısından önemli olduğunu açıklamıştır. Ancak, bu durumun engelli bireyler için ayrımcılık oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir. Türkiye, BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ni imzalayarak, engellilerin insan haklarını koruma yükümlülüğünü üstlenmiştir. Anayasa ve uluslararası sözleşmelere göre, engellilere yönelik ayrımcılığın önlenmesi ve eşitlik sağlanması gerekmektedir. Sonuç olarak, Ankara Metrosu’ndaki geçiş uygulamalarının engelli bireyler açısından ayrımcı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, engelli bireylerin toplu taşıma hizmetlerinden eşit şekilde yararlanabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması ve evrensel tasarım ilkelerinin uygulanması tavsiye edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/6811-S.24.10680
BAŞVURU NO : 2024/210
KARAR TARİHİ : 01.07.2024
TAVSİYE KARARI GİZLİ, TCKN: GİZLİ
Adres: GİZLİ
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun Ankara Metrosu’ndaki yolcu bilet kontrol noktasında yer alan validatörleri engelli biletine sahip olan birey ayrımı olmadan herkes ile eşit bir şekilde kullanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05.01.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvurucu, engelli kimliğinin bulunduğunu, engelli kimliği nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen ücretsiz seyahat kartını otobüslerde kullanırken herhangi bir sıkıntı yaşamamakla beraber Ankara Metrosu’ndaki raylı toplu taşıma araçlarını kullanırken tekerlekli sandalye engeli olmamasına rağmen sadece tekerlekli sandalyeler için ayrılan gişeden geçiş hakkının bulunduğunu, söz konusu uygulamanın özellikle 3. şahıslarla seyahat ederken fazladan açıklama yapmasına ve küçük düşmesine sebep olduğunu; halbuki İstanbul ve İzmir gibi illerde tekerlekli sandalye kullanmayan engelli bireylerin tüm turnikelerden geçebildiklerini, konunun değerlendirilmesi amacıyla
CİMER üzerinden 29.11.2023 tarihinde başvuruda bulunduğunu, verilen yanıtta usulsüz kullanımı engellemek amacıyla uygulandığı açıklamasının yapıldığını belirtmekte ve engellilere yönelik pozitif ayrımcılık yapılması sürecinde rencide edici uygulamalardan vazgeçilmesi talebinde bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu talep hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Ankara Büyükşehir
Belediye Başkanlığı Ankara Elektrik, Havagazı ve Otobüs İşletme Müessesesi Genel Müdürlüğü
Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Daire Başkanlığı tarafından gönderilen E- – – sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Ankara Metrosu ve Ankaray İşletmeleri’ne ait istasyonlarda bulunan turnikelerden, yolcuların tam – öğrenci – serbest kartları ile geçişlerinin sağlandığı; serbest turnikelerden yapılan geçişlerin, 04/03/2014 tarihli ve 28931 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Ücretsiz veya İndirimli Seyahat
Kartları Yönetmeliği” gereğince yapılan düzenlemelerle gerçekleştirildiği; söz konusu yolcu gruplarının
istatistiki verilerinin sağlıklı bir biçimde toplanabilmesi için, engelli geçiş hakkına sahip yolculara, gişelere ve serbest geçiş kapısına en yakın validatörlerin (Kart Okuyucu) tahsis edildiği; işletmelerde yapılan kontroller sırasında, sıklıkla, usulsüz kart kullanımı ve geçişlerin tespit edilmesi nedeniyle, istatistiksel verilerin verimli bir biçimde akışının sağlanabilmesi için söz konusu uygulamaya devam edildiği, Açıklamaları yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’ nın; 3.1.“Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
3.2 “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesi; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk
milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.3.“Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.4.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” 3.5. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61’inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Yaşlılar, Devletçe korunur, Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.”, 3.6. “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinde “Tü rkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.[…]Tü rk kanunlarına değişiklik
̈ ̈ ̈ ̈ ̈ ̈ getiren her turlu andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü̈ uygulanır. […]Usulune göre yururluğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile
̈ ̈ ̈
Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yururluğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hü kü mleri esas alınır.” 4.Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin, /
4.1.BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin Giriş Bölümünde; “İşbu Sözleşme’ye Taraf Olan Devletler, (c) Tüm insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel, bölünmez, birbiriyle bağlantılı ve karşılıklı bağımlı olma niteliği ile engelli bireylerin bu haklardan herhangi bir ayrımcılığa uğramaksızın yararlanmalarının güvence altına alınması gerekliliğini tekrar teyit ederek, (e) Engelliliğin gelişen bir kavram olduğunu ve engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı gerçeğini kabul ederek, (h) Bir kişinin engelli olduğu için ayrımcılığa maruz kalmasının her bireyin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerinin de ihlal edilmesi anlamına geldiğini de kabul ederek, (i) Bunun yanısıra engelli bireylerin çeşitliliğini kabul ederek, (j) Daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiğini kabul ederek, […] anlaşmaya varmışlardır.”, 4.2. “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde; “Engelliliğe dayalı ayrımcılık” siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı kapsamaktadır. Engelliliğe dayalı ayrımcılık makul düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi dâhil her türlü ayrımcılığı kapsar.”, ̈ ̈ 4.3.“Genel İlkeler” başlıklı 3’uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (f) bentlerinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması” ve “Erişilebilirlik” Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.
4.4.“Genel Yü kü mlü lü kler” başlıklı 4’ü ncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tü m engellilerin insan hak ve temel özgü rlü klerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgü rlü klerini gü çlendirmekle yü kü mlü dü r.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; ̈ (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tum yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; ̈ ̈ ̈ ̈ (b) Yururlukte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, duzenlemeler, gelenekler ve
̈ uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tum tedbirleri almayı; (c) Tü m politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve gü çlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’ yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; ̈ ̈ (e) Kişiler, örgutler veya özel teşebbuslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için
̈ ̈ gerekli tum uygun tedbirleri almayı; [… ]taahhut eder.”
/
4.5. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5’inci maddesinde, “[…] 2. Taraf Devletler
̈ ̈ engelliliğe dayalı her turlu ayrımcılığı yasaklar ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı
̈ eşit ve etkin bir şekilde korunmasını guvence altına alır.3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı
̈ ̈ ̈ ortadan kaldırmak uzere engellilere yönelik makul duzenlemelerin yapılması için gerekli tum adımları atar.
4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”
̆ 4.6.“Erişebilirlik” başlıklı 9’uncu maddesinde, “Taraf Devletler engellilerin bagımsız yaş ayabilmelerini
̈ ̆ ̆ ve yaş amın tum alanlarına etkin katılımını saglamak ve engellilerin diger bireylerle eş it koş ullarda fiziki ç evreye, ulaş ıma, bilgi ve iletiş im teknolojileri ve sistemleri dahil olacak ş ekilde bilgi ve iletiş im olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka aç ık diğ er tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Eriş im ö nü ndeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da iç eren bu tedbirler diğ erlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır: (a) Binalar, yollar, ulaşım araç ları ve okullar, evler, sağ lık tesisleri ve iş yerleri dahil diğ er kapalı ve aç ık tesisler;” 4.7. “Kişisel Bütünlüğün Korunması” başlıklı 17’nci maddesinde; “ Engelli her kişi, beden ve ruh bütünlüğüne diğer bireylerle eşit bir şekilde saygı duyulması hakkına sahiptir.”, 4.8. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19’uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye
̈
Taraf Devletler tum engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat
edilmelidir:
(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama dü zenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak ü zere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”,
5.5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun,
5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgü rlü klerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı gü çlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici
̈ tedbirlerin alınması için gerekli duzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.” 5.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanun engellileri, ailelerini, engellilere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri kapsar.” 5.3. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin (a) bendinde, Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, (c)
bendinde, Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı
/
topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, (d) bendinde, Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, (e) bendinde, Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları, (f) bendinde, “Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından
güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, (j) bendinde, Makul düzenleme:
Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, ifade eder.”
5.4. “Genel Esaslar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.
b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.
c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.
5.5. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır.
Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır.
Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.” 5.6. “Topluma dahil olma” başlıklı 4/B maddesinde, “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir. Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar. Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır.” 5.7. “Erişilebilirlik” başlıklı 7’nci maddesinde, “Yapılı çevrede engellilerin erişebilirliğinin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanır. Özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun olması zorunludur. …”
6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri
ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
7.5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve
sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasında, Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: “…(p)Büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, büyükşehir sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/14 md.) Büyükşehir içindeki toplu taşıma hatlarıyla ilgili olarak; şehir merkezine olan uzaklık, nüfus ve hattı kullanan sayısı kriterleri esas alınarak tespit edilecek hatlarla ilgili toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermek.” 8. 4/04/2014 tarih ve 28931 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe Ücretsiz veya İndirimli
Seyahat Kartları Yönetmeliği’nin, 8.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin (b) bendinde, “Engelliler için kimlik kartı: Engellilere tanınan hak ve hizmetlerden yararlanmada kullanılmak üzere Bakanlık tarafından verilen ve engellilik durumuna göre ulaşımda refakatçi ile birlikte yararlanma durumunu da gösteren kimlik kartını, ifade eder.” 8.2.“Ücretsiz seyahat hakkından yarralanacak kişiler” başlıklı 4’üncü maddesinin (e) bendinde, “Engelliler için sağlık kurulu raporuyla % 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin ise kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere beraber seyahat ettikleri refakatçileri.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvurucunun iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvurucunun özetle, engelli kartı bulunması nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen ücretsiz seyahat kartını otobüslerde kullanırken herhangi bir sıkıntı yaşamadığını; ancak Ankara
Metrosu’ndaki raylı sistemleri kullanırken tekerlekli sandalye engeli olmamasına rağmen sadece tekerlekli sandalyeler için ayrılan gişeden geçiş hakkının bulunduğunu, söz konusu uygulamanın özellikle 3.
şahıslarla seyahat ederken fazladan açıklama yapmasına ve küçük düşmesine sebep olduğunu belirterek engellilere yönelik pozitif ayrımcılık yapılması sürecinde rencide edici uygulamalardan vazgeçilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
11. İdare tarafından yapılan açıklamadan, engelli geçiş hakkına sahip yolculara, gişelere ve serbest geçiş kapısına en yakın validatörlerin tahsis edildiği; işletmelerde yapılan kontroller sırasında, sıklıkla, usulsüz kart kullanımı ve geçişlerin tespit edilmesi ve istatistiksel verilerin verimli bir biçimde akışının sağlanabilmesi için söz konusu uygulamaya devam edildiği görülmektedir.
12. Başvurucunun Ankara Metrosu’ndaki yolcu bilet kontrol noktasında yer alan validatörleri engelli biletine sahip olan birey ayrımı olmadan herkes ile eşit bir şekilde kullanma talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, idare tarafından getirilen ve engelli geçiş hakkına sahip yolculara ayrı validatör tahsis edilmesine yönelik olan söz konusu uygulamanın engelli bireyler açısından ayrımcılık teşkil edip etmediği yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
13. Bilindiği üzere, Türkiye BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ni 30 Mart 2007 tarihinde imzalamış ve
Sözleşme 28 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin Sözleşme’ye ilişkin bir çekince veya beyanı söz konusu değildir. Taraf Devletler’in ayrımcılık yapılmaması ve eşitliğin sağlanmasına ilişkin yükümlülükleri, Sözleşmenin 5’inci maddesinde, “[…] Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı
̈ ̈ ̈ ortadan kaldırmak uzere engellilere yönelik makul duzenlemelerin yapılması için gerekli tum adımları atar.
4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşme’ nin ilgili maddelerine göre taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu bağlamda gerçekleşecek herhangi bir ayrımcılığın, engelli kişilerin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerini ihlal edeceği hükme bağlanmıştır.
14. Nitekim Anayasa’nın 10’uncu maddesinde de, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı ve bütün Devlet organları ile idari makamların bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmeleri gerektiği düzenlenmiştir.
15. Yukarıdaki paragraflarda yer verilen açıklamalardan da anlaşılacağı üzere gerek Anayasa’nın gerekse uluslararası insan hakları hukukunun temel prensiplerinden olan eşitlik ve ayrımcılık yapmama, Sözleşme’de taraf Devletlerin engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılığı yasaklayacağı ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı eşit ve etkin bir şekilde korunmasını güvence altına alacağı hükmü ile düzenlenmiştir ve engelli bireylere uygulanan ayrımcılığın önlenmesinin Sözleşmenin temel amacı olduğu görülmektedir.
16.Bu bağlamda, engelli bireylerin ayrımcılığa maruz kalmasının önüne geçmek üzere uygulanacak engelli odaklı politikaların eşitlik ilkesi temelinde geliştirilmesi gerektiği, söz konusu eşitliğin ise mutlak bir eşitlik değil nispi bir eşitlik olduğu; çünkü farklı durumda olanlara eşit davranıldığı durumlarda ayrımcılık yasağının gündeme geleceği zira Sözleşme’nin 5’inci maddesinde düzenlenen engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli tedbirlerin alınacağı pozitif yükümlülüğü ve bu düzenlemelerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği emredici hükmü ile Taraf Devler’in eşitlik ve ayrımcılık yasağını nasıl uygulayacaklarını açıklığa kavuşturan Komite Genel Yorum’ları bir arada değerlendirildiğinde, engellilere bazı konularda uygulanan pozitif ayrımcılığın, sözleşme kapsamında eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına engel olmayacağı görülmektedir.
17.Nitekim somut olay özelinde değerlendirildiğinde, idare tarafından engelli bireylerin sosyal hayata katılımlarının sağlanması amacıyla toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaları pozitif ayrımcılık uygulamasının Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği gereğince hayata geçirildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, engelli bireylerin özel durumlarının ve farklılıklarının dikkate alınarak kamu hizmetlerinden yararlanırken ve sosyal hayata katılım sağlarken ihtiyaç duyulan desteklerden yararlanabilmeleri; diğer bir ifadeyle erişim haklarının güvence altına alınmasına yönelik özel tedbirler alınması hususunun ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.
18. Ancak diğer taraftan, engelli bireylerin ücretsiz seyahat kartlarını Ankara Metrosu’ndaki yolcu bilet kontrol noktasında yer alan cihazlardan diğer yolcular ile eşit bir şekilde ve aynı yöntem ile kullandırılmaması, turnikelerde yer alan cihazların engelli bireyleri de kapsayacak şekilde tasarlanmaması; diğer bir ifadeyle makul uyumlaştırma yapılmaması suretiyle engelli bireylerin bilet kontrol noktasında turnikeler yoluyla ayrıştırılması engelli bireyler açısından ayrımcılık olarak değerlendirilebilecektir.
̈ ̈ 19. Şöyle ki Sözleşme incelendiğinde, engellilerin ihtiyaç duydukları anda her turlu hizmete ve fiziksel çevreye erişimlerinin güvence altına alınarak toplum hayatına diğer bireyler ile eşit şartlarda katılması amacıyla “makul uyumlaştıma”; diğer bir ifadeyle, ö lcü lü olan ve asırı yü k getirmeyen gerekli ve
̧ ̧
̈ ̈ ̆ uygun her turlu degiş ikliği yapma yükümlülüğünün Taraf Devletlere getirildiği anlaşılmaktadır ve makul uyumlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ise ayrımcılık ortaya çıkarmaktadır başka bir anlatımla makul uyumlaştırma kavramı ayrımcılığın önlenmesi açısından önem arz etmektedir.
20. İdare tarafından engelli geçiş hakkına sahip yolculara, gişelere en yakın validatörün tahsis edilme gerekçesi olarak usulsüz kart kullanımının tespit edilmesi ve istatistiksel verilerin verimli bir biçimde akışının sağlanabilmesinin sunulduğu görülmektedir.
20.1. Elbette ki usulsuz kart kullanımının tespit edilmesine yönelik idare tarafından gerçekleştirilecek denetimler kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması amacıyla oldukça önemli olmakla birlikte engelli bireylere tanınan ve pozitif ayrımcılık olarak nitelendirilebilecek ücretsiz geçiş hakkının kullandırılması sürecinde belirlenecek denetim yöntemlerinin engelli bireyler açısından herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmayacakları şekilde uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir. Kaldı ki engelli bireylerin kullanımına tahsis edildiği belirtilen gişelere en yakın validatörün 5378 sayılı Engelliler
Hakkında Kanun ile getirilen tasarım süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluğun sağlanmasının zorunlu tutulmasına ilişkin hüküm kapsamında hareketlilikleri için farklı yardımcı araç-gereç kullanan bireylerin erişilebilirlik haklarının güvence altına alınması için tasarlanan geçiş noktaları olduğu, dolayısıyla hareket kısıtlılığı olmayan engelli bireyler gibi farklı özelliklere sahip toplu taşıma kullanıcılarının herkesin kullanımı için tasarlanan aynı bilet kontrol noktalarından geçişlerinin sağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.
20.2. Ayrıca her ne kadar istatistiksel verilerin verimli bir biçimde akışının sağlanabilmesi bir diğer gerekçe olarak idare tarafından sunulsa da gelişen bilgi teknolojileri ve dijitalleşme ile erişilebilirlik standartlarının tasarımında pek çok işlemin kolay bir şekilde uygulanması sağlanarak etkili bir veri toplama sisteminin oluşturulabileceği değerlendirilmektedir. Zira ülkemizde bazı yerel yönetimlerin gelişen bilgi teknolojisi ve dijitalleşmeden faydalanarak hem farklı özelliklere sahip toplu taşıma kullanıcılarının ihtiyaçlarının
aynı tasarımda (validatör) karşılandığı hem de etkili bir veri toplama sisteminin oluşturulduğu, diğer bir ifadeyle makul uyumlaştırma yapılarak ayrımcı uygulamaların önüne geçilebildiği göz önünde bulundurulduğunda idare tarafından sunulan gerekçenin makul olmadığı değerlendirilmektedir.
21. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ve ilgili mevzuat çerçevesinde sonuç olarak; engelli bireylerin ücretsiz seyahat kartlarını Ankara Metrosu’ndaki yolcu bilet kontrol noktasında yer alan cihazlardan diğer yolcular ile eşit bir şekilde ve aynı yöntem ile kullandırılmaması, diğer bir ifadeyle makul uyumlaştırma yapılmaması suretiyle engelli bireylerin bilet kontrol noktasında turnikeler yoluyla ayrıştırılmasının engelli bireyler açısından ayrımcılık olarak değerlendirildiği; dolayısıyla, ülkemizde bazı yerel yönetim uygulamalarında da görüleceği üzere hareket kısıtlılığı olmayan farklı özelliklere sahip toplu taşıma kullanıcılarının herkesin kullanımı için tasarlanan aynı bilet kontrol noktalarından geçişlerinin sağlanması, gelişen bilgi teknolojileri ve dijitalleşme ile erişilebilirlik standartlarının tasarımında etkili bir veri toplama sisteminin oluşturulması ve ücretsiz geçiş hakkının kullandırılması sürecinde belirlenecek denetim yöntemlerinin engelli bireyler açısından herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmayacakları şekilde uygulanması amacıyla evrensel tasarım yöntemleri ve gelişen bilgi teknolojileri kullanılarak makul uyumlaştırma yapılması sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ancak; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uymasının iyi yönetim anlayışının bir gereği olduğu değerlendirilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Engelli bireylerin ücretsiz seyahat kartlarını Ankara Metrosu’ndaki yolcu bilet kontrol noktasında yer alan cihazlardan diğer yolcular ile eşit bir şekilde ve aynı yöntem ile kullandırılmaması, engelli bireylere farklı geçiş noktası tahsis edilmesi suretiyle ayrıştırılmasının engelli bireyler açısından ayrımcılık olarak değerlendirilmesi nedeniyle hareket kısıtlılığı olmayan farklı özelliklere sahip engelli raylı sistem kullanıcılarının herkesin kullanımı için tasarlanan aynı bilet kontrol noktalarından geçişlerinin sağlanması ve ücretsiz geçiş hakkının kullandırılması sürecinde belirlenecek denetim yöntemlerinin engelli bireyler açısından herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmayacakları şekilde uygulanması amacıyla evrensel tasarım yöntemleri ve gelişen bilgi teknolojileri kullanılarak makul uyumlaştırma yapılması gerektiği
/
hususunda ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURUCUYA ve ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/