|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Milli Eğitim Bakanlığı’nda şube müdürü olarak görev yaptığı ve engel durumu nedeniyle zorunlu yer değişikliği yapılmaması veya Ankara’ya tayin edilmesi talebinde bulunduğu belirtilmektedir. Başvuranın %43 engelli sağlık raporu bulunmasına rağmen, idare tarafından isteğine aykırı bir şekilde yer değiştirme işlemi gerçekleştirilmiştir. İlgili mevzuat ve Anayasa çerçevesinde, engellilerin çalışma hayatında karşılaşabileceği zorlukların göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmakta, bu durumun sosyal devlet ilkesine aykırı olduğu ifade edilmektedir.
Sonuç olarak, başvuranın engellilik durumu nedeniyle yer değişikliğine tabi olmaması gerektiği ve tayin talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın taleplerinin kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Engellilere yönelik pozitif ayrımcılığın korunması gerektiği, ilgili mevzuatın engelli memurlar için koruyucu tedbirler içerdiği sonucuna ulaşılmıştır. |
2. Bilgi – belge isteme yazımıza istinaden Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel
Müdürlüğü’nün 29.07.2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında; Millî Eğitim Bakanlığı
Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması
Hakkında Yönetmeliğin 4, 22, 26, 27, 28, 29, 30 ve Geçici 2 nci maddelerinin başvuranın durumu ve zorunlu yer değişikliği gibi hususlar ihtiva ettiği,
2.1. Mezkur Yönetmeliğin 29’uncu maddesi hükmü gereği; 31.05.2020 tarihi itibarıyla bölge hizmetine bağlı yer değiştirmeye tabi il/ilçe millî eğitim müdürlüğü şube müdürlerinin yer değişikliğine ilişkin “İl / İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri Şube Müdürlerinin 2020 Yılı Yer
Değiştirme Kılavuzu” 28.04.2020 tarihli ve sayılı Bakan Onayı ile yürürlüğe konulduğu,
2.2. Başvuranın atandığı Ortahisar ilçesindeki şube müdürü görevine 12.05.2014 tarihinde başlamış olup, 31.05.2020 tarihi itibariyle ikinci hizmet bölgesinde öngörülen (4 yıl) çalışma süresini tamamladığı,
2.3. Başvuran dilekçesiyle; “engellilik durumunu beyan ederek ilgi Yönetmelik gereği yapılacak olan bölge hizmetine bağlı yer değiştirme işleminden muaf tutulması veya engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak Ankara ili birinci hizmet bölgelerine atamasının yapılması” isteğinde bulunduğu ancak başvuranın 7 inci tercihi olan Hayrat İlçe
Millî Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü kadrosuna 26.06.2020 tarihinde atandığı”, Mezkur
Yönetmelik’in 30 uncu maddesinde “…mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi gerekir…” ibaresi yer aldığı ve mezkur hükmün başvuranın talebi ile çeliştiği,
2.4. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda “Engelli Personel Çalıştırma Yükümlülüğü” başlıklı 53 üncü maddesi, “Yer Değiştirme Suretiyle Atanma” başlıklı 72 inci maddesinin altıncı fıkrası, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin
Yönetmeliğin “Engelli Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3 üncü maddesi hükümleri göz önünde bulundurulduğunda “engellilik durumuna bağlı olarak yerinde kalmak isteğinde” bulunan başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 53 üncü maddesi kapsamında istihdam edilmediğinden, durumu bu madde kapsamında değerlendirilmediği yani başvuranın
%43 oranında engelli sağlık kurulu raporunun bulunduğu ve idarece bunun yok sayıldığına dair iddiasının gerçeği yansıtmadığı,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 01/07/2005 tarih ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun “İstihdam” başlıklı 14 üncü maddesinde, “Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. (…)”,
6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
6.1. “Engelli personel çalıştırma yükümlülüğü” başlıklı 53 üncü Maddesinde: “Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır…”,
6.2. “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde; “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre … engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır…”,
7. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in
“Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3’üncü maddesinde: “ İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar …engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır”… “Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır”,
8. Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer
Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik’in;
8.1. “Bölge hizmetine bağlı yer değiştirmeye tabi kadrolar” başlıklı 26 ıncı Maddesinde:
“(1) İl millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü ve il/ilçe millî eğitim şube müdürü kadrolarında asaleten görev yapmakta olanlar, bu Yönetmelik kapsamında yapılacak bölge hizmetine bağlı yer değiştirmeye tabi tutulurlar.”
8.2. “Hizmet bölgeleri” başlıklı 27 inci Maddesinde: “(1) Kalkınma Bakanlığının yayınlamış olduğu İllerin ve Bölgelerin Sosyo –Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması ile İlçelerin
Sosyo –Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması verileri esas alınarak, kurumsal kapasite ve hizmet gerekleri bakımından oluşturulan hizmet bölgeleri ve bu bölgeler için öngörülen hizmet puanları Ek −3 Hizmet Bölgeleri Çizelgesinde gösterilmiştir.”,
8.3. “Bölge hizmeti süreleri ve puanları” başlıklı 28 inci Maddesinde: “(1) Yöneticilerin bölge hizmeti süreleri ve puanları aşağıdaki tabloda yer almaktadır… (2) Bölge hizmeti süresinin hesabında Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin
Yönetmeliğin 22 nci maddesi uygulanır.”
8.4. “Bölge hizmetine bağlı yer değiştirmeler” başlıklı 29 uncu Maddesinde: “(1) Bölge hizmetine bağlı yer değiştirmelerde halen bulunulan yöneticilik kadrosunda asaleten geçirilen süreler esas alınır. Hizmet süresine veya isteğe bağlı olarak diğer hizmet bölgelerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılan yöneticilerin bölge hizmeti süresi 28 inci maddenin birinci fıkrasına göre yeniden başlar. Bölge hizmetine bağlı yer değiştirmelerde hizmet bölgesindeki sürenin tamamlanması esastır. …”
8.5. “Hizmet gereği ve mazerete bağlı yer değiştirmeler” başlıklı 30 uncu Maddesinde: “ (1) Yöneticilerin; sağlık, aile birliği, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talepleri ile hizmetin gereği olarak yapılabilecek yer değiştirmeler hakkında; Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır.”
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Başvuran Milli Eğitim Bakanlığı’nda “şube müdürü” olarak görev yapmakta olup rotasyona tabi olduğunu, engel durumu nedeniyle zorunlu yer değişikliği yapılmaması veya Ankara iline tayininin yapılmasını talep etmektedir.
10.1.Başvuru dilekçesi ve ilgili İdare’nin cevabi yazısından, Başvuranın; “%43 engelli olduğunu belirten” engelli sağlık kurulu raporu bulunduğu, görev yaptığı kadronun zorunlu yer değişikliğine tabi bir kadro olduğu, Ortahisar ilçesindeki şube müdürü görevine 12.05.2014 tarihinde başladığı, ilgili mevzuat gereğince ikinci hizmet bölgesinde öngörülen (4 yıl) çalışma süresini tamamlaması üzerine, Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan
Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik’e binaen tercih yaptığı akabinde 7. tercihi olan Hayrat İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü kadrosuna
26.06.2020 tarihinde atandığı anlaşılmıştır.
11. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde yer aldığı toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir.
Ayrıca Anayasada devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasada, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Çalışma hayatı açısından devletin çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları koruma ve bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmalarına ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bu doğrultuda
Engelliler Hakkında Kanunda engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenleme yapılması; çalışan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması hususları düzenlenmiştir.
12. Anayasa Mahkemesi’nin 19.6.2008 tarihli E:2006/101, K: 2008/126 sayılı kararında; “Anayasa’nın 2. maddesinde nitelikleri belirtilen sosyal hukuk devleti, insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirmek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılar. (…)
Özürlü ve eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğü, ruhsal veya fiziksel açıdan yetersizliği nedeniyle yahut işlemiş olduğu bir suç dolayısıyla aldığı cezadan dolayı iş bulma imkanını önemli ölçüde yitirenleri koruma düşüncesine dayanmaktadır. Anayasa’nın 50. maddesinin ikinci fıkrasındaki “Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.” hükmü özürlülerin özel olarak himaye edilmesini güvence altına aldığından kural, özürlüler bakımından Anayasa’nın 50. maddesinin bir gereğidir.
Kuralla getirilen yükümlülük, özürlü ve eski hükümlü olmalarından dolayı çalışma hayatında dezavantajlı konumda olan kişilerin çalışma hayatına kazandırılarak insan onuruna yaraşır hayat sürmelerini amaçladığından Anayasa’nın 2. maddesindeki sosyal devlet ilkesinin bir sonucudur.(…)”denilmektedir.
13. İlgili idare, Devlet Personel Başkanlığı’nın 25.02.2015 tarihli görüşünü örnek olarak göstermiş olsa da mezkur yazının bir maarif müfettişi için düzenlendiği ve maarif müfettişlerinin yer değiştirme suretiyle atanmalarını düzenleyen mevzuatın, görüş yazının verildiği tarih itibariyle, engelli olan müfettişler için gerekli yasal düzenlemeleri ihtiva etmediği, ilgili yazının bu bağlamda hazırlandığı bu nedenle Karar konusu başvuru için emsal olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.
14. “Engelliler Kanunu’nun sorumlu kurum ve kuruluşların engellilerin iş hayatında karşılaşabileceği güçlükleri ortadan kaldıracak düzenlemeleri yapma ve tedbirleri alması gerektiğini hüküm altına aldığı”,
14.1. Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer
Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik’in 29 uncu maddesi gereğince, engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talepleri hakkında; Devlet Memurları Kanunu ile Devlet
Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanması gerektiği,
14.2. Başvuranın tayin talebinin, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına
İlişkin Yönetmeliğin “Sağlık Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı 13’üncü maddesinde belirtilen sağlık mazeretine yerine “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3’üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
14.3. Engelliler ile ilgili düzenlemelere çerçeve olarak 5378 sayılı Engelliler Hakkında
Kanunda yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72 nci maddesinde ise; engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı kuralı yer almaktadır. Söz konusu kurala istinaden
Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Ek-3 üncü maddesinde “Sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurların bu mazeretine binaen yer değişikliği talebinde bulunabileceği” ile “Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmez” düzenlenmeleri getirilmiştir. Dolayısıyla ilgili mevzuat gereğince yüzde 40 oranında engele sahip olmanın temel kriter olarak belirtildiği, başvuranın engel oranının %43 olması nedeniyle bu kriteri karşıladığı, ayrıca aynı madde gereğince engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmeyeceği, bu bağlamda “mezkur rotasyonun başvuranın isteğine aykırı olarak yapıldığı” göz önünde bulundurulduğunda başvuranın rotasyon nedeniyle görev yerinin değiştirilmesinin ilgili mevzuata aykırılık teşkil ettiği,
14.4. “Giresun Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Dereli Orman İşletme Müdürlüğünde Sayman olarak görev yapan ve engelli olan davacının, rotasyon kapsamında
Giresun Bölge Müdürlüğüne bağlı Şebinkarahisar Orman İşletme Müdürlüğü emrine
atanmasına” istinaden açılan davaya binaen Danıştay 2. Dairesi’nin E: 2016 / 3556 sayılı K:
2016 / 5812 sayılı kararında; “Davacının üç hizmet birimine atanmayı tercih ettiği ancak
tercihleri arasında yer almayan Şebinkarahisar Orman İşletme Müdürlüğü emrine atandığı, davacının %60 engelli olduğuna dair raporunun bulunduğu, Devlet Memurlarının Yer
Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe Engellilik Durumuna Bağlı Yer
Değişikliği başlıklı Ek 3. maddenin eklendiği göz önüne alındığında; davacının Orman Genel
Müdürlüğü Personelinin Atama ve Yer Değiştirme Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesi kapsamında rotasyona tabi tutulmasına ilişkin işlemde ve davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı”na hükmedildiği,
14.5. “Avrupa İstihdam Stratejisine uyum sağlama kapsamında hazırlanan 2014-2023 yıllarını kapsayan Ulusal İstihdam Stratejisinde, özel politika gerektiren gruplar olarak tanımlanan dezavantajlı grupların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması öncelikli hedef olarak belirlenmesi”,
14.6. Hususları bütün dosya içeriğiyle beraber değerlendirildiğinde; Engellilere yönelik pozitif ayrımcılığın devlet memurlarına ilişkin mevzuatla korunmakta olduğu, mezkur mevzuatın Engelliler Hakkında Kanun ile beraber yorumlanmasından “ilgili mevzuatta engelli devlet memurlarını koruyucu ve destekleyici tedbirlere yer verildiği”nin anlaşıldığı, söz konusu düzenlemelerin “engellilerin istihdamı ve çalışma hayatı” hususlarında koruyucu tedbirler alınması ve engellilerin çalışma hayatında yaşadığı sorunları ortadan kaldırma amacıyla yapıldığı, dolayısıyla engellilerin çalıştığı iş yerlerinde çalışmasını zorlaştıracak ve sağlık durumunu tehlikeye atacak şekilde mezkur düzenlemelerin yorumlanması ve uygulamalara gidilmesinin gerek Devlet Memurları Kanununun ilgili maddeleri gerekse Engelliler Hakkında
Kanunun ruhuna aykırılık teşkil edeceği, bu bağlamda başvuranın tayin talebinin reddedilmesi ve İdare tarafından isteğine aykırı bir şekilde tayinin yapılması işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, başvurunun kabulü yönünde karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Trabzon İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Başvuranın “engelli memur olması nedeniyle yer değişikliğine tabi olmaması veya kendisine engel durumu nedeniyle Ankara’ya tayininin gerçekleşmesi” yönündeki taleplerinin başvuranla görüşülerek kendisi için uygun olanın uygulanması hususunda
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi