ÖZET: Başvurucu, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Ada Kültür Merkezi’ndeki konser salonlarındaki koltukların, engelli biletine sahip bireyler için ayrım olmaksızın herkes tarafından eşit şekilde kullanılmasını talep etmektedir. Başvuruda, engellilere tahsis edilen koltukların sabit olarak belirlenmesinin, tüm engellilerin yürüme engeli bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda onur kırıcı ve ayrımcı bir uygulama olduğu ifade edilmiştir. İlgili idare, engelli bireylerin rahatça ulaşabileceği şekilde belirli koltukların tahsis edildiğini, ancak bu uygulamanın engelli bireylerin etkinliklere katılımını kısıtladığını kabul etmektedir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, engelli bireyler için ayrılan koltukların, etkinliklerin biletlerinin tükenmesi durumunda erişim sorunları yaratabileceği belirtilmiştir. Ancak, bu durumun engelli bireylerin eşit katılım haklarını orantısız bir şekilde kısıtlamaması gerektiği vurgulanmaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, engelli bireylerin etkinliklerdeki koltuk seçiminde daha esnek bir sistemin oluşturulması gerektiğine dair tavsiyede bulunmuş ve bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılmasını önermiştir.

Sonuç olarak, engelli bireylerin kültürel etkinliklere katılımını artırmak amacıyla, koltuk tercih sisteminin yeniden gözden geçirilmesi ve engelli bireylerin haklarının korunması için makul düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, ayrımcılığın önlenmesi ve eşitlik ilkesinin sağlanması için gerekli adımların atılması önem arz etmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/6817-S.24.10687

BAŞVURU NO : 2024/4489

KARAR TARİHİ : 01.07.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Ada Kültür

Merkezi’nde bulunan konser salonlarındaki koltukları engelli biletine sahip olan birey ayrımı olmadan herkes ile eşit bir şekilde kullanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvurucu, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Ada Ankara

Kültür Merkezi’nde engelliler için sağlanan belirli sayıdaki biletin sabit koltuklara tahsis edildiğini, ancak tüm engellilerin yürüme engeli bulunmadığını; bu nedenle sabit bir koltuk belirlenmesinin onur kırıcı ve insan haklarına aykırı, ayrımcı bir uygulama olduğunu belirtmekte ve konuya ilişkin alternatif çözüm yöntemleri bulunması talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu talep hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Kültür ve Turizm

Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü Ankara Cumhurbaşkanlığı Senfoni

Orkestrası Konser Alanları İşletme Müdürlüğü tarafından gönderilen – – sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Ankara Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Alanları İşletme Müdürlüğü’nün engelliler mevzuatı çerçevesinde, salonlarda belirli yerlerin engelli vatandaşların rahatlıkla ve kolay ulaşabileceği şekilde tahsis edilerek ayrıldığı; engelli vatandaşların konser/etkinliklerden faydalanarak mağduriyet yaşamamaları adına önceden belirlenmiş ve kendilerine tahsis edilerek kapatılmış olan koltuklardan ücretsiz şekilde yararlanabildikleri,

2.2.Salonların fiziksel yapıları göz önünde bulundurularak ayrılan koltukların, faaliyete başlanan tarihten itibaren, engelli kartı bulunan tüm vatandaşların merdivensiz, düz zeminde kapıya en yakın olacak şekilde ve sahneyi en iyi koşullarda görebileceği hususlar dikkate alınarak tasarlandığı ve seçildiği,

2.3.Engelli vatandaşlar için ayrılan koltukların önceden belirlenerek kapatılmaması, gelmek istedikleri konser/etkinliklerin biletlerinin tükenmesi durumunda faydalanamamalarına sebebiyet verdiği; yüksek ücretli koltuk ve bloklardan kapatılmasının ise engelli vatandaşların gelmemeleri ya da katılmamaları durumunda kamu zararına neden olabildiği,

2.4. CSO Ada Ankara Kültür Merkezi’nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi

Merkez Müdürlüğü’ne bağlı bir ticari işletme olduğu ve T.C. Sayıştay Başkanlığı denetimine tabi olduğu,

Açıklamaları yapılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’ nın; 3.1.“Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2 “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesi; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk

milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.3.“Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.4.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” 3.5. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61’inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Yaşlılar, Devletçe korunur, Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.”,

3.6. “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinde “Tü rkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye

̈

Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.[…]Turk kanunlarına değişiklik

̈ ̈ ̈ ̈ ̈ ̈ getiren her turlu andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü̈ uygulanır. […]Usulune göre yururluğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile

Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yü rü rlü ğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hü kü mleri esas alınır.” 4.Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin, 4.1.BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin Giriş Bölümünde; “İşbu Sözleşme’ye Taraf Olan Devletler, (c) Tüm insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel, bölünmez, birbiriyle bağlantılı ve karşılıklı bağımlı olma niteliği ile engelli bireylerin bu haklardan herhangi bir ayrımcılığa uğramaksızın yararlanmalarının güvence altına alınması gerekliliğini tekrar teyit ederek, (e) Engelliliğin gelişen bir kavram olduğunu ve engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı gerçeğini kabul ederek, (h) Bir kişinin engelli olduğu için ayrımcılığa maruz kalmasının her bireyin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerinin de ihlal edilmesi anlamına geldiğini de kabul ederek, (i) Bunun yanısıra engelli bireylerin çeşitliliğini kabul ederek, (j) Daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiğini kabul ederek, […] anlaşmaya varmışlardır.”, (v) Fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam yararlanmasını sağlamadaki önemini kabul ederek, (y) Engellilerin haklarını ve onurunu güçlendiren ve koruyan kapsamlı bir uluslararası sözleşmenin engellilerin ağır sosyal dezavantajlarının ortadan kaldırılmasına ve onların medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel ortamlara eşit fırsatlarla katılımının teşvik edilmesine, hem gelişen hem de gelişmekte olan ülkelerde önemli bir katkı sağlayacağına ikna olarak, Aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya varmışlardır:” 4.2. “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde; “Engelliliğe dayalı ayrımcılık” siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı kapsamaktadır. Engelliliğe dayalı ayrımcılık makul düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi dâhil her türlü ayrımcılığı kapsar.”,

̈ ̈ 4.3.“Genel İlkeler” başlıklı 3’uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (f) bentlerinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması” ve “Erişilebilirlik” Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.

̈ ̈ ̈ ̈ ̈ ̈ 4.4.“Genel Yukumlulukler” başlıklı 4’uncu maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tü m engellilerin insan hak ve temel özgü rlü klerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgü rlü klerini gü çlendirmekle yü kü mlü dü r.

Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yü rü rlü kte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, dü zenlemeler, gelenekler ve

̈ uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tum tedbirleri almayı; ̈ ̈ (c) Tum politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve guçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’ yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgü tler veya özel teşebbü slerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tü m uygun tedbirleri almayı; [… ]taahhü t eder.” 4.5. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5’inci maddesinde, “[…] 2. Taraf Devletler

̈ ̈ engelliliğe dayalı her turlu ayrımcılığı yasaklar ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı

̈ eşit ve etkin bir şekilde korunmasını guvence altına alır.3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak ü zere engellilere yönelik makul dü zenlemelerin yapılması için gerekli tü m adımları atar.

4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”

̆ 4.6.“Erişebilirlik” başlıklı 9’uncu maddesinde, “Taraf Devletler engellilerin bagımsız yaş ayabilmelerini ve yaş amın tü m alanlarına etkin katılımını sağ lamak ve engellilerin diğ er bireylerle eş it koş ullarda fiziki ç evreye, ulaş ıma, bilgi ve iletiş im teknolojileri ve sistemleri dahil olacak ş ekilde bilgi ve iletiş im olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka aç ık diğ er tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Eriş im ö nü ndeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını

̆ da iç eren bu tedbirler digerlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır: (a) Binalar, yollar, ulaşım

̆ ̆ araç ları ve okullar, evler, saglık tesisleri ve iş yerleri dahil diger kapalı ve aç ık tesisler;” 4.7. “Kişisel Bütünlüğün Korunması” başlıklı 17’nci maddesinde; “ Engelli her kişi, beden ve ruh bütünlüğüne diğer bireylerle eşit bir şekilde saygı duyulması hakkına sahiptir.”, 4.8. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19’uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye

Taraf Devletler tü m engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat

edilmelidir:

(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını

̈ seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama duzenine zorlanamazlar; ̈ (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak uzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, 4.9. “Kültürel Yaşama, Dinlenme, Boş Zaman Aktiviteleri ve Spor Faaliyetlerine Katılım” başlıklı 30’uncu maddesinde, “1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında kültürel yaşama katılım hakkını tanır ve engellilerin aşağıda belirtilenlerden yararlanmasını sağlamak için gerekli tüm tedbirleri alır: (a) Kültürel materyallere ulaşılabilir biçimleri aracılığıyla erişmek; (b)

Televizyon programlarına, filmlere, tiyatroya ve diğer kültürel etkinliklere ulaşılabilir biçimleri aracılığıyla erişmek; (c) Tiyatro, müze, sinema, kütüphane ve turistik hizmetler gibi kültürel etkinliklerin yapıldığı veya hizmetlerin sunulduğu yerlere ve ayrıca mümkün olduğu ölçüde ulusal kültür açısından önemli anıtlar ve alanlara erişmek. 2. Taraf Devletler, sadece engellilerin yararı için değil, toplumu zenginleştirmek amacıyla da engellilerin yaratıcı, sanatsal ve entelektüel kapasitelerini geliştirme ve kullanma imkanına sahip olmalarını sağlayıcı gerekli tedbirleri alacaklardır. 3. Taraf Devletler, uluslararası hukuka uygun olarak, fikri mülkiyet haklarını koruyan yasaların, engellilerin kültürel materyallere erişimine uygun olmayan veya ayrımcılık yaratan bir engel çıkarmaması için tüm uygun tedbirleri alır. 4. Engelliler, diğer bireylerle eşit koşullar altında, kendilerinin özel kültürel ve dil kimliklerinin, örneğin işaret dilleri ve işitme engelliler kültürü, tanınması ve desteklenmesi hakkına sahiptir. […].”

5.5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun,

5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgü rlü klerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı gü çlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici

̈ tedbirlerin alınması için gerekli duzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.” 5.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanun engellileri, ailelerini, engellilere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri kapsar.” 5.3. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin (a) bendinde, Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, (c)

bendinde, Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, (d) bendinde, Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, (e) bendinde, Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak

belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları, (f) bendinde, “Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından

güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, (j) bendinde, Makul düzenleme:

Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, ifade eder.”

5.4. “Genel Esaslar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.

b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.

c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.

5.5. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır.

Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır.

Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.” 5.6. “Topluma dahil olma” başlıklı 4/B maddesinde, “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir. Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar. Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır.” 5.7. “Erişilebilirlik” başlıklı 7’nci maddesinde, “Yapılı çevrede engellilerin erişebilirliğinin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanır. Özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun olması zorunludur. …”

6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvurucunun iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvurucunun özetle, CSO Ada Ankara Kültür Merkezi’nde engelliler için sağlanan belirli sayıdaki biletin sabit koltuklara tahsis edildiğini, ancak tüm engellilerin yürüme engeli bulunmadığını; bu nedenle sabit bir koltuk belirlenmesinin onur kırıcı ve insan haklarına aykırı, ayrımcı bir uygulama olduğunu belirtmekte ve konuya ilişkin alternatif çözüm yöntemleri bulunması talebinde bulunmaktadır.

9.İdare tarafından engelli vatandaşlar için ayrılan koltukların önceden belirlenerek kapatılmaması, gelmek istedikleri konser/etkinliklerin biletlerinin tükenmesi durumunda faydalanamamalarına sebebiyet verdiği; yüksek ücretli koltuk ve bloklardan kapatılmasının ise engelli vatandaşların gelmemeleri ya da katılmamaları durumunda kamu zararına neden olabildiği açıklamasının yapıldığı görülmektedir.

10.Başvurucunun CSO Ada Kültür Merkezi’nde bulunan konser salonlarındaki koltukları engelli biletine sahip olan birey ayrımı olmadan herkes ile eşit bir şekilde kullanma talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, idare tarafından getirilen ve engelliler için sağlanan belirli sayıdaki biletin sabit koltuklara tahsis edilmesine yönelik olan söz konusu uygulamanın engelli bireyler açısından ayrımcılık teşkil edip etmediği yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

11.Bilindiği üzere, Türkiye BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ni 30 Mart 2007 tarihinde imzalamış ve

Sözleşme 28 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin Sözleşme’ye ilişkin bir çekince veya beyanı söz konusu değildir. Taraf Devletler’in ayrımcılık yapılmaması ve eşitliğin sağlanmasına ilişkin yükümlülükleri, Sözleşmenin 5’inci maddesinde, “[…] Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak ü zere engellilere yönelik makul dü zenlemelerin yapılması için gerekli tü m adımları atar.

4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşme’ nin ilgili maddelerine göre taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu bağlamda gerçekleşecek herhangi bir ayrımcılığın, engelli kişilerin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerini ihlal edeceği hükme bağlanmıştır.

12.Nitekim Anayasa’nın 10’uncu maddesinde de herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı ve bütün Devlet organları ile idari makamların bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmeleri gerektiği düzenlenmiştir.

13.Yukarıdaki paragraflarda yer verilen açıklamalardan da anlaşılacağı üzere gerek Anayasa’nın gerekse uluslararası insan hakları hukukunun temel prensiplerinden olan eşitlik ve ayrımcılık yapmama, Sözleşme’de taraf Devletlerin engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılığı yasaklayacağı ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı eşit ve etkin bir şekilde korunmasını güvence altına alacağı

hükmü ile düzenlenmiştir ve engelli bireylere uygulanan ayrımcılığın önlenmesinin Sözleşmenin temel amacı olduğu görülmektedir.

14.Bu bağlamda, engelli bireylerin ayrımcılığa maruz kalmasının önüne geçmek üzere uygulanacak engelli odaklı politikaların eşitlik ilkesi temelinde geliştirilmesi gerektiği, söz konusu eşitliğin ise mutlak bir eşitlik değil nispi bir eşitlik olduğu; çünkü farklı durumda olanlara eşit davranıldığı durumlarda ayrımcılık yasağının gündeme geleceği zira Sözleşme’nin 5’inci maddesinde düzenlenen engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli tedbirlerin alınacağı pozitif yükümlülüğü ve bu düzenlemelerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği emredici hükmü ile Taraf Devler’in eşitlik ve ayrımcılık yasağını nasıl uygulayacaklarını açıklığa kavuşturan Komite Genel Yorum’ları bir arada değerlendirildiğinde, engellilere bazı konularda uygulanan pozitif ayrımcılığın, sözleşme kapsamında eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına engel olmayacağı görülmektedir.

15.Nitekim somut olay özelinde değerlendirildiğinde, idare tarafından engelli bireylerin sanat ve kültürel faaliyetlere katılımlarının desteklenmesi amacıyla CSO Ada Kültür Merkezi’ndeki konser salonlarında düzenlenen etkinliklerden ücretsiz yararlanmaları pozitif ayrımcılık uygulamasının hayata geçirildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, engelli bireylerin özel durumlarının ve farklılıklarının dikkate alınarak sanatsal ve kültürel faaliyetlere katılımının desteklenmesi suretiyle sosyal, ekonomik ve toplumsal hayata eşit bir şekilde dahil olmalarına yönelik özel tedbirler alınması hususunun ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.

16. Ancak diğer taraftan, CSO Ada Kültür Merkezi’nde bulunan konser salonlarındaki tüm koltukların engelli kimlik kartına sahip olan bireyler tarafından seçilememesi, düzenlenen etkinliklerle ilgili bilet alım sisteminin koltuk numaralarını engelli bireylerin tercihine bırakacak engelli bireyleri kapsayacak şekilde tasarlanmaması ve yalnızca sabit koltukların engelli bireyler için tahsis edilmesine yönelik uygulama engelli bireyler açısından ayrımcılık olarak değerlendirilebilecektir.

17. Şöyle ki idare tarafından, salonlarda belirli koltukların engelli vatandaşların rahatlıkla ve kolay ulaşabilmesi amacıyla engelli bireylere tahsis edildiği ve bilet alım sisteminin koltuk numaralarının engelli bireylerin tercihine bırakacak şekilde tasarlanması durumunda engelli bireylerin etkinliklere gelmemeleri durumunda kamu zararına neden olunabileceği hususlarının gerekçe olarak sunulduğu anlaşılmaktadır.

18. Ancak engelli bireylerin kullanımına tahsis edildiği belirtilen ve salonda kapıya en yakın olan koltukların 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ile getirilen tasarım süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluğun sağlanmasının zorunlu tutulmasına ilişkin hüküm kapsamında, hareketlilikleri için farklı yardımcı araç-gereç kullanan ortopedik engeli bulunan bireylerin erişilebilirlik haklarının güvence altına alınması amacıyla tasarlandığı, zira her engel türünün ihtiyacına göre alınması gereken özel tedbirin birbirinden farklı olması gerekebileceği, idare tarafından engellilerin kültürel ve sanatsal faaliyetlere diğer bireyler ile eşit şartlarda katılmasına yönelik Sözleşme’de taraf Devletlere yüklenen makul uyumlaştırma yapma yükümlülüğünün ortopedik engeli bulunan bireyler açısından salondaki kapıya en yakın olan koltukların tahsis edilmesi suretiyle yerine getirildiği anlaşılmaktadır.

19. Diğer taraftan, CSO Ada Kültür Merkezi’nde bulunan konser salonlarındaki koltukların engel türü birbirinden farklı olan bireyler gözetilerek engelli biletine sahip olan birey ayrımı olmadan herkes ile

eşit bir şekilde kullanılması talebine yönelik olarak engellilerin kültürel ve sanatsal faaliyetlere diğer bireyler ile eşit şartlarda katılması amacıyla koltuk tercih sisteminde makul düzenleme yapılmasının kamu zararına neden olunacağının idare tarafından gerekçe olarak sunulduğu görülmektedir.

20. Bilet alım sisteminin, koltuk numaralarının engelli bireylerin tercihine bırakılacak şekilde tasarlanması ile engelli bireylerin etkinliklere gelmemeleri durumunda idarenin ek bir maliyetle karşı karşıya kalacağı kabul edilmekle birlikte idare tarafından getirilen önleyici tedbirin engellilerin haklarını orantısız bir şekilde kısıtlamaması; kültürel ve sanatsal faaliyetlere diğer bireyler ile eşit şartlarda katılma haklarını ortadan kaldıracak nitelikte olmaması gerektiği değerlendirilmektedir. Nitekim, Engelli Hakları Komitesi tarafından yayımlanan ‘Ayrımcılık Yapmama Ve Eşitlik Hakkındaki Genel Yorum’da, makul düzenleme talebinin düzenleme yapan taraf üzerinde aşırı veya gereksiz bir yük oluşturmaması sınırıyla kısıtlanması gerektiği açıklaması göz önünde bulundurulduğunda, idare tarafından makul düzenleme yapılmamasına ilişkin olarak engelli bireylerin etkinliklere gelmemeleri ihtimali ile açıklanan maliyet gerekçesinin aş ırı ve orantısız bir yü k getireceğ ine dair bir emarenin gösterilemediği; dolayısıyla idare tarafından sunulan gerekçenin makul olmadığı değerlendirilmektedir.

21. Kaldı ki engellilerin kültürel ve sanatsal faaliyetlere diğer bireyler ile eşit şartlarda katılması amacıyla koltuk tercih sisteminde makul düzenleme yapılması durumunda kamu zararı oluşabileceği gerekçesiyle engel türü birbirinden farklı olan bireylere sabit koltuk tahsis edilmesi uygulamasına nazaran engelli bireylerin eşit katılım haklarını orantısız kısıtlamayan ve ayrımcı uygulamalara neden olmayan engelli bireylerin etkinliklere katılmamaları durumunda oluşacak maliyetin önüne geçilebilmesine yönelik yaptırım mekanizmalarının ve buna ilişkin düzenlemelerin öncelikle göz önünde bulunduurlması gerektiği değerlendirilmektedir.

22. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ve ilgili mevzuat çerçevesinde sonuç olarak; CSO Ada

Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliklerle ilgili bilet alım sisteminin, koltuk numaralarını engelli bireylerin tercihine bırakacak şekilde tasarlanmaması ve yalnızca sabit koltukların engelli bireyler için tahsis edilmesine yönelik uygulamanın engelli bireyler açısından ayrımcılık olarak değerlendirildiği; dolayısıyla, konser salonlarındaki koltukların engel türü birbirinden farklı olan bireyler gözetilerek engelli biletine sahip olan birey ayrımı olmadan herkes ile eşit bir şekilde kullanılması amacıyla koltuk tercih sisteminde makul düzenleme yapılması ve engelli bireylerin etkinliklere katılmamaları durumunda oluşacak maliyetin önüne geçilebilmesi amacıyla engelli bireylerin eşit katılım haklarını orantısız kısıtlamayan ve ayrımcı uygulamalara neden olmayan mekanizma ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ancak; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta “karara karşı başvuru yollarının

gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uymasının iyi yönetim anlayışının bir gereği olduğu değerlendirilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Ada Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliklerle ilgili bilet alım sisteminin, koltuk numaralarını engelli bireylerin tercihine bırakacak şekilde tasarlanmaması ve yalnızca sabit koltukların engelli bireyler için tahsis edilmesine yönelik uygulamanın engelli bireyler açısından ayrımcılık olarak değerlendirilmesi nedeniyle, her engel türünün ihtiyacına göre alınması gereken özel tedbirin birbirinden farklı olması gerekebileceği göz önünde bulundurularak engelli bireylerin salonlardaki koltukları herkes ile eşit bir şekilde kullanılması amacına yönelik makul düzenleme yapılması ve engelli bireylerin etkinliklere katılmamaları durumunda oluşacak maliyetin önüne geçilebilmesi amacıyla engelli bireylerin eşit katılım haklarını orantısız kısıtlamayan ve ayrımcı uygulamalara neden olmayan mekanizma ve buna ilişkin düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiği hususunda

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına, Kararın BAŞVURUCUYA ve KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi