|
ÖZET: Başvuran, %90 engelli olduğunu belirterek, EGO otobüslerinde kart okutulduğunda yapılan “serbest” ve “refakatçi” anonslarının yerine, daha az ayrımcı olan “bip” ve “bibip” sesleriyle uyarı verilmesini talep etmiştir. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, bu talebe karşılık olarak, mevcut anons sisteminin kamu güvenliği ve kontrol açısından gerekli olduğunu, alternatif uygulamaların denendiğini, ancak bu sistemin usulsüz kart kullanımını engellediğini ifade etmiştir. Başvuran, bu uygulamanın ayrımcılığa yol açtığını ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunmaktadır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, mevcut uygulamanın yalnızca engellilere yönelik olmadığını, farklı kart kategorileri için de benzer anonsların yapıldığını belirtmiştir. Ayrıca, uygulamanın hukuka uygun olduğu ve ayrımcılık teşkil etmediği sonucuna ulaşılmıştır. İdare, engelli bireylerin toplu taşıma hizmetlerinden yararlanmasını sağlamak amacıyla gerekli düzenlemeleri yapma yetkisine sahiptir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu karar, başvurana ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın hak arama özgürlüğünün devam ettiğini ve idarenin süreç içerisinde makul değişiklikler yapmasının iyi yönetim ilkeleri açısından önemli olduğunu vurgulamıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 17848-17848 |sayi|95802452-101.07.05.99-E.95802452-101.07.05.99-E.
BAŞVURU NO : 2018/6851 2018/ 6851
KARAR TARİHİ : 24/10/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın engelli bireylerin ayrımcılığa karşı korunması için toplu taşımada kart okutulduğunda serbest’ ve refakatçi’ anonsu yerine bip’ ve bibip’ vb. şeklinde uyarı verilmesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 22/05/2018 22.5.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza başvuruda bulunan , %90 engelli olduğunu, EGO otobüsüne binip
kartını okuttuğunda kendisi için ‘serbest’, yanında binen kişi için ‘refakatçi’ anonsunun yapıldığını belirterek söz konusu anonslar yerine 65 yaş uygulamasında olduğu gibi bip sesi vb . uyarı verilmesi talebiyle Kurumumuza başvurduğunu, EGO Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda art niyet, kamu zararı, kontrol zorluğu, kuyruk oluşumu gibi gerekçelerin sunulduğunu, ancak engellilik işareti olarak baston veya tekerlekli sandalye dışında bir durumun düşünülmediğini, dışarıdan fark edilmeyen ve insanların söylemekten imtina ettiği birçok rahatsızlığın engellilik olduğunu, ‘serbest’ ve ‘refakatçi’ anonsu yerine ‘bip’ ve ‘bibip’ şeklinde uyarı verilmesi arasında kontrol sağlanması açısından sorun olmayacağını iddia ederek engelli bireylerin ayrımcılığa karşı korunması için ‘serbest’ ve ‘refakatçi’ anonsu yerine ‘bip’ ve ‘bibip’ vb. şeklinde uyarı verilmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
1 / 92) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının 04/ 07/ 2018 tarihli ve . sayılı cevabi
yazısında özetle;
2.1) 04/ 03/ 2014 tarih ve 28931 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ücretsiz veya İndirimli Seyahat
Kartları Yönetmeliğinde kimlerin toplu taşıma hizmetlerinden ne şekilde (ücretsiz veya indirimli)
yararlanacağına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, anılan Yönetmeliğe göre, serbest kart türlerinin hak ediliş nedenleri göz önüne alınarak oluşturulduğu, bilgilendirme anonsunda çeşitli uygulamalar (sensör, ışıklı uyarı) yapıldığı, olumsuzluklar nedeniyle uygulamaya konulan bilgilendirme anonslarının kişisel olmadığı, kullanılan Ankara kart türünü belirttiği, ancak bazı özel yolcuların (emniyet vb.) hassasiyeti dikkate alınarak yaklaşık 10 kart tipinde, kart kullanımında
‘SERBEST’ şeklinde anons yapıldığı,
2.2) İlgili Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde, “ Engelliler için sağlık
kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin ise kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere beraber seyahat ettikleri refakatçileri .” olarak bahsedildiği, engelli vatandaşların konu hakkındaki hassasiyetleri dikkate alınarak engelli kart kullanımında ‘SERBEST’ şeklinde anons yapıldığı, ancak refakatçi kartlarında kart türü belirtildiği,
2.4) Kart türü denetiminde çeşitli uygulamalar (sensör, ışıklı uyarı) yapıldığı, bazı art niyetli kişilerin
hakkı olmadığı halde serbest kartları kullanarak şahsi fayda sağladığı, kamu zararına neden olmalarının önüne geçilmeye çalışıldığı, bilgilendirme anonsunun biniş ile ilgili olarak, görevli şoför personel ile denetim personelinin bilgilendirilmesi ve denetleyebilmesi için yapılan bir uygulama olduğu,
2.5) Bilgilendirme anonsları yerine alternatif uygulamaların denendiği (sensör, ışıklı uyarı),
ancak sesli bilgilendirme anonsları ile yapılan denetim uygulamaları sayesinde 13382 vatandaşın serbest ve indirimli binme hakkı olmadığı halde başkasına ait serbest ve indirimli kartları kullanarak şahsi fayda sağlayıp kamu zararına neden olduklarının tespit edildiği ve cezai işlem uygulandığı,
2.6) Engelli vatandaşların konu hakkındaki hassasiyetlerinin dikkate alındığı ve engelli kart
kullanımında ‘SERBEST’ şeklinde anons yapıldığı, ilgili Yönetmelikte refakatçilerin ancak hak sahibi engelli ile birlikte seyahat edebilecekleri açıkça belirtilmesine rağmen engelli refakatçi kartının amacı dışında yanında engelli olmadan ücretsiz ulaşım sağlamak amacı ile kullanıldığı görüldüğünden refakatçi kartlarında kart türü anonsuna devam edildiği açıklamalarına yer verilmiştir .
3) Türkiye Belediyeler Birliğinin 24/ 09/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
3.1) 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 4/A maddesinde eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı
ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirlerin alınacağı, 3 üncü maddesinin (j) bendinde makul düzenlemenin, engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve
.
2 / 9uygun değişiklik ve tedbirler olduğunun düzenlendiği,
3.2) 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında, engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçilerinin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanacağının hüküm altına alındığı,
3.3) 04/ 03/ 2014 tarih ve 28931 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ücretsiz veya İndirimli Seyahat
Kartları Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde, ücretsiz veya indirimli seyahat edebilmek için engelliler için kimlik kartı ile engel oranının yer aldığı nüfus cüzdanının ibraz edilmesi halinde ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının herhangi bir gerekçeyle engellenemeyeceği ve belediyelerin bu uygulamaları kolaylaştırıcı tedbirleri alacağı; 12 nci maddesinde, belediyelerin ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alacağı ve 13 üncü maddesinde, seyahat kartında tahrifat ve sahtecilik hallerinde genel hükümlere göre cezai işlem yapılacağının düzenlendiği,
3.4) Bazı belediyeler ile yapılan şifahi görüşmelerde, uygulamanın sadece engellilere yönelik
olmadığı, taşıma hizmetinden yararlanan bireylerin kart kategorilerine (öğrenci, 65 yaş) göre elektronik sistemlerde farklı tonlama veya sözlerle uyarı sesleri kullanıldığı, bu uygulamanın kart kategorisi ile kartın doğru kişi tarafından kullanılıp kullanılmadığının takibini kolaylaştırdığı ve bu sayede kimlik ibraz mecburiyetini ortadan kaldırdığı ve ayrıca muhtemel suiistimallerin önüne geçtiği ve farklı kart statüleri düşünüldüğünde kullanılacak ‘bip’ seslerinin ayırt edilemeyeceği, karışıklığa sebebiyet vereceğinin bildirildiği, söz konusu görüşmelerde tonlamalarda veya kullanılan kelimelerde bireyleri incitmeyecek kelimeler kullanılmasına özen gösterildiğinin ayrıca belirtildiği,
3.5) Açıklanan nedenlerle, söz konusu uygulamanın sadece engellilere yönelik olmadığı, farklı
kart kategorileri için de benzer sesler veya sözler kullanıldığı, mevcut haliyle sistemin kişilerin fiziki özelliğinden çok kişilerin kart türlerine göre bir ayrım yaptığı ve bu haliyle kişilerin hassasiyetlerini gözetecek şekilde düzenlendiği dikkate alındığında, kamu kaynağı kullanılan söz konusu hizmetin yürütülmesinde dolaylı bir denetim ve istatistik toplama amacıyla uygulandığının değerlendirildiği bildirilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu
maddesinin birinci fıkrasında; “ Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir .”; üçüncü fıkrasında, “ Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz .”; beşinci fıkrasında, “ Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar .”,
4.1) “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci
fıkrasında , “ Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir .”,
3 / 94.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” ,
5) İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin “Ayrımcılık yasağı” başlıklı 14 üncü maddesinde, “ Bu
Sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, servet, doğum veya herhangi başka bir duruma dayalı hiçbir ayırımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır .”,
6) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,
7) 01/ 07/ 2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun “Ayrımcılık” başlıklı 4/A
maddesinin birinci fıkrasında, “ Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır .”, ikinci fıkrasında, “ Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır .”; üçüncü fıkrasında ise, “ Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez .”,
8) 08/ 01/ 2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet
Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “…engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar .”,
9) 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanununun “Tanımlar” başlıklı 2 nci
maddesinde; “( 1) Bu Kanunun uygulanmasında;…d) Doğrudan ayrımcılık : Bir gerçek veya tüzel kişinin, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını bu Kanunda sayılan ayrımcılık temellerine dayanılarak engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, e) Dolaylı ayrımcılık : Bir gerçek veya tüzel kişinin, görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda, bu Kanunda sayılan ayrımcılık temelleriyle bağlantılı olarak, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanma bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını,… ifade eder .”
.
4 / 910) 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve
sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır : … f) Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek .”
11) 04/ 03/ 2014 tarih ve 28931 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ücretsiz veya İndirimli
Seyahat Kartları Yönetmeliğinin “Ücretsiz seyahat hakkından yararlanacak kişiler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “ 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacaklar aşağıda belirtilmiştir : …..(e) Engelliler için sağlık kurulu raporuyla % 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin ise kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere beraber seyahat ettikleri refakatçileri .”,
11.1) “Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullanımı” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci
fıkrasında, “Ücretsiz veya indirimli seyahat edebilmek için; …b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındakiler için Engelliler İçin Kimlik Kartı, engellilere kimlik kartı verilmesine ilişkin 19/ 7/ 2008 tarihli ve 26941 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik uyarınca verilmiş bulunan kimlik kartı, anılan Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinde sayılan engelliler için kimlik kartı ile engel oranının yer aldığı nüfus cüzdanı… kullanılır .”; üçüncü fıkrasında, “ Kişiler, birinci fıkrada belirtilen belgeleri ibraz etmek suretiyle toplu taşıma araçlarından ücretsiz veya indirimli yararlandırılır . Toplu taşıma hizmetini sunan kurum ve kuruluşlar ile belediyeler, ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili kolaylaştırıcı tedbirler alır .”; dördüncü fıkrasında ise, “ 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındaki ağır engellinin, refakatçisi olduğunu beyan ettiği kişiden bu hakkın kullanımına ilişkin ayrıca belge talep edilmez .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; şehir içi toplu taşıma
hizmetinde kullanılan sistemin değiştirilmesi yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, % 90 engelli olduğunu, EGO otobüsünde kart
5 / 9okuttuğunda ‘ serbest ’ ve yanında binen kişi için ‘ refakatçi ’ anonsu yapıldığını belirterek engelli
bireylerin ayrımcılığa karşı korunması için söz konusu anonslar yerine ‘bip’ ve ‘bibip’ vb. şeklinde uyarı verilmesini talep etmektedir .
14) Engelli ve engellilik kavramlarına ilişkin birçok tanım yapılmakla birlikte Engelli Haklarına
İlişkin Sözleşmenin birinci maddesinde, “ Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir .” şeklinde tanımlanmıştır . Söz konusu tanım incelendiğinde, engelliliğin bireysel bir sorunun ötesinde kişilerin toplumsal yaşama katılmalarını engelleyen davranışsal ve çevresel engellerle etkileşim içerisinde olan bir olgu olarak kabul edilmektedir . (Bknz . Banu Metin ( 2017), “Engellilere Yönelik Sosyal Politikalarda Yerel
Yönetimlerin Rolü”, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 19/ 1, s.324)
15) Engelli bireylerin toplumsal yaşama katılmalarının sağlamasında ulaşılabilirlik önem arz
etmektedir . Fiziksel çevrenin engelli bireyler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması için kentsel ve teknik alt yapıda gerekli düzenlemelerin yapılmasının yanında, engelli bireylerin ulaşımını ve ulaşılabilirliğini teşvik eden uygulamaların yapılması gerekmektedir . Söz konusu uygulamalar arasında, Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere belediyeler tarafından engellilere yönelik toplu taşıma hizmetlerinin ücretsiz veya indirimli olarak sunulması yer almaktadır .
16) 04/ 03/ 2014 tarih ve 28931 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ücretsiz veya İndirimli Seyahat
Kartları Yönetmeliğinde kimlerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli yararlanacağına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir . Anılan yönetmeliğin 4 üncü maddesinde ücretsiz seyahat hakkından yararlanacak kişiler sıralanmıştır . Buna göre, engelliler için sağlık kurulu raporuyla % 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin ise kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere beraber seyahat ettikleri refakatçileri şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanabilmektedir .
17) Ankara’da EGO Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen şehir içi toplu taşıma hizmetinde serbest
ve indirimli kart türleri, Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliğine göre hak ediliş nedenleri göz önüne alınarak oluşturulmuş olup, toplu taşımada geçiş sırasında bilgilendirme anonsları yapılmaktadır . Bilgilendirme anonsları kişisel olmayıp, kullanılan
Ankara kart türünü belirtmektedir . Buna göre, gazi ve eşi, şehit dul ve yetimleri, sarı basın kartı sahipleri, emniyet hizmetleri sınıfı personeli, belediye zabıtası, engelli bireyler vb.
yolcular serbest kart kullanmaktadır ve geçiş sırasında ‘SERBEST’ şeklinde anons yapılmaktadır . Refakatçiler ise ancak hak sahibi engelli vatandaş ile birlikte seyahat edebilmekte ve ‘REFAKATÇİ’ şeklinde kart türü anonsu yapılmaktadır .
18) Başvuran, engelli bireylerin ayrımcılığa karşı korunması için ‘serbest’ ve ‘refakatçi’ anonsları
yerine ‘bip’ ve ‘bibip’ vb. şeklinde uyarı verilmesini talep etmekte, mevcut uygulamanın ayrımcılığa sebep olduğunu ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtmektedir . Eşitlik ilkesi Anayasamızın 10 uncu maddesinde düzenlenmiştir . Buna göre, “ Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir .” Bu ilkeyle eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür . Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık
6 / 9tanınmasını önlemektir . Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar
uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır . Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez . Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir . Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez . (Anayasa Mahkemesi, E .2012/ 134, K.2013/ 34, Tarih: 28/ 02/ 2013)
19) AİHM içtihadında ayrımcılık, nesnel ve makul bir gerekçe olmaksızın konuyla ilgili olarak
benzer durumda olan kişilere farklı muamelede bulunulması şeklinde tanımlanmaktadır .
Sözleşmenin 14 üncü maddesi diğer bağımsız maddeler tarafından güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin kullanılmasında ayrımcılığa karşı koruma sağlamakla birlikte her farklı muamelenin bu maddeye aykırı olmayacağı, eş değer ya da benzer bir konumdaki diğer bireylere imtiyazlı muamele yapıldığının ve bu farkın ayrımcılık teşkil ettiğinin kanıtlanmasının gerekli olduğu , bu kapsamda farklı bir muamelenin maddeye aykırı olması için nesnel ve makul bir nedeninin olmaması gerektiği , böyle bir nedenin varlığının demokratik toplumlarda geçerli olan ilkelere göre değerlendirileceği, bu bağlamda Sözleşme’nin güvenceye aldığı bir hakkın kullanımındaki farklı muamelenin meşru bir amacı olmasının yanı sıra kullanılan yöntem ile gerçekleştirilmesi istenen amaç arasında makul bir oransal bağ olmasının da zorunlu olduğu belirtilmiştir . Ayrıca
AİHM; cinsiyet, cinsel yönelim, ırk ya da etnik köken, zihinsel veya fiziksel engellilik nedeniyle ayrımcılığa uğrayanların toplumda zayıf durumda olan gruplardan olduğunu tespit etmiştir . (Anayasa
Mahkemesi, Başvuru No : 2018/6851 2014/ 19081, Karar Tarihi : 24/10/2018 01/ 02/ 2017, R .G. Tarih ve Sayı : 17848-17848 10/ 03/ 2017- 30003) . Ayrımcılığın mevzuatımızda Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu
Kanununda tanımlandığı, doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki farklı ayrımcılık tipi öngörüldüğü, doğrudan ayrımcılığın ; hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden eşit şekilde yararlanmayı engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muamele , dolaylı ayrımcılığın ; görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanma bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulma olarak tanımlandığı anlaşılmaktadır .
20) Bu çerçevede uyuşmazlık konusu somut olay değerlendirildiğinde; Ankara’da şehir içi toplu
taşımada geçiş sırasında bilgilendirme anonsları yapıldığı, söz konusu anonslarda kullanılan Ankara kart türünün belirtildiği, serbest kart türlerinin hak ediliş nedenleri göz önüne alınarak oluşturulduğu, engelliler de dahil bazı özel yolcuların hassasiyeti dikkate alınarak yaklaşık on kart tipinde, kart kullanımında ‘SERBEST’ şeklinde anons yapıldığı; diğer taraftan refakatçilerin ancak hak sahibi engelli vatandaş ile birlikte seyahat edebildiği ve ‘REFAKATÇİ’ şeklinde kart türü anonsu yapıldığı tespit edilmiştir . Söz konusu uygulamanın ayrımcılık olarak nitelendirilmemesi için uygulamanın meşru bir amacının olmasının yanı sıra kullanılan yöntem ile gerçekleştirilmesi istenen amaç arasında makul oransal bir bağın da olması zorunludur . İdarenin konuya ilişkin açıklamalarına bakıldığında, sadece engelliler için değil, 10 ayrı kart tipinde, ‘SERBEST’ şeklinde anons yapılmakta olduğu, söz konusu uygulama ile usulsüz kart kullanımının
7 / 9engellendiği, sensör, ışıklı uyarı gibi alternatif uygulamaların denendiği, ancak şu anki
uygulama sayesinde 13382 vatandaşın haksız kullanım yaparken yakalandığı, engelli bireyin yanında seyahat eden kişi için ‘REFAKATÇİ’ anonsu verilmekte olduğu, refakatçilerin sadece engelli ile birlikte seyahat edebilmekte olduğu, ancak yanında engelli olmadan ücretsiz ulaşım sağlamak amacı ile kullanıldığının görüldüğü, bu yüzden mevcut uygulamaya geçildiği anlaşılmaktadır .
21) Öte yandan Türkiye Belediyeler Birliği tarafından, “ mevcut haliyle sistemin kişilerin fiziki
özelliğinden çok kişilerin kart türlerine göre bir ayrım yaptığı ve bu haliyle kişilerin hassasiyetlerini gözetecek şekilde düzenlendiği dikkate alındığında, uygulamanın ayrımcılık saikine dayanmadığı , kamu kaynağı kullanılan söz konusu hizmetin yürütülmesinde dolaylı bir denetim ve istatistik toplama amacıyla uygulandığı ” yönünde değerlendirme yapılmıştır .
22) Yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ilgili idarelerin ve tarafların açıklamaları
ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununda büyükşehir belediyelerinin toplu taşıma hizmetlerini planlamak ile toplu taşıma araç sayısını, zaman ve güzergahlarını belirleme yetkisinin bulunduğunun hüküm altına alındığı, ilgili mevzuat uyarınca
Belediyenin şikayet konusu uygulamayı yapma hususunda mevzuat gereği yetkisinin olduğu, uygulama ayrımcılık açısından incelendiğinde ise, söz konusu uygulamanın sadece engellilere yönelik olmadığı, farklı kart kategorileri için de benzer sesler veya sözler kullanıldığı, mevcut haliyle sistemin kişilerin fiziki özelliğinden çok kişilerin kart türlerine göre bir ayrım yaptığı ve bu haliyle kişilerin hassasiyetlerini gözetecek şekilde düzenlendiği dikkate alındığında, idarenin uyuşmazlık konusu uygulamayla ulaşmak istediği amaç ile kullandığı araç ve yöntem arasında makul bir oransal bağın bulunduğu, uygulamanın hak ve hürriyetlerden eşit şekilde yararlanmayı engelleme veya zorlaştırma, dezavantajlı bir konuma sokma vb. sonuçlar içermediği ve ulusal ve uluslararası mevzuatta yer verilen ayrımcılık tanımına girmediği , bu nedenlerle söz konusu uygulamanın hukuka ve hakkaniyete aykırılık içermediği kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
23) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
24) Yukarıda arz edildiği üzere mevcut uygulamanın ulusal ve uluslararası mevzuatta yer
verilen ayrımcılık tanımına girmediği değerlendirilmekle ve engelli bireylerin geneli tarafından
8 / 9konuya ilişkin bir şikayet bulunup bulunmadığı tespit edilememekle birlikte, başvuranın ve
başvuran gibi engelli bireylerin konuya ilişkin hassasiyet gösterebilecekleri dikkate alınarak, İstanbul ilindekine benzer iyi uygulama örnekleri gözetilerek farklı yöntemler ( örneğin farklı sinyal sesleri, ışıklandırma veya sadece ilgili görevlinin görebileceği bilgilendirme ekranı gibi )
uygulanmak suretiyle İdarenin aynı amaca ulaşılabileceği, bu nedenle İdarenin süreç içerisinde mevcut uygulamada makul bir değişikliğe gitmesinin İyi Yönetim İlkelerinin gereği olduğu değerlendirilmiştir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca,
bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Ret kararının BAŞVURANA ve ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi