ÖZET: Başvuran, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda engelli işçi olarak çalışmakta ve ailesinin Kırıkkale’de yaşaması nedeniyle her tayin döneminde tayin talebinde bulunmuştur. Ancak, bu talepleri yerine getirilmemiştir. Başvuran, engellilere tanınan yer değiştirme hakkının kendisine de tanınmasını istemektedir. İdare, başvuranın nakil taleplerinin uygun görülmediğini ve bu taleplerin değerlendirilmesinde kadro imkânları ile teşkilat yapısının dikkate alındığını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu değerlendirerek, engellilere yönelik yasal düzenlemelerin uygulanması gerektiğini vurgulamıştır. Engellilik durumuna dayalı yer değişikliği taleplerinin karşılanması için ilgili mevzuatın gereklilikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak, başvuranın talebinin reddedilmesine dair gerekçeler, kamu hizmetinin sürekliliği ve kadro imkânları gibi unsurlara dayandırılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın yer değişikliği talebi, mevcut kadro durumu ve teşkilat yapısı nedeniyle reddedilmiştir. Ancak, başvuranın gelecekteki nakil taleplerinin, ilgili mevzuat ve toplu iş sözleşmesi çerçevesinde yeniden değerlendirileceği ifade edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/13246-S.24.19931

BAŞVURU NO : 2024/11743

KARAR TARİHİ : 29.11.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

Yer değişikliği talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 23.09.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, Milli Savunma Bakanlığına bağlı Gölcük Tersanesi

Komutanlığında engelli işçi olarak çalıştığını, gerek maddi ve manevi sorunlarından gerekse ailesinin yanına gitmesi için çalıştığı Kuruma bağlı olan ve ailesinin yaşadığı Kırıkkale ilindeki TSK Mühimmat

Ayırma ve Ayıklama Tesisine her tayin döneminde tayin talebinde bulunduğunu ancak tayin talebinin yerine getirilmediğini ifade ederek engellilere tanınan tayin hakkının tarafına tanınmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Milli Savunma Bakanlığından alınan 06.11.2024 tarihli ve E- sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvuranın, nakil talebi dönemi olan 2022 yılının Mart ayında nakil talebini iş yerine yazılı olarak bildirdiği, başvuranın bu talebinin o dönemde nakil isteyen Bakanlığın diğer işçileri ile birlikte değerlendirildiği ve nakil talebi uygun görülen işçilerin kimlik bilgilerinin, tüm ilgililere duyurulmak üzere iş yerlerinde yayınlandığı,

2.2. Başvuranın 2022 yılı Ekim ayında aynı yıl içerisinde elde ettiği engelli raporu ile birlikte mevcut maddi sıkıntılarına ek olarak kendisinin engelli olduğunu ve 5620 sayılı kanun kapsamında engelli işçilere tanınan yer değişikliği hakkının kat’i bir hak olduğunu belirterek nakil talebi dönemi dışında nakil talebinde başvuruda bulunduğunu ve mezkur başvurunun Bakanlıkça uygun görülmeyerek başvuranın naklinin gerçekleşmediğini,

2.3. Son olarak 2024 yılı Mart ayında nakil dönemi içerisinde başvuranın mevcut sıkıntılarını gerekçe göstererek nakil talebinde bulunduğunu, nakil talebinin Bakanlıkça uygun görülmediğini öğrendikten sonra

Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulunarak nakil hakkının tarafına tanınmasını talep ettiğini,

2.4. 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli

Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

Hakkında Kanunun Ek-2 nci maddesinde;

“(1) Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilir.

(2) Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır.

(3) İşçinin kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle kurum içinde yer değişikliği talep etmesi hâlinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, işçinin ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.

(4) Engellilik durumu devam ettiği sürece kurum ve kuruluşlarca isteği dışında işçinin görev yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan işçiler hakkında genel hükümler çerçevesinde işlem yapılır.” hükümlerine yer verildiği,

2.5. Bahse konu kanun hükümlerinden, kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrosunda çalışan işçilerden en az %40 engelli olanlar ile ağır engelli raporlu bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımı bulunan işçilere, yalnızca kendisinin veya yakınlarının engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere bağlı olarak yaptıkları kurum içi nakil başvurularının kamu işverenlerince olumlu sonuçlandırılmasının kat’i olarak emredilmediği, bu kapsamda nakil başvurusunda bulunan işçilere kurumlarının teşkilat yapısı ve kadro imkanları ölçüsünde pozitif ayrımcılık yapılmasının öngörüldüğü,

2.6. Bu kapsamda başvuranın müteakip dönemde de nakil olma isteğinin devam etmesi halinde ve 2025 yılı nakil dönemi içerisinde iş yerine nakil müracaatı yapması durumunda talebinin yürürlükte bulunan TİS’in ilgili maddesinde belirtilen usul ve esaslara bağlı karalar değerlendirileceği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,

3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin üçüncü ve beşinci fıkrasında;

“… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”,

3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında;

“Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.”,

3.4. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde;

“Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,

3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrasında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinin beşinci fıkrasında;

“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında

Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”,

5. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin;

5.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde;

“Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.”,

5.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında;

“Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.”,

5.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; /

“Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”,

5.4. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede

aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:

Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar;

Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir;

Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”,

5.5. “Çalışma ve İstihdam” başlıklı 27 nci maddesinde;

“1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dâhil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alır. Taraf Devletler bunların yanı sıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (b) Fırsat eşitliği, eşit değerde işe eşit ücret ilkesi, tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları dahil olmak üzere diğer bireylerle eşit koşullar altında adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak engellilerin haklarını korur; (c) Engellilerin iş ve sendikal haklarını diğer bireylerle eşit koşullar altında kullana bilmelerini sağlar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarının ve kariyer gelişiminin desteklenmesine ve engellilerin iş aramasına veya işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder; (h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve önlemlerle, engellilerin özel sektörde istihdam edilmelerini destekler; (i) Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılmasını sağlar; (j) Engellilerin açık iş piyasasında iş deneyimi kazanmasını temin eder; (k) Engelliler için mesleki rehabilitasyon, işte kalma ve işe dönüş programları yürütür. 2. Taraf Devletler engellilerin kölelik altında tutulmalarını engeller ve engellileri zorla veya mecburi çalışmaya karşı diğer bireylerle eşit koşullar altında korur.”,

5.6. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu

/

hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…”,

6. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde; “1. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, herkesin özgürce seçtiği ya da benimsediği bir işte çalışarak yaşamını kazanma fırsatına sahip olma hakkını içeren çalışma hakkını tanır ve bu hakkı korumak için uygun girişimlerde bulunur. 2. Bu Sözleşmeye Taraf bir Devletin bu hakkın tam olarak gerçekleşmesi amacıyla yapacağı girişimler; bireye temel siyasal ve ekonomik özgürlükleri sağlayacak koşullar altında kararlı ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeyi ve tam ve verimli bir çalışmayı gerçekleştirmek üzere, politikalar ve tekniklerle mesleki ve teknik yönlendirme ve yetiştirme programları uygulamasını da içerir.”,

7. Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi’nin;

7.1. “Ayrımcılık yasağı” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, kalıtımsal özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya başka herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, hususiyet, doğum, maluliyet, yaş veya cinsel eğilim gibi herhangi bir nedenle ayrımcılık yapılması yasaktır. …”, 7.2. “Engellilerin toplumla bütünleştirilmesi” başlıklı 26 ncı maddesinde;

“Birlik, engelli kişilerin, bağımsızlıklarını, toplumsal ve mesleki yaşamla bütünleştirilmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını sağlamaya yönelik önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı göstermektedir.”,

8. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un;

8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”,

8.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi,

b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını,

c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi,

d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı,

e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları

f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını,

…

j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, …

ifade eder.”,

8.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında;

“Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.”

8.4. “İstihdam” başlıklı 14 üncü maddesinde;

“Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır.

İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.

Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz.

Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. …”,

9.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

/

10.5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya

Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması İle Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un Ek 2 nci maddesinde;

“Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilir.”

Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır.

İşçinin kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle kurum içinde yer değişikliği talep etmesi hâlinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, işçinin ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.

Engellilik durumu devam ettiği sürece kurum ve kuruluşlarca isteği dışında işçinin görev yeri değiştirilmez.

Engellilik durumu ortadan kalkan işçiler hakkında genel hükümler çerçevesinde işlem yapılır.”,

11. TÜHİS ile TÜRK HARB-İŞ arasında imzalanan ve yürürlük tarihi 01.03.2023-28.02.2025 olan

Toplu İş Sözleşmesi’nin “İşçinin Nakil İsteği” başlıklı 37 nci maddesinde;

“a- İşçiler iş sözleşmelerinde belirtilen işyerinin İşgücü ihtiyacım karşılamak üzere işe alınır ve iş sözleşmelerinin devamı süresince aynı işyerinde ve işe alındıkları meslek kolunda çalıştırılmaları esastır.

Ancak; sağlık, can güvenliği ve zorunlu atamaya tabi kamu görevlisi eşin atanması mazeretleri ile işe giriş tarihinden sonra ortaya çıkan başka bir olağanüstü durum hâlinde bu toplu iş sözleşmesi kapsamındaki başka bir işyerine nakil talep edebilirler.

b- Nakle esas olacak söz konusu mazeretlerin belgelendirilmesi zorunludur.

1-İşçinin sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi, bakmakla yükümlü olduğu çocukları, annesi ve babasının (üvey anne ve baba dahil) hastalığının çalıştığı işyerinin bulunduğu yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yapılan yerin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğinin mevzuata uygun olarak alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi gerekir.

2-İşçinin can güvenliği mazereti ile nakil talep edebilmesi için yetkili makamlardan koruma/uzaklaştırma kararının bulunması gerekir.

3-İşçinin eş durumu nedeniyle, nakil talep edebilmesi için kamu görevlisi eşin zorunlu atamaya tabi bir personel olması gerekir. Eşlerin kendi istekleri ile başka bir işyerine/kuruma atanmaları durumu, işçinin nakli için mazeret teşkil etmez.

4-Yukarıda belirtilenler dışında işe giriş tarihinden sonra ortaya çıkan durumlara bağlı (sağlık kurulu raporu, vasi tayini kararı vb. bir belgeye dayanan) nakil talepleri işçinin ibraz ettiği belgeler ve mazereti göz önüne bulundurularak değerIendirilir.

c-İşçiler nakil taleplerini her yılın 15 Mart tarihine kadar işyerine yazılı olarak yapar. İşveren vekilleri işçilerin nakil taleplerini, görüşlerini de eklemek suretiyle Mart ayının sonuna kadar bağlı oldukları Kuvvet

Komutanlığına/Genel Müdürlüğe gönderir.

ç-Kuvvet Komutanlıkları bağlısı işyerlerinde istihdam edilen işçilerden aym Kuvvet Komutanlığına bağlı başka bir İşyeri için yapılan talepler Kuvvet Komutanlığınca yapılarak sonuçlanır. T.C. Milli Savunma

Bakanlığı Genel Müdürlükleri bağlısı İşyerlerinde istihdam edilen işçilerin nakil talepleri ile Kuvvet

Komutanlıkları bağlısı İşyerlerinde istihdam edilen işçilerden farklı bir Kuvvet Komutanlığına veya T.C.

Milli Savunma Bakanlığı Genel Müdürlüklerine bağlı işyerlerine yapılan nakil talepleri ilgili Kuvvet

Komutanlığının/GeneI Müdürlüğün görüşleri de eklenerek Mayıs ayının 15’ine kadar Personel Genel

Müdürlüğüne bildirilir. Bu İşçilerin nakil talepleri Personel Genel Müdürlüğünce değerlendirilerek

Personel Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan Yardımcısının onayı ile yapılır.

T.C. İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı işyerlerinde çalışan işçilerin nakilleri de ilgili Kuvvet Komutanlığınca yapılarak tamamlanır.

d-İşçinin nakil talebi, nakil İstenilen İlde bu toplu iş sözleşmesi kapsamında işyeri bulunması ile birlikte o işyerinde işçinin mesleğine uygun kadro ve ihtiyaç bulunması hâlinde değerIendirilir.

e-İşçinin mazereti nedeniyle bu maddeye göre yapılan nakillerde üst ücret derecesi verilmez.

f-Nakle tabi tutulan işçilere Harcırah Kanunu hükümleri uygulanır.

g-Aym il sınırları İçerisindeki bir İşyerine nakledilen işçi, ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren bir iş günü, başka İl sınırları içerisindeki işyerine nakledilen İşçi İse 7 takvim günü ücretli izinli sayılır ve izninin bitimini takip eden iş gününde yeni işyerine katılır. Bu madde esaslarına göre nakledilen işçilerin yeni işyerlerine katılış tarihleri, ücretli izin süreleri dikkate alınarak, eski işyerleri tarafından tespit edilir. Yeni işyerlerine katılacakları günün akdi ve hafta tatili ile Ulusal Bayram ve genel tatil günlerine denk gelmemesi sağlanır.

ğ-Bu madde esaslarına göre nakledilen işçilerin yeni işyerlerine katılış gününe kadar hak kazanacakları her türlü özlük hakkı (ücret, İkramiye vb.) eski işyerlerince ödenir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13. 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvuruda başvuran engellilere tanınan tayin hakkının tarafına tanınmasını talep etmektedir.

14. İlgili idare tarafından gönderilen cevabi yazının eklerinden; başvuranın Devlet

Hastanesinden alınmış 21.07.2022 tarih ve numaralı %50 (elli) engel oranına sahip

Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu görülmektedir.

15. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasa’da sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dâhil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, Anayasa’da devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenlemelerin yapılması gerektiği bildirilmektedir. (KDK, Başvuru No : 2024/117432022/17521,

T.04.04.2023.)

16. Zira, çalışmanın herkesin hakkı olduğu yönündeki Anayasa hükmü ve 5378 sayılı Kanun’un amacı, engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını temin ederek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanmak ve engellilerin istihdamında diğer bireylerden farklı bir muameleye tabi tutulmasını engellemektir. Bu nedenle, başvuranın istihdam edilmesine ilişkin yasal düzenlemeler 5378 sayılı Kanun ile birlikte yorumlanması engelli başvuranın engelliliğine dayalı ayrımcılığa uğramaması için zorunludur. Kanun, ayrımcılıkla mücadelenin ve engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanmasının engellilere yönelik politikaların temel esası olduğunu açıkça düzenlemiş ve çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak muamelelerden kaçınılması gerektiğini vurgulamıştır. (KDK, Başvuru No : 2024/117432021/15281, Karar Tarihi : 29.11.202425.01.2022.)

17. Nitekim, AİHM engelli kişilerin özel ihtiyaçları nazara alınarak bireysel otonomiyi, ekonomik bağımsızlığı ve sosyal bütünleşmeyi sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmasını devletin pozitif yükümlülüğü olarak değerlendirmektedir. (AİHM, Koua Poirrez/Fransa Kararı, Başvuru No : 2024/11743 40892/98, Karar

Tarihi:30.09.2003.). Bununla birlikte, kamusal makamların engelli bireylerin ekonomik ve toplumsal bakımdan belirli bir yaşam standardına erişiminin sağlanması yönünden tedbirler alması gerekmekte olup engellilerin tüm insan haklarını ve temel özgürlüklerini diğerleriyle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlayacak düzenlemelerin olması ve Anayasa’nın 10 uncu maddesinin de bu bağlamda yorumlanması gerekmektedir. Bu kapsamda, engelli kişilerin özel ihtiyaçları dikkate alınarak diğer bireylerle eşit şekilde yaşayabilmelerine yönelik devletin pozitif yükümlülüğü bulunmakla birlikte ulusal ve uluslararası düzenlemelerde de engelli bireylerin ayrımcı muameleye karşı korunması konusunda bir mutabakatın bulunduğu görülmektedir. (AYM, Sevda Yılmaz Başvurusu, Başvuru No : 2024/117432017/37627, Karar Tarihi : 29.11.202402.03.2023.)

18. Öte yandan, engelli işçilerin nakli konusunda 5620 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesinde ise kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçilerin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabileceği ve bu

taleplerin kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

19. Bununla birlikte, Toplu İş Sözleşmesi’nin 37 nci maddesinde işçinin isteği halinde engellilik nedeniyle yer değişikliği hakkının bulunduğu ve yer değişikliğinin usul ve esaslarının Bakanlıkça belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda çıkarılan 2023/33 sayı ve İşçi Yer Değiştirme İşlemleri konulu

Genelge’de, 5620 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesi ile uyumlu olacak şekilde, sağlık ve engellilik durumuna bağlı yer değişikliği taleplerinin yer değiştirme isteğinde bulunulan ilde kontenjan açığı olması kaydıyla, kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı düzenlenmiştir.

20. Diğer yandan, idarelerin varlık amacının kamu hizmetinin sürekli ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi olduğu düşünüldüğünde kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülebilmesi için idarelerin kadro ve personel planlaması hususlarında aldığı tedbirlerin normal karşılanması gerektiği değerlendirilmektedir.

Nitekim, bu durum Anayasa Mahkemesinin 20.02.2014 tarih ve 2012/606 başvuru numaralı kararında; “Kişilerin ailevi ve sosyoekonomik sebepler gibi birtakım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” şeklinde ifade edilmektedir.

21. Öte yandan, yukarıda yer verilen mevzuat gereğince gerekli şartları taşıyan başvuran ile aynı statüde olan kamu işçilerinin engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebinin kamu kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilmesi için talep edilen yerde kurumun teşkilatının bulunması ve söz konusu teşkilat bünyesinde işçinin atanabileceği bir kadronun bulunması gerektiği, diğer kamu personelinin atanması veya naklinde aranan belli bir süre görev yapma gibi şartların engellilerin mesleki hayatla bütünleşmesi adına engelli bireyler bakımından aranmadığı, yer değişikliği talep edilen yerde münhal kadro bulunması şartının aranmasının kamu hizmetlerinin sürekliliği için makul olduğu, bu kapsamda başvuranın yer değişikliği talebinin teşkilat yapısı ve kadro imkanları nedeniyle reddedildiği ve başvuranın müteakip dönemde de nakil olma isteğinin devam etmesi halinde ve 2025 yılı nakil dönemi içerisinde iş yerine nakil müracaatı yapması durumunda talebinin yürürlükte bulunan TİS’in ilgili maddesinde belirtilen usul ve esaslara bağlı karalar değerlendirileceği anlaşıldığından başvuranın Kırıkkale TSK Mühimmat Ayrıma ve Ayıklama

Tesisine naklinin yapılması talebinin ilgili idare tarafından yerine getirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22.Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik’in 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Mezkûr Kanun’un 21 inci

/

maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecektir. Buna göre; (varsa) dava açma süresinden kalan süre içerisinde

Kocaeli İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Başvuranın engellilik kaynaklı yer değişikliği talebinin yer değiştirmeye esas mazeretine dair şartları taşıması ve nakil talebinde bulunduğu ilde açık engelli işçi kontenjanı bulunması halinde nakil döneminde yeniden değerlendirilmesi hususunda MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli

Savunma Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/