ÖZET: Başvuru, engelli yaşlılık aylığı almakta olan bir kişinin, kontrol muayenesi sonrası engellilik oranının düşmesi nedeniyle aylığının kesilmesi ve normal yaşlılık aylığına geçiş talebini içermektedir. Başvuran, %40 engelli olarak 2014’te emekli olmuş, ancak 2021’de yapılan muayenede %36 engelli olarak değerlendirilmiştir. Bu durum, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından engelli aylığının kesilmesine yol açmış ve başvuran, normal yaşlılık aylığı için başvuruda bulunmuştur. Ancak, SGK, engellilik durumunun kesilme şartları gerçekleşmeden normal yaşlılık aylığı bağlanamayacağını belirtmiştir.

SGK’nın açıklamaları doğrultusunda, başvuranın normal yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarını taşıdığı, ancak engelli aylığının kesilmesi sürecinin uzun sürmesi nedeniyle hak kaybı yaşadığı tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiğine ve benzer durumdaki sigortalıların hak kayıplarının önlenmesi için düzenlemeler yapılması gerektiğine dair tavsiyelerde bulunmuştur. Bu karar, SGK’nın ilgili birimlerine iletilerek, süreçlerin daha etkin bir şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/9159-S.22.14130

BAŞVURU NO : 2022/1230

KARAR TARİHİ : 22/07/2022

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Engelliğe bağlı vergi indirimi nedeniyle yaşlılık aylığı almakta iken

BAŞVURUNUN KONUSU :

normal yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarını dolduran başvurana, engelli yaşlılık aylığının kontrol muayenesi sonucu geçmişe dönük olarak kesilmesi üzerine, engelli yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanamayacağı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, % 40 oranında engelli olması nedeniyle vergi indiriminden faydalanarak

15.07.2014 tarihinde emekli olduğunu, 02.07.2021 tarihinde yapılan kontrol muayenesinde yüzde 36

oranında engelli olduğuna karar verildiğini, buna istinaden Maliye Merkez Sağlık Kurulunca da maluliyetinin devam etmediğine karar verilerek anılan rapor tarihi itibariyle engelli yaşlılık aylığının kesildiğini, bu duruma 09.11.2021 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verdiği dilekçe ile itiraz ettiğini aynı zamanda normal yaşlılık aylığının bağlanması için de tahsis dilekçesi verdiğini, normal yaşlılık aylığının 01.12.2021 tarihi itibari ile bağlandığını fakat 20.07.2021 tarihinde durdurularak ödenmeyen emekli maaşları ödenmediği gibi tarafına 5080 tl yersiz ödeme borcu çıkartılarak bağlanan normal yaşlılık aylıklarından kesildiğini, oysa 1987 ilk işe giriş tarihi, 27 hizmet yılı, 6968 prim ödeme gün sayısı ve 52 yaşı doldurduğu 2019 yılı itibari ile normal emeklilik hakkını zaten kazandığını belirterek normal yaşlılık aylığı başlangıç tarihinin engelliliği nedeniyle vergi indiriminden faydalanarak bağlanmış olan engelli yaşlılık aylığının kesildiği 02.07.2021 tarihi olarak düzeltilmesini, durdurularak ödenmeyen aylıklarının tarafına ödenmesini, adına yersiz ödeme olarak çıkartılan borcun iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuru konusu hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri

Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 13.04.2022 tarihli ve sayılı

yazı ve eklerinde mevzuat hükümlerine de yer verilmek suretiyle özetle:

2.1. Başvuranın 4/1-(a) kapsamında genel koşullara göre yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin (B/g) bendi gereğince 25 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş ve 5375 prim ödeme gün sayısı olup, sigortalı 11.05.2019 tarihi itibarıyla 50 yaş şartını tamamladığı, 2.2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 94 üncü maddesinin beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları birlikte değerlendirildiğinde Kurumun yazılı bildirimine istinaden kontrol muayenesini; – 3 aylık süre içinde yaptıran ve maluliyetinin devam ettiği tespit edilen sigortalının kesilmiş olan aylığının, kesildiği tarihten başlanarak yeniden başlatılması, – 3 aylık süre geçtikten sonra yaptıran ve maluliyetinin devam ettiği tespit edilen sigortalının kesilmiş olan aylığının yeni rapor tarihinden sonraki aybaşından başlanarak yeniden bağlanması, – Yaptırmayanların aylıklarının ise kontrol muayenesi için öngörülen tarihi takip eden ödeme dönemi itibariyle kesilmesi, gerektiği, 2.3. Başvurana 14.07.2014 tarihli tahsis talep dilekçesine istinaden % 40 engellilik oranı üzerinden 506 sayılı Kanunun geçici 87’nci maddesine göre 15.07.2014 tarihinden itibaren tahsis numarası ile adı geçene yaşlılık sigortası yönünden aylık bağlandığı, 2.4. Kurumlarınca yürütülen denetim sonucu sevk edildiği Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 04.09.2020 tarihli ve sayılı sağlık kurulu raporunda engellilik oranının % 88 olarak tespit edildiği, 2.5. Söz konusu sağlık kurulu raporu hakkında nihai karar alınmak üzere hakem hastane olarak belirlenen Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesine başvuranın sevkinin yapıldığı ve 15.09.2021 tarih ve sayılı yazı ile ilgili hakem hastaneden Kurumlarına intikal eden başvuran adına düzenlenen 02.07.2021 tarihli ve sayılı sağlık raporunda engellilik oranının %36 olarak tespit edilmesi nedeniyle engellilik indiriminden faydalanmaya devam edip etmediğinin tespit edilmesi için ilgili hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporlarının değerlendirilmek üzere Hazine ve

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kuruluna gönderildiği, Gelir İdaresi

Başkanlığının 27.10.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile anılan raporun Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde çalışma gücü kayıp oranını %36 oranında kaybettiğine karar verildiği, 2.6. Başvuranın vergi indiriminden yararlanarak aldığı yaşlılık aylığının 19.07.2021 tarihi itibarıyla kesildiği, genel hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanması konusunda 09.11.2021 tarihinde talepte bulunduğundan, yazılı istek tarihini takip eden aybaşı olan 15.11.2021 tarihi itibarıyla tarafına yaşlılık aylığı bağlandığı, 2.7. “Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkraları ile ek 10 uncu maddeleri ile 2018/38 sayılı Genelgenin ikinci kısım üçüncü bölümünün “6.5.1”, “6.6”, “6.7” no’lu başlıklarında kesilen aylıkların yeniden tahsis talebi aranmadan başlatılmasına imkân veren bir takım

düzenlemeler bulunması karşısında mevcut başvuruda olduğu gibi engel durumuna bağlı yaşlılık aylığı ödenmekteyken normal yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış sigortalılara, engel durumuna bağlı aylıklarının kesilmesi halinde, önceki tahsisi talepleri geçerli kabul edilerek yeni bir tahsis talebi aranmadan normal yaşlılık aylıklarının bağlanmasına ve ödenmesine imkân bulunup bulunmadığı” sorusuna yönelik olarak; 2.7.1. Sigortalının engellilik halinden dolayı aldığı yaşlılık aylığının kesilme şartları mevzuatsal çerçevede gerçekleşmeden genel hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanması Kanunen mümkün olmadığı, 2.7.2. Öte yandan, bahse konu aylığın kesilme işlemi Kanunun 94 üncü maddesinde belirtilen aylığa hak kazanma koşulunun kaybedilmesi sonucunda tesis edildiği göz önünde bulundurulduğunda, konunun ilgide kayıtlı yazınızda belirtilen düzenlemeler çerçevesinde ele alınabilmesi mevzuatsal açıdan mümkün bulunmadığı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. “Yaşlılık aylığının başlangıcı ve kesilmesi” başlıklı 30 uncu maddesi; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki, b) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı üzerine görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden, c) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek tarihini takip eden, ay başından itibaren aylık bağlanır.”, 5.2. “Kontrol muayenesi” başlıklı 94 üncü maddesi; “Kurum yürütülen soruşturma kapsamıyla sınırlı olmak üzere; a) Sağlık hizmeti alan genel sağlık sigortalısından veya bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerden, sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığını,

b) Sigortalının, isteğe bağlı sigortalının veya bunların hak sahiplerinin malullük, iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığını, tespit amacıyla kontrol muayenesi ve tetkik yaptırılmasını talep edebilir.

Malullük, vazife malullüğü aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar, malullük durumlarında artma veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu ileri sürerek aylık ve gelirlerinde değişiklik yapılmasını isteyebilecekleri gibi; Kurum da harp malullüğü, vazife malullüğü malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar ile aylık veya gelir bağlanan ve çalışma gücünün en az % 60’ını yitiren malul çocukların kontrol muayenesine tabi tutulmasını talep edebilir.

Kurumca yaptırılan kontrol muayenesinde veya sigortalının isteği üzerine ya da işe alıştırma sonunda yapılan muayenesinde yeniden tespit edilecek malullük durumuna göre, malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri, yeni malullük durumuna esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi başından başlanarak artırılır, azaltılır veya kesilir.

…

Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir bir özürü olmadığı halde kontrol muayenesini yaptırmayan sigortalının malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri ile çalışma gücünün en az % 60’ını yitiren malul çocukların kendilerine bağlanmış olan gelir veya aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.

Ancak, kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten başlayarak üç ay içinde yaptıran ve malullük veya sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının veya aylık ya da gelir bağlanmış olan malul çocuğun kesilen aylık veya geliri, kesildiği tarihten başlanarak yeniden bağlanır.

Kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptıran ve malullük veya sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının malullük aylığı veya yeni sürekli iş göremezlik derecesine göre hesaplanacak geliri, gelir veya aylık bağlanan çalışamayacak durumda malul çocukların ise almakta oldukları gelir veya aylık, rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak yeniden bağlanır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”, 5.3. “506 sayılı Kanunun malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası; “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu

Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.” 6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun; 6.1. “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlıklı mülga 60 ıncı maddesi; “Yaşlılık aylığından

yararlanma esas ve şartları aşağıda gösterilmiştir:

…

C)…

b) (Değişik:29/7/2003-4958/34 md.) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.

…” 6.2. Geçici 87 nci maddesi; “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; a) 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.

b) 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 15 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3680 gün,

9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 16 yıl sigortalılık süresi

ve 3760 gün, c) 6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 16 yıl 4 ay sigortalılık süresi ve 3760 gün,

6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi

ve 3920 gün, d) 3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3840 gün,

3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 18 yıl sigortalılık süresi

ve 4080 gün, e) 3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3920 gün,

3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 19 yıl sigortalılık süresi ve 4240 gün,

Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.” 7. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinin; 7.1. “Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 57 nci maddesi; “(1)

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki, b) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı üzerine görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden,

c) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan her ne şekilde olursa olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık hâline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek tarihini takip eden, ay başından itibaren aylık bağlanır.

(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun

4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda,

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu tarihi takip eden ay başından itibaren başlar.

(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlardan kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borcu olanlardan talepte bulundukları tarihteki borçları, Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenen, muhasebe kayıtlarından çıkarılacak tutarlar ve tahsil edilmeyecek alacaklara ilişkin miktar ve bu miktarın altında olanların aylıkları talep tarihini takip eden aybaşından başlar ve borçları ilk aylıklarından kesilerek tahsil edilir.

(4) Aylığa hak kazanma koşulları yerine gelmediği halde Kurum hatası nedeniyle yanlış aylık bağlandığının sonradan tespit edilmesi halinde, sigortalılara yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna gidilerek, aylığa hak kazanma koşullarının yerine geldiği tarihi takip eden aybaşından itibaren tahsis talep şartı aranmadan yeniden aylık bağlanır.

(5) 3201 sayılı Kanuna göre borçlananlar dahil tahsis talebinde bulundukları tarihte işten ayrılma koşulunun gerçekleşmediğinin sonradan tespit edilmesi halinde, sigortalılara yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna gidilerek, işten ayrılma koşulunun yerine geldiği tarihi takip eden aybaşından itibaren işten ayrıldığı tarihe kadar geçen çalışmaları da dikkate alınarak tahsis talep şartı aranmaksızın aylık yeniden başlatılır.

(6) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra; a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) (Mülga ibare:RG-25/8/2016- 29812) (…) bendi hariç olmak üzere Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi, b) 21/4/2005 tarih ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamu idarelerinde herhangi bir kadro, pozisyon ve görevde çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları tarihi, c) Çalışma gücünün %40 ile %59 arasında kaybedilmesi nedeniyle yaşlılık aylığı alanların yapılan kontrol muayenesi sonucu, çalışma gücündeki kayıp oranının %40’ın altına düştüğünün anlaşılması hâlinde, bu durumun tespitine esas tutulan raporun tarihini, ç) (Ek:RG-25/8/2016-29812)(17) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlardan aylıklarının kesilmesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıkları, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kesilir.

takip eden ödeme dönemi başında yaşlılık aylığı kesilir…”

7.2. “Kontrol muayenesi” başlıklı 78 inci maddesi; “(1) (Değişik:RG-5/12/2017-30261) Kurum

Sağlık Kurulunca gerekli görülen veya sigortalı ve hak sahiplerinin malullük durumlarında artma veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu ileri sürmeleri veya sigortalı ve hak sahipleri dışında bu kararlara yapılan ihbar ve şikayetler ile Kurumca yürütülen denetim ve soruşturma kapsamında kısa veya uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin kontrol muayeneleri, bu muayeneye istinaden düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve daha önce Kurum tarafından verilmiş kararlara ilişkin tüm belgelerin birlikte değerlendirilmesi ile yapılır.

(2) Kontrol muayenesi için temin edilen sağlık kurulu raporları, bu Yönetmeliğin 41 inci ve 51 inci maddelerinde belirtilen belgeleri de kapsayan sigorta sicil veya tahsis dosyaları ile birlikte Kurum Sağlık

Kuruluna intikal ettirilir.

(3) (Değişik:RG-25/8/2016-29812)(17) Kurum Sağlık Kurullarınca; kontrol muayenesi sonucunda düzenlenmiş yeni tarihli sağlık kurulu raporunun değerlendirilmesi sonucu gerekli görülen hâllerde, ek bilgi belge ve/veya yeniden muayenesiyle düzenlenecek rapor/sağlık kurulu raporu istenir.

(4) Kurum Sağlık Kurulları tarafından yapılan değerlendirme sonucu gerekli görüldüğü hâllerde sigortalı ve hak sahipleri yeniden kontrol muayenesine tabi tutulur.

(5) (Değişik:RG-5/12/2017-30261) Kontrol muayenesine tabi tutulması gereken sigortalılara; kontrol muayene tarihlerinden en az 3 ay önce yazı ile sevk talebinde bulunarak kontrol muayene işlemlerini yaptırmaları gerektiği bildirilir.”, 7.3. “Aylık bağlama işlemleri sırasında ve sonrasında prim borcu olduğunun tespit edilmesi” başlıklı ek 9 uncu maddesi; “(1) Tahsis talep veya ölüm tarihi itibariyle prim borcu olmamakla birlikte, tahsis talep veya ölüm tarihinden önceki sürelere ait asgari ücretin iki katı tutarına kadar prim borcu olduğu aylık bağlama işlemleri sırasında tespit edilenlerin aylık başlangıç tarihlerinde değişiklik yapılmaksızın aylıkları bağlanır, prim borçları ödenecek aylıklarından kesilerek tahsil edilir. Malullük veya yaşlılık aylığı bağlanan sigortalılar için tahsis talep tarihinden, ölen sigortalılar için ise ölüm tarihinden önceki sürelere ilişkin prim borcu olduğu aylık bağlandıktan sonra tespit edilenlerden; söz konusu süreleri aylık bağlama işleminde dikkate alınmamış olanlar için tahsis talep ya da ölüm tarihi itibariyle yeniden aylık hesaplanır, dikkate alınmış olanlar için ise aylıkların ödenmesine devam edilir. Bu durumda olanların aylıkları durdurulmaksızın ve aylık başlangıç tarihleri değiştirilmeksizin prim borçları ödenmekte olan aylıklardan kesilmek suretiyle tahsil edilir.”, 7.4. “Aylık almakta iken çalışmanın sonradan tespit edilmesi” başlıklı ek 10 uncu maddesi; “(1)

Malullük, yaşlılık, ölüm aylığı veya ölüm geliri almakta iken, gelir veya aylıkları Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlaması nedeniyle kesilmesi gerektiği daha sonra tespit edilenler hakkında yersiz ödenen aylıkların tespitinde sadece çalışılan süreler esas alınarak Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre işlem yapılır. Bunlardan işten ayrılmış olanların malullük veya yaşlılık aylıkları, sigortalılığın sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek, bu tarihi takip eden ödeme dönemi itibarıyla Kanunun 27 veya 30 uncu maddesine göre yeniden hesaplanarak bağlanır. Hak sahiplerinin aylıkları ise işten ayrıldıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren ödenmeye devam edilir.”, Şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, engelliliği nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kontrol muayenesi sonucunda 27/10/2021 tarihinde geçmişe dönük olarak (2/7/2021 rapor tarihi esas alınarak) kesildiğini, oysa rapor tarihi itibarıyla normal şartlarla yaşlılık aylığı bağlanması şartlarını taşıdığını belirterek yaşlılık aylığının engelliliği nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kesildiği tarihten başlatılmasını talep etmektedir.

10. Sosyal Güvenlik Kurumunca özetle, başvuranın engellilik halinden dolayı aldığı yaşlılık aylığının kesilme şartları gerçekleşmeden başvurana genel hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasının Kanunen mümkün olmadığı ifade edilmektedir.

11. Bu durumda uyuşmazlığın, normal yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarını taşıyorken engelliliğe bağlı yaşlılık aylığı alan ve bu aylığı 27/10/2021 tarihli işlemle 19/07/2021 tarihinden itibaren geçmişe dönük olarak kesilen başvurana, 19/07/2021 tarihinden itibaren normal yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

12. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvurana % 40 engellilik oranı üzerinden 506 sayılı

Kanunun geçici 87’nci maddesine göre 15.07.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, SGK tarafından yürütülen denetim faaliyeti kapsamında kontrol muayenesi için Kahramanmaraş Sütçü İmam

Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine sevk edildiği, anılan hastanenin 04.09.2020 tarihli ve sayılı sağlık kurulu raporunda engellilik oranının % 88 olarak tespit edildiği, bu kez kontrol muayene tarihi olarak 20/07/2021 tarihi belirtilmek suretiyle 20/04/2021 tarihinde hakem hastane olarak Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesine sevk edildiği, ilgili hakem hastanece başvuran adına düzenlenen 02.07.2021 tarihli ve sayılı sağlık raporunda engellilik oranının %36 olarak tespit edildiği ve söz konusu raporun ek olarak sunulduğu 28.07.2021 tarihli ve 31595039 sayılı yazının 14/09/2021 tarihinde SGK’ya gönderildiği ve SGK kayıtlarına giriş tarihinin 15/09/2021 olduğu, SGK tarafından başvuranın engellilik indiriminden faydalanmaya devam edip etmediğinin tespit edilmesi için hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporlarının değerlendirilmek üzere 15/09/2021 tarihli yazı ile

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kuruluna gönderildiği, Gelir İdaresi

Başkanlığının 27.10.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile anılan raporun Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde başvuranın çalışma gücü kayıp oranını %36 oranında kaybettiğine karar verildiği, buna göre SGK tarafından aynı gün başvuranın vergi indiriminden yararlanarak aldığı yaşlılık aylığının geçmişe dönük olarak 19.07.2021 tarihi itibarıyla kesildiği, ödenmiş aylıklarının adına borç çıkarılarak aylığının kesildiğinin başvurana bildirildiği, son olarak başvuranın 09.11.2021 tarihinde genel hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunması üzerine yazılı istek tarihini takip eden aybaşı olan

15.11.2021 tarihi itibarıyla tarafına yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.

13. 5510 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup

Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalıların aylığa hak kazanma koşullarının 506 sayılı Kanunun 60 ıncı ve geçici

87 nci maddelerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Bu kapsamda engellilere hafifletilmiş şartlarla

yaşlılık aylığı bağlanmasına dayanak olan sağlık kurulu raporları ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanlar yönünden SGK Kurum Sağlık Kurulunca değerlendirilmekteyken, bu tarihten önce sigortalı olanlar yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) Merkez Sağlık

Kurulu’nca değerlendirilmektedir. Merkez Sağlık Kurulu’nca vergi indiriminden yararlandırılması uygun görülenler söz konusu haktan rapor tarihi itibarıyla yararlandırılmaktadır. Nitekim engelliliği nedeniyle vergi indiriminden faydalanan başvurana da bu çerçevede yaşlılık aylığı bağlandığı görülmektedir.

14. Öte yandan 5510 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde çalışma gücü kayıp oranına bağlı olarak yaş şartı olmaksızın yaşlılık aylığı bağlanan engellilerin kontrol muayenesine tabi tutulabileceği düzenlenmiştir. Benzer şekilde 506 sayılı Kanunun mülga 60 ıncı maddesinde de engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanların da Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabileceği düzenlenmiştir.

15. Kontrol muayenesine ilişkin yasal düzenlemeye 5510 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinde yer verilmiştir. Maddenin lafzında malullük, sürekli iş göremezlik hali ve çalışma gücünün %60’ının yitiren çocukların durumlarına yönelik ifadelere yer verilmişse de 5510 sayılı Kanunun gerek 28 inci gerekse geçici 10 uncu maddesi ile atıf yapılan 506 sayılı Kanunun mülga 60 ıncı maddeleri uyarınca çalışma gücü kayıp oranına bağlı olarak ya da engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanıp yaşlılık aylığı bağlananların da madde kapsamında olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

16. Kanunun 94 üncü maddesine göre, sigortalıların aylıkları, değerlendirmeye esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi başından başlanarak kontrol muayenesi sonucuna göre artırılmakta, azaltılmakta veya kesilmektedir. Bu kişilerden Kurumun yazılı bildirimine istinaden kontrol muayenesini; kabul edilebilir bir özrü olmadığı halde yaptırmayan sigortalının aylığı kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilmekte, 3 aylık süre içinde yaptıran ve maluliyetinin devam ettiği tespit edilen sigortalının kesilmiş olan aylığı kesildiği tarihten başlanarak yeniden başlatılmakta, 3 aylık süre geçtikten sonra yaptıran ve maluliyetinin devam ettiği tespit edilen sigortalının kesilmiş olan aylığı yeni rapor tarihinden sonraki aybaşından başlanarak yeniden bağlanmaktadır.

Maluliyet durumunun devam etmediği tespit edilen sigortalıların aylıkları ise rapor tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilmektedir.

17. İlk defa 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olmaları nedeniyle haklarında 506 sayılı Kanun uyarınca işlem yapılan sigortalıların, çalışma güçlerini hangi oranda kaybettikleri, kontrol muayenesi sonrası düzenlenen rapor esas alınarak yine Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi

Başkanlığı) Merkez Sağlık Kurulu’nca karar bağlanmaktadır. Bunların yaşlılık aylıklarına yönelik işlem ise anılan karara dayanarak ve rapor tarihi esas alınarak SGK tarafından yapılmaktadır. Nitekim somut olayda Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) Merkez Sağlık Kurulu’nun 27/10/2021 tarihli yazısı ile başvuranın çalışma gücü kayıp oranını yüzde otuz altı (%36) kaybettiğinin SGK’ya bildirildiği ve bunun üzerine aynı günlü işlemle başvuranın yaşlılık aylığının 02/07/2021 rapor tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesildiği anlaşılmaktadır.

18. Mevcut uygulama incelendiğinde, vergi indirimi nedeniyle yaşlılık aylığından yararlananların kontrol muayeneleri sonrasında aylıkları hakkında tesis edilen işlemin, 3 farklı kurumun dâhil olduğu çok basamaklı bir sürecin sonunda tesis edildiği anlaşılmaktadır. İlk olarak ilgili sağlık kuruluşunda sigortalıların kontrol muayenesi yapılmakta, daha sonra sağlık kurulu raporları düzenlenip ilgili sağlık kuruluşu tarafından SGK’ya iletilmekte, bunu takiben söz konusu raporlar SGK tarafından Hazine ve

Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kuruluna iletilmekte ve son olarak Merkez Sağlık kurulunca gerekli

inceleme yapıldıktan sonra verilen karar bu kez SGK’ya iletilmektedir. Sürecin geçmişe dönük olarak aylık kesme işlemi ile sonuçlanması olasılığı göz önüne alındığında, rapor tarihi ile aylığın kesme işleminin tesis edildiği tarih arasındaki sürenin sigortalılar yönünden önem arz ettiği değerlendirilmektedir. Bu nedenle söz konusu sürecin hak kayıplarına yol açmayacak şekilde en kısa sürede sonuçlandırılması gerektiği açıktır.

19. Somut olayda başvuranın aylığının kesilmesi işleminin raporun düzenlenmesinden yaklaşık 4 ay sonra tesis edildiği, ayrıca başvuran normal yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarını taşıdığı halde, aylık kesme işleminin tesis edildiği 27/10/2021 tarihi ile aylığının kesilmesine dayanak olan raporun düzenlendiği 02/07/2021 tarihi arasında ödenen aylıklarının borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır. İdari sürecin işlemesinden kaynaklanan ve başvuranın geçmişe dönük olarak aylığının kesilmesi ile başvurana borç çıkarılması sonucunu doğuran yaklaşık 4 aylık sürenin makul olduğu söylenemez.

20. Diğer taraftan başvuran, çalışma gücü kayıp oranının değişmesine bağlı olarak, vergi indirimi nedeniyle yararlanmakta olduğu yaşlılık aylığı bağlanma şartını her ne kadar rapor düzenlenme tarihi (02/07/2021) itibarıyla kaybetmişse de normal yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanma şartlarını 11/05/2019 tarihi itibarıyla tamamlamıştır. Ancak başvuranın 11/05/2019 tarihi itibarıyla hak kazandığı normal yaşlılık aylığının vergi indirimi nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kesildiği tarihten bağlanması talebi, idare tarafından engellilik halinden dolayı aldığı yaşlılık aylığının kesilme şartları gerçekleşmeden yeni bir değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.

21. Anılan dönemde başvuranın aylığı henüz kesilmemiş, yani başvuran hukuken yaşlılık aylığı bağlanmış sigortalı (emekli) statüsünde olduğundan, başvuranın normal yaşlılık aylık bağlanması talebinin değerlendirmeye alınmasına imkan bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki emekli statüsünde olup aylığı da kesilememiş başvuranın normal yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunması da hayatın olağan akışı içerisinde beklenemez. Nitekim başvuran da vergi indirimi nedeniyle yararlanmakta olduğu yaşlılık aylığının kesildiği bildirimi tarafına yapıldıktan sonra derhal normal yaşlılık aylığının bağlanması talebinde bulunmuştur. Tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren de normal yaşlılık aylığı başvurana bağlanmıştır. Bu çerçevede başvuranın normal yaşlılık aylığı için ancak engelli yaşlılık kesildikten 4 ay sonra başvurabilmesinin, kontrol muayenesi ve aylık kesme işlemi arasında geçen süreden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu yavaş işleyişe başvuranın herhangi bir dahli söz konusu olmadığı gibi kastı ya da kusuru da bulunmamaktadır. Başvuranın engelli yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren normal yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunması imkânının kontrol muayenesi sürecinin 4 ayda sonuçlanmasına bağlı olarak elinden alındığı açıktır. Bu durumda başvuranın dahli, kastı, kusuru ya da ihmali bulunmayan sürecin doğurduğu külfetin tamamının başvuranın üstüne bırakılması adil ve ölçülü kabul edilemez.

22. Öte yandan gerek Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 57 nci, ek 9 uncu ve ek 10 uncu maddelerinde gerekse SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2018/38 sayılı Genelgesinin “ikinci kısım” “üçüncü bölüm” “6.5”, “6.6”, “6.7” başlıkları altında; sigortalıların aylığa hak kazanma koşullarını sağlamadığının sonradan tespit edilmesi, aylık bağlandıktan sonra prim borcu olduğunun tespit edilmesi, tahsis talebinde bulundukları tarihte işten ayrılma koşulunun gerçekleşmemesi, çalışma nedeniyle aylığın kesilmesi gerektiği daha sonra tespit edilmesi ve aylık bağlandıktan sonra prim ödeme gün sayısı eksik olduğu tespit edilmesi hallerinde yeniden talep şartı aranmaksızın aylıkların bağlanmasına ya da kesilmeden ödenmesine imkan veren düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Söz konusu düzenlemelerde normal şartlarda aylık bağlanmasına engel olan ya da aylığın kesilmesini gerektiren durumların tespiti halinde, tespit tarihinden önce, aylığa hak kazanma koşullarının oluştuğunun anlaşılması

durumunda, bu koşulların yerine geldiği tarihi takip eden ay başından itibaren yeniden talep şartı aranmaksızın aylıkların bağlanacağı düzenlenmiştir.

23. Nitekim mevcut başvuruda, engelliliği nedeniyle almakta olduğu yaşlılık aylığının geçmişe dönük olarak kesildiği tarih itibarıyla (19/07/2021) yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarını taşıyan başvuranın durumunun, anılan düzenlemelerdeki kesilen aylıkların yeni bir talep aranmaksızın bağlanabileceği hallerle nitelik olarak örtüştüğü değerlendirilmektedir.

24. Yukarıda yer verilen çerçevede Kurumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana engelliliği nedeniyle ödenmekte olan yaşlılık aylığına yönelik kontrol muayenesi ve aylığın kesilmesi sürecinin yaklaşık 4 ay sürdüğü, söz konusu süreçte başvuranın herhangi bir dahli, kastı, kusuru ya da ihmali bulunmadığı göz önüne alındığında 4 aylık sürenin makul kabul edilmesine imkân bulunmadığı, normal yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarına sahip olmasına rağmen söz konusu süre içerisinde talepte bulunsa dahi engelli yaşlılık aylığı kesilmeden başvuran hakkında yeni bir tahsis değerlendirmesi yapılmasına hukuken imkân bulunmadığı, söz konusu değerlendirmenin ancak aylık kesildikten sonra yapılabileceği, sürecin yavaş işlemesinden doğan külfetin tamamının başvurana yüklenmesinin adil ve ölçülü olmadığı, benzer nitelikli durumlara yönelik olarak ikincil mevzuatta mevcut durumla örtüşür düzenlemelere yer verildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde başvuranın yaşlılık aylığının, engelliliği nedeniyle ödenmekte olan yaşlılık aylığının kesildiği tarihten başlatılması talebinin idarece reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Kahramanmaraş İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE

– Başvuranın yaşlılık aylığının, engelliliği nedeniyle ödenmekte olan yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren bağlanması, – Benzer durumdaki sigortalıların hak kayıplarının önüne geçilmesine yönelik olarak ikincil mevzuatta düzenleme yapılması için çalışma başlatılması hususlarında SOSYAL GÜVENLİK

KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli

Savunma Bakanlığınca ve Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi