ÖZET: Başvuran, 180 gün süreyle kısıtlanan ücretsiz bilet hakkının geri verilmesini talep etmiştir. İdare, engelli yolcuların birden fazla bilet almasına rağmen bunların kullanılmaması nedeniyle kamu zararı oluştuğunu ve bu durumu önlemek amacıyla 01 Aralık 2020 tarihinden itibaren, bir ay içinde iki kez ücretsiz bilet alıp seyahat etmeyenlerin 180 gün süreyle kısıtlandığını belirtmiştir. Uygulamanın, kamu yararını gözetmek ve suiistimalleri önlemek amacıyla gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.

Hukuki değerlendirmede, engelli bireylerin haklarının korunması ve sosyal devlet ilkesinin gereklilikleri vurgulanmıştır. Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde, engellilere yönelik pozitif ayrımcılık yapılması gerektiği, ancak uygulamanın ölçülü ve orantılı olması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddine karar verilmiş, ancak engelli bireyler için kısıtlamaların gözden geçirilmesi ve seyahat edememe mazeretlerini sunabilecekleri bir mekanizmanın oluşturulması yönünde tavsiyelerde bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/10117-S.23.16264

BAŞVURU NO : 2023/2775

KARAR TARİHİ : 11/08/2023

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET DEMİRYOLLARI

TAŞIMACILIK ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

180 gün süreyle kısıtlanan ücretsiz bilet hakkının geri verilmesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27/02/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle, 26/02/2022 tarihinde gün içerisinde 3 kez biletinde değişiklik yapmak zorunda kaldığını, oğlunu da götürmesi gerektiği için aldığı biletleri iade ettiğini, TCDD’nin 180 gün boyunca trene ücretsiz binme hakkını iptal ettiğini, TCDD’nin sistemi çalışmadığı için iade edilen biletlerin işleme alınmamış gibi göründüğünü iddia ve ifade ederek ücretsiz bilet hakkının geri verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik T.C. Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş. Genel

Müdürlüğünden alınan 10/03/2023 tarihli ve E- – [ -400325 cevabi yazı ve eklerinde; 2.1. 12.07.2013 tarih, 6495 Sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 88 inci maddesi ile düzenlenen ve madde kapsamında Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığınca hazırlanan “Ücretsiz ve İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği’nin 04.03.2014 tarih 28931 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 2.2. Anılan Kanun ve Yönetmelik gereğince engelli vatandaşların Şirketlerince İşletilen YHT, Anahat, Bölgesel ve Kent içi (Başkentray, Marmaray) trenlerinden ücretsiz olarak faydalandırıldığı, ancak

Şirketlerinin YHT, Anahat ve Bölgesel trenlere bilet alan engelli yolcuların birden fazla trende birden

fazla yer için gişelerden bilet alabildiği, alınan biletlerin kullanılmaması nedeniyle yüksek miktarda atıl kapasite ve kurum zararı oluştuğu, 2.3. Bu durumun Şirketleri TCDD Taşımacılık AŞ’nin 2019 yılı hesap ve işlemleri üzerinde Sayıştay tarafından yapılan inceleme ve denetim sonucunda tespit edilen Bulgu 9.2.1 “Engelliler Tarafından

Ücretsiz Olarak Satın Alınan Biletlerin Bir Kısmının Kullanılmaması Nedeniyle Şirket’in Gelir Kaybına

Uğraması” başlıklı raporuna yansıdığı ve Öneri bölümünde “Şirket’in gelir kaybının azaltılması ve bilet taleplerinin daha yüksek oranda karşılanabilmesi için; ücretsiz bilet hakkına sahip engelli vatandaşlarca satın alındığı halde kullanılmayan bilet oranının düşürülmesi ve kullanılmayan bu biletlerin yeniden satış olanağının sağlanmasına yönelik alternatif tedbirlerin değerlendirilmesi.” şeklinde Şirketlerinden tedbir almasının talep edildiği, 2.4. Genel Müdürlüklerince suiistimallerin önlenmesi amacıyla ilgili paydaşların sivil toplum kuruluşları ile sağlanan mutabakat doğrultusunda 01 Aralık 2020 tarihinden itibaren bir ay içerisinde iki kez ücretsiz bilet alarak seyahat etmeyen sosyal paket (engelli, gazi, vazife malulü, devlet sporcusu vb.) sahibi yolcuların 180 gün süreyle kısıtlama işlemine tabi tutulduğu, yapılan uygulamadan ücretsiz bilet alım esnasında yolcuların haberdar edildiği, 2.5. Bu uygulamanın, 233 sayılı KHK’nin “Teşebbüs Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı

Madde 9 “(2) Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıkların çalışmalarının verimli ve karlı olarak yürütülmesi şartlarını oluşturacak esasları ve işletme politikalarını belirlemek,” maddesi, Sayıştay Başkanlığının

2019 yılı raporu ile Türk Ticaret Kanunun Madde 906 “(1) Yolcu, taşıyıcı tarafından iç hizmetleri

düzenlemek için konulmuş kurallara uymak zorundadır.” maddesi kapsamında yapıldığı, 2.6. Şirketlerince yapılan kısıtlama işlemlerinin özü itibariyle verilen bir Kanuni hakkın engellenmesi değil kamu zararı oluşmasının önlenmesi amacını taşıdığı, 2.7. Şirketlerinin EYBİS Sisteminde ücretsiz seyahat hakkına sahip yolcuların (engelli, gazi, şehit yakını, vazife malulü vb.) için düzenlenen biletler ile normal ücretli yolculara düzenlenen biletlerin kullanım hakları bakımından hiçbir ayrımı bulunmadığı, 2.8. Şirketlerince işletilen tarifeli tüm YHT ve Anahat trenleri (Bölgesel trenler hariç) için düzenlenen biletlerde 3 değişiklik, 180 gün geçerli açık bilete çevirme ve iade hakkı bulunduğu, 2.9. 25.02.2023 tarihinde pnr numaralı saat 08.11 İzmit-Bilecik ve yine aynı tarihte ve aynı parkura saat 11.15 treni için iki bilet aldığı ancak biletleri geçerli (seyahat etmemiş) olması nedeniyle ücretsiz seyahat paketinin 27.02.2023-26.08.2023 tarihleri arasında kısıtlandığı, ayrıca daha önce 2022 yılında da ücretsiz seyahat paketine kısıtlama yapıldığı görüldüğünden bilet alarak seyahat etmemeyi alışkanlık haline getirdiğinin tespit edildiği, 2.10. Ücretsiz ve İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliğinde kullanılacak belgelere ilişkin olarak

Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullanımı başlıklı 6 ncı madde (b) fıkrası 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındakiler için engelliler için kimlik kartı, engellilere kimlik verilmesine ilişkin 19.07.2008 tarihli ve 26941 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik uyarınca verilmiş bulunan kimlik kartı, anılan Yönetmeliğin geçici 1inci maddesinde sayılan engelliler için kimlik kartı ile engel oranının yer aldığı nüfus cüzdanı hükmüne uygun olarak Şirketleri trenlerinde; Başbakanlık

Özürlüler İdaresi Başkanlığınca verilen engelli kimlik kartları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca verilen engelli kimlik kartları, Ağır Engelliler için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca verilen Ulaşımda

Refakatçi Hakkı Vardır ibareli kimlik kartı, Engel oranı bulunan Nüfus Hüviyet Cüzdanları, geçerli belge

olarak kabul edilmekte ve Şirketlerince işletilen YHT, Anahat, Bölgesel ve Kentiçi Banliyö trenlerinden ücretsiz olarak faydalanılmakta olduğu, 2.11. EYBİS biletleme sisteminde iade edildiği halde sistemsel hata nedeniyle iade edilmeme (geçerli)

gibi bir hatanın tespit edilmediği, bu yönde hiç bir yolcudan şikayet alınmadığı, 2.12. Yolcuların bilet hareketleri incelendiğinde çok sayıda iade ve değişiklik işlemi yapıldığı ancak pnr numaralı iki adet İzmit YHT-Bilecik YHT biletleri için hiç bir işlem yapılmadığı ve koltukların boş gittiğinin tespit edildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…

yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.4. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.6. 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”,

4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a)

Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.

Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme ‘de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.

3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.4. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, /

5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 6.2. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.

b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.

c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.…” d) Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.

e) Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.

f) Engellilere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.

g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır.

h) Engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması esastır.

i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır.

j) Engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınır.”, 6.3. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve

özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 7. 13.1.2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yolcu Taşıma başlıklı Beşinci Kısım

Kurallara uyma zorunluluğu başlıklı 906ncı maddesinde; “1) Yolcu, taşıyıcı tarafından iç hizmetleri düzenlemek için konulmuş kurallara uymak zorundadır”.

8. 18/6/1984 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 233 no.lu Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamenin Teşebbüs Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri başlıklı 9uncu maddesinde; “Yönetim Kurulu’nun görevleri ve yetkileri aşağıda gösterilmiştir. 1. İlgili mevzuat hükümleri, kalkınma planı ve üst politika metinleri çerçevesinde teşebbüsün gelişmesini sağlayacak kararları almak, 2. Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıkların çalışmalarının verimli ve karlı olarak yürütülmesi şartlarını oluşturacak esasları ve işletme politikalarını belirlemek, …” 9. 12.07.2013 tarihli ve 6495 sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 88inci maddesinde; “…24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası

Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkındaki Kanun veya 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların; 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi ile mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerine veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun

47 nci maddesine, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna

veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlardan sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenler ile vazife malulü sayılarak aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamaları nedeniyle ödenmekte olan aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları; yukarıda sayılan kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin ya da aynı kapsamda aylık almaktayken hayatını kaybedenlerin eşleri, evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları; engelliler için sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere birlikte yolculuk ettikleri refakatçileri, demiryolları ve denizyollarının şehir içi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanırlar.

Türk vatandaşı olan altmış beş yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise %50 indirimli olarak yararlanırlar. Bu fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar, belediyeler, belediyeler tarafından kurulan şirketler, birlikler, müessese ve işletmeler altmış ila altmış beş yaş arasında bulunan kişilerin toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz veya indirimli olarak yararlanmasını sağlayabilirler.

İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alırlar. Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası mülki idare amiri tarafından uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. …” 10. 04.03.2014 tarih 28931 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ücretsiz ve

İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği’nin Ücretsiz seyahat hakkından yararlanacak kişiler başlıklı 4üncü maddesinde; “(1) 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatlarından, belediyelere, belediyeler tarafından kurulan şirketlere, birlik, müessese ve işletmelere veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da

şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacaklar aşağıda belirtilmiştir:

a) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden

Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylık bağlananların kendileri, eşleri, anne ve babaları ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.

b) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı ve mülga 64 üncü maddesi, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun

47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması

Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlarda belirtilen haller kapsamında;

1) Hayatını kaybedenlerin,

2) Harp veya vazife malulü sayılanlardan aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin,

3) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta olanların,

4) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta iken, sınıf veya görev değiştirerek

çalışmaya devam etmekle birlikte veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışmaya başlamış olmakla birlikte bu aylıkları kesilmesi gerekmeyenlerin, kendileri, eşleri, anne ve babaları ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.

c) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında;

1) Hayatını kaybedenlerin,

2) Harp veya vazife malulü sayılanlardan aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin,

3) Harp veya vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta olanların,

4) Harp ve vazife malulü sayılmaları sebebiyle aylık almakta iken, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya

devam etmelerinden veya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında çalışmaya başlamalarından dolayı aylıkları kesilenlerin, kendileri, eşleri, anne ve babaları ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.

ç) 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki hizmetleri sebebiyle vatani hizmet tertibinden aylık bağlananların kendileri, eşleri, anne ve babaları ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocukları.

d) 24/6/2008 tarihli ve 5774 sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet Sporcusu Unvanı

Verilmesi Hakkında Kanuna göre aylık bağlananların kendileri.

e) Engelliler için sağlık kurulu raporuyla % 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen Türk vatandaşlarının kendileri, ağır engellilerin ise kendileri ile birlikte birden fazla olmamak üzere beraber seyahat ettikleri refakatçileri.

10.1. Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullanımı başlıklı 6ncı maddesinde; “(1) Ücretsiz veya indirimli seyahat edebilmek için; /

a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri kapsamındakiler için Bakanlık tarafından verilen Seyahat Kartı, b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındakiler için Engelliler İçin Kimlik Kartı, engellilere kimlik kartı verilmesine ilişkin 19/7/2008 tarihli ve 26941 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan

Yönetmelik uyarınca verilmiş bulunan kimlik kartı, anılan Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinde sayılan engelliler için kimlik kartı ile engel oranının yer aldığı nüfus cüzdanı, c) 5 inci madde kapsamındakiler için nüfus cüzdanı, kullanılır.

(2) Toplu taşıma araçlarından ücretsiz veya indirimli yararlanma amacıyla birinci fıkrada belirtilen belgelerin ibraz edilmesi halinde, ücretsiz veya indirimli seyahat hakkı herhangi bir gerekçeyle engellenemez.

(3) Kişiler, birinci fıkrada belirtilen belgeleri ibraz etmek suretiyle toplu taşıma araçlarından ücretsiz veya indirimli yararlandırılır. Toplu taşıma hizmetini sunan kurum ve kuruluşlar ile belediyeler, ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili kolaylaştırıcı tedbirler alır.

(4) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındaki ağır engellinin, refakatçisi olduğunu beyan ettiği kişiden bu hakkın kullanımına ilişkin ayrıca belge talep edilmez.

(5) Seyahat kartları aynı zamanda tanıtım amaçlı olarak da kullanılabilir.

10.2. İdari ve cezai işlemler başlıklı 12nci maddesinde; “(1) İlgili kurumlar, belediyeler ile belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketler, ücretsiz ve indirimli seyahat hakkının kullanılması ile ilgili olarak gerekli tedbirleri alır.

(2) Ücretsiz veya indirimli seyahat hakkının kullandırılmaması hâlinde bu haktan faydalandırılmayan her kişi için mülki idare amiri tarafından toplu taşıma aracının tarifesi üzerinden elli tam bilet bedeli tutarında idari para cezası uygulanır. Bu maddeye göre verilecek idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir ve genel bütçeye gelir kaydedilir.”

11. T.C. Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğünün Ver. Tarihi: 01/12/2020 ve

Tarihi 23/11/2016 olan Yolcu Tarifesi Ek-3 Trenkart yazısının 3.2. Usulsüz Kullanım ve Kara Liste maddesinde; “Kara liste, paketlerin usulsüz kullanımını önlemek amacıyla kullanılan tedbirdir. Üyeyi

Kara listeye alma, işlemi onaylama ve üyeyi kara listeden çıkarma, kontrol konularında kuralları ve şartları belirleme yetkisi Yolcu Taşımacılığı Dairesi Başkanlığı uhdesindedir. Aşağıdaki durumların tespiti halinde; a. Trenlerde kendisine ait yolculuk paketini (refakatçi dâhil), abonmanlığı başkasına kullandırdığı tespit edilenler, b. Ücretsiz yolculuk hakkına sahip olup bir ay içinde herhangi bir sefere 2 adet bilet aldıkları halde trene binmediği tespit edilenler, c. Ücretsiz refakatçi hakkına sahip olup yanında refakatçi olmadığı halde refakatçisi varmış gibi iki bilet alarak yolculuk edenler, d. Beyan ettiği bilgilerin sahte olduğu anlaşılanlar, e. Trenleri usulsüz ve devamlı olarak yaşama alanı olarak kullanıldığı tespit edilenler. Bu madde kapsamında yapılan sistemsel veya doğrudan kontroller sonucunda durumları tespit edilen kişiler, verilen hakkın suistimal edilmesi ve taşıma ile ilgili Kanunlar kapsamında kendilerine ait yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden; 1. İlk olarak 180 gün süre ile ücretsiz (%100 indirimli

)yolculuktan men edilir. 2. 180 günün sonunda ücretsiz (%100 indirimli ) yolculuk yapabilmesine olanak sağlanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde İdarenin

/

kanuna uygun şekilde tesis ettiği işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden başvuru hakkında hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran özetle, 180 gün süreyle kısıtlanan ücretsiz bilet hakkının geri verilmesini talep etmektedir.

14. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle, engelli yolcuların birden fazla trende birden fazla yer için gişelerden bilet alabildiği, alınan biletlerin kullanılmaması nedeniyle yüksek miktarda atıl kapasite ve kurum zararı oluştuğu, TCDD Taşımacılık AŞ’nin 2019 yılı hesap ve işlemleri üzerinde Sayıştay tarafından yapılan inceleme ve denetim sonucunda engelli yolcular tarafından ücretsiz olarak satın alınan biletlerin bir kısmının kullanılmaması nedeniyle Şirket’in gelir kaybına uğradığının tespit edildiği ve

Şirket’in gelir kaybının azaltılması ve bilet taleplerinin daha yüksek oranda karşılanabilmesi için; ücretsiz bilet hakkına sahip engelli vatandaşlarca satın alındığı halde kullanılmayan bilet oranının düşürülmesi ve kullanılmayan bu biletlerin yeniden satış olanağının sağlanmasına yönelik alternatif tedbirlerin değerlendirilmesinin önerildiği, bunun üzerine suiistimallerin önlenmesi amacıyla ilgili paydaşların sivil toplum kuruluşları ile sağlanan mutabakat doğrultusunda 01 Aralık 2020 tarihinden itibaren bir ay içerisinde iki kez ücretsiz bilet alarak seyahat etmeyen sosyal paket (engelli, gazi, vazife malulü, devlet sporcusu vb.) sahibi yolcuların 180 gün süreyle kısıtlama işlemine tabi tutulduğu, ücretsiz bilet alım esnasında yolcuların uygulamadan haberdar edildiği, ücretsiz bilet hakkının 180 gün kısıtlanması uygulamasının 233 Sayılı KHK’nın 9uncu maddesi, Sayıştay Başkanlığının 2019 yılı raporu ve Türk

Ticaret Kanunun 906ncı maddesi kapsamında yapıldığı belirtilmektedir.

15. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dâhil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenleme yapılması gerektiği açıktır. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.

16. Bilindiği üzere; engelli bireyler, engellerinden kaynaklanan çeşitli sebeplere ilave ekonomik külfetlerle, fiziksel ya da psiko-sosyal güçlüklerle karşılaşmakta, toplumdaki diğer bireylerin katlanmadığı medikal malzeme giderleri, kişisel öz bakım giderleri, bakım hizmeti giderleri, fiziksel engelleri yüzünden toplu taşıma hizmetlerinden yararlanamamalarına bağlı olarak katlandıkları ulaşım giderleri gibi pek çok durum bu güçlük ve külfetlerin sebepleri arasında sayılmaktadır. Bu sebeple bu sorunların yaşattığı

olumsuzlukların giderilebilmesi için birçok uluslararası metinde devlet tarafından özel tedbirler alınması gerektiği ortaya konulmuş; engelli bireylerin sosyal koruma sistemlerinden, yoksullukla mücadele programlarından, engellilikle bağlantılı yardımlardan, toplu konut, emeklilik gibi programlardan faydalanarak mağduriyetlerinin giderilmesinin ekonomik ve sosyal yaşama toplumun diğer bireyleriyle

“eşit koşullarda” katılımlarının sağlanmasının önemi vurgulanmıştır.

17. Anayasamızın 10’uncu maddesinde “engelli bireyler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı” ifade edilmiş, 61’inci maddesinde de “engelli bireylerin korunmaları ve toplum hayatına intibaklarının sağlanması” Devletin görevleri arasında sayılmıştır. 5378 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde ise engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla Devletin gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmıştır.

İdari makamlar eylem ve işlemlerinde engellilere tanınan “pozitif ayrımcılık” ilkesini uygulamak suretiyle dikey (nisbi) eşitliği sağlamalıdırlar. Zira farklı durumda olanlara aynı kuralların uygulanması eşitsizliklere neden olabilir. Bu nedenle birçok durumda toplumdaki diğer bireylere kıyasla dezavantajlı olan engelli bireylere, farklı kuralların uygulanmasıyla eşitlik sağlanabilir.

Anayasamızın 13’üncü maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi, sınırlandırmada kullanılan aracın, sınırlandırmayla elde edilmek istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, sınırlandırma aracının amaç için gerekli olmasını ve araçla amaç arasında ölçülü bir oran bulunmasını içeren bir ilkedir. Bu kapsamda ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır.

17.1. Elverişlilik, amaca ulaşmak için başvurulan tedbirin amaca ulaşılabilmesine uygun olmasını yani aracın amaca hizmet etmesini ifade eder.

17.2. Gereklilik, amaca ulaşmak için kullanılabilecek araçlar arasından, bireylerin hak ve özgürlüklerini en az sınırlayacak olanın seçilmesi anlamına gelir. Amacı gerçekleştirmek için daha hafif ve makul bir araç mevcut ise başvurulan araç gereksiz olacaktır.

17.3. Orantılılık, alınan önlemin bireye verdiği zararla kamunun sağladığı fayda arasında adil bir denge sağlanmasıdır. Amacın gerçekleştirilmesi sonucunda elde edilecek yarara kıyasla bireylerin önemli menfaatlerine zarar geliyorsa orantılılık ilkesine aykırı bir müdahale söz konusudur.

18. Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yayınlanan İyi Yönetim İlkeleri Rehberi’nde iyi yönetim ilkelerine ilişkin idarelere tavsiyeler verilmiştir. Bu kapsamda, idarenin ölçülülük ilkesine uygun hareket etmesi için

aşağıdaki hususları göz önünde bulundurması gerekir:

18.1. İdare, kararlarını alırken meşru ve ulaşmak istenen amacı gerçekleştirmeye yönelik en elverişli aracı kullanmaya özen göstermelidir.

18.2. İdare, işlem ve eylemlerini tesis etmeden önce amacı gerçekleştirmeye yönelik tüm alternatifleri belirlemeli, işlem ve eylemlerini gerçekleştirmek için kullanabilecekleri araç ve yöntemin birden fazla olması durumunda bireylerin özgürlükleri ile menfaatlerine en az müdahaleyi içeren seçeneği tercih etmelidir.

18.3. Belirlenen amacın gerçekleştirilmesi için idare tarafından tesis edilen işlemin kabul edilebilir ve makul bir gerekliliği bulunmalıdır.

18.4. İdare, kişilerin hak ve özgürlükleri ile menfaatlerine yönelik müdahalesinde orantılılık ilkesine riayet etmeli, yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen kamu yararı arasında hakkaniyete uygun adil bir denge gözetmelidir.

18.5. İdarenin, kişilerin hak ve özgürlükleri ile menfaatlerine yönelik müdahaleleri, hakkın kullanımını tamamen ortadan kaldıracak ve hakkın özünü zedeleyecek nitelikte olmamalıdır.

18.6. İdarece tesis edilen işlemlerde, bireyler arasındaki menfaat dengesinin de korunması elzemdir.

19. Başvuruya konu olay bağlamında, “bir ay içerisinde iki defa bilet alarak kullanılmaması nedeniyle engelli paketinin 180 gün süreyle kısıtlanması” uygulamasının ölçülülük ilkesi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira hâlihazırda engellilerin toplu taşıma ile bir yerden başka bir yere seyahat etmeleri yeterince zor ve meşakkatlidir. Bu noktada ifade etmek gerekir ki kamu zararının önlenmesi amacıyla getirilen 180 gün boyunca ücretsiz seyahatlerin askıya alınması şeklinde ki sınırlamanın ölçüsüz olduğu değerlendirilmektedir. Şöyleki kişiler ortaya çıkan beklenmedik halin ortaya çıkması gibi bir sebepten seyahat edememiş olabilirler bu durum da kişilerin mazeretlerini sunabilecekleri bir mekanizmanın olmadığı anlaşıldığından getirilen kısıtlamanın ölçüsüz olduğu değerlendirilmektedir.

20. Kamu hizmetlerinin görülmesinde şüphesiz ki idarelerin kamu yararını gözetmeleri kamuyu zarara uğratmaktan kaçınmaları ve gerekli tedbirleri almaları esastır. Zira Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve / başvuru numaralı Kararında; “…kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur” şeklinde bu durum ifade edilmiştir.

21. Ancak bu tedbirlerin ölçülü, orantılı olmaları da hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Esas olan idare tarafından işlem ve eylemlerini tesis etmeden önce amacı gerçekleştirmeye yönelik tüm alternatifleri belirlemesi, işlem ve eylemlerini gerçekleştirmek için kullanabilecekleri araç ve yöntemin birden fazla olması durumunda bireylerin özgürlükleri ile menfaatlerine en az müdahaleyi içeren seçeneği tercih etmesidir.

22. Somut olaya bakıldığında; başvuranın 25.02.2023 tarihinde numaralı saat 08.11

İzmit-Bilecik ve yine aynı tarihte ve aynı parkura saat 11.15 treni için iki bilet aldığı ancak seyahat etmemiş olması nedeniyle ücretsiz seyahat paketinin 27.02.2023-26.08.2023 tarihleri arasında kısıtlandığı anlaşılmaktadır.

23. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 25/02/2023 tarihinde iki bilet aldığı ancak seyahat etmediği ve biletleri süresi içerisinde iade veya iptal etmediği, 2022 yılında da aynı gerekçeyle başvuranın ücretsiz seyahat paketine kısıtlama yapıldığı, kısıtlama işleminin özü itibariyle kamu zararı oluşmasının önlenmesi amacı taşıdığı, bu hususta kamu yararı ve hizmeti gereklerine aykırı bir durum tespit edilemediği ve idarenin ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli bir sebebe dayandığı,

180 gün süreyle ücretsiz bilet hakkının kısıtlanması işleminin ilgilerince alınan ücretsiz biletlerin

kullanılmamasına rağmen iade veya iptal edilmemesi nedeniyle doğacak olan kamu zararının ve suiistimallerin önüne geçilmesine yönelik olduğu görülerek başvuranın ücretsiz bilet hakkının geri verilmesi talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık tespit edilemediği ancak hakkaniyete uygun adil bir denge sağlanması, idare tarafından tesis edilen işlemlerde bireyler arasındaki menfaat dengesinin de korunması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde 233 sayılı KHK’nin 9’uncu maddesine dayanarak engelli bireylere uygulanan 180 gün süreli kısıtlama bakımından değişikliğe gidilmesi yönünde

gerekli çalışmaların yapılması, engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması, gerekli tedbirlerin alınması amacıyla TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.

25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı İdare Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle,

Başvuranın talebinin reddine;

Hakkaniyete uygun adil bir denge sağlanması, idare tarafından tesis edilen işlemlerde bireyler arasındaki menfaat dengesinin de korunması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde engelli bireylere uygulanan kısıtlama bakımından değişikliğe gidilmesi yönünde gerekli çalışmaların yapılması, engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması, seyahat edememe mazeretlerini sunabilecekleri bir mekanizmanın oluşturulması amacıyla TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel

Müdürlüğüne tavsiyede bulunulmasına,

Kararın BAŞVURANA ve T.C. DEVLET DEMİRYOLLARI TAŞIMACILIK A.Ş. GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi