|
ÖZET: Başvuran, engellilik durumu nedeniyle Eskişehir iline atanma talebinde bulunmuştur. İlgili idare, başvuranın daha önce sunduğu engellilik raporunun aynı mahiyette olduğu gerekçesiyle talebini reddetmiştir. Anayasa’da yer alan sosyal hukuk devleti ilkesi gereği, devletin dezavantajlı gruplara yönelik tedbirler alması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, engellilerin haklarına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi, devletin sosyal bir hukuk devleti olma niteliği ile doğrudan ilişkilidir.
Başvuranın talebinin reddedilmesi, engellilik durumunun sürekli yer değiştirme talebine neden olabileceği gerekçesiyle yapılmıştır. Ancak, bu durumun başvuranın psikolojik ve sosyal ihtiyaçları göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, başvuranın ikinci kez engellilik mazeretine dayalı atanma talebini reddetmesi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmamıştır. Bu nedenle, başvurunun kabul edilerek tekrar değerlendirilmesi tavsiye edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/3318-S.23.5562
BAŞVURU NO : 2022/19052
KARAR TARİHİ : 15/03/2023
TAVSİYE KARARI
,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın engellilik mazeretine dayalı olarak ikinci kez yer değişikliği
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 21/12/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle, Çanakkale Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde sicil numarası ile V.H.K.İ olarak görev yaptığını, %64 oranında ruhsal, ortopedik ve kardiyolojik engeli bulunduğunu, Eskişehir Sosyal
Güvenlik İl Müdürlüğünde görev yapmakta iken engeli nedeniyle Çanakkale iline tayin istediğini ve
Kurumunun atamaya esas görevlendirme ile onayladığını, 18/03/2022 tarihinde de Çanakkale Sosyal Güvenlik
İl Müdürlüğünde göreve başladığını, 29/04/2022 tarihinde Çanakkale iline kadrosunun verildiğini, engelli raporunda belirtilen rahatsızlıklarının yalnız yaşamasına imkan vermediğini ve engeli nedeniyle ailesinin yaşadığı Eskişehir iline tekrar tayin istediğini, psikiyatri ve kardiyoloji poliklinik takiplerinin de Eskişehir ilinde devam ettiğini, ancak 12/12/2022 tarihinde yazdığı engel durumuna bağlı tayin dilekçesine cevap olarak 2. defa engel durumundan tayin istediği ve Eskişehir iline tayin olmasının gerekli olduğunu bildirir bir engelli raporu alarak tekrar başvuru yapması gerektiği bu şekilde değerlendirmeye tekrar alınacağı bildirilerek reddedildiğini, memurun bir başka ile tayin olması gerektiğini bildirir bir ibarenin engelli raporlarında yer almadığını ve ilgili mevzuattaki, memurun engellilik durumundan kaynaklanan bir defadan fazla tayin isteyemez maddesinin Danıştay kararı ile iptal edildiğini ifade ederek engeli nedeniyle ailesinin yaşadığı
Eskişehir İline tayin talep etmektedir.
1.1. Başvuranın gönderdiği ek evrakların tetkikinden; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 16.12.2022 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazısında; “… Engellilik Sağlık Kurulu
Raporu 01.09.2022 tarihli ve aynı mahiyetteki engellilik durumuna daha önce işlem yapıldığından talebi
Başkanlık Makamınca uygun görülmemiş olup engellilik durumunun Eskişehir iline atamasını gerektirir nitelikte olduğuna dair Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ile talepte bulunması halinde talebinin değerlendirilebileceği…” ifade edildiği, ayrıca başvuranın 30/09/2021 rapor tarihli, %64 engel oranlı, 2 yıl rapor geçerlilik süreli Eskişehir Şehir Hastanesinden alınan Erişkinler için Engellilik Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu tespit edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından alınan 20/01/2023 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazıda; 2.1. Adı geçenin Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde görev yapmakta iken İl Müdürlüğünün
04.02.2022 tarihli ve E- – – sayılı yazısı Ek’inde alınan dilekçesi ile boşanmış olduğu iki
eski eşi ile aynı ilde görev yapmasının sık sık karşılaşması nedeniyle kendisinde psikolojik ve fiziksel birtakım sıkıntılara neden olmasını gerekçe göstererek engellilik durumundan Çanakkale iline tayin talebinde bulunduğu ve Başkanlık Makamının 10.03.2022 tarihli ve E- – sayılı Olur’u ile atamasının yapılabileceği boş VHKİ kadrosu bulunmadığından atamaya esas olmak üzere görevlendirilmesinin yapılarak
18.03.2022 tarihinde görevine başladığı, bilahare kadro temin edilmesine müteakip 29.04.2022 tarihli
Başkanlık Makamı Olur’u ile Çanakkale Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne kadrosunun mal edildiği, 2.2. Daha sonra, Çanakkale Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 12.12.2022 tarihli ve E- – sayılı yazısı Ek’inde alınan dilekçesi ile engellilik durumunun yalnız yaşamasına imkân vermemesi nedeniyle ailesinin ikamet ettiği Eskişehir’e atanma talebinde bulunduğu, dilekçesi Ek’inde yer alan önceki dilekçesinde de sunduğu 01.09.2021 tarihli Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ve aynı mahiyetteki engellilik durumuna daha önce işlem yapıldığından talebinin Başkanlık Makamınca uygun görülmediği ve engellilik durumunun Eskişehir iline atamasını gerektirir nitelikte olduğuna dair Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ile talepte bulunması halinde talebinin değerlendirilebileceği 16.12.2022 tarihli ve E- – sayılı yazıları ile Çanakkale Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne bildirildiği, 2.3. Adı geçenin atanma talebi değerlendirilirken, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına
İlişkin Yönetmeliğin Ek 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…Bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz…” hükmünde yer alan bir defadan fazla ibaresinin Danıştay İkinci Dairesinin 21.03.2018 tarihli ve E-2016/9697, K-2018/1891 sayılı Kararı ile iptal edilmesi göz önünde bulundurulduğu, ancak ilgilinin atanmak istediği Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden de psikolojik sıkıntıları nedeniyle yaklaşık 10 ay önce ayrılmak istemiş olması ve kurumları tarafından atama işlemi gerçekleştirildiğinden, söz konusu engel durumunu kullanarak sürekli yer değiştirmek isteme durumunun etik olarak uygun olmayacağından adı geçenin atanma talebinin uygun görülmediği, dostane çözüm olarak Eskişehir iline atanmasını gerektirir nitelikte rapor alması durumunda yeniden değerlendirileceğinin bildirildiği, 2.4. Başvuru konusu talebin yerine getirilmesinde hukuki olarak bir engel bulunmamakta olup idari olarak yapılan değerlendirme sonucunda, adı geçenin boşanmış olduğu iki eski eşi ile aynı ilde yaşamanın psikolojik sorunlar doğuracağı gibi nedenlerle ayrılmış olduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yeniden atanmasının çözüm olup olmadığının bilinememesi, daha sonrasında kişinin ilk mazeretini sunarak yeniden yer değiştirmek isteyebileceği ve Kurumlarının işleyişi ile verilen hakkın kötüye kullanılmasını engellemek adına atama talebinin uygun görülmediği, 2.5. Başvuranın engellilik mazeretine dayalı olarak ailesinin bulunduğu Eskişehir iline atanmasını engelleyici bir mevzuat hükmü bulunmamakla birlikte engelli personelin aynı engel durumunu gösteren sağlık kurulu raporu ile sürekli yer değiştirme talebini değerlendirmenin iyi niyet ilkesine uygun olmayacağının değerlendirildiği, 2.6. Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, başka bir ile tayin olmasının gerektiğine dair ibare olmasını istemelerinin nedeninin, adı geçenin çalıştığı ve tayin olmak istediği iki ilde de psikolojisini bozan etkenlerin bulunması olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 14/A maddesi 2’nci fıkrasında yer alan “Memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.” hükmü gereğince talep edildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.4. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”,
3.5. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.7. 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 3.8. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 4.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a) Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 4.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme ‘de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.
3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 4.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”
4.5. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dâhil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır…” 4.6. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j)
bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 6.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.
b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.
c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.…” d) Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.
e) Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.
f) Engellilere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.
g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır.
h) Engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması esastır.
i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır.
j) Engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınır.”,
6.4. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 7. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72’nci maddesinin altıncı fıkrasında, “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”
8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1) Danıştay, Bölge İdare
Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez.”,
9. 25/6/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme
Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin,
8.1. “Özel Yönetmelikler” başlıklı 28’inci maddesinde, “Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tespiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz. …”
8.2. “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3’üncü maddesinde, “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz. (Danıştay 2. Dairesinin 21/03/2018 tarihli ve E:2016/9697, K:2018/1891 sayılı kararıyla, maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.)”
9. 27/06/2012 tarih ve 28336 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik
Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu
Yönetmeliğin amacı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatında görev yapan personelin hizmet gerekleri esas alınarak atama ve yer değiştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
9.1. Sağlık durumu nedeniyle atama başlıklı 14 üncü maddesinde; “(1) Sağlık durumu nedeniyle atama yapılabilmesi için; a) Memurun kendisinin, bakmakla yükümlü olduğu ana, baba, eş ve çocuklarından birinin
…tam teşekküllü devlet hastanesinden veya üniversitelerin tıp fakültelerinden son üç ay içerisinde 22/8/2011 tarihli ve 2011/2226 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Verilecek
Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre alınacak sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir. …”
9.2. Hüküm bulunmayan haller başlıklı 22 nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri ile Genel Yönetmelik hükümleri uygulanır.”
Düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran özetle, engellilik mazereti sebebiyle Eskişehir iline atanmayı talep etmektedir.
12. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde ise, başvuranın Eskişehir ilinde çalışırken
Çanakkale iline tayin talep ettiği 04.02.2022 tarihli dilekçesinde sunduğu 01.09.2021 tarihli aynı Engellilik
Sağlık Kurulu Raporu ve aynı mahiyetteki engellilik durumuna daha önce işlem yapıldığından Eskişehir iline nakil talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
13. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dâhil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda
Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenleme yapılması gerektiği açıktır.
14. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.
15. Bilindiği üzere; engelli bireyler, engellerinden kaynaklanan çeşitli sebeplere ilave ekonomik külfetlerle, fiziksel ya da psiko-sosyal güçlüklerle karşılaşmakta, toplumdaki diğer bireylerin katlanmadığı medikal malzeme giderleri, kişisel öz bakım giderleri, bakım hizmeti giderleri, fiziksel engelleri yüzünden toplu taşıma hizmetlerinden yararlanamamalarına bağlı olarak katlandıkları ulaşım giderleri gibi pek çok durum bu güçlük ve külfetlerin sebepleri arasında sayılmaktadır. Bu sebeple bu sorunların yaşattığı olumsuzlukların giderilebilmesi için birçok uluslararası metinde devlet tarafından özel tedbirler alınması gerektiği ortaya konulmuş; engelli bireylerin sosyal koruma sistemlerinden, yoksullukla mücadele programlarından, engellilikle bağlantılı yardımlardan, toplu konut, emeklilik gibi programlardan faydalanarak mağduriyetlerinin giderilmesinin ekonomik ve sosyal yaşama toplumun diğer bireyleriyle “eşit koşullarda” katılımlarının sağlanmasının önemi vurgulanmıştır.
16. İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında “İnsan hakları alanında farkındalığın üst düzeyde tutulmasıyla, idarede ve toplumda hak ve özgürlüklere ilişkin duyarlılığın sadece kuvvetlenmesi değil, aynı zamanda kalıcı olması amaçlanmaktadır.” hususları belirtilerek engelli haklarını da kapsayıcı şekilde insan haklarına yaklaşım konusunda idarenin farkındalığının üst düzeyde tutulması ve bu farkındalığın kalıcılığı esas alınmıştır. Bu doğrultuda Plan’da insan hakları odaklı yönetim ve uygulama örnekleri teşvik edileceği belirtilmiştir.
17. 2018/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde sorun çözen, çözüm üreten, sonuç ve vatandaş odaklı devlet anlayışı ile bürokrasinin azaltılmasının Cumhurbaşkanlığı
Hükümet Sisteminin öncelikli hedeflerinden olduğu, kamu hizmetlerinde hantallığa sebebiyet veren hususların ortadan kaldırılması, milletimize hizmetlerin süratli ve en iyi şekilde sunulması, devlet ve millet bütünleşmesini zedeleyen davranışlardan kaçınılması gerektiği, bu itibarla; kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan tüm başvurularda, talebin sonuçlandırılması başka bir idari makamın görev alanında kalsa dahi, başvuruların anında incelenerek takip edileceği, talebin ilk başvuru yerinde neticelendirilmesine özen gösterileceği, başvuru sahibine yapılan işlemler hakkında gecikmeksizin nihai ve kesin bilgi verileceği, başvuruların süratli ve doğru sonuçlandırılması amacıyla gerekli tüm tedbirlerin alınacağı belirtilmiştir.
18. Tarafı olduğumuz BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin “Giriş” bölümünde “engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı; çeşitli araç ve yükümlülüklerin varlığına rağmen engelli kişilerin topluma eşit bireyler olarak katılmaları önündeki manilerin halen var olmaya devam ettiği ifade edilmiş, daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiği; fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden
tam yararlanmasını sağlamadaki önemi kabul edilmiştir. Bu kapsamda, Sözleşmede “engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak için alınacak özel tedbirlerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği” hükme bağlanmıştır.
19. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72’nci maddesinde, kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu hükme istinaden, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri arasına 30/06/2014 tarihinde Ek 3’üncü madde eklenmiş ve böylece, ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurların, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği ve bu kapsamdaki taleplerin aynı
Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın, kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı düzenlenmiştir. Söz konusu Ek 3’üncü maddede, “bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz” ibaresi de yer almakta iken, ilk önce Danıştay Onaltıncı Dairesinin 2/7/2015 tarihli ve
E:2015/10808 sayılı Kararı ile “bir defadan fazla” ibaresinin yürürlüğü durdurulmuş; daha sonra da Danıştay 2. Dairesinin 21/03/2018 tarihli ve E: 2016/9697, K: 2018/1891 sayılı kararıyla anılan ibare iptal edilmiştir.
20. Somut olaya bakıldığında, başvuran engellilik mazeretine dayalı nakil talebinde bulunurken ilgili
İdaresince Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin Sağlık durumu nedeniyle atama başlıklı 14 üncü maddesinin a fıkrası uyarınca tam teşekküllü devlet hastanesinden veya üniversitelerin tıp fakültelerinden son üç ay içinde alınacak sağlık kurulu raporu sunmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği diğer bir ifadeyle talep ve ret gerekçesinin uyuşmadığı görülmektedir, bununla birlikte
Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde engellilik mazereti nedeniyle atamanın düzenlenmediği tespit edilmiştir. İlgi Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kural altına alınmıştır. 657 sayılı Kanunda ise; engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükme bağlanmıştır.
21. İdarenin Kurumumuza gönderdiği bilgi belge talebi cevabında ise başvuru konusu talebin yerine getirilmesinde hukuki olarak bir engel bulunmadığı ikrar edilmiş, başvuranın Eskişehir iline atanmasını engelleyici bir mevzuat hükmü bulunmamakla birlikte engelli personelin aynı engel durumunu gösteren sağlık kurulu raporu ile sürekli yer değiştirme talebini değerlendirmenin iyi niyet ilkesine uymadığının değerlendirildiği belirtilmiştir.
22. Öncelikle başvuranın ailesinin yanında Eskişehir ilinde çalışmakta iken boşandığı eşleri ile sık sık karşılaşması nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunduğu, Çanakkale ilinde ise engel durumundan ötürü zorlanması nedeniyle yeniden ailesinin yanına Eskişehir iline nakil talep ettiği görüldüğünden başvuranın 2 nci kez nakil talebine “sürekli” ya da “kötü niyetli” gibi anlamlar yüklenmemesi gerektiği düşünülmektedir.
23. Nitekim, “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi
E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013).
24. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, yukarıda yer alan ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları göz önünde bulundurularak, ilgili idarenin başvuranın ikinci kez engellilik mazeretine dayalı atanma talebini reddi yönünde tezahür eden işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.
26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru
sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuranın engellilik durumuna dayalı yer değişikliği talebinin, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri çerçevesinde tekrar değerlendirilmesi hususunda SOSYAL
GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine idare tarafından tesis edilecek
işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi