ÖZET: Başvuranın, engelli olarak emekli aylığı talebi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sigortalı olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran vekili, müvekkilinin 1994 yılında sigortalı olarak çalışmaya başladığını, 2002 yılında engelli kadrosundan memuriyet görevine atandığını ve %40 engelli raporu bulunduğunu belirterek, emekli aylığının bağlanmasını talep etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın talep tarihi itibarıyla 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmadığını ifade ederek, başvuruyu reddetmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumu ve ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda, başvurunun reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu ancak başvuranın prim ödeme gün sayısının, hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, başvuranın emekli aylığı talebinin, yalnızca sigortalı olma şartı nedeniyle reddedilmesinin, Anayasa ve sosyal güvenlik mevzuatına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Sosyal Güvenlik Kurumu’na, başvuranın emekli aylığı bağlanmasına olanak tanıyacak yeni bir işlem tesis etmesi ve ilgili mevzuatın hakkaniyete uygun şekilde yeniden düzenlenmesi için gerekli çalışmaların başlatılması konusunda tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, engellilerin sosyal güvenlik haklarının korunması ve iyileştirilmesi açısından önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/13562-S.21.21768

BAŞVURU NO : 2021/8318

KARAR TARİHİ : 22/09/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Engelli başvuranın yaşlılık aylığı bağlanması talebinin 4/1-(c)

BAŞVURUNUN KONUSU :

kapsamında sigortalı olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 19/04/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran vekili özetle, müvekkilinin 1994 yılının 10. Ayında ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığını, 28.12.2002 tarihinde engelli kadrosundan memuriyet görevine atandığını, 20.06.2011 tarihli sağlık kurulu raporu gereğince %40 engelli olduğunun tespit edildiğini ve vergi indiriminden faydalanmaya başladığını, kamudaki çalışmasının 1.9.2016 tarihine kadar devam ettiğini, engelliliği nedeniyle emekli aylığı bağlanması şartlarını taşıdığı halde idarece emeklilik talebinin iştirakçi olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek müvekkilinin emekli aylığının bağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 12/8/2021 tarihli ve – – sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine de yer verilmek suretiyle özetle;

2.1 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı

Kanunu hükümleri uygulanan sigortalıların engelliliğe bağlı erken emeklilik haklarından yararlandırılabilmeleri için öncelikle aranan şartın aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmak

olduğu, buna ek olarak fıkrada belirlenen çalışma gücü kayıp oranı ile prim gün sayılarının bulunması gerektiği, 2.2. Başvuranın dosyasının tetkikinde 1/10/1994-29/12/2002 tarihleri arasında 7 yıl 5 ay 4/1-(a)

kapsamında, engelli kadrosundan atanması sonucu 15/01/2003-14/8/2016 tarihleri arasında 13 yıl 7 ay 4/1(c) kapsamında olmak üzere toplam 21 yıl hizmeti bulunmaktayken 1/9/2016 tarihinde 672 sayılı KHK uyarınca görevden çıkarıldığı, 2.3. Başvuranın ilk olarak Kurum kayıtlarına 4/3/2017 tarihinde geçen dilekçesi ile tarafına engelliliğinden dolayı yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle başvurduğu, 8/5/2017 tarihli yazıları ile 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmadığı gerekçe gösterilerek talebinin reddedildiği, aynı talebe ilişkin 31/8/2017 tarihli ve vekilinin 2/2/2021 tarihli başvurularının da aynı gerekçelerle 21/9/2018 ve 25/2/2021 tarihlerinde reddedildiği, 15/6/2021 tarihli CİMER başvurusuna 14/7/2021 tarihli yazı ile cevap verildiği, 2.4. Buna göre, aylık talep tarihi itibarıyla 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmayan başvurana engelliliğine bağlı olarak yaşlılık aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığı, Bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 3.2.“Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesi;

“…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır…”, 4. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

…

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz…”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 6.1.“Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28 inci maddesinin beşinci fıkrası; “Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve

4320 gün,

b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar. Bunlar 94 üncü madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tâbi tutulabilirler.”, 6.2.“5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4 üncü maddesi; “…

Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.

…

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az % 40 oranında engelli olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında doğuştan engelli olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760, b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480, gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanır.

…”, 7. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 9.1.“Emekli Aylığı Bağlanacak Haller” başlıklı mülga 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının j) bendi;

Göreve girişlerinde, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak alınmış ve raporda sakatlık oranı en az % 40 olanlardan fiili hizmeti 15 yıl olanların istekleri üzerine,”, 9.2. Ek Geçici 22 nci maddesi; “Sakat olup sakatlarla ilgili mevzuattan yararlanmaksızın ve 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesine göre tescili yapılmaksızın T.C. Emekli Sandığına tabi görevlere giren ve bedensel ve zihinsel yeteneklerindeki eksiklik nedeniyle çalışma güçlerini en az %

40 oranında yitirdiği sağlık kurulu raporu ile belgelenen ve 15 yıl ve daha fazla fiili hizmeti olanlar da

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 39 uncu maddesine, 13/11/1981 tarih ve 2559 sayılı Kanunla

eklenen (j) fıkrası hükmünden yararlanırlar.”, 8. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin j bendi; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri,”, 8.2. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesi; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır.

Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır.

Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 9. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “5434 sayılı Kanuna tabi özürlülere ilişkin hükümler” başlıklı geçici 14 üncü maddesi; “(1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı

Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az %40 oranında özürlü olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az

%40 oranında doğuştan özürlü olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri hâlinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) Yüzde 50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760, b) Yüzde 40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480, gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Ek cümle:RG-18/8/2021-

31572) Bu şekilde aylık bağlanacak sigortalıların, aylık talep tarihinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci

fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olmaları şartı aranmaz.”

Şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran vekili özetle, müvekkilinin engelliliği nedeniyle emekli aylığı bağlanması için aranan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını taşıdığı halde aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmadığı gerekçe gösterilerek emekli aylığının bağlanmadığını belirterek emekli aylığının bağlanmasını talep etmektedir.

12. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca hakkında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan başvurana engelliliği nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için aynı maddenin 6 ncı fıkrası gereği başvuranın öncelikli şart olarak aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olması gerektiği, aylık talep tarihinde anılan kapsamda sigortalı olmayan başvurana aylık bağlanmasına imkân bulunmadığı bildirilmiştir.

13. Bu çerçevede uyuşmazlığın, 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında olup haklarında 5434 sayılı Kanun hükmü uygulanan engellilere, bu durumları nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanırken aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olma şartı aranıp aranmayacağı noktasında düğümlendiği görülmektedir.

14. Engellilere hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin düzenlemelerden doğduğu görülen somut uyuşmazlığın adil ve hakkaniyete uygun bir çözüme ulaşılabilmesi için, uygulamanın 2008 yılında sosyal güvenlik sisteminde reform yapan ve en temel gerekçelerinden biri norm ve standart birliğini sağlamak olarak belirlenen 5510 sayılı Kanun öncesindeki ve sonrasındaki düzenlemeler dikkate alınarak etraflıca ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

5510 sayılı Kanun öncesi düzenlemeler

15. 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesi engellilerin hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanabilmesine imkân tanıyan yasal düzenlemelerden 5434 sayılı Kanunun mülga 39 uncu maddesinde göreve girmeden önce en az % 40 engelli olanlara, ek geçici 22 nci maddesinde ise göreve girmeden önce engelli olmasına rağmen göreve engellilikle ilgili mevzuata dayanarak girmeyenlerden çalışma güçlerini en az % 40 oranında kaybedenlere 15 yıl fiili hizmetleri olması halinde aylık bağlanabileceği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere 5434 sayılı Kanunda yalnızca göreve girmeden önce engelli olanlara yönelik bir düzenlemeye gidilmiş, göreve girdikten sonra engelli hale gelenlere yönelik olarak hafifletilmiş şartlarla emekli aylığı bağlanmasına ilişkin bir düzenlemeye gidilmemiştir.

16. Diğer taraftan, 506 sayılı Kanunun mülga 60 ıncı ve geçici 87 nci maddeleriyle engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılara yaşları ne olursa olsun yalnızca engellilik oranlarına göre farklılaşan şartlarla yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiştir. Engellilik halinin ilk defa sigortalı olmadan önce ya da sonra ortaya çıkıp çıkmadığına yönelik herhangi bir ayrıma ise gidilmemiştir.

17. 1479 sayılı Kanunda esnaf ve bağımsız çalışanların engelli hale gelmeleri halinde hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığına hak kazanmalarına yönelik olarak herhangi bir düzenleme yer verilmemiştir.

5510 sayılı Kanun sonrası düzenlemeler ve uygulama

18. Kimlerin sigortalı sayılacağı 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılmıştır. Kamu idarelerinde hizmet akdine tabi olmaksızın kadro ve pozisyonlarda sürekli veya sözleşmeli çalışanlar ile

657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar yani geniş anlamda devlet memurları

maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde sigortalı olarak sayılmıştır. Bununla birlikte sosyal güvenlik yönünden 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olan bu gruptaki sigortalılar Kanunun geçici 1 inci maddesiyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilmiştir.

19. 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü ile birlikte ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanlara, Kanunun 28 inci maddesinde sigortalılara yaş şartı aranmaksızın çalışma gücündeki kayıp oranlarına göre farklılaşan şartlarla yaşlılık aylığı bağlanabileceği belirlenmiştir. Anılan düzenleme ile ilk defa 5510 sayılı

Kanunun yürürlük tarihinden sonra sigortalı olanlara yönelik norm birliği sağlanmış, daha önce engellilik oranına bağlı olarak hafifletilmiş şartlarla emekli olma imkânı bulunmayan 4/1-(b) kapsamındaki

sigortalılar ile çalışmaya başladıktan engelli hale gelmeleri nedeniyle hafifletilmiş şartlarla emekli olma imkânı bulunmayan 4/1-(c) bendi kapsamındaki sigortalılara, çalışma güçlerindeki kayıp oranları esas alınarak hafifletilmiş şartlarla emekli olma imkânı sağlanmıştır.

20. Diğer yandan 5510 sayılı Kanunda 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara yönelik olarak geçiş hükümlerine de yer verilmiştir. Buna göre; 20.1. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 /1- (c) bendi kapsamına alınanlar hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı, bunların aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerinin ayrıca dikkate alınacağı düzenlenmiştir.

20.2. Bununla birlikte geçici 4 üncü maddenin altıncı fıkrasında, çalışmaya başlamadan önce ya da doğuştan en az % 40 oranında engelli olanlardan aylık talep tarihinde 4/1- (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara en az 5400 prim ödeme gün sayısı olması kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanacağı, çalışmaya başladıktan sonra engelli olup Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranı % 50 ile % 59 arasında tespit edilen sigortalılara en az 5760, % 40 ile % 49 arasında tespit edilen sigortalılara 6480 prim ödeme gün sayıları olması kaydıyla aylık bağlanacağı düzenlenmiştir. Böylece 5434 sayılı Kanunda yalnızca göreve girmeden önce engelli olanlar tanınmış olan engelliliğe bağlı hafifletilmiş şartlarla emekli olma hakkı, göreve girdikten sonra engelli hale gelenlere de tanınmıştır. Ancak Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinin (SSİY) geçici 14 üncü maddesinde 18/8/2021 tarihinde yapılan değişikliğe değin idarece fıkranın ilk cümlesindeki “aylık talep tarihinde bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara;” ibaresi gerekçe gösterilmek suretiyle fıkra kapsamındaki tüm engellilere aylık talep tarihinde 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olmaları şartıyla aylık bağlanacağı kabul edilmiştir. Bahse konu yönetmelik değişikliği sonrasında bu kez fıkra kapsamındaki engelli sigortalılar arasında aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olma şartı yönünden “göreve girmeden önce engelli olanlar” ve “göreve girdikten sonra engelli hale gelenler” şeklinde fiili olarak bir ayrım ortaya çıkmıştır. Buna göre, aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olma şartı “göreve girmeden önce engelli olanlar” yönünden aranmaya devam edilirken “göreve girdikten sonra engelli hale gelenler” yönünden aranmamaya başlanmıştır.

21. Yukarıda özetlenen süreç neticesinde, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce de engellilik nedeniyle hafifletilmiş şartlarla emekliliğe ilişkin bir takım düzenlemeler bulunduğu görülmekle birlikte, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü girmesiyle beraber; 506 sayılı Kanun’daki görece daha hafif şartlar taşıyan hükümler geçiş hükümlerine konu olmak suretiyle korunmuş, 1479 sayılı Kanunda yer verilmemesi nedeniyle anılan haktan faydalanamayan 4/1-(b) sigortalılar hakkın kapsamına alınmış, 5434 sayılı

Kanun’da göreve girmeden önce engelli olunmasına ya da rapor alınmış olmasına istinaden sağlanan hafifletilmiş şartlarla emekli olma hakkı, göreve girdikten sonra engelli durumuna düşenleri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Ancak SSİY’de 2021 yılı Ağustos ayında yapılan değişikliğine değin, haklarında

5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan engelli sigortalılara aylık bağlanabilmesi için aranan aylık talep

tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olma şartı, bunlardan “göreve girmeden önce engelli olanlar” yönünden aranmaya devam edilirken “göreve girdikten sonra engelli hale gelenler” yönünden aranmamaya başlanmıştır.

22. Somut olayda, başvuranın %40 engel oranına bağlı olarak engelli kadrosundan devlet memuriyetine atandığı dolayısıyla memuriyet görevine girmeden önce engelli olduğu, 1/9/2016 tarihinde görevinden çıkarıldığı, anılan engellilik oranına bağlı atanma usulü ve göreve başlangıç tarihi esas alındığında emekli aylığı bağlanması yönünden 5400 prim ödeme gün sayısı şartına tabi olduğu, tarafına aylık bağlanması talebinde bulunduğu tarihte 21 yıl 15 gün (7215) prim ödeme gün sayısı bulunmasına rağmen anılan tarih itibarıyla 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmadığı gerekçesiyle tahsis talebinin idarece reddedildiği anlaşılmaktadır.

23. Anayasanın “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde devlete, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almak yönünde görev yüklenmiş, “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtildikten sonra çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı, “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikler gözeterek malî kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getirileceği ifade edilmiştir. Bu çerçevede engellilerin, sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler kapsamında yer aldığı, bunlara yönelik bir takım koruyucu ve destekleyici tedbirleri almanın devletin görevleri arasında yer aldığı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Sosyal güvenlik kanunlarının da anılan hükümler çerçevesinde düzenlemeler içerdiği bilinmektedir.

24. Anayasa Mahkemesi kararlarında sıklıkla vurgulandığı şekliyle “Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.

Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa

Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez. Başka bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, kanunlara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz. Kanunlar, eşitlik ilkesine uygun bir şekilde, aynı veya benzer durumda bulunanlar için haklarda ve ödevlerde, yararlarda ve yükümlülüklerde, yetkilerde ve sorumluluklarda, fırsatlarda ve hizmetlerde eşit davranılmasını sağlayacak kurallar içermelidir.” (AYM, E. 2009/47, K. 2011/51, 17.03.2011).

25. Yine Anayasa Mahkemesi tarafından eşitlik kavramı, herhangi bir nesnel ve makul dayanağı olmaksızın aynı durumdaki bireylere farklı muamelede bulunulmamasına ilişkin gereklilik olarak ifade edilmektedir (AYM, Aziz Turhan Başvurusu, B. No. 2012/1269, 08.05.2014, § 38).

26. Diğer yandan 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunda doğrudan ve dolaylı olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaklanmış eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirlerin alınacağı öngörülmüştür.

Makul düzenleme, engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirler olarak tanımlanmıştır. Buna göre, engellilerin konu olduğu her türlü iş, işlem ve eyleminde eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve yukarıdaki esaslar çerçevesinde gerekli olduğu değerlendiriliyorsa bu yönde makul düzenlemeler aracılığıyla her türlü değişikliği yapmak ve tedbiri almak idarenin sorumluluğudur. Buna göre, gerek 5510

sayılı Kanunda gerekse diğer Kanunlarda engelliliği nedeniyle çalışma gücünü kaybeden sigortalılara hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanmasına imkân veren düzenlemelerin yukarıda belirlenen

Anayasal ve yasal çerçeve içerisinde yer aldığının kabulü gerekmektedir.

27. Bunun yanında yukarıdaki çerçeveyle uyumlu olarak 2/3/2021 tarihinde kamuoyuna açıklanan ve 30/4/2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle uygulamaya alınan 2021-2023 dönemi İnsan Hakları Eylem Planında engelli haklarının devletin pozitif ayrımcılık yapmasını ve özel politikalar geliştirmesini gerektirdiği belirtilmek suretiyle kırılgan kesimlerin korunması ve toplumsal refahın güçlendirilmesi planın amaçları arasında sayılmış, engelli ve yaşlıların kamu hizmetlerine erişimlerinin kolaylaştırılması bir hedef olarak tanımlanmış ve bunun uzantısı olarak engellilerin kendilerine haklardan faydalanabilmeleri için gerekli olan sağlık raporlarında engellilik hali ve oranına ilişkin kriterlerde standart sağlanması, çoklu değerlendirme uygulamasının gözden geçirilmek suretiyle engelli vatandaşların mağduriyetleri giderilmesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sorumlu kurum olarak belirlendiği faaliyet olarak yer almıştır.

28. Devlet memuriyetine girmeden önce engelli olup memuriyetten ayrılmaları nedeniyle 4/1-(c)

kapsamındaki sigortalılık halleri sona erenlere, engellilik hallerine bağlı olarak yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için izleyebilecekleri iki yol bulunmaktadır. İlki bu kişilerin yeniden 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmaları yani yeniden devlet memuriyetine girmeleridir. Devlet memuriyetinden ayrılan kişilerin yeniden göreve girmeleri ilgili kanunlarda çizilen yasal çerçeve içinde katı şartlara tabidir ve ilgililerin iradi olarak derhal ulaşabilecekleri bir statü değildir. Hatta kimi durumlarda imkânsızdır. İkincisi ise taraflarına diğer sigortalılık statülerinden aylık bağlanmasına imkân verecek süre kadar (son 7 yıllık fiili çalışma süresi içinde en fazla olan süre) diğer sigortalılık statülerine tabi olarak çalışmaktır. Bu durum ise hâlihazırda engellilik nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanması için aranan prim ödeme gün sayısını tamamladıkları halde ilgilileri çalışmaya zorunlu kılmaktadır. Yukarıda yer verilen her iki halde de mevzuatta engellilere yaşlılık aylığı bağlanması için aranan sigortalı çalışma süresine (prim ödeme gün sayısı) ulaştıkları halde ilgililerin hafifletilmiş şartlarla emekli olma hakkına ulaşmasını ve hakkı kullanımını makul olmayan ve ölçüsüz bir biçimde zorlaştırmakta hatta kimi durumlarda hakkı anlamsızlaştırmaktadır.

29. Diğer yandan mevcut uygulamada, engellilik halleri nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olma şartı yalnızca haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulananlardan göreve girmeden önce engelli olanlar için söz konusudur. Bunlar dışında diğer hiçbir engelli sigortalı grubu için (haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmakla beraber göreve girdikten sonra engelli hale gelenler dâhil) aylık talep tarihinde zorunlu sigortalı olma şartı aranmamaktadır. Bu durumda söz konusu grup yönünden anlaşılabilir, amaçla ilgili, makul ve adil olmayıp haklı bir nedene dayanmayan bir ayrım ortaya çıktığı değerlendirilmektedir.

30. Yukarıda yer verilen çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın aylık bağlanma talebinin aylık talep tarihinde 4/1-(c) statüsünde sigortalı olmaması gerekçesiyle reddedilmesi işlemlerinin mevzuat hükümlerine aykırı olmadığı ancak başvuranın prim ödeme gün sayısı yönünden hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanması için mevzuatta prim ödeme gün sayısına ilişkin aranan şartları taşıdığı anlaşıldığından, salt 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmaması nedeniyle reddedilmesinin, anayasanın 10 uncu ve 61 inci maddeleri, 5378 sayılı Kanun, sosyal güvenlik mevzuatında engellilere hafifletilmiş şartlarla aylık bağlanmasına ilişkin gelişen süreç ve başvuranın somut durumu bağlamında engelliler için öngörülen pozitif düzenlemelerin lafzına, amacına ve ruhuna uygun olmayıp başvuranın anılan hakka ulaşmasını başvuran aleyhine makul olmayan ve ölçüsüz bir şekilde zorlaştırdığı dolayısıyla hakkaniyetle bağdaşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

31. Diğer yandan benzer nitelikte bir başvuru üzerine Kurumuzca daha önce verilen 26/3/2018 tarihli 2017/11786 Başvuru No ve 53878609-101.07.04-E.5308 sayılı Tavsiye Kararında da yukarıda yer verilen hususlara vurgu yapılmak suretiyle, uyuşmazlığa konu mevzuatın hakkaniyete uygun şekilde yeniden düzenlenmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulmuştur. Nitekim idarece SSİY’de yapılan değişikliğin anılan karardaki tavsiye ile uyumlu olduğu görülmekte ve memnuniyetle karşılanmaktadır. Öte yandan mevcut başvuru bağlamında, haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan ve “göreve girmeden önce engelli olanlar” yönünden mevzuatın halen geliştirilmeye ihtiyaç duyulduğu tespiti yapılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 32. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

33. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvurunun KABULÜNE, – Başvurana emekli aylığı bağlanmasına imkân sağlayacak yeni bir işlemin tesis edilmesi, – Engelli duruma düşüp çalışma gücünü kaybedenler hakkında; Anayasanın 10 uncu maddesindeki eşitlik ve pozitif ayrımcılık ilkeleri, 5510 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde sigortalılık süresi ve prim ödenmiş gün sayısı yönünden sağlanan norm ve standart birliği ve 5378 sayılı Kanunda yer bulan makul düzenleme ilkesi göz önüne alınarak, göreve girmeden önce engelli olup haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalıların aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olma koşullarına ilişkin, hakkaniyete uygun mevzuat değişikliğine gidilmesine yönelik gerekli çalışmaların başlatılması hususlarında SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Mevzuat değişikliğine ilişkin çalışmalarda değerlendirilmek üzere kararın bir örneğinin ÇALIŞMA VE

SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE, bilgileri için TÜRKİYE BÜYÜK

MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA SUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal

Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TEBLİĞİNE;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi