|
ÖZET: Başvuran, Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Erzincan İl Jandarma Komutanlığı’nda hesap uzmanı olarak görev yapmakta olup, %48 oranında ortopedik engeli bulunmaktadır. Ailesinin yanına tayin olma talebiyle Çorum İl Jandarma Komutanlığı’na atanmasını istemektedir. Başvurusu, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, mevcut kadro ihtiyaçları ve ilgili yönetmelik hükümleri gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. İdare, başvuranın engellilik durumu ve geçmişteki tayin taleplerinin olumlu değerlendirildiğini belirtmiştir.
Jandarma Genel Komutanlığı, başvuranın atanma talebinin uygun görülmemesinin sebeplerini açıklamış; mevcut kadro sayısının sınırlı olduğunu, ayrıca başvuranın son tayininde dört yıl görev yapmadan yer değiştirme talebinde bulunamayacağını vurgulamıştır. İdare, geçmişteki tayin taleplerinin engellilik durumu göz önünde bulundurularak değerlendirildiğini, ancak mevcut durumun bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, başvurunun reddine karar vermiştir. Bu süreçte, başvuranın hak arama özgürlüğü ve idarenin iyi yönetim ilkeleri açısından bazı eksiklikleri tespit edilmiştir. Başvuran, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurabilecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/6904-S.24.10806
BAŞVURU NO : 2024/2563
KARAR TARİHİ : 03.07.2024
RET KARARI
JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Engellilik Mazereti Sebebiyle Tayin Talebi
BAŞVURU TARİHİ : 16.02.2024
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran (T.C. ); Jandarma Genel
Komutanlığına bağlı Erzincan İl Jandarma Komutanlığında hesap uzman olarak görev yaptığını, %48 oranında ortopedik engeli bulunduğunu ailesinin yanına tayin olmayı, bu nedenle Çorum İl Jandarma Komutanlığına uzman memur kadrosunda atamasının yapılmasını talep etmektedir.
1.1. Şikâyet başvurusuna konulan ek evrakların tetkikinden; başvuranın Ankara Numune Eğitim ve Araştırma
Hastanesinden alınmış 24/01/2014 rapor tarihli %48 engel oranına sahip, sürekli geçerlilik süreli Engelli Sağlık
Kurulu Raporu bulunduğu tespit edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 25/03/2024 tarih ve sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben alınan
Jandarma Genel Komutanlığının 03/04/2024 tarih ve – – sayılı yazısında:
2.1. De.Me. , 2015 yılında engelli memur statüsünde işe alınarak Kastamonu 5’inci Jandarma
Eğitim Alay Komutanlığı emrine Yardımcı Hizmetler Sınıfı “Kaloriferci” unvanında atanmış ve 13 Eylül 2015 tarihinde göreve başladığı,
2.2. 12 Ocak 2017 tarihli dilekçe ile müracaat ederek, engellilik durumu nedeniyle Ankara iline atanma talebinde bulunmuş, talebi uygun değerlendirilerek 22 Şubat 2017 tarihli Olur ile Jandarma Lojistik Komutanlığı emrine ataması yapıldığı,
2.3. Personel, 11 Haziran 2020 tarihli dilekçe ile müracaat ederek, sağlık sorunları nedeniyle Çorum iline atanma talebinde bulunmuş, talebi uygun değerlendirilerek 13 Eylül 2020 tarihli Olur ile Çorum İl Jandarma
Komutanlığı emrine ataması yapıldığını,
2.4. De.Me. , Çorum İl J.K.lığı emrinde Yardımcı Hizmetler Sınıfında “Kaloriferci” unvanında görev yapmakta iken J.Gn.K.lığınca icra edilen “2022 Yılı Devlet Memurları Görevde Yükselme
Sınavı” kapsamında ilgi (ç) Yönetmelik gereği başarı sırası ve tercihleri doğrultusunda Erzincan İl Jandarma
Komutanlığı emrine Genel İdari Hizmetler Sınıfı “Uzman” unvanında 29 Mart 2023 tarihli Olur ile atanmış olup, 15 Mayıs 2023 tarihinde göreve başladığını,
2.5. Personel, 13 Kasım 2023 tarihli dilekçe ile müracaat ederek, engellilik durumu ve sağlık sorunları nedeniyle
Çorum iline atanma talebinde bulunduğu,
2.6. Çorum İl J.K.lığı emrinde Yardımcı Hizmetler Sınıfı “Kaloriferci” unvanında görev yapmakta iken
J.Gn.K.lığınca icra edilen 2022 Yılı Devlet Memurları Görevde Yükselme Sınavına kendi isteği ile başvurduğu,
2.7. Sınav sonucunda (Yedek-14)’üncü sırada tercihte bulunmaya hak kazanması ve sırasıyla Çorum, Amasya, Ankara, Erzincan, Nevşehir, Niğde, Isparta, Karaman, Diyarbakır, Manisa, Van, Kırklareli, Gaziantep, Erzurum, Zonguldak, Kayseri, İstanbul, Şanlıurfa, İzmir, Seferihisar, Aydın illerini tercih etmesi ve başarı sırası doğrultusunda 4’üncü tercihi olan Erzincan iline atanmayı talep ettiği,
2.8. İlgili Yönetmeliğin “İdari ve zaruri sebeplerle yer değiştirme” başlıklı 13’üncü madde 1’inci fıkra a bendinin; “Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı sonucu, mevcut görev yaptığı ilden, sınav başarı sıralaması ve il tercihine göre başka bir ile atanan memurlar; en az dört yıl görev yapmadan, yer değiştirme suretiyle atanma talebinde veya teklifinde bulunamaz.” Hükmünün bulunduğunu,
2.9. Erzincan İl J.K.lığının “Uzman” ünvanlı personel istihdam edilebilecek memur kadrosunun 8, istihdam edilen personel sayısının 2, Çorum İl J.K.lığının kadrosunun 8, istihdam edilen personel sayısının 2 olması ve mevcut görev yerinde hizmetine ihtiyaç bulunması nedenleriyle uygun değerlendirilmediği,
2.10. . J.Gn.K.lığı Devlet memuru kadrolarında oluşan hizmet ihtiyaçları açıktan temin, yer değiştirme suretiyle atama, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı ile karşılandığını, ancak, birliklerin ihtiyaçları açıktan atama kontenjanının yetersiz olması nedeniyle açıktan temin yoluyla ve Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan illere atanma talebinde bulunan personel sayısının az olması nedeniyle yer değiştirme suretiyle atanma yoluyla karşılanamamaktadır. Bu nedenle, gerek personelin moral/motivasyonunun yükseltilmesi, kuruma sağladıkları katkıların üst seviyeye çıkarılması ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerekse de açıktan atama ve yer değiştirme suretiyle atama yoluyla karşılanamayan birlik ihtiyaçlarının Görevde
Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı ile karşılanması maksadıyla 2022 yılında Görevde Yükselme Sınavı icra edilmiş ve açılan kadrolar birliklerin uzman memur ihtiyaçları dikkate alınarak planlandığını ve bu kapsamda söz konusu sınava kendi istekleri ile giren, başarı sırası ve tercihleri doğrultusunda hak kazandıkları illere üst ünvana yükseltilerek atamaları yapılan personel Yönetmelik kapsamında atandığı ilde en az dört yıl görev yapmadan atanma talebinde bulunamadığını,
2.11. İlgilinin, yukarıda yer verilen geçmiş atama safahatı incelendiğinde, mesleğe başladığı 2015 yılından bu yana engellik ve sağlık durumu ile ilgili yapmış olduğu atanma taleplerinin idare tarafından personelin lehine olacak şekilde uygun değerlendirildiğini, ancak personelin başvuru konusu atanma talebi; engellilik durumunun sonradan gelişen bir durum olmaması, kendi isteği ile sınava müracaat etmesi ve başarı sırası ile tercihleri doğrultusunda bir üst unvana yükseltilerek (kaloriferci iken uzman memur olmuştur) atanması ve atandığı yerde göreve başlaması ve hizmetine ihtiyaç bulunması durumları bir bütün olarak değerlendirilerek uygun görülmediğini,
2.12. İlgilini tüm bu süreci mevcut sağlık durumunu göz önüne alarak kendi tercihi ve isteği doğrultusunda yürüttüğü, bu sebeple talebinin engellilik durumu kapsamında değerlendirilemeyeceği düşünüldüğü, aksi takdirde bu durum görevde yükselme sınavına girerek başarı sırası ve tercihlerine göre atanan diğer personele emsal teşkil edeceğini ve görevde yükselme sınavında Çorum iline de 1 Uzman memur kadrosu açılmış ve söz konusu kadroya başarı sırası olarak ’ten daha önde olan başka bir personel atandığı ve sınava giren personelin başarı sıralaması tercih ettiği İle atanma konusunda belirleyici olması nedeniyle ilgilinin, Çorum ilini tercih etmesine rağmen başarı sıralaması sebebiyle bu ile atanamadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde, “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.”
3.4. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde, “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”
3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş
Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa
Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin;
4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.
4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.”
4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin; 4 üncü fıkrası “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”
4.4. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye
Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını
kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:
(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”,
4.5. Çalışma ve İstihdam başlıklı 27nci maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alır. Taraf Devletler bunların yanı sıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (b) Fırsat eşitliği, eşit değerde işe eşit ücret ilkesi, tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları dahil olmak üzere diğer bireylerle eşit koşullar altında adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak engellilerin haklarını korur; (c) Engellilerin iş ve sendikal haklarını diğer bireylerle eşit koşullar altında kullana bilmelerini sağlar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarının ve kariyer gelişiminin desteklenmesine ve engellilerin iş aramasına veya işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder; (h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve önlemlerle, engellilerin özel sektörde istihdam edilmelerini destekler; (i) Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılmasını sağlar; (j) Engellilerin açık iş piyasasında iş deneyimi kazanmasını temin eder; (k) Engelliler için mesleki rehabilitasyon, işte kalma ve işe dönüş programları yürütür. 2. Taraf Devletler engellilerin kölelik altında tutulmalarını engeller ve engellileri zorla veya mecburi çalışmaya karşı diğer bireylerle eşit koşullar altında korur”
4.6. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin; 1 inci fıkrasında “Taraf
Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını
ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…”
5. BM Genel Kurulunca 16 Aralık 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayılı Kararıyla kabul edilen Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde; “1. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, herkesin özgürce seçtiği ya da benimsediği bir işte çalışarak yaşamını kazanma fırsatına sahip olma hakkını içeren çalışma hakkını tanır ve bu hakkı korumak için uygun girişimlerde bulunur. 2. Bu Sözleşmeye Taraf bir
Devletin bu hakkın tam olarak gerçekleşmesi amacıyla yapacağı girişimler; bireye temel siyasal ve ekonomik özgürlükleri sağlayacak koşullar altında kararlı ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeyi ve tam ve verimli bir çalışmayı gerçekleştirmek üzere, politikalar ve tekniklerle mesleki ve teknik yönlendirme ve yetiştirme programları uygulamasını da içerir.”
6. 2000 yılında ilan edilen ve Lizbon Antlaşmasının 2009 yılında yürürlüğe girmesiyle diğer Avrupa Birliği anlaşmalarıyla aynı yasal değeri kazanan Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesinin,
6.1. Ayrımcılık yasağı başlıklı 21nci maddesinde; “1. Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, kalıtımsal özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya başka herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, hususiyet, doğum, maluliyet, yaş veya cinsel eğilim gibi herhangi bir nedenle ayrımcılık yapılması yasaktır. …”
6.2. Engellilerin toplumla bütünleştirilmesi başlıklı 26ncı maddesinde; “Birlik, engelli kişilerin, bağımsızlıklarını, toplumsal ve mesleki yaşamla bütünleştirilmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını sağlamaya yönelik önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı göstermektedir.” 7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun;
7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”,
7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino,
düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.”
7.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.”
7.4. İstihdam başlıklı 14 üncü maddesinde; “(Değişik:6/2/2014-6518/72 md.) Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. …”
8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
9. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
9.1. “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 inci maddesinin altıncı fıkrasında; “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”,
10. Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında Görevli Devlet Memurlarının Yer
Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin , “İdari ve zaruri sebeplerle yer değiştirme” başlıklı 13’üncü madde (1)’inci fıkra a bendinde; Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı sonucu, mevcut görev yaptığı ilden, sınav başarı sıralaması ve il tercihine göre başka bir ile atanan memurlar; en az dört yıl görev yapmadan, yer değiştirme suretiyle atanma talebinde veya teklifinde bulunamaz.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A.Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran (T.C. ); Jandarma Genel
Komutanlığına bağlı Erzincan İl Jandarma Komutanlığında hesap uzman olarak görev yaptığını, %48 oranında
ortopedik engeli bulunduğunu ailesinin yanına tayin olmayı, bu nedenle Çorum İl Jandarma Komutanlığına uzman memur kadrosunda atamasının yapılmasını talep etmektedir.
13. İdare tarafından başvuran’ın Çorum İl J.K.lığı emrinde Yardımcı Hizmetler Sınıfında “Kaloriferci” unvanında görev yapmakta iken J.Gn.K.lığınca icra edilen “2022 Yılı Devlet Memurları Görevde Yükselme
Sınavı” kapsamında ilgi (ç) Yönetmelik gereği başarı sırası ve tercihleri doğrultusunda Erzincan İl Jandarma
Komutanlığı emrine Genel İdari Hizmetler Sınıfı “Uzman” unvanında 29 Mart 2023 tarihli Olur ile atanmış olup, 15 Mayıs 2023 tarihinde göreve başladığını, ilgili Yönetmeliğin “İdari ve zaruri sebeplerle yer değiştirme” başlıklı 13’üncü madde 1’inci fıkra a bendinin; “Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı sonucu, mevcut görev yaptığı ilden, sınav başarı sıralaması ve il tercihine göre başka bir ile atanan memurlar; en az dört yıl görev yapmadan, yer değiştirme suretiyle atanma talebinde veya teklifinde bulunamaz.” Hükmünün bulunduğunu ve Erzincan İl J.K.lığının “Uzman” ünvanlı personel istihdam edilebilecek memur kadrosunun 8, istihdam edilen personel sayısının 2, Çorum İl J.K.lığının kadrosunun 8, istihdam edilen personel sayısının 2 olması ve mevcut görev yerinde hizmetine ihtiyaç bulunması nedenleriyle uygun değerlendirilmediği ifade edilmiştir.
14. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenlemelerin yapılması gerektiği bildirilmektedir.
15. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.
16. Diğer yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atamaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı öngörülmüş olup beşinci fıkrası ise, ilgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükmünü taşımaktadır.
17. 25.06.1983 tarih ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurlarının Yer
Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin Ek 3 üncü maddesinde; ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği, bu kapsamdaki taleplerin
Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı, memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu
çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olmasının esas olduğu, engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yerinin değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Mezkur Yönetmelik ile engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunulduğunda bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olunmayacağını belirtmekle toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer vererek engelli bireylere yönelik makul düzenlemeler yapmakta, bu iradesini ülkemizin engellilik alanındaki ulusal vizyonu ve yol haritasını ortaya koyan 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi, engelliliğin bir insan hakları meselesi olduğu küresel olarak kabul edilen bir yaklaşım haline geldiği belirtilen 2023-2025 Engelli Hakları
Ulusal Eylem Planı gibi belgelerle de vurgulamaktadır.
18. Ayrıca; mülga Devlet Personel Başkanlığının “Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin şartları ile bu şartları yerine getiren memurun başka gerekçelerle talebinin reddedilmesinin mümkün bulunmadığı (08/03/2016-1424)” hakkındaki görüşünde; “Genel Yönetmeliğin ek 3 üncü maddesinde yer alan şartlara sahip
Devlet memurunun engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebinin kamu kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilmesi için talep edilen yerde kurumun teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilat bünyesinde bahsi geçen memurun atanabileceği bir kadronun bulunması ve yer değişikliği talebinin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması gerektiği, – Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin talep edildiği yerde kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilatta memurun atanabileceği bir kadronun bulunması ve talebin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması halinde kamu kurum ve kuruluşlarınca yer değişikliği talebinin yerine getirilmesi gerektiği, bu üç husus dışındaki gerekçelerle yer değişikliği talebinin reddedilemeyeceği… mütalaa edilmektedir.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
19. Diğer yandan, idarelerin varlık amacının kamu hizmetinin sürekli ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi olduğu düşünüldüğünde kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülebilmesi için İdarelerin kadro ve personel planlaması hususlarında aldığı tedbirlerin normal karışlanması gerektiği değerlendirilmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı
Kararında; “Kişilerin ailevi ve sosyoekonomik sebepler gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” ifade edilmektedir.
20.Başvuranın 2022 Yılı Devlet Memurları Görevde Yükselme Sınavına kendi isteği ile başvurduğu, sınav sonucunda (Yedek-14)’üncü sırada tercihte bulunmaya hak kazandığı ve sınav başarı sırası doğrultusunda başvuranın 4’üncü tercihi olan Erzincan iline kendi isteği ile atanmayı talep ettiği, ilgili Yönetmeliğin “İdari ve zaruri sebeplerle yer değiştirme” başlıklı 13’üncü madde 1’inci fıkra a bendinin; “Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı sonucu, mevcut görev yaptığı ilden, sınav başarı sıralaması ve il tercihine göre başka bir ile atanan memurlar; en az dört yıl görev yapmadan, yer değiştirme suretiyle atanma talebinde veya teklifinde bulunamaz.” hükmünün bulunduğu, başvuranın mevzuat gereği en az dört yıl görev yapmayı zımnen kabul ettiği, idarenin sunmuş olduğu bilgi ve belge incelemesinde başvuranın bulunduğu Erzincan İl Jandarma
Komutanlığı kadrosunun 8 olduğu ancak istihdam eden personel sayısının 2 olduğu ve mevcut görev yerinde ihtiyaç duyulduğu anlaşılmış olup ayrıca idare tarafından da başvuranın engellilik mazeretine dayalı olarak yer değişikliği talebinde bulunduğu 2017 yılı ve 2020 yılı olmak üzere iki başvurusunu da kabul edip yerine getirerek ilgili ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile uyumlu hareket ettiği anlaşılmaktadır.
21. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın talebine ilişkin idare tarafından tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiş ve başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi