|
ÖZET: Başvuran, babasına ait engelli raporunun lojman puanlama sistemine dahil edilerek 40 puan verilmesini talep etmiştir. Başvuru, Kamu Konutları Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirilmiş, ancak başvuranın, babasına bakmakla yükümlü olduğuna dair herhangi bir belge sunmadığı belirlenmiştir. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın engelli babası için gerekli belgeleri temin etmediğinden talebin reddedildiğini açıklamıştır.
İlgili idareler, başvuranın talebinin hukuka uygun olarak reddedildiğini belirtmiş ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun tanımlarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Kamu Konutları Yönetmeliği’nde yer alan “kanunen bakmakla mükellef” ifadesinin, sosyal güvenlik mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın talebinin reddine yönelik hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, gerekli belgelerin sunulmaması nedeniyle reddedilmiş ve bu karar, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından onaylanmıştır. Başvuran, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurabilecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/1675-S.24.2701
BAŞVURU NO : 2023/13697
KARAR TARİHİ : 14.02.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Başvuranın babasına ait engelli raporunun lojman puanlama sistemine
BAŞVURUNUN KONUSU :
dâhil edilerek tarafına 40 puan verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 8 inci bölüm (4) Sayılı Cetvel (1) Sıra Tahsisli Konutların
Puanlama Cetveli başlıklı bölümünün (k) fıkrasında geçen “kanunen bakmakla mükellef” ifadesinin; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2010/13 sayılı Genelgesi ve 5510 sayılı Kanun’da farklı tanımlandığını, “kanunen bakmakla mükellef” ifadesinin tanımında 5510 sayılı Kanunun mu yoksa Aile ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı Genelgesinin mi dikkate alınması gerektiğini belirterek babasına ait engelli raporunun
Lojman Puanlama sistemine dâhil edilip tarafına 40 puan eklenmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 12/09/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden alınan 29/10/2023 tarihli ve E- – [
KDK-CEVAP- – / sayılı cevabi yazısında;
2.1. Adı geçenin, Açık Ceza İnfaz Kurumunda kadrolu şoför olarak görev yaptığı, babasının engelli olmasına ilişkin sağlık kurulu belgesini kuruma verdiği, ancak bakmakla yükümlü olduğuna dair herhangi bir evrak teslim etmediği, bundan dolayı ilgili personelin Lojman Puanlama sistemine dahil edilerek 40 puan eklenmesi talebinin kabul edilmediği,
2.2. Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 8 inci bölüm (4) Sayılı Cetvel (1) Sıra Tahsisli Konutların Puanlama
Cetveli başlıklı bölümünün (k) fıkrasında “Ek:RG-11/7/2020-31182-C.K-2754/1 md.) Yüzde kırk ve üzerinde engelli olduğunu yetkili sağlık kurullarından alınan rapor ile belgelendiren engelli personel ile kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı her bir engelli aile ferdi (eş ve çocuk
/
dahil) için (+40) puan eklenir” hükmüne yer verildiği, söz konusu başvuru sahibi personelin bakmakla yükümlü olduğuna dair anılan Kuruma herhangi bir belge beyan etmediği,
2.3. Diğer yandan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Tanımlar Başlığı madde onuncu bendinde “(Değişik: 17/4/2008-5754/ 1 md.) Bakmakla yükümlü olduğu kişi: 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (7)
numaralı alt bentleri ile yedinci ve sekizinci fıkralarının dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan; a) Eşini, b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim
Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını, c) Geçiminin genel sağlık sigortalısı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını” kapsadığı belirtilmiş olup bu konuda herhangi bir bilgi ve belge vermediğinin tespit edildiği,
2.4. Yapılan işlemlerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un hükümleri gereğince yerine getirildiği,
2.5. Başvuranın, babasına bakmakla yükümlü olduğuna dair SGK tarafından düzenlenen belgeyi getirmesi ve bu belge ile gerekli işlemlerin yapılabileceğini içeren resmi yazılarının ilgiliye tebliğ edildiği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Kurumumuzun 25/12/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Aile ve
Sosyal Hizmetler Bakanlığından alınan 18/01/2024 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde;
3.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 3üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde; “Bakmakla yükümlü olduğu kişi: 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve sekizinci fıkraları ile onikinci fıkrasındaki askeri öğrenci adayları ile Jandarma ve
Sahil Güvenlik Akademisi öğrenci adayları dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan; a)
Eşini, b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını, c) Geçiminin genel sağlık sigortalısı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını,” şeklinde düzenlendiği, bu kapsamda; sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan eş ve çocukları ile ana ve babaları da bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla genel sağlık sigortasından yararlandırılacağı,
3.2. 4721 Türk Medeni Kanunu’nun “Vasi ve kayyım” başlıklı 403 üncü maddesi “Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.” hükmünü içerdiği, “Eşin ve hısımların önceliği” başlıklı 414 üncü maddesinde ise “Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.” hükmünü amir olduğu,
3.3. Vasiliğin adli bir kurum olduğu, kişilerin aynı hanede ikamet etmesinin durumu değiştirmeyeceği, Bakanlıkları mevzuatında geçen ifadelerin Bakanlıklarından alınan hizmetler bakımından hüküm ifade ederken, SGK gibi başka kurumların mevzuatında yer alan ifadelerin o kurumlardan alınan hizmetler kapsamında değerlendirildiği,
3.4. Normların Hiyerarşisi’nde genelgelerin yönetmeliklerin altında yer aldığı, Genelgelerin; yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuyu aydınlatmak, bir duruma dikkat çekmek gibi amaçlarla ilgili yerlere ve ilgililere gönderilen yazılar olduğu,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
4. Kurumumuzun 25/12/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Milli Emlak
Genel Müdürlüğünden alınan 19/01/2024 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde;
4.1. 11/7/2020 tarihli ve 31182 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle Kamu Konutları
Yönetmeliğine ek (4) Saylı Cetvele eklenen (k) fıkrasında; sıra tahsisli konutların puanlaması yapılırken
“Yüzde kırk ve üzerinde engelli olduğunu yetkili sağlık kurullarından alınan rapor ile belgelendiren engelli personel ile kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı her bir engelli aile ferdi (eş ve çocuk dahil) için (+40) puan,” verileceğinin düzenlendiği, buna göre; Kamu Konutları
Yönetmeliğine ek (4) Sayılı Cetvele eklenen (k) fıkrasında belirtilen “kanunen mükellef bulunduğu” ibaresinin, sosyal güvenlik mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
5. Kurumumuzun 20/12/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden
’nun Babanıza bakmakla yükümlü olduğunuza dair SGK tarafından düzenlenecek belgeyi alarak İlgili İdareye verip vermediğiniz, 2) Söz konusu belgeyi almadı iseniz buna ilişkin gerekçeniz hakkında açıklamanızın sorularına verdiği cevabi yazısında;
5.1. Kamu Konutları Yönetmeliğinin ilgili maddesinde SGK tarafından herhangi bir belge düzenleneceğine dair hüküm bulunmadığını, engelli bireylere kimlerin bakmakla yükümlü olunduğunun 2010/13 Sayılı
Bakmakla Yükümlü Olunan Bireyler konulu Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
Genel Müdürlüğü Genelgesinde açık bir şekilde yazıldığını, Açık Ceza İnfaz Kurumuna bağlı olunan Adalet Bakanlığından ve Milli Emlak Genel Müdürlüğünden konu ile ilgili görüş talep etmelerini istemesine rağmen görüş talep edilmediğini, SGK’nın bakmak ile yükümlü değerlendirmesini yaparken sigortalı çalışanın eşini belli bir yaşa kadar çocuklarını, geliri olmaması koşuluyla anne ve babasını kapsadığını, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Engelli bireye kimlerin bakmakla yükümlü olduğu belirtirken, belirtilen kişilerin olmaması durumunda engelli bireyin vasisi varsa onun da bakmakla yükümlü olduğunu ifade ettiğini, engelli bireyler hakkında kanun düzenleme yetkisi Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığına ait olmasından dolayı SGK’nin engelli bireyler hakkında kanunu bir yetkisi bulunmadığını ifade ederek SGK’dan herhangi bir belge alarak çalıştığı kuruma ibraz etmediğini belirtmiştir.
6. Şikâyet başvurusuna konulan ek evrakların tetkiki neticesinde başvuranın Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığına yönetmeliklerinde geçen “bakmakla yükümlü” ifadesi kapsamında mahkeme kararı ile vasi tayin edilen evladın engelli babasına bakmak zorunluluğu varsa SGK’nın sunduğu haklardan engelli babanın da yararlandırılmasının zorunlu olup olmayacağını sorduğu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 26/09/2023 tarih ve E- – [ – sayılı yazısı ile “…Sorunuzun; sosyal güvenlik, 4721
/
sayılı Kanun kapsamında nafaka yükümlülüğü, bakım hizmetleri için, hane kriterini baz alan ödemeler kapsamında ayrı ayrı cevaplanması gerekmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1.fıkrasının (10) numaralı bendinde bakmakla yükümlü olunan kişiler hakkında şu açıklama bulunmaktadır: 10) Bakmakla yükümlü olduğu kişi: 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2)
ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve sekizinci fıkraları ile onikinci fıkrasındaki askeri öğrenci adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi öğrenci adayları dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan; a) Eşini, b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde
mesleki eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malül olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını, c) Geçiminin genel sağlık sigortalısı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını, ifade eder.” Bu açıklamalara göre; sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan eş ve çocukları ile ana ve babaları da bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla genel sağlık sigortasından yararlandırılacaktır. 4721 Türk Medeni Kanununun A. Nafaka yükümlüleri başlıklı 364. maddesi 1.fıkrasındaki; “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” hükmüne göre; herkes, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt ve üst soya ve erkek-kız kardeşlerine yardım etmekle yükümlüdür. 4721 Türk
Medeni Kanununun B. Karşılıklı yükümlülükler başlıklı 322. maddesi de; “Ana, baba ve çocuk, ailenin huzur ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine yardım etmek, saygı ve anlayış göstermek ve aile onurunu gözetmekle yükümlüdürler.” hükümlerini içermektedir. Gelenek ve göreneklerimiz de bunu gerektirir. Kısacası kişinin; eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği babasına soy bağı açısından bakması ile sağlık sigortasından yararlandırılıp yararlandırılamayacağı arasında fark vardır. Bakanlığımız yönetmeliklerinde geçen ifadeler bizim bakanlığımızdan aldığınız hizmetler bakımından hüküm ifade ederken; SGK gibi başka kurumların mevzuatında yer alan ifadeler o kurumlardan alınan hizmetler kapsamında değerlendirilmektedir.
Medeni Kanunda yer alan ifadeler temel kanun olması hasebiyle; her vatandaş ve devlet kurumu için hüküm ifade etmektedir.” ifade edildiği tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 7.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 7.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 7.3. Yasama yetkisi başlıklı 7nci maddesinde; “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.”
7.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
/
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 7.5. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi başlıklı 88 inci maddesinde; “Kanun teklif etmeye milletvekilleri yetkilidir. Kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları içtüzükle düzenlenir.”
7.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 8. BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin, 8.1. Giriş Bölümünde; “İşbu Sözleşme’ye Taraf Olan Devletler, (c) Tüm insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel, bölünmez, birbiriyle bağlantılı ve karşılıklı bağımlı olma niteliği ile engelli bireylerin bu haklardan herhangi bir ayrımcılığa uğramaksızın yararlanmalarının güvence altına alınması gerekliliğini tekrar teyit ederek, (e) Engelliliğin gelişen bir kavram olduğunu ve engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı gerçeğini kabul ederek, (h) Bir kişinin engelli olduğu için ayrımcılığa maruz kalmasının her bireyin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerinin de ihlal edilmesi anlamına geldiğini de kabul ederek, (i) Bunun yanısıra engelli bireylerin çeşitliliğini kabul ederek, (j) Daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiğini kabul ederek, (r) Engelli çocukların diğer çocuklarla eşit koşullar altında tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam olarak yararlanması gereğini kabul ederek ve bu bağlamda Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne Taraf Devletlerin üstlendiği yükümlülükleri yeniden hatırlatarak …anlaşmaya varmışlardır.”, 8.2. “Tanımlar” başlıklı ikinci maddesinde; “Engelliliğe dayalı ayrımcılık” siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı kapsamaktadır. Engelliliğe dayalı ayrımcılık makul düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi dâhil her türlü ayrımcılığı kapsar.”, 8.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “ 1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; (c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’ yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; .. taahhüt eder.”, 8.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinde; “2. Taraf Devletler engelliliğe
dayalı her türlü ayrımcılığı yasaklar ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı eşit ve etkin bir şekilde korunmasını güvence altına alır. 3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar. 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”, 9. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 10. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 10.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.” 10.2. Kapsam” başlıklı 2nci maddesinde; “Bu Kanun engellileri, ailelerini, engellilere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri kapsar.” 11. 31/5/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 3üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde; “Bakmakla yükümlü olduğu kişi: 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve sekizinci fıkraları ile onikinci fıkrasındaki askeri öğrenci adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi öğrenci adayları dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan; a) Eşini, b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî
Eğitim Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını, c) Geçiminin genel sağlık sigortalısı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını,” 12. 9/11/1983 tarih ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun, 12.1. Amaç başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu konutlarının tahsis biçimi, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin temel ilkeleri belirlemektir.” 12.2. Kapsam başlıklı 2nci maddesinde; “Bu Kanun; a) Genel bütçeye giren daireler, katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, b) İktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, sermayesinin tamamı bu kamu teşebbüslerine ait müesseseler, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarına ait olan bağlı ortaklıklar, c) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç olmak üzere, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan bankalar ile kamu kurum ve kuruluşları,1 d) Kanunlarla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, beden terbiyesi bölge müdürlükleri, Tarafından yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma, kiralama suretiyle temin olunan ve bu kurum ve kuruluşlar personelinin yararlanması için ayrılan kamu konutlarını kapsar.
Ancak kiralama zaruri hallerde ve kısıtlı olarak yapılabilir. Bunun uygulaması yönetmelikte belirtilir.” 12.3. Kamu konut türleri ve konut tahsisi başlıklı 3üncü maddesinin c fıkrasında; “c) Sıra tahsisli konutlar; hizmet süresi, daha önce kamu konutlarından yararlanma durumu ve süresi, çocuklarının ve
bakmakla mükellef olduğu aile fertlerinin sayısı, aile fertlerinin gelir durumu, konuttan yararlanma için bekleme süresi, eşinin de bu Kanun kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda çalışan personel olması gibi hususlar dikkate alınarak yönetmelikte belirlenecek puanlama esasına göre tahsis edilen konutlardır.” 12.4. Yönetmelik başlıklı 11inci maddesinde; “Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili usul ve esaslar; Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanır.” 13. 24/5/1983 tarih ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun, 13.1. Amaç başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.” 13.2. Kapsam başlıklı 2nci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli, sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.” 13.3. Ek 7nci maddesinde; Ek Madde 7 – (Ek: 1/7/2005-5378/30 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/21 md.)
Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır. (Ek cümle:21/2/2019-7166/1 md.) Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca Ramazan ve Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına dâhil edilmez. ma ihtiyacı olan engellilere özel bakım merkezlerinde sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak belirlenecek kişi başına aylık bakım ücreti tutarı, (20.000) gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutardan fazla olamaz. Bakıma ihtiyacı olan engellinin evde bakımına destek için ise (10.000) gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar aylık sosyal yardım yapılır. Bakıma ihtiyacı olan engellilere sunulacak bakım hizmet modeline ve kapsamına, bakım hizmetinden yararlanabileceklerin başvuru şekline, bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak kuruluşlara açılış izni verilmesine, çalışmasına, denetimine, ücretlendirilmesine, idari para cezalarının ve kapatılma işlemlerinin uygulanmasına, özel bakım merkezlerine bakım hizmeti karşılığı yapılacak ödemelere ve bakım hizmeti veren resmî kurumlara yapılacak yardımlara ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımına destek için yapılacak sosyal yardımlara ilişkin iş ve işlemler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Vakıflarınca gerçekleştirilir. Bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımına destek için yapılacak sosyal yardımın başvuru şekline, değerlendirilmesine, ödenmesine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Birinci fıkra kapsamındaki bakıma ihtiyacı olan engellilere sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak özel bakım merkezlerine ödenecek bakım ücreti, evde bakımına destek için yapılacak sosyal yardım ile bakım hizmeti veren resmî kurumlara yapılacak yardımlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Bakıma ihtiyacı olan engellilere, ücretleri Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinden karşılanmak suretiyle sağlanacak bakım hizmetleri, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın temin edilir.
Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Aile ve Sosyal
/
Politikalar Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Birinci fıkra ile belirlenen hane halkı gelir ölçütünü aşan gelir değişikliğinin tespiti hâlinde bu madde kapsamında yapılan ödemeler durdurulur ve değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte genel hükümlere göre takip ve tahsil edilir.” 14. 23/9/1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Konutları
Yönetmeliği’nin, 14.1. Amaç başlıklı 1nci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun
2 nci maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım,
onarım ve yönetimine ait usül, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tesbit etmektir.” 14.2. Kapsam başlıklı 2nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 2 nci maddesinde sayılan kamu kurum ve kuruluşları personelinin yararlanması için yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma ve kiralama suretiyle sağladıkları kamu konutlarını kapsar. Kurum ve kuruluşlarınca bir bölümü kamu konutuna tahsis edilen hizmet binalarındaki konutlar hakkında da bu
Yönetmelik hükümleri uygulanır.” 14.3. Konutta Birlikte Oturabilecekler başlıklı 13üncü maddesinde; “Konutlarda oturanların yanlarında yalnız kendisinin veya eşinin usül ve füruu ile üçüncü dereceye (üçüncü derece dâhil) kadar hısımları veya gelenek, görenek ve ahlak kuralları gereği, korumak ve bakmakla yükümlü bulundukları, kimseler oturabilir.” 14.4. Sıra Tahsisli Konutların Puanlama Cetveli k bendinde; “k ) Ek:RG-11/7/2020-31182-C.K-2754/1 md.) Yüzde kırk ve üzerinde engelli olduğunu yetkili sağlık kurullarından alınan rapor ile belgelendiren engelli personel ile kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı her bir engelli aile ferdi (eş ve çocuk dahil) için (+40) puan eklenir” 15. Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Konut Yönetmeliğinin, 15.1. Amaç başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; Adalet Teşkilatını Güçlendirme
Vakfına ait konutların Hakim ve Savcılar ile Adliye ve Cezaevi Personeline tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usul, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tespit etmektir.” 15.2. Kapsam başlıklı 2nci maddesinde, “Bu Yönetmelik Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfının, Hakim ve Savcılar ile Adalet Personelinin yararlanması için yaptırma ve satın alma suretiyle sağladığı konutları kapsar.” 15.3. Konutta Birlikte Oturabilecekler başlıklı 10uncu maddesinde; “Konutlarda oturanların yanlarında yalnız kendisinin veya eşinin usul ve füru ile üçüncü dereceye (üçüncü derece dahil) kadar hısımları veya gelenek görenek ve ahlak kuralları gereği, korumak ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimseler oturabilir.
15.4. Sıra Tahsisli Konutların Puanlama Cetveli başlıklı (3) Sayılı Cetvel’de “a) Görevinde başarılı olanlardan sicili çok iyi olan personel için (+10) puan, b) Personelin 2946 sayılı Kamu konutları Kanunu kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda geçen hizmet süresinin her yılı için (+5) puan, c) Personelin, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamında olan kurum ve kuruluşlarda, daha önce konuttan yararlandığı her yıl için (-3) puan, d) Personelin eşi için (+6) puan, e) Personelin kanunen bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının her biri için (+3) puan f) Personelin eşi ve çocukları dışında kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı her aile ferdi için (+1) puan, g) Personelin, aylık ve özlük hakları ile ilgili gelirleri hariç olmak üzere, kendisinin ve kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı aile fertlerinin (konut kira gelirleri hariç) diğer tüm sürekli gelirleri aylık toplamının o yıl için belirlenen net asgari ücret tutatrı ve bu tutatarı aşan herbir kat için (-2) puan, h) Personelin, 2946
/
sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda konut tahsisi için beklediği her yıl için (+1) puan, ı) Personelin kendisinin, eşinin, çocuğunun ve kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı aile fertlerinden, konutun bulunduğu il veya ilçenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde oturmaya elverişli konutu olanların her konut için (-15) puan, j) Personelin kendisinin, eşinin çocuğunun ve kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı aile fertlerinden, aynı il veya ilçede (i) bendi kapsamı dışında kalan yerler ile başka il veya ilçelerde oturmaya elverişli konutu olanların her konut için (-10) puan,…” 16. Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti Ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin
Yönetmeliğin, 16.1. Amaç başlıklı 1nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” 16.2. Kapsam başlıklı 2nci maddesinde; “(Değişik:RG-23/10/2007-26679) (1) Bu Yönetmelik, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç engellileri, bu engellilere verilecek bakım hizmetlerini, hizmetlerin ücretlendirilmesini ve ücretlerin ödenmesini kapsar.” 16.3. Tanımlar başlıklı 4üncü maddesinin h bendinde; “h) (Değişik:RG-21/10/2010-
27736) Bakmakla yükümlü olunan bireyler: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, üveyler de dâhil olmak
üzere bakıma muhtaç engellinin kendisi ve kendisi ile birlikte aynı evde yaşayan eşi, çocukları ile ana ve babası, çocuklarının eşleri, evli olmayan torunları, ana ve babasının ana ve babası, evli olmayan kardeşleri, eşinin ana ve babası, eşinin evli olmayan kardeşleri; başka bir adreste bulunsa dahi evli olmayan ve eğitimini devam ettiren çocukları ile aynı durumdaki kardeşleri ve eşinin kardeşleri ile aynı evde yaşamakta iken er veya erbaş olarak askere gitmiş olan babası, çocuğu ve kardeşi; ayrı adreslerde ikamet etse dahi engelli üzerinde velayeti devam eden anne ve babası veya kanunen bakmakla yükümlü kimsesi bulunamayan engelli ile aynı evde yaşayan ve bakım hizmeti vermeyi yazılı olarak taahhüt eden akraba, vasi ve bunlarla birlikte aynı evde yaşayan kişileri, ifade eder.” 16.4. Dayanak başlıklı 3üncü maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 7 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.” 17. 2010/13 Sayılı Bakmakla Yükümlü Olunan Bireyler konulu Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve
Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Genelgesi’nde; Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve
Bakım Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde yer alan “Bakmakla yükümlü olunan bireyler” tanımında 21/10/2010 tarihli ve 27736 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan değişiklik yapılmıştır. Uygulamanın bu değişiklik çerçevesinde aşağıda belirtildiği şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Bakmakla yükümlü olunan bireyler tanımı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, “üveyler de dâhil olmak üzere bakıma muhtaç özürlünün kendisi ve kendisi ile birlikte aynı evde yaşayan; eşi, çocukları ile ana ve babası, çocuklarının eşleri, evli olmayan torunları, ana ve babasının ana ve babası, evli olmayan kardeşleri, eşinin ana ve babası, eşinin evli olmayan kardeşleri; başka bir adreste bulunsa dahi evli olmayan ve eğitimini devam ettiren çocukları ile aynı durumdaki kardeşleri ve eşinin kardeşleri ile aynı evde yaşamakta iken er veya erbaş olarak askere gitmiş olan babası, çocuğu ve kardeşi; ayrı adreslerde ikamet etse dahi özürlü üzerinde velayeti devam eden anne ve babayı”; ikinci bölüm ise “kanunen bakmakla yükümlü kimsesi bulunamayan özürlü ile aynı evde yaşayan ve bakım hizmeti vermeyi yazılı olarak taahhüt eden akraba, vasi ve bunlarla birlikte aynı evde yaşayan kişileri,” kapsamaktadır. Uygulamada müracaatların değerlendirilmesi sürecinde önce birinci bölüm çerçevesinde işlem yapılacaktır. Birinci bölüm çerçevesinde yapılan değerlendirme
/
neticesinde olumlu sonuca varılmış ise ikinci bölüme girilmeyecektir. Ancak birinci bölüm çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde olumsuz sonuca varılmış ise müracaat ikinci bölüm çerçevesinde değerlendirilebilecek ve bu değerlendirme neticesine göre işlem yürütülebilecektir. İkinci bölümde yer alan “kanunen bakmakla yükümlü” ifadesi; eş ile 18 yaşından küçük özürlünün anne ve/veya babasını kapsamaktadır. Bu durumda evli olan veya 18 yaşından küçük olup anne ve/veya babası bulunan özürlü ikinci bölüm kapsamında değerlendirilemeyecektir. Ancak buradaki eş ile 18 yaşından küçük özürlünün anne ve/veya babasının özürlüye bakamayacak durumda olup özürlüye bakmak istememesi halinde bu kişiler de kanunen bakmakla yükümlü kişiler dışında değerlendirilecektir. “Bakmakla yükümlü olunan bireyler” tanımına ilişkin önceki genelge ve görüş yazılarındaki ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır. Uygulamanın belirtildiği şekilde yürütülmesi ve önceki işlemlerden bu duruma aykırı olduğu tespit edilenlerin ise tespit edilmelerini müteakiben sonlandırılması ve bu konuda geriye dönük ödeme istenmemesi hususlarında gereğini rica ederim.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
18. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 19. Başvuran özetle; babasına ait engelli raporunun Lojman Puanlama sistemine dâhil edilerek tarafına 40 puan eklenmesini talep etmektedir.
20. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; başvuranın
Açık Ceza İnfaz Kurumunda kadrolu şoför olarak görev yaptığı, babasının engelli olmasına ilişkin sağlık kurulu belgesini kuruma verdiği, ancak bakmakla yükümlü olduğuna dair herhangi bir evrak teslim etmediğinden Lojman Puanlama sistemine dahil edilerek 40 puan eklenmesi talebinin kabul edilmediği, yapılan işlemlerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’u hükümleri gereğince yerine getirildiği, başvuranın, babasına bakmakla yükümlü olduğuna dair SGK tarafından düzenlenen belgeyi getirmesi halinde gerekli işlemlerin yapılabileceği anlaşılmaktadır.
20.1. ’na 20/12/2023 tarihinde Babanıza bakmakla yükümlü olduğunuza dair SGK tarafından düzenlenecek belgeyi alarak İlgili İdareye verip vermediğiniz, 2) Söz konusu belgeyi almadı iseniz buna ilişkin gerekçeniz hakkında açıklamanızın sorularına verdiği cevabi yazıda; başvuran engelli bireyler hakkında kanuni düzenleme yapma yetkisi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ait olduğundan
SGK’nin engelli bireyler hakkında kanuni bir yetkisi bulunmadığını, bu sebeple SGK’dan herhangi bir belge alarak çalıştığı kuruma ibraz etmediğini belirtmiştir.
20.2. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; vasiliğin adli bir kurum olduğu, kişilerin aynı hanede ikamet etmesinin durumu değiştirmeyeceği, Bakanlıkları mevzuatında geçen ifadelerin Bakanlıklarından alınan hizmetler bakımından hüküm ifade ederken, SGK gibi başka kurumların mevzuatında yer alan ifadelerin o kurumlardan alınan hizmetler kapsamında değerlendirildiği, Normlar Hiyerarşisi’nde genelgelerin yönetmeliklerin altında yer aldığı, Genelgelerin; yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuyu aydınlatmak, bir duruma dikkat çekmek gibi amaçlarla ilgili yerlere ve ilgililere gönderilen yazılar olduğu ifade edilmiştir.
20.3. Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; Kamu Konutları
Yönetmeliğine ek (4) Sayılı Cetvele eklenen (k) fıkrasında belirtilen “kanunen mükellef bulunduğu” ibaresinin, sosyal güvenlik mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
21. Başvuran, 5.1. nolu paragrafta detaylarına yer verildiği üzere, engelli bireyler hakkında kanun düzenleme yetkisi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ait olmasından dolayı SGK’nin engelli bireyler hakkında kanunu bir yetkisi bulunmadığını ifade ederek SGK’dan herhangi bir belge alarak çalıştığı kuruma ibraz etmediğini ifade etmektedir. Anayasanın 7nci maddesinde Yasama yetkisini, Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinin kullanacağı, 88 inci maddesinde ise; Kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Diğer bir ifade ile yasama yetkisi Anayasanın bizatihi kendinden kaynaklanan genel bir yetkidir. Bu husus doktrinde Bizim hukukumuzda yasama yetkisinin genelliği kanunla düzenleme alanının konu itibariyle sınırlandırılmamış olduğu, Anayasaya aykırı olmamak koşuluyla her konunun kanunla düzenlenebileceğini ifade eder. Yasama organı, dilediği takdirde, bir konuyu en ince ayrıntılarına kadar düzenleyebilir ve yürütme organına sadece ‘bağlı yetkiler’ vererek idari düzenleme alanına yer bırakmayabilir. (Ergun Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, Yetkin
Yayınları, 1995, s. 164) ifade edilmektedir. Bu kapsamda yasamanın genelliği ilkesi gereğince engellilik konusu dâhil her konuda yasa yapma yetkisinin TBMM’ye ait olduğu kuşkusuzdur.
22. Diğer yandan 2010/13 Sayılı Bakmakla Yükümlü Olunan Bireyler konulu Başbakanlık Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Genelgesi, Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h)
bendinde yer alan “Bakmakla yükümlü olunan bireyler” tanımında 21/10/2010 tarihli ve 27736 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik çerçevesinde uygulamanın hangi şekilde olacağını belirtmek üzere yayımlanmıştır. 2010/13 sayılı Genelgenin dayanağı olan Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve Bakım
Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin Kapsamı; “Bu Yönetmelik, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç engellileri, bu engellilere verilecek bakım hizmetlerini, hizmetlerin ücretlendirilmesini ve ücretlerin ödenmesini kapsar” şeklindedir, Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve
Bakım Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin dayanağı olan Sosyal Hizmetler Kanunu’nun kapsamı ise; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli, sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.” şeklinde belirlenmiştir. Diğer bir ifade ile 2010/13 sayılı Genelgede tanımı yapılan bakmakla yükümlü olunan bireyler sosyal hizmetler alanında sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları belirtmektedir.
23. Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Konut Yönetmeliğinin Kapsamı “Bu Yönetmelik Adalet
Teşkilatını Güçlendirme Vakfının, Hakim ve Savcılar ile Adalet Personelinin yararlanması için yaptırma ve satın alma suretiyle sağladığı konutları kapsar” şeklinde belirlenirken Konutta Birlikte Oturabilecekler başlıklı 10uncu maddede …gelenek görenek ve ahlak kuralları gereği, korumak ve bakmakla yükümlü bulunulan kimseler konutta birlikte oturabilecekler arasına dahil edilmiştir ancak Sıra Tahsisli
Konutların Puanlama Cetveli başlıklı (3) Sayılı Cetvel’de Personelin kanunen bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının her biri için (+3) puan, Personelin eşi ve çocukları dışında kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı her aile ferdi için (+1) puan verilir şeklindeki düzenlemelerden; gelenek görenek ve ahlak kuralları gereği, korumak ve bakmakla yükümlü bulunulan kimseler ile kanunen bakmakla yükümlü bulunulan kimseler arasında ayrım olduğu anlaşılmakla birlikte ne bahse konu maddelerde ne de Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 3üncü maddesinde kanunen bakmakla yükümlü ifadesi tanımlanmadığından bu anlamda bir kanun boşluğu bulunduğu anlaşılmaktadır.
24. Bunun üzerine lojman konusunda genel uygulamanın düzenlendiği Kamu Konutları Yönetmeliğine
bakıldığında; Kamu Konutları Yönetmeliği’nin Kapsamı; Bu Yönetmelik, 2946 sayılı Kamu Konutları
Kanununun 2 nci maddesinde sayılan kamu kurum ve kuruluşları personelinin yararlanması için yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma ve kiralama suretiyle sağladıkları kamu konutlarını kapsar.
Kurum ve kuruluşlarınca bir bölümü kamu konutuna tahsis edilen hizmet binalarındaki konutlar hakkında da bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.” şeklinde belirlenmiştir bununla birlikte bu
Yönetmelikte yapılan 2020 yılındaki değişiklikle birlikte yüzde kırk ve üzerinde engelli olduğunu yetkili sağlık kurullarından alınan rapor ile belgelendiren engelli personel ile kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı her bir engelli aile ferdi (eş ve çocuk dahil) için (+40) puan ekleneceği hüküm altına alınmıştır ancak ne ilgili maddede ne de ne de Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 3üncü maddesinde kanunen bakmakla mükellef ifadesi tanımlanmadığından bu anlamda yine bir kanun boşluğu bulunduğu anlaşılmaktadır.
25. Kamu Konutları Yönetmeliğinin dayanağı olan Kamu Konutları Kanuna bakıldığında ise; Kanun’un
Kamu konut türleri ve konut tahsisi başlıklı 3üncü maddesinin c fıkrasında; “c) Sıra tahsisli konutlar; hizmet süresi, daha önce kamu konutlarından yararlanma durumu ve süresi, çocuklarının ve bakmakla mükellef olduğu aile fertlerinin sayısı, aile fertlerinin gelir durumu, konuttan yararlanma için bekleme süresi, eşinin de bu Kanun kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda çalışan personel olması gibi hususlar dikkate alınarak yönetmelikte belirlenecek puanlama esasına göre tahsis edilen konutlardır” hükmü yer almış ancak ne ilgili maddede ne de ne de Kanun’un genelinde kanunen bakmakla mükellef ifadesi tanımlanmadığından bu anlamda yine bir kanun boşluğu bulunduğu anlaşılmaktadır.
26. Bilindiği üzere, yazılı hukuk kuralları içerisinde bir eksiklik olması ya da olayı çözümleyecek kuralın yazılı kaynaklar arasında hiç bulunmaması durumunda “kanun boşluğu”ndan söz edilmektedir. Kanun boşluğu kural içi boşluk ve kural dışı boşluk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kural içi boşluklar, yazılı kaynaklarda bilerek ve isteyerek bırakılan boşluklardır. Bu tür boşluklarda kanunda somut olaya uygulanacak bir hüküm vardır ancak bu düzenleme sadece genel hatları belirleyici niteliktedir. Kanun koyucunun bu şekilde davranması somut olayın çözümünde adalet ve hakkaniyet ilkelerine göre sonuca ulaşılmasını gerekli kılmaktadır. Bu tür boşluklar hâkimin takdir yetkisini kullanması ile doldurulur. Yazılı kaynaklarda bilmeden ve istenmeden bırakılan boşluklar ise kural dışı boşluk olarak tanımlanmakla birlikte, kural dışı boşluklar; örtülü ve açık boşluk olmak üzere kendi içinde ikiye ayrılmaktadır. Açık boşluk; hukuken bir çözüme varılması gereken bir konuda uygulanabilir hiçbir yazılı hukuk kuralının bulunmadığı durumda ortaya çıkan boşluktur.
27. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları
Yönetmeliğinde bakmakla mükellef ifadesi kullanılmakla birlikte bu ifadenin tanımına yer verilmediğinden bu konuda kural dışı boşluk bulunduğu tespit edilmiştir. İlgili İdaresince bu boşluğun bakmakla mükellef ifadesi; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 3üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde açıkça tanımlandığından bakmakla mükellef ifadesinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda tanımlandığı şekilde anlaşılması gerektiği yorumu ile kural dışı boşluğu doldurduğu görülmektedir. Benzer şekilde
Kamu Konutları Yönetmeliğinin Sıra Tahsisli Konutların Puanlama Cetvelinin k fıkrasında yer alan kanunen bakmakla mükellef ibaresinin Milli Emlak Genel Müdürlüğünden alınan görüş yazısında belirtildiği şekilde sosyal güvenlik mevzuatına göre tanımlandığı anlaşılarak başvuranın talebinin ilgili idaresince reddi işleminde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
29. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/