ÖZET: Başvuran, engellilik ve aile birliği mazeretleriyle Adıyaman iline nakil talebinde bulunmuştur. Ancak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği kurallar gereği, engelli işçilerin beş yıl süreyle il dışı nakil talebinde bulunamayacakları belirtilmiştir. Başvuran, 2018 yılında İstanbul’dan engelli işçi olarak atanmış, daha sonra Şanlıurfa’ya nakledilmiş, Adıyaman’a nakil talepleri ise boş kontenjan bulunmaması nedeniyle reddedilmiştir. Adıyaman’da çalıştırılması gereken engelli işçi sayısının 20 olmasına rağmen, 21 engelli işçi çalıştığı tespit edilmiştir.

Başvuranın talebinin değerlendirilmesinde, İşletme Toplu İş Sözleşmesi’nde engellilik mazeretine dayanan nakillere dair bir hüküm bulunmadığı, sağlık ve eş durumu mazeretlerine dayanan nakillerin öncelikli olduğu ifade edilmiştir. Bu durum, başvuranın nakil talebinin hukuki çerçevede karşılanmadığını göstermektedir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/3429-S.23.5738

BAŞVURU NO : 2022/16053

KARAR TARİHİ : 17/03/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres: S

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın engellilik ve aile birliği mazeretleri nedeniyle Adıyaman iline naklen atanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/11/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosunda İlçe Milli

Eğitim Müdürlüğünde daimi engelli işçi olarak 4 yıldır çalıştığını, eşinin Adıyaman Kahta Devlet

Hastanesi’nde hemşire olarak görev yaptığını, eşinin annesi yatalak olduğundan dolayı ihtiyaçlarının giderilmesi için Kahta’da kalması gerektiğini, gidiş geliş yaparken yaşadığı sıkıntılar sebebiyle aile bütünlüğü için eş durumu tayini talebinde bulunduğunu, fakat Bakanlığın 26.11.2020 tarih ve 21525590 sayılı Genelgesinde becayiş ya da boşluk olması halinde nakil yapılacağı onun dışında yapılamayacağının beyan edildiğini, yaşanan mağduriyetten dolayı aile içi bütünlüğünün bozulduğunu, psikolojik sorunlar yaşadığını, çocuklarının yaşamında sorunlar oluştuğunu ifade ederek Şanlıurfa ilinden Adıyaman iline naklinin yapılmasını talep etmektedir.

1.1. Şikâyet başvurusuna konulan ek evrakların tetkikinden; Milli Eğitim Bakanlığı’nın 20/10/2022 tarih ve sayılı yazısıyla başvuranın talebini reddettiği, ayrıca başvuranın Gölbaşı

Devlet Hastanesinden alınmış 01/04/2022 tarihli ve rapor numaralı %45 engel oranına sahip, süresiz Erişkinler için Engellilik Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu tespit edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Milli Eğitim Bakanlığından alınan 06/12/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde;

2.1. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30’uncu maddesi kapsamında Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrinde engelli işçi olarak çalışan Abdurrahman Demir’in, aile birliği mazereti nedeniyle Adıyaman İl Millî Eğitim

Müdürlüğü emrine naklen atanma talebinin incelendiği, 2.2. Adı geçenin işe alınmasına esas Millî Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatına Engelli, Eski

Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Derecede Yaralanan İşçi Alımı İlanı’nın Başvuru

Özel Şartları başlıklı 2’nci maddesinin altıncı fıkrasında “Bu ilanla işe alınan işçiler beş yıl süre il dışı nakil talebinde bulunamazlar.” şartı bulunduğu, 2.3. Adı geçen, engelli işçi olarak atandığı İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğüne kendi tercihiyle bilerek, isteyerek ve bu ilde boş kontenjan bulunduğundan atandığı, ayrıca muhtelif zamanlarda yapmış olduğu nakil taleplerinde sağlık raporuyla beyan etmiş olduğu sağlık özrünü teşkil eden mevcut engelinin, işe ilk giriş gerekçesinde beyan ettiği engel durumuyla aynı olduğu, 2.4. Adı geçenin ilk defa 15/11/2018 tarihinde İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrine engelli işçi olarak atandığı, daha sonra Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrine naklinin yapılmasını talep etmiş olup; Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğü engelli işçi kontenjanında boş kadro bulunmaması nedeniyle nakil talebinin gerçekleştirilemediği, 2.5. Adı geçen personelin daha sonra sağlık ve aile birliği mazeretini öne sürerek Şanlıurfa İl Millî Eğitim

Müdürlüğüne naklini talep ettiği, söz konusu nakil talebinde bulunulan İl Müdürlüğünde engelli işçi kontenjanı boşluğu bulunduğundan gerek sağlık nedenleri gerekse aile birliği mazereti nedenleriyle

29.05.2019 tarihinde Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrine nakil işleminin gerçekleştirildiği,

2.6. İlgili 29.05.2019 tarihinde Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürlüğünde çalışmaya başladıktan sonra

20.12.2019 ve 08.09.2020 tarihlerinde tekrar Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğüne naklinin yapılması

için Bakanlıklarına dilekçeler verdiği, söz konusu talepleri bahsi geçen tarihlerde de Adıyaman İl Millî

Eğitim Müdürlüğünün boş engelli işçi kontenjanı olmaması nedeniyle uygun görülmediği, 2.7. İlgilinin bahse konu yeni başvurusunun, İş Mevzuatı ve Bakanlıkları personel politikaları çerçevesinde değerlendirildiğinde; 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılması Hakkında Kanun’un Ek 2’nci maddesinde; “(1)Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilir. (2)Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır” denildiği, Kanun’a göre bu taleplerin kadro, personel politikası, maliyet ve benzeri şartlar da göz önünde bulundurularak dikkate alınacağının hüküm altına alındığı, 2.8. Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 30/11/2022 tarihli ve sayılı yazısında da bildirildiği üzere, 527 olan toplam işçi sayısından Engelli ve Eski Hükümlü/TMY sayısı düşüldüğünde 494 olan işçi sayısına karşılık %4 oranında çalıştırılması gereken engelli işçi sayısının

20 olması gerekirken 21 engelli işçinin çalıştığı, dolayısıyla bir engelli işçinin fazla olduğu, boş

kontenjanın bulunmadığı, buna bağlı olarak başvurucunun Toplu İş Sözleşmesi’nin 39’uncu maddesi uyarınca Adıyaman İline naklen tayininin mümkün olmadığı, 2.9. Konu ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının 25/10/2019 tarihli ve 42168566010.06-E.4005 sayılı Sözleşmeli Personel ve Sürekli İşçi İstihdamı konulu yazısında “İlgili mevzuatı uyarınca engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunun karşılanması ile askerlik görevi sebebiyle kurumlarından ayrılan sürekli işçilerin askerlik hizmeti dönüşü göreve başlayabilmelerini teminen yapılacak işçi atamaları için boş sürekli işçi kadrosu bulunması halinde, Başkanlığımızdan izin alınmasına gerek bulunmamakla birlikte, boş kadro bulunmadığı durumlarda 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin 8 inci maddesi uyarınca kadro ihdas edilmeksizin atama işlemi tesis edilmemesi…” şeklinde belirtildiği, 2.10. Genelgelerinin Engellilik ve eski hükümlü/TMY durumuna bağlı yer değişikliği başlıklı 6’ncı maddesinde; “Engelli veya eski hükümlü/TMY olarak işe alınan veya İŞKUR’a tescili bulunan işçiler, yukarıda belirtilen şartlardan birisine ilaveten (engelli işçiler ile eski hükümlü/TMY kapsamında çalışanlar kendi aralarında becayiş talebinde bulunabileceklerdir.) nakil istenen ilde engelli veya eski hükümlü/TMY kontenjan açığı bulunan illere, iller arası nakil talebinde bulunabileceklerdir” denildiği, 2.11. İlgili tüm mevzuatlarda engelli kontenjan açığı olmayan İllere atama yapılmasının mümkün olmadığının görüldüğü, 2.12. Genelgelerinin Nakillerde Aranacak Şartlar başlıklı bölümünün 6’ncı maddesinde “Engellilik ve eski hükümlü/TMY durumuna bağlı yer değişikliği: Engelli veya eski hükümlü/TMY olarak işe alınan veya

İŞKUR’a tescili bulunan işçiler, yukarıda belirtilen şartlardan birisine ilaveten nakil istenen ilde engelli veya eski hükümlü/TMY kontenjan açığı bulunan illere, iller arası nakil talebinde bulunabileceklerdir”, Diğer Hususlar başlıklı bölümünün (ç) fıkrasında ise “Mükerrer nakil talepleri: Herhangi bir mazerete bağlı olarak nakli yapılan işçiler, ne mazereti olursa olsun en az 5 yıl süreyle tekrar nakil talebinde bulunamayacaklardır.” hükümlerine yer verildiği, 2.13. Kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almanın ilgili idarenin öncelikli görev ve sorumluluğu olduğu, ayrıca işe alım şartları içerisinde çalışılan ilde 5 yıllık çalışma şartının yer aldığı, kamu hizmetini etkin ve verimli olarak sunmak isteyen idarelerin zorunlu durumlar dışında ihtiyaç duyulan personeli başka bir yere göndermeme kararını, hizmetin gerekleri açısından olağan karşılamak gerektiğinin değerlendirildiği, adı geçenin, yukarıda açıklanan nedenler ve

Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 30/11/2022 tarihli ve sayılı yazısında belirtildiği üzere açık engelli kontenjanı bulunmadığından nakli yapılamamış olup, Adıyaman ilinde engelli işçi kontenjanı açığı oluştuğu takdirde diğer işçilerle birlikte adı geçenin durumunun da değerlendirilebileceği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi

“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan

siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz…

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.2. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde, “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.” 3.3. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde, “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.5. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye

Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.

4.1. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.

Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.” 4.2. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin; 4 üncü fıkrası “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.3.“Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye

Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip

olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat

edilmelidir:

(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, 4.4. Çalışma ve İstihdam başlıklı 27nci maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alır. Taraf Devletler bunların yanısıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (b) Fırsat eşitliği, eşit değerde işe eşit ücret ilkesi, tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları dahil olmak üzere diğer bireylerle eşit koşullar altında adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak engellilerin haklarını korur; (c) Engellilerin iş ve sendikal haklarını diğer bireylerle eşit koşullar altında kullana bilmelerini sağlar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarının ve kariyer gelişiminin desteklenmesine ve engellilerin iş aramasına veya işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder; (h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve önlemlerle, engellilerin özel sektörde istihdam edilmelerini destekler; (i) Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılmasını sağlar; (j) Engellilerin açık iş piyasasında iş deneyimi kazanmasını temin eder; (k) Engelliler için mesleki rehabilitasyon, işte kalma ve işe dönüş programları yürütür. 2. Taraf Devletler engellilerin kölelik altında tutulmalarını engeller ve engellileri zorla veya mecburi çalışmaya karşı diğer bireylerle eşit koşullar altında korur” 4.5. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin; 1 inci fıkrasında “Taraf

Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…”

5. BM Genel Kurulunca 16 Aralık 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayılı Kararıyla kabul edilen Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde; “1. Bu Sözleşmeye Taraf

Devletler, herkesin özgürce seçtiği ya da benimsediği bir işte çalışarak yaşamını kazanma fırsatına sahip olma hakkını içeren çalışma hakkını tanır ve bu hakkı korumak için uygun girişimlerde bulunur.

2. Bu Sözleşmeye Taraf bir Devletin bu hakkın tam olarak gerçekleşmesi amacıyla yapacağı girişimler; bireye temel siyasal ve ekonomik özgürlükleri sağlayacak koşullar altında kararlı ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeyi ve tam ve verimli bir çalışmayı gerçekleştirmek üzere, politikalar ve tekniklerle mesleki ve teknik yönlendirme ve yetiştirme programları uygulamasını da içerir.” 6. 2000 yılında ilan edilen ve Lizbon Antlaşmasının 2009 yılında yürürlüğe girmesiyle diğer Avrupa

Birliği anlaşmalarıyla aynı yasal değeri kazanan Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesinin Ayrımcılık yasağı başlıklı 21nci maddesinde; “1. Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, kalıtımsal özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya başka herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, hususiyet, doğum, maluliyet, yaş veya cinsel eğilim gibi herhangi bir nedenle ayrımcılık yapılması yasaktır. …” 6.1. Engellilerin toplumla bütünleştirilmesi başlıklı 26ncı maddesinde; “Birlik, engelli kişilerin, bağımsızlıklarını, toplumsal ve mesleki yaşamla bütünleştirilmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını sağlamaya yönelik önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı göstermektedir.” 7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 7.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını,

j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.” 7.2. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.” 7.3. İstihdam başlıklı 14 üncü maddesinde; “(Değişik:6/2/2014-6518/72 md.) Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. …” 8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 9. 4/4/2007 tarih ve 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi

Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı

Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un Kapsam başlıklı 1 inci maddesinde; “(1) Bu

Kanun; a) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler ve (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, özel kanunlarla kurulan kuruluş ve teşekküller ile hizmetlerini genel bütçenin transfer tertiplerinden yardım alarak yürüten kamu kurum ve kuruluşlarında, …2006 yılı içerisinde usûlüne uygun olarak vizesi yapılmış geçici iş pozisyonlarında toplam 6 ay veya daha fazla süreyle çalışmış olan geçici işçileri kapsar. …”

9.1. EK MADDE 2-(4/4/2015-6645/79 md.) “(1) Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilir. (2) Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır. …”

10. 4857 sayılı İş Kanunun Tanımlar başlıklı 2nci maddesinde, “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.”

10.1. Tanım ve şekil başlıklı 8inci maddesinde; “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.

11. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 393üncü maddesinde; “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”

12. 15/02/2023 tarihli ve 122 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı, 8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı

Cumhurbaşkanı kararı ile ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kamu personeli hakkında bazı tedbirlerin alınmasıdır.”

12.1. Geçici Süreli Görevlendirme başlıklı 2 nci maddesinde; “ (1) Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar ilgili mevzuattaki şartlara ve kısıtlamalara tabi olmaksızın, olağanüstü halin gerekli kıldığı durumlar sebebiyle olağanüstü hal kapsamındaki illerde ihtiyaç duyulan birim ve hizmetlerde görevlendirilebilir.”

13. 09/08/2009 tarih ve 27314 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarına

İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin amacı, kamu kurum ve kuruluşlarına, iş kanunları hükümlerine göre çalıştırılmak üzere, sürekli veya geçici işçi alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

13.1. Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinde; “d) İşçi: Kamu kurum ve kuruluşlarında bir iş sözleşmesine dayanarak, sürekli ya da geçici çalışan kişiyi, j) Sürekli işçi: Kamu kurum ve kuruluşlarında belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiyi, ifade eder.”

14. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının 25/10/2019 tarihli ve 42168566-010.06-E.4005 sayılı Sözleşmeli Personel ve Sürekli İşçi İstihdamı konulu yazısında; “…2- İlgili mevzuatı uyarınca engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunun karşılanması ile askerlik görevi sebebiyle kurumlarından ayrılan sürekli işçilerin askerlik hizmeti dönüşü göreve başlayabilmelerini teminen yapılacak işçi atamaları için boş sürekli işçi kadrosu bulunması halinde Başkanlığımızdan izin alınmasına gerek bulunmamakla birlikte, boş kadro bulunmadığı durumlarda 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin 8 inci maddesi uyarınca kadro ihdas edilmeksizin atama işlemi tesis edilmemesi,

15. Milli Eğitim Bakanlığının 26/11/2020 tarih, 21525590-903.02.01-E.17312574 sayılı ve 10 Nolu İş

Kolunda Çalışan İşçilerin Nakilleri Konulu Genelgesinde “…Esasen, işçilerin tabi olduğu iş mevzuatında işçilerin kurumlar/birimler/iş yerleri arasında nakillerine ilişkin herhangi bir düzenleme

bulunmadığından, işin ve işverenin gerekleri hariç işe girdikleri yerde çalışmalarını sürdürmeleri gerekmektedir. Yargı kararları da bu yöndedir. Ancak, Bakanlığımız teşkilatında çalışan 15 bin civarındaki sürekli kamu işçisinin tamamına yakınının aynı iş kolunda (10 Nolu İş Kolu) ve aynı toplu iş sözleşmesi kapsamında bulunması, genel bütçe kadrolarında çalışması ve Bakanlığımızın ülke genelinde yaygın bir teşkilat yapısına sahip olması nedeniyle, bu işçilere bazı şartları taşımaları kaydıyla birimler/iller/iş yerleri arası nakil talebinde bulunma hakkı tanınmıştır. Bu kapsamda, 10 Nolu İş Kolunda uygulanmakta olan işletme toplu iş sözleşmesinin iş ve iş yeri değişikliğine ilişkin maddesine göre, sağlık ve eş durumu öncelikli olmak kaydıyla işçinin isteği, işveren vekilinin uygun bulması ve talebin Bakanlığımızca onaylanması halinde işçinin başka bir iş yerine naklinin yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. … Nakillerde Aranacak

Şartlar: 1) Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği: Eşi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu veya diğer personel kanunlarına tabi olarak çalışanlar ile nakil istenen ilde son iki yıl içerisinde eşinin en az 360 gün sigortalı hizmeti olanlar, … 3) Sağlık özürüne bağlı yer değişikliği: İşçinin kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığını veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirenler, … 6) Engellilik ve eski hükümlü/TMY durumuna bağlı yer değişikliği: Engelli veya eski hükümlü/TMY olarak işe alınan veya İŞKUR’a tescili bulunan işçiler, yukarıda belirtilen şartlardan birisine ilaveten (engelli işçiler ile eski hükümlü/TMY kapsamında çalışanlar kendi aralarında becayiş talebinde bulunabileceklerdir.) nakil istenen ilde engelli veya eski hükümlü/TMY kontenjan açığı bulunan

illere, iller arası nakil talebinde bulunabileceklerdir. … Diğer Hususlar: … ç) Mükerrer nakil talepleri:

Herhangi bir mazerete bağlı olarak nakli yapılan işçiler, ne mazereti olursa olsun en az 5 yıl süreyle tekrar nakil talebinde bulunamayacaklardır. …”

16. Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatına Engelli, Eski Hükümlü veya Terörle

Mücadelede Malul Sayılmayacak Derecede Yaralanan İşçi Alım İlanının Başvuru Özel Şartları başlıklı 2nci maddesinin 6ncı fıkrasında “6. Bu ilanla işe alınan işçiler beş yıl süre il dışı nakil talebinde bulunamazlar”.

17. T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ve Bağlı (10 No’lu İşkolunda Faaliyet Gösteren) İşyerleri Adına (TÜHİS)

Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası İle (KOOP-İŞ) Türkiye Kooperatif, Ticaret, Eğitim ve Büro İşçileri Sendikası Arasında Akdedilen 01.01.2021 – 31.12.2022 Yürürlük Tarihli

İşletme Toplu İş Sözleşmesinin Sözleşmenin Hükmü başlıklı 4 üncü maddesinde; “…Sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder.”

17.1. Engelli İşçiler İle İlgili Hususlar başlıklı 37 nci maddesinde; “Bu konuda mevzuat hükümleri uygulanır. Ancak, engelli işçilerin çalıştırılmalarına yönelik süreler, çalıştırılacakları işler ve bu işlere ilişkin işyerlerinin engellerine uygun hale getirilmesi için, işverence gerekli tedbirler alınır.” 17.2. İş ve İşyeri Değişikliği ve Nakiller başlıklı 39 uncu maddesinde; “…5-Sağlık ve eş durumu öncelikli olmak kaydıyla işçinin isteği, çalıştığı yer işveren vekilinin uygun bulması ve talebin Bakanlıkça onaylanması halinde işçinin başka bir işyerine nakli yapılabilir. Bu sözleşme kapsamındaki işçiler, aynı

şartlarda olmak kaydıyla karşılıklı yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu bent hükümlerinin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenir.

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

18. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 19. Başvuran özetle; engellilik ve aile birliği mazeretleriyle Adıyaman iline naklen atanmayı talep etmektedir.

20. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle, başvuranın, bu ilanla işe alınan işçiler beş yıl süre il dışı nakil talebinde bulunamazlar özel koşulu bulunan Millî Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra

Teşkilatına Engelli, Eski Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Derecede Yaralanan İşçi

Alımı İlanına başvurusu sonucunda 15/11/2018 tarihinde İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrine engelli işçi olarak atandığı, sağlık ve aile birliği mazeretiyle Şanlıurfa İl Millî Eğitim Müdürlüğüne naklini talep ettiği, engelli işçi kontenjanı boşluğu bulunduğundan 29.05.2019 tarihinde Şanlıurfa İl Millî Eğitim

Müdürlüğüne nakledildiği, 20.12.2019 ve 08.09.2020 tarihlerinde tekrar Adıyaman iline nakil talebinde bulunduğu ancak boş engelli işçi kontenjanı olmaması nedeniyle talebinin reddedildiği bununla birlikte

Adıyaman İl Millî Eğitim Müdürlüğünün %4 oranında çalıştırılması gereken engelli işçi sayısının 20 olması gerekirken 21 engelli işçinin hali hazırda çalıştığı belirtilmektedir.

21. Başvuranın İşletme Toplu İş Sözleşmesine bakıldığında TİS’de engellilik mazeretine dayanan nakillere ilişkin bir hüküm bulunmadığı, sağlık ve eş durumu mazeretine dayanan nakillerin ise öncelikli olduğu ve aynı şartlarda olmak kaydıyla karşılıklı yer değiştirme talebinde bulunulabileceği hükme bağlanmıştır.

22. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda

Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer

bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenlemelerin yapılması gerektiği bildirilmektedir.

23. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.

24. Bilindiği üzere; engelli bireyler, engellerinden kaynaklanan çeşitli sebeplere ilave ekonomik külfetlerle, fiziksel ya da psiko-sosyal güçlüklerle karşılaşmakta, toplumdaki diğer bireylerin katlanmadığı medikal malzeme giderleri, kişisel öz bakım giderleri, bakım hizmeti giderleri, fiziksel engelleri yüzünden toplu taşıma hizmetlerinden yararlanamamalarına bağlı olarak katlandıkları ulaşım giderleri gibi pek çok durum bu güçlük ve külfetlerin sebepleri arasında sayılmaktadır. Bu sebeple bu sorunların yaşattığı olumsuzlukların giderilebilmesi için birçok uluslararası metinde devlet tarafından özel tedbirler alınması gerektiği ortaya konulmuş; engelli bireylerin sosyal koruma sistemlerinden, yoksullukla mücadele programlarından, engellilikle bağlantılı yardımlardan, toplu konut, emeklilik gibi programlardan faydalanarak mağduriyetlerinin giderilmesinin ekonomik ve sosyal yaşama toplumun diğer bireyleriyle

“eşit koşullarda” katılımlarının sağlanmasının önemi vurgulanmıştır.

25. İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında “İnsan hakları alanında farkındalığın üst düzeyde tutulmasıyla, idarede ve toplumda hak ve özgürlüklere ilişkin duyarlılığın sadece kuvvetlenmesi değil, aynı zamanda kalıcı olması amaçlanmaktadır.” hususları belirtilerek engelli haklarını da kapsayıcı şekilde insan haklarına yaklaşım konusunda idarenin farkındalığının üst düzeyde tutulması ve bu farkındalığın kalıcılığı esas alınmıştır. Bu doğrultuda Plan’da insan hakları odaklı yönetim ve uygulama örnekleri teşvik edileceği belirtilmiştir.

26. 2018/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde sorun çözen, çözüm üreten, sonuç ve vatandaş odaklı devlet anlayışı ile bürokrasinin azaltılmasının Cumhurbaşkanlığı

Hükümet Sisteminin öncelikli hedeflerinden olduğu, kamu hizmetlerinde hantallığa sebebiyet veren hususların ortadan kaldırılması, milletimize hizmetlerin süratli ve en iyi şekilde sunulması, devlet ve millet bütünleşmesini zedeleyen davranışlardan kaçınılması gerektiği, bu itibarla; kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan tüm başvurularda, talebin sonuçlandırılması başka bir idari makamın görev alanında kalsa dahi, başvuruların anında incelenerek takip edileceği, talebin ilk başvuru yerinde neticelendirilmesine özen gösterileceği, başvuru sahibine yapılan işlemler hakkında gecikmeksizin nihai ve kesin bilgi verileceği, başvuruların süratli ve doğru sonuçlandırılması amacıyla gerekli tüm tedbirlerin alınacağı belirtilmiştir.

27. Tarafı olduğumuz BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin “Giriş” bölümünde “engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı; çeşitli araç ve yükümlülüklerin varlığına rağmen engelli kişilerin topluma eşit bireyler olarak katılmaları önündeki manilerin halen var olmaya devam ettiği ifade edilmiş, daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiği; fiziksel, sosyal, ekonomik ve

/

kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam yararlanmasını sağlamadaki önemi kabul edilmiştir. Bu kapsamda, Sözleşmede “engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak için alınacak özel tedbirlerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği” hükme bağlanmıştır.

28. Anayasamızın 61 inci maddesinde de “engelli bireylerin korunmaları ve toplum hayatına intibaklarının sağlanması” Devletin görevleri arasında sayılmış, 10 uncu maddesinde “engelli bireyler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı” ifade edilmiştir. 5378 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde ise engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla Devletin gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmıştır.

29. Ülkemizin engellilik alanındaki ulusal vizyonu ve yol haritasını ortaya koyan 2030 Engelsiz Vizyon

Belgesi, 3 Aralık 2021 Dünya Engelliler Günü’nde Sn. Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilmiştir.

Engelli bireylerin eşit vatandaşlar olarak potansiyellerini gerçekleştirebildikleri içermeci bir toplum inşa etmek vizyonunu ortaya koyan “2030 Engelsiz Vizyon”, ülkemizin engellilik konusundaki topyekûn yaklaşımını yansıtarak tüm politika, program ve hizmetlerde engellilik konusunun hak temelli ve içermeci bir anlayışla ele alınmasını amaçlamaktadır.

30. 2023-2025 Engelli Hakları Ulusal Eylem Planında; “…Günümüzde engelliliği bir kader ve trajedi olarak gören anlayış zayıflamış ve engelliliği insan çeşitliliğinin bir parçası olarak gören, engellilerin engelli olmalarından dolayı maruz kaldıkları durumları insan hakkı ihlali olarak değerlendiren anlayış güçlenmeye başlamıştır. Bu kapsamda engelli bireyler, kendileri yerine başkaları tarafından karar verilen, korunmaya ve yardıma muhtaç bireyler olarak değil; kendi yaşamları üzerinde yetki ve karar sahibi bireyler olarak yaşamlarını sürdürmeyi talep etmektedir. Bu talepler ile birlikte engelliliğin bir insan hakları meselesi olduğu küresel olarak kabul edilen bir yaklaşım haline gelmiştir.

31. Somut olaya bakıldığında; ülkemizde 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve başta 10 ilimizi etkileyen deprem sebebi ile deprem bölgesinde bulunan başvuranın kendisinin ve ailesinin sağlık problemleri, deprem bölgesinde görev ifa eden personel sayısının ve ihtiyacının değişimi ve yine başvuranın 09/02/2023 tarihinde Kurumumuza göndermiş olduğu mesajında, yaşanan deprem sebebiyle çoğu akrabalarını kaybettiklerini, buna binaen eşi ve çocuklarının kendisinin evden ayrı olmasını istemediklerini, evde olmadığı anda eşi ve çocuğunun yaşadığı zorluk ve korkuyu dile getirmiş olması, 122 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde de bölgedeki personel ihtiyacının giderilmesine yönelik tedbirlere vurgu yapıldığı gözetilerek başvuranın nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 32. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

33. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle talebin KABULÜ ile; Başvuranın Şanlıurfa ilinden Adıyaman iline nakil talebinin 122 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle bölgedeki personel ihtiyacının giderilmesine yönelik tedbirlere vurgu yapıldığı göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine idare tarafından tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi