|
ÖZET: Başvuran, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda engelli memur olarak görev yapmaktadır. Yer değişikliği talebinde bulunan başvuran, ilgili birimden uygunluk onayı almasına rağmen, atama isteği “birliğin personel ihtiyacı vardır” gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran, engelli memurlar için mevcut yasal düzenlemelere ve Danıştay kararlarına atıfta bulunarak, talebinin kabul edilmesini istemektedir.
Milli Savunma Bakanlığı, başvuranın yer değiştirme talebinin, görev yaptığı birimin hizmet ihtiyacı nedeniyle gerçekleştirilemeyeceğini belirtmiştir. Bakanlık, engellilik durumuna bağlı yer değişikliklerinin, ilgili yönetmelik çerçevesinde bir defadan fazla yapılamayacağını ifade etmiştir. Ancak, başvuranın sağlık durumu ve mevcut engelli raporları göz önüne alındığında, bu kısıtlamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin teşkilat yapısı ve kadro imkanları dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiğini önermektedir. Ayrıca, ilgili mevzuatın değişmesi gerektiği ve idarenin bu karara uygun hareket etmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın yer değişikliği talebinin, engelli bireylerin haklarına uygun bir şekilde değerlendirilmesi önem arz etmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12287-S.24.18629
BAŞVURU NO : 2024/8045
KARAR TARİHİ : 11.11.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
Yer değişikliği talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 28.06.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Kara Kuvvetleri Komutanlığı ‘inci Zırhlı Tugay Bşk. İs.Ş.Md.İnş.Eml. ve
Tek.Hiz.Ks. taşınma mal sorumlusu olarak ilinde engelli devlet memuru olarak görev yapmakta olduğunu, memur atama döneminde ili MSB İnş. Eml. Blg. Başkanlığı’na hesap sorumlusu olarak yer değişikliği için talepte bulunduğunu, kurumundan yer değişikliği yapılması için kısım amirlerinden uygunluk onayı almasına rağmen 28.02.2024 tarihli Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atama isteğinin “birliğin personel ihtiyacı vardır” şeklinde olumsuz şekilde cevaplandığını, engelli memurlarla ilgili Danıştay Kararları olmasına rağmen ve dilekçesinde belirtmesine rağmen atama isteğinin olumsuz karşılandığını ifade ederek atamasının yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca gönderilen bilgi ve belge talebi yazısına istinaden Milli Savunma Bakanlığı
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı tarafından gönderilen E- – sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Kara Kuvvetleri Komutanlığında atama yer değiştirme işlemleri Millî Savunma Bakanlığı Personeli
Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümleri kapsamında gerçekleştirildiği, 2.2. Başvuranın talebinin, görev yaptığı birimin hizmet ihtiyacı kapsamında ve yerine personel ataması yapılamaması nedeniyle gerçekleştirilemediği,
2.3. Mezkur Yönetmelik’in “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelik’te yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkanları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz.” hükmünü amir olduğu, 2.4. Başvuranın engellilik durumuna bağlı olarak ‘uncu Kolordu Komutanlığına ( açıktan atandığı, 15.05.2019 tarihinde birliğine katılışını müteakip engellilik durumunu gerekçe göstererek
Garnizonuna atama talebinde bulunduğu ve 12.07.2019 tarihinde talebine uygun olarak ‘inci
Zırhlı Tugay Komutanlığına atamasının gerçekleştirildiği, 2.5. Başvuranın atama talepli dilekçesinde 2022 yılı Eylül ayında ilinde kalp rahatsızlığına bağlı olarak ameliyat edildiği ve kendisine kalp pili takıldığı, kontrol amacıyla belirli periyotlarla iline kontrole gittiğini ifade ederek atama talebinde bulunduğu, 2.6. Başvuranın talebinin, engellilik durumu gerekçesiyle ilinden iline atama görmüş olduğu ve görev yaptığı birimde hizmetine ihtiyaç duyulması gerekçesiyle reddedildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde; “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.” 3.4. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 3.5. “Dilekçe, bilgi dinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 4. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.
4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.” 4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.4. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu
Sözleşmeye Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara
dikkat edilmelidir:
(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, “Çalışma ve İstihdam” başlıklı 27 nci maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının
/
yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alır. Taraf
Devletler bunların yanısıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (b) Fırsat eşitliği, eşit değerde işe eşit ücret ilkesi, tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları dahil olmak üzere diğer bireylerle eşit koşullar altında adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak engellilerin haklarını korur; (c) Engellilerin iş ve sendikal haklarını diğer bireylerle eşit koşullar altında kullana bilmelerini sağlar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarının ve kariyer gelişiminin desteklenmesine ve engellilerin iş aramasına veya işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder; (h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve önlemlerle, engellilerin özel sektörde istihdam edilmelerini destekler; (i) Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılmasını sağlar; (j) Engellilerin açık iş piyasasında iş deneyimi kazanmasını temin eder; (k) Engelliler için mesleki rehabilitasyon, işte kalma ve işe dönüş programları yürütür. 2. Taraf Devletler engellilerin kölelik altında tutulmalarını engeller ve engellileri zorla veya mecburi çalışmaya karşı diğer bireylerle eşit koşullar altında korur.” 4.5. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…” 5. BM Genel Kurulunca 16 Aralık 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayılı Kararıyla kabul edilen
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde; “1. Bu
Sözleşmeye Taraf Devletler, herkesin özgürce seçtiği ya da benimsediği bir işte çalışarak yaşamını kazanma fırsatına sahip olma hakkını içeren çalışma hakkını tanır ve bu hakkı korumak için uygun girişimlerde bulunur. 2. Bu Sözleşmeye Taraf bir Devletin bu hakkın tam olarak gerçekleşmesi amacıyla yapacağı girişimler; bireye temel siyasal ve ekonomik özgürlükleri sağlayacak koşullar altında kararlı ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeyi ve tam ve verimli bir çalışmayı gerçekleştirmek üzere, politikalar ve tekniklerle mesleki ve teknik yönlendirme ve yetiştirme programları uygulamasını da içerir.” 6. 2000 yılında ilan edilen ve Lizbon Antlaşmasının 2009 yılında yürürlüğe girmesiyle diğer
Avrupa Birliği anlaşmalarıyla aynı yasal değeri kazanan Avrupa Birliği Temel Haklar
Bildirgesi’nin; 6.1. “Ayrımcılık yasağı” başlıklı 21nci maddesinde; “1. Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, kalıtımsal özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya başka herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, hususiyet, doğum, maluliyet, yaş veya cinsel eğilim gibi herhangi bir nedenle ayrımcılık yapılması yasaktır. …”
6.2. “Engellilerin toplumla bütünleştirilmesi” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Birlik, engelli kişilerin, bağımsızlıklarını, toplumsal ve mesleki yaşamla bütünleştirilmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını sağlamaya yönelik önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı göstermektedir.” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 8.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.”
“Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.”
“İstihdam” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(Değişik:6/2/2014-6518/72 md.) Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.
Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. …” 9. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde; “(Değişik: 12/5/1982 – 2670/25 md.) Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. …(Ek fıkra: 6/2/2014 – 6518/10 md.) İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır. …” 10. 25.06.1983 tarih ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarının Yer
Değiştirme Suretiyle Atanmaların İlişkin Yönetmelik’in, 10.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “..b) Aday Memurlar, Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda görevli memurlar, bu Yönetmelik hükümlerine tabi değildir.” 10.2. “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3 üncü maddesinde; “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir.
Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz.
(Danıştay İkinci Dairesinin 21/3/2018 tarihli ve E.: 2016/9697, K.: 2018/1891 sayılı Kararı ile, bu maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresi iptal edilmiştir.)
Memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.
Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır.
11. 26.02.2010 tarih ve 27505 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Savunma Bakanlığı
Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 1
inci maddesinde: “(1) İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir.
(2) Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz.
(3) Memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.
(4) Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilemez.
Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran; engel durumuna bağlı olarak iline yer değişikliği talep etmektedir.
14. Başvuranın 28.02.2024 tarihli Kara Kuvvetleri Komutanlığına yapmış olduğu yer değişikliği isteği talepli dilekçesinde; koroner arter hastalığı / hipertansiyon / konjektif kalp yetmezliği / sol ventriküler yetmezliği gibi rahatsızlıkları nedeniyle 2022 yılı Eylül ayında Şehir Hastanesinde geçirdiği ameliyatta kendisine kalp pili takıldığını ifade ettiği, başvuranın yine başvuru ekinde Kurumumuza sunmuş olduğu evraklarda yer 07.11.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda %62 oranında sürekli engeli olduğu tespit edildiği anlaşılmıştır.
15. Millî Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın talebinin, görev yaptığı birimin hizmet ihtiyacı kapsamında ve yerine personel ataması yapılamaması nedeniyle gerçekleştirilemediği, Millî Savunma Bakanlığı Personeli Yer
Değiştirme Yönetmeliği hükümlerine göre engellilik mazeretiyle yapılacak yer değişikliklerinden bir defadan fazla yararlanamayacağının hüküm altına alındığı, başvuranın 15.05.2019 tarihinde birliğine katılışını müteakip engellilik durumunu gerekçe göstererek Garnizonuna atama talebinde bulunduğu ve talebinin yerine getirildiği, başvuranın talebinin, engellilik durumu gerekçesiyle ilinden iline atama görmüş olduğu ve görev yaptığı birimde hizmetine ihtiyaç duyulması, gerekçesiyle reddedildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
16. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan
/
özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dâhil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenlemelerin yapılması gerektiği bildirilmektedir.
17. Diğer yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı
72 nci maddesinde, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atamaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine,
Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı öngörülmüş olup beşinci fıkrası ise, ilgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükmünü taşımaktadır.
18. 25.06.1983 tarih ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet
Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmelik’in Ek 3 üncü maddesinde; ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği, bu kapsamdaki taleplerin Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı, memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olmasının esas olduğu, engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yerinin değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Mezkur
Yönetmelik ile engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunulduğunda bu Yönetmelik’te yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olunmayacağını belirtmekle toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer vererek engelli bireylere yönelik makul düzenlemeler yapmakta, bu iradesini ülkemizin engellilik alanındaki ulusal vizyonu ve yol haritasını ortaya koyan 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi, engelliliğin bir insan hakları meselesi olduğu küresel olarak kabul edilen bir yaklaşım haline geldiğini belirtilen 2023-2025 Engelli Hakları Ulusal
Eylem Planı gibi belgelerle de vurgulamaktadır.
19. Diğer yandan, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in
“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda görevli memurların bu Yönetmelik hükümlerine tâbi olmadığının ifade edildiği anlaşılmaktadır.
20. Bununla birlikte, Milli Savunma Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Engellilik
Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 1 inci maddesinde, ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu
raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği, bu kapsamdaki taleplerin bu Yönetmelik’te yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamayacağı düzenlenmiştir.
21. Mezkur Yönetmelik’in dayanağı Devlet Memurları Kanunu’nun 72 nci maddesi olarak ifade edilmiştir. Bu kapsamda hazırlanmış genel yönetmelik olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3 üncü maddesinde “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz.” düzenlemesine yer verilmekteyken “bir defadan fazla” ibaresi Danıştay 16. Dairesince öncelikle yürütmesi durdurulmuş sonrasında ise Danıştay 2. Dairesinin 21.03.2018 tarih ve
E.: 2016/9697, K.: 2018/1891 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
22. Danıştay 16. Dairesi 02.07.2015 tarih ve E. 2015/10808 sayılı yürütmenin durdurulması kararının gerekçesinde; “Dava konusu Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına
İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 11. maddesiyle aynı Yönetmeliğe eklenen
Ek 3. maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresi yönünden ise; Hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüklerini Anayasa’dan, tüzükler yürürlüklerini kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüklerini kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Belirtilen hiyerarşinin, Yönetmelikler bakımından bir ifadesi niteliğini taşıyan Anayasanın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir.
Tüm bu değerlendirmeler ve Anayasadaki pozitif hükümler dikkate alındığında, engelliler yararına getirilmiş bu hakkın kullanımı kadro imkanları dikkate alınarak gerçekleştirileceğinden bir defadan fazla yararlanılamayacağı yönünde getirilmiş kısıtlamanın amacını aşar şekilde ve hizmet gerekleriyle açıklanabilecek nitelikte bulunmamaktadır.
Dava konusu Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik
Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 11. maddesiyle aynı Yönetmeliğe eklenen Ek 3. maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresi yönünden uygulanması durumunda telafisi imkansız zararlar doğacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu olayda; Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına
İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 11. maddesiyle aynı Yönetmeliğe eklenen
Ek 3. maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresi açısından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu’nun 6352 sayılı Yasa ile değişik 27. maddesinin 2. fıkrasında sayılan koşullar gerçekleşmiş olduğundan; söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” karar verildiği görülmüştür.
23. Danıştay 2. Dairesinin 21.03.2018 tarih ve E.: 2016/9697, K.: 2018/1891 sayılı kararında ise; “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı: 72. maddesinde, kurumlarda değiştirme suretiyle atamaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı öngörülmüş olup 5. fıkrası ise, ilgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükmünü taşımaktadır.
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 5. maddesinde, bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan
özel ihtiyaçlarını belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamalarda uluslararası temel yöntemlerin esas alınacağı, engellilik durumunun tespit ve uygulama esaslarının, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının görüşleri alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında
Yönetmelik’in 4. maddesinin (a) bendinde, ‘ Ağır Özürlü: Özür durumuna göre özür oranı %50 ve üzerinde olduğu tespit edilenlerden günlük yaşam aktivitelerini başkalarının yardımı olmaksızın yerine getiremeyeceğine özürlü sağlık kurulu tarafından karar verilen kişiler olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Ek 3.
maddesinde; “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz”. hükmü yer almaktadır.
Anayasanın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir.
Kamu idarelerinin, Yasalarla tanınan yetki ve görev içerisinde yürüttükleri faaliyetlerini düzenleyen, açıklayan düzenleyici işlemlerinin, üst normlara aykırı olmaması gerektiği, “normlar hiyerarşisi” adıyla açıklanan genel hukuk ilkesinin gereği ve sonucudur.
Tüm bu değerlendirmeler sonucunda engelliler yararına getirilmiş bu hakkın kullanımı kadro imkanları dikkate alınarak gerçekleştirileceğinden bir defadan fazla yararlanılamayacağı yönünde getirilmiş kısıtlamada hukuka uyarlık görülmemiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
24. Bu kapsamda Milli Savunma Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde yer alan en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurların bir defadan fazla olmamak şartıyla engellilik
/
durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği hükmünün yargı kararı çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
25. Engelli hakları konusunda 5378 sayılı Kanun’un amacı engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamak olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda bütün kamu kurumlarına da görevler düşmektedir.
26. Her ne kadar idarelere çalışanların atama ve yer değiştirmesinde tanınmış bir takdir yetkisi olduğu bilinse de idarelerin BM Engelli Hakları Sözleşmesinde ifade bulduğu şekliyle engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesinin ve uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alınmasının sağlanması, engellilerin kamu sektöründe istihdamının sağlanması ve devam ettirilmesi hususları ile engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerekliliği göz önünde tutulmalıdır.
27. Diğer yandan, idarelerin varlık amacının kamu hizmetinin sürekli ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi olduğu düşünüldüğünde kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülebilmesi için İdarelerin kadro ve personel planlaması hususlarında aldığı tedbirlerin normal karışlanması gerektiği değerlendirilmektedir.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararında; “Kişilerin ailevi ve sosyoekonomik sebepler gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” ifade edilmektedir.
28. Somut olayda; Başvuran engelli memur kadrosunda Kara Kuvvetleri Komutanlığı ‘inci Zırhlı
Tugay Bşk. İs. Ş .Md. İnş. Eml. ve Tek.Hiz.Ks. (Taşınmaz Mal Sorumlusu) olarak ilinde görev yapmakta olduğu, başvuranın yaşadığı sağlık sorunlarına binaen kendisine ilinde kalp pili takıldığı, başvuranın 15.03.2024 tarihli engel durumuna bağlı tayin isteğinin İdare tarafından reddedildiği, başvuranın şu an görev yaptığı birime 12.07.2019 tarihinde engel durumuna bağlı yer değişikliği talebi ile yerleştiği, başvuru ekinde sunulan sağlık raporlarının başvuranın güncel sağlık durumunu belirten raporlar olduğu, görülmüştür.
29. Yapılan inceleme ve araştırmada Kurumumuz emsal kararları ve yargı kararları ile mevzuat hükümleri çerçevesinde; her ne kadar İdare tarafından İlgili Yönetmelik’te, engel durumuna bağlı olarak tayin taleplerinin bir defa ile kısıtlandığı, başvuranın da bu haktan 2019 yılında yararlandığı, bu bağlamda, engellilik mazereti sebebiyle yeni bir tayin talep hakkının bulunmadığı ifade edilse de “bir defadan fazla” uygulanmayacağı ibaresinin Danıştay’ın Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına
İlişkin Yönetmelik’teki kısmının iptal edildiği, memurlara getirilen yer değiştirme yönetmelikleri ile verilen hakta teşkilat yapısı ve kadro imkanları sınırı getirilmişken bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaması hususunun hizmet gerekleri ile bir ilişkisi olmadığı ve engelli haklarına yönelik üst normlara uygun olmayan bir kısıtlama olduğu anlaşıldığı, bu kapsamda Yönetmelik’te yer alan engellilik mazereti nedeniyle
yapılacak yer değişikliği taleplerinin bir defadan fazla uygulanamayacağına ilişkin düzenlemenin değiştirilmesi ve başvuranın talebinin yalnızca teşkilat yapısı ve kadro imkanları çerçevesinde yeniden ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 30. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde
“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
31. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Yönetmelik hususunda Danıştay’da, başvuranın yer değişikliği talebinin reddi işlemi hususunda İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın yer değişikliği talebinin teşkilat yapısı ve kadro imkanları göz önüne alınarak yeniden değerlendirilmesi ve mevzuat değişikliği yapılması için MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi