onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davalı SGK’nın, davacının engellilik indiriminden faydalanarak aldığı yaşlılık aylığını yersiz ödeme gerekçesiyle iptal etmesi ve bu nedenle davacıya borç tahakkuk ettirmesi üzerinedir. Davacı, aylığının kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kendisine ait raporların kendisine verilmediğini ve herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, aylığının yeniden bağlanmasını ve tahsil edilen borcun iadesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi, davacının engel oranının %55 olarak tespit edilmesi ve Kurumun aylık kesme işleminin hukuki dayanağının bulunmaması nedeniyle davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise, davalı Kurumun işleminin hukuka uygun olmadığını belirterek, ilk mahkeme kararını onaylamıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, davalı Kurumun temyiz başvurusunu reddederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmetmiştir. Bu karar, engellilik indirimine dayanan yaşlılık aylıklarının iptali ve yersiz ödeme taleplerinin hukuki çerçevesini netleştirmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/8914 E.  ,  2024/10598 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/265 E., 2024/1282 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/467 E., 2022/1074 K.

    Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı SGK Başkanlığı Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü … … Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen 26.04.2018 tarihli evrakta müvekkiline 2014 senesinde engellilik indiriminden faydalanarak 2/6293992 tahsis numarası ile bağlanan yaşlılık aylığının yersiz ödeme kapsamında olduğu belirtilerek müvekkilinin yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle durdurulduğunu, yersiz ödeme evrakında borç tutarının 60.187,32 TL olarak gösterildiğini, müvekkilinden bu miktarın davalı Kurum tarafından tahsil edileceğinin bildirildiğini, söz konusu borca itiraz ettiklerini, davalı Kurumca gönderilen 12.03.2020 tarihli cevapta; “2/6293992 tahsis numarası ile 01.09.2014 tarihinden itibaren Kurumumuzdan yaşlılık aylığı alan … T.C.kimlik numaralı müvekkiliniz … hakkında Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığımızın 30.05.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden ilgilinin başlangıç tarihi itibariyle vergi indirimine esas yaşlılık aylığı iptal edilmiştir. Yersiz ödeme borcuna itiraz etmekte iseniz de yersiz ödeme borcuna gereğinin yapılması gerekmektedir.” denildiğini, Kurumca yapılan denetim ve teftiş sonucu hazırlanan raporların kendilerine verilmediğini ve müvekkilinin aylığının kesilmesine sebep olan işlem hakkında bilgi verilmediğini, müvekkilinin söz konusu soruşturma raporuna konu olabilecek herhangi bir usulsüz işlem veya eylemi bulunmadığını, müvekkiline kusur atfedilebilecek bir durum olmadığı halde Kurumca yaşlılık aylığının kesilmesi ve yersiz ödeme kapsamına alınarak müvekkiline borç tahakkuk ettirilmesinin hakka ve hukuka aykırı olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığının 08.07.2014 tarihli yazısında …’in çalışma gücünün yüzde altmışını (%60) kaybettiğine karar verildiğini, 07.07.2014 tarihinden itibaren 2. derece engelliler için uygulanan indirimden yararlanması gerektiğinin tespit edildiğini, öte yandan müvekkilinin bu rapordan sonra 28.04.2016 tarihli %44 engel oranına sahip 1 yıl süreli kurul raporu ve 03.08.2017 tarihli %52 engel oranına sahip 1 yıl süreli bir kurul raporu daha aldığını, yaşlılık aylığının ilk bağlanacağı zaman SGK tarafından yapılan incelemede müvekkilinin tüm şartları taşıdığının belirlendiğini ve bu çerçevede aylık bağlandığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin SGK’dan almış olduğu yaşlılık aylığının iptaline ilişkin SGK ilgili birimince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporu ve bu konuda ilgili Kurumca tesis edilmiş işlem varsa başkaca işlemlerin iptali ile SGK tarafından müvekkiline yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitine, müvekkilinin şimdiye kadar borç bildiriminden itibaren yaptığı ödemelerin yasal faiziyle birlikte kendisine iadesine, Mahkememiz aksi kanaatte ise müvekkilinin 60.187,32 TL’nin iadesi ile yükümlü olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dosyasında yapılan inceleme neticesinde 01.09.2014 tarihinden itibaren %60 engel oranına göre kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, sonrasında Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığının 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden aylığının başlangıç tarihi itibariyle durdurulduğunun tespit edildiğini, müvekkili Kurumca yapılan soruşturma sonucunda bazı sigortalıların para karşılığında engelli sağlık kurulu raporu çıkarttırarak vergi indiriminden yararlandıkları ve sonrasında emekli olarak Kurumu zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, tespit edilen şüphelilerden birinin de davacı … olup, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/537 Esas sayılı dosyasında yargılama sürecinin devam ettiğini, soruşturma raporuna istinaden davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesi uyarınca davacıya yersiz olarak ödenmiş bulunan aylıkların tahsili işlemlerine başlandığını, davacının davaya konu yersiz ödeme borcunu müvekkili Kuruma başvurarak taksitlendirdiğini, taksitlendirme işlemi ile borcunu kabul ettiğini, açıklanan nedenler ve ilgili mevzuat hükümlerine göre, müvekkili Kurum işlemi haklı ve hukuka uygun olduğundan açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Eldeki davada uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacının engel oranına göre bağlanan aylığın iptali ve bu sebeple yersiz ödeme adı altında davacı adına borç tesisine yönelik işlemlerinin yerinde olup olmadığı, buna bağlı olarak davacı tarafın aylığın yeniden bağlanması, borçlu olmadıklarının tespiti ve ödenmeyen aylıkların kesildiği tarihten itibaren faizi ile ödenmesine yönelik taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.

    Davacı SGK’ya tahsis başvurusunda bulunmuştur. Davacıya 01.09.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Sonrasında Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurum müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden işlemin iptaline karar verilmiş ve almış olduğu aylık kesilmiştir.

    Somut olayda davacı hakkında Bozüyük Devlet Hastanesince geçerlilik süresi “sürekli” ve kullanım amacı “vergi indirimi” olarak belirlenmiş kullanım amacına uygun olarak düzenlenmiş 26.06.2014 tarihli ve 460 sayılı rapor bulunmaktadır. Bu rapora istinaden 01.09.2014 onay tarihli gelir bağlama kararı ile davacıya yaşlılık aylığı bağlanmıştır.

    Davacı hakkında düzenlenen ve yaşlılık aylığının kesilmesine neden olan sağlık kurulu raporları ile soruşturma raporu ve soruşturma raporuna dayalı olarak yürütülen Savcılık ve Ceza Mahkemesi dosyaları getirtilerek incelenmiş yine ATK 3. İhtisas Kurulundan ve ATK 2. Üst Kurulundan raporlar aldırılmıştır.

    ATK 3. İhtisas Kurulu’nun 23.06.2021 tarih ve 11361 sayı ile ATK 2. Üst Kurulu’nun 07.07.2022 tarih ve 1655 sayılı raporlarının incelenmesinde davacının engel oranının %55 olarak tespit olunduğu, engel oranının %40’ın üzerinde olması nedeniyle yaşlılık aylığı alma koşullarının somut olayda sübuta erdiği, bu itibarla davalı Kurumun yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle durdurulmasına ve ödenen aylıkların yersiz ödeme adı altında davacıdan geri istenmesine yönelik işlemlerinin yerinde olmadığı, hukuki dayanağının bulunmadığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde ve 5510 sayılı Kanun’un 28 inci maddesinde vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanların Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabileceği düzenlenmiştir.

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “İndirim hadleri” başlıklı 31 inci maddesinde, çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabının 1. derecede sakat, asgari %60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabının 2. derece sakat, asgari %40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabının ise 3. derece sakat sayılacağı ve belirtilen sakatlık indiriminden faydalanacağı açıklanmış, 01.01.2004 günü yürürlüğe giren 4842 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle, anılan madde başlığı “Sakatlık indirimi” olarak değiştirilip derecelendirmeye ilişkin düzenleme korunmuştur.

    Dosya kapsamından, Bozüyük Devlet Hastanesince geçerlilik süresi “sürekli” ve kullanım amacı “vergi indirimi” olarak belirlenmiş kullanım amacına uygun olarak düzenlenmiş 26.06.2014 tarihli raporu ile davacının engellik oranının %60 olarak belirlendiği, davacıya 01.09.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, sonrasında Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurum müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden işlemin iptaline karar verildiği ve davacının almış olduğu aylıkların borç çıkarıldığı, ATK 3. İhtisas Kurulunun 23.06.2021 tarih ve 11361 sayı ile ATK 2. Üst Kurulunun 07.07.2022 tarih ve 1655 sayılı raporlarında davacının engel oranının %55 olarak tespit olunduğu, bu raporlara dayalı olarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

    Uyumlu adli tıp raporları ile davacının engel oranının %55 olduğunun belirlendiği, bu nedenle sakatlık indiriminden yaralanma … olduğu, Kurumun aylık kesme işleminin hatalı olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, kesintilerin iadesi ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.