onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.11.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı ve biriken aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği konusundadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının engellilik durumunu ve prim gün sayısını değerlendirerek, davacının yaşlılık aylığı talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve aylığın bağlanmasına karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun istinaf başvurusunu esastan reddederek, davacının engellilik indiriminden yararlanma hakkını elde ettiğini ve bu nedenle 01.11.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığını belirtmiştir. Temyiz aşamasında, davalı Kurumun mevzuata aykırılık iddiaları, mahkemece yeterli araştırma yapılmadığına dair savunmaları, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığını ve biriken aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini tespit etmiştir. Bu karar, ilgili mevzuat ve hukuki değerlendirmeler ışığında verilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/5245 E.  ,  2024/7492 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1566 E., 2023/2511 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/172 E., 2022/81 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun davacının yaşlılık aylığının 01.11.2020 tarihinden itibaren başlatılması talebini reddeden 14.04.2021 tarih ve E-97774677-205.02.01-23954073 sayılı işlemin iptalini, davacının yoksun kaldığı yaşlılık aylıklarının ödenmesi gereken aylar itibari ile faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca 30.03.2021 tarihinde düzenlenen Engellilik Tespit ve Derecelendirme Tutanağında 09.10.2020 tarihinden itibaren 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31 inci maddesine göre engelliler için uygulanan engellilik indiriminden yararlanmasının uygun görüldüğü belirtildiğinden, davacı 09.10.2020 tarihinden sonra 27.10.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğundan ve 27.10.2020 tarihi itibariyle 23 yıl 6 ay 26 günlük sigortalılık süresi ve 5931 gün prim ödeme gün sayısı olduğundan davalı Kurumun davacının 01.11.2020 tarihinden başlamak kaydıyla aylık bağlanması talebinin reddedilmesine ilişkin 14.04.2021 tarih ve E.97774677-205.02.01-23954073 işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının 01.11.2020 tarihinde başlamak kaydıyla aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin 14.04.2021 tarih ve E.977774677-205.02.01-23954073 işleminin iptaline, davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.11.2020 tarihinden başlamak kaydıyla 506 sayılı Kanun’un geçici 87 nci maddesinin 1 inci fıkrasının C bendi gereğince yaşlılık aylığı bağlanmasına ve bağlanan yaşlılık aylıklarının ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı SGK vekili, Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 02.10.2020 tarihli engellilik sağlık kurulu raporu ile Ankara Vergi İdaresine başvurarak engellilik derecesinin tespitini talep ettiği, 27.10.2020 tarihli dilekçe ile tahsis talebinde bulunduğu, dilekçesine vergi indirimi için müracaat ettiğini ve vergi indirimi tespit edildiğinde yazıyı ibraz edeceğini bildirdiği, Gelir İdaresi Başkanlığının 30.03.2021 tarihli Engellilik Tespit ve Derecelendirme Tutanağına göre davacının çalışma gücünün %52 kaybettiği ve adı geçenin 09.10.2020 tarihinden itibaren Gelir vergisi Kanunu’nun 31 inci maddesine göre engellilik indiriminden yararlanmasının uygun görüldüğünün belirtildiği, davacının söz konusu raporu 02.04.2021 tarihinde Kuruma ibraz ederek 01.11.2020 tarihinden itibaren aylığının bağlanmasını talep ettiği, Kurumun 14.04.2021 tarihli yazı ile 5931 gün sayısı olduğu, tahsis talep dilekçesi ekinde vergi indirim belgesi ibraz etmediğinden 53 yaşı tamamlamadığından tahsis talebinin reddedildiğinin bildirildiği, davacıya 01.05.2021 tarihinde aylık bağlandığı, engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanan 4/1-(a) kapsamındaki sigortalıların yaş koşulu aranmaksızın emekli olabilmeleri için aylık bağlanması için Kuruma başvurduğu tarihten önce sakatlık indiriminden yararlanma hakkını elde etmiş olmaları gerektiği, somut olayda Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca 30.03.2021 tarihinde düzenlenen Engellilik Tespit ve Derecelendirme Tutanağında davacının 09.10.2020 tarihinden itibaren 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesine göre engelliler için uygulanan engellilik indiriminden yararlanmasının uygun görüldüğü belirtildiğinden, davacının 27.10.2020 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.2020 tarihinden başlamak kaydıyla yaşlılık aylığına hak kazandığı, aksine kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacının 01.11.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve biriken aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun Geçici 87 nci maddesi

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.