ÖZET: Başvuran, 04.04.2002 tarihinde Balıkesir Devlet Hastanesinden %40 oranında engelli raporu aldığını, ancak vergi indirim belgesi alması gerektiğini bilmediği için bu belgeyi temin edemediğini belirtmiştir. 17.07.2002 tarihinden beri çalıştığını ifade eden başvuran, mevcut raporuna dayanarak vergi indirim belgesi almak istemektedir. Ancak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın açıklamalarına göre, engelli indiriminden yararlanmak için başvuru yapılması ve raporun Merkez Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

İdare, başvuranın mevcut raporunun Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmediği ve dolayısıyla engelli indiriminden yararlanma talebinin hukuken mümkün olmadığını bildirmiştir. Başvuranın, başvuru mahallerine herhangi bir müracaatının olmadığı ve mevcut raporun değerlendirilmediği için talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Emsal yargı kararları da, engelli indiriminden yararlanmak için Merkez Sağlık Kurulu tarafından yapılan değerlendirmelerin zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu durum, başvurana ve Gelir İdaresi Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir. Başvuran, bu karara itiraz etmek için İdare Mahkemeleri’nde dava açma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2874-S.24.4566

BAŞVURU NO : 2023/16179

KARAR TARİHİ : 13.03.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Engellilik indiriminden yararlanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09.10.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda, başvuran özetle; 04.04.2002 tarihinde Balıkesir Devlet Hastanesinden % 40 oranında ortopedik ve sürekli engelli raporu aldığını ancak vergi indirim belgesi alınması gerektiğini bilmediği için bu belgeyi almadığını,

17.07.2002 tarihinden beri çalıştığını, vergi indirim belgesi almak için kurumlar ile yaptığı görüşmede

tekrar rapor alması gerektiğinin bildirildiğini, kendisinin kazanılmış hakkının, sürekli bir raporunun olduğunu bildirdiğini ifade ederek 2002 yılında aldığı %40 engel oranlı raporuna istinaden vergi indirim belgesi alarak bu belgenin sağladığı imkânlardan yararlanmayı Kurumumuzdan talep etmektedir.

1.1. Şikâyet başvurusuna konulan ek evrakların tetkikinden, başvuranın 04.04.2002 tarihli Balıkesir Devlet

Hastanesinden alınan % 40 engel oranı olan Engelliler İçin Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu tespit edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Gelir İdaresi Başkanlığından alınan 25/10/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazıda; 2.1. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer verilen yetkiye istinaden, 28.04.1981 tarihli ve 17324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, “Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının

Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca Merkez

Sağlık Kurulu oluşturulduğu, engellilik indirimi uygulamalarına ilişkin işlemlerin; ilgililerin engelli sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili hastanelerce düzenlenmiş raporları ile engelli indiriminden yararlanma talebiyle başvuruları üzerine raporlarının Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi ve raporlarındaki engellilik bulguları itibariyle çalışma gücü kayıp oranları kararlaştırılmak suretiyle sürdürüldüğü,

2.2. Engelli hizmet erbabının ücretlerinin vergilendirilmesinde, engellilikleri nedeniyle vergi indiriminden yararlanılıp yararlanılamayacağının tespiti açısından, ülke genelinde engelli sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili hastanelerden alınan raporlarda belirtilen engellilik bulguları ile çalışma gücü kayıp oranı bilgilerinin Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirilmemiş haliyle hüküm ihtiva etmeleri söz konusu olmayıp, engellilik indiriminden yararlanma talebiyle bulundukları İl Vergi Dairesi Başkanlıklarına, Vergi

Dairesi Başkanlığı bulunmayan İllerde ise Defterdarlıklara yapılan tüm başvuruların intikal ettirildiği

Başkanlıklarınca, indirim talebine konu teşkil eden raporların, Merkez Sağlık Kurulunun değerlendirmesine sunulduğu, 2.3. 28.04.1981 tarihli ve 17324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sakatlık İndiriminden Yararlanacak

Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik”in 5 inci maddesinde; engellilik indiriminden yararlanmak üzere başvuruda bulunacak hizmet erbabının bu başvuruları üzerine Yönetmeliğin 6ncı maddesinde belirtilen hastanelere sevk edilecekleri, sevk edilen hastaneler tarafından sevk yazısına ekli matbu rapor formuna hastanın laboratuvar bulguları, klinik muayene bulguları, engellilik bulguları ve teşhisi açık, kesin ve ayrıntılı şekilde yazılacağının belirtildiği, 2.4. Bahse konu Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde ise; düzenlenecek bu raporlar üzerine, Maliye

Bakanlığı Başhekiminin Başkanlığında, Sağlık Bakanlığınca görevlendirilecek iki uzman hekim ile

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca görevlendirilecek bir uzman hekimden ve Gelir İdaresi

Başkanlığının bir temsilcisinden teşekkül eden Merkez Sağlık Kurulunca, raporda yer alan engellilik bulguları ve teşhisinin incelenmesi neticesi, ilgili Yönetmeliğe bağlı cetvellerde yer alan engellilik arızalarına göre çalışma gücündeki kayıp oranlarının dikkate alınarak, ilgilinin engelliliği nedeniyle çalışma gücünün yüzde kaçını kaybettiği hususunda karara varılacağı ve Merkez Sağlık Kurulunca re’sen ve nihai olarak karar verileceği belirtilerek, Merkez Sağlık Kurulunca kesin karara bağlanan raporlar üzerine işlem tesis edileceği, 2.5. Bu çerçevede, Başkanlıklarına intikal eden raporlardaki engellilik bulgularına ilişkin teşhis ve tanıya göre ilgili hastanelerce raporlarda belirtilmiş olan çalışma gücü kayıp oranlarının; yürürlükteki güncel şekli

20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi

Hakkında Yönetmelik”e göre Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirildiği, 2.6. Merkez Sağlık Kurulunun yaptığı bu değerlendirme neticesi, hastanelerce raporlarda belirtilmiş olan çalışma gücü kayıp oranları ile aynı olabileceği gibi daha aşağı ya da yukarı oranda bir kayıp oranını ifade eden nihai kararlara da dönüşebildiği, 2.7. Böylece ülke genelinde tüm engellilerin çalışma gücü kayıp oranlarının merkezden bir elden ve mevzuata uygun olarak kararlaştırılması, aynı engellilik bulguları için farklı çalışma gücü kayıp oranı belirlenmesinin önlenmesi suretiyle, engellilik nedeniyle engelli indiriminden yararlanma konusunda uygulama birliğinin sağlanması yönünde işlemler tesis edildiği, 2.8. Merkez Sağlık Kurulunca kararlaştırılan çalışma gücü kayıp oranlarının, Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde öngörülen asgari yüzde kırk (%40) ve üzerinde olması halinde, ilgililerin bu oranlara tekabül eden dereceler üzerinden engelli indiriminden yararlandırılmaları cihetine gidildiği, kararlaştırılan çalışma gücü kayıp oranları, asgari yüzde kırk (%40) oranının altında kalanların ise, engelli indiriminden yararlandırılmalarına yasal imkân bulunmadığı, 2.9. Merkez Sağlık Kurulunca kararlaştırılan işlem sonuçlarının; Başkanlıklarınca, ilgililerin başvuruda bulunmuş oldukları İl Vergi Dairesi Başkanlıklarına/Defterdarlıklara bildirildiği ve durumun engelli hizmet erbabının ücretlerinin vergilendirilmesinden sorumlu olan, işverenlerine tebliği istenildiği, engellilikleri nedeniyle engelli indiriminden yararlandırılmaları kararlaştırılmış olan engellilere işverenlerce ödenecek ücretlerin vergilendirilmesi sırasında da engelli indiriminden yararlandırılmaları sağlandığı,

2.10. Diğer taraftan, başvuruya bağlı bir hak olan engelli indiriminden yararlanmak için ilgililerce başvuru mahallerine (İllerde Vergi Dairesi Başkanlıklarına, Vergi Dairesi Başkanlığı bulunmayan İllerde

Defterdarlık Gelir Müdürlüklerine, İlçelerde Vergi Dairesi Müdürlüklerine, bağımsız vergi dairesi müdürlüğü bulunmayan ilçelerde ise Malmüdürlüklerine) gerekli belgeler ile müracaat edildiği takdirde, Merkez Sağlık Kurulunca başvuruya esas teşkil eden raporun asgari yüzde kırk ve üstünde değerlendirilmesi halinde, başvuru tarihinden itibaren engellilik indiriminden yararlanılmasının mümkün olduğu, 2.11. Nitekim emsal bir olaya ilişkin ihtilafta, Danıştay 3. Daire Başkanlığınca verilen 20.10.2014 tarihli sayılı Kararda; “…Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesinden; sakatlık indiriminden yararlanmak isteyen şahsın yetkili hastanelerden alacağı raporda hastanın laboratuvar bulguları, klinik muayene bulguları, sakatlık bulguları ve teşhisin açık, kesin ve ayrıntılı şekilde belirtileceği, bu raporun Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmesi neticesinde davacının çalışma gücü kaybı oranının bu Kurul tarafından belirleneceği, anılan Kurul tarafından ilgili yönetmelik ve eki cetvellere göre davacının çalışma gücü kayıp oranı tespit edilmeden sakatlık indiriminden faydalandırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır…” ifadesiyle, ilgililer hakkında düzenlenmiş engelli sağlık kurulu raporlarının, Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirilmemiş haliyle engellilik indiriminden yararlandırma sonucunu doğurmayacağının hükme bağlandığı, 2.12. Aynı konuda; Danıştay 4. Daire Başkanlığınca verilen 22.01.2014 tarihli ve

Danıştay 4. Daire Başkanlığınca verilen 15.03.2016 tarihli ve sayılı Kararlarda da, davacının almış olduğu rapora istinaden kazanılmış hakkının varlığından söz edebilmek için, söz konusu rapora istinaden Merkez Sağlık Kurulu tarafından tesis edilen bir işlemle sakatlık indiriminden yararlanıyor olması gerektiğinin hükme bağlandığı, 2.13. Yukarıda yapılan açıklamalara göre, adı geçenin başvuru mahallerine herhangi bir müracaatının olmadığı anlaşılmış olduğu, başvuru yapılmadan ve başvuruya esas teşkil etmemiş bir raporun Merkez

Sağlık Kurulunca değerlendirilmemiş haliyle hüküm ihtiva etmeyeceğinin tabii olduğu, dolayısıyla, talep olunduğu üzere; başvuru yapılmadan ve başvuruya esas rapor, Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirilmeden, geriye dönük olarak engellilik indiriminden yararlandırılması imkanı bulunmadığı, 2.14. Adı geçenin bulunduğu ilde engelli indiriminden yararlanma talebiyle başvurusu halinde, bu başvurusuna esas teşkil edecek olan mevcut olduğunu belirttiği raporunun Merkez Sağlık Kurulunun değerlendirilmesine sunulacağı ve değerlendirme sonucuna göre engelli indiriminden yararlanıp yararlanamayacağı hususu ile yararlandırılmasının kararlaştırılması halinde de yararlanmaya başlangıç tarihinin başvuru tarihi olarak belirleneceği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal

engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…

yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.4. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.5. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 3.6. Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları başlıklı 65inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 3.7. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.8. 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 4.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a)

Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 4.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.

Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı;

(b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme ‘de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.

3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 4.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.5. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun;

6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 6.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.

b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.

c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.…” d) Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.

e) Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.

f) Engellilere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.

g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır.

h) Engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması esastır.

i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır.

j) Engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınır.”, 6.4. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 7. 28/4/1981 tarih ve 17324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sakatlık İndiriminden

Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli İle Uygulanması Hakkında

Yönetmeliğin, 7.1. Yönetmeliğin amacı başlıklı 1inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı 193 Sayılı Gelir Vergisi

Kanununun değişik 31 inci maddesinde yer alan sakatlık indiriminden yararlanacak hizmet erbabının sakatlık derecelerinin ve indirimin uygulanmasına ilişkin esas ve usullerin tesbitidir.” 7.2. Sakatlık indiriminden yararlanmak için başvuru başlıklı 4üncü maddesinde; “İndirimden yararlanmak isteyen sakat hizmet erbabı. Nüfus kağıdının örneği ve çalıştığı işyerinden alacağı hizmet

erbabı olduğunu gösterir belge ile birlikte illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız Vergi Dairesi bulunan İlçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Malmüdürlüğü’ne bir dilekçe ile başvuracaktır.” 7.3. Başvuru üzerine yapılacak işlemler başlıklı 5inci maddesinde; Defterdarlık Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri sakatlık indiriminden yararlanmak için kendilerine başvuran hizmet erbabının adı ve soyadını, baba adını, doğum yeri ve tarihi ile çalıştığı işyerini, Özürlülere

Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin eki rapor formlarının üç nüshasının ilgili yerlerine yazacaklar ve bu formları bir yazıya ekleyerek hizmet erbabını Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen hastanelerden en yakın olanına sevk edeceklerdir.

7.4. Yetkili sağlık kuruluşları başlıklı 6ncı maddesinde; “Bu Yönetmelikte belirtilen sağlık kurulu raporunu düzenlemeye Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen hastaneler yetkilidir. Yetkili sağlık kuruluşları adı geçen Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde rapor düzenleyip sağlık kurulu kararını vermek zorundadır. Bu kararı içeren raporun aslı sakatlık indiriminden faydalanmak isteyen hizmet erbabının bağlı bulunduğu yerdeki İl Defterdarlığına gönderilecektir.

7.5. Yetkili sağlık kuruluşlarınca yapılacak işlemler başlıklı 7nci maddesinde; “Yetkili sağlık kuruluşları Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 6,7 ve 8 inci maddelerinde belirlenen esaslara göre işlem yapacaklardır.” 7.6. Merkez sağlık kurulunun teşekkülü ve yapacağı işlemler başlıklı 10uncu maddesinde Merkez

Sağlık Kurulu, Maliye Bakanlığı Başhekiminin başkanlığında, Sağlık Bakanlığı’nca görevlendirilecek iki uzman hekim ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca görevlendirilecek bir uzman hekimden ve

Gelirler Genel Müdürlüğü’nün bir temsilcisinden oluşur. Merkez Sağlık Kurulu ayda en az iki defa üye tam sayısı ile toplanır ve oy çokluğu ile karar verir. Merkez Sağlık Kurulu, yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlarda yer alan laboratuvar bulgularını, klinik muayene bulgularını, sakatlık bulgularını, teşhisi inceler ve rapor formunda kendine ait bir bölüm açarak karar bölümüne Özürlülere Verilecek Sağlık

Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe ekli cetvellerde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranlarını dikkate alarak hizmet erbabının sakatlığı nedeniyle çalışma gücünü hangi oranda kaybettiğini rakamla ve yazıyla belirtmek suretiyle karar verir. Laboratuvar bulguları, sakatlık bulguları, klinik muayene bulguları ve teşhis ile söz konusu cetvellerde belirtilen ve rapora ilgili sağlık kurulunca yazılan oranlar arasın da çelişki görülmesi halinde Kurul, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları

Hakkında Yönetmeliğe ekli cetvellerde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranları doğrultusunda re’sen ve nihai olarak karar verir. Kurul, gerek görmesi halinde bu raporu bir daha incelenmek üzere raporu veren hastaneye iade edebilir veya hizmet erbabının çalışma gücü kayıp oranlarının tespiti için yetkili başka bir sağlık kuruluna gönderilmesini isteyebilir. Birden fazla sakatlığı bulunan hizmet erbabının çalışma gücünü hangi oranda kaybettiği Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu

Raporları Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesindeki esaslara göre Merkez Sağlık Kurulunca tespit edilir.

Kurul, gerekliğinde istişari mahiyette bilgi almak için yetkili sağlık kuruluşundan uzman çağırabilir, yazılı görüş isteyebilir ve istişarı mahiyette görüş verebilir. Merkez Sağlık Kurulu; ilgili Gelir Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Malmüdürlükleri tarafından tereddüte düşüldüğü için gönderilen raporlar ile ihbar ve şikayet mahiyetinde gelen başvurular üzerine yaptırılan inceleme sonucu dosyada oluşan raporlarla yurt dışı teşkilatlarında görevli hizmet erbabına ilişkin raporların incelenmesi sırasında

Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe ekli cetvellerde yer alan sakatlık arızalarına göre çalışma gücü kayıp oranlarını dikkate alarak, hizmet erbabının sakatlığı nedeniyle çalışma gücünü hangi oranda kaybettiği hususunda karar verir. Merkez Sağlık Kuruluna gönderilen raporların incelenmesi sırasında Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin eki

cetvellerde yer almayan sakatlıklara ilişkin sakatlık oranlarının tespitinde, Kurulca benzeri sakatlık oranları, fonksiyon kayıpları dikkate alınarak tıbbi ve bilimsel kurallara göre re’sen karar verilir.” 8. 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin

Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin, 8.1. Vergi indirimine esas raporlar başlıklı 13üncü maddesinde; “193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, engellilik indirimine esas olmak üzere düzenlenen raporlarda, raporu düzenleyen sağlık kurum ve kuruluşu tarafından işverenin bulunduğu yerdeki İl Vergi Dairesi Başkanlığına, Vergi Dairesi olmayan illerde ise İl Defterdarlığına gönderilen rapor esas alınır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; 04.04.2002 tarihinde Balıkesir Devlet Hastanesinden % 40 oranında ortopedik ve sürekli engelli raporu aldığını ancak vergi indirim belgesi alınması gerektiğini bilmediği için bu belgeyi almadığını, 17.07.2002 tarihinden beri çalıştığını, vergi indirim belgesi almak için kurumlar ile yaptığı görüşmede tekrar rapor alması gerektiğinin bildirildiğini, kendisinin ise kazanılmış hakkının, sürekli bir raporunun olduğunu söylediğini ifade ederek 2002 yılında aldığı %40 engel oranlı raporuna istinaden vergi indirim belgesi alarak bu belgenin sağladığı imkânlardan yararlanmayı talep etmektedir.

11. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; başvuruya bağlı bir hak olan engelli indiriminden yararlanmak için ilgililerce başvuru mahallerine (İllerde Vergi Dairesi Başkanlıklarına, Vergi Dairesi Başkanlığı bulunmayan İllerde Defterdarlık Gelir Müdürlüklerine, İlçelerde Vergi Dairesi

Müdürlüklerine, bağımsız vergi dairesi müdürlüğü bulunmayan ilçelerde ise Malmüdürlüklerine) gerekli belgeler ile müracaat edildiği takdirde, Merkez Sağlık Kurulunca başvuruya esas teşkil eden raporun asgari yüzde kırk ve üstünde değerlendirilmesi halinde, başvuru tarihinden itibaren engellilik indiriminden yararlanılmasının mümkün olduğu, adı geçenin ise başvuru mahallerine herhangi bir müracaatının olmadığı, başvuru yapılmadan ve başvuruya esas teşkil etmemiş bir rapor Merkez Sağlık

Kurulunca değerlendirilmeden engellilik indiriminden yararlanılmasının imkânı bulunmadığı, adı geçenin bulunduğu ilde engelli indiriminden yararlanma talebiyle başvurusu halinde, bu başvurusuna esas teşkil edecek olan mevcut olduğunu belirttiği raporunun Merkez Sağlık Kurulunun değerlendirilmesine sunulacağı ve değerlendirme sonucuna göre engelli indiriminden yararlanıp yararlanamayacağı hususu ile yararlandırılmasının kararlaştırılması halinde de yararlanmaya başlangıç tarihinin başvuru tarihi olarak belirleneceği, belirtilmektedir.

12. Emsal bir olaya ilişkin ihtilafta, Danıştay 3. Daire Başkanlığı’nca verilen 20.10.2014 tarihli

E.No:2014/7527, K.No:2014/4633 sayılı Kararda yer alan; “…Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesinden; sakatlık indiriminden yararlanmak isteyen şahsın yetkili hastanelerden alacağı raporda hastanın laboratuvar bulguları, klinik muayene bulguları, sakatlık bulguları ve teşhisin açık, kesin ve ayrıntılı şekilde belirtileceği, bu raporun Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmesi neticesinde

davacının çalışma gücü kaybı oranının bu Kurul tarafından belirleneceği, anılan Kurul tarafından ilgili yönetmelik ve eki cetvellere göre davacının çalışma gücü kayıp oranı tespit edilmeden sakatlık indiriminden faydalandırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır…” belirtilmektedir.

13. Aynı konuda; Danıştay 4. Daire Başkanlığınca verilen 22.01.2014 tarihli ve

Danıştay 4. Daire Başkanlığınca verilen 15.03.2016 tarihli ve sayılı kararlarda da, davacının almış olduğu rapora istinaden kazanılmış hakkının varlığından söz edebilmek için, söz konusu rapora istinaden Merkez Sağlık Kurulu tarafından tesis edilen bir işlemle sakatlık indiriminden yararlanıyor olması gerektiği hükme bağlanmıştır.

14. Başvuruya konu olay kapsamında yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta engelli bireyler için pozitif düzenlemelere yer verilmiş ise de, idarelerin varlık amacının kamu hizmetinin sürekli ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak somut olaya bakıldığında başvuranın mevcut durumu üzerinden özel bir değerlendirme yapmanın daha uygun olacağı düşünülmektedir.

15. Başvuruya konu somut olayda; başvuranın 04.04.2002 tarihli Balıkesir Devlet Hastanesinden alınan

% 40 engel oranı olan Engelliler İçin Sağlık Kurulu Raporu bulunması hasebiyle kazanılmış hakkının olduğunu belirterek 2002 yılında aldığı %40 engel oranlı raporuna istinaden vergi indirim belgesi alarak bu belgenin sağladığı imkânlardan yararlanmayı talep ettiği anlaşılmaktadır. Konu hakkında emsal yargı kararlarında ise Merkez Sağlık Kurulu tarafından ilgili yönetmelik ve eki cetvellere göre çalışma gücü kayıp oranı tespit edilmeden sakatlık indiriminden faydalandırılmasının mümkün olmadığı ve davacının almış olduğu rapora istinaden kazanılmış hakkının varlığından söz edebilmek için, söz konusu rapora istinaden Merkez Sağlık Kurulu tarafından tesis edilen bir işlemle sakatlık indiriminden yararlanıyor olması gerektiği ifade edildiğinden başvuranın engelli indiriminden mevcut raporu ile yararlanması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

16. Kurumumuza yapılan benzer bir başvuru olan 2023/13322 numaralı başvuru hakkında da; 14/02/2024 tarih ve sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararında; başvurucunun başvuru mahallerine herhangi bir müracaatı olmadan ve başvuruya esas teşkil etmemiş bir rapor Merkez Sağlık

Kurulunca değerlendirilmeden engellilik indiriminden yararlanma talebi için “Başvuranın engelli indiriminden mevcut raporu ile yararlanması talebinin REDDİNE” karar verilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.

18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi