|
ÖZET: Başvurucu, 2005, 2008 ve 2019 yıllarında beyin tümörü ameliyatı geçirdiğini ve 2009 yılında % 71 engelli raporu aldığını belirtmiştir. Ancak, Antalya İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, raporun “ağır özürlü” kısmının boş bırakıldığını ve bu nedenle engelli aylığına hak kazanamadığını ifade etmiştir. Başvurucu, 2010 yılında % 51 oranında “ağır” engelli raporu almış ve eşine bakıcı aylığı bağlanmıştır. Ancak 2021’de, % 51 raporuna göre engelli aylığı kesintisi yapılmaya başlanmıştır.
Danıştay, başvurucunun engelli aylığı için gerekli şartları yerine getirmediğini ve sağlık raporundaki eksikliklerin kendisine ait olmadığını belirtmesine rağmen, ilgili mevzuat gereğince % 40 ve üzeri engel oranının engelli aylığına hak kazanma şartı olduğunu vurgulamıştır. Başvurucunun yeni raporunu ilgili kuruma bildirmemesi nedeniyle yersiz ödemeler yapılmış ve bu ödemelerin geri alınması için kesintiler yapılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, hukukun belirlilik ilkesine ve idarenin işlemlerinin hukuka uygunluğuna dayanmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/13915-S.22.21329
BAŞVURU NO : 2022/6691
KARAR TARİHİ : 26/10/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
2022 sayılı Kanun kapsamında bağlanan Engelli Aylığına ilişkin iş ve
BAŞVURUNUN KONUSU :
işlemler hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07/05/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, 2005, 2008 ve 2019 yıllarında beyin tümörü ameliyatı geçirdiğini, ikinci ameliyat sonrasında ağır engelli olduğunu, 2009 yılında Finike Devlet
Hastanesi tarafından düzenlenen % 71 oranında engelli olduğunu belirtir sağlık kurulu raporu ile engelli aylıklarından faydalanabilmek için ilgili kuruma başvurduğunu, ardından Antalya İl Sosyal Hizmetler
Müdürlüğünce % 71 oranındaki raporunun tek başına yeterli olmadığı, raporun ağır özürlü kısmına “evet” ya da “hayır” yazılması gerektiği, tarafına verilen raporda ise o alanın boş bırakıldığının belirtildiğini, anılan Hastane yetkililerine durumunu anlattığını, ancak ilgili kurumun resmi yazı göndermesi durumunda istenilen alanın düzeltilebileceğinin söylendiğini, akabinde Antalya Eğitim ve Araştırma
Hastanesine yönlendirildiğini, bu defa kendisine % 51 oranında “ağır” engelli raporu verildiğini ve eşine bakıcı aylığı bağlandığını, fakat 2021 yılının Mart ayında engelli aylığının % 51 oranındaki rapora göre tanzim edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle ilgili kurum tarafından kesinti yapılmaya başlandığını, ilk raporunda yer alan “ağır özürlü” kısmının boş bırakılmasının kendi hatası olmadığını, sadece bu sebeple aylığından yapılan kesinti nedeniyle mağdur edildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvurucu tarafından bahse konu talep hakkında, ilk olarak 20.01.2022 tarihinde Kamu Denetçiliği
Kurumuna başvurulduğu, yapılan inceleme sonrasında başvuru hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığı ilgili Genel Müdürlüklerine 15.02.2022 tarihli ve sayılı “Gönderme
Kararı” verilmiştir.
3. Kararımıza istinaden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel
Müdürlüğünün sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; isimli vatandaşın Kamu Denetçiliği Kurumuna göndermiş olduğu şikayet başvurusuna istinaden ilgili kurumlardan gerekli bilgilerin alındığı, bu kapsamda Finike Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının yazısında, adı geçenin 15/05/2008 tarihli ve %71,94 oranlı engelli raporu ile aldığı engelli aylığının %51 oranına sahip sağlık kurulu raporu ile güncellediği için aldığı maaş miktarında düşüş olduğu belirtilmiştir.
4. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün sayılı cevabi yazısında özetle; 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz
Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanunun ilgili maddeleri gereğince, engelli sağlık kurulunda yer alan engel oranının % 40 ve üzeri oranda olması engelli aylığına hak kazanma şartları arasında yer almakta olduğu, sağlık kurulu raporundaki ağır engelli “Evet/Hayır” alanında belirtilen ağır engellilik durumu ise 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığına hak kazanma şartlarından olmadığı, bu doğrultuda Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan kontrollerden ve Finike Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 13/04/2022 tarihli ve sayılı yazısından, 15/05/2008 tarihli ve %71 engel oranlı raporuna istinaden engelli aylığı bağlandığı, 03/05/2010 tarihli ve
% 51 oranlı raporunu SYD Vakfına bildirmediğinden ilgili mevzuatta yer alan bildirim yükümlülüğüne uymadığı ve 15/05/2008 tarihli %71 engel oranlı raporu ile aylık almaya devam ettiği anlaşıldığından
Vakıf tarafından % 51 engel oranlı rapor Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden teyit edilerek
17.03.2021 tarihinde adı geçenin aylığının mevzuatın açık hükmü gereği %40-69 arası Engelli Aylığına
dönüştürüldüğü, alınan yersiz ödemeler için Eylül 2014 tarihinden itibaren kesintiler oluşturulduğu, söz konusu kesintilerin hâlihazırda alınan engelli aylığından her ay 1/4 oranında mahsuben tahsil edildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
5. Akabinde, adı geçenin aynı şikâyet konusu ile tekrar Kurumumuza başvurması üzerine bu defa Antalya
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Finike Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iletişime geçilmiş olup, şikayete ilişkin tüm bilgi ve belgelerin Kurumumuza gönderilmesi istenmiştir.
6. Kurumumuz talebine istinaden anılan idarelerin cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; 6.1. Engelli adına evde bakım hizmetinden yararlanabilmek için ’ın
26.05.2009 tarihinde Antalya İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne dilekçe verdiği, anılan Müdürlüğün
15.02.2010 tarihli cevabi yazısında, yapılan incelemede adı geçen engellinin sağlık kurulu raporunda
“ağır özürlü” kısmının boş olduğu tespit edildiğinden ilgili Yönetmelik hükmü gereğince talep edilen bakım modelinden yararlanılabilmesi için herhangi bir işlem yapılamadığı, akabinde müracaatçının anılan idareye verdiği 07.05.2010 tarihli dilekçesinde, bahse konu yardımdan faydalanabilmek için adı geçen engellinin yeniden özürlü sağlık kurulu raporu aldığı, raporunun “ağır özürlü” kısmında “evet” ibaresinin yazdığı, bu sebeple gereğinin yapılmasını talep ettiği, 6.2. 14.06.2010 tarihli Bakım Raporu Formunda, komisyonca bizzat yerinde yapılan inceleme neticesinde engelli ’ın engelli bakım aylığı almasının uygun görüldüğünün belirtildiği, 6.3. Antalya İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün 02.09.2010 tarihli ve sayılı OLUR’u ile 2828 sayılı
Kanunun ek 7 nci maddesi ve ilgili Yönetmelik hükümleri gereğince engelli ’ın bakımını üstlenen eşi ’a 01.07.2010 tarihinden başlayarak evde akraba yanında aylık bakım ücreti ödenmesinin uygun görüldüğü, ’ın adı geçen engellinin bakımından sorumlu olduğuna dair düzenlenen Özürlü Bakım Hizmetleri Evde Bakım Ücreti Sözleşmesini de imzaladığı, 6.4. Antalya İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün “teyit işlemi yapılan raporlar” konulu yazısında, Ulusal
Engelli Veri Bankasında ’a ait en yeni tarihli raporun Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 03.05.2010 tarihli (% 51 oranlı ve “ağır”engelli) engelli sağlık kurulu raporu olduğu, /
6.5. Finike Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 14.08-65 sayılı yazısında; ’ın idareye bildirdiği 14.05.2009 tarihli ve %71,94 oranlı raporuyla bağlanan engelli aylığının, 03.05.2010 tarihinde adına düzenlenen %51 oranına sahip sağlık kurulu raporu ile güncellediği için aldığı maaş miktarında düşüş olduğu, vatandaş yeni tarihli sağlık kurulu raporunu aldığında Vakfa bildirmediği süre için Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü tarafından kişinin %51 oranında olan sağlık kurulu raporuna göre kesinti yapıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 7.1.“Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde;“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 7.2.“Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 7.3.“Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 7.4.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 8.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 9. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”,
9.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 9.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (d) bendinde; “Bakıma İhtiyacı Olan Engelli; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi… ifade eder”, 9.4. Ek 7 nci maddesinde; “Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca
Ramazan ve Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına dâhil edilmez.…”, 9.5. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 10. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanunun; 10.1. 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.387) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.
Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz.”, 10.2. 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b)bendi ile üçüncü fıkrasında;“İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen
Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır.
Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas
alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz. Ayrıca, 2828 sayılı Kanun hükümlerine göre harçlık ödenenler de muhtaç olarak kabul edilemez ve kendilerine bu
Kanun hükümlerine göre aylık bağlanamaz.”, 10.3. 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “ Bu aylıkların başlangıç tarihi, ilgililerin Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına yapacakları yazılı müracaatlarını takip eden aybaşıdır.”, 10.4. 4 üncü maddesinde; “Bu Kanuna göre aylık bağlanmada veya ödenmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile kullanılacak belgeler, Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından müşterek hazırlanacak bir yönetmelikle tespit olunur.”, 11. 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç
Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin; 11.1. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş
Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”, 11.2. “Ödeme ” başlıklı 9 uncu maddesininde; “…Aylık türlerine göre, …. b) Engelli aylığı: 2022 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarda, c) Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede engelli aylığı: 2022 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarda…”, 11.3. “Engelliliğin belirlenmesi” başlıklı 12 ncı maddesinde; “(1)2022 sayılı Kanun Kapsamında Aylık
Alan Özürlülere Sağlık Kurulu Raporu Vermeye Yetkili Hastanelerin Belirlenmesi ile Sağlık Raporlarının
Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenir.(2) 2022 sayılı
Kanunun uygulanmasında; a) Engel durumuna göre toplam engel oranı % 40 ile % 69 arasında olanlar
“engelli”, b) Engel durumuna göre toplam Engel oranı % 70 ve üzeri oranda olanlar ise “başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede engelli” olarak kabul edilir.”, 11.4. “Engel oranlarındaki değişiklikler” başlıklı 13 üncü maddesinde; “… (5) Toplam engel oranı, aylık türünü değiştirecek şekilde azalanların aylıkları, engelliler için sağlık kurulu raporunun düzenlenme tarihini takip eden dönem başından itibaren azaltılır. Raporun, Sağlık Bakanlığı veri tabanından temin edilemediği durumlarda, rapor tarihinden itibaren üç ay içinde yeni raporunu Vakfa teslim etmeyenlerin aldıkları yersiz ödemeler daha sonra ödenecek aylıklardan 1/4 oranında mahsuben tahsil edilir. Borçların mahsup yoluyla tahsil imkânının kalmaması halinde Bakanlık tarafından takibi sağlanır.” 11.5. “Bildirim yükümlülüğü” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(1) Aylık almakta olanlar veya aylık sahiplerinin eş, anne, baba, vasi, kayyum, veli veya vekilleri, aylıkların kesilmesini gerektiren durumları üç ay içinde Vakfa bildirmekle yükümlüdürler.
(2) Bu yükümlülüğe uymayarak yersiz aylık tahsilinde bulunanlara ödenmiş olan aylıklar için ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faizi ile birlikte Bakanlık tarafından borç tahakkuk ettirilerek, takip ve tahsili sağlanır. Süresi içinde bildirim yükümlülüğüne uyulmuş olmakla veya aylık hakkından feragat talebinde bulunulmakla birlikte, süresinde aylık kesme işlemi yapılmayarak aylıkların ödenmeye devam olunması durumunda geri tahsil olunacak aylık tutarları için kanuni faiz veya Tüketici
Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık değişim oranlarına göre ayrıca bir fark alınmaz.
/
(3) Aylığın kesilmesi gereken durumların üç aylık bildirim süresi tamamlanmadan Vakıf tarafından ya da
Sistem tarafından tespiti halinde geri tahsil olunacak aylık tutarları için kanuni faiz veya Tüketici
Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık değişim oranlarına göre ayrıca bir fark alınmaz.”, 11.6. “Fazla veya yersiz ödenmiş aylıkların geri alınması” başlıklı 15 inci maddesinde; “(1) 11 inci maddenin üçüncü fıkrasına göre aylığının kesilmesi gereken ödeme dönemi başından itibaren her ne suretle olursa olsun, istihkaklarından fazla veya yersiz ödenen aylıklar ile 14 üncü maddeye göre tahakkuk ettirilmiş faiz, borcun tahsilinden önce aynı kişiye tekrar aylık bağlanmış olması durumunda aylıklarından mahsup edilir. 13 üncü maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen hallerde, anılan hükümlere göre işlem yapılır.
(2) Borçların mahsup yoluyla tahsil imkânının kalmaması halinde Bakanlık tarafından takip ve tahsili sağlanır.”, 12. Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin
Yönetmeliğin; 12.1. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 7 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.” 12.2. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Bakıma Muhtaç
Engelli: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, engellilik sınıflandırmasına göre ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenleri,”, 12.3. “İnceleme ve tespit” başlıklı 7nci maddesinde;“(1) Bakıma muhtaç engellilerin incelenmesi il/ilçe müdürlüklerinin sorumluluğundadır.…(4) Bakım raporunda engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz olarak değerlendirilmesi halinde; a) İl müdürlüğünce, engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz değerlendirildiği, engelliye veya yasal temsilcisine 30 gün içinde yazılı olarak bildirilir.
b) Engelli veya yasal temsilcisi tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bakım raporuna itiraz edebilir.
c)İtiraz talebi il müdürlüğünce değerlendirilir, … İtiraz konusu sağlık kurulu raporu kaynaklı ise il müdürlüğü durumu il sağlık müdürlüğüne bildirerek 16/7/2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında
Yönetmeliğin 10 uncu maddesine göre işlem yapılmasını ister. İl müdürlüğü yeni sağlık kurulu raporu doğrultusunda gerekli işlemi yapar.
(6)… değişikliği süresinde bildirmeyenler hakkında gerekli yasal işlem yapılır.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
/
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; , 2005, 2008 ve 2019 yıllarında beyin tümörü ameliyatı geçirdiğini, ikinci ameliyat sonrasında ağır engelli olduğunu, 2009 yılında Finike Devlet
Hastanesi tarafından düzenlenen % 71 oranında engelli olduğunu belirtir sağlık kurulu raporu ile engelli aylıklarından faydalanabilmek için ilgili kuruma başvurduğunu, ardından Antalya İl Sosyal Hizmetler
Müdürlüğünce % 71 oranındaki raporunun tek başına yeterli olmadığı, raporun ağır özürlü kısmına “evet” ya da “hayır” yazılması gerektiği, tarafına verilen raporda ise o alanın boş bırakıldığının belirtildiğini, anılan Hastane yetkililerine durumunu anlattığını, ancak ilgili kurumun resmi yazı göndermesi durumunda istenilen alanın düzeltilebileceğinin söylendiğini, akabinde Antalya Eğitim ve Araştırma
Hastanesine yönlendirildiğini, bu defa kendisine % 51 oranında “ağır” engelli raporu verildiğini ve eşine bakıcı aylığı bağlandığını, fakat 2021 yılının Mart ayında engelli aylığının % 51 oranındaki rapora göre tanzim edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle ilgili kurum tarafından kesinti yapılmaya başlandığını, ilk raporunda yer alan “ağır özürlü” kısmının boş bırakılmasının kendi hatası olmadığını, sadece bu sebeple aylığından yapılan kesinti nedeniyle mağdur edildiğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
15. Bilindiği üzere, son yıllarda özellikle “engellilere” yönelik uluslararası metinler her geçen gün artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normları şeklinde yapılan düzenlemelerdir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5,
10 ve 61. maddeleri ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, 2022 sayılı Kanun, 6328 sayılı Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmış, aynı şekilde 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun ilgili maddelerinde de engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla devletin gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmıştır.
16. Bununla birlikte, Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi de
“belirlilik”tir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği de normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
17. Somut başvuru hakkında yapılan inceleme neticesinde; adı geçenin, ilk olarak 20.01.2022 tarihinde
Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu, gerekli incelme ve değerlendirme yapılmak üzere başvuru ile ilgili olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile
Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne 15.02.2022 tarihli “Gönderme Kararı” verilmiştir.
18. Kararımıza istinaden ilgili idarelerin cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş
Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanunun ilgili maddeleri gereğince, engelli sağlık kurulunda yer alan engel oranının % 40 ve üzeri oranda olması engelli aylığına hak kazanma şartları arasında yer almakta olduğu, sağlık kurulu raporundaki ağır engelli
“Evet/Hayır” alanında belirtilen ağır engellilik durumunun ise 2022 sayılı Kanun kapsamında engelli aylığına hak kazanma şartlarından olmadığı, bu doğrultuda Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan kontrollerden ’a 15/05/2008 tarihli ve %71 engel oranlı raporuna istinaden engelli aylığı bağlandığı, 03/05/2010 tarihli ve % 51 oranlı raporunu SYD Vakfına bildirmediğinden ilgili mevzuatta yer alan bildirim yükümlülüğüne uymadığı ve %71 engel oranlı raporu ile aylık almaya devam ettiği anlaşıldığından, Vakıf tarafından % 51 engel oranlı rapor Antalya
Eğitim ve Araştırma Hastanesinden teyit edilerek 17.03.2021 tarihinde adı geçenin aylığının mevzuatın açık hükmü gereği “%40-69 arası Engelli Aylığı”na dönüştürüldüğü, alınan yersiz ödemeler için ise
Eylül 2014 tarihinden itibaren kesintilerin oluşturulduğu, söz konusu kesintilerin hâlihazırda alınan engelli aylığından her ay 1/4 oranında mahsuben tahsil edildiği belirtilmiştir.
19. Akabinde, ’ın aynı şikâyet konusu ile tekrar Kurumumuza başvurması üzerine bu defa
Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Finike Sosyal Yarımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile iletişime geçilmiş olup, şikayete ilişkin tüm bilgi ve belgelerin Kurumumuza gönderilmesi istenmiştir.
20. Kurumumuz talebine istinaden anılan idarelerin cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; 20.1. Engelli adına evde bakım hizmetinden yararlanabilmek için ’ın
26.05.2009 tarihinde Antalya İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne dilekçe verdiği, anılan Müdürlüğün
15.02.2010 tarihli cevabi yazısında, adı geçen engellinin sağlık kurulu raporunda “ağır özürlü” kısmının
boş olduğu tespit edildiğinden ilgili mevzuat hükmü gereğince talep edilen bakım modelinden yararlanabilmesi için herhangi bir işlem yapılamadığının bildirildiği, akabinde müracaatçının anılan idareye verdiği 07.05.2010 tarihli dilekçesinde, bahse konu yardımdan faydalanabilmek için adı geçen engellinin yeniden özürlü sağlık kurulu raporu aldığı, raporun “ağır özürlü” kısmında “evet” ibaresinin yazıldığı, bu sebeple gereğinin yapılmasını talep ettiği, 20.2. Bahse konu talep üzerine düzenlenen 14.06.2010 tarihli Bakım Raporu Formunda, komisyonca bizzat yerinde yapılan inceleme neticesinde engelli ’ın engelli bakım aylığı almasının uygun görüldüğünün belirtildiği, ardından Antalya İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün 02.09.2010 tarihli
Olur’u ile 2828 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesi ve ilgili Yönetmelik hükümleri gereğince adı geçen engellinin bakımını üstlenen eşi ’a 01.07.2010 tarihinden başlayarak evde bakım ücreti ödenmesinin uygun görüldüğü, bakıcı tarafından adı geçen engellinin bakımından sorumlu olduğuna dair düzenlenen Özürlü Bakım Hizmetleri Evde Bakım Ücreti Sözleşmesinin de imzalandığı, 20.3. Antalya İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünün “teyit işlemi yapılan raporlar” konulu yazısında, Ulusal
Engelli Veri Bankasında ait en yeni tarihli raporun Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 03.05.2010 tarihli (% 51 oranlı ve “ağır”engelli) engelli sağlık kurulu raporu olduğu, Finike Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından ’ın idareye bildirdiği
14.05.2009 tarihli ve %71,94 oranlı raporu ile bağlanan engelli aylığının, 03.05.2010 tarihinde adına
düzenlenen %51 oranına sahip sağlık kurulu raporu ile güncellediği için aldığı maaş miktarında düşüş olduğu, kişinin yeni tarihli sağlık kurulu raporunu Vakfa bildirmediği, bu süre için Sosyal Yardımlar
Genel Müdürlüğünce %51 oranında olan engelli sağlık kurulu raporuna göre kesinti yapıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
21. Bilindiği üzere; 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları İle Engelli ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddelerinde, toplam engel oranı % 40 ile % 69 arasında olan kişilerin “engelli”, % 70 ve üzeri oranda olan kişilerin ise
“başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede engelli” olarak kabul edildiği, ödemelerin söz konusu aylık türlerine göre yapılacağı, toplam engel oranında aylık türünü değiştirecek şekilde azalma olan kişilerin aylıklarının, engelliler için sağlık kurulu raporunun düzenlenme tarihini takip eden dönem başından itibaren azaltılacağı, düzenlenen yeni tarihli sağlık kurulu raporunu üç ay içinde ilgili SYD Vakfına teslim etmeyen kişilerin aldıkları yersiz ödemelerin ise, daha sonra ödenecek aylıklardan 1/4 oranında mahsuben tahsil edileceği hususları ayrıntılı bir şekilde hüküm altına alınmıştır.
22. Bu itibarla, her ne kadar başvurucu , ilgili idare tarafından engelli aylığında usulsüz bir şekilde kesinti yapılarak mağdur edildiğini iddia etmiş ise de, Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; başvurucu engelli ’ın 2022 sayılı Kanun kapsamında bağlanan “engelli aylığı”
/
için, yakınlarının ise aynı engelli hakkında 2828 sayılı Kanun kapsamında bağlanan “evde bakım aylığı” için ilgili kuruma başvuruda bulundukları, 2022 sayılı Kanunun ilgili maddeleri gereğince engel oranının
% 40 ve üzeri oranda olmasının engelli aylığına hak kazanma şartları arasında olduğu, ancak sağlık kurulu raporunun ağır engelli kısmında “Evet” ya da “Hayır” ibaresine yer verilmek üzere belirtilen ağır engellilik durumunun ise bahse konu aylığa hak kazanma şartlarından olmadığı, bu doğrultuda adı geçene 15/05/2008 tarihli ve %71 engel oranlı raporuna istinaden “engelli aylığı” bağlandığı, ancak söz konusu raporda “ağır engelli” ibaresi yer almadığından o tarihte aynı engellinin bakımı için yapılan “evde bakım aylığı” başvurusunun kabul edilmediği, bu sebeple yeniden sağlık kurulu raporu alındığı, 03/05/2010 tarihinde düzenlenen ve adı geçenin % 51 oranında “ağır engelli” olduğunu belirtilen rapor ile yeniden ilgili İl Müdürlüğüne başvurulduğu ve bu defa adı geçenin eşi ’a bakıcı olarak “evde bakım aylığı” bağlandığı, SOYBİS’ten alınan bilgilere göre adı geçen engellinin eşinin hali hazırda engelli evde bakım aylığı almaya devam ettiği, ilgili mevzuatta her bir engelli sağlık kurulu raporunun kişilerin güncel engellilik durumlarını gösteren birer idari işlem olduğu ve düzenlenen her yeni raporun kendinden önceki raporları süresine bakılmaksızın geçersiz hale getirdiği belirtilmekte olup, adı geçen engelli yine ilgili mevzuatta yer alan bildirim yükümlülüğüne uymayarak ilgili SYD Vakfına yeni tarihli (%51 engel oranlı) raporunu bildirmediğinden, normal şartlarda daha az miktarda alması gerekirken yıllarca eski tarihli (%71 engel oranlı) rapor kapsamında % 70 ve üzeri oranda engelli aylığı almaya devam ettiği, bu durumun Ulusal Engelli Veri Bankası kayıtlarında yer alan yeni tarihli rapordan anlaşılması üzerine ilgili
Vakıf tarafından % 51 engel oranlı yeni rapor Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden teyit edilerek
17.03.2021 tarihinde adı geçenin aylığının mevzuatın açık hükmü gereğince %40-69 arası engelli
aylığına dönüştürüldüğü ve alınan yersiz ödemeler için hâlihazırda alınan engelli aylığından mevzuat gereği her ay 1/4 oranında mahsup yapıldığı anlaşıldığından, hukukun evrensel ilkelerinden olan “Hiç kimse kendi kusurunu ileri sürerek hak iddia edemez” ilkesi de nazara alındığında, idarenin işlemlerinde hukuk ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesiilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU, AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ANTALYA AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ İLE
FİNİKE KAYMAKAMLIĞI (SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI)NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
/
Kamu Başdenetçisi
/