ÖZET: Başvuran, engellilik durumu nedeniyle Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne tayin talep etmiştir. İdare, başvuranın Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda görev yaptığını, disiplin soruşturması nedeniyle Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geçici olarak görevlendirildiğini ve bu süreçte başvuranın yer değiştirme talebinin Adalet Bakanlığı’nın yönetmelik hükümleri gereği reddedildiğini belirtmiştir. Ayrıca, her iki kurumda da asansör sistemi bulunmadığı ifade edilmiştir.

Anayasa ve ilgili mevzuatlar, engellilerin haklarını koruma altına almakta ve devletin dezavantajlı gruplara yönelik tedbirler almasını öngörmektedir. Bu bağlamda, engelli bireylerin hak ve özgürlüklerden tam olarak yararlanabilmesi için gerekli makul düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın engel durumu ve mevcut yönetmelikler göz önüne alındığında, yer değişikliği talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Adalet Bakanlığı’na başvuranın talebinin tekrar gözden geçirilmesi tavsiye edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/2953-S.23.4995

BAŞVURU NO : 2022/14635

KARAR TARİHİ : 08/03/2023

TAVSİYE KARARI

,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuranın engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 08/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle, SMA isimli kas hastalığına sahip engelli bir kamu personeli olduğunu, çalışanı olduğu Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’ne farklı tarihlerde CİMER üzerinden 3 kez tayin talebinde bulunduğunu, ilkinin kimlik ve iletişim bilgisi içermediği sebebiyle, ikincisinin kurumda hizmetine ihtiyaç duyulması gerekçesiyle, üçüncüsünün ise ikinci cevaba atfedilerek reddedildiğini, 29.09.2022 tarihinde ise tamamlanmış bir soruşturma sebebiyle farklı bir kuruma geçici olarak gönderildiğini, soruşturmanın cezai neticeyle sonuçlanmasından sonra farklı kuruma gönderilerek Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle

Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmez” maddesi hükmüne aykırı olarak ikinci kez cezalandırıldığını, bu mağduriyetini ve görevlendirmeyi ifade ettiği 03.10.2022 tarihli 4ncü CİMER başvurusunun ise ilk başvurusuna verilen cevap üzerinden yanıtsız bırakıldığını ifade ederek CİMER cevaplarını yazan CTE personellerinin görevlerindeki ehliyetleri ve taleplerine cevapları hakkında idari tahkikat yapılması ile ilgili Kanunun 72./ek3 maddesine rağmen verilen CTE Genel Müdürlüğü’nün 28.09.2022 tarihli ve sayılı yazısının kanunen soruşturulmasını ve Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne tayininin yapılmasını

Kurumumuzdan talep etmektedir.

1.1. Başvuranın gönderdiği ek evrakların tetkikinden; başvuranın Bursa Şehir Hastanesinden alınmış 16/12/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporuna göre; engel oranının %52 olduğu; başvuranın 11/09/2022 tarihli CİMER başvurusunda, “…Bursa E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda sicil numarasıyla görevli engelli bir kamu personeli olduğunu, Sma isimli sürekli ilerleyen kas hastalığı sebebiyle merdiven çıkmakta güçlük çektiğini ve hastalığının merdiven çıkarken düşmesine sebep olacak kadar ilerlediğini, şu an çalıştığı kurumda asansör sistemi olmadığı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne

UYAP personel ekranı üzerinden tayin talebi olduğunu ama herhangi bir cevap verilmediğini” 03/10/2022 tarihli CİMER başvurusunda ise; “…03.06.2022 tarihinde çalıştığı kurum olan Bursa E Tipi Kapalı ve Açık

Ceza İnfaz Kurumu’nda hakkında nolu disiplin soruşturması başlatıldığını ve 16.09.2022 tarihinde aylıktan kesme cezasıyla sonuçlandırıldığını, Ceza Tevkif Evleri’nin 28.09.2022 tarihli yazısı ve Bursa Adli

Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’nın 29.09.2022 tarihli onayı ile disiplin soruşturması tamamlandıktan sonra komisyon içi farklı bir kuruma geçici olarak görevlendirildiğini…” ifade ettiği tespit edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Ceza ve Tevkifevleri

Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 14/11/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Adı geçenin, Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hizmetli olarak görev yapmakta iken Devlet

Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in Ek 3 üncü maddesi gereğince

17.10.2018 tarihli ve sayılı Bakanlık Olur’u ile Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

emrinde geçici olarak görevlendirildiği, ancak tutum ve davranışları ile kurumun işleyişini ve çalışma barışını olumsuz yönde etkilemesi ve hakkında disiplin soruşturması başlatılması nedeniyle 25.07.2022 tarihli ve sayılı Bakanlık Olur’u ile Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu emrindeki geçici görevinin sonlandırılarak Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna geçici olarak görevlendirildiği,

2.2. 2022 yılı isteğe bağlı atama plânlaması kapsamında 20.06.2022 tarihli ve sayılı Bakanlık

Olur’u ile kendi talebi doğrultusunda Bursa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumuna atanarak

09.08.2022 tarihinde görevine başladığı,

2.3. Adı geçen hakkında devam eden disiplin soruşturması nedeniyle Bursa Adli Yargı İlk Derece

Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 29.07.2022 tarihli ve 2022/681 sayılı kararı ile komisyon içi 6 (altı) ay süre ile Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna görevlendirmesinin yapıldığı,

2.4. Ayrıca, adı geçenin 28.07.2022 ve 13.09.2022 tarihli başvuruları ile Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü emrine naklen atanma talebine bulunmuş ise de, Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atanarak

09.08.2022 tarihinde görevine başlayan ilgilinin Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil

Yönetmeliğinin 22/1-a maddesinde belirtilen “görev yaptıkları adalet komisyonları yetki alanı içerisinde en az iki yıl hizmet etmiş olmaları gerekir” şartını taşımadığı anlaşıldığından, talebinin uygun görülmediği,

2.5. Adı geçenin, hâlen yardımcı hizmetler sınıfında hizmetli unvanında görev yaptığı,

2.6. Adı geçenin, Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda işlemiş olduğu disipline aykırı eyleminden dolayı anılan Kurum Disiplin Amirliğinin 16.09.2022 tarihli ve sayılı “1/30 Oranında Aylıktan Kesme” cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildiği,

2.7. Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda asansör sistemi bulunmadığı, bunun yanı sıra adı geçenin öncelikle mektup okuma komisyonunda, sonrasında ise dış birim olan şoför biriminde görevlendirildiği, söz konusu görev yerlerinin giriş katta bulunduğu ve adı geçenin merdiven çıkmasını gerektirir bir durumunun bulunmadığı,

2.8. Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda da asansör sistemi bulunmadığı, bunun yanı sıra adı geçenin Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atanmasının ardından öncelikle yıllık izinlerini kullandığı, akabinde de 1 yıl 2 ay 27 gün ücretsiz izne ayrıldığı, fiilen çalıştığı sürenin kısıtlı olduğu,

2.9. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün, mülkiyeti Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ait ikişer katlı çelik konstrüksiyon binalarda faaliyet gösterdiği, söz konusu binalarda asansör sistemi bulunmadığı,

2.10. Adlî Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlıklarının personelin yer değişikliği işlemlerine dair yetki alanının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 114 üncü maddesi ve Adalet

Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 45 inci maddesiyle düzenlendiği, atamaları doğrudan

Bakanlıkça yapılanlar dışındaki ceza infaz kurumları ve tutukevleri personelinin komisyon içi atanma veya geçici olarak görevlendirilme işlemlerinin ise Adlî Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu

Başkanlıklarının yetkisinde bulunduğu, buna göre Bursa E Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumu ile Bursa H

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aynı Adalet Komisyonu Başkanlığının yetki alanında olup, Bursa

Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün bu kapsam dışında kaldığı,

2.11. Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 22 nci maddesi gereğince personelin naklen atanabilmeleri için görev yaptıkları Adalet Komisyonları yetki alanı içerisinde en az iki yıl hizmet etmiş olmaları gerektiği, adı geçen başvurucunun görev yaptığı yerdeki 2 (iki) yıllık hizmet süresi, görev yaptığı ceza infaz kurumunun bağlı olduğu Adalet Komisyonu Başkanlığının yargı çevresinde yer alan ceza infaz kurumlarında geçen toplam süre olarak hesaplandığı, Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde geçen hizmet sürelerinin ise bu süreye dâhil edilmeyerek ayrı değerlendirildiği,

2.12. Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinin personel ihtiyacının bireysel taleplere göre değil toplu olarak Norm ve Atama Sistemi (NAS) üzerinden isteğe bağlı atama planlaması kapsamında yılda bir defa olmak üzere yaz döneminde Bakanlık Onayı ile yapıldığı,

2.13. Başvurucunun yukarıda bahsedilen dönemde Norm ve Atama Sistemi (NAS) üzerinden başvuruda bulunması ve atanma şartlarına haiz olması halinde talebinin değerlendirilebileceği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.4. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.5. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.7. 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 4.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a) Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 4.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı;

c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme ‘de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.

3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 4.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.5. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dâhil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır…” 4.6. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j)

bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”,

6.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.

b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.

c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.…” d) Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.

e) Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.

f) Engellilere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.

g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır.

h) Engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması esastır.

i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır.

j) Engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınır.”, 6.4. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 7. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72’nci maddesinin altıncı fıkrasında, “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”

8. 25/6/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme

Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin,

8.1. Memurun İsteği Üzerine Yapılabilecek Yer Değiştirmeler başlıklı 12nci maddesinde; “(Değişik:

30/6/2014-2014/6578 K.) Sağlık, aile birliği ve can güvenliği mazeretlerinin belgelendirilmesi halinde, hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan memurun isteği üzerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilir. Sağlık ve aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır. Zorunlu çalışma süresini sağlık veya aile birliği mazeretine dayalı olarak tamamlamamış olan memur mazeretinin sona ermesi durumunda, zorunlu hizmet süresinin eksik kalan kısmını tamamlamak zorundadır. Sağlık ve can güvenliği mazeretlerine dayalı olarak yapılacak yer değiştirme suretiyle atamalar, atanma dönemine tabi değildir.”

8.2. “Özel Yönetmelikler” başlıklı 28’inci maddesinde, “Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tespiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz. …”

8.3. “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3’üncü maddesinde, “(Ek: 30/6/20142014/6578 K.) İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz. (Danıştay 2. Dairesinin 21/03/2018 tarihli ve E:2016/9697, K:2018/1891 sayılı kararıyla, maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) Memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer

değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır. Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır.

9. 10/07/2003 tarih ve 25164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve

Nakil Yönetmeliği’nin Amaç başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtı ile bağlı kuruluşlarında görev yapan memurların naklen atanmalarına ve ilk defa Devlet memuru olarak atanacakların seçimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” 9.1. Naklen Atama Esasları başlıklı 22nci maddesinde; “(Değişik:RG-9/5/2006-26163) Bu Yönetmelik kapsamındaki memurların unvan ve sınıf değişikliği olmaksızın naklen atanabilmeleri için; a) Görev yaptıkları adalet komisyonları yetki alanı içerisinde en az iki yıl hizmet etmiş olmaları, b) Atanmak istedikleri veya atanacakları yerlerde durumlarına uygun bir kadro ve ihtiyaç bulunması, c) (Ek:RG-30/6/2018-30464) Son görev yerindeki eylemi ile ilgili olarak son iki yıl içerisinde uyarma ve kınama dışında herhangi bir disiplin cezası almamış bulunması, gerekir…, 9.2. Sağlık Durumu Nedeniyle Atama başlıklı 25inci maddesinde; “Kendisinin veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kimselerden birinin görev yaptığı yerde kalmasının sağlık durumunu tehlikeye koyacağını sağlık kurulu raporuyla belgelendirenler, tedavinin yapılabileceği bir sağlık kurumunun bulunduğu veya yakınındaki bir yere naklen atanabilirler. Bu suretle atananlar, iki yılda bir mazeretlerinin devam ettiğini aynı şekilde alacakları sağlık kurulu raporuyla belgelendirirler.” 9.3. Engellilik Durumu Nedeniyle Atama başlıklı Ek Madde 1’de “(Ek:RG-21/11/2015-29539) İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak naklen atanma talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kadro imkânları ve teşkilat yapısı dikkate alınarak karşılanır. (Ek üçüncü fıkra:RG-30/6/2018-30464)Bu madde kapsamındaki naklen atamalarda 22 nci maddenin beşinci fıkrasındaki toplu atama usulü de uygulanabilir. Toplu atama usulü uygulanması durumunda naklen atama işlemleri yılda iki kez gerçekleştirilir. Memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle naklen atanmayı talep etmesi halinde, naklen atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır. Engellilik durumu devam ettiği sürece isteği dışında memurun yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır. Bu maddenin uygulanmasında bu Yönetmeliğin 29, 33 ve 34 üncü madde hükümleri saklıdır.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. Başvuran özetle; engellilik mazereti sebebiyle Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne tayin talep etmektedir.

12. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde ise, başvuranın hizmetli unvanında görev yaptığı, kendi talebiyle Bursa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumuna atandığı, hakkında devam eden disiplin soruşturması nedeniyle Bursa Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı kararı ile 6 ay süre ile Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna görevlendirildiği, burada öncelikle yıllık izinlerini kullandığı, akabinde de 1 yıl 2 ay 27 gün ücretsiz izne ayrıldığı, başvuranın Bursa Denetimli Serbestlik

Müdürlüğü emrine naklen atanma talebinin ise Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil

Yönetmeliğinin 22/1-a maddesine istinaden reddedildiği, ayrıca Bursa E ve H Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumları ile Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde asansör sistemi bulunmadığı anlaşılmaktadır.

13. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dâhil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda

Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenleme yapılması gerektiği açıktır.

14. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.

15. Bilindiği üzere; engelli bireyler, engellerinden kaynaklanan çeşitli sebeplere ilave ekonomik külfetlerle, fiziksel ya da psiko-sosyal güçlüklerle karşılaşmakta, toplumdaki diğer bireylerin katlanmadığı medikal malzeme giderleri, kişisel öz bakım giderleri, bakım hizmeti giderleri, fiziksel engelleri yüzünden toplu taşıma hizmetlerinden yararlanamamalarına bağlı olarak katlandıkları ulaşım giderleri gibi pek çok durum bu güçlük ve külfetlerin sebepleri arasında sayılmaktadır. Bu sebeple bu sorunların yaşattığı olumsuzlukların giderilebilmesi için birçok uluslararası metinde devlet tarafından özel tedbirler alınması gerektiği ortaya konulmuş; engelli bireylerin sosyal koruma sistemlerinden, yoksullukla mücadele programlarından, engellilikle bağlantılı yardımlardan, toplu konut, emeklilik gibi programlardan faydalanarak mağduriyetlerinin giderilmesinin ekonomik ve sosyal yaşama toplumun diğer bireyleriyle “eşit koşullarda” katılımlarının sağlanmasının önemi vurgulanmıştır.

16. İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında “İnsan hakları alanında farkındalığın üst düzeyde tutulmasıyla, idarede ve toplumda hak ve özgürlüklere ilişkin duyarlılığın sadece kuvvetlenmesi değil, aynı zamanda kalıcı olması amaçlanmaktadır.” hususları belirtilerek engelli haklarını da kapsayıcı şekilde insan haklarına yaklaşım konusunda idarenin farkındalığının üst düzeyde tutulması ve bu farkındalığın kalıcılığı esas alınmıştır. Bu doğrultuda Plan’da insan hakları odaklı yönetim ve uygulama örnekleri teşvik edileceği belirtilmiştir.

17. 2018/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde sorun çözen, çözüm üreten, sonuç ve vatandaş odaklı devlet anlayışı ile bürokrasinin azaltılmasının Cumhurbaşkanlığı

Hükümet Sisteminin öncelikli hedeflerinden olduğu, kamu hizmetlerinde hantallığa sebebiyet veren hususların ortadan kaldırılması, milletimize hizmetlerin süratli ve en iyi şekilde sunulması, devlet ve millet bütünleşmesini zedeleyen davranışlardan kaçınılması gerektiği, bu itibarla; kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan tüm başvurularda, talebin sonuçlandırılması başka bir idari makamın görev alanında kalsa dahi, başvuruların anında incelenerek takip edileceği, talebin ilk başvuru yerinde neticelendirilmesine özen gösterileceği, başvuru sahibine yapılan işlemler hakkında gecikmeksizin nihai ve kesin bilgi verileceği, başvuruların süratli ve doğru sonuçlandırılması amacıyla gerekli tüm tedbirlerin alınacağı belirtilmiştir.

18. Tarafı olduğumuz BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin “Giriş” bölümünde “engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı; çeşitli araç ve yükümlülüklerin varlığına rağmen engelli kişilerin topluma eşit bireyler olarak katılmaları önündeki manilerin halen var olmaya devam ettiği ifade edilmiş, daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiği; fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam yararlanmasını sağlamadaki önemi kabul edilmiştir. Bu kapsamda, Sözleşmede “engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak için alınacak özel tedbirlerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği” hükme bağlanmıştır.

19. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72’nci maddesinde, kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu hükme

istinaden, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri arasına 30/06/2014 tarihinde Ek 3’üncü madde eklenmiş ve böylece, ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurların, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği ve bu kapsamdaki taleplerin aynı

Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın, kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı düzenlenmiştir.

20. Benzer hükümler; Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nde de bulunmaktadır.

Her ne kadar Yönetmeliğin Naklen Atama Esasları başlıklı 22nci maddesinde; Yönetmelik kapsamındaki memurların unvan ve sınıf değişikliği olmaksızın naklen atanabilmeleri için; görev yaptıkları yerde en az iki yıl hizmet etmiş olmaları aransa da Engellilik Durumu Nedeniyle Atama başlıklı Ek Madde 1’de ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak naklen atanma talebinde bulunabileceği ve bu kapsamdaki taleplerin bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kadro imkânları ve teşkilat yapısı dikkate alınarak karşılanacağı düzenlenmiştir.

21. Somut olayda, başvuranın 17.10.2018 tarihinde Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu emrinde geçici olarak görevlendirildiği, başvuran hakkında devam eden disiplin soruşturması nedeniyle 29.07.2022 tarihinde

6 ay süre ile Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna görevlendirildiği, disiplin soruşturmasının ise

16.09.2022 tarih ve sayılı Karar ile sona erdiği ayrıca 29/01/2023 tarihinde başvuranın geçici

görevlendirmesinin sona ereceği anlaşılmaktadır.

22. Ayrıca, İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden Bursa E Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumu ile Bursa

H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun aynı Adalet Komisyonu Başkanlığının yetki alanında olduğu, başvurucunun görev yaptığı yerdeki 2 (iki) yıllık hizmet süresinin ise, görev yaptığı ceza infaz kurumunun bağlı olduğu Adalet Komisyonu Başkanlığının yargı çevresinde yer alan ceza infaz kurumlarında geçen toplam süre olarak hesaplandığı belirtilmektedir, başvuranın 17.10.2018 tarihinden beri Bursa’da görevlendirildiği göz önüne alındığında ilgili Yönetmeliğin Naklen Atama Esasları başlıklı 22nci maddesinde ifade edilen; Yönetmelik kapsamındaki memurların unvan ve sınıf değişikliği olmaksızın naklen atanabilmeleri için; görev yaptıkları yerde en az iki yıl hizmet etmiş olmaları şartını taşıdığı düşünülmektedir.

23. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerekliliği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ifade bulduğu gibi ilgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır ve Devlet Memurlarının Yer

Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Ek 3’üncü maddesinde belirtildiği gibi İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı (benzer hükümlere Adalet Bakanlığı Memur

Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nde de yer verilmiştir.) belirtildiği, başvuranın Bursa Şehir Hastanesinden alınmış 16/12/2019 tarihli ve engel oranının %52 olduğu Engellilik Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu göz önüne alınarak başvuranın yer değişikliği talebinin engel durumu, kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirilmesi hususunda Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.

25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın engellik durumuna dayalı yer değişikliği talebinin, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle

Atanmalarına İlişkin Yönetmelik ile Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde tekrar değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine idare tarafından tesis edilecek

işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi