ÖZET: Bu karar, Ankara Batı Adliyesi’nde çalışan tekerlekli sandalye kullanan engelli personelin, özel teknik donanıma sahip bir servis aracının hizmete sunulması talebine ilişkindir. Başvuru üzerine yapılan incelemelerde, Adalet Bakanlığı’nın engelli bireylere yönelik servis aracı bulunmadığı, mevcut toplu taşıma otobüsünün güzergahının engelli personelin ihtiyaçlarını karşılamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, engelli personelin varlığı dikkate alınmadan güzergah belirlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınmaması, Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde eşitlik ilkesine aykırıdır.

Hukuki değerlendirmede, devletin sosyal hukuk devleti ilkesi gereği engelli bireylerin haklarının korunması ve toplumsal hayata etkin katılımlarının sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. Engellilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve hak ihlallerinin önlenmesi, devletin anayasal yükümlülükleri arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, Adalet Bakanlığı’na engelli bireylerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gerekli tedbirlerin alınması hususunda tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/17192-S.21.27492

BAŞVURU NO : 2021/11648

KARAR TARİHİ : 07/12/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, özel teknik donanıma sahip servis aracının hizmete sunulması hususunda gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 01/07/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza, T.C. kimlik numaralı tarafından yapılmış olan başvuruda, başvuran halen görev yapmakta olduğu Ankara Batı Adliyesi hizmet binasında tekerlekli sandalye kullanıcısı personeller tarafından kullanılmak üzere özel teknik donanıma sahip servis aracının hizmete sunulması hususunda gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 04/08/2021 tarih ve sayılı bilgi-belge talepli yazısına gönderilen Adalet Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın 12/02/2021 tarih ve sayılı yazıda özetle; Bakanlık taşıt filosunda engelli bireylere yönelik servis hizmeti yapabilecek aracın bulunmadığı, belirtilmiştir.

3. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 04/08/2021 tarih ve sayılı bilgi-belge talepli yazısına gönderilen Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Başkanlığı’nın 16/08/2021 tarih ve sayılı yazıda özetle; Başvuranın Ankara Batı Adliyesi personeli olduğu, servis hizmetlerinin koordinasyonunun ilgili adliye tarafından sağlandığı, belirtilmiştir.

4. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü’nün 06/08/2021 tarih ve Muh sayılı yazıda özetle; 4.1. Ankara Batı Adliyesinde çalışan ve ücretsiz otobüs kartı (engelli, gazi vb.) olan personeller hariç diğer tüm personele aylık 143,00TL Adalet Bakanlığı İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığı tarafından yol yardımı ödendiği, bu ödemenin Kurum tarafından personellerin Ankara Kart ulaşım kartına yüklendiği ve personellerin bu kartları Ankara içinde ulaşımda geçerli tüm toplu taşıma araçlarında kullanabildikleri, 4.2. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından bir adet standart toplu taşıma otobüsü tahsis edildiği, bu aracın mesai günleri sabah saat 7:45’de Ankara Adliyesi önünden hareket ettiğini, Hipodrom caddesi, Fatih

Sultan Mehmet Bulvarı, Gimat kavşağı, Anadolu Bulvarı üzerinden Urankent Hakim Savcı lojmanlarına uğradıktan sonra; Anadolu Bulvarı, Gimat kavşağı, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Ayaş Ankara Yolu

Bulvarı üzerinden Eryaman Hakim Savcı lojmanlarına uğradıktan sonra; Ayaş Ankara Yolu Bulvarı, Prf.Dr.Necmettin ERBAKAN caddesi üzerinden Ankara Batı Adliyesine ulaştığı, mesai bitimi akşam 17:30’da ise Adliye önünden hareket ederek aynı istikametten Ankara Adliyesi önüne kadar gittiğini, bu servis otobüsünü tercih eden tüm personeller açıklanan güzergah da olmak kaydıyla servis otobüsünü kullanabildiklerini, servis bu güzergahın dışına çıkamadığını, 4.3.Yenikent, Sincan ve Etimesgut civarında ikamet edip servis aracı imkanından faydalanan engelli personelin bulunmadığı, 4.3.Servis aracı güzergahı belirlenirken Adliyede görev yapmakta olan engelli personelin var olduğu hususunun dikkate alınmadığı ve bu yönde bir çalışma yapılmadığı, 4.4.Servis aracının engelli personeller tarafından erişilebilir durumda olduğunu, taşıma işinin Kurum tarafından değil Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlandığını, 4.5.Kurumun kendi imkanları ile servis hizmeti sağlaması mümkün olmadığı için Etimesgut Belediyesi ve

Adalet Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığından servis hizmeti verilip verilemeyeceğinin sorulduğu, her iki kurumdan da olumsuz yanıt alındığı, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 5.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz…

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

5.2. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” 5.3. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesi “Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malül ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar. Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.” 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükümlerini amirdir.

5.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye

Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 6. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; 6.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve (f) bendinde “Erişilebilirlik” Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.

6.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.” 6.3. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır.

Erişim önündeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da içeren bu tedbirler diğerlerinin yanında,

aşağıda belirtilenlere de uygulanır:

(a) Binalar, yollar, ulaşım araçları ve okullar, evler, sağlık tesisleri ve işyerleri dahil diğer kapalı ve açık tesisler; …” 6.4.“Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye

Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat

edilmelidir:

(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, Hükümlerine yer verilmiştir.

7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 7.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “ a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı,

e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, g) Erişilebilirlik standartları: Türk Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yayımladığı standartları, h) Habilitasyon: Engellinin bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve yaşamını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler kazandırmaya yönelik hizmetleri, i) Korumalı işyeri: İş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engellilere mesleki rehabilitasyon sağlamak ve istihdam oluşturmak amacıyla Devlet tarafından teknik ve mali yönden desteklenen ve çalışma ortamı özel olarak düzenlenen işyerini, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, k) Rehabilitasyon: Herhangi bir nedenle oluşan engelin etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmeyi ve engellinin hayatını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler geliştirmeye yönelik hizmetleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.” 7.2. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.” 7.3. “İstihdam” başlıklı 14 üncü maddesinde “Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz.

Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.(…)” 8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri

ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği hususundaki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran halen görev yapmakta olduğu Ankara Batı Adliyesi hizmet binasında tekerlekli sandalye kullanıcısı personeller tarafından kullanılmak üzere özel teknik donanıma sahip servis aracının hizmete sunulması hususunda gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

11. Başvuranın şikâyete konu ettiği somut olaya ilişkin sunduğu bilgi ve belgeler ile ilgili idareden alınan yazı cevapları birlikte değerlendirildiğinde; Adalet Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın 12/02/2021 tarih ve sayılı yazısında Bakanlık taşıt filosunda engelli bireylere yönelik servis hizmeti yapabilecek aracın bulunmadığı, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü’nün 06/08/2021 tarih ve Muh sayılı yazısında ise Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından bir adet standart toplu taşıma otobüsü tahsis edildiği, bu aracın mesai günleri sabah saat 7:45’de Ankara Adliyesi önünden hareket ettiğini, Hipodrom caddesi, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Gimat kavşağı, Anadolu Bulvarı üzerinden Urankent Hakim Savcı lojmanlarına uğradıktan sonra; Anadolu Bulvarı, Gimat kavşağı, Fatih

Sultan Mehmet Bulvarı, Ayaş Ankara Yolu Bulvarı üzerinden Eryaman Hakim Savcı lojmanlarına uğradıktan sonra; Ayaş Ankara Yolu Bulvarı, Prf.Dr.Necmettin ERBAKAN caddesi üzerinden Ankara Batı

Adliyesine ulaştığı, mesai bitimi akşam 17:30’da ise Adliye önünden hareket ederek aynı istikametten

Ankara Adliyesi önüne kadar gittiğini, bu servis otobüsünü tercih eden tüm personeller açıklanan güzergah da olmak kaydıyla servis otobüsünü kullanabildiklerini, servis bu güzergahın dışına çıkamadığı, Yenikent, Sincan ve Etimesgut civarında ikamet edip servis aracı imkanından faydalanan engelli personelin bulunmadığı, servis aracı güzergahı belirlenirken Adliyede görev yapmakta olan engelli personelin var olduğu hususunun dikkate alınmadığı ve bu yönde bir çalışma yapılmadığı, Adalet Bakanlığı

Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığından servis hizmeti verilip verilemeyeceğinin sorulduğu ve olumsuz yanıt alındığı anlaşılmıştır.

Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasada devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların

korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Çalışma hayatı açısından devletin çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları koruma ve bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmalarına ilişkin hükümler bulunmaktadır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenleme yapılması; çalışan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması kayıt altına alınmıştır.

12. Engellilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, hak ihlallerinin önlenmesi, temel hak ve özgürlüklerden toplumdaki diğer bireylerle eşit düzeyde faydalanmaları için her türlü engelin ortadan kaldırılması, engellilerin maruz kaldığı mağduriyetlerin giderilmesi, çalışma şartları bakımından özel olarak korunması devletin anayasal yükümlülükleri arasında düzenlenmektedir. Bu yükümlülükler aynı zamanda 5378 sayılı

Engelliler Hakkında Kanunla ulusal mevzuatta ve engelli haklarına ilişkin taraf olunan Birleşmiş Milletler

Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmeyle uluslararası alanda bağlayıcı nitelik taşımaktadır. 5378 sayılı

Kanuna göre, çalışan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.

13. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.

14. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun “Genel Esaslar” başlıklı 4. maddesinde “engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması, engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri için erişilebilirliğin sağlanması… esastır” hükmüne yer verilmiş olup, Kanunun diğer ilgili maddelerinde de engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla devletin gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmıştır.

15. Bilindiği üzere; engelli bireyler, engellerinden kaynaklanan çeşitli sebeplere ilave ekonomik külfetlerle, fiziksel ya da psiko-sosyal güçlüklerle karşılaşmakta, toplumdaki diğer bireylerin katlanmadığı medikal malzeme giderleri, kişisel öz bakım giderleri, bakım hizmeti giderleri, fiziksel engelleri yüzünden toplu taşıma hizmetlerinden yararlanamamalarına bağlı olarak katlandıkları ulaşım giderleri gibi pek çok durum bu güçlük ve külfetlerin sebepleri arasında sayılmaktadır. Bu sebeple bu sorunların yaşattığı olumsuzlukların giderilebilmesi için birçok uluslararası metinde devlet tarafından özel tedbirler alınması gerektiği ortaya konulmuş; engelli bireylerin sosyal koruma sistemlerinden, yoksullukla mücadele

programlarından, engellilikle bağlantılı yardımlardan, toplu konut, emeklilik gibi programlardan faydalanarak mağduriyetlerinin giderilmesinin ekonomik ve sosyal yaşama toplumun diğer bireyleriyle

“eşit koşullarda” katılımlarının sağlanmasının önemi vurgulanmıştır.

16. İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında “İnsan hakları alanında farkındalığın üst düzeyde tutulmasıyla, idarede ve toplumda hak ve özgürlüklere ilişkin duyarlılığın sadece kuvvetlenmesi değil, aynı zamanda kalıcı olması amaçlanmaktadır.” hususları belirtilerek engelli haklarını da kapsayıcı şekilde insan haklarına yaklaşım konusunda idarenin farkındalığının üst düzeyde tutulması ve bu farkındalığın kalıcılığı esas alınmıştır. Bu doğrultuda Plan’da insan hakları odaklı yönetim ve uygulama örnekleri teşvik edileceği belirtilmiştir.

17. 2018/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde sorun çözen, çözüm üreten, sonuç ve vatandaş odaklı devlet anlayışı ile bürokrasinin azaltılmasının Cumhurbaşkanlığı

Hükümet Sisteminin öncelikli hedeflerinden olduğu, kamu hizmetlerinde hantallığa sebebiyet veren hususların ortadan kaldırılması, milletimize hizmetlerin süratli ve en iyi şekilde sunulması, devlet ve millet bütünleşmesini zedeleyen davranışlardan kaçınılması gerektiği, bu itibarla; kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan tüm başvurularda, talebin sonuçlandırılması başka bir idari makamın görev alanında kalsa dahi, başvuruların anında incelenerek takip edileceği, talebin ilk başvuru yerinde neticelendirilmesine özen gösterileceği, başvuru sahibine yapılan işlemler hakkında gecikmeksizin nihai ve kesin bilgi verileceği, başvuruların süratli ve doğru sonuçlandırılması amacıyla gerekli tüm tedbirlerin alınacağı belirtilmiştir.

18. Bunun yanı sıra Avrupa İstihdam Stratejisi’ne uyum sağlama kapsamında hazırlanan 2014-2023 yıllarını kapsayan Ulusal İstihdam Stratejisinde, özel politika gerektiren gruplar olarak tanımlanan dezavantajlı grupların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması öncelikli hedef olarak belirlenmiş olup bu doğrultuda engellilerin istihdamına ilişkin hükümlerin, engellilerin çalışma hayatına devam etme süreçlerinde de geçerli olduğu düşünülmektedir.

Başvuranın özel teknik donanıma sahip servis aracının hizmete sunulması talebinin engelli bireylerin bağımsız ve insan onuruna uygun bir yaşam sürebilmeleri için toplumun diğer üyeleriyle eşit şekilde fiziksel çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojisi dahil bilgiye ve iletişime, halka açık diğer tesis ve hizmetlere erişimlerinin sağlanması gerektiği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

19. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Adalet Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi

Başkanlığı’nın 12/02/2021 tarih ve sayılı yazısında Bakanlık taşıt filosunda engelli bireylere yönelik servis hizmeti yapabilecek aracın bulunmadığı, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler

Müdürlüğü’nün 06/08/2021 tarih ve Muh sayılı yazısında ise Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından bir adet standart toplu taşıma otobüsü tahsis edildiği dikkate alındığında Ankara Batı Adliyesi hizmet binasında tekerlekli sandalye kullanıcısı personeller tarafından da kullanılmak üzere özel teknik donanıma sahip servis aracının hizmete sunulması talebine istinaden engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin

katılımlarının sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin zamanında Kurumumuza gönderildiği; bu sebeple “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık” ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmış olup, ancak başvuranla ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karsı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle talebin KABULÜ ile; Ankara Batı Adliyesi hizmet binasında tekerlekli sandalye kullanan ortopedik engelli personeller tarafından kullanılmak üzere tekerlekli sandalye ile binilebilecek özel teknik donanıma sahip servis aracının hizmete sunulması, çalışan engelli bireylerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik gerekli çalışmaların yapılması ve engelli çalışanların toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi