ÖZET: Bu Danıştay kararı, engelli bireylerin sınav merkezlerine ulaşımda yaşadıkları sorunları ele almaktadır. Başvuran, engelli bireyler için pozitif ayrımcılık ilkesi gereği, araç anahtarlarının sınav merkezlerine alınmasını talep etmiştir. Ancak Kamu Denetçisi, bu talebin ÖSYM’nin görev alanında olmadığını ve sınav güvenliği nedeniyle tüm adaylar için geçerli olan yasakların engelli bireyler için de uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

Kararda, engelli bireylerin ulaşım sorunlarının çözümünün yerel yönetimlerin sorumluluğunda olduğu vurgulanmış, ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığı ifade edilmiştir. Bununla birlikte, sınavlarda kıymetli eşyaların korunmasına yönelik tedbirlerin alınmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş, ancak adayların kıymetli eşyalarının korunması için alternatif çözümler üretilmesi tavsiye edilmiştir. Bu durum, engelli bireylerin sınav süreçlerinde yaşadığı zorlukların dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2616-2616

BAŞVURU NO : 2018/8989

KARAR TARİHİ : 05/02/2019

KISMİ TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, pozitif ayrımcılık ilkesi gereği engelli bireylerin araç anahtarlarının ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda sınav merkezlerine alınmasını talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 10/07/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; engelli olduğunu, bu sebeple toplu taşıma imkânlarını kullanamadığını, ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınavlara kendi şahsi aracıyla gitmek zorunda olduğunu, ancak sınavlarda araç anahtarlarının içeri alınmadığını, çoğunlukla emanet dolabı da bulunmadığını, aracının anahtarını kimseye teslim edemeyeceğini, ÖSYM Başkanlığına ilettiği şikâyeti hakkında verilen yanıtta “(DGS 2018) sınav kılavuzunda belirtilen kurallara göre işlem yapılması gerektiğinin” bildirildiğini belirterek, engellilerin toplu ulaşım araçlarından yeterince istifade edemediği hususu göz önüne alınarak pozitif ayrımcılık ilkesi doğrultusunda gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 03/08/2018 tarih ve … sayılı bilgi-belge talepli yazısına ÖSYM’den alınan 03/09/2018 tarih ve … sayılı cevabi yazıda; 2.1. 15/07/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı “Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 347 nci maddesi ile 6114 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca ÖSYM’nin “başta yükseköğretim kurumlarında lisans, lisansüstü öğrenim görecek adayların puan sıralamasına göre tespiti, yerleştirilmesi ile yükseköğretim kurumlarında atama, yükselmelerde esas alınan sınavlar olmak üzere ulusal ve uluslararası her türlü bilim, yetenek, yabancı dil sınavları ile gerektiğinde yerleştirme işlemlerini yapmak verilen görevleri yerine getirmekle yetkilendirilmiş bir kamu kurumu olarak “Görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapmak ve kılavuzlar hazırlamak” hususunda yetkili kılındığı; 2.2. 6114 sayılı Kanunda “kılavuz”un “ölçme, seçme ve yerleştirme işlemlerine ilişkin uyulması gereken kurallar, duyurular veya yol gösterici açıklamalardan oluşan, adaylar ile diğer ilgilileri bağlayıcı olan basılı veya elektronik ortamdaki bilgi paketi olarak tanımlandığı” ve aynı Kanun uyarınca “sınavlarla ilgili her türlü açıklama, başvuru ve sınav sonuçlarının adaylara duyurulmasının Başkanlığın internet sayfasında yapılacağı, internet sayfasındaki duyuruların adaylara tebliğ hükmünde olduğu”, 2.3. 6114 sayılı Kanun uyarınca “… bu Kanun ve sınav kurallarının düzenlendiği yönetmelik veya kılavuz esaslarına aykırılık teşkil eden davranışlarının tespit edilmesi hâlinde adayın sınavının geçersiz sayılacağı, bu sınav veya yerleştirmeyle kendisine sağlanan hakların geri alınacağı…” 2.4. “Adayların Ve Sınav Görevlilerinin Sınav Binalarına Giriş Koşullarına İlişkin

Yönetmelik”in 8 inci maddesi uyarınca “Binalara hiçbir şekilde emanet eşya alınmayacağı”nın hüküm altına alındığı, 2.5. Aynı Yönetmelik’in 10 uncu maddesinde “Sınav binalarında adayların yanlarında sadece Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi ve Başkanlık kararıyla sınav salonuna girmesine izin verilen alet/cihazlar bulunabilir. Adayların, yanlarında her türlü delici ve kesici alet, ateşli silah, çanta, cüzdan, cep telefonu, saat, anahtarlık, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth ve benzeri cihazlar ile kulaklık, kolye, küpe, bilezik, yüzük (alyans hariç), broş ve diğer takılar, her türlü plastik, cam eşya ve metal içerikli eşyalar, her türlü elektronik/mekanik cihaz ve her türlü müsvedde kâğıt, defter, ders notu, kitap, sözlük, dergi, gazete ve benzeri yayınlar, cetvel, pergel, açıölçer ve benzeri araçlar ile sınav binalarına girmesine izin verilmez Sınavın yapıldığı bina içerisinde sınav sırasında ya da sınavdan sonra bu tür cihazları taşıdığı tespit edilen adayın sınavı geçersiz sayılır. Sağlık kurulu raporu ile kanıtlanmış hastalığı olanların

Başkanlığın iznine tabi ilaç ve gıdalar bu kapsamın dışındadır. ” hükmü bulunduğu, 2.6. ÖSYM’nin internet sayfasında tebliğ hükmünde olmak üzere yayımlanan 2018

DGS Kılavuzunun “3.3. Adayların Sınava Girerken Yanında Bulundurması

Yasak Olan Araç Gereç Ve Eşyalar” başlıklı maddesinde “Sınav binalarında hiçbir eşya emanete alınmayacağından adayların sınav binalarına, …. anahtar, anahtarlık…. gibi metal içerikli eşyalarla gelmelerinin kesinlikle yasak olduğu; Sınavların yapıldığı binalara girişte adayların ve sınav görevlilerinin üstlerinin emniyet görevlileri tarafından elle ve/veya dedektörle aranacağı, kılavuzda belirtilen araç gereç vb.

eşyalarla sınava gelen adayların kesinlikle sınav binalarına alınmayacağı, sınavın yapıldığı bina içerisinde sınav öncesinde, sınav sırasında veya sınavdan sonra bu tür araç eşyaları taşıdığı tespit edilen adayın sınavının geçersiz sayılacağı, …

Tüm adayların, 26 Eylül 2012 tarihli ve 28423 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanan

“Adayların ve Sınav Görevlilerinin Sınav Binalarına Giriş Koşullarına İlişkin

Yönetmelik” hükümlerine ve ÖSYM’nin internet adresinden yayımlanan sınav uygulamalarına ilişkin güvenlik tedbirlerine uymak zorunda olduğu” düzenlemelerinin yer aldığı, 2.7. ÖSYM tarafından uygulanan sınavlarda engelli adayların sınav uygulamaları ve sağlık durumları sebebiyle sınav esnasında kullanabilecekleri araç gereçlerin bilgisi ilgili sınav kılavuzlarında “Engelli/Sağlık Sorunu Olan Adaylar ve Sağlık

Durumu/Engel Bilgi Formunun Doldurulması” başlıklı maddesinde yer aldığı; başvuranın 2017 DGS’de ÖSYM’ye göndermiş olduğu Engelli Sağlık Kurulu Raporu ve dilekçesine istinaden Havlu/Peçete/Bez, Bandaj ve Sonda ile engelli binasında sınava katılmasının sağlandığı, araba anahtarlığının ise ilgili mevzuat ve kılavuz kuralları gereği engelli adaylar da dahil olmak üzere tüm adayların sınav binalarına getirmesi yasak olan eşyalar arasında olduğu ve sınav binalarına emanet eşya alınmadığı, 2.8. Yıllardan beri sınava aday ile birlikte alınan her türlü metal veya plastik eşyalar ve bu eşyalara monte edilmiş çok çeşitli vasıtalarla kopya fiiline teşebbüs edebildiklerinin tespit edildiği, sınav uygulamalarındaki güvenlik tedbirlerinin amacının hak ve adalet ölçüleri doğrultusunda objektif bir sınav yapmak ve tüm adayların eşit şartlarda hak ettiği puanı almasını sağlamak olduğu, bu itibarla alınan tedbirlerin mevzuata bağlı şekilde sınav uygulanan tüm bina ve salonlarda aynı standartlarda uygulandığı, Belirtilerek konu ile ilgili yargı Kararları ve Kurumumuzun benzer nitelikli kararlarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. .. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükümlerini amirdir.

4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde

“(a) Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik”

Sözleşme’nin dayandığı ilkeler olarak sayılmıştır.

4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.” 4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinde; “ 3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar.

4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu

Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.4. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Erişim önündeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da

içeren bu tedbirler diğerlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır:

(a) Binalar, yollar, ulaşım araçları ve okullar, evler, sağlık tesisleri ve işyerleri dahil diğer kapalı ve açık tesisler; (b) Elektronik hizmetler ve acil hizmetler de dâhil olmak üzere bilgi ve iletişim araçları ile diğer hizmetler.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmiştir.

6. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un “Ayrımcılık” başlıklı 4/A Maddesi

“Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.” hükümlerini amirdir. 7. 15/07/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

4 sayılı “Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve

Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 347 nci maddesinin ikinci fıkrasının; (a) bendinde “Yükseköğretim Kurulu kararlarına veya ilgili mevzuat hükümlerine istinaden başta yükseköğretim kurumlarında ön lisans, lisans veya lisansüstü öğrenim görecek adayların puan sıralamasına göre tespiti veya yerleştirilmesi ile yükseköğretim kurumlarında atama veya yükselmelerde esas alınan sınavlar olmak üzere, ulusal ve uluslararası her türlü bilim, yetenek veya yabancı dil sınavları ile gerektiğinde yerleştirme işlemlerini yapmak” (d) bendinde “Sınav hizmetlerinin yerine getirilmesinin tüm aşamalarında, konuyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak gerekli güvenlik tedbirlerini almak” (f) bendinde “Sınav yapılacak merkezleri oluşturmak, sınav hizmetlerini yapacak kişileri belirlemek ve gerekli görevlendirmeleri yapmak” (i) bendinde “Görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapmak ve kılavuzlar hazırlamak” (ğ) bendinde “Gerekli hâllerde sınavları ertelemek, kısmen veya tamamen iptal etmek, adayların işlemlerini geçersiz saymak”

ÖSYM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

8. 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’un

“Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesi’nin “Tanımlar” kenar başlıklı 346 ncı maddesinde “Kılavuz: Ölçme, seçme ve yerleştirme işlemlerine ilişkin uyulması gereken kurallar, duyurular veya yol gösterici açıklamalardan oluşan, adaylar ile diğer ilgilileri bağlayıcı olan basılı veya elektronik ortamdaki bilgi paketi” olarak tanımlanmıştır.

9. 6114 sayılı Kanun’un; 9.1. “Temel ilkeler” kenar başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası “Sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri, güvenilirlik, gizlilik, tarafsızlık, bilimsellik ilkeleri çerçevesinde ve adaylara fırsat eşitliği sağlayacak biçimde yapılır.”; beşinci fıkrası “Sınavlarla ilgili her türlü açıklama, başvuru ve sınav sonuçlarının adaylara duyurulması, Başkanlığın internet sayfasında yapılır.

İnternet sayfasındaki duyurular adaylara tebliğ hükmündedir.” 9.2. “Sınav güvenliği” kenar başlıklı 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası “Sınav güvenliğinin sağlanması amacıyla, genel kolluk görevlileri ile bunların gözetiminde olmak üzere özel güvenlik görevlileri, herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, adayların ve sınavın yapıldığı binaya girme hakkına sahip olan diğer kişilerin üstünü ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkilidir. Sınav sırasında veya sınavdan sonra incelenen tutanaklar, kamera ses ve görüntüleri, telefon kayıtları, ihbarlar veya başka yollarla bu Kanun ve sınav kurallarının düzenlendiği yönetmelik veya kılavuz esaslarına aykırılık teşkil eden davranışlarının tespit edilmesi hâlinde adayın sınavı geçersiz sayılır, bu sınav veya yerleştirmeyle kendisine sağlanan haklar geri alınır. Adayların ve sınav görevlilerinin sınav binalarına giriş koşulları yönetmelikle düzenlenir.” Hükümlerini amirdir.

10. 26/09/2012 tarihli ve 28423 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Adayların Ve

Sınav Görevlilerinin Sınav Binalarına Giriş Koşullarına İlişkin Yönetmelik’in; 10.1. 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında “Binalara hiçbir şekilde emanet eşya alınmaz.” 10.2. 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde “Sınav binalarında adayların yanlarında sadece Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi ve Başkanlık kararıyla sınav salonuna girmesine izin verilen alet/cihazlar bulunabilir.

Adayların, yanlarında her türlü delici ve kesici alet, ateşli silah, çanta, cüzdan, cep telefonu, saat, anahtarlık, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth ve benzeri cihazlar ile kulaklık, kolye, küpe, bilezik, yüzük (alyans hariç), broş ve diğer takılar, her türlü plastik, cam eşya ve metal içerikli eşyalar, her türlü elektronik/mekanik cihaz ve her türlü müsvedde kâğıt, defter, ders notu, kitap, sözlük, dergi, gazete ve benzeri yayınlar, cetvel, pergel, açıölçer ve benzeri araçlar ile sınav binalarına girmesine izin verilmez Sınavın yapıldığı bina içerisinde sınav sırasında ya da sınavdan sonra bu tür cihazları taşıdığı tespit edilen adayın sınavı geçersiz sayılır. Sağlık kurulu raporu ile kanıtlanmış hastalığı olanların Başkanlığın iznine tabi ilaç ve gıdalar bu kapsamın dışındadır.” Hükümleri yer almaktadır.

11. 2018 DGS Kılavuzunun “3.3. Adayların Sınava Girerken Yanında Bulundurması

Yasak Olan Araç Gereç Ve Eşyalar” başlıklı maddesinde; “Sınav binalarında hiçbir eşya emanete alınmayacağından adayların sınav binalarına, Çanta, cüzdan, cep telefonu, saat, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth vb. cihazlarla; kulaklık, kolye, küpe, yüzük (alyans hariç) bilezik, broş ve diğer takılarla anahtar, anahtarlık, metal para gibi metal içerikli eşyalarla (basit başörtü iğnesi ve ince metal tokalı kemer hariç); her türlü elektronik/mekanik cihazla ve çağrı cihazı, telsiz, fotoğraf makinesi vb. araçlarla, her türlü plastik ve güneş gözlüğü dâhil cam eşyayla (şeffaf/numaralı gözlük hariç), banka/kredi kartı, ulaşım kartı vb. kartlarla, Cep bilgisayarı, saat, sözlük işlevi olan elektronik aygıt, hesap makinesi vb. her türlü bilgisayar özelliği bulunan cihazlarla, Her türlü kesici ve delici alet, ateşli silah ve benzeri teçhizatla, Kalem, silgi, kalemtıraş, müsvedde kâğıdı defter, kitap, ders notu, sözlük, dergi, gazete vb.

yayınlar, pergel, açıölçer, cetvel vb. araçlarla, Su hariç yiyecek, içecek vb. gıda/tüketim maddeleriyle ilaç, alçı, sargı bezi, koltuk değneği vb. sağlık malzemeleri ve araçlarla gelmeleri kesinlikle yasaktır. (Engelli/sağlık sorunu olan adaylardan sınava engeli/sağlık sorunu nedeniyle bir araç gereç vb. ile girmesi gerekenlerin, kılavuzun

“ENGELLİ/SAĞLIK SORUNU OLAN ADAYLAR VE SAĞLIK

DURUMU/ENGEL BİLGİ FORMUNUN DOLDURULMASI” maddesini dikkatlice incelemeleri gerekmektedir.).

Sınavların yapıldığı binalara girişte adayların ve sınav görevlilerinin üstleri emniyet görevlileri tarafından elle ve/veya dedektörle aranacak olup, yukarıda belirtilen araç gereç vb.

eşyalarla sınava gelen adaylar kesinlikle sınav binalarına alınmayacaktır. Sınavın yapıldığı bina içerisinde sınav öncesinde, sınav sırasında veya sınavdan sonra bu tür araç eşyaları taşıdığı tespit edilen adayın sınavı geçersiz sayılacaktır. ÖSYM gerekli gördüğü takdirde sınav günü sınav binalarında sinyal kesici kullanabilecektir. Sınav binaları/salonlarz ÖSYM tarafından kurulacak güvenlik kameraları ile izlenebilecektir. Görevlilerin tutanakları yanı sıra kamera kayıtları da gerekliğinde delil olarak kullanılacaktır.

Bina girişinde yoğunluğa yol açılmaması için adayların çanta ve benzeri eşyalarım sınava girecekleri binalara getirmemeleri, sınava metal aksesuar içermeyen sade bir kıyafetle gelmeleri, sınavdan en az 1 saat önce sınavın yapılacağı bina önünde hazır bulunmaları sınav salonlarına zamanında alınabilmeleri açısından son derece önemlidir.

Tüm adaylar, 26 Eylül 2012 tarihli ve 28423 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanan “Adayların ve Sınav Görevlilerinin Sınav Binalarına Giriş Koşullarına İlişkin Yönetmelik’ hükümlerine ve ÖSYM’nin internet adresinden yayımlanan sınav uygulamalarına ilişkin güvenlik tedbirlerine uymak zorundadır.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

IV.KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; engelli bireylerin sınav merkezlerine “ulaşımlarında” yaşadıkları sorunların giderilmesi amacıyla alınacak tedbirlerin ÖSYM’nin görev ve sorumluluk alanında bulunmadığı, engelli adayların araba anahtarlarının sınav merkezlerine alınmasının “pozitif ayrımcılık” olarak nitelendirilemeyeceği, bununla birlikte adayların sınavlarda yanlarında bulundurmaları gereken araba anahtarı vb. kıymetli eşyalarının korunmasına yönelik idarece gerekli tedbirlerin alınmadığı tespit edilerek; başvuranın “engelli bireylerin araç anahtarlarının sınav merkezlerine alınması” talebinin reddine, ancak adayların kıymetli eşyalarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınması hususunda alternatif çözümler üretilmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulması yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran, engelli olduğunu ifadeyle, engelli bireylerin toplu taşımada yaşadıkları zorluklar dikkate alınarak “pozitif ayrımcılık” ilkesi gereği ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınavlarda şahsi araçlarına ait anahtarların sınav merkezlerine alınmasını talep etmektedir. 14. “Engelliliğe dayalı ayrımcılık” siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı kapsamaktadır. Engelliliğe dayalı ayrımcılık makul düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi dâhil her türlü ayrımcılığı kapsar.

15. Ayrımcılık, aynı veya benzer durumdaki kişilere karşı farklı muamelede bulunmak şeklinde ortaya çıkabileceği gibi farklı durumdaki kişilere aynı muamelede bulunmak suretiyle de ortaya çıkabilir. Aynı veya benzer durumdaki kişilere karşı farklı muameleden kastedilen, diğer bütün koşulları aynı olduğu halde, örneğin aynı okuldan mezun olan, yabancı dil seviyesi ve diğer bütün koşulları aynı olan kadın ve erkek işçilerden, iş başvurusunda yalnızca erkek işçilerin tercih edilmesi olarak ortaya çıkabilir. Farklı durumdaki kişilere eşit şekilde davranılması da ayrımcılık sebebi olabilir. Örneğin üniversite sınavında herkese eşit süre verilmesi, görünüşte eşitlikçi bir davranış olmakla birlikte, soruların okunduğu görme engelli öğrenciler açısından dezavantaj oluşturmaktadır. Böylesi bir durumda, görme engelli öğrencilere sınavda fazla süre verilmesi, yani farklı muamelede bulunulması ayrımcılığı önlemektir. (Engelli Kadın Derneği adına Hazırlayan/Derleyen Aksaç, G.T. , Akdağ A.Ş., “Ayrımcılık ve

Engelli Hakları”, s.7)

16. Aynı veya benzer konumda olan kişiler arasında yapılan farklı muamele, ancak farklı muamelenin meşru bir amacının olması, yani haklı bir nedene dayanması halinde ayrımcı muamele olmaktan çıkabilir. Yeni anne olmuş işçiye bebeğini emzirmesi için izin verilmesi veya görme engelli öğrenciye sınavda fazla süre verilmesi, haklı bir nedene bağlı oluğundan, ayrımcı muamele olarak kabul edilmezler. Fiziksel engellilere özel yaşamlarını rahatlıkla sürdürebilecekleri tedbirlerin alınması, görme engellilere yönelik eğitim faaliyetlerinde derslerin kayda alınması, kız çocuklarının okullaşma oranlarının arttırılmasına yönelik tedbirler de bu kapsamda değerlendirilmektedir (Gül, İ. I., “Ayrımcılıkla Mücadele ve Önyargıları Azaltmak”, Ayrımcılık-Çok Boyutlu Yaklaşımlar, Çayır, K., ve Ayhan Ceyhan, M. (der.), İstanbul, İstanbul Bilgi Üniversitesi

Yayınları, 2012, s.270).

17. Söz konusu uygulamalar, eşitliğin sağlanabilmesi için alınan “geçici özel önlemler” olarak kabul edilmekte ve toplumda daha çok bilinen adıyla “pozitif ayrımcılık” olarak nitelendirilmektedir. Özel önleme ihtiyaç duyulmasının nedeni, eşitliğin sağlanabilmesi için, ayrımcılık yasağının yanı sıra, ayrımcılığa maruz kalma riskini taşıyan, toplumun hassas gruplarına mensup kişilerin (engelliler, kadınlar, azınlıklar gibi) özel olarak desteklenmesi gerekliliğidir. Meşru bir nedene bağlı olarak alınan “geçici özel önlemler” eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmemekte, aksine “pozitif ayrımcılık” yapılarak fiili eşitlik korunmaktadır.

18. Bu anlayışla, Anayasamızda engelli bireyler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. BM

Engelli Hakları Sözleşmesi ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunda da bu hususa yer verilmiş; ayrıca, engelli bireylerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması için sunulan hizmetlerin fırsat eşitliği çerçevesinde tüm bireylere erişilebilir kılınması Devletlerin yükümlülükleri arasında sayılmıştır. 19. ÖSYM tarafından ülkemizdeki milyonlarca kişinin temel eğitimlerine ya da çalışma hayatına ilişkin sınavlar gerçekleştirilmekte; yapılan sınavlar kişilerin Anayasamız, Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi ulusal ve uluslararası mevzuatta düzenlenen eğitim ve çalışma hakkı gibi temel haklarına etki eden sonuçlar doğurmaktadır. Dolayısıyla bahse konu sınavlar, engelli bireylerin de temel insan haklarına doğrudan etki etmekte olup, “erişilebilirlikleri ve uygulamaları” konusunda yukarıda belirtilen temel ilkelere idarelerce uyulması gerekmektedir.

20. ÖSYM tarafından yapılan sınavlar incelendiğinde, engelli bireyler için gerek başvuru aşamasında gerek sınav sırasında ve sonrasında makul düzenlemelere ve gerekli özel tedbirlere yer verildiği görülmektedir. Yapılan uygulamalarda engellilik halinin arz ettiği çeşitlilik dikkate alınarak örneğin görme engelli adaylar için büyük puntolu kılavuz ve soru kitapçığı basımı, engel türüne göre ek puan ve ek süre verilmesi, okuyucu-işaretleyici desteği sağlanması vb. uygulamalar yapıldığı görülmektedir. ÖSYM tarafından engelli adayların sınavlarda fırsat eşitliği içerisinde yarışabilmeleri amacıyla yapılan söz konusu düzenlemelerin engelli haklarının gerçekleştirilmesi anlamında olumlu uygulama örnekleri olarak diğer idarelere emsal niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir.

21. Somut dosyadaki uyuşmazlık konusunu oluşturan “engelli adayların ulaşımda” yaşadıkları sıkıntılar herkesin malumudur. Bu husus tüm engellilik türlerini doğrudan etkilememekle birlikte; özellikle ortopedik engelli ya da görme engelli bireyler için önemli bir sorun teşkil etmektedir.

22. Ülkemizde şehir içi ulaşımda kullanılan araç ve durakların tamamının engelli bireylerin erişimleri için uygun olmadığı, engelli bireylerin ulaşımda çeşitli zorluklarla karşılaştıkları; bu sebeple mümkün olan hallerde özel araç kullanımının topluma ve sosyal hayata karışmalarının en uygun yöntemi olarak ortaya çıktığı bilinmektedir. Nitekim Özel Tüketim Vergisi Kanunu uyarınca Kanundaki şartları sağlayan engelli bireylerin alacakları araçlar için ÖTV muafiyeti sağlanmakta; Devlet “pozitif ayrımcılık” ilkesi çerçevesinde bu konudaki vergi alacaklarından vazgeçerek engelli bireyleri desteklemektedir. Kanun koyucu burada, engelli bireylerin fiziksel durumları sebebiyle toplu taşıma kullanamayabileceği, diğer yandan özel ulaşımın getireceği ağır maliyeti karşılayamayabileceği olgusundan hareket etmiş ve engelli bireyin ulaşım hakkından eşit ve insan onuruna yakışır koşullarda yararlanmasının önünü açmak için Özel

Tüketim Vergisinden istisna tutma yolunu seçmiştir.

23. Bununla birlikte, engelli bireylerin sınav merkezlerine “ulaşımları” için alınacak tedbirlerin ÖSYM’nin görevleri arasında olmadığı; bu hususun başta belediyeler olmak üzere şehir içi ulaşım hizmetlerini yürütmekte olan idarelerin görev ve yetki alanında olduğu, dolayısıyla ulaşım konusunda engelli bireyler için yapılması gereken düzenlemelerin anılan idarelerin sorumluluğunda bulunduğu açıktır.

24. Başvuranın talep ettiği üzere engelli bireylerin şahsi araçlarına ait anahtarların sınav merkezlerine alınması, “ulaşım” konusunda engelli bireylerin diğer bireylerle arasındaki eşitsizliği giderecek bir önlem olarak kabul edilse dahi, sınav güvenliği sebebiyle hiçbir adayın araç anahtarının sınav merkezine alınmadığı durumda bunun engelli olmayan adaylar aleyhine eşitliği bozan bir uygulama olacağı, dolayısıyla eşitliği sağlamak amacıyla yapılan “pozitif ayrımcılık” uygulamaları kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.

25. ÖSYM tarafından Kurumumuza iletilen yazıda ilgili mevzuat uyarınca sınav merkezlerine emanet eşya alınmadığı ve anahtar-anahtarlık vb. metal içerikli eşyaların sınav güvenliğini tehlikeye soktuğu; bu sebeple bu türlü metal içerikli eşya ve cihazların

“genel bir kural olarak” sınav merkezlerine alınmadığı belirtilmiştir.

26. Aynı yazıda söz konusu kuralın engelli bireyler dâhil tüm adaylar için uygulandığı; zira yıllardan beri sınava aday ile birlikte alınan her türlü metal veya plastik eşyalar ve bu eşyalara monte edilmiş çok çeşitli vasıtalarla kopya fiiline teşebbüs edebildiklerinin tespit edildiği, sınav uygulamalarındaki güvenlik tedbirlerinin amacının hak ve adalet ölçüleri doğrultusunda objektif bir sınav yapmak ve tüm adayların eşit şartlarda hak ettiği puanı almasını sağlamak olduğu, bu itibarla alınan tedbirlerin mevzuata bağlı şekilde sınav uygulanan tüm bina ve salonlarda aynı standartlarda uygulandığı ifade edilmiştir.

27. Kurumumuzun geçmiş tarihli kararlarında; sınavların belli bir düzen içinde ve tüm adaylara karşı eşit şekilde uygulanması için gerekli tedbirlerin öngörülmesi, kuralların belirlenmesi ve kurallara aykırılık halinde sınavın geçersiz sayılması dâhil yaptırımların uygulamasının ÖSYM’nin yetkisinde olduğu, ÖSYM’nin sınavlarda güvenliğin sağlanması için sınav merkezlerine getirilemeyecek araç, gereç vb. eşyaları belirleyebileceği, belirlenen eşyaların sınav kılavuzlarında ve internet sayfasında tebliğ hükmünde adaylara bildirildiği, idarece belirlenen kurallara uyulmasının adayların yükümlülüğünde olduğu, her adayın üzerinde mevzuata aykırı olarak tespit edilen objenin (kol saati, anahtarlık, araba anahtarı, taşlı yüzük, otobüs kartı vb.) itiraza neden olabileceği gibi kopya çekme imkânı sağlayıp sağlamadığını incelemenin kolay olmadığı, kamera vb. cihazlarla kopya çekilmesi veya kopya teşebbüsünde bulunulmasının mümkün olduğu, çeşitli internet sitelerinde içerisinde gizli kamera bulunan kalem, saat, kravat, yüzük, düğme, anahtarlık, çakmak ve gözlük satışı yapıldığı, sınav ortamında veya sonrasında kopya çekildi mi, çekilebilir mi, gibi tartışmalarının idareye yüklenen görevin dışında olduğu ve idareye bu külfetin yüklenemeyeceği, teknik araçlarla yapılacak kontrollerin sonuç olarak her zaman başarı sağlayamadığı, idari yaptırım yetkisinin idareye tanınmasındaki amacın “kamu yararını” sağlamak olduğu, genel manada kararların olaylara uygunluğunu, amaç-araç dengesini ya da kamu yararı kişisel yarar dengesini ifade eden “ölçülülük ilkesi” kapsamında alınan tedbirlerin yerinde görüldüğü görüşü istikrar kazanmıştır (09/06/2017 tarihli ve 2017/3757 başvuru numaralı Ret Kararı; 09/03/2016 tarihli ve 2015/4709 başvuru numaralı Ret Kararı). Engelli adayların araç anahtarlarının da sınav güvenliğini tehlikeye atan eşya ve cihazlar içinde sayıldığı dikkate alındığında, anılan kuralın engelli olan başvurana da uygulanmasına yönelik idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.

28. Geçirdiği kaza sonucunda koltuk değneği ile sınava giren adayların sınavlarının geçersiz sayılmasına ilişkin başvurular üzerine verilen Kurum kararlarında sınav güvenliğinin sağlanmasına yönelik ÖSYM’nin tam yetkili olduğuna ilişkin Kurum görüşü tekrar edilmekle birlikte, sağlık gerekçeleriyle kullanımı zorunlu olan koltuk değneğinin mevzuatla yasak objeler arasında sayılan kolye, küpe, saat, vb. gibi keyfi kullanıma haiz bir obje olmadığının altı çizilmiş ve “Kılavuzda yasak obje kapsamına alınmış olan koltuk değneğinin sınav görevlilerince en başta, sınav binasına alım esnasında fark edilerek başvuranın binaya alınmaması veya en azından sınav görevlisinin başvuranı uyarmasının İdarenin sorumluluğunda olduğu” ifade edilmiştir. Bu çerçevede, İdarenin kendisinden beklenen sorumluluğu yerine getiremediği, kural ihlalinin görevlilerce engellenemediği ve bunun sonucunda uygulanan yaptırımın ölçüsüz olduğu değerlendirilmiş, sınavın geçersiz sayılması işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak idareye Tavsiyede bulunulmuştur (09/06/2017 tarihli ve 2017/3842 başvuru numaralı Tavsiye Kararı; 09/06/2017 tarihli ve 2017/4346 başvuru numaralı Tavsiye Kararı).

29. Belirtilen Tavsiye Kararların da, adayların sınav merkezlerine getirmek zorunda oldukları eşyaların niteliğine ve bunlarla ilgili idarenin sorumluluklarına dikkat çekilmiştir.

Kaza geçirdiği için destekle yürümek zorunda olan bir adayın koltuk değnekleri ile sınava gelmesinin gerekliliğine yapılan vurgu aynı zamanda sınavlarda adayların yanlarında bulundurması gereken “keyfi kullanımı haiz olmayan” ancak mevzuat ve kılavuz hükümleri gereği “sınav merkezlerine alınması yasaklı” olan ulaşım kartı, para, banka kartı, mobil telefon, ev-araba anahtarı gibi eşyalara nasıl muamale edilmesi gerektiği sorusunu da beraberinde gerekmektedir.

30. Esasen bu hususa daha önce, 09/03/2016 tarihli Kurum Kararımızda işaret edilmiş; her ne kadar kişilerin sınavlarının geçersiz sayılmasına ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık tespit edilmediği belirtilmişse de “iyi yönetim ilkeleri açısından yapılan değerlendirme sonucunda

“idarenin, sınava giren adayların beraberlerinde bulunan kıymetli objeleri veya zorunlu nesneleri, sınava yalnız gelebilme ihtimalleri de gözetilerek, teslim edebilecekleri bir alanı belirlememesi veya bu sorunu giderecek bir mekanizma üretememesinin (emanet kutusu vb.)

modern ve iyi yönetişim anlayışı ile bağdaşmadığının” belirtildiği görülmüştür.

31. Bilindiği üzere Anayasa’nın 35 inci maddesinde herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği ve mülkiyet hakkının toplum yararına aykırı kullanılmayacağı ifade edilmiştir. Anayasa ile “koruma altına alınan mülkiyet hakkı sadece taşınır ya da taşınmazları değil; marka ve patent hakları, fikri mülkiyet hakları, alacak hakları gibi maddi bir varlığı olmayan hakları da kapsamaktadır. Bir başka ifade ile mülkiyet hakkının kapsamına iktisadi bir değer arz eden bütün unsurlar girmektedir.” Zaten

35 inci maddenin gerekçesinde de mülkiyet hakkının para ile ölçülebilen tüm değerleri ifade

ettiği belirtilmektedir.

(Şimşek, S., “Mülkiyet Hakkının Kapsamı, Sınırlandırma Nedenleri ve Şartları Açısından 1982 Anayasası Ve

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi: Karşılaştırmalı Bir Analiz”, TBB Dergisi, 2010, 91, s. 181-228, http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2010-91-658)

32. AİHS’de düzenlenmiş olan mülkiyet hakkının kapsamı Türk hukukundaki mülkiyet hakkından daha geniştir. İç hukukumuzda maddi mallarla sınırlı olan mülkiyet hakkı AİHM kararlarında daha geniş yorumlanmakta olup, kişiler için ekonomik değer taşıyan hemen her şey bu kapsamda değerlendirilmektedir. 33. Mülkiyet hakkı devletin müdahale etmemesi gereken “negatif haklar” kapsamında yer almakta olup, mülkiyet hakkının düzenlendiği “AİHS Ek 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin temel hedefi bireyi devlet tarafından mal ve mülküne yapılacak olan haksız müdahaleler karşısında korumaktır” (Grgiç ve diğerleri, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Kapsamında Mülkiyet Hakkı”, Çeviren: Özgür Heval Çinar ve Abdulcelil Kaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ek Protokollerinin Uygulanmasına İlişkin Kılavuz Kitap, Avrupa Konseyi, İnsan Hakları El Kitapları, No:10, 2007, s. 9). Bu kapsamda, mülkiyet hakkı genel olarak

Devletlere getirilmiş “negatif yükümlülük” olarak kabul edilmekle birlikte, zaman içerisinde

AİHM bunun kapsamını genişleterek hakkının korunması açısından Devletlerin negatif yükümlülükleri yanında pozitif yükümlülüklerinin de olabileceğine vurgu yapmıştır. Diğer bir ifadeyle, devletler negatif yükümlülükleri kapsamında yasaların izin verdiği haller dışında mülkiyet hakkına müdahale etmemeli; ancak hakkın korunması gerektiği durumlarda pozitif yükümlülükleri kapsamında hukuki ve operasyonel koruma tedbirlerini almalıdır.

34. Bu kapsamda; gündelik hayatın olağan akışında kullanımı adaylar için zorunlu olan; ancak sınav merkezlerine alınması yasaklanmış olan eşya ve cihazların sınav merkezlerine alınmamasına yönelik sınırlandırmanın sınav güvenliğinin sağlanmasına yani “kamu yararına” yönelik bir tedbir olduğu hususu daha önce verilen Kurum kararlarımız çerçevesinde kabul edilerek tekrar tartışılmayacak olmakla birlikte, sınav organizasyonu ve sınavlarla ilgili diğer işleri yerine getirmek üzere görevlendirilen idarece söz konusu eşyaların sınav süresince güvenliğinin sağlanmasına yönelik alternatif bir çözüm geliştirilmemesi kabul edilebilir bulunmamaktadır.

35. Oysaki bu konuda 2013 yılında ÖSYM Başkanı tarafından yapılan açıklamalarda, sınavlarda güvenlikten dolayı öğrencilerin sınav salonuna hiçbir şey sokamamalarının öğrenciler için zorluk oluşturduğu kabul edilerek “ilerleyen zamanlarda sınav yerlerinde emanet dolaplarının yapılacağı” bilgisine yer verildiği görülmüş (https://www.sabah.com.tr/egitim/2013/05/19/osym-baskani-demir-sinav-yerlerine-emanet-dolaplari-geliyor); ayrıca son günlerde basında çıkan haberlerden görüldüğü kadarıyla “sınav yasaklarının esnetildiği” anlaşılmıştır. ÖSYM Başkanı … tarafından yapılan açıklama hakkında 18/01/2019 günü yayınlanan haberde “Aygün ‘Bu yasaklarla özellikle ev anahtarı ve ulaşım kartı gibi belgeleri kimseye bırakamayacaklarından adayları sınav sonuna kadar bekleyecek birisi olmak zorundaydı. Toplu ulaşımı kullanarak da sınav binalarına ulaşma ve dönüş noktasında sorun yaşanmaması amacıyla ve olabilecek sıkıntıları en aza indirmek için böyle bir çalışma yaptık’ dedi. Geçmiş yıllarda sınavlarda, güvenlik görevlileri tarafından adaylardan zorla piercing çıkarılan manzaralar yaşanmış, uzun süredir de sınav yapılan binaların önünde telefon, anahtar için tezgâh açan “emanetçiler” görülmeye başlanmıştı. Artık bu dönem sona erecek anlaşılan. Ancak diğer yasaklar sürüyor. Sınavların yapıldığı binalara girişte aday ve sınav görevlilerinin üzerleri emniyet görevlileri tarafından elle veya dedektörle aranmaya devam edecek. Her türlü delici ve kesici alet, ateşli silah, çanta, cüzdan, cep telefonu, saat, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth gibi cihazlar ile kulaklık, kolye, küpe, yüzük (alyans hariç), bilezik, broş gibi metal içerikli eşyalar ve elektronik/mekanik cihaz, müsvedde kâğıt, defter, ders notu, kitap, sözlük, dergi, gazete ve benzeri yayınlar, cetvel, pergel, açıölçer ve benzeri araçlar sınav binasına kesinlikle alınmayacak. Sınavın yapıldığı bina içerisinde sınav öncesinde, sınav sırasında ya da sınavdan sonra bu tür cihazları taşıdığı tespit edilen adayın sınavı geçersiz sayılacak.” ifadelerine yer verilmiştir (http://www.hurriyet.com.tr/egitim/osym-baskani-acikladi-sinavlarda-artik-ulasim-karti-anahtar-toka-piercingserbest-41 087579).

36. Yapılan açıklamalardan, günlük kullanımda kullanımı elzem olan “ulaşım kartı, ev anahtarı, metal para, tel toka, piercing ve türban için kullanılan toplu iğne” ile artık sınava girilebileceği, ancak diğer yasakların sürdüğü ve yine günlük kullanımda kişinin yanında bulunması zorunluluk arz edebilecek “çanta, cüzdan, cep telefonu, araba anahtarı” gibi kıymetli eşyalara izin verilmeyeceği ve mevcut “emanet dolabı” uygulamasının sadece e-sınav merkezleri ile sınırlı kaldığı anlaşılmaktadır . Getirilen yeni kuralın ne zamandan itibaren geçerli olacağı haberde belirtilmemiştir.

37. Mevcut durumda, adayların sınavlarda yanlarında bulundurmaları gereken kıymetli eşyalarını sınav merkezlerine yakın kayıtlı-kayıt dışı çalışan satıcılarla işletmelere bırakmak zorunda kaldıkları ve bunun ciddi mağduriyetlere yol açabileceği dikkate alındığında, her ne kadar kapsamı daraltılmış olsa da idarece getirilen kuralın mali külfetinin tamamının bireylere yüklendiği görülmektedir. Bu kapsamda, mevcut uygulamanın meri mevzuata uygun olsa dahi hakkaniyet açısından yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, idarenin adayların mülkiyet hakkının korunmasına yönelik pozitif yükümlülüklerini yerine getirdiğini söylemek mümkün olamamaktadır.

38. İdarenin, bu hakkın korunmasına yönelik tedbirleri almak için diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak olası “mali külfetleri” paylaşabileceği; böylece kamu gücünü kullanan idare ile bireyler arasındaki külfet paylaşımında “adil bir denge” kurulabileceği ve bunun sınav güvenliğinin sağlanmasına olumlu yansımalarının olabileceği değerlendirilmektedir.

39. Yukarıdan bu yana anlatılanlar ışığında; engelli bireylerin sınav merkezlerine

“ulaşımlarında” yaşadıkları sorunların giderilmesi amacıyla alınacak tedbirlerin ÖSYM’nin görev ve sorumluluk alanında bulunmadığı, talebin engelli bireylerin “ulaşımda” yaşadıkları eşitsizliği giderecek bir önlem olacağı kabul edilse dahi, hiçbir adayın araç anahtarının sınav merkezine alınmadığı durumda bunun engelli olmayan adaylar aleyhine eşitliği bozan bir uygulama olacağı ve “pozitif ayrımcılık” olarak nitelendirilemeyeceği, sınav güvenliğinin sağlanması suretiyle kamu yararını gerçekleştirmek adına idarece alınan tedbirler yerinde görülmekle birlikte yasaklı eşyaların kapsamının daraltılmasına yönelik açıklamaların memnuniyet verici olduğu; öte yandan idarece adayların sınavlarda yanlarında bulundurmaları gereken diğer kıymetli eşyalarının korunmasına yönelik tedbirlere ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı ve mevcut uygulamanın ciddi mağduriyetlere yol açabileceği, idarece getirilen kuralın mali külfetinin tamamının bireylere yüklendiği, bu sebeple mevcut uygulamanın hakkaniyet açısından yerinde olmadığı ve idarenin adayların mülkiyet hakkının korunmasına yönelik pozitif yükümlülüklerini yerine getirdiğinin söylenmesinin mümkün olmadığı tespit edilerek; başvuranın “engelli bireylerin araç anahtarlarının sınav merkezlerine alınması” talebinin reddine, ancak adayların kıymetli eşyalarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınması hususunda alternatif çözümler üretilmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 40. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;

ÖSYM Başkanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği; böylece makul sürede karar verme” ilkesine uygun davranıldığı; ancak ancak cevabi yazıda sadece sınav güvenliğine ilişkin konulara değinildiği, adayların yanlarında getirdikleri kıymetli eşyaların korunmasına yönelik sorulara cevap verilmediği, bu sebeple “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “haklı beklentiye uygunluk” ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, anılan idareden bundan böyle bu ilkelere de uyulması beklenmektedir. Anılan ilkelere uygun olarak, yasaklı eşyaların kapsamının daraltılmasına ilişkin açıklamaların mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi ve cüzdan, araba anahtarı gibi sınav merkezine alınmayacak diğer kıymetli eşyaların teslim edebileceği bir alanın belirlenmesi veya bu sorunu giderecek bir mekanizma üretilmesinin modern ve iyi yönetişim anlayışının gereği olduğu vurgulanmalıdır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

41. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 16/01/2019 tarihli ve E.1201 sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, Başvuranın “engelli bireylerin araç anahtarlarının sınav merkezlerine alınması” talebinin

REDDİNE,

Sınavlara giren engelli bireyler dâhil tüm adayların yanlarında bulunan araba anahtarı, cep telefonu, cüzdan gibi kıymetli eşyalarının sınav merkezlerine alınmamasından kaynaklanan sorunların giderilmesine yönelik makul çözümler üretilerek en kısa sürede hayata geçirilmesi hususunda

ÖSYM BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ÖSYM Başkanlığınca bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE ÖSYM BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi