ÖZET: Başvuran, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne yaptığı başvuruda, %64 engelli olduğunu belirterek, 180 gün süreyle kısıtlanan ücretsiz bilet hakkının geri verilmesini talep etmiştir. Başvuran, sağlık sorunları nedeniyle biletini kullanamadığını ve bu sebeple ücretsiz bilet alma hakkının dondurulduğunu ifade etmiştir. İlgili yönetmeliklere göre, yolcuların haklarının kısıtlanamayacağını ve bu uygulamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtmiştir.

TCDD Taşımacılık A.Ş., başvuranın biletini kullanmaması nedeniyle 180 gün süreyle ücretsiz seyahat hakkının askıya alındığını açıklamıştır. Şirket, bu uygulamanın, ücretsiz bilet hakkının suistimalini önlemek amacıyla yapıldığını ve engelli yolcuların bilet alırken bilgilendirildiğini savunmuştur. Ancak, başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları doğrultusunda, uygulamanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve engelli bireylerin haklarını ihlal ettiği değerlendirilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu ve idarenin uygulamalarını inceleyerek, 180 gün süreli kısıtlamanın değiştirilmesi gerektiğini, ayrıca engelli bireylerin seyahat edememe mazeretlerini sunabilecekleri bir mekanizmanın oluşturulmasını tavsiye etmiştir. Bu öneriler, engelli bireylerin toplumsal hayata katılımlarını artırmayı ve haklarının korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/11681-S.24.17758

BAŞVURU NO : 2024/8998

KARAR TARİHİ : 23.10.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET DEMİRYOLLARI

İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 180 gün süreyle kısıtlanan ücretsiz bilet hakkının geri verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23.07.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran özetle; %64 oranında engelli bir birey olduğunu, T.C.

Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş. tarafından sunulan yüksek hızlı tren ulaşım hizmetinden yararlanması imkânının hukuksuz bir şekilde sınırlandırıldığını, 22.07.2024 tarihinde almış olduğu gidiş dönüş tren biletine sağlık sorunları sebebi ile yetişemediğini, tarihinde tekrar bilet almak istediğinde

TCDD tarafından 180 günlük ücretsiz bilet alma hakkının dondurulduğunun ve kara listeye alındığının iletildiğini, ancak bilet alırken bu konuda herhangi bir uyarı yapılmadığı gibi internet sitesinde de böyle bir maddenin gözükmediğini, ilgili Yönetmelik uyarınca herhangi bir yolcu sözleşmesi veya yolcu tarifesi ile yolcuların haklarının bu Yönetmelik’e aykırı olarak kısıtlanamayacağını, söz konusu uygulamanın

Anayasa’ya ve ilgili diğer mevzuata aykırı olduğunu ve engellilik temelinde ayrımcılık teşkil ettiğini ifade etmiş ve engeli kimlik tren kartının kara listeden çıkarılması için gerekenin yapılmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına cevaben T.C. Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş.

Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 12.08.2024 tarihli ve – –

sayılı cevap yazısında özetle:

2.1. TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin (Şirket) tarife kuralları gereği; yapılan sistemsel veya doğrudan kontroller sonucunda ücretsiz seyahat hakkının suistimal edilmesi ve taşıma ile ilgili Kanunlar kapsamında kendilerine ait yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ilk olarak 180 gün süre ile ücretsiz (%100 indirimli) yolculuktan men edilmekte olduğu, 180 günün sonunda ücretsiz yolculuk yapabilmesine olanak sağlandığı,

2.2. Ayrıca ilgili tarife kuralları kapsamında bilet alan yolculara “Sayın yolcumuz; Son bir ay içerisinde 2 sefer ücretsiz bilet alıp trene binmediğinizin tespiti halinde ilgili Kanun ve mevzuata göre Şirketimiz trenleri ile yapılacak ücretsiz seyahatleriniz 180 gün boyunca askıya alınacaktır. Bilgilerinize sunarız.” şeklinde bir kısa mesaj gönderilmekte olduğu, 2.3. Başvuranın, ücretsiz seyahat hakkı ile satın almış olduğu 20.07.2024 tarih ve numaralı Eskişehir-Ankara YHT gidiş dönüş biletlerini kullanmadığı, ücretsiz tarife ile bilet alımlarında hak ve yükümlülük kurallarına ilişkin bilgilendirme mesajı (SMS/kısa mesaj) gönderilmesine rağmen süresi dâhilinde iade ve değişiklik işlemlerini yapmadığı, ayrılan koltukların boş gittiği ve diğer yolcuların bu koltuklardan istifade edemediği tespit edildiğinden 180 gün askı süresinin uygulandığı, 2.4. Şirketin, 6461 sayılı Kanun kapsamında demiryolu tren işletmecisi olarak yolcu ve yük taşıma faaliyetini bir kamu hizmeti olarak yürüttüğü, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1’inci maddesinin (c) bendinde “c) Kamu iktisadi kuruluşlarının kendilerine verilen görev ve kamu hizmetlerini ekonomik ve sosyal gereklere uygun olarak verimlilik ilkesi doğrultusunda yürütmelerini” sağlaması konusunda da Şirkete görev atfettiği, 2.5. 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 88’inci maddesi ile düzenlenen ve madde kapsamında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca hazırlanan Ücretsiz ve İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği gereğince; engelli, gaziler ve eşleri, devlet sporcuları vb. Kanunla belirlenen niteliğe sahip kişiler Şirket tarafından işletilen YHT, Anahat, Bölgesel ve

Kentiçi (Başkentray, Marmaray) trenlerden ücretsiz olarak faydalandırıldığı, 2.6. Şirket bünyesindeki tüm uygulamaların ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yapıldığı, nitekim engellilere yönelik ücretsiz seyahat hakkının da 6701 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrası ile düzenlenen hükmü dikkate alınarak uygulandığı, ancak Şirket tarafından işletilmekte olan YHT, Anahat ve

Bölgesel trenlere engelli yolcuların aynı gün içinde aynı anda hareket halinde olan birden fazla trene birden fazla yer aldıkları veya trenlerde devamlı yer alarak seyahat etmedikleri ve bunu alışkanlık haline getirdiklerinin tespit edilmesi üzerine hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilebilmek için birtakım düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu, 2.7. Başvuran ve diğer engelli vatandaşlar tarafından alınan biletlerin kullanılmaması nedeniyle diğer seyahat etmek isteyen yolcuların seyahatlerini gerçekleştiremediği, bu durumun ayrıca yüksek miktarda atıl kapasite ve kamu zararı oluşturduğu, esasen sadece başvurucu özelinde durumu değerlendirmemek gerektiği, zira günümüz koşullarında hem daha ekonomik olması hem de demiryolu ile ulaşıma olan talebin artması nedeniyle tren bileti bulmanın zor olduğunun izahtan vareste olduğu, bu durumda ücretsiz seyahat imkânına sahip vatandaşların ücretsiz ve sınırsız bir şekilde istediği tüm tarihlerde bilet alabilmesinin ve alınan bu biletlerin kullanılmamasının seyahat etmek isteyen diğer yolcuların bu hizmete ulaşımını sekteye uğrayacağı ve dolayısıyla kamu zararı oluşturacağı, bir başka deyişle bu durumun engelli vatandaşların kamu hizmetine doğrudan ulaşarak ücretsiz bir şekilde istediği her yere bilet alıp bu biletleri kullanma hakkı tanırken diğer tarafta ücretli bir şekilde dahi tren bileti bulamayan diğer vatandaşların bu kamu hizmetine ulaşamaması ve daha fazla bedel ödeyerek başka ulaşım tercihlerini kullanma zorunda kalmasına sebep olduğu, 2.8. Engelli vatandaşların ücretsiz seyahat hakkı kapsamında almış olduğu bileti kullanmadığında işlem yapılan koltuğun boş kaldığı, nitekim başvuranın da bu şekilde almış olduğu biletlerin kullanmadığı ve bu biletleri iptal etmediği, bu durumda hem koltuğun başka bir yolcuya satılması imkânını ortadan kaldırarak maddi anlamda bir kayıp yaşandığı hem de diğer yolcuların bir nevi seyahat hakkının kısıtlandığı, 2.9. Şirketin işletme yönetimi gereği basiretli bir tacir gibi davranmak ve yolcuya tanıdığı hakların kapsam ve sınırlarını belirlemek zorunda olduğu, aksi takdirde hakkın kötüye kullanılmasının oldukça olası olduğu, kaldı ki, Şirketin kamu hizmeti veren tek demiryolu yolcu taşımacılığı yapan şirket olarak bu hizmeti kamu

yararına en iyi şekilde yürütmekle yükümlü olduğu ve bu hizmeti ise işletmecilik gereği doğru politikalarla yürütmek, hakkın kötüye kullanımının önüne geçmek zorunda olduğu, 2.10. Ayrıca çok sayıda engelli ve gazi, vazife malulü, devlet sporcusu vb. kişilerin yıllardır ücretsiz olarak seyahat ettiği, 01.01.2017-31.12.2019 tarihleri arasında 3,5 milyon, 01.01.2017-31.12.2020 tarihleri arasında ise 3.766.794 yolcunun ücretsiz olarak seyahat ettiğinin görülmekte olduğu, bu durumda ücretsiz seyahat eden kişi sayısının azımsanmayacak kadar çok olduğu ve yolcular tarafından suistimal durumu halinde oluşacak zarara dikkat edilmesi gerektiği, 2.11. 2019 yılı itibariyle arz edilen tüm kapasitenin %8 ila 10’u arasında sadece engelli bireylere ait seyahat olduğu ve bunun yarısının bilet aldığı halde gitmeyen engellilerden oluştuğu, engelli vatandaşların yanı sıra diğer ücretsiz taşınan vatandaşlardan özellikle gaziler, gazi yakınları ve şehit yakınlarının bu konuyu suistimal etmediklerinin gözlemlendiği, 2.12. Bahse konu durumun Şirketin 2019 yılı hesap ve işlemleri üzerinde Sayıştay tarafından yapılan inceleme ve denetim sonucunda Sayıştay tarafından da tespit edildiği ve Bulgu 9.2.1 Engelliler Tarafından

Ücretsiz Olarak Satın Alınan Biletlerin Bir Kısmının Kullanılmaması Nedeniyle Şirketin Gelir Kaybına

Uğraması başlıklı raporuna yandığı ve Öneri bölümünde “Şirket’in gelir kaybının azaltılması ve bilet taleplerinin daha yüksek oranda karşılanabilmesi için; ücretsiz bilet hakkına sahip engelli vatandaşlarca satın alındığı halde kullanılmayan bilet oranının düşürülmesi ve kullanılmayan bu biletlerin yeniden satış olanağının sağlanmasına yönelik alternatif tedbirlerin değerlendirilmesi.” şeklinde tedbir alınmasının talep edildiği, 2.13. Söz konusu tespite dayalı olarak suistimallerin önlenmesi amacıyla, ilgili paydaşların sivil toplum kuruluşları ile bir araya geldiği, 12 Ekim 2020 tarihinde Şirket ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, Engelliler Konfederasyonu temsilcileri, Ankara İl Engelli Meclisi başkanı ve Kamuda Çalışan Engelliler

Derneği başkanının katılımıyla bir araya gelindiği ve bu görüşmeler neticesinde sağlanan mutabakat doğrultusunda ortak bir karar alınarak 01 Aralık 2020 tarihinden itibaren bir ay içerisinde iki kez ücretsiz bilet alarak seyahat etmeyen sosyal paket (engelli, gazi, vazife malulü, devlet sporcusu vb.) sahibi yolcuların 180 gün süreyle kısıtlama işlemine tabi tutulmasına karar verildiği, bu uygulamanın, verilen bir hakkın kullanılmasının önüne geçilmesi değil kamu adına çalışan Şirketin “tarafsız adil ve eşit hizmet” verilmesi için yapılan uygulama olduğu ve suistimali yapan kişinin haklarının 180 gün sonunda iade edildiği, 2.14. Ayrıca anılan düzenlemenin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile müştereken yapılan 26.11.2020 tarih ve 149487 ila 27.11.2020 tarih ve 150278 sayılı emirler ile düzenlemeye gidilerek 01.01.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe konularak yapılan düzenlemenin kamuoyuna ilan edildiği ve söz konusu 180 günlük kısıtlamaya ilişkin düzenlemenin Yolcu Tarifesinin Trenkart EK-3

Madde 3.2 paragrafının (b) bendinde yer aldığı, 2.15. Bu uygulamanın, 233 sayılı KHK’nin “Teşebbüs Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 9’uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü, Sayıştay Başkanlığının 2019 yılı raporu ile Türk Ticaret

Kanunu’nun 906’ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü kapsamında yapıldığı, 2.16. Şirketin internet sitesinde satış kurallarının belirtildiği ücretsiz seyahat edecek kişilere yönelik uygulamalar yer aldığı, ayrıca yine her vatandaşın bilet alırken satış sözleşmesini onayladığı ve bilet satışı esnasında da bilaistisna ücretsiz seyahat hakkından faydalanmak isteyen kişilerin anlık kısa mesaj ve diğer bilgilendirme kanalları tarafından da bilgilendirilmekte ve uyarılmakta olduğu, 2.17. Bir ayda iki defa ücretsiz bilet alıp seyahat edilmemesi nedeniyle ücretsiz seyahat hakkının 180 gün askıya alınması nedeniyle Şirkete karşı açılan iptal davasında Ankara 5. İdare Mahkemesinin /

E. / K. ve Ankara 18. İdare Mahkemesinin / E. / K. sayılı kararları ile

mahkemece Şirket lehine olarak yapılan idari işlemin hukuka uygun olduğu yönünde karar verildiği ve bu kararların istinaf aşamasından da geçerek onandığı, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın:

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde; “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.4. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61’inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Yaşlılar, Devletçe korunur, Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye

Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. […] Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. […] Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin:

4.1. “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde; “Engelliliğe dayalı ayrımcılık: siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı kapsamaktadır. Engelliliğe dayalı ayrımcılık makul düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi dâhil her türlü ayrımcılığı kapsar.” 4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması” Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.

4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; (c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’ yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; […] taahhüt eder.” 4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5’inci maddesinde; “2. Taraf Devletler engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılığı yasaklar ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı eşit ve etkin bir şekilde korunmasını güvence altına alır.

3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar.

4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.4. “Erişebilirlik” başlıklı 9’uncu maddesinde;“1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Erişim önündeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını

da içeren bu tedbirler diğerlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır:

(a) Binalar, yollar, ulaşım araçları ve okullar, evler, sağlık tesisleri ve işyerleri dahil diğer kapalı ve açık tesisler; […]” 4.5. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19’uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye

Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat

edilmelidir:

(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, 4.6. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28’inci maddesinin; Birinci fıkrasında; “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf

Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”

İkinci fıkrasında; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dahil olmak üzere bahse

konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar:

[…] (d) Engellilerin toplu konut programlarına erişimini sağlamak;[…]”

5. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un:

5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.” 5.2. ”Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanun engellileri, ailelerini, engellilere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri kapsar.” 5.3. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında; a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, g) Erişilebilirlik standartları: Türk Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yayımladığı standartları, h) Habilitasyon: Engellinin bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve yaşamını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler kazandırmaya yönelik hizmetleri, i) Korumalı işyeri: İş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engellilere mesleki rehabilitasyon sağlamak ve istihdam oluşturmak amacıyla Devlet tarafından teknik ve mali yönden desteklenen ve çalışma ortamı özel olarak düzenlenen işyerini, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri,

k) Rehabilitasyon: Herhangi bir nedenle oluşan engelin etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmeyi ve engellinin hayatını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler geliştirmeye yönelik hizmetleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.” 5.4. “Genel Esaslar” başlıklı 4’üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.” 5.5. “Topluma dâhil olma” başlıklı 4/A maddesinde; “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir.

Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar.

Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. Türk Ticaret Kanunu’nun 906’ıncı maddesinin birinci fıkrasında; “Yolcu, taşıyıcı tarafından iç hizmetleri düzenlemek için konulmuş kurallara uymak zorundadır.” 8. 19/01/2022 tarih ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet

Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1’inci maddesinde (Ek fıkra: 12/7/2013-6495/88 md.); “…24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş

Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkındaki Kanun veya 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı

Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenler ile vazife malulü sayılarak aylık bağlananlardan, 5510 sayılı

Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin ya da aynı kapsamda aylık almaktayken hayatını kaybedenlerin eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehir içi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar.

Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.

İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alırlar. Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası mülki idare amiri tarafından uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. …” 9. 18.06.1984 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 233 no.lu Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında

Kanun Hükmünde Kararname’nin “Teşebbüs Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 9’uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıkların çalışmalarının verimli ve karlı olarak yürütülmesi şartlarını oluşturacak esasları ve işletme politikalarını belirlemek,” 10. 04.03.2014 tarih 28931 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ücretsiz ve

İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği’nin:

10.1. “Ücretsiz seyahat hakkından yararlanacak kişiler” başlıklı 4’üncü maddesinde; “(1) 4736 sayılı

Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden

ücretsiz olarak yararlanacaklar aşağıda belirtilmiştir:

a) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden

Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylık bağlananların kendileri, eşleri, anne ve babaları ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.

b) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı ve mülga 64 üncü maddesi, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun

47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması

Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlarda belirtilen haller kapsamında;

1) Hayatını kaybedenlerin,

2) Harp veya vazife malulü sayılanlardan aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin,

3) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta olanların,

4) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta iken, sınıf veya görev değiştirerek

çalışmaya devam etmekle birlikte veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışmaya başlamış olmakla birlikte bu aylıkları kesilmesi gerekmeyenlerin, kendileri, eşleri, anne ve babaları ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.

c) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında;

1) Hayatını kaybedenlerin,

2) Harp veya vazife malulü sayılanlardan aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin,

3) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta olanların,

4) Harp ve vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta iken, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya

devam etmelerinden veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamalarından dolayı aylıkları kesilenlerin, kendileri, eşleri, anne ve babaları ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.

ç) 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların kendileri, eşleri, anne ve babaları ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.

d) 24/6/2008 tarihli ve 5774 sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet Sporcusu Unvanı

Verilmesi Hakkında Kanuna göre aylık bağlananların kendileri.

e) Engelliler için sağlık kurulu raporuyla % 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin ise kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere beraber seyahat ettikleri refakatçileri.

10.2. “Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullanımı” başlıklı 6’ncı maddesinde; “(1) Ücretsiz veya indirimli seyahat edebilmek için; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri kapsamındakiler için Bakanlık tarafından verilen Seyahat Kartı, b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındakiler için Engelliler İçin Kimlik Kartı, engellilere kimlik kartı verilmesine ilişkin 19/7/2008 tarihli ve 26941 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan

Yönetmelik uyarınca verilmiş bulunan kimlik kartı, anılan Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinde sayılan engelliler için kimlik kartı ile engel oranının yer aldığı nüfus cüzdanı, c) 5 inci madde kapsamındakiler için nüfus cüzdanı, kullanılır.

(2) Toplu taşıma araçlarından ücretsiz veya indirimli yararlanma amacıyla birinci fıkrada belirtilen belgelerin ibraz edilmesi halinde, ücretsiz veya indirimli seyahat hakkı herhangi bir gerekçeyle engellenemez.

(3) Kişiler, birinci fıkrada belirtilen belgeleri ibraz etmek suretiyle toplu taşıma araçlarından ücretsiz veya indirimli yararlandırılır. Toplu taşıma hizmetini sunan kurum ve kuruluşlar ile belediyeler, ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili kolaylaştırıcı tedbirler alır.

(4) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındaki ağır engellinin, refakatçisi olduğunu beyan ettiği kişiden bu hakkın kullanımına ilişkin ayrıca belge talep edilmez.

(5) Seyahat kartları aynı zamanda tanıtım amaçlı olarak da kullanılabilir.

10.3. “İdari ve cezai işlemler” başlıklı 12’nci maddesinde; “(1) İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alır.

(2) Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için mülki idare amiri tarafından toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir ve genel bütçeye gelir kaydedilir.” 11. T.C. Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğünün

01.01.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe konan “Yolcu Tarifesi Ek-3 Trenkart” yazısının 3.2. “Usulsüz

Kullanım ve Kara Liste” maddesinde; “Kara liste, paketlerin usulsüz kullanımını önlemek amacıyla kullanılan tedbirdir. Üyeyi Kara listeye alma, işlemi onaylama ve üyeyi kara listeden çıkarma, kontrol konularında kuralları ve şartları belirleme yetkisi Yolcu Taşımacılığı Dairesi Başkanlığı uhdesindedir.

Aşağıdaki durumların tespiti halinde;

a. Trenlerde kendisine ait yolculuk paketini (refakatçi dâhil), abonmanlığı başkasına kullandırdığı tespit edilenler, b. Ücretsiz yolculuk hakkına sahip olup bir ay içinde herhangi bir sefere 2 adet bilet aldıkları halde trene binmediği tespit edilenler, c. Ücretsiz refakatçi hakkına sahip olup yanında refakatçi olmadığı halde refakatçisi varmış gibi iki bilet alarak yolculuk edenler, d. Beyan ettiği bilgilerin sahte olduğu anlaşılanlar, e. Trenleri usulsüz ve devamlı olarak yaşama alanı olarak kullanıldığı tespit edilenler.

Bu madde kapsamında yapılan sistemsel veya doğrudan kontroller sonucunda durumları tespit edilen kişiler, verilen hakkın suistimal edilmesi ve taşıma ile ilgili Kanunlar kapsamında kendilerine ait yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden; 1. İlk olarak 180 gün süre ile ücretsiz (%100 indirimli )yolculuktan men edilir.

2. 180 günün sonunda ücretsiz (%100 indirimli ) yolculuk yapabilmesine olanak sağlanır.”

Hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran özetle, TCDD Taşımacılık A.Ş. tarafından 180 gün ücretsiz bilet alma hakkının kısıtlanarak kara listeye alınması işleminin ilgili mevzuata aykırı olduğunu ve engellilik temelinde ayrımcılık teşkil ettiğini ifade etmiş olup engeli kimlik tren kartının kara listeden çıkarılması için gerekenin yapılmasını talep etmiştir (§ 1).

14. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle (§ 2); engelli vatandaşların ücretsiz seyahat hakkı kapsamında almış olduğu bileti kullanmadığında işlem yapılan koltuğun boş kaldığı, nitekim başvuranın da bu şekilde almış olduğu biletlerin kullanmadığı ve bu biletleri iptal etmediği, engelli vatandaşlar tarafından bu alınan biletlerin kullanılmaması nedeniyle diğer seyahat etmek isteyen yolcuların seyahatlerini gerçekleştiremediği, bu durumun ayrıca yüksek miktarda atıl kapasite ve kamu zararı oluşturduğu, TCDD Taşımacılık AŞ’nin 2019 yılı hesap ve işlemleri üzerinde Sayıştay tarafından yapılan inceleme ve denetim sonucunda engelli yolcular tarafından ücretsiz olarak satın alınan biletlerin bir kısmının kullanılmaması nedeniyle Şirket’in gelir kaybına uğradığının tespit edildiği ve Şirket’in gelir kaybının azaltılması ve bilet taleplerinin daha yüksek oranda karşılanabilmesi için; ücretsiz bilet hakkına sahip engelli vatandaşlarca satın alındığı halde kullanılmayan bilet oranının düşürülmesi ve kullanılmayan bu biletlerin yeniden satış olanağının sağlanmasına yönelik alternatif tedbirlerin değerlendirilmesinin önerildiği, bunun üzerine suistimallerin önlenmesi amacıyla ilgili paydaşların sivil toplum kuruluşları ile sağlanan mutabakat doğrultusunda 01.12.2020 tarihinden itibaren bir ay içerisinde iki kez ücretsiz bilet alarak seyahat etmeyen sosyal paket (engelli, gazi, vazife malulü, devlet sporcusu vb.) sahibi yolcuların

180 gün süreyle kısıtlama işlemine tabi tutulduğu, ücretsiz bilet alım esnasında yolcuların uygulamadan

haberdar edildiği, ücretsiz bilet hakkının 180 gün kısıtlanması uygulamasının 233 Sayılı KHK’nın 9’uncu maddesi, Sayıştay Başkanlığının 2019 yılı Denetim Raporu ve Türk Ticaret Kanunu’nun 906’ncı maddesi kapsamında yapıldığı belirtilmektedir.

15. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasa’da sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal

devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dâhil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenleme yapılması gerektiği açıktır.

16. Bilindiği üzere; engelli bireyler, engellerinden kaynaklanan çeşitli sebeplere ilave ekonomik külfetlerle, fiziksel ya da psiko-sosyal güçlüklerle karşılaşmakta, toplumdaki diğer bireylerin katlanmadığı medikal malzeme giderleri, kişisel öz bakım giderleri, bakım hizmeti giderleri, fiziksel engelleri yüzünden toplu taşıma hizmetlerinden yararlanamamalarına bağlı olarak katlandıkları ulaşım giderleri gibi pek çok durum bu güçlük ve külfetlerin sebepleri arasında sayılmaktadır. Bu sebeple bu sorunların yaşattığı olumsuzlukların giderilebilmesi için birçok uluslararası metinde devlet tarafından özel tedbirler alınması gerektiği ortaya konulmuş; engelli bireylerin sosyal koruma sistemlerinden, yoksullukla mücadele programlarından, engellilikle bağlantılı yardımlardan, toplu konut, emeklilik gibi programlardan faydalanarak mağduriyetlerinin giderilmesinin ekonomik ve sosyal yaşama toplumun diğer bireyleriyle eşit koşullarda katılımlarının sağlanmasının önemi vurgulanmıştır.

17. Tarafı olduğumuz Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’de engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı; çeşitli araç ve yükümlülüklerin varlığına rağmen engelli kişilerin topluma eşit bireyler olarak katılmaları önündeki manilerin halen var olmaya devam ettiği ifade edilmiş, daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiği; fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam yararlanmasını sağlamadaki önemi kabul edilmiştir. Bu kapsamda, Sözleşme’de engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak için alınacak özel tedbirlerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

18. Anayasa’nın 10’uncu maddesinde de “engelli bireyler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı” ifade edilmiş, 61’inci maddesinde “engelli bireylerin korunmaları ve toplum hayatına intibaklarının sağlanması” Devletin görevleri arasında sayılmıştır. 5378 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde ise engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla Devletin gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, idari makamlar eylem ve işlemlerinde engellilere tanınan

“pozitif ayrımcılık” ilkesini uygulamak suretiyle dikey (nisbi) eşitliği sağlamalıdırlar. Zira farklı durumda olanlara aynı kuralların uygulanması eşitsizliklere neden olabileceğinden birçok durumda toplumdaki diğer bireylere kıyasla dezavantajlı olan engelli bireylere, farklı kuralların uygulanmasıyla eşitlik sağlanabilecektir.

19. Anayasa’nın 13’üncü maddesinde yer alan, idarelerin tesis ettiği işlemlerde uyması gereken ilkelerden birisi olan ölçülülük ilkesi; idarenin, hukuken korunan bir amaca ulaşmak için seçmiş olduğu yöntem ve araçların, gerekli, orantılı ve elverişli olmasını ifade etmektedir.

19.1. Elverişlilik, amaca ulaşmak için başvurulan tedbirin amaca ulaşılabilmesine uygun olmasını yani aracın amaca hizmet etmesini ifade eder.

19.2. Gereklilik, amaca ulaşmak için kullanılabilecek araçlar arasından, bireylerin hak ve özgürlüklerini en az sınırlayacak olanın seçilmesi anlamında gelir. Amacı gerçekleştirmek için daha hafif ve makul bir araç mevcut ise başvurulan araç gereksiz olacaktır.

19.3. Orantılılık, alınan önlemin bireye verdiği zararla kamunun sağladığı fayda arasında adil bir denge sağlanmasıdır. Amacın gerçekleştirilmesi sonucunda elde edilecek yarara kıyasla bireylerin önemli menfaatlerine zarar geliyorsa orantılılık ilkesine aykırı bir müdahale söz konusudur.

20. Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yayımlanan İyi Yönetim İlkeleri Rehberi’nde Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer alan ilkelere ilişkin idarelere tavsiyeler verilmiştir. Bu kapsamda, idarelerin ölçülülük ilkesine uygun

hareket etmesi için aşağıdaki hususları göz önünde bulundurması gerekmektedir:

a. İdare, kararlarını alırken meşru ve ulaşmak istenen amacı gerçekleştirmeye yönelik en elverişli aracı kullanmaya özen göstermelidir.

b. İdare, işlem ve eylemlerini tesis etmeden önce amacı gerçekleştirmeye yönelik tüm alternatifleri belirlemeli, işlem ve eylemlerini gerçekleştirmek için kullanabilecekleri araç ve yöntemin birden fazla olması durumunda bireylerin özgürlükleri ile menfaatlerine en az müdahaleyi içeren seçeneği tercih etmelidir.

c. Belirlenen amacın gerçekleştirilmesi için idare tarafından tesis edilen işlemin kabul edilebilir ve makul bir gerekliliği bulunmalıdır.

d. İdare, kişilerin hak ve özgürlükleri ile menfaatlerine yönelik müdahalesinde orantılılık ilkesine riayet etmeli, yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen kamu yararı arasında hakkaniyete uygun adil bir denge gözetmelidir.

e. İdarenin, kişilerin hak ve özgürlükleri ile menfaatlerine yönelik müdahaleleri, hakkın kullanımını tamamen ortadan kaldıracak ve hakkın özünü zedeleyecek nitelikte olmamalıdır.

f. İdarece tesis edilen işlemlerde, bireyler arasındaki menfaat dengesinin de korunması elzemdir.

21. Engelli bireylere tanınan ücretsiz seyahat hakkı, 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri

Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (§ 8) ve bu Kanun’a dayanılarak hazırlanan Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği (§ 10) ile düzenlenmiştir. Söz konusu mevzuat kapsamında, TCDD tarafından engelli bireylere trenlerde ücretsiz seyahat hakkı tanınmıştır. Ancak söz konusu uygulamanın, engelli vatandaşlar tarafından alınan biletlerin kullanılmaması nedeniyle yüksek miktarda atıl kapasite ve kamu zararı oluşturması, hizmetten yararlanmak isteyen diğer yolcuların mağduriyet yaşaması sebebiyle ve suistimallerin önlenmesi amacıyla ilgili paydaşlar ve sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelinerek bir ay içerisinde iki kez ücretsiz bilet alarak seyahat etmeyen yolcuların 180 gün süreyle kısıtlama işlemine tabi tutulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Söz konusu uygulamaya ilişkin hususlar ise T.C. Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından

01.01.2020 tarihinde yürürlüğe konan “Yolcu Tarifesi Ek-3 Trenkart” yazısının 3.2. “Usulsüz Kullanım ve

Kara Liste” maddesi ile düzenlenmiştir (§ 11).

22. Başvuru konusu bağlamında, TCDD tarafından sunulan ulaşım hizmetlerinden ücretsiz yararlanma hakkı kapsamında bir ay içerisinde iki defa bilet alarak trene binmediği tespit edilen engelli bireylerin söz konusu fiillerine ilişkin olarak yaptırım uygulanmasının başlı başına hukuka aykırı olduğunun değerlendirilemeyeceği, hizmetin düzenli işleyişi ve hizmetten yararlanan diğer kişiler için gerekli olması sebebiyle yaptırım uygulanmasının meşru bir amaca yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak, kurallara uyulmadığı takdirde uygulanacak yaptırımların da ölçülülük ilkesi gözetilerek belirlenmesi önem teşkil etmektedir (KDK, Başvuru No : 2024/8998 2023/17368, 11.03.2024, §19).

23. Kamu zararının önlenmesi amacıyla getirilen “bir ay içerisinde iki defa bilet alarak kullanılmaması nedeniyle engelli paketinin 180 gün süreyle kısıtlanması” uygulamasının ölçülülük ilkesi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu çerçevede, 180 gün boyunca ücretsiz seyahat hakkının askıya alınması şeklindeki sınırlamanın, oldukça uzun bir süreyi kapsaması sebebiyle elverişli bir araç olmadığı, ayrıca bireyin özgürlükleri ile menfaatlerine en az müdahaleyi içeren seçenek olmaması sebebiyle gereklilik unsuruna da uygun olmadığı, bu haliyle, alınan önlemin, başvurana isnat edilen fiil göz önüne alındığında ölçülü olmadığı değerlendirilmiştir. Zira İdare tarafından 180 günlük süre belirlenerek alınan önlemin bireye verdiği zararla kamunun sağladığı fayda arasında adil bir denge bulunmamaktadır.

24. Diğer yandan, hâlihazırda engellilerin toplu taşıma ile bir yerden başka bir yere seyahat etmeleri yeterince zor ve meşakkatli olup beklenmedik durumlar sebebiyle seyahat edememiş olabileceklerinin göz önüne alınması gerekmektedir. Bu kapsamda, TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin uygulamasında, engelli bireylerin, seyahat edememelerine ilişkin mazeretlerini sunabilecekleri bir mekanizmanın olmadığı anlaşıldığından getirilen kısıtlamanın ölçüsüz olduğu değerlendirilmektedir (KDK, Başvuru No : 2024/8998 2023/2775, 11.08.2023, §19).

25. TCDD Taşımacılık A.Ş. tarafından uygulanan kısıtlamanın hukuki dayanağı olarak 233 Sayılı KHK’nin 9’uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen, “Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıkların çalışmalarının verimli ve karlı olarak yürütülmesi şartlarını oluşturacak esasları ve işletme politikalarını belirlemek” hükmü ile Türk Ticaret Kanunu’nun 906’ncı maddesinin birinci fıkrası “Yolcu, taşıyıcı tarafından iç hizmetleri düzenlemek için konulmuş kurallara uymak zorundadır.” hükmü gösterilmiştir. Belirtilen mevzuat hükümleri normlar hiyerarşisi bağlamında Anayasa’ya aykırı olmamakla birlikte bahsi geçen

Kanun ve KHK hükmünün uygulanmasının da Anayasa’ya uygun olması gerekmekte olup TCDD

Taşımacılık A.Ş. tarafından uygulanan 180 günlük kısıtlamanın, Anayasa ile korunan pozitif ayrımcılık ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

26. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler incelenerek Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; “bir ay içerisinde iki defa bilet alarak kullanılmaması nedeniyle engelli paketinin 180 gün süreyle kısıtlanması” uygulamasının elverişlilik ve gereklilik unsurlarını taşımaması sebebiyle ölçülü olmadığı ve İdare tarafından alınan önlemin bireye verdiği zararla kamunun sağladığı fayda arasında adil bir denge olmadığı tespit edilmiş olup söz konusu kısıtlamanın hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmekle birlikte; engelli bireylere uygulanan 180 gün süreli kısıtlama bakımından değişikliğe gidilmesi yönünde gerekli çalışmaların yapılarak ölçülülük ilkesine uygun nitelikte bir yaptırım belirlenmesi, ayrıca seyahat edememe mazeretlerini sunabilecekleri bir mekanizmanın oluşturulması ile engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla gerekli tüm tedbirlerin alınması için

TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 27. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

28. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Hakkaniyete uygun adil bir denge sağlanması, idare tarafından tesis edilen işlemlerde bireyler arasındaki menfaat dengesinin de korunması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; engelli bireylere uygulanan 180 gün süreli kısıtlama bakımından değişikliğe gidilmesi yönünde gerekli çalışmaların yapılarak ölçülülük ilkesine uygun nitelikte bir yaptırım belirlenmesi, ayrıca seyahat edememe mazeretlerini sunabilecekleri bir mekanizmanın oluşturulması ile engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla gerekli tüm tedbirlerin alınması için TCDD TAŞIMACILIK A.Ş.

GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca TCDD

TAŞIMACILIK A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve TCDD TAŞIMACILIK A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi