|
ÖZET: Başvuran, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde engelli kadrosunda çalışan bir kamu işçisidir ve ailevi durumları ile sağlık sorunları nedeniyle İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne nakil talep etmiştir. Ancak, ilgili idare bu talebi olumsuz değerlendirmiştir. Danıştay, engelli işçilerin nakil taleplerinin, istihdam imkânları ve idarenin ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirileceğini belirtmiştir. Nakil talebinin kabul edilebilmesi için, talep edilen ilde boş bir kadronun bulunması gerektiği vurgulanmıştır.
İlgili mevzuat ve idarenin açıklamaları ışığında, başvurucunun sağlık durumuna ilişkin belgelerin de belirli şartlara uygun olarak düzenlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurucunun nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığına karar verilmiştir. Bu durum, kamu kurumlarında engelli işçilerin nakil taleplerinin, ilgili mevzuat çerçevesinde ve idarenin takdir yetkisi doğrultusunda değerlendirileceğini göstermektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/942-S.23.1639
BAŞVURU NO : 2022/12596
KARAR TARİHİ : 23/01/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Engelli kadrosunda çalışmakta olan başvurucunun nakil talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 02/09/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde engelli kadrosunda kamu işçisi olarak görev yaptığını, ailevi durumları ve sağlık sorunlarının ilerlemesi nedeniyle İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesine nakil talebinde bulunduğunu, ancak ilgili idare tarafından talebinin olumsuz değerlendirildiğini, Ankara’da yaşamasının maddi ve manevi anlamda kendisi için sorun olduğunu iddia etmiş olup, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanması için gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere, somut başvuya ilişkin Milli Eğitim Bakanlığından tüm bilgi ve belgeler istenmiş olup, Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün E-
sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle:
2.1. Engelli İşçi çalıştırma zorunluluğunun 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde düzenlendiği, Bakanlığın işçi unvanında görev yapan personeli İl Millî Eğitim Müdürlüklerine tescil edildiğinden
Engelli ve Eski Hükümlü/TMY çalıştırma norm sayılarının her il için ayrı ayrı belirlendiği, bu sebeple
Bakanlıkça Engelli ve Eski Hükümlü/TMY personel alımlarının illerin yasal olarak çalıştırmak zorunda oldukları sayılara göre o ilin işçi sayısı oranında karşılandığı, yapılan incelemede İzmir ilinde engelli işçi boş kontenjanın bulunmadığı, buna bağlı olarak sürekli işçi olarak görev yapan başvurucunun Toplu
İş Sözleşmesi’nin 39’uncu maddesi uyarınca sağlık durumunu belgelendirdiği sağlık sorunları göz önünde bulundurularak İzmir iline naklen tayininin mümkün olmadığı, 2.2. Konu hakkında, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının 25/10/2019 tarihli ve 4 sayılı “Sözleşmeli Personel ve Sürekli İşçi İstihdamı” konulu İlgi (b)’de kayıtlı yazısında
/
da “İlgili mevzuatı uyarınca engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunun karşılanması ile askerlik görevi sebebiyle kurumlarından ayrılan sürekli işçilerin askerlik hizmeti dönüşü göreve başlayabilmelerini teminen yapılacak işçi atamaları için boş sürekli işçi kadrosu bulunması halinde, Başkanlığımızdan izin alınmasına gerek bulunmamakla birlikte, boş kadro bulunmadığı durumlarda 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesi uyarınca kadro ihdas edilmeksizin atama işlemi tesis edilmemesi…” şeklinde belirtildiği, 2.3. Ayrıca, 26.11.2020 tarihli ve 17312574 sayılı Genelgenin “Engellilik ve eski hükümlü/TMY durumuna bağlı yer değişikliği” başlıklı 6’ncı maddesinde “Engelli veya eski hükümlü/TMY olarak işe alınan veya İŞKUR’a tescili bulunan işçiler, yukarıda belirtilen şartlardan birisine ilaveten (engelli işçiler ile eski hükümlü/TMY kapsamında çalışanlar kendi aralarında becayiş talebinde bulunabileceklerdir.) nakil istenen ilde engelli veya eski hükümlü/TMY kontenjan açığı bulunan illere, iller arası nakil talebinde bulunabileceklerdir” denildiği, 2.4. Bununla birlikte, anılan Genelgenin “Sağlık özürüne bağlı yer değişikliği” başlıklı 3’üncü maddesinde ise, “İşçinin kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığını veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirenler” denildiği, 2.5. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün sayılı yazısında, Müdürlük bünyesinde çalışan sürekli işçi ve 696 KHK’lı Geçici işçi sayısının toplam 908 olduğu, bu işçilerin 41 inin
Engelli, 24 ünün Eski Hükümlü / Terörle Mücadelede Yararlanan işçi olduğu, 4857 Sayılı İş Kanunun 30.
maddesi hükmüne göre Müdürlük bünyesindeki engelli işçi kontenjanının 34, Eski Hükümlü/Terörle
Mücadelede Yararlanan işçi kontenjanının ise 17 olduğu, bu kapsamda Müdürlüklerinde 7 engelli işçi ve
7 eski hükümlü/terörle mücadelede yararlanan işçi fazlalığının bulunduğu,
2.6. Sonuç olarak, ilgili mevzuata göre engelli kontenjan açığı olmayan illere atama yapılmasının mümkün olmadığı, zaman içerisinde çeşitli sebeplerle (yeni istihdam, istifa, emeklilik vb) illerde görev yapan işçi sayılarında artış veya eksilmelerin olduğu, oluşan yeni durumlara göre uygun nakil taleplerin de anılan Genelge hükümleri çerçevesinde değerlendirildiği, ancak hali hazırda başvuru sahibinin nakil istediği İzmir İlinde engelli işçi kontenjanının dolu olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla nakil talebinin gerçekleştirilmesi halinde nakil istediği yapılan ilde ilave fazlalığın olacağı, fakat başvurucuya verilen cevabi yazılarda da belirtildiği üzere nakil talep edilen il’de engelli işçi açığı oluşması durumunda yeniden başvuru yapması halinde ilgili kişinin başvurusunun yeniden değerlendirmeye alınacağı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1.“Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde; ‘Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.”, 3.2. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde;“…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.”, 3.3.‘Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,
3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına Veya
Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması İle Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Ek 2 nci maddesinde; “(1) Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilir. (2) Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır. (3) İşçinin kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle kurum içinde yer değişikliği talep etmesi hâlinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, işçinin ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır. (4) Engellilik durumu devam ettiği sürece kurum ve kuruluşlarca isteği dışında işçinin görev yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan işçiler hakkında genel hükümler çerçevesinde işlem yapılır.”, 6. 4857 sayılı İş Kanununun; 6.1. “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.”, 6.2. “Tanım ve şekil” başlıklı 8 inci maddesinde; “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” 6.3. “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30 uncu maddesinde; “İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır. … İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlarlar. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınarak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. …” 6.4. “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık” başlıklı 101 inci maddesinde; “Bu
Kanunun 30 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için binyediyüz
Türk Lirası idari para cezası verilir. Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz.” 7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 393 üncü maddesinde; “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” 8. 09/08/2009 tarih ve 27314 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum Ve Kuruluşlarına
İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin; 8.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, kamu kurum ve kuruluşlarına, iş kanunları hükümlerine göre çalıştırılmak üzere, sürekli veya geçici işçi alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
8.2.“Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; […] “d) İşçi: Kamu kurum ve kuruluşlarında bir iş sözleşmesine dayanarak, sürekli ya da geçici çalışan kişiyi, … j) Sürekli işçi: Kamu kurum ve kuruluşlarında belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiyi, ifade eder.” 9. T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ve Bağlı ( 10 No’lu İşkolunda Faaliyet Gösteren) İşyerleri Adına
TÜHİS (Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası ile KOOP-İŞ Türkiye
Kooperatif, Ticaret, Eğitim ve Büro İşçileri Sendikası Arasında Akdedilen 01/01/2021-31/12/2022
Dönemlerini Kapsayan İşletme Toplu İş Sözleşmesinin “İş ve İşyeri Değişikliği ve Nakiller” başlıklı
39 uncu maddesinde; “1-İşçiler gerektiği takdirde işyeri içinde unvanı veya niteliği benzer yahut
birbirine yakın başka işlerde veya yerlerde ya da işçinin sahip olduğu ehliyet veya belgeye uygun diğer işlerde muvafakat aranmaksızın geçici veya devamlı olarak işveren tarafından görevlendirilebilirler.… 5Sağlık ve eş durumu öncelikli olmak kaydıyla işçinin isteği, çalıştığı yer işveren vekilinin uygun bulması ve talebin Bakanlıkça onaylanması halinde işçinin başka bir işyerine nakli yapılabilir. Bu sözleşme kapsamındaki işçiler, aynı şartlarda olmak kaydıyla karşılıklı yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu bent hükümlerinin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenir. …” 10. 26/11/2020 tarih ve 17312574 sayılı “10 No.lu İşkolunda Çalışan İşçilerin Nakilleri” Konulu
Milli Eğitim Bakanlığı Genelgesinin; 10.1. “Nakillerde Aranacak Sartlar” başlıklı bölümün 6 ncı maddesinde; “Engellilik ve eski hükümlü/TMY durumuna baglı yer degisikligi: Engelli veya eski hükümlü/TMY olarak ise alınan veya
ISKUR’a tescili bulunan isçiler, yukarıda belirtilen sartlardan birisine ilaveten nakil istenen ilde engelli veya eski hükümlü/TMY kontenjan açıgı bulunan illere, iller arası nakil talebinde bulunabileceklerdir,” 10.2. ”Diger Hususlar” başlıklı bölümünün (ç) fıkrasında;”Mükerrer nakil talepleri: Herhangi bir mazerete baglı olarak nakli yapılan isçiler, ne mazereti olursa olsun en az 5 yıl süreyle tekrar nakil talebinde bulunamayacaklardır.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde engelli kadrosunda kamu işçisi olarak görev yaptığını, ailevi durumları ve sağlık sorunlarının ilerlemesi nedeniyle İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesine nakil talebinde bulunduğunu, ancak ilgili idare
/
tarafından talebinin olumsuz değerlendirildiğini, Ankara’da yaşamasının maddi ve manevi anlamda kendisi için sorun olduğunu iddia etmiş olup, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanması için gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
13. Bilindiği üzere, Anayasanın 49’uncu maddesinde çalışanların hayat seviyesinin yükseltilmesi ve çalışma hayatını geliştirmek için gerekli tedbirlerin alınmasının Devletin ödevi olduğu, 4857 sayılı İş
Kanunu hükümlerine tabii olarak çalışan personelin işçi olarak adlandırıldığı, 4857 Sayılı İş Kanununda işçi ile işveren arasındaki ilişkinin bir iş sözleşmesine bağlı olduğu, iş sözleşmesinin kapsamının bağımlı iş görme ve ücret ödemesinden oluştuğu, Türk Borçlar Kanununda ise hizmet sözleşmesinin belirli veya belirsiz işçinin işverene bağımlı olarak iş görmesi olarak tanımlamıştır.
14. Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)
15. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta Yayınları, s.190). Ayrıca, Anayasa’nın 125. maddesinin 4. fıkrasında da, “… Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda idari görevlere atama yapmak veya görevden almak da idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak İdare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır.
16. Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru no lu Kararında da, “kişilerin ailevi ve sosyo-ekonomik sebepler gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” denilmiştir.
17. Diğer taraftan, kamu kurumlarında işçilerin nakil talepleriyle ilgili olarak kamuda istihdam edilen işçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik hükümleri çerçevesinde işe alınabilecekleri, dolayısıyla kurumların bunun dışında bir usulle işçi almalarının mümkün olmadığı, kamu kurumlarında sürekli işçilerin istihdamı için kadronun zorunlu olması nedeniyle bir işçiyi naklen alacak kurumun usulüne uygun almış ve kullanılabilir boş daimi işçi kadrosunun bulunması gerekmektedir. Bununla birlikte, 5620 sayılı Kanunun Ek 2 nci maddesiyle, Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az % 40 oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabileceği, bu
/
kapsamdaki taleplerin kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı hükmü eklenmiş; bu suretle, memurlar gibi engelli işçilere de kurum içinde yer değişikliği hakkı tanınmıştır.
18. Bu kapsamda, somut başvuru ile ilgili olarak Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikayet edilen idareden dostane çözüm hükümlerini hatırlatan bilgi ve belge talebinde bulunulmuş, idareye özellikle “Başvuranın nakil talebinde bulunduğu İzmir İlinde engelli personeli durumu da dahil olmak üzere personel bilgisinin, engelli işçi kadrosunda açık olup olmadığı ile başvuru sahibinin talebine ilişkin görüş ve açıklamaları” sorulmuştur.
19. Kurumumuz talebine istinaden, Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; 19.1. Engelli İşçi çalıştırma zorunluluğunun 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde düzenlendiği, konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının 25/10/2019 tarihli “Sözleşmeli
Personel ve Sürekli İşçi İstihdamı” konulu yazısında, “İlgili mevzuatı uyarınca engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunun karşılanması ile askerlik görevi sebebiyle kurumlarından ayrılan sürekli işçilerin askerlik hizmeti dönüşü göreve başlayabilmelerini teminen yapılacak işçi atamaları için boş sürekli işçi kadrosu bulunması halinde, Başkanlığımızdan izin alınmasına gerek bulunmamakla birlikte, boş kadro bulunmadığı durumlarda 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesi uyarınca kadro ihdas edilmeksizin atama işlemi tesis edilmemesi…” şeklinde belirtildiği, Ayrıca,
26.11.2020 tarihli MEB Genelgesinde “Engelli veya eski hükümlü/TMY olarak işe alınan veya İŞKUR’a
tescili bulunan işçiler, … nakil istenen ilde engelli veya eski hükümlü/TMY kontenjan açığı bulunan illere, iller arası nakil talebinde bulunabileceklerdir, Engelli … İŞKUR’a tescili bulunan işçiler, yukarıda belirtilen şartlardan birisine ilaveten nakil istenen ilde engelli veya eski hükümlü/TMY kontenjan açığı bulunan illere, iller arası nakil talebinde bulunabileceklerdir” denildiği, anılan Genelgenin “Sağlık özürüne bağlı yer değişikliği” başlıklı 3’üncü maddesinde ise, “İşçinin kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığını veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirenler” denildiği, 19.2. İlgili mevzuat çerçevesinde, Bakanlığın işçi unvanında görev yapan personeli İl Millî Eğitim
Müdürlüklerine tescil edildiğinden engelli ve eski hükümlü/TMY çalıştırma norm sayılarının her il için ayrı ayrı belirlendiği, zaman içerisinde çeşitli sebeplerle (yeni istihdam, istifa, emeklilik vb) illerde görev yapan işçi sayılarında artış veya eksilmelerin olduğu, oluşan yeni durumlara göre uygun nakil taleplerin de anılan Genelge hükümleri çerçevesinde değerlendirildiği, başvuru ile ilgili olarak yapılan incelemede ise başvuru sahibinin nakil istediği İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde engelli işçi kontenjanı bulunmadığı gibi toplam 7 engelli işçi ve 7 eski hükümlü/terörle mücadelede yararlanan işçi fazlalığının bulunduğu, dolayısıyla nakil talebinin gerçekleştirilmesi halinde nakil istediği yapılan il’de ilave fazlalığın olacağı, sonuç olarak engelli kontenjan açığı olmayan illere atama yapılmasının mümkün olmadığı, ancak başvurucuya verilen cevabi yazılarda da belirtildiği üzere nakil talep edilen il’de engelli işçi açığı oluşması durumunda yeniden başvuru yapması halinde ilgili kişinin başvurusunun yeniden değerlendirmeye alınacağı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
20. Ayrıca, anılan Genelge’de “Mükerrer nakil talepleri: Herhangi bir mazerete bağlı olarak nakli yapılan işçiler, ne mazereti olursa olsun en az 5 yıl süreyle tekrar nakil talebinde bulunamayacaklardır.” düzenlemesine yer verilmiş ise de yapılan incelemede adı geçenin Kırıkkale İl Millî Eğitim Müdürlüğü engelli kontenjanında sürekli işçi olarak çalışırken aynı mazerete bağlı olarak kendi isteği
doğrultusunda 01.07.2021 tarihinde Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine atandığı, görevine
15.08.2021 tarihinde başladığı anlaşılmıştır.
21. Bu itibarla, her ne kadar adı geçen ailevi durumları ve sağlık sorunlarının ilerlemesi nedeniyle İzmir
İline nakil talebinin reddedilmesinin mağduriyetine sebep olduğunu iddia etmiş ise de ilgili mevzuat hükümleri, idarenin açıklamaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; engelli sürekli işçilerin nakil taleplerinin istihdam imkânları, idarenin ihtiyaçları ve diğer şartlar bakımından ilgili idarelerin takdir yetkisi kapsamında olduğu, adı geçenin yer değişikliği talebinin yerine getirilebilmesi için de öncelikle talep ettiği İl’de atanabileceği boş bir kadronun bulunması gerektiği, ayrıca işçinin sağlık durumuna ilişkin ilgili idareye sunduğu belgelerin (sağlık kurulu raporu) Toplu İş Sözleşmesi’nin 39’uncu maddesinde açıkça belirtildiği şekilde düzenlenmiş olması gerektiği de nazara alındığında ilgili idarenin başvurucunun nakil talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2021/16788 başvuru nolu Ret Kararı, 2021/17394 başvuru nolu Ret Kararı, 2022/11999 başvuru nolu Ret Kararı, 2022/2422 başvuru nolu Ret Kararı, vb.) bulunmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURUCU VE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/