|
ÖZET: Başvuru, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın evlenecek gençlere yönelik destek projesinde engelli bireylerin yaş şartı aranmaksızın yararlanma talebine ilişkindir. Başvuran, bu projenin engellilere yönelik düzenlemelerinin gözden geçirilmesini istemektedir. Aile ve Gençlik Fonu, gençlerin sosyal risklere karşı korunması ve aile yapısının güçlendirilmesi amacıyla kurulmuş olup, bu fonun yönetimi belirli bir kurul tarafından yürütülmektedir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, projenin pilot uygulamasını belirli illerde gerçekleştirmekte ve başvuru kriterlerini belirlemektedir. Ancak, engelli bireylerin bu projeden yararlanabilmesi için yaş şartının kaldırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Engellilerin haklarının korunması, anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır. Bu bağlamda, engelli bireylerin topluma eşit koşullarda katılımını sağlamak için pozitif ayrımcılık uygulamaları önem taşımaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na, engelli bireylerin projeden yararlanabilmesi için başvuru kriterlerinin yeniden gözden geçirilmesi tavsiyesinde bulunmuştur. Bu önerinin, sosyal adaletin sağlanması ve engelli bireylerin mağduriyetlerinin giderilmesi açısından önemli olduğu belirtilmektedir. Kurum, bu kararın uygulanmasının 30 gün içinde bildirilmesini talep etmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/4997-S.24.7904
BAŞVURU NO : 2024/3627
KARAR TARİHİ : 09.05.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Engelli bireylerin yaş şartı aranılmadan projeden yararlanma talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 11.03.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde yapılan şikayet başvurusunda başvuran; Aile ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı tarafından evlenecek gençlerin desteklenmesi projesi kapsamında verilen desteğin engellilere yaş şartı olmadan verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz talebine istinaden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından gönderilen 01/04/2024 tarih ve sayı ile Kurum kayıtlarımıza giren cevabi yazıda özetle; 2.1. Aile müessesesinin desteklenmesi, güçlendirilmesi, gençlerin sosyal risklere karşı korunması ve gelişimleri ile girişimlerine destek sağlanmasına yönelik kaynağın oluşturulması amacıyla 22/11/2023 tarihli ve 7474 sayılı Aile ve Gençlik Fonunun Kurulması Hakkında Kanun ile Hazine ve Maliye
Bakanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğini haiz Aile ve Gençlik Fonunun kurulduğu, 2.2. Aile ve Gençlik Fonu Kurulması Hakkında Kanunun 7 nci maddesine dayanılarak 10/02/2024 tarihli ve 8166 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Aile ve Gençlik Fonu Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği, Kanun’un ikinci maddesi gereğince Aile ve Gençlik Fonu, Hazine ve Maliye Bakan yardımcısı başkanlığında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan yardımcısı, Gençlik ve Spor Bakan yardımcısı, Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakan yardımcısı ile Sanayi ve Teknoloji Bakan yardımcısı olmak üzere beş kişiden müteşekkil Yönetim Kurulu tarafından yönetileceği, Yönetim Kurulu, Fondan kaynak aktarımı yapılacak projeleri, aktarılacak kaynak tutarını, harcama programlarını belirlemeye yetkili olduğu ayrıca söz konusu projenin pilot uygulamasının Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeri veya Gaziantep ilinin
İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde gerçekleştirilmekte olduğu ve projenin ülke geneline yayılması ile ilgili
çalışmalar yapılırken pozitif ayrımcılık çerçevesinde proje başvuru kriterleri yeniden değerlendirilerek
Yönetim Kuruluna sunulmasının planlandığı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.2. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.”, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.4. “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında
Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 4.2. “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin amaçları açısından;…“Makul düzenleme”, engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve düzenlemeleri ifade eder…”, 4.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı … (b)Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; … taahhüt eder.”, 4.4. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit
koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Erişim önündeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da içeren bu tedbirler diğerlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır: …”, 4.5. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye
Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir…”, 5. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 5.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın j bendinde;“Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 5.3. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 5.4. “Topluma dâhil olma” başlıklı 4/B maddesinde; “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir. Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar. Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır.”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 6.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Bahse konu şikâyet başvurusunda başvuran özetle; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından evlenecek gençlerin desteklenmesi projesi kapsamında verilen desteğin engellilere yaş şartı olmadan verilmesini talep etmektedir.
9. Sağlam bir aile yapısı, sağlıklı bir toplumun temelini oluşturmakta olup aile müessesesinin desteklenmesi, güçlendirilmesi, gençlerin sosyal risklere karşı korunması ve gelişimleri ile girişimlerine destek sağlanmasına yönelik kaynağın oluşturulması amacıyla Aile ve Gençlik Fonu kurulmuştur. Aile müessesesinin desteklenmesi, güçlendirilmesi, gençlerin sosyal risklere karşı korunması ve gelişimleri ile girişimlerine destek sağlanmasına yönelik kaynağın oluşturulması amacıyla 22/11/2023 tarihli ve 7474 sayılı Aile ve Gençlik Fonunun Kurulması Hakkında Kanun ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğini haiz Aile ve Gençlik Fonu kurulmuş olup Aile ve Gençlik Fonu Kurulması Hakkında
Kanunun 7 nci maddesine dayanılarak 10/02/2024 tarihli ve 8166 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Aile ve
Gençlik Fonu Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Kanun’un ikinci maddesi gereğince Aile ve Gençlik
Fonunun, Hazine ve Maliye Bakan yardımcısı başkanlığında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan yardımcısı, Gençlik ve Spor Bakan yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan yardımcısı ile Sanayi ve Teknoloji
Bakan yardımcısı olmak üzere beş kişiden müteşekkil Yönetim Kurulu tarafından yönetileceği düzenlenmiştir.
10. Bu kapsamda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ‘Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi
Projesi’ hayata geçirilmiş olup projenin amacı, evlenmeyi planlayan çiftlere ekonomik, psikolojik ve sosyal destekler sunarak evliliklerinin daha sağlam bir temele oturmasına yardımcı olmaktır.
10.1. Proje kapsamında aile kurma yolunda ilk adımı atacak gençlerimizden başvurusu onaylanan çiftlere
48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150.000 TL tutarında faizsiz kredi desteği sunulmasının yanı sıra evlilik
öncesi ve sonrası eğitim ve danışmanlık hizmetleri sağlanacaktır.
10.2. Projenin pilot uygulaması Adıyaman, Gaziantep (Sadece İslahiye ve Nurdağı ilçeleri), Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde gerçekleştirilecektir.
10.3. Başvurular 15/02/2024 tarihi itibarıyla www.aile.gov.tr adresi üzerinden alınmaya başlanmıştır.
Projeden yararlanabilmek için eşlerden birinin 06/02/2023 tarihinde ve başvuru anında Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay, Malatya illerinden ya da Gaziantep ilinin Nurdağı ve İslahiye ilçelerinden birinde ikamet ediyor olması ve başvurunun burada ikamet eden kişi tarafından yapılması gerekmektedir. Krediye
hak kazanılması için eş adaylarının aşağıdaki şartları taşıması gerekmektedir:
– Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, – Başvuru tarihi itibarıyla 18-29 yaş arasında olmak (30 yaşından gün almamış olmak), – Depremden etkilenen 11 il (Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa) dışında taşınmaz sahibi ya da hissedarı olmamak, – Çiftlerin son 6 aylık gelir toplamı ortalaması ve son aya ait gelirleri toplamı 2 asgari ücretten fazla olmamak, – Başvuru tarihi itibarıyla resmi nikâh tarihine en az 2 ay en fazla 6 ay kalmış olmak,
– Bakanlığın evlilik öncesi ve sonrasında sunacağı eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmayı taahhüt etmek, – Affa uğramış olsa bile; devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, bunların kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmamaktır.
11. Bilindiği üzere, toplumda bedensel ve zihinsel yönden güçsüz durumda bulunan engelli bireyler hukukun öncelikli konusu olup özel olarak korunmaları anayasa ve yasalarda açıkça güvence altına alınmaktadır. Nitekim Anayasamızın 5, 10, 41 ve 61. maddeleri ile 5378 sayılı Engelli Hakları Kanunu,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer
alan pek çok maddede “engelli hakları” gözetilerek düzenlemeler yapılmıştır.
12. Bununla birlikte, “engellilere” yönelik uluslararası metinler de her geçen gün artmakta olup bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normlarıdır. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesinin “Giriş” bölümünde “engellilik durumunun”, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı; çeşitli araç ve yükümlülüklerin varlığına rağmen engelli kişilerin topluma eşit bireyler olarak katılmaları önündeki manilerin halen var olmaya devam ettiği ifade edilmiş, daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiği; fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam yararlanmasını sağlamadaki önemi kabul edilmiştir. Bu kapsamda, Sözleşmede engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak için alınacak özel tedbirlerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
13. Anılan Sözleşmenin “Bağımsız yaşama ve topluma dâhil olma” başlıklı 19 uncu maddesinde yer alan hükümler ve taraf devletlerin bağımsız yaşam hakkı adına sağlayacaklarını taahhüt ettikleri önlemler ise bir anlamda, engelli bireyler için hedeflenen pozitif ayrımcılık eylemlerinin benimsenmesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesinin 27 Ekim 2017 tarihinde yayınladığı
“Bağımsız Yaşama ve Topluma Dâhil Olma Hakkında Genel Yorum (No. 5)” metninde, “Taraf
Devletler, engelli aile üyelerinin bağımsız yaşama ve topluluğa dâhil olma haklarını gerçekleştirmeleri konusunda ailesinde engelli birey olan herkesi desteklemelidir.” denilmiştir.
14. Ayrıca, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinde, “engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması, engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri için erişilebilirliğin sağlanması… esastır.” hükmüne yer verilmiş olup Kanunun diğer ilgili maddelerinde de engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla devletin gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmıştır.
15. Dolayısıyla, ilgili mevzuat hükümlerinde, engellilerin haklarını korumak adına idarelerin gerekli koruyucu-destekleyici tedbirleri alması ve engellilik durumundan kaynaklanan erişilebilirlik taleplerinin karşılanabilmesi için uygun düzenlemeleri yapması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Bununla birlikte, Avrupa İstihdam Stratejisine uyum sağlama kapsamında hazırlanan 2014-2023 yıllarını kapsayan Ulusal
İstihdam Stratejisinde, özel politika gerektiren gruplar olarak tanımlanan dezavantajlı grupların önündeki manilerin kaldırılması öncelikli hedef olarak belirlenmiştir.
16. Engelli bireylerin çalışma hayatına katılması sağlıklı bireylere göre daha zor olmakta olup işverenler de engelli bireylerin çalışma hayatına katılmasına katkıda bulunmamakta ve genelde tercih etmemektedirler. Bu durum engelli bireylerin sağlık sorunlarının yanında ekonomik anlamda da kendisinin ve ailesinin geçimine katkıda bulunamamakta ve geçim sıkıntısı çekmelerine sebep olmaktadır. Bu durumda vatandaşlar arasında sosyal adaleti sağlamayı amaçlayan devlet; anayasa ve kanun hükümleriyle engelli bireyler lehine hükümler getirmiş ve engelli bireyleri koruma amacı öngörülmüştür. Anayasada engelli bireyler lehine getirilecek pozitif hükümlerin eşitlik ilkesine aykırı olmayacağı açıkça belirtilmiş ve ayrıca engelli bireylerin çalışma şartları bakımından özel olarak korunması güvence altına alınmıştır.
17. İlgili mevzuat hükümleri ve yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde somut başvuru konusu incelendiğinde; ulaşım, iletişim, eğitim, istihdam gibi birçok konuda engellileri dezavantajlı bir konuma iten toplum yapısında engelli bireylerin eşit ve bağımsız fertler olmalarının kolay olmayacağı, bunu sağlamak için engellileri dikkate alan bazı düzenlemelerin yapılmasının zaruri olduğu, bu düzenlemeler yapılırken de pozitif ayrımcılık ve sosyal adalet kavramlarına riayet edilmesi gerekmekte olup; sosyal adalet, toplumsal yaşama katkı yapma imkânı sınırlı olan zayıf durumdaki kişilerin, sosyal refahın paylaşılmasında gözetilmelerini gerektirmektedir. Bu kapsamda engellilere yönelik hizmet ve yardımlar sosyal adaletin gereğidir.
17.1. Bu itibarla, evlenecek gençlere yönelik destek projesinde engelli bireyler için yaş şartının kaldırılması ve bu hususta söz konusu projeye ait düzenlemelerin “revize” edilmesi ve böylece bu hakkı yaş şartından dolayı kullanamayan engellilerin mağduriyetlerinin giderilmesi gerekli görülmekte olup tüm engellilerin yaş şartı olmaksızın proje kapsamındaki destekten yararlanabilmek için başvuruda bulunabilmelerinin sağlanmasının hakkaniyete uygun bir işlem tesisine ve ayrıca söz konusu işlemin bu haliyle hakkın özünü koruyucu, kişisel farklılıkları dikkate alan ve sosyal adaleti sağlamaya yönelik bir uygulamaya imkan sağlayacağı kanaatine varılmıştır.
17.2. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, idarenin Kurumumuza gönderdiği cevabi yazıda yer aldığı üzere projenin ülke geneline yayılması ile ilgili çalışmalar yapılırken pozitif ayrımcılık çerçevesinde proje başvuru kriterlerinin yeniden değerlendirilerek Yönetim Kuruluna sunulmasının planlanması doğrultusunda gerek pilot uygulamalarda gerekse projenin ülke geneline yayılması ile ilgili çalışmalar yapılırken engelli bireylere yönelik başvuru kriterlerinin yeniden değerlendirilerek Yönetim
Kuruluna sunulması ve bu husustaki çalışmaların ivedilikle yapılması hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup yetkili ve görevli İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Pozitif ayrımcılık kapsamında yaş şartını sağlayamadığı için evlenecek kişilere sağlanacak sosyal yardım projesinden yararlanamayan engellilerin başvuru kriterlerinin yeniden değerlendirilerek Yönetim
Kuruluna sunulması ve bu husustaki çalışmaların ivedilikle yapılması hususunda AİLE VE SOSYAL
HİZMETLER BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Aile Ve
Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi