|
ÖZET: Başvuru, engellilik durumu nedeniyle Malatya Ticaret İl Müdürlüğüne atanma talebinde bulunan bir memurun, Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan atamasının iptali için yaptığı müracaatı kapsamaktadır. Başvuran, Malatya’da yaşanan depremler sonrası sağlık durumu ve ailevi nedenlerle Bursa’dan Malatya’ya dönmek istemiştir. Ancak, Ticaret Bakanlığı, başvuranın sağlık raporunu ve önceki atama taleplerini değerlendirerek, mevcut atamanın iptal edilmesine gerek olmadığına karar vermiştir.
İdare, başvuranın sağlık durumu ve Bursa’daki tedavi imkanlarının daha uygun olduğunu belirterek, atamanın Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapıldığını ifade etmiştir. Başvuranın talebi, engellilik durumuna dayalı yer değiştirme yönetmeliği çerçevesinde incelenmiş, ancak Malatya’daki personel ihtiyacı ve mevcut kadro durumu nedeniyle talep reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın atamasının iptali talebi, hukuka aykırı bir durum tespit edilmediği için reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumu ve idarenin işlemleri ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede, engelli bireylerin haklarına yönelik düzenlemelerin varlığına rağmen, başvuranın talebinin karşılanmadığını ve mevcut düzenlemelere uygun hareket edildiğini belirtmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/914-S.24.1518
BAŞVURU NO : 2023/14129
KARAR TARİHİ : 29.01.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TİCARET BAKANLIĞI
Engellilik mazeretine dayalı olarak Bursa iline yapılan atamanın iptal
BAŞVURUNUN KONUSU :
edilerek yeni bir konuta taşınmış olmak ve ailevi mazeretler sebebiyle
Malatya Ticaret İl Müdürlüğüne atanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle, Malatya Ticaret İl Müdürlüğünde olarak görev yapmakta iken 06.02.2023 tarihinde
Kahramanmaraş’ta yaşanan depremlerden Malatya İlinin de etkilenmesi dolayısıyla yüzde kırkın (%40’ın)
üzerinde engelli olduğunu gösteren sağlık kurulu raporuna istinaden Devlet Memurlarının Yer Değiştirme
Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerinden Ek Madde 3 doğrultusunda 06.06.2023 tarihinde
Bursa Tasfiye İşletme Müdürlüğüne atanmayı talep ettiğini ancak Ticaret Bakanlığı Personel Genel
Müdürlüğünün 30.03.2023 tarihli ve sayılı yazısı ile herhangi bir talebi olmamasına rağmen
Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne atamasının yapıldığını, Ticaret Bakanlığının 23/06/2023 tarihli ve sayılı yazısını 07.07.2023 tarihinde tebellüğ ederek öğrendiğini, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme
Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Ek Madde 3’de yer alan “Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilemez” hükmü ile talep edilenden fazlasına hükmolunmaz anlayışı gereği Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan atamasının iptali talebinin reddedildiğini belirterek Malatya Ticaret İl Müdürlüğüne nakil talep etmektedir.
1.1. Şikâyet başvurusuna konulan ek evrakların tetkikinden; başvuranın İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi
Hastanesinden alınmış 05/02/2009 rapor tarihli %47 engel oranına sahip, sürekli geçerlilik süreli Engelli
Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu tespit edilmiştir.
1.2. Kurumumuz kayıtlarının incelenmesi neticesinde; başvuranın 12/04/2019 tarihinde; ÖSYM’nin 2012 yılı içerisinde yapmış olduğu Özürlü Memur Seçme Sınavına (ÖMSS) istinaden Ekonomi Bakanlığı’nın 13/09/2012 tarihli ve sayılı onayı ile atanmış bulunduğu Bursa Serbest Bölge Müdürlüğü emrinde
01/10/2012 tarihinden itibaren unvanında görev yapmakta olduğunu, engellilik durumu, kronik romatizmal kalp kapakçığı rahatsızlığının bulunması, söz konusu rahatsızlığı gereği sürekli doktor kontrolü altında bulunmasının gerekmesi ve bu rahatsızlığın ilerleyen dönemlerde kalp ameliyatını kaçınılmaz kılması, kendisinin ve eşinin ailesinin Malatya’da olması ve 09/03/2019 tarihinde vefat eden eşinin babasının bakıma ihtiyaç duyması nedeniyle aslını daha önce ibraz ettiği Sağlık Kurulu Raporunun bir örneğini de ekleyerek Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına ilişkin Yönetmeliğim Ek 3 üncü maddesine istinaden Malatya ilinde bulunan Fırat Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne atanabilmek için 12/02/2019 tarihinde dilekçe ile başvuruda bulunduğunu, görev yapmakta olduğu Bursa Serbest Bölge Müdürlüğünün talebini 21/02/2019 tarihli ve sayılı yazıyla Personel Genel Müdürlüğüne bildirmesi için Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve
Hizmetler Genel Müdürlüğüne ilettiğini, Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel
Müdürlüğünün konuyu 22/02/2019 tarihli ve sayılı yazıyla atama işlemini yapacak olan Personel
Genel Müdürlüğüne olumlu görüşle aksettirmesine rağmen herhangi bir cevap alamadığını ifade ederek; en az yüzde kırk engelli olduğunu belgeleyen memurlara tanınan yer değiştirme hakkına istinaden sicil numarası ile görev yaptığı Bursa Serbest Bölge Müdürlüğü emrinden Malatya ilinde bulunan Fırat
Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne atanma talebinin Ticaret Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmesi için gereğinin yapılmasını talep ettiği, Kurumumuz girişimleri neticesinde, Ticaret
Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 19/06/2019 tarihli ve sayılı yazıyla, başvuranın talebinin 14/06/2019 tarihli ve sayılı Atama Onayı ile Malatya İl
Müdürlüğüne ataması yapılmak suretiyle yerine getirildiği bildirildiğinden, ayrıca konuyla ilgili olarak başvuran ile 24/06/2019 tarihinde gerçekleştirilen telefon görüşmesinde başvuranın Malatya iline tayin talebi idarece karşılandığı için 24/06/2019 tarih ve sayılı Dostane Çözüm Kararı verildiği tespit edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 07/09/2023 tarih ve S. sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben alınan
Ticaret Bakanlığının 02/10/2023 tarih ve E- – [ – – sayılı
yazısında:
2.1. Adı geçen personelin daha önce Bursa Serbest Bölge Müdürlüğünde görev yapmakta iken Fırat
Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne (Malatya) atanma talebinin karşılanmaması nedeni ile
Kurumumuza başvuruda bulunduğu, bu kapsamda adı geçenin 13.06.2019 tarihli dilekçesi üzerine Malatya
Ticaret İl Müdürlüğü personelinin Yer Değiştirme Yönetmeliği kapsamında olmaması ve anılan İdarede personel ihtiyacının bulunması nedeniyle ilgilinin talebinin beklenmeksizin değerlendirilerek karşılandığı, 2.2. Bu kez, mevcut başvurusuna esas olan 06.03.2023 tarihli dilekçesi ve eki sağlık kurulu raporu ile rahatsızlığının düzenli bir tedavi gerektirdiği, söz konusu tedavinin Bursa ilinde daha iyi bir şekilde sağlanacağı, yaşanılan depremden dolayı Malatya ilinde sınırlı olan sağlık kuruluşlarının daha da azaldığı, yaklaşık 7 yıl ikamet ettiği Bursa ilinde tedavi konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadığını belirterek Bursa
Tasfiye İşletme Müdürlüğü’ne atanma talebinde bulunduğu, 2.3. Bursa Tasfiye İşletme Müdürlüğünde ilgili unvana ait boş kadro bulunmaması nedeniyle, adı geçenin beyan ettiği sağlık durumu da göz önünde bulundurularak, atamasının 29.03.2023 tarihli onay ile
Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapıldığı, 2.4. Bursa ilinde neredeyse yan yana binalarda konuşlanmış olan iki İdarelerinin arasında herhangi bir mesafe bulunmuyor olmakla birlikte; yapılan atamada ilgilinin yaşanılan deprem sonrasındaki durumundan ve sağlık koşulları nedeniyle daha iyi bir tedavi almasını sağlamaktan başka bir kriterin dikkate alınmadığı,
2.5. Bu çerçevede, aynı İl içine yapılmış olan atamada adı geçenin durumunu zora sokacak herhangi bir sonuç oluşmadığı, kaldı ki ilgilinin de halen görevli bulunduğu Ticaret İl Müdürlükleri Teşkilatında 2023 yılı içerisinde Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlükleri veya bağlantı idarelerine (Bölge Müdürlükleri
Teşkilatına) atanan personel bulunmadığı, 2.6. Bu noktada başvuranın daha önce Ticaret İl Müdürlüğü teşkilatına atanmayı talep ettiği göz önünde bulundurulduğunda, İdarelerinin, mevcut İdareler arasındaki dengenin korunması yoluna gidildiği, bu nedenle, bugün itibarıyla adı geçenin talebi hakkında yeni bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığı, 2.7. Adı geçenin, Engelli Memur Seçme Sınavı sonucuna göre 13.09.2012 tarihli atama onayı ile
Bakanlıklarına atanmış olup, bugün itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/A maddesi kapsamında kadrolu olarak görev yaptığı, 2.8. Bakanlıkları Taşra Teşkilatında Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerinde (Tasfiye İşletme
Müdürlükleri dahil) görev yapan personelden bir kısmının zorunlu yer değiştirmeye (Rotasyon) tabi olup, atamaların Bakanlıkları Yer Değiştirme Yönetmeliği kapsamında yapıldığı ancak, adı geçen personelin görev yaptığı Ticaret İl Müdürlükleri personeli zorunlu yer değiştirmeye tabi olmamakla beraber, bu kapsamda görev yapan personelin tayin talepleri 04.01.2019 tarihli ve sayılı yazıları çerçevesinde personelin mazeretleri (eş, sağlık, can güvenliği vb.) ve idarelerin ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirildiği, 2.9. Ne var ki, ülkemizde yaşanılan deprem felaketi nedeniyle söz konusu kriterlerin esnetilerek, depremden etkilenen personellerine yer değiştirme talebinde bulunma imkanı tanındığı, adı geçenin talebinin de, bu kapsamda değerlendirildiği, 2.10. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesinde “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.” hükmüne amir olduğu, bu kapsamda, Malatya ilinde tedavisinin aksayacağından bahisle, Bursa iline atanma talebinde bulunan adı geçenin engellilik mazeretine dayalı olarak bu talebinin karşılandığı, 2.11. İlgilinin, 25.05.2023 tarihli dilekçesi ile yeni bir konuta taşınmış olması ve ailevi nedenler dolayısıyla
Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan atamasının iptal edilmesini talep ettiği, Bursa Tasfiye İşletme
Müdürlüğü ile Bursa Ticaret İl Müdürlüğü hizmet binalarının neredeyse yan yana olduğu bilindiğinden, ilgilinin Bursa Ticaret İl Müdürlüğünde neden çalışmak istemediğine ilişkin söz konusu dilekçesindeki gerekçeleri haricinde bir bilgi bulunmadığı, 2.12. Adı geçenin, Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan atamasının ardından Malatya Ticaret İl
Müdürlüğünün 05.04.2023 tarihli ve sayılı yazısı eki 05.04.2023 tarihli dilekçesi ile Bursa
Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan atamasının iptal edilmesini talep ettiği ve söz konusu talebin, 17.05.2023 tarihli ve sayılı yazıları ile uygun görülmediği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
/
3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz…
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde, “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.” 3.4. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde, “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.
4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.” 4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin; 4 üncü fıkrası “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.4. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye
Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat
edilmelidir:
(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; /
(b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, 4.5. Çalışma ve İstihdam başlıklı 27nci maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alır. Taraf
Devletler bunların yanısıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (b) Fırsat eşitliği, eşit değerde işe eşit ücret ilkesi, tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları dahil olmak üzere diğer bireylerle eşit koşullar altında adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak engellilerin haklarını korur; (c) Engellilerin iş ve sendikal haklarını diğer bireylerle eşit koşullar altında kullana bilmelerini sağlar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarının ve kariyer gelişiminin desteklenmesine ve engellilerin iş aramasına veya işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder; (h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve önlemlerle, engellilerin özel sektörde istihdam edilmelerini destekler; (i) Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılmasını sağlar; (j) Engellilerin açık iş piyasasında iş deneyimi kazanmasını temin eder; (k) Engelliler için mesleki rehabilitasyon, işte kalma ve işe dönüş programları yürütür. 2. Taraf Devletler engellilerin kölelik altında tutulmalarını engeller ve engellileri zorla veya mecburi çalışmaya karşı diğer bireylerle eşit koşullar altında korur” 4.6. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin; 1 inci fıkrasında “Taraf
Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…” 5. BM Genel Kurulunca 16 Aralık 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayılı Kararıyla kabul edilen Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde; “1. Bu Sözleşmeye Taraf
Devletler, herkesin özgürce seçtiği ya da benimsediği bir işte çalışarak yaşamını kazanma fırsatına sahip olma hakkını içeren çalışma hakkını tanır ve bu hakkı korumak için uygun girişimlerde bulunur. 2. Bu
Sözleşmeye Taraf bir Devletin bu hakkın tam olarak gerçekleşmesi amacıyla yapacağı girişimler; bireye temel siyasal ve ekonomik özgürlükleri sağlayacak koşullar altında kararlı ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeyi ve tam ve verimli bir çalışmayı gerçekleştirmek üzere, politikalar ve tekniklerle mesleki ve teknik yönlendirme ve yetiştirme programları uygulamasını da içerir.” 6. 2000 yılında ilan edilen ve Lizbon Antlaşmasının 2009 yılında yürürlüğe girmesiyle diğer Avrupa Birliği anlaşmalarıyla aynı yasal değeri kazanan Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesinin, 6.1. Ayrımcılık yasağı başlıklı 21nci maddesinde; “1. Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, kalıtımsal özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya başka herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, hususiyet, doğum, maluliyet, yaş veya cinsel eğilim gibi herhangi bir nedenle ayrımcılık yapılması yasaktır. …”
6.2. Engellilerin toplumla bütünleştirilmesi başlıklı 26ncı maddesinde; “Birlik, engelli kişilerin, bağımsızlıklarını, toplumsal ve mesleki yaşamla bütünleştirilmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını sağlamaya yönelik önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı göstermektedir.” 7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.” 7.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.” 7.4. İstihdam başlıklı 14 üncü maddesinde; “(Değişik:6/2/2014-6518/72 md.) Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. …”
8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 9. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 9.1. “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 inci maddesinin altıncı fıkrasında; “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”, 9.2. Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi başlıklı 76ncı maddesinde; “(Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. Memurlar istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler. Aşağı dereceye atananların 68 inci maddede yazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinden aşağı derecelere atananların aylık derece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekle beraber, atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler (kesenek ve karşılık farklarının kendileri tarafından her ay
T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartıyla) emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir.” 10. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin, “Engellilik
Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3 üncü maddesinde; “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu
Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz (Danıştay 2. Dairesinin 21/03/2018 tarihli ve E:2016/9697, K:2018/1891 sayılı kararıyla, maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) …”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran özetle, Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan atamasının iptal edilerek Malatya Ticaret İl
Müdürlüğüne nakil talep etmektedir.
13. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; başvuranın Engelli Memur Seçme Sınavı sonucuna göre 13.09.2012 tarihli atama onayı ile Bakanlıklarına atandığı, 657 sayılı Devlet Memurları
/
Kanunu’nun 4/A maddesi kapsamında kadrolu olarak görev yaptığı,
2019 yılında Bursa Serbest Bölge Müdürlüğünde görev yapmakta iken Fırat Gümrük ve Dış Ticaret Bölge
Müdürlüğüne (Malatya) atanma talebinin karşılanmaması nedeni ile Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulunduğu, başvurusu üzerine 14/06/2019 tarihinde Malatya Ticaret İl Müdürlüğü’ne atandığı, bu başvurusuna esas olan 06.03.2023 tarihli dilekçesi ile rahatsızlığının düzenli bir tedavi gerektirdiği, söz konusu tedavinin Bursa ilinde daha iyi bir şekilde sağlanacağı, yaşanılan depremden dolayı Malatya ilinde sınırlı olan sağlık kuruluşlarının daha da azaldığı, yaklaşık 7 yıl ikamet ettiği Bursa ilinde tedavi konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadığını belirterek Bursa Tasfiye İşletme Müdürlüğü’ne atanma talebinde bulunduğu, Bursa Tasfiye İşletme Müdürlüğünde ilgili unvana ait boş kadro bulunmaması nedeniyle, adı geçenin beyan ettiği sağlık durumu da göz önünde bulundurularak, atamasının 29.03.2023 tarihli onay ile Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapıldığı, başvuranın 05.04.2023 tarihli ve 25.05.2023 tarihli dilekçeleriyle yeni bir konuta taşınmış olması ve ailevi nedenler dolayısıyla
Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan atamasının iptal edilmesini ve Malatya Ticaret İl Müdürlüğüne dönmeyi talep ettiği ancak Bursa Tasfiye İşletme Müdürlüğünde ilgili unvana ait boş kadro bulunmaması nedeniyle, adı geçenin beyan ettiği sağlık durumu, yaşanılan deprem sonrasında sağlık kuruluşlarında azalma ve sağlık koşulları nedeniyle daha iyi bir tedavi almasını sağlamak ve İdareler arasındaki dengenin korunması yoluna amacıyla Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne yapıldığından talebinin uygun görülmediği ve ayrıca Bursa ilinde neredeyse yan yana binalarda konuşlanmış olan iki
İdarelerinin arasında herhangi bir mesafe bulunmadığı, belirtilmektedir.
14. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda
Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenlemelerin yapılması gerektiği bildirilmektedir.
15. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.
16. Diğer yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atamaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı öngörülmüş olup beşinci fıkrası ise, ilgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükmünü taşımaktadır.
/
17. 25.06.1983 tarih ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurlarının
Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin Ek 3 üncü maddesinde; ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği, bu kapsamdaki taleplerin Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı, memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olmasının esas olduğu, engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yerinin değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Mezkur Yönetmelik ile engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunulduğunda bu
Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olunmayacağını belirtmekle toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer vererek engelli bireylere yönelik makul düzenlemeler yapmakta, bu iradesini ülkemizin engellilik alanındaki ulusal vizyonu ve yol haritasını ortaya koyan 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi, engelliliğin bir insan hakları meselesi olduğu küresel olarak kabul edilen bir yaklaşım haline geldiği belirtilen 2023-2025 Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı gibi belgelerle de vurgulamaktadır.
18. Ayrıca; mülga Devlet Personel Başkanlığının “Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin şartları ile bu şartları yerine getiren memurun başka gerekçelerle talebinin reddedilmesinin mümkün bulunmadığı (08/03/2016-1424)” hakkındaki görüşünde; “Genel Yönetmeliğin ek 3 üncü maddesinde yer alan şartlara sahip Devlet memurunun engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebinin kamu kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilmesi için talep edilen yerde kurumun teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilat bünyesinde bahsi geçen memurun atanabileceği bir kadronun bulunması ve yer değişikliği talebinin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması gerektiği, – Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin talep edildiği yerde kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilatta memurun atanabileceği bir kadronun bulunması ve talebin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması halinde kamu kurum ve kuruluşlarınca yer değişikliği talebinin yerine getirilmesi gerektiği, bu üç husus dışındaki gerekçelerle yer değişikliği talebinin reddedilemeyeceği… mütalaa edilmektedir.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
19. Diğer yandan, idarelerin varlık amacının kamu hizmetinin sürekli ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi olduğu düşünüldüğünde kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülebilmesi için İdarelerin kadro ve personel planlaması hususlarında aldığı tedbirlerin normal karışlanması gerektiği değerlendirilmektedir.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararında; “Kişilerin ailevi ve sosyoekonomik sebepler gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” ifade edilmektedir.
20. Başvuruya konu olay kapsamında yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta engelli bireylerin iş hayatına adapte olabilmesi için pozitif düzenlemelere yer verilmiş ise de, somut olaya bakıldığında başvuranın mevcut durumu üzerinden özel bir değerlendirme yapmanın daha uygun olacağı düşünülmektedir. Nitekim yukarıda ayrıntılarına yer verilen düzenlemeler ile engelli bireylere pozitif ayrımcılık tanınarak nakillerine
/
ilişkin imkân sağlanırken aynı düzenlemeler doğrultusunda belirlenen kıstaslara (kurumun teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilat bünyesinde bahsi geçen memurun atanabileceği bir kadronun bulunması ve yer değişikliği talebinin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması) uygun olarak hareket edilmesi gerektiği açıktır. Bu kapsamda ilgili idarenin de başvuranın engellilik mazeretine dayalı olarak yer değişikliği talebinde bulunduğu 2019 yılı ve 2023 yılı olmak üzere iki başvurusunu da kabul edip yerine getirerek ilgili ulusal ve uluslararası düzenlemeler ile uyumlu hareket ettiği anlaşılmaktadır.
20.1. Mülga Devlet Personel Başkanlığının “Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin şartları ile bu şartları yerine getiren memurun başka gerekçelerle talebinin reddedilmesinin mümkün bulunmadığı (08/03/2016-1424)” hakkındaki görüşünde; yer değişikliği talebinin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması gerektiği, açıkça vurgulanmaktadır oysa başvuran, engellilik mazeretine dayalı olarak yapılan yer değişikliğinin yeni bir konuta taşınmış olmak ve ailevi mazeretler sebebiyle İlgili
İdaresinden iptal edilmesini talep etmektedir. Aynı şekilde adı geçenin Kurumumuza yaptığı başvurusunda da kendi talebine istinaden yapılan yer değişikliğinin engellilik durumunu nasıl ve ne şekilde etkilediğine ya da tarafına ne gibi zorluklar yaşattığına ilişkin bilgi belge sunmadığı tespit edilmiştir. Kaldı ki İlgili
İdaresince Bursa Tasfiye İşletme Müdürlüğünde ilgili unvana ait boş kadro bulunmaması nedeniyle, adı geçenin beyan ettiği sağlık durumu, yaşanılan deprem sonrasında sağlık kuruluşlarında azalma ve sağlık koşulları nedeniyle başvuranın daha iyi bir tedavi almasını sağlamak ve İdareler arasındaki dengenin korunması amacıyla Bursa Ticaret İl Müdürlüğüne atama yapıldığı ve bahse konu İdarelerin
Bursa ilinde neredeyse yan yana binalarda konuşlanmış olduğu, aralarında herhangi bir mesafe bulunmadığı, belirtilmektedir.
21. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın kendi talebiyle engellilik mazeretine dayalı olarak yapılan atamasının iptal edilerek yeni bir konuta taşınmış olmak ve ailevi mazeretler sebebiyle
Malatya Ticaret İl Müdürlüğüne nakil talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiş olup, başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.
23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve TİCARET BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/