ÖZET: Başvuran, Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen bir sempozyuma katılmak istediğini, ancak rehber köpeğiyle içeri alınmadığını ve bu durumun ayrımcılığa neden olduğunu iddia etmiştir. Başvuru, sempozyumun yapıldığı salonun engellilere erişilebilirliğinin incelenmesi ve ilgili öğretim üyesine yaptırım uygulanması talebini içermektedir. Başvuran, etkinlik sırasında yalnız bırakıldığını ve bu nedenle tecrit edildiğini belirtmiştir. Boğaziçi Üniversitesi ise, başvuranın özel ihtiyaçlarını önceden bildirmediğini, bu nedenle gerekli düzenlemelerin yapılamadığını savunmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, Boğaziçi Üniversitesi’nin başvuranın katılımını sağlamak için çaba gösterdiğini, ancak erişilebilirlik konusunda bazı eksikliklerin bulunduğunu tespit etmiştir. İstanbul Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından yapılan denetimlerde, merdivenlerin engellilere uygun olmadığı belirtilmiştir. Kurum, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımını artırmak amacıyla, ilgili idarelerin erişilebilirlik standartlarına uygun düzenlemeler yapması gerektiğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde karar verilmiştir. Boğaziçi Üniversitesi’ne, erişilebilirlik eksikliklerinin giderilmesi ve engelli bireylerin sosyal yaşama katılımlarını kolaylaştıracak düzenlemelerin yapılması hususunda tavsiyelerde bulunulmuştur. Ayrıca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu konudaki çalışmaları desteklemesi gerektiği ifade edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/13123-S.24.19780

BAŞVURU NO : 2024/7493

KARAR TARİHİ : 28.11.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, katıldığı sempozyumun gerçekleştirildiği salonda bulunan merdivenlerin engellilerin erişilebilirliğine uygun olup olmadığının incelenmesini ve ayrımcılık yaptığını iddia ettiği öğretim üyesine yaptırım uygulanmasını talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 11.06.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Görme engelli bir hukuk doktoru öğrencisi olduğunu, 07.05.2024 tarihinde Boğaziçi Üniversitesinde gerçekleştirilen rekabet hukuku sempozyumuna katılmak istediğini, Sempozyumu düzenleyen görevlinin bina girişinde kendisini durdurduğunu ve hareket etmesini sağlayan rehber köpeğiyle birlikte içeri giremeyeceğini belirttiğini, kendisine köpeğin eğitimli olduğunu, eğitim sertifikasını ve sağlık karnesini gösterebileceğini belirttiğini, ilgili kişinin bunu kabul etmediğini ve kendisini yarım saat süresince kapıda beklettiğini, ısrarları neticesinde locaya alacağını belirttiğini, ilgili öğretim üyesinin kendisine locada tek başına olmayacağını, diğer konukların da locaya alınacağını söylediğini, locaya dar ve döner merdivenlerden çok zor bir şekilde çıktığını, etkinlik başladığında bulunduğu yere kendisinden başka hiçbir izleyicinin alınmadığını, görme engeli sebebiyle tecrit edildiğini, Sempozyumu düzenleyen öğretim üyesi konuşmaya başladığında locadan aşağıya eğilerek görme engelli olduğunu kimse rahatsız olmayacaksa aşağı inmek istediğini belirttiğini, Rekabet

Kurumunun yöneticilerinin ve diğer hocaların tepki göstermeleri üzerine aşağıya diğer insanların yanına indiğini, etkinlik boyunca rehber köpeğiyle hiçbir sıkıntı yaşamadan sempozyumu izlediğini, Konuyu

CİMER üzerinden YÖK’e, mail yoluyla Boğaziçi Üniversitesine ilettiğini, ilgili kişi hakkında idari soruşturulması açılmasını beklediğini, CİMER aracılığıyla YÖK’e yaptığı başvurusuna herhangi bir dönüş olmadığını, Boğaziçi Üniversitesinin de herhangi bir ayrımcılık olmadığını yazılı belgeyle kendisine ilettiğini, yaşanan olayın insan onuruna, eğitim, topluma katılım, bağımsız hareket haklarıma ve

/

erişilebilirliğe aykırı olduğunu ve ayrımcılık yasağını ihlal ettiği kanaatinde olduğunu ifade etmiş ve sempozyum kaydının ve güvenlik kameraları kaydının talep edilmesini, ilgili merdivenlerin engelliye uygun olup olmadığının incelenmesini ve bu incelemelerden sonra etkin soruşturma yapılmaması nedeniyle

YÖK ve Boğaziçi Üniversitesine yaptırım uygulanmasını, ilgili akademisyene ayrımcılık yasağını ihlal ettiği ve görevini kullanarak kendisini tecrit ettiği için yaptırım uygulanmasını talep etmiştir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.1. Kurumumuzun 24.09.2024 tarihli ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen 09.10.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1.1. Başvurucu tarafından aynı konuya ilişkin olarak elektronik posta yolu ile 09.05.2024 tarihinde

Üniversiteye yapılan şikayet başvurusunda ayrımcılığa uğradığı ileri sürülerek, ilgili öğretim üyesi hakkında bahsi geçen eylem nedeniyle soruşturma açılması talep edilmiştir. Konu hakkında yapılan inceleme kapsamında açıklama istenilen öğretim üyesi, organizasyon yetkilileri, organizasyonda hazır bulunanlar ve idari personelin beyanlarından, şikayetçiye karşı ayrımcılık yapıldığına dair soruşturma açılmasına yeterli delil olmadığı, tam aksine öğretim üyesinin durumun çözümü için gayret gösterdiği anlaşıldığından idari soruşturma açılmasına gerek görülmediği idarenin 06.06.2024 tarihli ve sayılı yazısı ile başvurucuya bildirildiği, başvurucu tarafından Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna yapılan tarihli ve kayıt sayılı şikayet başvurusunda engellilik temelinde ayrımcılığa uğradığının iddia edildiği, 2.1.2. Konu hakkında öğretim üyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada sempozyum öncesinde yapılan çalışmalarla ilgili olarak; Rekabet Kurumu ile Boğaziçi Üniversitesi işbirliği ile 07.05.2024 tarihinde

Boğaziçi Üniversitesi Albert Hall Salonunda İşgücü Piyasalarında Rekabet Sempozyumunun gerçekleştirildiği, anılan sempozyuma kayıtların internet sitesi üzerinden telefon ve e-posta adresleri verilerek haftalar önce başladığı ve dileyen katılımcıların özel taleplerini bildirmeleri için imkân sağlandığı, buna rağmen şikayetçi tarafından görme engeli ya da rehber köpek ihtiyacı konusunda herhangi bir bildirim yapılmadığı, mevcut uygulamalar çerçevesinde önceden özel ihtiyaçlarını bildiren katılımcılara, ihtiyaçlarına özgü çözümlerin (örneğin görme engelliler için rehber tayin edilmesi gibi) sempozyum çerçevesinde sunulduğu, sempozyum 400 kadar katılımcının yer almasının beklendiği, bazı oturumlarda katılımın 400’ü aştığı, salonun tamamen dolu olduğu bir etkinlik gerçekleştirildiği, sponsor desteği ile dış hizmet alımı ile organizasyonunun yapıldığı, sempozyumun gerçekleştirildiği Albert Long Hall Salonunun,

1892 yılında inşa edilmiş tarihi bir binada yer alan geniş bir salon olduğu,

2.1.3. İlgili öğretim üyesinin olay gününe ilişkin açıklamalarında ise; sempozyum başlamadan önce organizasyon şirketinin diğer katılımcıların köpekten korktuklarını ifade etmeleri üzerine ve köpek alerjisine sahip katılımcıların olabileceği düşüncesiyle katılımda bulunmak isteyen başvurucunun salonda nasıl en rahat edeceği şekilde oturması ve diğer katılımcıların da haklarının gözetileceği şekilde sempozyuma katılması hakkında tereddütte kaldığını, başvurucunun rehber köpeğinin ağızlık gibi kalabalık bir ortamda köpekten korkan diğer insanları rahatlatacak bir aksesuarının olmadığını, sempozyumu düzenleyen Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı ve ekibi ve diğer tüm davetli konuşmacılar ile birlikte VIP salonunda iken organizasyon şirketi çalışanlarının kendisini konuşmacıların yer aldığı özel bekleme salonundan çağırarak başvurucunun durumu hakkında bilgilendirerek görüş istediklerini, başvurucu ile konu hakkında görüşme yaptığını, başvurucunun kendisine özel bir şirkette çalıştığını, Kadir Has

Üniversitesinde doktora yaptığını ve uçağa köpeği ile birlikte girebildiğini ve salona mutlaka köpeği ile birlikte girmek istediğini söylediğini, aralarında başka bir konuşma geçmediğini, başvurucunun özel durumundan ötürü sempozyuma hem kendisinin hem de köpeğinin en rahat olabileceği şekilde nasıl

katılabileceğini değerlendirmek üzere salona döndüğünü, özel durumundan ötürü yalnız kalmaması için aynı grup firmasında yer alan bir avukattan yardım rica ederek başvurucuya beklerken eşlik etmesini istediğini, salonun kalabalık olduğunu başvurucu ve köpeğinin kalabalık salonda arka sıralarda yer alması durumunda sempozyumu takip etmesinin zor olacağı ve sempozyumu en rahat şekilde takip edebileceği hem de köpeği ile birlikte rahatlıkla oturabileceği balkon kısmının uygun olduğunu düşünerek organizasyon şirketi görevlisinden bu konuda kendisine yardımcı olunmasını istediğini, sempozyumun başlamasına çok az zaman kaldığı için tekrar salona dönerek balkonda kimlerin oturduğunu takip etme veya teyit etme fırsatının olmadığını, açılış zili çalana dek VIP salonunda konuklarla ilgilenmeye devam ettiğini, VIP odasında bulunan davetli konuşmacılar ile birlikte salona girerek açılış konuşmasını yapmak üzere sahneye çıktığı an, başvurucunun salona seslenerek aşağıya inmek istediğini belirttiğini, kendisini aşağıya davet edip açılış konuşmasını yaptığını, bu esnada başvurucunun aşağı inmesine yönelik davetli konuşmacılardan herhangi bir müdahalenin gerçekleşmediği gibi, kendisinin ilgili fotoğraflardan görüleceği üzere en öndeki sıralardan birine oturmasının sağlandığını, başvurucunun balkon kısmında toplantı resmen başlamadan önce birkaç dakika oturduğunu, o esnada yalnız olması hakkında bir bilgisinin olmadığı ifade edilmiştir.

2.1.4. İlgili öğretim üyesi yazılı açıklamasında ayrıca; başvurucunun misafir edildiği balkon bölümünün sahneye en yakın konunda olduğu, balkon veya loca olarak adlandırılan bu alanların, esasen konser salonlarının, gerek sahneye yakınlığı ve hakimiyeti gerekse daha az kişinin daha geniş bir oturum alanına sahip olmaları nedeniyle en ayrıcalıklı yerler olduğunu, sempozyumda balkon bölümünün de dinleyicilere açık tutulduğunu, sempozyumun sonraki oturumlarında katılımcılardan balkonda oturanların görüntü kayıtlarının olduğunu, balkonda oturmanın başvurucunun ifade ettiği gibi tecrit edilme olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine herkes tarafından erişilebilir, oturulabilir, tarihi salonun özüne uygun olarak tasarlanmış, sahne üstünde yer alan açık ve görülebilir bir alan olduğunu, konser ve sempozyum gibi etkinliklerde tercih edilen bir yer niteliğini taşıdığını, başvurucunun sempozyum boyunca diğer tüm katılımcılarla ağırlandığını ve aynı imkanların sunulduğunu, kendisinin sempozyuma soru sormak suretiyle aktif olarak katıldığını, başvurucunun ayrımcılık yaptığına dair iddialarının kendisini ziyadesi ile üzdüğünü beyan ettiği, 2.1.5. Proje ekibinde yer alan ve olaya tanıklık ettiğini belirten avukat tarafından konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada; sempozyuma katılımcıları arasında yer aldığını, başvurucunun şikayetine konu duruma en başından itibaren tanık olduğunu, başvurucuya karşı ayrımcılık yapılmadığını, etkinlik başladığı sırada salona girmesi için başvurucuya refakat ettiğini, diğer davetlilerin rehber köpek nedeniyle tedirgin olduklarını, öğretim üyesinin organizasyon yetkilileri ile başvurucuyu sahneye en yakın ve köpeği ile rahat bir şekilde oturabileceği balkon kısmına alınmasını sağladığını, başvurucunun rahatı ve konforunun düşünüldüğü için bu uygulamanın yapıldığını, bilahare başvurucunun salona inmek istemesi üzerine alt kısma alındığını, başvurucuya ayrımcılık yapılmasının söz konusu olmadığı gibi kendisi ile özel olarak ilgilenildiğinin beyan edildiği 2.1.6. Olaya tanıklık ettiğini belirten Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesinin konuya ilişkin açıklamasında; 07.05.2024 tarihinde gerçekleştirilen sempozyum etkinliğine katıldığını, ilgili öğretim üyesinin başvurucuya karşı son derece anlayışlı ve nazik davranarak gerekli yönlendirmelerde bulunduğunu beyan ettiğini, 2.1.7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanununun 15 inci maddesinde engellilerin eğitim imkânından ayrımcılık yapılmaksızın yararlandırılması gerekliliğinin vurgulandığı ayrıca mezkur maddede üniversite öğrencilerinden engelli olanların öğrenime etkin katılımlarını sağlamak amacıyla Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda, yükseköğretim kurumları bünyesinde, engellilere uygun araç-gereç ve ders materyallerinin, uygun eğitim, araştırma ve barınma ortamlarının temini ile eğitim süreçlerinde yaşadıkları sorunların çözümü gibi konularda çalışma yapmak üzere Engelliler Danışma ve Koordinasyon Merkezleri

kurulacağının hükme bağlandığı, Boğaziçi Üniversitesinin, bünyesinde yürütülen her türlü faaliyete engelli bireyler dahil herkesin tümüyle erişebileceği ve üniversite yerleşkesi içinde azami katılımı sunan bir üniversite topluluğu oluşturmayı misyon olarak benimsediği, bu kapsamda belirtilen amacın gerçekleştirilmesini saplamak üzere Boğaziçi Üniversitesi Engelliler Komisyonunun teşkil edildiği, Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji Eğitim Merkezi (GETEM) tarafından sesli internet kütüphanesi kurulduğu, görme engellilerin basılı kaynaklar ile tüm görsel ürün ve materyallerden erişilebilir şekilde yararlanmasını amaçlayan çalışmalar gerçekleştirildiği, 2.1.8. Üniversitenin genel politikasına uygun olarak başvurucunun sempozyuma katılımının sağlandığı, etkinliği rehber köpeği ile birlikte diğer katılımcılara da açık olan sahneye en yakın kısımda bulunan balkondan takip etmesi sağlandığı, başvurucunun talebi üzerine bilahare salon kısmından sempozyumu takip ettiği, Bu meyanda başvurucunun engellilik durumu nedeniyle kendisine karşı ayrımcı bir uygulama yapıldığı iddialarının dayanaktan yoksun olduğu Albert Long Hall Binasında bulunan konferans salonunda gerçekleştirilen sempozyum, konferans ve konser gibi tüm etkinliklerde salonun balkon kısmının katılımcı ve dinleyicilerin erişimine açık olduğu nitekim sempozyumun sonraki oturumlarını katılımcıların bir kısmının balkon bölümünden takip ettiği, sempozyumu gerçekleştiren organizasyon yetkililerinin başvurucunun katılımının nasıl sağlanacağı konusunda tereddütte kalmaları üzerine ilgili öğretim üyesinin gereken inisiyatifi kullanarak başvurunun katılımının sağlanması yönünde çaba gösterdiği aksi yöndeki ayrımcılık yapıldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı, 2.2. Kurumumuzun 20.09.2024 tarihli ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından gönderilen sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.2.1. Erişilebilirliğin engelli ve yaşlıların kamuya sunulan hizmetlere ulaşması ve bunlardan faydalanmasının, yani toplumsal yaşama katılması için birinci öncelik olduğu, evinden çıkabilmek, kaldırımlar, yaya geçitleri, parklar gibi açık alanları, tüm binaları ve toplu taşıma alt yapısı ile araçlarını kullanabilmek, bilgi ve iletişim teknolojilerine erişmek için tüm bu hizmetlerin “erişilebilir” olması gerektiği, Erişilebilirliğin; “herkesin, istediği her yere ve her hizmete, bağımsız ve güvenli olarak ulaşabilmesi ve bunları kullanabilmesi” olarak tanımlandığı, 2.2.2. Ülkemizin de taraf olduğu Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme ile engellilerin diğer bireylerle eşit şekilde, tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasının teşvik ve temin edilmesinin taahhüt edildiği ve engellilerin toplumsal yaşamın her alanına ayrımcılığa uğramaksızın diğer bireylerle eşit şekilde katılmalarının sağlanmasının amaçlandığı, Sözleşmenin “Erişilebilirlik” başlıklı 9’uncu maddesinde “Taraf devletler, engellilerin bağımsız yaşamalarının ve toplumun tüm alanlarına tam katılımının sağlanması ve engellilerin diğerleriyle eşit bir şekilde fiziksel çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojisi ve sistemi dahil bilgiye ve iletişime, hem kırsal hem de kentsel bölgelerde halka açık olan veya halka sunulan diğer tesislere ve hizmetlere erişiminin sağlanması için uygun tedbirleri almalıdır. Bu tedbirler erişime yönelik engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da içermelidir.” Hükmünün yer aldığı, 2.2.3. Sözleşmenin “Kişisel Hareketlilik” başlıklı 20’nci maddesinde ise “Taraf devletler engellilerin olanaklar çerçevesinde azami ölçüde bağımsız hareket edebilmesini sağlamak için etkin bir şekilde gerekli tüm tedbirleri alır. Bu tedbirler şunlardır:…

(b) Engellilerin hareketi kolaylaştırıcı kaliteli araç ve gerece, yardımcı teknolojilere, yardım sunan insanlara ve araçlara karşılanabilir bir maliyetle erişiminin kolaylaştırılması” hükmü ile alınması gereken tedbirlerin belirtildiği,

2.2.4. Erişilebilirliğin sağlanmasında mimari düzenlemelerin yanında, engellilerin bağımsız ve güvenli şekilde hareket edebilmeleri için diğer bazı düzenlemelere de ihtiyaç duyulduğu, Bunlardan birinin, görme engellilerin kamu kullanımına açık binalar, açık alanlar ve ulaşım hizmetlerinden faydalanabilmelerinde rehber köpeklerden yararlanmalarını sağlamak üzere tedbirlerin alınması olduğu, engellilerin toplumsal yaşamda rehber köpekleri eşliğinde hareket edebilmelerinin sağlanması ve kolaylaştırılmasına yönelik tedbirlerin alınmasının Bakanlık çalışma gündeminde yer aldığı ve farklı alanlardaki çalışımalar da gündeme getirildiği, bu kapsamda öncelikli olarak ülkemizde rehber köpeklerin toplu taşıma araçlarında seyahat etmesine yönelik farklı illerde belediyeler tarafından düzenlemeler yapıldığı, özellikle ulaşım yapılarına girişlerine ve ulaşım araçlarına binişlerine izin verilmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması için konunun tüm belediyelere duyurulması için Bakanlık tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği

Bakanlığına rehber köpeklerin önemini de açıklayan bir yazı gönderildiği, anılan Bakanlığın tüm belediyelere duyuru yapılması için taşra teşkilatına bu yazıyı ilettiği, 2.2.5. Diğer yandan konuya hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin ulaşım hizmetlerine erişebilirliğinin sağlanmasını amaçlayan Erişilebilir Ulaşım Stratejisi ve Eylem Planı (2021-2025)’nda da yer verildiği, Eylem Planı’nda, “Rehber köpek ile birlikte erişimi sağlamak için rehber köpek alanlarının havaalanlarındaki destek noktalarında yaygınlaştırılması”, iyileştirilmesi gereken alanlar olarak görüldüğü, 2.2.6. Ayrıca Demiryolu İle Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik, Karayolu Taşıma

Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ve Havayolu İle Seyahat Eden Yolcuların

Haklarına Dair Yönetmelik, Engelli veya Hareket Kabiliyeti Kısıtlı Hava Yolu Yolcuları Talimatında rehber köpeklerle ulaşım hizmetlerinden faydalanmasına ilişkin düzenlemeler yapıldığı Bakanlık tarafından rehber köpeklerin kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalara devam edildiği, 2.3. Kurumumuzun 18.10.2024 tarihli ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İstanbul Valiliğinden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen sayılı cevabi yazıda özetle; 2.3.1.Boğaziçi Üniversitesi Kültür Merkezi Albert Long Hall Salonunun İstanbul Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından denetlendiği, denetime ilişkin hazırlanan tespit raporlarının yazı ekinde gönderildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2.“Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrası “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” 3.3.“Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61’inci maddesinin ikinci fıkrası “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.” 3.4.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya

kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” 3.5. “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinde “Tü rkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye

Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.[…]Tü rk kanunlarına değişiklik

̈

̈ ̈ ̈ ̈ ̈ ̈ getiren her turlu andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. […]Usulune göre yururluğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile

Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yü rü rlü ğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hü kü mleri esas alınır.” 4.Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin, ̈ ̈ 4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3’uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (f) bentlerinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması” ve “Erişilebilirlik” Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.

4.2. “Genel Yü kü mlü lü kler” başlıklı 4’ü ncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tü m engellilerin insan hak ve temel özgü rlü klerinin eksiksiz

̈ ̈ ̈ ̈ olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yukumludur.

Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tü m yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yü rü rlü kte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, dü zenlemeler, gelenekler ve

̈ uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tum tedbirleri almayı; (c) Tü m politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve gü çlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’ yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; ̈ ̈ (e) Kişiler, örgutler veya özel teşebbuslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tü m uygun tedbirleri almayı; [… ]taahhü t eder.” 4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5’inci maddesinde, “[…] 2. Taraf Devletler engelliliğe dayalı her tü rlü ayrımcılığı yasaklar ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı eşit ve etkin bir şekilde korunmasını gü vence altına alır.3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı

̈ ̈ ̈ ortadan kaldırmak uzere engellilere yönelik makul duzenlemelerin yapılması için gerekli tum adımları atar.

4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.4. “Erişebilirlik” başlıklı 9’uncu maddesinde, “Taraf Devletler engellilerin bağ ımsız

̈ ̆ ̆ yaş ayabilmelerini ve yaş amın tum alanlarına etkin katılımını saglamak ve engellilerin diger bireylerle eş it koş ullarda fiziki ç evreye, ulaş ıma, bilgi ve iletiş im teknolojileri ve sistemleri dahil olacak ş ekilde bilgi ve iletisim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka acık diğ er tesislere ve hizmetlere erişimini

̧ ̧ sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Eriş im ö nü ndeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da iç eren bu tedbirler diğ erlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır: (a) Binalar, yollar, ulaşım

̆ ̆ araç ları ve okullar, evler, saglık tesisleri ve iş yerleri dahil diger kapalı ve aç ık tesisler;”

4.5. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19’uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye

̈

Taraf Devletler tum engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat

edilmelidir:

(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını

̈ seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama duzenine zorlanamazlar; ̈ (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak uzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”,

5.5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun,

5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgü rlü klerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı gü çlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici

̈ tedbirlerin alınması için gerekli duzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.” 5.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanun engellileri, ailelerini, engellilere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri kapsar.” 5.3. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin (f) bendinde, “Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, (j) bendinde, Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, ifade eder.” 5.4. “Genel Esaslar” başlıklı 4’ü ncü maddesinin (c) fıkrasında; “Engellilerin tü m hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır. (d) bendinde, Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.” 5.5. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde “[…] Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.” 5.6. “Topluma dahil olma” başlıklı 4/B maddesinde, “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir. Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar. Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır.” 5.7. “Erişilebilirlik” başlıklı 7’nci maddesinde, “Yapılı çevrede engellilerin erişebilirliğinin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanır. Özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun olması zorunludur. …”

/

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

7. 20.07.2013 tarihli ve 28713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme

Yönetmeliğinin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; 7.1. (b) bendinde “Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olması” 7.2. (ç) bendinde “Erişilebilirlik standartları: Türk Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yayımladığı TS 9111, TS 12576, TS 12460, TS ISO 23599, TS 13536, TS ISO 23600 ve diğer erişilebilirlik standartları” 7.3. (j) bendinde “Komisyon: Erişilebilirlik standartlarının uygulanmasını izleyen ve denetleyen komisyon” olarak tanımlanmış, 7.4. “Komisyonun görev ve yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapı, yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ile büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerini izleme ve denetleme formlarına göre izlemek, denetlemek ve rapor hazırlamak.” İllerde kurulacak komisyonların görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

8. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2016/07 sayılı Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formları hakkında Genelgesinde bahse konu standartlara uygun olarak hazırlanmış Erişilebilirlik İzleme ve

Denetleme Formları yer almakta olup, binalara yönelik teknik düzenlemelere bahse konu Genelgenin “Ek-

1 Binalar İçin Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formunda” yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen rekabet hukuku sempozyumuna katılmak istediğini, Sempozyumu düzenleyen öğretim üyesinin bina girişinde kendisini durdurduğunu ve hareket etmesini sağlayan rehber köpeğiyle birlikte içeri giremeyeceğini belirttiğini, ilgili kişinin kendisini yarım saat süresince kapıda beklettiğini, ısrarları neticesinde locaya alacağını belirttiğini, ilgili öğretim üyesinin kendisine locada tek başına olmayacağını, diğer konukların da locaya alınacağını söylediğini, locaya dar ve döner merdivenlerden çok zor bir şekilde çıktığını, etkinlik başladığında bulunduğu yere kendisinden başka hiçbir izleyicinin alınmadığını, görme engeli sebebiyle tecrit edildiğini ifade etmiş ve etkin soruşturma yapılmaması nedeniyle YÖK ve Boğaziçi

Üniversitesine yaptırım uygulanmasını, ilgili öğretim üyesine ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini ve görevini kullanarak kendisini tecrit ettiği için yaptırım uygulanmasını talep etmiştir.

11. Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda özetle; Üniversitenin genel politikasına uygun olarak başvurucunun sempozyuma katılımının sağlandığı, etkinliği rehber köpeği ile birlikte diğer katılımcılara da açık olan sahneye en yakın kısımda bulunan balkondan takip etmesi sağlandığı, başvurucunun talebi üzerine bilahare salon kısmından sempozyumu takip ettiği, Bu meyanda başvurucunun engellilik durumu nedeniyle kendisine karşı ayrımcı bir uygulama yapıldığı iddialarının dayanaktan yoksun olduğu Albert Long Hall Binasında bulunan konferans salonunda gerçekleştirilen sempozyum, konferans ve konser gibi tüm etkinliklerde salonun balkon kısmının katılımcı ve dinleyicilerin erişimine açık olduğu nitekim sempozyumun sonraki oturumlarını katılımcıların bir kısmının balkon bölümünden takip ettiği, sempozyumu gerçekleştiren organizasyon yetkililerinin başvurucunun katılımının nasıl sağlanacağı konusunda tereddütte kalmaları üzerine ilgili öğretim üyesinin gereken inisiyatifi kullanarak başvurunun katılımının sağlanması yönünde çaba gösterdiği aksi yöndeki ayrımcılık yapıldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı, 12. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda özetle; görme engellilerin kamu kullanımına açık binalar, açık alanlar ve ulaşım hizmetlerinden faydalanabilmelerinde rehber köpeklerden yararlanmalarını sağlamak üzere çalışmalar yapıldığı ve söz konusu çalışmalara devam edildiği, 13. İstanbul Valiliği tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda özetle;

Boğaziçi Üniversitesi Kültür Merkezi Albert Long Hall Konferans Salonunun İstanbul Erişilebilirlik

İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından denetlendiği, denetime ilişkin hazırlanan tespit raporlarının yazı ekinde gönderildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

14. Eşitlik ilkesi Anayasamızın 10 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” Bu ilkeyle eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez (AYM,

E.2012/134, K.2013/34, 28/02/2013).

15. AİHM içtihadında ayrımcılık, nesnel ve makul bir gerekçe olmaksızın konuyla ilgili olarak benzer durumda olan kişilere farklı muamelede bulunulması şeklinde tanımlanmaktadır. Sözleşmenin 14 üncü maddesi diğer bağımsız maddeler tarafından güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin kullanılmasında ayrımcılığa karşı koruma sağlamakla birlikte her farklı muamelenin bu maddeye aykırı olmayacağı, eş değer ya da benzer bir konumdaki diğer bireylere imtiyazlı muamele yapıldığının ve bu farkın ayrımcılık teşkil ettiğinin kanıtlanmasının gerekli olduğu, bu kapsamda farklı bir muamelenin maddeye aykırı olması için nesnel ve makul bir nedeninin olmaması gerektiği, böyle bir nedenin varlığının demokratik toplumlarda geçerli olan ilkelere göre değerlendirileceği, bu bağlamda Sözleşme’nin güvenceye aldığı bir hakkın kullanımındaki farklı muamelenin meşru bir amacı olmasının yanı sıra kullanılan yöntem ile gerçekleştirilmesi istenen amaç arasında makul bir oransal bağ olmasının da zorunlu olduğu belirtilmiştir.

Ayrıca AİHM; cinsiyet, ırk ya da etnik köken, zihinsel veya fiziksel engellilik nedeniyle ayrımcılığa

uğrayanların toplumda zayıf durumda olan gruplardan olduğunu tespit etmiştir (AYM, T.A.A., B. No:

2014/19081, 1/2/2017).

16. Ayrımcılığın mevzuatımızda Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanununda tanımlandığı, doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki farklı ayrımcılık tipi öngörüldüğü, doğrudan ayrımcılığın; hukuken

/

tanınmış hak ve hürriyetlerden eşit şekilde yararlanmayı engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muamele, dolaylı ayrımcılığın; görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanma bakımından nesnel olarak 1 haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulma olarak tanımlandığı anlaşılmaktadır .

17. Engellilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, hak ihlallerinin önlenmesi, temel hak ve özgürlüklerden toplumdaki diğer bireylerle eşit düzeyde faydalanmaları için her türlü engelin ortadan kaldırılması, engellilerin maruz kaldığı mağduriyetlerin giderilmesi, çalışma şartları bakımından özel olarak korunması devletin anayasal yükümlülükleri arasında düzenlenmektedir. Bu yükümlülükler aynı zamanda 5378 sayılı

Engelliler Hakkında Kanun ile ulusal mevzuatta ve engelli haklarına ilişkin taraf olunan Birleşmiş Milletler

Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (Sözleşme) ile de uluslararası alanda bağlayıcı nitelik taşımaktadır.

Gerek 5378 sayılı Kanun’un “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde gerekse de Sözleşme’nin “Ayrımcılık yapılmaması ve eşitlik” başlıklı 5’inci maddesinde; engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaklanmış olup eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirlerin alınacağına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Bu kapsamda, engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirlerin ayrımcılık olarak değerlendirilemeyeceği de söz konusu mevzuat ile hüküm altına alınarak nisbi (dikey) eşitliği sağlamak adına pozitif ayrımcılık ilkesi temelinde engelliler lehine yapılacak uygulamaların yasal zemini oluşturulmuştur (Kamu Denetçiliği Kurumu, 25.10.2024, B. No: 2024/5675, Ret Kararı).

18. Başvuranın; “ayrımcılık yaptığını iddia ettiği öğretim üyesi hakkında soruşturma açılması” talebine ilişkin olarak; 18.1. Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi Anayasa’da güvence altına alınan hak ve özgürlüklerden yararlanılırken nesnel ve haklı bir neden olmaksızın aynı veya benzer durumda bulunan kişilere farklı muamelede bulunulmasını yasaklamaktadır. Nesnel ve makul bir şekilde haklılaştırılamayan, diğer bir ifadeyle meşru bir amaca dayanmayan ya da seçilen araç ile hedeflenen amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisi bulunmayan farklı muameleler Anayasa’nın 10. maddesinin amaçları bağlamında ayrımcı karakterli olarak kabul edilmektedir.

18.2. Ayrımcılık, nesnel ve makul bir gerekçe olmaksızın konuyla ilgili olarak benzer durumda olan kişilere farklı muamelede bulunulmasıdır. Aynı durumdaki kişilere farklı muamele, meşru bir amaca dayalı olmadığında ve izlenilen yol ile varılmaya çalışılan hedef arasında makul bir orantılılık ilişkisi kurulmadığında ayrımcılık teşkil etmektedir (AYM, Tuğba Arslan [GK], B. No: 2014/256, 25/6/2014, §§ 120, 121). Ancak ayrımcılık iddiasının ciddiye alınabilmesi için başvurucunun kendisiyle benzer durumdaki başka kişilere yapılan muamele ile kendisine yapılan muamele arasında bir farklılığın bulunduğunu ifade etmesi yeterli olmayıp ayrıca bu farklılığın meşru bir temeli olmaksızın ırk, renk, cinsiyet, din, dil vb. bir ayrımcılık temeline dayandığını makul delillerle ortaya koyması gerekir (AYM, Mesude Yaşar, B. No: 2013/2738, 16/7/2014, § 48).

18.3. Belirtmek gerekir ki 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinde: “Münhasıran ayrımcılık yasağının ihlali iddiasıyla Kuruma yapılan başvurularda, başvuranın iddiasının gerçekliğine ilişkin kuvvetli emarelerin ve karine oluşturan olguların varlığını ortaya koyması hâlinde, karşı tarafın ayrımcılık yasağını ve eşit muamele ilkesini ihlal etmediğini ispat etmesi gerekir.” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede Kuruma yapılan başvurularda ispat yükünün yer değiştirmesi için başvuranın iddianın gerçekliğine dair kuvvetli emareler ve karine oluşturan olguların varlığını ortaya koyması gerekmektedir (TİHEK, 27.06.2018, B.No: 2018/69).

1 https://www.tihek.gov.tr/upload/pdf/ayrimcilikla-mucadele-ve-esitlik-rehberi/PDF.pdf Erişim Tarihi: 11.11.2024.

18.4. Danıştay 5. Dairesinin, 29.03.2018 tarihli ve E. 2016/17555, K.2018/12911 sayılı kararında; “…

disipline aykırı işlem veya eylemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.” açıklamalarına yer vererek, fiilin şüpheye yer bırakmaksızın ve kesin olarak ortaya konulması gerekliliğine işaret etmiştir (Benzer yönde kararlar için bkz: İstanbul Bölge İdare

Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 29.11.2019 tarihli ve E.2019/15, K.2019/2116 sayılı kararı, Danıştay 12. Dairesinin 15.02.2018 tarihli ve E.2017/2677, K.2018/722 sayılı kararı, Kamu Denetçiliği Kurumu, 25.03.2024, B. No: 2023/16977, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı).

18.5. Somut olayda başvuran 07.05.2024 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen sempozyuma rehber köpeğiyle birlikte katılmak istediğini, bu talebinin kabul edilmediğini, sempozyumun bir bölümünü kendisinden başka katılımcının bulunmadığı balkon kısmında izlemek zorunda kaldığını, görme engeli nedeniyle tecrit edildiğini bu nedenle engelli olması nedeniyle ayrımcı muameleye maruz kaldığını ileri sürmekle birlikte; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen ek evrakların tetkiki neticesinde; özel durumları olan katılımcıların bu durumlarını organizasyonu düzenleyen şirkete bildirebildikleri, nitekim söz konusu sempozyuma katılım sağlayan engelli bireylere refakatçi desteği sağlandığı, somut başvurudaki bazı katılımcıların rehber köpekten korktuklarını ve tedirgin olduklarını organizasyon yetkililerine bildirmeleri nedeniyle yaşandığı, İdare tarafından gönderilen cevabi yazı ekinde organizasyonu düzenleyen yetkililerin köpeğin iri bir köpek olduğunu ve diğer katılımcıların korku duymadan sempozyumu takip etmelerini sağlamak amacıyla ağızlık vb. aksesuarın bulunmadığını ayrıca alerjik rahatsızlıkları bulunan katılımcıların olabileceği düşüncesiyle tereddütte kaldıklarını bu nedenle hem başvuranın hem diğer katılımcıların menfaatini gözetecek bir çözüm üretmeye çalıştıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.

18.6. Her ne kadar başvuran tarafından söz konusu sempozyumu kendisinden başka katılımcının bulunmadığı balkon kısmında izlediği ifade edilmiş ise de söz konusu balkon kısmının diğer katılımcılar tarafından kullanılmasını engelleyen bir kısıtlamanın bulunmadığı, söz konusu balkon kısmının bütün katılımcıların kullanımına açık olduğu, diğer katılımcıların sempozyumu balkon kısmından takip edebildiği ve söz konusu salonda gerçekleştirilen diğer etkinliklerde de balkon kısmının aktif olarak kullanıldığı, bu anlamda başvuranın bütün katılımcılardan izole bir ortamda sempozyumu takip ettiğinden söz edilemeyeceği nitekim sempozyumun ilerleyen oturumlarında bazı katılımcıların oturumu söz konusu balkon kısmından takip ettiği, başvuranın sempozyumu rehber köpeğiyle takip edebilmesi için kendisine refakatçi sağlanmasının teklif edildiği, bu noktada ilgili idare tarafından uyuşmazlıkla ilgili alternatif çözüm önerisi sunulduğu, proje ekibinde yer alan avukatın başvuranın rehber köpeğiyle birlikte salona girmesine yardımcı olduğunu ve salondaki bazı katılımcıların köpekten tedirgin olması nedeniyle alternatif çözüm önerilerinin değerlendirildiğini beyan ettiği, olaya şahitlik yaptığını belirten Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesinin başvurana karşı olumsuz bir tutum sergilenmediğini ve ayrımcılık yapılmadığını ifade ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde başvurana nesnel ve makul bir gerekçe olmaksızın farklı muamelede bulunulduğuna ilişkin kuvvetli emarelerin ve karine oluşturan olguların varlığının ortaya konulamadığı kanaatine varılmıştır.

19. Engelli bireylerin kamu kullanımına açık binalar, açık alanlar ve ulaşım hizmetlerinden faydalanabilmelerinde rehber köpeklerden yararlanmaları hususuyla ilgili olarak; 19.1. Hizmet hayvanları (service animals) olarak da anılan asistan hayvanlar (assistance animals) engelli bireylerle birlikte yaşayan ve onlara yardımcı olan hayvanlardır. Asistan hayvanlar bireylerin engellerine yönelik olarak özel olarak eğitim almaktadır. Asistan hayvan olarak genellikle köpeklerden yararlanıldığı görülmektedir. Asistan köpeklerin işlevleri çeşitlilik göstermektedir: Görme engelliler için rehber köpekler,

işitme engelliler için işitme köpekleri, (tıbbi) nöbet uyarma köpekleri, diyabet uyarma köpekleri, panik bozukluk, şizofreni, travma sonrası stres bozukluğu gibi psikiyatrik veya ruhsal bozukluk yaşayan insanlar için asistan köpekler bunlardan bazılarıdır. Hayvanlar hareket engeli olan insanlar için de ışıkları açıp 2 kapama, kapıları açma, yatak yapma, eşya taşıma gibi görevler yerine getirecek şekilde eğitilebilmektedir .

19.2. Engelli bireylerin bağımsız yaşam imkanlarını geliştirmek amacıyla kamusal ve özel alanlarda rehber köpek kullanımının yaygınlaştırılması ve bu konuda farkındalık oluşturulması büyük önem arz etmektedir.

Dünya genelinde en az 2,2 milyar insanın görme kaybından çeşitli derecelerde etkilendiği tahmin edilmektedir (WHO, 2021). Türkiye’de görme yetersizliği olan bireylerin rehber köpek edinmeleri için herhangi bir yasal düzenleme bulunmamakta, rehber köpek eğitimi ve sahiplendirmesi genellikle dernekler tarafından yapılmaktadır. Günümüzde, görme yetersizliği olan bireylerin %2’sinden daha azının rehber köpeğe sahip olduğu tahmin edilmektedir (Kim vd., 2023).

19.3. I. Dünya savaşından sonra Almanya’da görme yetisini kaybeden pek çok asker için rehber köpek yetiştirmek üzere Dünyadaki ilk rehber köpek okulu 1916 yılında açılmıştır. Bu okulların Almanya’da hızla yayılmasıyla birlikte yetiştirilen rehber köpekler sadece Almanya’da yaşayan bireylere değil farklı Avrupa ülkelerinde yaşayan görme engelli bireylere de ulaştırılmıştır. 1929 yılında Amerika’nın ilk rehber köpek okulu olan The Seeing Eye açılmıştır. Günümüzde pek çok ülkede var olan rehber köpek okulları ile birlikte 3 binlerce rehber köpek yetiştirilmekte ve görme engelli bireylere teslim edilmektedir .

19.4. Avrupa’da konuyu ele alan kapsamlı ulusal yasaların ve AB düzenlemelerinin olmayışına dikkat çekilmektedir. İki düzeyde de yapılacak hukuki düzenlemeler çeşitli asistan hayvanlar için ortak tanım oluşturulması, hayvanların yeterliliklerinin resmi sertifikalandırılma süreçleri, asistan hayvanların sahip 4 olduğu haklara açıklık getirmesi açısından faydalı olacaktır .

19.5. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazı ekinde erişilebilirliğin sağlanmasında mimari düzenlemelerin yanında, engellilerin bağımsız ve güvenli şekilde hareket edebilmeleri için diğer bazı düzenlemelere de ihtiyaç duyulduğu, bunlardan birinin, görme engellilerin kamu kullanımına açık binalar, açık alanlar ve ulaşım hizmetlerinden faydalanabilmelerinde rehber köpeklerden yararlanmalarını sağlamak üzere tedbirlerin alınması olduğu, engellilerin toplumsal yaşamda rehber köpekleri eşliğinde hareket edebilmelerinin sağlanması ve kolaylaştırılmasına yönelik tedbirlerin alınmasının Bakanlığın çalışma gündeminde yer aldığı ve farklı alanlardaki çalışmaların da gündeme getirildiği, bu kapsamda öncelikli olarak ülkemizde rehber köpeklerin toplu taşıma araçlarında seyahat etmesine yönelik farklı illerde belediyeler tarafından düzenlemeler yapıldığı, özellikle ulaşım yapılarına girişlerine ve ulaşım araçlarına binişlerine izin verilmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması için konunun tüm belediyelere duyurulması için Bakanlık tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği

Bakanlığına rehber köpeklerin önemini de açıklayan bir yazı gönderildiği, anılan Bakanlığın tüm belediyelere duyuru yapılması için taşra teşkilatına bu yazıyı ilettiği, 19.6. Diğer yandan konuya hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin ulaşım hizmetlerine erişebilirliğinin sağlanmasını amaçlayan Erişilebilir Ulaşım Stratejisi ve Eylem Planı (2021-2025)’nda da yer verildiği, Eylem Planı’nda, “Rehber köpek ile birlikte erişimi sağlamak için rehber köpek alanlarının havaalanlarındaki destek noktalarında yaygınlaştırılması” iyileştirilmesi gereken alanlar olarak değerlendirildiği, Demiryolu İle Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik, Karayolu Taşıma

Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ve Havayolu İle Seyahat Eden Yolcuların

2

Lindsay Parenti, Anne Foreman, B. Jean Meade, Oliver Wirth, “A Revised Taxonomy Of Assistance Animals”, Journal of

Rehabilitation Research & Development (JRRD), Volume 50, Number 6, 2013, s. 751.

3 https://www.rehberkopeklerdernegi.org/rehber-kopekler-hakkinda/ Erişim tarihi:12.11.2024.

4

Annika Bremhorst, Paolo Mongillo, Tiffani Howell, Lieta Marinelli, “Spotlight On Assistance Dogs-Legislation, Welfare And

Research”, Animals, Volume 8, Issue 8, 2018, s. 6.

/

Haklarına Dair Yönetmelik, Engelli veya Hareket Kabiliyeti Kısıtlı Hava Yolu Yolcuları Talimatında rehber köpeklerle ulaşım hizmetlerinden faydalanmasına ilişkin düzenlemeler yapıldığı, Bakanlık tarafından rehber köpeklerin kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalara devam edildiği ifade edilmiştir.

19.7. İlgili idarece engelli bireylerin toplumsal yaşamın her alanına tam ve etkin katılabilmelerinin sağlanmasına ilişkin politika ve stratejiler geliştirildiği ve bu yönde çalışmaların tamamlanması için çaba sarf edildiği gözlemlenmiş ve bu çalışmalar Kurumumuz tarafından olumlu karşılanmıştır. Bununla birlikte engelli bireylere yönelik fırsat eşitliğinin sağlanması, sosyal hayata tam ve etkin şekilde katılımlarının desteklenmesi, bağımsız yaşama ve kendilerine yetebilmelerinin temin edilmesi amacıyla, engellilerin rehber köpeklerle birlikte kamu alanlarına, iş yerlerine, ulaşım araçlarına ve diğer sosyal alanlara alanlara erişimleri konusunda idari ve yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulup duyulmadığı hususlarının değerlendirilmesi, konuyla ilgili kamu ve özel sektör ile birlikte sivil toplum kuruluşlarının görüşünün alınması ve engelli bireyleri de sürece dahil edecek faaliyetlerde bulunulması, toplumda ve bazı kurumlarda rehber köpeklerin önemine ilişkin bilgilendirici faaliyetlerde bulunulması, başta Engellilerin Haklarına

İlişkin Sözleşme olmak üzere konuyla ilgili ulusal ve uluslararası mevzuatta yer alan amaçlar doğrultusunda gerekli değerlendirmelerin yapılması ve mevcut faaliyetlere sürdürülebilir bir program dahilinde devam edilmesi hususlarında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmiştir.

20. Başvuranın, “salonun balkon kısmına çıkmak için kullanılan merdivenlerin engelli bireylerin erişilebilirliğine uygun olmadığı” iddiasına ilişkin olarak; 20.1. 20.07.2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği ile 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da sıralanan kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ile büyükşehir belediyeleri ve belediyeler tarafından şehir içinde sunulan ya da denetlenen toplu taşıma hizmetlerinde erişilebilirliğin sağlanmasının izlenmesi ve denetlenmesine yönelik hususlar düzenlenmiş, bu hususta Türk Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yayımladığı standartların kullanılacağı hüküm altına alınmıştır.

20.2. Erişilebilirliğin önemi, kentte, binalar ve dış mekânlarda ulaşılabilirlik ve güvenli ulaşım olanaklarının bulunuşu, herkesin toplum hayatına eşit katılımını sağlamasından doğar. (Sungur

Ergenoğlu,2013: 50). Bu açıdan erişilebilir nitelikteki bir fiziksel çevre, vatandaşların sosyal ve ekonomik hayatı etkin bir şekilde sürdürmelerini sağlar. (Papaioannou, 2008: 28) Bu yönüyle engelsiz kent, insanlara kolayca ve bir önleyici olmadan ihtiyaç duydukları hizmetleri ulaşabilmeyi ifade eder. Erişilebilirliğin ele alınması gerekli alanlar da “açık alanlar, binalar, toplu taşıma sistemleri ve bu alanlardaki bilgilendirme hizmetleri” olarak belirtilmektedir. (Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü (EYHGM), 2007: 10).

20.3. Bu nedenle fiziksel çevre ve ulaşım sistemleri; planlama ve tasarım aşamasından itibaren, engellilerin kullanım ve erişilebilirlik gereksinimlerini karşılayabilecek evrensel tasarım yaklaşımına uygun biçimde düzenlenmelidir. Dolayısıyla toplumsal yaşamın tüm alanlarının herkes için tasarlanması gerekmektedir.

Herkes için tasarım yaklaşımı, engelli ve hareket kısıtlaması olan bireyler de dahil olmak üzere, tüm kullanıcı gruplarının mekânsal, sosyal ve bireysel ihtiyaçlarına cevap verecek mekânlar oluşturmayı hedeflemektedir (Mishchenko, 2014: 110).

20.4. Engelli bireyleri toplumsal yaşamın ana akışına katılmaktan alıkoyan düzenlemelerin aynı zamanda onların toplumsal yaşamda dışlandığı anlamına geldiği unutulmamalıdır. Engelli kişilerin hareketinin önündeki fiziksel engellerin, örneğin sokaklarda, yollarda, yağmur oluklarında, kaldırımlarda bulunan ve hareketi kolaylaştırıcı tekerlekli sandalye, yürüteç gibi araçların etkinliğini azaltan ya da tamamen yok eden

engebelerin; yolcuların ortak bir hareket yeti düzeyi olduğunu varsayan toplu taşıma araçlarının; ortak bir görsel işitsel yeti düzeyini varsayan yön işaretleri gibi kamu bilgilendirme biçimlerinin engellilerin toplumsal yaşama katılabilecekleri şekilde tasarlanması gerekmektedir (Gleeson, 2011: 367).

20.5. Önemle vurgulanması gerekir ki engelli bireylerin kaynaklara, hizmetlere ve fiziksel çevreye erişim haklarını etkin kullanamamaları istihdam imkânından ve eğitim hakkından yararlanamamaları ya da yetersiz yararlanmaları sonucunu doğurarak ekonomik yoksunluk, barınma gibi sorunları da beraberinde

̈ getirmektedir. Bu bağlamda Sözleşme incelendiğinde, engellilerin ihtiyaç duydukları anda her türlü hizmete ve fiziksel çevreye erişimlerinin güvence altına alınarak toplum hayatına diğer bireyler ile eşit şartlarda katılması amacıyla “makul uyumlaştıma”; diğer bir ifadeyle, ö lcü lü olan ve asırı yü k getirmeyen

̧ ̧ gerekli ve uygun her tü rlü değişikliği yapma yükümlülüğünün Taraf Devletlere getirildiği anlaşılmaktadır (Kamu Denetçiliği Kurumu, 30.05.2024, B. No: 2023/20103, Tavsiye Kararı).

20.6. EHİS’in denetim organı olan Engelli Hakları Komitesi’nin erişilebilirlik hakkındaki 2 No’lu Genel

Yorumu’nda “Erişilebilirliğin, Sözleşme’nin 19’uncu maddesinde belirtildiği üzere engelli bireylerin bağımsız yaşaması ve topluma eşit ve tam olarak katılması için ön koşul olması nedeniyle, fiziksel çevre, ulaşım, bilgi ve iletişim teknolojilerine ve kamuya açık tesis ve hizmetlere erişime izin verilmemesi ayrımcılık bağlamında görülmelidir.” şeklindeki yorumu ile fiziksel çevre, ulaşım ile bilgi ve iletişim teknolojileri ve kamuya açık tesis ve hizmetlere erişimin sağlanmamasını engelliliğe dayalı ayrımcılık yasağı kapsamında değerlendirmektedir. Komite, erişilebilirlik hakkının koşulsuz olduğunu vurgulamakta ve erişilebilirliği sağlamakla yükümlü olan kurum veya kuruluşların, erişilebilirliği sağlamanın ortaya çıkaracağı ekonomik veya diğer yükleri belirterek erişilebilirliği sağlamaktan kaçınamayacağını açıklamaktadır.

20.7. Nitekim, somut olay özelinde başvuruya konu merdivenlerin, engelli bireylerin eğitim hakkına, sosyal ve kültürel etkinliklere erişimlerinin kolaylaştırılması gibi durumlara uygun bir şekilde tasarlanmaması halinde, yani makul uyumlaştırma yapılmaması durumunda hem engelli bireylerin mekanlara ve hizmetlere eriş ebilirliğ inin kısıtlanacağı hem de ayrımcılığa ve eşitsizliğe neden olunacağı tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuat gereği açıktır. Dolayısıyla, engelli bireylerin diğer bireyler gibi bağımsız bir şekilde hareket edebilmeleri ve toplumsal hayata katılabilmeleri sürecinde kamusal alanların erişilebilirliğe uygun planlanması ve tasarlanması gerektiği değerlendirilmektedir.

20.8. Benzer bir yaklaşımla engellilerin erişilebilirlik hakları ile ilgili ilkelerin kabul edildiği “2030

Sü rdü rü lebilir Kalkınma Gü ndemi” baş lığ ı altında ilan edilen Birleşmiş Milletler (BM) hedefler listesinde, ̇ ̇

̆

“Hedef 4: Nitelikli Egitim, Hedef 8: Insana Yakış ır Iş ve Ekonomik Bü yü me, Hedef 10: Eş itsizliklerin

̇

Azaltılması, Hedef 11: Sü rdü rü lebilir Şehirler ve Topluluklar ve Hedef 17: Amaçlar Iç in Ortaklıklar’da”

̈ ̈ ̆ ̆ ̆ ozellikle engellilere vurgu yapılmış ve taraf ulkelere engellilerin egitime, istihdama, saglıga, adalete ve sanal ve fiziki mekâ na erisimlerinin sağ lanması ve bu yö nde gerekli dü zenlemelerin yapılması

̧ yü kü mlü lü ğ ü getirilmiş tir.

20.9. “2030 Gündemi” ile uyumlu olacak şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetki alanlarındaki politika ve hizmetlerin engellilik kapsayıcı bir anlayışla sunulmasında üst düzey bir politika belgesi olarak oluşturulan ‘2030 Engelsiz Vizyon Belgesi’nin temel amacının bu doğrultuda, engelli bireylerin eşit vatandaşlar olarak potansiyellerini gerçekleştirebildikleri içermeci bir toplum inşa etmek olarak belirtildiği ve engellilerin istediği hizmete ulaşabilmesi için tüm hizmetlerde gerekli tedbirlerin alınması olduğu anlaşılmaktadır (Kamu Denetçiliği Kurumu, 04/08/2023, B. No: 2023/2272, Tavsiye

Kararı).

20.10. 03.02.2023 tarihli ve 32093 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2023/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Genelgesinde engelli bireylerin toplumsal yaşamın her alanına tam ve etkin katılabilmeleri amacıyla atılması gereken adımların hak temelli ve kapsayıcı bir yaklaşım, güçlü işbirliği ve koordinasyonla

/

gerçekleştirilmesinin önem arz ettiği, Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı kapsamında yürütülecek faaliyetlerin ilgili kurum ve kuruluşlarca yerine getirilerek, alınan kararların hassasiyetle uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.

20.11. 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren İnsan Hakları Eylem Planı’nda benzer bir tespit yapılarak Devletin pozitif ayrımcılık yapmasını ve özel politikalar geliştirmesini gerektiren alanlardan biri olarak engelli alanının vurgulandığı ve ülkemizde bu konuda gerçekleştirilen mevzuat değişiklikleri ne kadar güçlü olursa olsun, reformların başarısında belirleyici unsurun iyi ve doğru uygulama olduğu hususunun önemle vurgulandığı görülmektedir.

20.12. Konuya ilişkin iç hukuktaki yasal düzenlemelere bakıldığında öncelikle 5378 sayılı Kanun bu konuda ayrıntılı hükümler içermektedir. Anılan Kanun’da engellilerin toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması için önlemlerin alınması gerektiği, engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamayacağı ifade edilmiştir. Yine engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin ve bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanmasının esas olduğu açıkça belirtilmiş ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirlerin alınacağı vurgulanmıştır. Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup özel bir yaşama düzenine zorlanamayacakları, topluma dahil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dahil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimlerinin sağlanması gerektiği düzenlemelerine yer verilmiştir.

20.13. 5378 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde Kanun’un amacının engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit şartlarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır. Kanun’un 3’üncü maddesinin (f) bendinde erişilebilirlik, binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olması şeklinde tanımlanmış; (g) bendinde ise erişilebilirlik standartlarının Türk

Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yayımladığı standartları ifade ettiği belirtilmiştir. Kanun’un 7’nci maddesinin birinci fıkrasında yapılı çevrede engellilerin erişilebilirliğinin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluğun gerçekleştirileceği belirtilmiş; ikinci fıkrasında özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engellilerin erişilebilirliğine uygun olmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmış; üçüncü fıkrasında ise bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler için erişilebilir olmasının sağlanacağı hükme bağlanmıştır. Kanun’un anılan maddelerinde yapıların, açık alanların ve toplu taşıma araçlarının engellilerin erişilebilirliğine uygun hâle getirilmesi zorunlu kılınmış olup bu yerlerin engellilerin erişilebilirliğine uygun hâle getirilmesi için ise bir geçiş süreci öngörülmüştür (AYM, E.2022/110,

K.2023/115, 22/06/2023).

20.14. Anayasa Mahkemesi, 19.09.2023 tarihli ve 2023/115 K. sayılı kararı ile 1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 47’nci maddesiyle 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler

Hakkında Kanun’un geçici 3’üncü maddesinin altıncı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “…dört yılı…” ibaresinin “…sekiz yılı…” şeklinde değiştirilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. Mahkeme kararında “Kanun’un anılan maddelerinde umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ve açık alanlar ile toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun hâle getirilmesi için öngörülen sürenin devamlı uzatılmasının engellilerin toplum içinde yer almaları, iş gücüne katılmaları ve bireysel olarak yaşayabilmeleri imkânını olumsuz etkileyeceği açıktır. (…) söz konusu alanların ve toplu

taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun hâle getirilmesi için öngörülen sürenin devamlı uzatılması Kanun’da öngörülen denetim mekanizmasını işlevsiz hâle getireceği gibi Kanun’un öngördüğü yükümlülüklere uymayanlar hakkında idari yaptırım uygulanması imkânını da ortadan kaldırmaktadır.

Süre uzatımının devamlılık kazanması ise söz konusu alanları ve toplu taşıma araçlarını engellilerin erişebilirliğine uygun hâle getirilmesi yükümlülüğü bulunanların yükümlülüklerini yerine getirme hususunda istekli davranmamasına yol açacak niteliktedir.” ifadelerine yer vermiştir. AYM tarafından verilen iptal kararının engelli bireylerin toplumsal hayata ve bağımsız yaşama tam ve eşit şekilde katılmaları için ön şart niteliğinde olan erişilebilirliğin hayata geçirilmesinde önemli olduğu değerlendirilmektedir.

20.15. Bu kapsamda, Kurumumuzca ilgili idarelerle irtibata geçilerek, söz konusu sempozyumun gerçekleştirildiği Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Salonu merdivenlerinin engelli bireylerin erişilebilirliğine uygunluğunun yerinde ve evrak üzerinde denetlenmesi talep edilmiştir. İstanbul Aile ve

Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün raporu sayılı yazı ile Kurumumuza iletilmiştir.

20.16. İstanbul Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonunun ilgili raporu incelendiğinde; başvuruya konu alanda engelli bireylerin kaynaklara güvenli erişim haklarını etkin kullanmalarını engelleyen bir takım eksikliklerin bulunduğu, bahse konu eksikliklerin engelli bireylerin fiziksel mekana erişimlerini ve eğitim hayatına etkin bir şekilde katılmalarını zorlaştıracak nitelikte olduğu, merdivenlerin engelli bireylerin erişimlerini kolaylaştıracak şekilde tasarlanmamasının engelli bireylerin kazalara, yaralanmalara ve yeti kaybına maruz kalmalarına yol açabileceği değerlendirilmiştir. Binaya ilişkin teknik değerlendirme ekibinin önerisi bölümünde binanın raporunun il müdürüne sevkinin uygun olacağı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.

20.17. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kentsel yaşamın ve kamu hizmetlerinin engelli bireylerin erişilebilirliğine uygun olarak düzenlenmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, şikayete konu alanın engelli bireylerin erişilebilirliğine uygun hale getirilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, engelli bireylerin toplumsal yaşamın her alanına eşit şekilde katılmalarının sağlanmasını teminen şikayete konu alanın

Komisyonca tespit edilen erişilebilirlik uygulama hata ve eksikliklerinin giderilmesi ve söz konusu alanın ilgili mevzuatta yer alan kriterlere uygun olarak engelli bireylerin sosyal ve kültürel yaşama etkin biçimde katılmalarını, eğitim, kültür, sanat gibi hizmetlere ulaşabilmelerini kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir (Benzer yönde karar için bkz: Kamu Denetçiliği Kurumu, 31.10.2024, B. No:

2024/7134, Tavsiye Kararı)

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ancak; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uymasının iyi yönetim anlayışının bir gereği olacağı değerlendirilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma

/

süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN

REDDİNE;

Başvuranın; ayrımcılık yaptığını iddia ettiği öğretim üyesi hakkında soruşturma açılması ve Yükseköğretim

Kurulu Başkanlığı ile Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne yaptırım uygulanması taleplerinin REDDİNE, Engelli bireylere yönelik fırsat eşitliğinin sağlanması, sosyal hayata tam ve etkin şekilde katılımlarının desteklenmesi, bağımsız yaşama ve kendilerine yetebilmelerinin temin edilmesi amacıyla, engellilerin rehber köpeklerle birlikte kamu alanlarına, iş yerlerine, ulaşım araçlarına ve diğer sosyal alanlara erişimleri konusunda idari ve yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulup duyulmadığı hususlarının değerlendirilmesi, konuyla ilgili kamu ve özel sektör ile birlikte sivil toplum örgütlerinin görüşünün alınması ve engelli bireyleri de sürece dahil edecek çalışmalar yapılması, toplumda ve bazı kurumlarda rehber köpeklerin önemine ilişkin bilgilendirici faaliyetlerde bulunulması, başta Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme olmak üzere engelli haklarıyla ilgili ulusal ve uluslararası mevzuatta yer alan amaçlar doğrultusunda gerekli değerlendirmelerin yapılması ve mevcut faaliyetlere sürdürülebilir bir program dahilinde devam edilmesi hususlarında AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren İnsan Hakları Eylem Planı, Birleşmiş

Milletler 2030 Sü rdü rü lebilir Kalkınma Gündemi ve 2030 Engelsiz Vizyon Belgesindeki hedeflere uygun olarak, Engelli Hakları Sözleşmesi’nde düzenlenen makul uyumlaştırma yükümlülüğü gereği, şikayete konu alanla ilgili olarak İstanbul Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından tespit edilen ve idareye iletilen formda yer alan erişilebilirlik uygulama hata ve eksikliklerinin giderilmesi ve bahse konu alanın engelli bireylerin sosyal ve kültürel yaşama etkin biçimde katılmalarını, eğitim ve sanat gibi hizmetlere ulaşabilmelerini kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi hususunda BOĞAZİÇİ

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Aile Ve

Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/