ÖZET: Samsun Büyükşehir Belediyesi, engellilere yönelik su indirimine ilişkin uygulamalarında gelir şartı arayışını sürdürmektedir. 3 Aralık 2018 tarihli Genel Kurul kararıyla, yalnızca sağlık raporuyla %40 ve üzeri engelli olduğunu belgeleyen, brüt asgari ücretin altında geliri olan bireylere %50 oranında indirim sağlanması kararlaştırılmıştır. Ancak, bu durum, başvuran bir engelli bireyin gelirinin brüt asgari ücretten yüksek olması nedeniyle indirimden yararlanamamasına yol açmıştır. Şikâyetçi, diğer belediyelerde benzer uygulamaların gelir şartı olmaksızın yapıldığını belirterek, ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru üzerine Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamalarını inceledi. Engellilere yönelik su indiriminde gelir şartının getirilmesinin, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle belirlenen sosyal devlet anlayışına uygun düşmediği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, engellilerin haklarının daha geniş bir çerçevede korunması gerektiği vurgulanmıştır. Kamu Denetçisi, bu nedenle, ilgili idareye, engellilere yönelik su indiriminde gelir şartının kaldırılması yönünde tavsiyede bulunmuştur.

Sonuç olarak, Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne, engellilerin su indiriminden yararlanabilmesi için mevcut uygulamanın gözden geçirilmesi ve gelir şartının kaldırılması önerilmiştir. Bu değişiklik, tüm engelli bireylerin eşit haklardan yararlanmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/7795-S.11931

BAŞVURU NO : 2019/5273

KARAR TARİHİ : 29/08/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Engellilere tanınan su indiriminde uygulanan gelir şartının kaldırılması, şart olmadan bütün engellilerin indirimden yararlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2019

I. ŞİKÂYETÇİNİN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikâyetçi … … başvurusunda, 1.1. Samsun Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel

Müdürlüğü (SASKİ) Genel Kurulunun 3 Aralık 2018 tarih ve 26 sayılı kararı ile “1 Ocak 2019 tarihi itibariyle sağlık raporuyla % 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen, aylık geliri brüt asgari ücretin altında olan ve kendi adlarına tesis edilen yalnız bir mesken aboneliği almak koşuluyla % 50 oranında indirim uygulamaya başlanacaktır” şeklinde engelliler lehine uygulama yapılmasına başlanacağının beyan edildiğini, 1.2. Bunun üzerine 20/02/2019 tarihli dilekçe ile Samsun İli, … İlçesi, … Mahallesi, …

Sokak, No:… adresinde adına kayıtlı … nolu su aboneliğinde engellilere sağlanan indirimden faydalanmak için başvuru yaptığını; ancak Samsun Büyükşehir Belediyesinin 27/02/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazısında “… Genel Kurul Kararı gereği aylık geliri brüt asgari ücretten yüksek olan vatandaşlar su indiriminden yararlanamamaktadır. Göndermiş olduğunuz belgeler incelendiğinde bordronuzun brüt asgari ücretin üzerinde olduğu anlaşılmış olup, söz konusu engelli indiriminden faydalanamamaktasınız” şeklinde talebine olumsuz dönüş yapıldığını, 1.3. Diğer Belediyelerde engellilere sağlanan bu tür kolaylıklarda ayırım yapılmadığını iddia ederek engelliler arasında uygulamada ayrımcılığın kaldırılmasını, şart olmadan bütün engellilerin bu haklardan yararlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Samsun Büyükşehir

Belediye Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazının tetkikinden; 2.1. Samsun Büyükşehir Belediyesi, SASKİ Genel Kurulunun 3 Aralık 2018 tarih ve 26 sayılı kararına istinaden, 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle sağlık kurulu raporuyla % 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen, aylık geliri brüt asgari ücretin altında olan ve kendi adlarına tesis edilen yalnız bir mesken aboneliği almak koşuluyla % 50 oranında indirim uygulanmasına başlandığı, Genel Kurul Kararı gereği aylık geliri brüt asgari ücretten yüksek olan vatandaşların su indiriminden yararlanamadığı, … …’ in başvurusunda sunduğu belgelerin incelendiği, aylık gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğu anlaşıldığından, söz konusu engelli indiriminden yararlanamadığı, engellilere yönelik indirimin Genel Kurul

Kararına göre uygulandığı, Kurum olarak bu konuda başka uygulamaları bulunmadığı, şeklinde açıklamalar yapılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır”, 3.2. “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz”, 3.3. “Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde;

“Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar. Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır”, 3.4. “Devletin İktisadi ve Sosyal Ödevlerinin Sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde;

“Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir”, 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. “Milletlerarası Andlaşmaları Uygun Bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde;

“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir… Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır”, 5. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin “Yasa önünde eşit tanınma başlıklı” başlıklı 12 nci maddesinde;

“1. Taraf Devletler, engellilerin bulundukları her yerde kişi olarak tanınma hakkına sahip olduklarını yeniden onaylar. 2. Taraf Devletler engellilerin tüm yaşam alanlarında diğer bireylerle eşit koşullar altında hak ehliyetine sahip olduğunu kabul eder. 3. Taraf Devletler engelli bireylerin hak ehliyetlerini kullanırken gereksinim duyabilecekleri desteği alabilmeleri için uygun tedbirleri alır. 4. Taraf Devletler hak ehliyetinin kullanımına ilişkin tüm tedbirlerin uluslararası insan hakları hukukuna uygun olarak istismarı önleyici uygun ve etkin bir şekilde güvenceler sağlamasını temin eder. Söz konusu güvenceler hak ehliyetinin kullanımına ilişkin tedbirlerin kişinin haklarına, iradesine ve tercihlerine saygılı olmasını, çıkar çatışmasından bağımsız olmasını, kişinin iradesine haksız bir müdahalede bulunmamasını, kişinin içinde bulunduğu koşullar ile orantılı olmasını ve bu koşulları gözetmesini, mümkün olan en kısa süre içinde uygulanmasını, yetkili, bağımsız ve tarafsız bir merci veya yargı organı tarafından sürekli olarak gözden geçirilmesini sağlamalıdır. Bu güvenceler söz konusu tedbirlerin kişinin hak ve çıkarlarını etkilediği derecede ölçülü olmalıdır. 5. Taraf Devletler işbu Madde çerçevesinde engellilerin mülk edinmek veya mirasa hak kazanmak, mali işlerini kontrol etmek ve banka kredileri, ipotekleri ve diğer mali kredilere erişim açısından diğer bireylerle eşit haklara sahip olmasını sağlamak için uygun ve etkin bir şekilde tüm tedbirleri almalı ve engellilerin mülklerinden keyfi olarak mahrum bırakılmamasını sağlar”, 6. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin “Yeterli Yaşam

Standardı ve Sosyal Koruma” başlıklı 28 inci maddesinde;

“1. Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır.

Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar. 2. Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dahil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: a. Engellilerin temiz su hizmetlerine, uygun ve bedeli ödenebilir hizmetlere eşit erişimlerini sağlamak ve engellilerin ihtiyaçlarına ilişkin araç gereç ve diğer yardımlara erişimlerini temin etmek; b. Özellikle engelli kadın ve kızlar ve engelli yaşlılar dahil olmak üzere, engellilerin sosyal koruma programlarına ve yoksulluk azaltıcı programlara erişimini sağlamak; c. Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dahil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak;…”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 8. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “…Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.” 9. 5393 sayılı Belediye Kanununun; 9.1. “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkralarında;

“Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.

Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda engelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır”, 9.2. “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 37 nci maddesinin (n) bendinde;

“Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmak”, 9.3. “Belediyenin giderleri” başlıklı 60 ıncı maddesinin (i) bendinde; “Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar” 10. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun; 10.1. “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (v) bendinde; “Sağlık merkezleri, hastaneler, gezici sağlık üniteleri ile yetişkinler, yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik her türlü sosyal ve kültürel hizmetleri yürütmek, geliştirmek ve bu amaçla sosyal tesisler kurmak, meslek ve beceri kazandırma kursları açmak, işletmek veya işlettirmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler, yüksekokullar, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmak”, 10.2. 2 nci fıkrasının (d) bendinde; “Birinci fıkrada belirtilen hizmetlerden; 775 sayılı Gecekondu Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmak, otopark, spor, dinlenme ve eğlence yerleri ile parkları yapmak; yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik sosyal ve kültürel hizmetler sunmak…”, 10.3. 5216 sayılı kanununa 01.07.2005 tarih ve 5378 sayılı kanunla eklenen Ek madde 1’ de; “Büyükşehir belediyelerinde engellilerle ilgili bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, danışmanlık, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri vermek üzere engelli hizmet birimleri oluşturulur. Bu birimler, faaliyetlerini engellilere hizmet amacıyla kurulmuş vakıf, dernek ve bunların üst kuruluşlarıyla işbirliği hâlinde sürdürürler. Engelli hizmet birimlerinin kuruluş, görev, yetki, sorumluluk ve işleyişine ilişkin usûl ve esaslar Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.” hükümlerine amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından, Samsun Büyükşehir Belediyesi SASKİ Genel Kurulunun 3

Aralık 2018 tarih ve 26 sayılı kararı ile engellilere yönelik su indirimi uygulamasında engelli olma şartı yanında “aylık geliri brüt asgari ücretin altında olan engellilerin yararlanması şartı” ileri sürmesinin idarenin takdir yetkisi kapsamında kaldığı; ancak Anayasanın 10 ve 61 inci maddeleri ve uluslararası sözleşmeler ile ortaya konulan ilkeler bakımından engellilere desteklemeye dönük sosyal devlet anlayışına uygun düşmediği dikkate alınarak bahse konu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ilgili idareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Şikâyetçinin dilekçe ve ekleri incelendiğinde, özet olarak Samsun Büyükşehir Belediyesi

Başkanlığı, SASKİ Genel Müdürlüğü’nün % 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen, aylık geliri brüt asgari ücretin altında olan ve kendi adlarına tesis edilen yalnız bir mesken aboneliği almak koşuluyla % 50 oranında indirim uygulamasına başvuru yaptığı, bordrosundaki tutar brüt asgari ücretin üzerinde olduğu için engelli indiriminden yararlanma müracaatının reddedildiği, diğer belediyelerde engellilere sağlanan bu tür kolaylıklarda ayırım yapılmadığı iddiası ile engelliler arasında uygulamada ayrımcılığın kaldırılması ve şart olmadan bütün engellilerin bu haklardan yararlanmasının talep edildiği tespit edilmiştir.

13. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel

Müdürlüğü (SASKİ) Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, Samsun

Büyükşehir Belediyesi, SASKİ Genel Kurulunun 3 Aralık 2018 tarih ve 26 sayılı kararına istinaden, 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle sağlık kurulu raporuyla % 40 ve üzerinde engelli olduğunu belgeleyen, aylık geliri brüt asgari ücretin altında olan ve kendi adlarına tesis edilen yalnız bir mesken aboneliği almak koşuluyla % 50 oranında indirim uygulanmasına başlandığı, Genel Kurul Karan gereği aylık geliri brüt asgari ücretten yüksek olan vatandaşların su indiriminden yararlanamadığı, … …’ in başvurusunda sunduğu belgelerin incelendiği, aylık gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğu anlaşıldığından, söz konusu engelli indiriminden yararlanamadığı, engellilere yönelik indirimin Genel Kurul Kararına göre uygulandığı, Kurum olarak bu konuda başka uygulamaları bulunmadığı şeklinde açıklama yapılmıştır.

14. Engelli bireyler, toplum içerisinde vücut fonksiyonlarından kaynaklanan sorunları sebebiyle sürekli sorunlarla karşılaşan özellikli gruplar olarak tanımlanabilir. Günlük hayatın her anında normal bireyler için çok kolay olan durumlar engelli bireyler için ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Ev, eğitim, çalışma ve sosyal hayatın her alanında engelleri sebebiyle normal insanların gerisinde hayata başlayan engelliler için istihdam imkânlarından yararlanamaması ya da yetersiz yararlanması sebebiyle ekonomik sıkıntıları da olabilmektedir. Özellikle son yıllarda sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak bahsedilen dezavantajların ortadan kaldırılması amacıyla engelli bireyler “özel tedbirlerle” ya da diğer adıyla “pozitif ayrımcılık” uygulamalarıyla desteklenmeye çalışılmaktadır. Bu anlamda Anayasanın 10 uncu maddesine göre engellilere yapılan ayrıcalıkların eşitlik ilkesine aykırı olmayacaktır. Yine 5378 sayılı

Engelliler Hakkında Kanun’un 4/A maddesinin üçüncü fıkrasında “Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez” hükmüne yer verilmiştir. Anayasanın 61 inci maddesi ile de Devletin, engellilerin korunmaları ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirler alacağı ve bu amaçlarla gerekli teşkilatı ve tesisleri kuracağı veya kurulmasını sağlayacağı hüküm altına alınmıştır. Tarafı olduğumuz BM Engelli Hakları Sözleşmesi ve ilgili diğer mevzuatımız uyarınca da engelli bireylerin “yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi” ilkesi benimsenmiştir.

15. Engellilere yönelik olarak Belediyeler bünyesinde gerçekleştirilen çeşitli hizmetler ile toplum hayatına uyum sağlama hususunda önemli sosyal projeler hayata geçirilmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesinde hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belediyenin mali durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirleneceği, belediye hizmetlerinin sunumunda engelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Büyükşehir belediyelerinin görevlerini düzenleyen 5216 sayılı Kanunun 7. Maddesinin (v) bendinde “Sağlık merkezleri, hastaneler, gezici sağlık üniteleri ile yetişkinler, yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik her türlü sosyal ve kültürel hizmetleri yürütmek, geliştirmek ve bu amaçla sosyal tesisler kurmak, meslek ve beceri kazandırma kursları açmak, işletmek veya işlettirmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler, yüksekokullar, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmak” şeklinde yer almaktadır. Büyükşehir belediyeleri için 5216 sayılı kanununa

01.07.2005 tarih ve 5378 sayılı kanunla eklenen “Ek madde 1” ile engellilerle ilgili

bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, danışmanlık, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri vermek üzere engelli hizmet birimleri oluşturulması, bu birimlerin faaliyetlerini engellilere hizmet amacıyla kurulmuş vakıf, dernek ve bunların üst kuruluşlarıyla işbirliği halinde sürdürmeleri öngörülmüştür. Bu çerçevede “Büyükşehir Belediyeleri Engelli Hizmet

Birimleri Yönetmeliği” 16.08.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

16. Görüldüğü üzere, 5393 ve 5216 sayılı Kanunlar ile bireylerin sosyal ihtiyaçlarının karşılanması ve sosyal sorunlarının çözülmesi konularında belediyelere oldukça önemli ve geniş bir yelpazede yetki-görev yüklenmiştir. Bu yasal dayanak, belediyelerin “sosyal belediye” yönlerini güçlendiren önemli bir araçtır. Yasal çerçevesiyle böylesine görev, yetki ve sorumluluğu üstlenen yerel yönetimler içinde, bu hizmetleri yoğun olarak Büyükşehir belediyeleri bünyelerinde görmek, konunun sadece yasal çerçeveyle değil hem mali anlamda hem de konuya verilen önemle de ilişkili olduğunu akla getirmektedir.

17. Bu kapsamda Samsun Büyükşehir Belediyesi SASKİ tarafından engellilere dönük sosyal hizmet kapsamında su indirimi uygulaması hayata geçirilmiştir. Ancak şikâyetçi … …, uygulamanın engellilere yönelik olmasına rağmen ayrımcılık yapıldığını iddia etmektedir.

Çünkü Samsun’da ikamet eden ve engelli raporu olan her bireyin hanesi için su indiriminden yararlanması gerektiğini belirtmektedir. Şikâyetçinin iddiaları doğrultusunda hukuken iki

husus öne çıkmaktadır:

18. Bunlardan ilki Samsun Büyükşehir Belediyesi SASKİ’nin engellilere dönük uygulamasında asıl yararlanması amaçlanan kişiler engellilerdir. Yani yukarıda izah edildiği üzere Anayasanın 10 ve 61 inci maddeleri ile uluslararası sözleşmelerin bir gereği olarak yerelde ikamet eden engelli vatandaşların desteklenmesi asıl unsurdur. Bu anlamda ilgili idare tarafından engellilik şartı yanında kendi içinde eşitliği bozacak şekilde aylık geliri brüt asgari ücretin altında olan engellilerin yararlanması şartı getirilmesi engellilere tanınan pozitif ayrımcılığın uygulanmasını zedelemektedir. Somut olay temelinde engellilere dönük gerçekleştirilen su indirimi imkanının diğer yandan maddi durumu iyi olmayan kişilere yönelik yapılmak istenmesi ve aynı anda değerlendirmeye alınması Anayasanın ilgili hükümleri ile hedeflenen amaçla uyuşmamaktadır.

19. Özellikle şikayetçi tarafından diğer belediyelerde bu şekilde bir uygulama olmadığına ilişkin iddiası ile ilgili yapılan araştırmada; engellere dönük indirimli su uygulamasının Samsun

Büyükşehir Belediyesi dışında 23 belediye tarafından uygulandığı tespit edilmiştir. Bu belediyelerin uygulamaları tablo halinde karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Sunulan veriler göstermektedir ki 23 belediyenin hepsi Büyükşehir statüsünde olan belediyelerdir. Bunlar içerisinde 2 adet belediye gelir şartı koymuştur. Geri kalanlar ise sadece engelli olma şartını yeterli görmektedir. Diğer yandan indirim uygulayan belediyelerin çoğu kademeli mesken tarifesini uygulamaktadır. Şikayetçinin iddiasında belirttiği üzere belediyelerin engelliliği asıl kabul ettiği görülmektedir.

SU İNDİRİMİ UYGULAYAN BELEDİYELER VE ŞARTLARI

Sıra

NO Kurum Adı Engel Oranı İndirim Oranı Gelir Şartı m3 Şartı Diğer Şartlar

Hanede yaşayan aileden birisinin

*İstanbul (İSKİ)

% 40 ve üstü Fatura tutarı % 50 engelli olması

1 raporlu indirim x x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*İzmir (İZSU)

% 40 ve üstü Fatura tutarı % 50 13 m3′ e engelli olması

2 raporlu indirim x kadar yeterli

Gelir İdaresi

Başkanlığı’nın engelliler için

*Bursa (BUSKİ) hazırladığı vergi

Kademeli rehberindeki

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 mesken kıstaslar dikkate

3 raporlu indirim x tarifesi alınarak hazırlandı

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Antalya (ASAT)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 15 engelli olması

4 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Adana (ASKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

5 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Konya (KOSKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

6 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Gaziantep (GASKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 100 m3’e engelli olması

7 raporlu indirim x kadar yeterli

Hanede yaşayanlardan birisinin herhangi bir

*Şanlıurfa (ŞUSKİ) kamu kurumundan Hanede yaşayan maaş almaması aileden birisinin

Asgari % 40 Fatura tutarı % 40 ve/veya vergi 20 m3’e engelli olması

8 raporlu indirim mükellefi olmaması kadar yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Mersin (MESKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

9 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Eskişehir (ESKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

10 raporlu indirim x yeterli

Fatura tutarı % 50 10 m3’e

Hanede yaşayan indirim x kadar aileden birisinin

*Kocaeli (İSU)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 10 10 m3 engelli olması

11 raporlu indirim x üzeri yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Manisa (MASKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı üzerinden engelli olması

12 raporlu en az % 50 indirim x yeterli

Hanede yaşayan

*Kahramanmaraş SGK’lı, Emekli ve aileden birisinin

(MARAŞKASKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 10 herhangi bir yerden 25 m3’e engelli olması

13 raporlu indirim geliri olmayacak kadar yeterli

Hanede yaşayan

*Aydın aileden birisinin (AYDINASKİ) Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

14 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Muğla (MUSKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

15 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Ordu (OSKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

16 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

*Tekirdağ (TESKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

17 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan

Kademeli aileden birisinin

* Denizli (DESKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 mesken engelli olması

18 raporlu indirim x tarifesi yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

* Sakarya (SASKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

19 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

* Hatay (HATSU)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

20 raporlu indirim x yeterli

Hanede yaşayan aileden birisinin

* Kayseri (KASKİ)

Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 engelli olması

21 raporlu indirim x yeterli

Aboneliğin engelli

* Ankara (ASKİ) Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 adına olması

22 raporlu indirim x gerekiyor.

Aboneliğin engelli

* Trabzon (TİSKİ) Asgari % 40 Fatura tutarı % 50 adına olması

23 raporlu indirim x gerekiyor.

20. Su indirimi uygulamasının değerlendirilmesinde hukuken ele alınması gereken ikinci husus idarenin takdir yetkisidir. İdari işlemler tesis edilirken idarenin kullandığı yetki bağlı yetki ve takdir yetkisi şeklindedir. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli yönde hareket etme hususunda bir tercih hakkı tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetki, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır. Bu bağlamda takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanabilir.

21. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda, idare, takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Bkz. Prof. Dr. Şeref

Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204). Ayrıca, İdare takdir yetkisini kanunun çizdiği sınırlar içinde yani kanuna uygun olarak kullanmalıdır. Takdir yetkisini, “Eşitlik”, “Sosyal Devlet”, “Hukuk Devleti”, “Ölçülülük”, “Çevrenin korunması”, “Çalışma ve Sözleşme

Hürriyeti” gibi Anayasal ilke ve kurallara uygun olarak kullanmalıdır (Cemil Kaya, İdarenin

Takdir Yetkisi ve Yargısal Denetimi, 1. Baskı, Ekim 2011). Nitekim, Danıştay 11. Dairesinin 08/04/2003 tarihli ve E:200/8963, K:2003/1623 sayılı kararında; “…idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetki mutlak ve sınırsız bir yetki olmayıp, anılan yetkinin objektif olarak eşit bir şekilde, aynı durumda olan personel arasında ayrım gözetilmeyecek şekilde kullanılması gerekmektedir.” hükmü verilerek takdir hakkının ayrımsız ve eşitlik ilkesine uygun kullanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. (Benzer yönde Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarih ve E:2013/95, K:2014/176 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri

Kurulunun 17/04/2008 tarih ve E:2005/270, K:2008/1286 sayılı kararı)

22. 5216 sayılı Kanun gereğince belediyelere tanınan yetkiler kapsamında SASKİ Genel

Kurulunun 3 Aralık 2018 tarih ve 26 sayılı kararı ile engellilere yönelik su indirimi uygulaması ve bunların şartlarını belirlemeleri idarenin takdir yetkisi kapsamında kalmaktadır. Ancak (Paragraf 21) de belirtildiği üzere idarenin takdir yetkisini kullanması sınırsız değildir.

Engellilere dönük su indirimi sağlamakla birlikte aylık geliri brüt asgari ücretin altında olan engellilerin yararlanması şartı getirilmesi, konuya ilişkin düzenlemeler ile ortaya konulan ilkeler bakımından idarenin takdir yetkisini kullanırken istenen sonuca tam olarak ulaşılmadığı sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca şikayetçinin diğer illerde bu şartın ileri sürülmediği iddiası doğrultusunda farklı belediyeler arasında farklı uygulamalar olduğu da dikkat çekmektedir.

23. Bu kapsamda şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde; Samsun Büyükşehir Belediyesi SASKİ Genel Kurulunun 3 Aralık 2018 tarih ve 26 sayılı kararı ile engellilere yönelik su indirimi uygulamasında engelli olma şartı yanında “aylık geliri brüt asgari ücretin altında olan engellilerin yararlanması şartı” ileri sürmesinin idarenin takdir yetkisi kapsamında kaldığı; ancak Anayasanın 10 ve 61 inci maddeleri ve uluslararası sözleşmeler ile ortaya konulan ilkeler bakımından engellilere desteklemeye dönük sosyal devlet anlayışına uygun düşmediği dikkate alınarak bahse konu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

Başvuranın, şikâyet dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği, ayrıca Kurumumuzun bilgi belge talebine gereği gibi detaylı ve bilgilendirici cevap verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı da tespit edilmiştir. Adı geçen idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Samsun

İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

3 Aralık 2018 tarih ve 26 sayılı SASKİ Genel Kurulu kararı ile engellilere yönelik su indirimi

uygulamasında engelli olma şartı yanında “aylık geliri brüt asgari ücretin altında olan engellilerin yararlanması şartı” nın kaldırılarak, bütün engellilerin bu haklardan yararlanmasını sağlayacak yeni bir düzenleme yapılması hususunda SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE

BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve SAMSUN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Samsun Büyükşehir Belediye

Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi