|
ÖZET: Başvuran, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalıştığını belirterek, 18 Mayıs 2001 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydedilmesi ve vergi indiriminden yararlanma talebinde bulunmuştur. Ancak, Sağlık Bakanlığı, 2001 yılına ait raporların arşiv mevzuatı gereği 20 yıl sonra imha edildiğini ve dolayısıyla raporun kaydının mevcut olmadığını bildirmiştir. Başvuranın talebi, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, engelli sağlık raporlarının geçerliliği ve kaydı konularında hukuki belirsizlikler ortaya çıkmıştır.
Başvuruya ilişkin yapılan incelemede, başvuranın elindeki raporun sürekli ibareli olduğu ve üzerinde herhangi bir tahrifat bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak, raporun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydedilmemesi nedeniyle başvuranın talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmamıştır. Ayrıca, engelli indiriminden yararlanma talebi, Merkez Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirme ve çalışma gücü kayıp oranının belirlenmesi şartına bağlıdır. Bu nedenle, başvuranın mevcut raporu ile indirimden yararlanması talebi de reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın sağlık kurulu raporunun gerçekliği konusunda bir kuşku varsa gerekli yasal süreçlerin başlatılması, aksi takdirde raporun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydının yapılması yönünde Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulunulmuştur. Başvuranın engelli indiriminden mevcut raporu ile yararlanma talebi ise, ilgili mevzuat gereği reddedilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/1682-S.24.2708
BAŞVURU NO : 2023/13322
KARAR TARİHİ : 14.02.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Engelli Sağlık Kurulu Raporunun Ulusal Engelliler Veri
Bankasına kaydı ve vergi indirimden yararlanma talepleri hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 18.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle; İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalıştığını belirterek 18/05/2001 tarihli ve sürekli ibareli Engelli Sağlık Kurulu Raporunun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydını ve devam eden memuriyet hayatında vergi indirimden yararlanmayı Kurumumuzdan talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığından alınan 05/09/2023 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazıda; 2.1. Başkanlıklarında oluşan kayıtların incelenmesinden; İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının 25.08.2023 tarihli ve sayılı yazısı ekinde Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirilmek üzere Başkanlıklarına intikal eden Dr. Vedat Ali Özkan Kayseri Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 16.05.2001 tarihli ve sayılı özürlü sağlık kurulu raporu ile ilgili işlem sürecinin devam ettiğinin anlaşıldığı, 2.2. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde öngörülen yetkiye istinaden, 28.04.1981 tarihli ve 17324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının
Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli İle Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik ile uygulama yönlendirilmiş olup, vergi indiriminden faydalanılabilmesi için Yönetmelikte belirtildiği şekilde başvuru yapılması ve başvuruya esas teşkil eden engelli sağlık raporlarının, Yönetmeliği yetkilendirmiş olduğu Merkez Sağlık
Kurulunca değerlendirilerek çalışma gücü kayıp oranının belirlenmesi gerektiği, buna göre, Merkez Sağlık
Kurulu inceleme ve değerlendirilmesinden geçmeyen bir raporla engellilik indiriminden yararlanılmasının mümkün olmadığı, Engelli Sağlık Kurulu Raporunun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydının, Sağlık
Bakanlığının yetki ve görev alanında olduğu, /
2.3. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde öngörülen yetkiye istinaden, 28.04.1981 tarihli ve 17324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının
Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli İle Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik” hükümleri ile uygulama yönlendirilmiş olup, Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde; düzenlenecek bu raporlar üzerine, Maliye
Bakanlığı Başhekiminin başkanlığında, Sağlık Bakanlığınca görevlendirilecek iki uzman hekim ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca görevlendirilecek bir uzman hekimden ve Gelir İdaresi Başkanlığının bir temsilcisinden teşekkül eden Merkez Sağlık Kurulunca, raporların incelenmesi suretiyle re’sen ve nihai olarak karara bağlandığı, yapılan inceleme ve değerlendirme işleminin ise 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında
Yönetmelik” hükümlerine göre ve bu Yönetmelik eki cetvellerde tüm vücut engellilik bulgularına göre belirlenmiş olan çalışma gücü kayıp oranlarına göre yapıldığı, 2.4. Engellilik indiriminden yararlanma taleplerine konu teşkil eden engelli sağlık kurulu raporlarını değerlendirmeye ve ilgililerin engellilik/çalışma gücü kayıp oranlarını kararlaştırmaya ilgili mevzuat uyarınca yetkili kılınmış olan Merkez Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirilmeler sonucunda, kararlaştırılan engellilik/çalışma gücü kayıp oranı asgari yüzde kırk (%40) ve üzerinde olan engellilerin, kararlaştırılan engellilik/çalışma gücü kayıp oranlarının, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde tekabül ettiği dereceler itibariyle engellilik indiriminden yararlandırılmalarında; başvuruları sırasında engelli sağlık kurulu raporu ibraz etmeksizin, engellilik indiriminden yararlanma talebiyle yapılan başvurular üzerine, bu kişilerin engelli sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili hastanelere sevk edilmeleri sonucu, ilgili hastane sağlık kurulunca düzenlenen rapor tarihi, başvuruları sırasında engelli sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili hastanelerce haklarında düzenlenmiş engelli sağlık kurulu raporu ibraz ederek, engellilik indiriminden yararlanma talebiyle yapılan başvurular üzerine, bu kişilerin başvuru tarihi yararlandırma işleminin başlangıç tarihi olarak esas alındığı, 2.5. Başvuruya bağlı bir hak olan vergi indiriminden yararlanmak için ilgililerce başvuru mahallerine (İllerde Vergi Dairesi Başkanlıklarına, Vergi Dairesi Başkanlığı bulunmayan İllerde Defterdarlık Gelir
Müdürlüklerine, İlçelerde Vergi Dairesi Müdürlüklerine, bağımsız vergi dairesi müdürlüğü bulunmayan ilçelerde ise Malmüdürlüklerine) gerekli belgeler ile müracaat edildiği takdirde, Merkez Sağlık Kurulunca başvuruya esas teşkil eden raporun asgari yüzde kırk ve üstünde değerlendirilmesi halinde, başvuru tarihinden itibaren engellilik indiriminden yararlanılmasının mümkün olduğu, 2.6. Emsal bir olaya ilişkin ihtilafta, Danıştay 3. Daire Başkanlığı’nca verilen 20.10.2014 tarihli
E.No:2014/7527, K.No:2014/4633 sayılı Kararda yer alan; “…Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesinden; sakatlık indiriminden yararlanmak isteyen şahsın yetkili hastanelerden alacağı raporda hastanın laboratuvar bulguları, klinik muayene bulguları, sakatlık bulguları ve teşhisin açık, kesin ve ayrıntılı şekilde belirtileceği, bu raporun Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmesi neticesinde davacının çalışma gücü kaybı oranının bu Kurul tarafından belirleneceği, anılan Kurul tarafından ilgili yönetmelik ve eki cetvellere göre davacının çalışma gücü kayıp oranı tespit edilmeden sakatlık indiriminden faydalandırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır…” ifadesiyle, ilgililer hakkında düzenlenmiş engelli sağlık kurulu raporlarının, Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirilmemiş haliyle engellilik indiriminden yararlandırma sonucunu doğurmayacağının hükme bağlandığı, 2.7. Aynı konuda; Danıştay 4. Daire Başkanlığınca verilen 22.01.2014 tarihli ve E.No:2012/647, K.No:2014/365, Danıştay 4. Daire Başkanlığınca verilen 15.03.2016 tarihli ve E.No:2015/7115, K.No:2016/1111 sayılı kararlarda da, davacının almış olduğu rapora istinaden kazanılmış hakkının varlığından söz edebilmek için, söz konusu rapora istinaden Merkez Sağlık Kurulu tarafından tesis edilen bir işlemle sakatlık indiriminden yararlanıyor olması gerektiğinin hükme bağlandığı, /
2.8. Başvuranın engellilik indiriminden yararlanma talebi ile ilgili devam eden işlem sürecinin, Merkez
Sağlık Kurulunca sonuçlandırılması, çalışma gücü kaybı oranının mevzuatta öngörülen asgari %40 engel oranının kararlaştırılması halinde ilgili engelli indiriminden yararlanabileceği, başvuru sahibince ileri sürüldüğü üzere başvuru öncesi dönemler için geriye dönük olarak engellilik indiriminden yararlandırılması imkânı bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel
Müdürlüğünün 03/11/2023 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde;
3.1. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden istenilen (TC:
18/05/2001 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile ilgili olarak, Sağlık Bakanlığı Arşiv Mevzuatına göre
Sağlık Kurulu Defterleri ve Raporları 20 yıl saklandıktan sonra imha edildiğinden 2001 yılı Engelli Sağlık
Kurulu Raporlarının Arşiv Biriminde bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
4. Kurumumuzun 29/11/2023 tarih ve S. sayılı ek bilgi belge talebine yönelik Sağlık Bakanlığı
Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 02/01/2024 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 4.1. engellilik indirimine yönelik olarak İdarelerine müracaatı olmadığından idari veya hukuki herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, özlük dosyasının kontrolünde bu tür bir belgeye ulaşılamadığı, personelin engellilik indiriminden faydalanmadığı, 4.2. Bir personelin vergi indiriminden faydalanabilmesinin bu iş için belirlenmiş bir hastaneden almış olduğu engelli olduğuna dair heyet raporu ile birlikte Gelir İdaresi Başkanlığına müracaat etmesi gerektiği, 4.3. Gelir İdaresi Başkanlığının söz konusu raporu engellilik indirimi kapsamında değerlendirip uygun bulması halinde derecelendirerek yazı ile Hastanelerine bildirimde bulunduğu, akabinde kişinin kendisine yapılan ödemelerde mevzuatı çerçevesinde faydalandırıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 5.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 5.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 5.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…
yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 5.4. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 5.5. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 5.6. Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları başlıklı 65inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 5.7. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5.8. 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 6. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 6.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a)
Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 6.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; /
(d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme ‘de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.
3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 6.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 6.5. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, 7. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 7.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 8.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit
koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 8.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.
b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.
c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.…” d) Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.
e) Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.
f) Engellilere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.
g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır.
h) Engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması esastır.
i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır.
j) Engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınır.”, 8.4. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 9. 28/4/1981 tarih ve 17324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sakatlık İndiriminden
Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli İle Uygulanması Hakkında
Yönetmeliğin, 9.1. Yönetmeliğin amacı başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı 193 Sayılı Gelir Vergisi
Kanununun değişik 31 inci maddesinde yer alan sakatlık indiriminden yararlanacak hizmet erbabının sakatlık derecelerinin ve indirimin uygulanmasına ilişkin esas ve usullerin tesbitidir.” 9.2. Sakatlık indiriminden yararlanmak için başvuru başlıklı 4üncü maddesinde; “İndirimden yararlanmak isteyen sakat hizmet erbabı. Nüfus kağıdının örneği ve çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge ile birlikte illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız Vergi Dairesi bulunan İlçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Malmüdürlüğü’ne bir dilekçe ile başvuracaktır.” 9.3. Başvuru üzerine yapılacak işlemler başlıklı 5inci maddesinde; Defterdarlık Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri sakatlık indiriminden yararlanmak için kendilerine başvuran hizmet erbabının adı ve soyadını, baba adını, doğum yeri ve tarihi ile çalıştığı işyerini, Özürlülere
Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin eki rapor formlarının üç nüshasının ilgili yerlerine yazacaklar ve bu formları bir yazıya ekleyerek hizmet erbabını Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen hastanelerden en yakın olanına sevk edeceklerdir.
9.4. Yetkili sağlık kuruluşları başlıklı 6ncı maddesinde; “Bu Yönetmelikte belirtilen sağlık kurulu raporunu düzenlemeye Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen hastaneler yetkilidir. Yetkili sağlık kuruluşları adı geçen Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde rapor düzenleyip sağlık kurulu kararını vermek zorundadır. Bu kararı içeren raporun aslı sakatlık indiriminden faydalanmak isteyen hizmet erbabının bağlı bulunduğu yerdeki İl Defterdarlığına gönderilecektir.
9.5. Yetkili sağlık kuruluşlarınca yapılacak işlemler başlıklı 7nci maddesinde; “Yetkili sağlık kuruluşları Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 6,7 ve 8 inci maddelerinde belirlenen esaslara göre işlem yapacaklardır.” 9.6. Merkez sağlık kurulunun teşekkülü ve yapacağı işlemler başlıklı 10uncu maddesinde Merkez
Sağlık Kurulu, Maliye Bakanlığı Başhekiminin başkanlığında, Sağlık Bakanlığı’nca görevlendirilecek iki uzman hekim ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca görevlendirilecek bir uzman hekimden ve
Gelirler Genel Müdürlüğü’nün bir temsilcisinden oluşur. Merkez Sağlık Kurulu ayda en az iki defa üye tam sayısı ile toplanır ve oy çokluğu ile karar verir. Merkez Sağlık Kurulu, yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlarda yer alan laboratuvar bulgularını, klinik muayene bulgularını, sakatlık bulgularını, teşhisi inceler ve rapor formunda kendine ait bir bölüm açarak karar bölümüne Özürlülere Verilecek Sağlık
Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe ekli cetvellerde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranlarını dikkate alarak hizmet erbabının sakatlığı nedeniyle çalışma gücünü hangi oranda kaybettiğini rakamla ve yazıyla belirtmek suretiyle karar verir. Laboratuvar bulguları, sakatlık bulguları, klinik muayene bulguları ve teşhis ile söz konusu cetvellerde belirtilen ve rapora ilgili sağlık kurulunca yazılan oranlar arasın da çelişki görülmesi halinde Kurul, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları
Hakkında Yönetmeliğe ekli cetvellerde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranları doğrultusunda re’sen ve nihai olarak karar verir. Kurul, gerek görmesi halinde bu raporu bir daha incelenmek üzere raporu veren hastaneye iade edebilir veya hizmet erbabının çalışma gücü kayıp oranlarının tespiti için yetkili başka bir sağlık kuruluna gönderilmesini isteyebilir. Birden fazla sakatlığı bulunan hizmet erbabının çalışma gücünü hangi oranda kaybettiği Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu
Raporları Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesindeki esaslara göre Merkez Sağlık Kurulunca tespit edilir.
Kurul, gerekliğinde istişari mahiyette bilgi almak için yetkili sağlık kuruluşundan uzman çağırabilir, yazılı görüş isteyebilir ve istişarı mahiyette görüş verebilir. Merkez Sağlık Kurulu; ilgili Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri tarafından tereddüte düşüldüğü için gönderilen raporlar ile ihbar ve şikayet mahiyetinde gelen başvurular üzerine yaptırılan inceleme sonucu dosyada oluşan raporlarla yurt dışı teşkilatlarında görevli hizmet erbabına ilişkin raporların incelenmesi sırasında
Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe ekli cetvellerde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranlarını dikkate alarak, hizmet erbabının sakatlığı nedeniyle çalışma gücünü hangi oranda kaybettiği hususunda karar verir. Merkez Sağlık Kuruluna gönderilen raporların incelenmesi sırasında Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin eki cetvellerde yer almayan sakatlıklara ilişkin sakatlık oranlarının tespitinde, Kurulca benzeri sakatlık oranları, fonksiyon kayıpları dikkate alınarak tıbbi ve bilimsel kurallara göre re’sen karar verilir.” 10. 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin
Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin, 10.1. Vergi indirimine esas raporlar başlıklı 13üncü maddesinde; “193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, engellilik indirimine esas olmak üzere düzenlenen raporlarda, raporu düzenleyen sağlık
/
kurum ve kuruluşu tarafından işverenin bulunduğu yerdeki İl Vergi Dairesi Başkanlığına, Vergi Dairesi olmayan illerde ise İl Defterdarlığına gönderilen rapor esas alınır.” 11. 16/07/2006 tarih 26230 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mülga Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin; 11.1. “Özürlü sağlık kurulu raporunun geçerlilik süresi” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1) Özürlü sağlık kurulu raporunun sürekli olup olmadığı ile süreli raporlarda kontrol süresi mutlaka belirtilir. (2)
Özürlü sağlık kurulunca kişinin özür durumunun sürekli olduğuna karar verilmesi durumunda, özürlü sağlık kurulu raporunun ilgili bölümünde bu durum belirtilir. Ancak özür durumunun değişmesi halinde, rapor ve buna bağlı tüm vücut fonksiyon kaybı oranı yeniden belirlenir. (3) Özürlü sağlık kurulunca özürlünün özür durumunun sürekli olmadığına karar verilmesi halinde de bu husus ilgili bölümde belirlenerek Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun geçerlilik süresi belirtilir. Zaman içinde değişebilen veya kontrolü gerektiren hastalıklar, hastanın önceki özürlü sağlık kurulu raporu da kurula sunularak, özürlü sağlık kurulunun belirleyeceği süre içinde yeniden görüşülür ve karara bağlanır. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre alınmış olan sürekli raporlar ile süreli raporların geçerlilik süresi dolmadan tekrar rapor istenmesi durumunda, mükerrer rapor tanzimini önlemek maksadıyla, ilgililerin daha önce Özürlü
Sağlık Kurulu Raporu alıp almadıklarına ilişkin beyanı istenir. İlgilinin beyanı üzerine veya bir başka şekilde, evvelce Özürlü Sağlık Kurulu Raporu verilmiş olduğunun tespiti halinde tekrar rapor verilmez.”
11.2. “Özürlü sağlık kurulu raporunun tasdiki ve verilişi” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(1)
Raporların usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, formdaki bilgilerin tam olarak doldurulup doldurulmadığı kontrol edilerek, gerekiyorsa eksik ve yanlışlıklar düzeltildikten sonra raporlar; kurum müracaatı ise üç nüsha, kişisel müracaatlarda ise iki nüsha olarak düzenlenir ve baştabip tarafından tasdik edilir. (2) Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun bir nüshası ilgili kişiye verilir. İlgilinin talebi üzerine hazırlanmış olan özürlü sağlık kurulu raporlarından; özürlünün kullanabileceği hakları sayısınca çoğaltılarak imza edilir, onaylanır ve mühürlenerek ilgiliye verilir. Kurum müracaatlarında ise raporun bir nüshası raporu isteyen kuruma gönderilir. (3) Raporun bir nüshası, gerektiğinde belgelendirilmesi amacıyla raporu veren sağlık kuruluşunda saklanır. Raporların saklanma usul ve esasları; sağlık kuruluşlarının bağlı bulunduğu kurumların ilgili mevzuatına tabidir. (4) Özürlü Sağlık Kurulu Raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşları, özürlü sağlık kurulu raporlarına ait bilgileri ulusal özürlüler veri tabanında yer alması amacıyla Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığının belirleyeceği veri yapısında her ayın ilk haftası Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda gönderir. Özürlü sağlık kurulu raporlarına ait bilgilerin ulusal özürlüler veri tabanına aktarılması ile ilgili teknik yöntem ve veri aktarma periyoduna ilişkin usul ve esaslar gerekli görüldüğünde Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından değiştirilir.”
12. 20/02/2019 tarih Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” başlıklı 15 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce 18 yaş üstü engelliler için düzenlenmiş sürekli ibareli sağlık kurulu raporlarıyla belirlenmiş olan tüm vücut fonksiyon kaybı oranları geçerli olup bu oranlara dayanılarak sağlanmış istihdam, eğitim, sosyal destek ve yardım hizmetlerinin sürdürülebilmesi için süreli raporlarda rapor süresinin bitimine kadar kurumlarca rapor istenemez. Sağlık kurum ve kuruluşları tarafından 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin uygulamasında, 1/8/2002 tarihinden önce alınmış sağlık kurulu raporları ile süresinin bitmesine altı aydan az kalmış sağlık kurulu raporları hariç yeniden rapor düzenlenemez. (2) Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen; a) Süreli engelli sağlık kurulu raporlarına ilişkin yeniden sağlık kurum ve kuruluşlarına sevk işlemleri uyarınca düzenlenecek raporlar, b) Engelli sağlık kurulu raporlarına ilişkin ilgililer veya kurumlarca yapılan
itirazlar, c) Hakkında engelli sağlık kurulu raporu düzenlenen kişi, vasisi veya kurumlarca yapılan yeni rapor başvuruları, kontrol muayeneleri, bu Yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılır.”
13. 19/07/2008 tarih ve 26941 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlüler Veri Tabanı
Oluşturulmasına Ve Özürlülere Kimlik Kartı Verilmesine Dair Yönetmeliğin “Kimlik kartı bilgilerinin veri tabanına aktarılması” başlıklı 9uncu maddesinde; “(1) Bilgi formunda yer alan bilgiler, il müdürlüğü tarafından Kurumun veri tabanına aktarılır.
(2) Kurum, veri tabanındaki özürlü bilgilerini, Başkanlığın belirlediği veri yapısında Özveriye aktarılmak üzere her ayın ilk haftası Başkanlığa elektronik ortamda gönderir. Ayrıca, Kurum bu bilgilerin Özveriye aktarılması amacıyla uygun servisler hazırlar. (3) Özürlülük bilgilerinin Özveriye aktarılmasına yönelik teknik yöntem ile özürlülük bilgilerinin elektronik ortamda alınmasına ilişkin usul ve esaslar gerekli görüldüğünde Kurum ve Başkanlık tarafından değiştirilir. (4) Veri tabanına girilen bilgilerin doğruluğundan Kurum sorumludur.” 14. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 28/03/2019 tarih ve 2019/6 sayılı
Genelgesinde; “IV. Diğer Hususlar; 1) Rapor vermeye yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarında, kurul odasında her bir kurul üyesi için internete bağlı e-Rapor Sistemine HBYS üzerinden entegrasyonu tamamlanmış müstakil birer bilgisayar hazırlanır. Sağlık kurulu raporları Sağlık Bakanlığı e-Rapor
Sistemi üzerinden hazırlanır. İmzalar, güvenli elektronik imza yöntemiyle atılacağı için, yoksa her kurul hekiminin güvenli elektronik imzası temin edilir ve elektronik imza işlemine hazır şekilde bulundurulur.
Üniversite hastaneleri dahil rapor vermeye yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarında hizmet veren HBYS yazılımlarına e-rapor sistemine entegrasyon süreci tamamlattırılır. İlgi (b) ve ilgi (c) de kayıtlı
Yönetmelikler kapsamındaki raporların kaydedilmesi, arşivlenmesi ve fiziki olarak teslimi gibi hususlar ile anılan Yönetmelikler ve bu Genelgede düzenlenmeyen diğer hususlarda, Bakanlığımız tarafından yayımlanan “Sağlık Raporlarına İlişkin Usul ve Esaslar” uygulanır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
15. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Başvuran özetle; İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalıştığını belirterek 18/05/2001 tarihli ve sürekli ibareli Engelli Sağlık Kurulu Raporunun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydını ve devam eden memuriyet hayatında vergi indirimden yararlanmayı Kurumumuzda talep etmektedir.
17. Somut olaya bakıldığında başvurunun; Engelli Sağlık Kurulu Raporunun Ulusal Engelliler Veri
Bankasına kaydı ve vergi indirimden yararlanma talebi olmak üzere iki başlık altında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Engelli Sağlık Kurulu Raporunun Ulusal Engelliler Veri Bankasına Kaydı Talebi Yönünden; /
18. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle; Sağlık Bakanlığı Arşiv Mevzuatına göre Sağlık
Kurulu Defterleri ve Raporları 20 yıl saklandıktan sonra imha edildiğinden 2001 yılı Engelli Sağlık Kurulu
Raporlarının Arşiv Biriminde bulunmadığının anlaşıldığı belirtilmektedir.
19. Engelli sağlık raporu vermeye yetkili kurumların raporları Sağlık Bakanlığı veri tabanına aktarmakla görevli olduğu hususu ilk olarak 16/07/2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir.
Daha sonra 19/07/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özürlüler Veri Tabanı
Oluşturulmasına Ve Özürlülere Kimlik Kartı Verilmesine Dair Yönetmelik ile engelli veri tabanı oluşturulması ve engellilere tanınan hak ve hizmetlerden yararlanmada kullanılmak üzere kimlik kartı verilmesi amaç edinilmiştir.
20. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim
Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18 inci maddesiyle 16/07/2006 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları
Hakkında Yönetmelik” yürürlükten kaldırılmıştır.
21. Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 10/05/2017 tarih ve E. 730 sayılı yazısı ile; engelli sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarından bazılarının veri tabanına kayıt yapmadığının tespit edilmiş olmasına istinaden, iş süreçlerinde yaşanan aksaklıkların giderilmesi ve Mülga
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında
Yönetmeliğin 14’üncü maddesi hükmü gereği; yetkili hastanelerce düzenlenen engelli sağlık kurulu raporları ile Ulusal Engelliler Veri Bankasına kayıt yapılmaya başlandığı tarihten itibaren (2006 yılından itibaren-2006 yılı dâhil olmak üzere) düzenlenmiş tüm engelli sağlık kurulu raporlarının Ulusal Engelliler
Veri Bankasına kayıt yapılması talimatı verilmiştir.
22. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 11/04/2019 tarih ve 577 sayılı Engelli
Raporlarının Düzenlenmesinde Uyulacak Kurallar Konulu yazısında; “Erişkinler İçin Engellilik
Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in Kazanılmış haklar 15’inci maddesi 1’inci fıkrasında ‘Bu
Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce 18 yaş üstü engelliler için düzenlenmiş sürekli ibareli sağlık kurulu raporlarıyla belirlenmiş olan tüm vücut fonksiyon kaybı oranları geçerli olup bu oranlara dayanılarak sağlanmış istihdam, eğitim, sosyal destek ve yardım hizmetlerinin sürdürülebilmesi için süreli raporlarda rapor süresinin bitimine kadar kurumlarca rapor istenemez.’ denilmektedir. Bu bağlamda 18 yaş üstü bireyler için eski mevzuat hükümleri ile eski formatta düzenlenmiş ‘sürekli’ ibareli sağlık raporları geçerliliğini korumaktadır. Bu raporların yenilenmesine ihtiyaç bulunmamaktadır. Eski mevzuat hükümleri ile eski formatta düzenlenmiş ‘süreli’ ibareli sağlık raporları ise belirtilen süre sonuna kadar geçerlidir.” beyanlarının yer aldığı görülmüştür.
23. Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü 20/07/2019 tarih ve E.1539 sayılı Ulusal
Engelliler Veri Bankasında Kaydı Bulunmayan Raporların Sisteme Eklenmesi konulu yazısı ile; 23.1. Mülga Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları
Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesi gereği engelli sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık tesislerince düzenlenen engelli sağlık kurulu raporlarının usulsüz olarak tanzim/temin edilen engelli sağlık kurulu raporlarına yönelik eylemlerin önlenmesi, iş süreçlerinin kağıt ortamında yürütülmesinin neden olduğu kırtasiyecilik, işgücü ve zaman maliyetlerinin azaltılması, rapor süresi biten ya da engellilik durumunda değişiklik olan vatandaşların durumlarının ivedilikle tespit edilmesi, sahte raporlarla başvuru yapılarak haksız şekilde aylık/yardım alınmasının önüne geçilmesi adına Ulusal Engelliler Veri Bankasına kayıt yapıldığı, /
23.2. Engelli sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarından bazılarının veri tabanına kayıt yapmadığının tespit edilmiş olmasına istinaden, iş süreçlerinde yaşanan aksaklıkların giderilmesi ve
Mezkur Yönetmelik hükmü gereği; yetkili hastanelerce düzenlenen engelli sağlık kurulu raporları ile
UEVB’na kayıt yapılmaya başlandığı tarihten itibaren engelli sağlık kurulu raporlarının UEVB’na kayıt yapılması talimatının verildiği, 23.3. 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Çocuklar İçin Özel Gereksinimin Değerlendirilmesi
Hakkında Yönetmelik ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin yayımlanması ile birlikte engelli sağlık kurulu raporlarının ıslak imzalı ve e-rapor olarak düzenlenmekte olduğu, e-rapor bileşeninin yanı sıra Ulusal Engelliler Veri Bankasına da kayıt yapıldığı, 23.4. Kamu kurumlarınca engelli vatandaşların engelli sağlık kurulu raporuna istinaden ekonomik, sosyal vb. haklardan yararlandırıldığının bilindiği, bu kapsamda raporların elektronik ortamda teyit edilmesinin hem kamu zararını hem de olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi adına önem arz ettiği, buna istinaden anılan güncel mevzuat hükümleri çerçevesinde Bakanlık tarafından engelli sağlık kurulu raporları ve çocuklar için özel gereksinim raporları bilgileri talebi halinde ilgili kamu kurumları ile paylaşıldığı, 23.5. Belirtilen hususlar da göz önünde bulundurularak 2006 yılı öncesi de dahil olmak üzere Ulusal
Engelliler Veri Bankasında kaydı bulunmayan ve kamu kurumlarınca sağlık tesislerine yönlendirilen engelli vatandaşlarımızın rapor kayıtlarının arşiv (poliklinik defteri, sağlık kurulu defteri vb.) Hastane Bilgi
Yönetim Sistemi vb. hasta kayıt sistemleri üzerinden kontrol edilerek rapor kayıtlarının yapılmasının gerektiği hususları İl Sağlık Müdürlüklerine bildirilmiştir.
24. Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 23/06/2020 tarih ve 1027 sayılı Engelli
Sağlık Kurulu Raporlarının Ulusal Engelliler Veri Bankasına Kaydedilmesinin Sonlandırılması konulu yazısında; “Rapor bilgilerinin tek merkezde toplandığı ve sunulduğu bütünleşik bir yapının oluşturulması ve tüm raporların doğrulanmasına ilişkin e-Rapor/Web Servisi 16 Ekim 2019 tarihinden itibaren kullanılmaktadır. 20 Haziran 2020 tarihinden itibaren sadece söz konusu servis üzerinden ilgili kurumlarla veri paylaşımı yapılacağı ve UEVB/Web Servisinin sözü edilen tarih itibariyle kapatılacağı ilgi (b) sayılı yazı ile bildirilmiştir. Dolayısıyla 20 Haziran 2020 tarihinden itibaren e-Rapor bileşeni üzerinden düzenlenecek olan elektronik imzalı bahse konu raporların UEVB’ ye kayıt edilmesi gerekliliği ortadan kalkmıştır. Bunun yanı sıra, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü’nün ilgi (c) de kayıtlı yazısı ile Ulusal
Engelliler Veri Bankası uygulamasında sadece veri alanları girilerek kaydedilen ıslak imzalı Engelli Sağlık
Kurulu Raporlarının asıllarının, taratılıp Ulusal Engelliler Veri Bankasında ilgili kayıt ile ilişkilendirilerek, pdf formatında elektronik ortama aktarılmasını sağlayan SB Mobil Tarama uygulamasının geliştirildiği ve yaygınlaştırılması amacıyla tüm sahaya duyurulması talebi Genel
Müdürlüğümüze bildirilmiş olup, süreç bilindiği üzere ilgi (d) de kayıtlı yazımız ile yetkili tüm sağlık tesislerimize duyurulmuş idi. Bu minvalde, ıslak imzalı düzenlenerek UEVB’ ye rapor bilgileri kaydedilen ya da sağlık tesisi arşivinde olup da sisteme hiç girişi yapılmayan tüm gerçek (soruşturma, inceleme, adli birimlerce iptali sağlanmamış olan) rapor bilgilerinin girişinin sağlanarak, engelli sağlık kurulu rapor görüntülerinin Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olan SB Mobil Tarama
Uygulamasına eklenmesine/aktarılmasına devam edilecektir.” açıklamaları yer almaktadır.
25. Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 20/07/2019 tarihli yazısı ile 2006 yılı öncesi de dahil olmak üzere Ulusal Engelliler Veri Bankasında kaydı bulunmayan ve kamu kurumlarınca sağlık tesislerine yönlendirilen engelli vatandaşlarımızın raporlarının arşiv (poliklinik defteri, sağlık kurulu defteri vb.), Hastane Bilgi Yönetim Sistemi vb. hasta kayıt sistemleri üzerinden kontrol edilerek kayıtların yapılması gerektiği, yine Genel Müdürlüğün 23/06/2020 tarihli yazısında ise; tüm gerçek (soruşturma, inceleme, adli birimlerce iptali sağlanmamış olan) rapor bilgilerinin sisteme girişinin sağlanarak, engelli sağlık kurulu rapor görüntülerinin SB Mobil Tarama Uygulamasına eklenmesine/aktarılmasına devam
/
edileceği ifade edilmiş, böylelikle bir raporun soruşturma, inceleme, adli birimlerce iptali sağlanmadıkça gerçekliğini koruyacağı açıkça belirtilmiştir.
26. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere bakıldığında; başvuranın elinde 2001 yılında verilmiş sürekli ve kontrol gerekmez ibareli ıslak imzalı bir sağlık kurulu raporu bulunduğu ancak raporun UEVB’ye kayıtlı olmadığı, başvuranın veri tabanına kaydedilmesi talebinin Sağlık Bakanlığı Arşiv Mevzuatına göre Sağlık
Kurulu Defterleri ve Raporları 20 yıl saklandıktan sonra imha edildiğinden 2001 yılı Engelli Sağlık Kurulu
Raporlarının Arşiv Biriminde bulunmadığı yönünde cevap verildiği anlaşılmıştır.
27. Başvuru ekinde de yer alan başvuranın 2001 yılında almış olduğu ve “Süreklidir” ibareli Sağlık Kurulu
Raporu için bir geçerlilik tarihi öngörülmediği gibi herhangi bir kontrol süresi de belirtilmediği, raporun halen anlaşılır ve gerekli tüm kayıtların okunabilir halde olduğu, raporda herhangi bir tahrifatın olmadığı, rapordaki imzalar ve mühürlerin de belirgin ve ayırt edilebilir durumda olduğu görülmektedir.
28. Anayasanın 2’nci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan “belirlilik” ilkesine göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir.
29. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararı).
30. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin ‘Kazanılmış Haklar’ başlığı altında bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce 18 yaş üstü engelliler için düzenlenmiş sürekli ibareli sağlık kurulu raporlarıyla belirlenmiş olan tüm vücut fonksiyon kaybı oranlarının geçerli olacağı düzenleniştir. Kazanılmış hak, özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında genel olarak, bir hak sağlamaya elverişli nesnel yasa kurallarının bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkın korunmasıdır.
Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden birisini oluşturmaktadır. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır (AYM, 07/02/2008 tarihli, E. 2005/38, K. 2008/53 sayılı kararı).
31. Başvuranın mezkur yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce 18 yaş üstü engelliler için düzenlenmiş sürekli ibareli sağlık kurulu raporunun bulunduğu ve söz konusu raporun gerçek olmadığına dair herhangi bir tespit bulunmadığı, dolayısıyla sürekli olduğu belirtilen bu raporun başvuran açısından bir kazanılmış hak ihtiva ettiği anlaşılmış olup raporun imha edilmiş olmasının tek başına başvuranın talebinin reddedilmesine gerekçe oluşturamayacağı değerlendirilmiştir.
32. Başvuruya konu somut olaya bakıldığında; başvuranın 18/05/2001 tarihli ve sürekli ibareli Engelli
Sağlık Kurulu Raporunun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydı talebinin, ilgili sağlık kurulu raporunun halen açık ve anlaşılabilir olduğu, üzerinde herhangi bir tahrifatın olmadığı, sürekli sağlık kurulu raporlarının bir kazanılmış hak ihtiva ettiğinin mevzuat hükümlerince de değerlendirildiği, raporun sahteliği konusunda herhangi bir iddia ve ispat edilmiş bir olgu bulunmadığı ancak Sağlık Bakanlığı Arşiv
Mevzuatına göre Sağlık Kurulu Defterleri ve Raporları 20 yıl saklandıktan sonra imha edildiğinden raporun
Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydının yapılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde başvuranın talebinin reddi yönünde tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
33. Aynı konu ve taleple Kurumumuza yapılan 2022/7102 numaralı başvuru için Sağlık Bakanlığına
Kurumumuzca verilen Tavsiye Kararı neticesinde, Sağlık Bakanlığının 21.12.2022 tarih ve E-87307621-
458.03.01 sayılı yazıları ile bahse konu raporun e-Rapor bileşeni ve Ulusal Engelliler Veri Bankası
sistemlerinden yapılan kontrol sonucunda kaydedildiğinin tespit edildiğini bildirdiği görülmüştür.
Vergi İndirimden Yararlanma Talebi Yönünden, 34. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; başvuranın 16.05.2001 tarihli ve sayılı özürlü sağlık kurulu raporu ile ilgili işlem sürecinin devam ettiği ile Sakatlık İndiriminden Yararlanacak
Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli İle Uygulanması Hakkındaki Yönetmelikte, vergi indiriminden faydalanılabilmesi için Yönetmelikte belirtildiği şekilde başvuru yapılması ve başvuruya esas teşkil eden engelli sağlık raporlarının, Yönetmeliği yetkilendirmiş olduğu Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirilerek çalışma gücü kayıp oranının belirlenmesi gerektiği, Merkez Sağlık Kurulu inceleme ve değerlendirilmesinden geçmeyen bir raporla engellilik indiriminden yararlanılmasının mümkün olmadığı belirtilmektedir.
34.1. Gelir İdaresi Başkanlığın İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına hitaplı 26.09.2023 tarih ve E[ – sayılı yazısında “… hakkında Dr. Vedat Ali Özkan Devlet
Hastanesince düzenlenen 16.05.2001 tarihli ve sayılı Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun Merkez Sağlık
Kurulunca incelenmesi sonucunda, raporda yer alan engellilikle ilgili bulguların tam ve ayrıntılı olarak belirtilmediği, raporda çelişki olduğu (05.09.2023) tarihli Merkez Sağlık Kurulu Kararıyla tespit edilmiş olup, ilişikte gönderilmiştir. Merkez Sağlık Kurulunun adı geçen hakkında ‘Sakatlık İndiriminden
Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli İle Uygulanması Hakkında Yönetmelik’ hükümlerine göre sakatlık derecesinin tespit edebilmesi için; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan yönetmelik gereğince laboratuvar bulguları, klinik muayene bulguları ve sakatlık bulguları ile konulan teşhisin rapora açık, kesin ve ayrıntılı bir şekilde yazılması gerektiğinden; anılan
Yönetmeliğimizin 6 ve 10’ncu maddeleri uyarınca tekrar muayene edilmek üzere İzmir
Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmesi uygun görülmüştür. Bilgi edinilmesini ve adı geçenin İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin sağlanarak, alınacak belge veya raporun incelenmek üzere Başkanlığımıza gönderilmesini…” belirtilmiştir.
34.2. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının 17/01/2024 tarih ve E- – [ – sayılı yazısında, “İlgide kayıtlı engelli indirimi talebi dilekçeniz ile ilgili olarak Dr. Vedat Ali Özkan Devlet
Hastanesince düzenlenen 16.05.2001 tarihli ve sayılı Özürlü Sağlık Kurulu Raporunun Gelir İdaresi
Başkanlığı Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucunda, raporda yer alan engellilikle ilgili bulguların tam ve ayrıntılı olarak belirtilmediği, raporda çelişki olduğu (05.09.2023) tarihli Merkez Sağlık Kurulu
Kararıyla tespit edilmiş olup, ilişikte gönderilmiştir. Merkez Sağlık Kurulunun ‘Sakatlık İndiriminden
Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli İle Uygulanması Hakkında Yönetmelik’ hükümlerine göre sakatlık derecenizin tespit edebilmesi için; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan yönetmelik gereğince laboratuvar bulguları, klinik muayene bulguları ve sakatlık bulguları ile konulan teşhisin rapora açık, kesin ve ayrıntılı bir şekilde yazılması gerektiğinden; anılan
Yönetmeliğimizin 6 ve 10’ncu maddeleri uyarınca tekrar muayene edilmek üzere Hakem Hastanesi olarak
İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmeniz uygun görülmüştür.” belirtilmiştir.
34.3. Başvuran İlgili Makama hitaplı 18/01/2024 tarihli dilekçesinde; “…raporumun sürekli olmasından dolayı belirtilen hakem hastaneye sevkimin yapılmasını kabul etmiyorum. Raporumun vergi indirimi için kabul edilmesini arz ederim.” belirtilmiştir.
35. Emsal bir olaya ilişkin ihtilafta, Danıştay 3. Daire Başkanlığı’nca verilen 20.10.2014 tarihli
E.No:2014/7527, K.No:2014/4633 sayılı Kararda yer alan; “…Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin
değerlendirilmesinden; sakatlık indiriminden yararlanmak isteyen şahsın yetkili hastanelerden alacağı raporda hastanın laboratuvar bulguları, klinik muayene bulguları, sakatlık bulguları ve teşhisin açık, kesin ve ayrıntılı şekilde belirtileceği, bu raporun Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmesi neticesinde davacının çalışma gücü kaybı oranının bu Kurul tarafından belirleneceği, anılan Kurul tarafından ilgili yönetmelik ve eki cetvellere göre davacının çalışma gücü kayıp oranı tespit edilmeden sakatlık indiriminden faydalandırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır…” belirtilmektedir.
36. Aynı konuda; Danıştay 4. Daire Başkanlığınca verilen 22.01.2014 tarihli ve E.No:2012/647, K.No:2014/36 , Danıştay 4. Daire Başkanlığınca verilen 15.03.2016 tarihli ve E.No:2015/7115, K.No:2016/1111 sayılı kararlarda da, davacının almış olduğu rapora istinaden kazanılmış hakkının varlığından söz edebilmek için, söz konusu rapora istinaden Merkez Sağlık Kurulu tarafından tesis edilen bir işlemle sakatlık indiriminden yararlanıyor olması gerektiği hükme bağlanmıştır.
37. Başvuruya konu somut olayda; başvuranın 16.05.2001 tarihli ve sayılı Özürlü Sağlık Kurulu
Raporunun Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucunda, raporda yer alan engellilikle ilgili bulguların tam ve ayrıntılı olarak belirtilmediği ve raporda çelişki olduğu gerekçesiyle İzmir Bozyaka
Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin yapıldığı ancak başvuranın ilgili İdareye verdiği dilekçesinde
2001 tarihli raporunun sürekli olmasından bahisle 2001 tarihli rapor ile hakkında işlem yapılmasını talep
ettiği anlaşılmaktadır. Konu hakkında emsal yargı kararlarında ise Merkez Sağlık Kurulu tarafından ilgili yönetmelik ve eki cetvellere göre çalışma gücü kayıp oranı tespit edilmeden sakatlık indiriminden faydalandırılmasının mümkün olmadığı ve davacının almış olduğu rapora istinaden kazanılmış hakkının varlığından söz edebilmek için, söz konusu rapora istinaden Merkez Sağlık Kurulu tarafından tesis edilen bir işlemle sakatlık indiriminden yararlanıyor olması gerektiği ifade edildiğinden, meri mevzuatta yer verilen ahkâm gereğince başvuranın hakem hastaneye giderek muayene olması gerektiği değerlendirilmektedir.
38. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 18/05/2001 tarihli ve sürekli ibareli Engelli Sağlık Kurulu Raporunun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydı talebinin, ilgili sağlık kurulu raporunun halen açık ve anlaşılabilir olduğu, üzerinde herhangi bir tahrifatın olmadığı, sürekli sağlık kurulu raporlarının bir kazanılmış hak ihtiva ettiğinin mevzuat hükümlerince de değerlendirildiği, raporun sahteliği konusunda herhangi bir iddia ve ispat edilmiş bir olgu bulunmadığı ancak Sağlık
Bakanlığı Arşiv Mevzuatına göre Sağlık Kurulu Defterleri ve Raporları 20 yıl saklandıktan sonra imha edildiğinden raporun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydının yapılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde başvuranın talebinin reddi yönünde tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilerek başvuranın sağlık kurulu raporunun gerçekliği yönünde bir kuşku var ise gerekli yasal sürecin başlatılarak bu durumun netleştirilmesi, şayet bu yönde bir şüphe yok ise sağlık kurulu raporunun Ulusal Engelliler Veri Bankasına kaydının yapılarak başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde işlem tesis edilmesi hususunda Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği kanaatine varılmıştır.
38.1. Başvuranın engelli indiriminden mevcut raporu ile yararlanması talebinin ise, başvuranın 2001 tarihli raporu hakkında yapılan incelemede engellilikle ilgili bulguların tam ve ayrıntılı olarak belirtilmemesi ile raporda çelişki olduğu gerekçesiyle hakem hastaneye sevkine rağmen başvuranın ilgili idaresine dilekçe sunarak hastaneye gidip muayene olmak istemediğini belirttiği anlaşılarak emsal yargı kararlarında da bu husus çalışma gücü kayıp oranı tespit edilmeden sakatlık indiriminden faydalandırılmanın mümkün olmadığı ve davacının almış olduğu rapora istinaden kazanılmış hakkının varlığından söz edebilmek için, söz konusu rapora istinaden Merkez Sağlık Kurulu tarafından tesis edilen bir işlemle sakatlık indiriminden (hâlihazırda) yararlanıyor olması gerektiği ifade edildiğinden başvuranın engelli indiriminden mevcut raporu ile yararlanması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 39. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.
40. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
41. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE;
Başvuranın engelli indiriminden mevcut raporu ile yararlanması talebinin REDDİNE,
Başvuranın sağlık kurulu raporunun gerçekliği yönünde bir kuşku var ise gerekli yasal sürecin başlatılarak bu durumun netleştirilmesi, şayet bu yönde bir şüphe yok ise sağlık kurulu raporunun Ulusal Engelliler
Veri Bankasına kaydının yapılarak başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde işlem tesis edilmesi hususunda SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; SAĞLIK
BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/