|
ÖZET: Başvuru, engelli bireylerin evlat edinme süreçlerinde karşılaştıkları zorlukları ele almaktadır. Başvuran, Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük’te yer alan, engelli bireylerin evlat edinme hakkını kısıtlayan sağlık raporu talebinin ayrımcı olduğunu belirterek, bu maddenin gözden geçirilmesini istemiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evlat edinme işlemlerinin çocukların yüksek yararı gözetilerek yürütüldüğünü, her başvurunun bireysel olarak değerlendirildiğini ve engelli bireylerin başvurularının reddedilmediğini ifade etmiştir.
Bununla birlikte, başvuru sürecinde istenen belgeler arasında yer alan sağlık raporunun, engelli bireylerin evlat edinme taleplerinde olumsuz bir algı yaratabileceği vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, bu durumun engelli hakları açısından yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtmiş ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. Bu öneri, engelli bireylerin evlat edinme süreçlerine katılımını artırmayı hedeflemektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/7302-S.24.11427
BAŞVURU NO : 2024/688
KARAR TARİHİ : 11.07.2024
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
Engelli bireylerin evlat edinme işlemleri hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 15.01.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarafından yapılmış olan başvuruda; Küçüklerin Evlat
Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük’ün “İstenilen Belgeler” Başlıklı 6 ncı maddesindeki, “e) Fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin, sürekli bakımı gerektiren, bulaşıcı veya süreğen bir hastalığının bulunmadığını, ayrıca alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olmadığını belirten sağlık kurulu raporu,” şeklinde aranan kriterin engelli bireylerin evlat edinmelerini engellediği, engelliliğin kategorik olarak evlat edinme hakkını ortadan kaldıran nedenler arasında sayılmasının doğrudan ayrımcılık anlamına geldiği ifade edilerek ayrımcı hükmün Tüzükten çıkarılması ve maddenin insan hakları normlarına uygun olarak yeniden düzenlenmesi talep edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun bilgi-belge talepli yazısına istinaden; Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığının 19/03/2024 tarihli ve E- – – sayılı yazıda özetle; 2.1. Bakanlıkça evlat edinme hizmeti ile ilgili iş ve işlemlerin söz konusu uluslararası sözleşmeler ve ülke mevzuatı gereğince çocukların yüksek yararı temel alınarak gerçekleştirildiği, 2.2. Türk Medeni Kanunu’nun 316. Maddesi uyarınca evlât edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından sonra karar verilebildiği, buna uygun biçimde, Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük hükümleri kapsamında Bakanlık tarafından tüm evlat edinme başvurularında kişilerden çeşitli belgeler istenildiği, ayrıca kapsamlı sosyal inceleme geçekleştirildiği, /
2.3. Söz konusu incelemelerde; başvuranların kişilik, eğitim ve kültürel özellikleri, ekonomik güçleri, sağlık durumları, aile bireylerinin birbirleriyle ve çevreleri ile olan ilişkileri, küçükten beklentileri, evlât edinmeye bakış açıları, çocuk bakımı, eğitimi ve yetiştirme konularına yaklaşımları gibi hususların çok yönlü olarak değerlendirildiği, 2.4. Çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitilmesi sürecinin bu sorumluluğu üstlenen kişilerin fiziksel sağlığı, psikolojik durumu, sosyal becerileri, ekonomik yeterlilikleri, yakın ve dış çevredeki sosyal destekleri, geçmiş yaşantıları, sorunları çözme yöntemleri gibi pek çok unsur ile bağlantılı olduğu, bu bakımdan, çocukların içinde bulunduğu ve gelecek yaş dönemlerinin gerektirdiği doğal ihtiyaçlarının uygun ve yeterli şekilde karşılanması, çocukların fiziksel aktivitelerine ortak olunması, psikolojik sosyal ve eğitim öğretime ilişkin gelişimlerinin desteklenmeleri ve olası tüm risklerden korunmalarının sağlanması amacıyla kişiler hakkında herhangi bir tereddütte yer bırakmayacak şekilde bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirme yapıldığı, 2.5. İstenilen belgeler arasında kişilerin fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin, sürekli bakımı gerektiren, bulaşıcı veya süreğen bir hastalığının bulunmadığını, ayrıca alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olmadığını belirten sağlık kurulu raporunun da yer aldığı, bununla birlikte uygulamada kişilerin engel durumu nedeniyle başvurularının reddedilmesi gibi bir yaklaşımın bulunmadığı, her bir başvurunun kendi özelinde değerlendirildiği, 2.6. Yapılan incelemeler sonucunda her bir dosyada çocuk yararı odağında karar verildiği, dolayısıyla uygulama açısından engellilere yönelik kategorik bir başvuru reddetme durumunun söz konusu olmadığı, Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük 9. Maddesine göre reddedilen başvurulara karşı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde İl Müdürlüğü nezdinde itiraz edilebildiği, 2.7. Konunun itiraz komisyonu tarafından görüşülerek en geç bir ay içinde kesin olarak karara bağlandığı ve karar itiraz edene yazılı olarak bildirildiği, dolayısıyla başvuruların farklı meslek elemanları tarafından tekrar değerlendirilmesine olanak sağlayan bir mekanizma da bulunduğu, her bir başvuruda kişiler ve içinde bulunduğu koşulların (engel durumu, yaşanılan çevre, ev koşulları, sosyal destek ağları vb.) kendi özelinde tüm yönleriyle birlikte değerlendirmeye alındığı, bu bakımdan, mevzuat ve uygulamanın engel türlerine göre bir ayrıma yer vermediği, 2.8. Bakanlıkça evlat edinme hizmetine ilişkin yönetmelik hazırlığı çalışmaların devam ettiği, Yönetmelik taslağında başvuruda istenilen belgeler arasında “Başvuran ve onunla aynı adreste yaşayan diğer kişilerin fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin, sürekli bakım gerektiren bulaşıcı veya kronik bir hastalığının bulunmadığını, ayrıca alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olmadığını belirten devlet veya üniversite hastaneleri tarafından verilen sağlık kurulu raporu” yer aldığı, bu bakımdan, Küçüklerin Evlat
Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük’ün ilgili maddesinde bir değişikliğin öngörülmediği, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.4. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Yaşlılar, Devletçe korunur, Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükümlerini amirdir.
3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1. “Tanımlar” başlıklı 2 inci maddesinde; “Engelliliğe dayalı ayrımcılık” siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı kapsamaktadır. Engelliliğe dayalı ayrımcılık makul düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi dâhil her türlü ayrımcılığı kapsar.”
4.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.
4.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; (c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’ yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; .. taahhüt eder.” 4.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinde
“2. Taraf Devletler engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılığı yasaklar ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı eşit ve etkin bir şekilde korunmasını güvence altına alır.
3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar.
4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.5. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır.
Erişim önündeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da içeren bu tedbirler diğerlerinin yanında,
aşağıda belirtilenlere de uygulanır:
(a) Binalar, yollar, ulaşım araçları ve okullar, evler, sağlık tesisleri ve işyerleri dahil diğer kapalı ve açık tesisler; …” 4.6. “Yasa Önünde Eşit Tanınma” başlıklı 12 inci maddesinde; “1. Taraf Devletler, engellilerin bulundukları her yerde kişi olarak tanınma hakkına sahip olduklarını yeniden onaylar. 2. Taraf Devletler
engellilerin tüm yaşam alanlarında diğer bireylerle eşit koşullar altında hak ehliyetine sahip olduğunu kabul eder. 3. Taraf Devletler engelli bireylerin hak ehliyetlerini kullanırken gereksinim duyabilecekleri desteği alabilmeleri için uygun tedbirleri alır. 4. Taraf Devletler hak ehliyetinin kullanımına ilişkin tüm tedbirlerin uluslararası insan hakları hukukuna uygun olarak istismarı önleyici uygun ve etkin bir şekilde güvenceler sağlamasını temin eder. Söz konusu güvenceler hak ehliyetinin kullanımına ilişkin tedbirlerin kişinin haklarına, iradesine ve tercihlerine saygılı olmasını, çıkar çatışmasından bağımsız olmasını, kişinin iradesine haksız bir müdahalede bulunmamasını, kişinin içinde bulunduğu koşullar ile orantılı olmasını ve bu koşulları gözetmesini, mümkün olan en kısa süre içinde uygulanmasını, yetkili, bağımsız ve tarafsız bir merci veya yargı organı tarafından sürekli olarak gözden geçirilmesini sağlamalıdır. Bu güvenceler söz konusu tedbirlerin kişinin hak ve çıkarlarını etkilediği derecede ölçülü olmalıdır. 5. Taraf Devletler işbu
Madde çerçevesinde engellilerin mülk edinmek veya mirasa hak kazanmak, mali işlerini kontrol etmek ve banka kredileri, ipotekleri ve diğer mali kredilere erişim açısından diğer bireylerle eşit haklara sahip olmasını sağlamak için uygun ve etkin bir şekilde tüm tedbirleri almalı ve engellilerin mülklerinden keyfi olarak mahrum bırakılmamasını sağlar.”, 4.7. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu
Sözleşmeye Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara
dikkat edilmelidir:
(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, 4.8. “Hane ve Aile Hayatına Saygı” Başlıklı 23 üncü Maddesinde; “2. Taraf Devletler, velayet, vesayet, kayyımlık, evlat edinme veya ulusal mevzuatta bu kavramların benzerlerinin yer aldığı kurumlar hususunda-her durumda çocukların yararlarının üstün tutulması şartıylaengelli hakları ve sorumluluklarını güvence altına alır. Engelliler çocuklarının bakım sorumluluklarını yerine getirirken Taraf Devletler uygun desteği sunar.” 4.9. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin; Birinci fıkrasında “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf
Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”
/
İkinci fıkrasında “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dahil olmak üzere bahse konu hakkın
tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar:
…
(d) Engellilerin toplu konut programlarına erişimini sağlamak; hükümlerini amirdir.
5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun; 5.1. “Genel koşulları” başlıklı 305 inci maddesinde; “Bir küçüğün evlât edinilmesi, evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır. Evlât edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi de gerekir.” 5.2. “Araştırma” başlıklı 316 ncı maddesinde; “Evlât edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir. Araştırmada özellikle evlât edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir. Evlât edinenin altsoyu varsa, onların evlât edinme ile ilgili tavır ve düşünceleri de değerlendirilir.” 6. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.” 6.2. “Kapsam” başlıklı 2nci maddesinde; “Bu Kanun engellileri, ailelerini, engellilere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri kapsar.” 6.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında; a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı,
e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, g) Erişilebilirlik standartları: Türk Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yayımladığı standartları, h) Habilitasyon: Engellinin bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve yaşamını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler kazandırmaya yönelik hizmetleri, i) Korumalı işyeri: İş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engellilere mesleki rehabilitasyon sağlamak ve istihdam oluşturmak amacıyla Devlet tarafından teknik ve mali yönden desteklenen ve çalışma ortamı özel olarak düzenlenen işyerini, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, k) Rehabilitasyon: Herhangi bir nedenle oluşan engelin etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmeyi ve engellinin hayatını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler geliştirmeye yönelik hizmetleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.” 6.4. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.” 6.5. “Topluma dâhil olma” başlıklı 4/A maddesinde; “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir.
Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar.
Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır.” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 8. 1995 yılında 22184 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak Tarafı Olduğumuz Birleşmiş Milletler
Çocuk Hakları Sözleşmesinin,
/
8.1. 20 nci maddesinde; “Geçici ve sürekli olarak aile çevresinden yoksun kalan veya kendi yararına olarak bu ortamda bırakılması kabul edilmeyen her çocuk, Devletten özel koruma ve yardım görme hakkına sahip olacaktır.
Taraf Devletler bu durumdaki bir çocuk için kendi ulusal yasalarına göre, uygun olan bakımı sağlayacaklardır.
Bu tür bakım, başkaca benzerleri yanında. bakıcı aile yanına verme, İslâm Hukukunda kefalet (kafalah), evlât edinme ya da gerekiyorsa çocuk bakımı amacı güden uygun kuruluşlara yerleştirmeyi de içerir.
Çözümler düşünülürken, çocuğun yetiştirilmesinde sürekliliğin korunmasına ve çocuğun etnik, dinsel, kültürel ve dil kimliğine gereken saygı gösterilecektir.”
8.2. 21 inci maddesinde;
“Evlât edinme sistemini kabul eden ve/veya buna izin veren Taraf Devletler, çocuğun en yüksek
yararlarının temel düşünce olduğunu kabul edecek ve aşağıdaki ilkeleri gerçekleştireceklerdir:
Bir çocuğun evlât edinilmesine ancak yetkili makam karar verir. Bu makam uygulanabilir yasa ve usullere göre ve güvenilir tüm bilgilerin ışığında; çocuğun, ana–babası, yakınları ve yasal vasisine göre durumunu göz önüne alarak ve gereken durumlarda tüm ilgililerle yapılacak görüşme sonucu onların da evlât edinme konusundaki onaylarını alma zorunluluğuna uyarak, kararını verir;
Çocuğun kendi ülkesinde elverişli biçimde bakılması mümkün olmadığı veya evlât edinecek veya yanına yerleştirilecek aile bulunmadığı taktirde, ülkelerarası evlât edinmenin çocuk bakımından uygun bir çözüm olduğunu kabul ederler;
Başka bir ülkede evlât edinilmesi düşünülen çocuğun, kendi ülkesinde mevcut evlât edinme durumuyla eşdeğer olan güvence ve ölçülerden yararlanmasını sağlarlar;
Ülkelerarası evlât edinmede, yerleştirmenin ilgililer bakımından yasadışı para kazanma konusu olmaması için gereken bütün önlemleri alırlar;
Bu maddedeki amaçları, uygun olduğu ölçüde, ikili ya da çok taraflı düzenleme veya anlaşmalarla teşvik ederler ve bu çerçevede, çocuğun başka bir ülkede yerleştirilmesinin yetkili makam veya organlar tarafından yürütülmesini güvenceye almak için çaba gösterirler.”
9. BM Çocuk Hakları Komitesi Genel Yorum No. 14: Çocuğun Yüksek Yararının Birinci Planda
Dikkate Alınması Hakkı
“Evlat edinme işlemlerine ilişkin olarak (madde 21), yüksek yarar hakkı daha da güçlendirilmiştir; burada yüksek yarar artık “birinci planda” olmanın da ötesinde “en başta” gözetilecektir. Gerçekten de çocuğun yüksek yararı evlatlık işlemleriyle ilgili karar alınırken belirleyici faktör olmalıdır; diğer konularda da böyle olmak gerekir.”
10. Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük’ün
“İstenilen Belgeler” başlıklı 6 ncı maddesinde;
/
e) Fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin, sürekli bakımı gerektiren, bulaşıcı veya süreğen bir hastalığının bulunmadığını, ayrıca alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olmadığını belirten sağlık kurulu raporu,
10.1. “Başvuruların İncelenmesi” başlıklı 7 nci maddesinde;
“(2) Başvuru sahipleri belgelerin tesliminden itibaren en geç altı ay içinde yerleşim yerlerinde ziyaret edilerek haklarında sosyal inceleme başlatılır. Başvuruların yoğun olduğu İl Müdürlüklerinde bu süre, altı ay daha uzatılabilir. (3) İncelemede karar vermeye yardımcı olacak her türlü belge talep edilerek başvuru sahiplerinin ve varsa birlikte yaşadıkları başka kişilerin kişilik, eğitim, kültürel özellikleri, ekonomik güçleri, sağlık durumları, aile bireylerinin birbirleriyle ve çevreleri ile olan ilişkileri, küçükten beklentileri, evlât edinmeye bakış açıları, bakım, eğitme ve yetiştirme konularına yaklaşımları, evlât edinmek istedikleri küçüğün özellikleri, başvuru sahiplerinin veya varsa altsoylarının tavır ve düşünceleri en az beş görüşme sonucu değerlendirilerek kapsamlı bir sosyal inceleme raporu hazırlanır. 3832 (4) Sosyal inceleme sonucunda evlât edinme başvurusu uygun bulunanlara bu durum yazılı olarak bildirilir.”
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Kurumumuza tarafından yapılmış olan başvuruda; Küçüklerin Evlat
Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük’ün “İstenilen Belgeler” Başlıklı 6 ncı maddesindeki, “e) Fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin, sürekli bakımı gerektiren, bulaşıcı veya süreğen bir hastalığının bulunmadığını, ayrıca alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olmadığını belirten sağlık kurulu raporu,” şeklinde aranan kriterin engelli bireylerin evlat edinmelerini engellediği, engelliliğin kategorik olarak evlat edinme hakkını ortadan kaldıran nedenler arasında sayılmasının doğrudan ayrımcılık anlamına geldiği ifade edilerek ayrımcı hükmün Tüzükten çıkarılması ve maddenin insan hakları normlarına uygun olarak yeniden düzenlenmesi talep edilmiştir 13. Başvuru konusu talebe ilişkin idareden talep edilen bilgi ve belgelerin incelemesinden; İstenilen belgeler arasında kişilerin fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin, sürekli bakımı gerektiren, bulaşıcı veya süreğen bir hastalığının bulunmadığını, ayrıca alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olmadığını belirten sağlık kurulu raporunun da yer aldığı, Bununla birlikte uygulamada kişilerin engel durumu nedeniyle başvurularının reddedilmesi gibi bir yaklaşımın bulunmadığı, her bir başvurunun kendi özelinde değerlendirildiği, Yapılan incelemeler sonucunda her bir dosyada çocuk yararı odağında karar verildiği, dolayısıyla uygulama açısından engellilere yönelik kategorik bir başvuru reddetme durumunun söz konusu olmadığı,
Ayrıca, Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük 9.
Maddesine göre reddedilen başvurulara karşı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde İl Müdürlüğü nezdinde itiraz edilebildiği, Konunun itiraz komisyonu tarafından görüşülerek en geç bir ay içinde kesin olarak karara bağlandığı ve karar itiraz edene yazılı olarak bildirildiği, dolayısıyla başvuruların farklı meslek elemanları tarafından tekrar değerlendirilmesine olanak sağlayan bir mekanizma da bulunduğu, Her bir başvuruda kişiler ve içinde bulunduğu koşulların (engel durumu, yaşanılan çevre, ev koşulları, sosyal destek ağları vb.) kendi özelinde tüm yönleriyle birlikte değerlendirmeye alındığı, bu bakımdan, mevzuat ve uygulamanın engel türlerine göre bir ayrıma yer vermediği, belirtilmiştir.
14. Başvuru konusu taleple ilgili mevcut uygulamaya ilişkin yasal düzenlemeler; 14.1. Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük’ün
“İstenilen Belgeler” başlıklı 6 ncı maddesinde; e) Fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin, sürekli bakımı gerektiren, bulaşıcı veya süreğen bir hastalığının bulunmadığını, ayrıca alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olmadığını belirten sağlık kurulu raporu, “Başvuruların İncelenmesi” başlıklı 7 nci maddesinde; “(2) Başvuru sahipleri belgelerin tesliminden itibaren en geç altı ay içinde yerleşim yerlerinde ziyaret edilerek haklarında sosyal inceleme başlatılır. Başvuruların yoğun olduğu İl Müdürlüklerinde bu süre, altı ay daha uzatılabilir. (3) İncelemede karar vermeye yardımcı olacak her türlü belge talep edilerek başvuru sahiplerinin ve varsa birlikte yaşadıkları başka kişilerin kişilik, eğitim, kültürel özellikleri, ekonomik güçleri, sağlık durumları, aile bireylerinin birbirleriyle ve çevreleri ile olan ilişkileri, küçükten beklentileri, evlât edinmeye bakış açıları, bakım, eğitme ve yetiştirme konularına yaklaşımları, evlât edinmek istedikleri küçüğün özellikleri, başvuru sahiplerinin veya varsa altsoylarının tavır ve düşünceleri en az beş görüşme sonucu değerlendirilerek kapsamlı bir sosyal inceleme raporu hazırlanır. 3832 (4) Sosyal inceleme sonucunda evlât edinme başvurusu uygun bulunanlara bu durum yazılı olarak bildirilir.” şeklindedir.
15. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasada devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; engellilerin korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek
/
engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır.
16. 2030 Engelsiz Vizyon Belgesinde “Hakların Korunması ve Adalet” Bölümünde, “Engellilerin haklarının korunması, geliştirilmesi ve adaletin tesis edilmesi; engellileri öncelikle hukuk öznesi bireyler olarak tanımakla başlayacağı vurgulanarak, engellilerin haklarının korunması, geliştirilmesi ve adaletin tesis edilmesi; engellilerin öncelikle hukuk öznesi bireyler olarak tanınmalarını, herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadan haklarını gerçekleştirebilmelerini, kendi haklarını koruyabilmeleri ve savunabilmeleri için adalet hizmetlerinin erişilebilirliğinin sağlanmasını ve siyasal yaşamın tüm süreçlerinde bağımsız bir şekilde yer alabilmelerini kapsaması gerektiği belirtilerek engellilerin ayrımcılığa karşı yasal olarak korunmasının hedeflendiği, ulusal mevzuatın gözden geçirilerek engelliliğe dayalı ayrımcılık içeren hükümlerin ayıklanmasına yönelik revizyon çalışması yapılması amaçlandığı ifade edilmiştir.
17. Yasal düzenlemeler incelendiğinde; küçüklerin evlat edinilmesinde başvuru sahibinden fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin bulunmadığını belirten sağlık kurulu raporunun istenildiği görülmektedir.
Her ne kadar idare tarafından başvuru aşamasında bu belgenin istenildiği, uygulamada kişilerin engel durumu nedeniyle başvurularının reddedilmesi gibi bir yaklaşımın bulunmadığı, her bir başvurunun kendi özelinde değerlendirildiği belirtilmiş ise de; küçüklerin evlat edinilmesi işlemlerinin ilk aşamasında –istenilen belgeler- engelinin bulunmadığı yönünde rapor istenilmesi engelli bireylerin küçüklerin evlat edinme talebinde başvurusunda bulunamayacağına ilişkin bir algı oluşturarak neticede engelli bireylerin evlat edinme başvurusundan imtina eder hale gelebileceği, diğer bir deyişle, ilgili mevzuat düzenlemesinde evlat edinme işlemlerinde başvuruda istenilen belgeler arasında engel durumuna ayrıca yer verilmesi engelli bireylerin bu haktan faydalanamayacağı şeklinde yorumlanabileceği, değerlendirilmektedir.
18. Bu kapsamda Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler sonucunda; İdarece çocuğun üstün yararı esas alınarak evlat edinme işlemlerinde belgeler istenildiği ifade edilmiş, uygulamada çok yönlü araştırma yapıldığı her bir dosyada çocuk yararı odağında karar verildiği, uygulama açısından engellilere yönelik kategorik bir başvuru reddetme durumunun söz konusu olmadığı vurgulanmış olsa da küçüklerin evlat edinilmesinde “İstenilen Belgeler” kısmında “fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin bulunmadığını” şeklinde yer alan ifadenin engelli bireylerin evlat edinme başvurusundan imtina etmemelerini sağlamak amacıyla ilgili mevzuattaki “İstenilen Belgeler” bölümünün engelli hakları açısından yeniden düzenlenmesi yönünde ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
/
19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak
İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Danıştay’da yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE,
Küçüklerin evlat edinilmesinde “İstenilen Belgeler” kısmında “fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin bulunmadığını” şeklinde yer alan ifadenin engelli bireylerin evlat edinme başvurusundan imtina etmemelerini sağlamak amacıyla ilgili mevzuattaki “İstenilen Belgeler” bölümünün engelli hakları açısından yeniden düzenlenmesi yönünde AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, AİLE VE
SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi