|
ÖZET: Başvuru, engelli bireyin yaşlılık aylığı talebinin reddedilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 1986 yılında sigortalı olarak çalışmaya başlamış, 1999 yılında devlet memuru olarak göreve başlamış ve 2013 yılında emeklilik talebinde bulunmuştur. 2019 yılında geçirdiği kalp krizi sonrası %44 engelli raporu almış, ancak emeklilik talebi Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından, son sigortalılık statüsünün uygun olmaması gerekçesiyle reddedilmiştir.
SGK, başvuranın emeklilik şartlarını taşıdığına dair açıklamalarda bulunmuş, ancak son yedi yıl içinde en fazla 4/1-(c) statüsünde hizmeti olduğu için 4/1-(a) kapsamında aylık bağlanamayacağını belirtmiştir. Başvurunun değerlendirilmesi sırasında, başvuranın engellilik durumu ve sigortalılık süresi göz önünde bulundurulmuş, ancak başvuranın talep tarihinde 4/1-(c) statüsünde sigortalı olmaması nedeniyle talebi reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, bu durumun hakkaniyetle bağdaşmadığına ve başvuranın haklarının makul bir şekilde zorlaştırıldığına kanaat getirmiştir. Sonuç olarak, başvuranın engellilik durumu ve sigortalılık süresi dikkate alınarak, emekli aylığı bağlanmasına yönelik yeni bir işlem tesis edilmesi ve ilgili mevzuatın gözden geçirilmesi tavsiye edilmiştir. Bu öneriler, engellilerin sosyal güvenlik haklarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla yapılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/13565-S.21.21771
BAŞVURU NO : 2021/8603
KARAR TARİHİ : 22/09/2021
TAVSİYE KARARI
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi indiriminden faydalanan engelli başvuranın yaşlılık aylığı talebinin reddedilmesi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/04/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, sigortalılık başlangıç tarihinin 1/1/1986 olduğunu, 11/01/1999 yılında devlet memuru olarak görev yapmaya başladığını, 14 yıl 5 ay 15 gün hizmeti ve 18 ay askerlik borçlanması bulunmaktayken14/7/2013 tarihinde memuriyetten ayrıldığını ve yeniden sigortalı olarak çalışmaya başladığını, anılan tarihten bugüne yaklaşık 1130 gün sigortalı çalışması bulunduğunu, 30/12/2019 tarihinde geçirdiği kalp krizine bağlı olarak sonucu aort damarının yırtıldığını ve kalp kapakçığının değişmesi sonucu hakkında %44 oranında engelli raporu düzenlendiğini, artık çalışamadığı için emeklilik talebinde bulunduğunu ancak talebinin kabul edilmediğini belirterek emekli aylığının bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 14/7/2021 tarihli ve sayılı yazıda özetle;
2.1 5510 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında Kanunun yürürlük
tarihinden önce sigortalı olup Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılacağının belirtildiği, buna göre başvuranın 4/4/1986 tarihinde başlayan sigortalılığı ve vergi indirim raporuna istinaden 3600 prim ödeme gün sayısı ve 15 yıl sigortalılık süresi şartlarına tabi olduğu,
2.2. 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanunun, 5510 sayılı Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunacağı ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümlerin uygulanacağının belirlendiği, 2.3. 2829 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sosyal güvenlik kurumlarına tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanılmasına hak kazanıldığında birleştirileceğinin; 8 inci maddesinde ise birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi en fazla olan Kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağının, ancak, malullük, ölüm, yaş haddinden resen emekli olma ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde hizmet sürelerinin sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağının hüküm altına alındığı, 2.4.Buna göre, başvuranın son yedi yıl içinde Kanunun 4/1-(c) kapsamında geçen hizmetlerinin 4/1-(a)
kapsamında geçen hizmetlerinden fazla olduğu anlaşıldığından tarafına 2829 sayılı Kanunun 8. Maddesi gereği Kanunun 4/1-(a) kapsamında aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı, ancak eksik kalan 126 gün prim ödeme gün sayısını tamamlaması halinde ve müracaatı halinde emeklilik işleminin sonuçlandırılabileceği
Bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 3.2.“Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesi;
“…
Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır…” 4. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
…
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz…” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkında Kanunun “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, /
hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 7.1.“Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28 inci maddesinin beşinci fıkrası; “Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve
4320 gün,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar. Bunlar 94 üncü madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tâbi tutulabilirler.” 7.2.“Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrası; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga
2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki
hükümler uygulanır…” 7.3.“5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4 üncü maddesi; “…
Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
…
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az % 40 oranında engelli
olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında doğuştan engelli olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760, b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480, gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanır.
…” 7.4. “506 sayılı Kanunun malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici
10 uncu maddesinin ikinci fıkrası; “(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlük
tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.” 8. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun; 8.1.“Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlıklı mülga 60 ıncı maddesi; “Yaşlılık aylığından
yararlanma esas ve şartları aşağıda gösterilmiştir:
…
C)…
b) (Değişik:29/7/2003-4958/34 md.) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.
…” 8.2.Geçici 87 nci maddesi; “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b)
alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; a) 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.
b) 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 15 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3680 gün,
9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 16 yıl sigortalılık süresi
ve 3760 gün, /
c) 6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 16 yıl 4 ay sigortalılık süresi ve 3760 gün,
6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi
ve 3920 gün, d) 3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3840 gün,
3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 18 yıl sigortalılık süresi
ve 4080 gün, e) 3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3920 gün,
3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 19 yıl sigortalılık süresi ve 4240 gün,
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.” 9. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 9.1.“Emekli Aylığı Bağlanacak Haller” başlıklı mülga 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının j) bendi;
Göreve girişlerinde, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak alınmış ve raporda sakatlık oranı en az % 40 olanlardan fiili hizmeti 15 yıl olanların istekleri üzerine,”, 9.2. Ek Geçici 22 nci maddesi; “Sakat olup sakatlarla ilgili mevzuattan yararlanmaksızın ve 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesine göre tescili yapılmaksızın T.C. Emekli Sandığına tabi görevlere giren ve bedensel ve zihinsel yeteneklerindeki eksiklik nedeniyle çalışma güçlerini en az %
40 oranında yitirdiği sağlık kurulu raporu ile belgelenen ve 15 yıl ve daha fazla fiili hizmeti olanlar da
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 39 uncu maddesine, 13/11/1981 tarih ve 2559 sayılı Kanunla
eklenen (j) fıkrası hükmünden yararlanırlar.” 10. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Engellilik indirimi” başlıklı 31 inci maddesinin birinci fıkrası; “Çalışma gücünün asgarî % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî
% 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır…”, 11. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 11.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin j bendi; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri,” 11.2. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesi; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır.
Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır.
Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran özetle, engelliliği nedeniyle emekli aylığı bağlanması için aranan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını taşıdığı halde son sigortalılık statüsü gerekçe gösterilerek emekli aylığının bağlanmadığını belirterek emekli aylığının bağlanmasını talep etmektedir.
14. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; sigortalılara 2829 sayılı Kanun gereği son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi en fazla olan statü esas alınarak aylık bağlandığı, başvuranın son yedi yıl içerisinde en fazla 4/1-(c) kapsamında fiili hizmeti bulunduğundan tarafına 4/1-(a) kapsamında aylık bağlanamadığı ifade edilmiştir. Öte yandan idarece Kurumumuza gönderilen yazıda başvurana 4/1(c) kapsamında aylık bağlanıp bağlanamayacağına yönelik olarak herhangi bir değerlendirmeye gidilmemiş olmakla beraber, dosya içeriğindeki yazılarda talepte bulunduğu tarih itibarıyla 4/1-(c)
kapsamında görevli olmaması (açıkta olması) nedeniyle tarafına aylık bağlanamayacağının başvurana bildirildiği görülmüştür.
15. Bu çerçevede uyuşmazlığın, engelliliğine bağlı yaşlılık aylığı bağlanması yönünden prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi şartlarını taşıdığını ifade eden başvuranın aylık bağlanma şartlarına haiz olup olmadığı noktasında düğümlendiği görülmektedir.
16. Engellilere hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin düzenlemelerden doğduğu görülen somut uyuşmazlığın adil ve hakkaniyete uygun bir çözüme ulaşılabilmesi için, uygulamanın 2008 yılında sosyal güvenlik sisteminde reform yapan ve en temel gerekçelerinden biri norm ve standart birliğini sağlamak olarak belirlenen 5510 sayılı Kanun ve Kanunun yürürlük tarihi öncesi ve sonrası düzenlemeler dikkate alınarak etraflıca ele alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
5510 sayılı Kanun öncesi
17. 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesi engellilerin hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanabilmesine imkân tanıyan yasal düzenlemelerden 5434 sayılı Kanunun mülga 39 uncu maddesinde göreve girmeden önce en az % 40 engelli olanlara, ek geçici 22 nci maddesinde ise göreve girmeden önce engelli olmasına rağmen göreve engellilikle ilgili mevzuata dayanarak girmeyenlerden çalışma güçlerini en az % 40 oranında kaybedenlere 15 yıl fiili hizmetleri olması halinde aylık bağlanabileceği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere 5434 sayılı Kanunda yalnızca göreve girmeden önce engelli olanlara yönelik bir düzenlemeye gidilmiş, göreve girdikten sonra engelli hale gelenlere yönelik olarak hafifletilmiş şartlarla emekli aylığı bağlanmasına ilişkin bir düzenlemeye gidilmemiştir.
18. Diğer taraftan, 506 sayılı Kanunun mülga 60 ıncı ve geçici 87 nci maddeleriyle engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılara yaşları ne olursa olsun yalnızca engellilik oranlarına göre farklılaşan şartlarla yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiştir. Engellilik halinin ilk defa sigortalı olmadan önce ya da sonra ortaya çıkıp çıkmadığına yönelik herhangi bir ayrıma ise gidilmemiştir.
19. 1479 sayılı Kanunda esnaf ve bağımsız çalışanların engelli hale gelmeleri halinde hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığına hak kazanmalarına yönelik olarak herhangi bir düzenleme yer verilmemiştir.
5510 sayılı Kanun sonrası
20. 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü ile birlikte ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanlara, Kanunun 28 inci maddesinde sigortalılara yaş şartı aranmaksızın çalışma gücündeki kayıp oranlarına göre farklılaşan şartlarla yaşlılık aylığı bağlanabileceği belirlenmiştir. Anılan düzenleme ile ilk defa 5510 sayılı
Kanunun yürürlük tarihinden sonra sigortalı olanlara yönelik norm birliği sağlanmış, daha önce engellilik oranına bağlı olarak hafifletilmiş şartlarla emekli olma imkânı bulunmayan 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılar ile çalışmaya başladıktan engelli hale gelmeleri nedeniyle hafifletilmiş şartlarla emekli olma imkânı bulunmayan 4/1-(c) bendi kapsamındaki sigortalılara, çalışma güçlerindeki kayıp oranları esas alınarak hafifletilmiş şartlarla emekli olma imkânı sağlanmıştır.
21. Diğer yandan 5510 sayılı Kanunda 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara yönelik olarak geçiş hükümlerine de yer verilmiştir. Buna göre; 22. 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanunun, 5510 sayılı Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunacağı ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümlerin uygulanacağı belirlenmiştir.
23. 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde genel kural olarak ilgililere son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi en fazla olan Kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ancak malullük, ölüm, yaş haddinden resen emekli olma ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde hizmet sürelerinin sonuncusunun tabi olduğu kurumca aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.
24. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 /1- (c) bendi kapsamına alınanlar hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı, bunların aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerinin ayrıca dikkate alınacağı düzenlenmiştir.
25. Bununla birlikte geçici 4 üncü maddenin altıncı fıkrasında, çalışmaya başlamadan ya da doğuştan en az % 40 oranında engelli olanlardan aylık talep tarihinde 4/1- (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara en az 5400 prim ödeme gün sayısı olması kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanacağı, çalışmaya başladıktan sonra engelli olup Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranı % 50 ile % 59 arasında tespit edilen sigortalılara en az 5760, % 40 ile % 49 arasında tespit edilen sigortalılara 6480 prim ödeme gün sayıları olması kaydıyla aylık bağlanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde iştirakçi olup sonradan engelli hale gelen 4/1-(c) bendi kapsamındaki sigortalılara aylık talep tarihinde 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olmaları şartıyla Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen çalışma gücü kayıp oranları esas alınarak aylık bağlanmaktadır.
26. Sonuçta, engellilik nedeniyle hafifletilmiş şartlarla emekliliğe ilişkin 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce de bir takım düzenlemelerin bulunduğu anlaşılmakla birlikte, 5510 sayılı
Kanunun yürürlüğü girmesiyle beraber 506 sayılı Kanun’daki görece daha hafif şartlar taşıyan hükümlerin geçiş hükümlerine konu olmak suretiyle korunduğu, 1479 sayılı Kanunda yer verilmemesi nedeniyle anılan haktan faydalanamayan 4/1-(b) sigortalıların hakkın kapsamına alındığı, 5434 sayılı Kanun’daki göreve girmeden önce engelli olunmasına ya da rapor alınmış olmasına istinaden sağlanan hafifletilmiş şartlarla
emekli olma hakkının, göreve girdikten sonra engelli durumuna düşenleri de kapsayacak şekilde Kanunun geçici 4 üncü maddesi ile genişletildiği, ancak bu haktan faydalanabilmek için aylık talep tarihinde 4/1-(c)
kapsamında sigortalı olma (görevde olma) şartının arandığı, geçici 4 üncü madde kapsamı dışındaki sigortalılık statüleri için ise ilk defa hangi kanun kapsamında sigortalı olunduğuna bakılmaksızın aylık talep tarihinde sigortalı olma şartının aranmadığı anlaşılmaktadır.
27. Somut olayda, birden fazla statüde hizmeti bulunan başvurana aylık bağlanacak statünün 5510 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca 2829 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde belirlendiği, başvuranın son yedi yıllık fiili hizmet süresi (2520 gün) içinde 1390 gün 4/1-(c) kapsamında 1130 gün 4/1-(a)
kapsamında hizmeti bulunduğu, başvuranın 4/1-(c) kapsamındaki yaşlılık aylığı talebinin 5510 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesine atıfla hâlihazırda 4/1-(c) statüsünde sigortalı olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, 4/1-(a) kapsamındaki yaşlılık aylığı talebinin ise 2829 sayılı Kanuna atıfla son yedi yıl içindeki fiili hizmet süresinin çoğunluğunun 4/1-(c) kapsamında geçtiği gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir. 2829 sayılı Kanun uyarınca son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde en fazla hizmetinin bulunduğu esas alınarak değerlendirilmesi gerektiği, 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olan engellilere diğer şartları da taşımaları kaydıyla aylık bağlanacağı açıktır. Bu durumda 20/6/2013 tarihinde kamu görevinden ayrılan ve 10/2/2021 tarihinde açıktayken engelliliği nedeniyle tarafına aylık bağlanması talebinde bulunan başvuranın geçici 4 üncü maddede sayılan aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olma şartını taşımadığı görülmektedir.
28. Anayasanın “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde devlete, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almak yönünde görev yüklenmiş, “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtildikten sonra çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı, “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikler gözeterek malî kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getirileceği ifade edilmiştir. Bu çerçevede engellilerin, sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler kapsamında yer aldığı, bunlara yönelik bir takım koruyucu ve destekleyici tedbirleri almanın devletin görevleri arasında yer aldığı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Sosyal güvenlik kanunlarının da anılan hükümler çerçevesinde düzenlemeler içerdiği bilinmektedir.
29. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunda doğrudan ve dolaylı olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaklanmış eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirlerin alınacağı öngörülmüştür. Makul düzenleme, engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirler olarak tanımlanmıştır. Buna göre, engellilerin konu olduğu her türlü iş, işlem ve eyleminde eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve yukarıdaki esaslar çerçevesinde gerekli olduğu değerlendiriliyorsa bu yönde makul düzenlemeler aracılığıyla her türlü değişikliği yapmak ve tedbiri almak idarenin sorumluluğudur. Buna göre, gerek 5510 sayılı Kanunda gerekse diğer Kanunlarda engelliliği nedeniyle çalışma gücünü kaybeden sigortalılara hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanmasına imkân veren düzenlemelerin yukarıda belirlenen Anayasal ve yasal çerçevede içerisinde yer aldığının kabulü gerekmektedir. Nitekim aynı temelde 2/3/2021 tarihinde kamuoyuna açıklanan ve 30/4/2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle uygulamaya alınan 2021-2023 dönemi İnsan Hakları Eylem Planında engelli haklarının devletin pozitif ayrımcılık yapmasını ve özel politikalar geliştirmesini gerektirdiği belirtilmek suretiyle kırılgan kesimlerin
korunması ve toplumsal refahın güçlendirilmesi planın amaçları arasında sayılmış, engelli ve yaşlıların kamu hizmetlerine erişimlerinin kolaylaştırılması bir hedef olarak tanımlanmış ve bunun uzantısı olarak engellilerin kendilerine haklardan faydalanabilmeleri için gerekli olan sağlık raporlarında engellilik hali ve oranına ilişkin kriterlerde standart sağlanması, çoklu değerlendirme uygulamasının gözden geçirilmek suretiyle engelli vatandaşların mağduriyetleri giderilmesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sorumlu kurum olarak belirlendiği faaliyet olarak yer almıştır.
30. Somut başvuruya da konu Kanunun geçici 4 üncü maddesindeki aylık talep tarihinde 4/1-(c)
kapsamında sigortalı olma şartı, 4/1-(c) kapsamındaki görevinden ayrıldıktan sonra engelli duruma düşen bireylerin ne kadar hizmetleri olursa olsun en erken üç buçuk yıllık fiili çalışma (1260 gün) sonrasında anılan hakka ulaşabilmelerine imkân vermektedir. Bu uygulamanın engellilerin anılan hakka ulaşımını makul olmayan ve ölçüsüz bir şekilde zorlaştırdığı kabul edilmelidir.
31. Somut olayda başvuranın 35 yılı aşan sigortalılık süresi ve 7149 prim ödeme gün sayısı bulunduğu, %44 oranındaki engel oranına bağlı olarak 4/1/2021 tarihinden geçerli olmak üzere 3.derece vergi indiriminden yararlandığı görülmektedir. Anılan engellilik oranı ve sigorta başlangıç tarihi esas alındığında, engelliliğine bağlı olarak 4/1-(a) kapsamında emekli aylığı bağlanması yönünden aranan 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı şartlarının yerine geldiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus idare tarafından da belirtilmiştir. Diğer taraftan aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmadığı gerekçesiyle aylık talebi reddedilen başvuran hakkında, tabi olduğu emeklilik şartlarının belirlenmesi amacıyla çalışma gücü kayıp oranının tespitine yönelik olarak herhangi bir değerlendirmeye gidilmemiştir. Çalışma gücü kayıp oranına ilişkin herhangi bir tespit yapılmamış olması nedeniyle başvuranın 4/1-(c) kapsamında aranan hafifletilmiş emeklilik şartlarına tabi olup olmadığına yönelik doğrudan bir sonuca ulaşmak mümkün değildir. Ancak 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinde engelliliğe bağlı olarak hafifletilmiş şartlarla emeklilik için aranan en düşük şartın %40 ila %49 oranında çalışma gücü kaybı ve 6480 prim ödeme gün sayısı olduğu göz önüne alındığında, çalışma gücü kayıp oranının tespitine yönelik bir değerlendirmeye gidilmesi ve neticesinde anılan oranın %40 ila %49 olduğunun tespiti halinde, başvuranın talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olma şartı hariç maddede sayılı diğer şartları taşıyor olduğunun kabulü gerekmektedir.
32. Diğer taraftan ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanlardan birden fazla statüde hizmeti geçenlere aylık bağlanırken hangi statünün esas alınacağı Kanunun 53 üncü maddesinde belirlenmiştir. 53 üncü madde ile 2829 sayılı Kanunun aylığı bağlayacak kurumun belirlendiği 8 inci maddesine koşut şekilde, yaşlılık aylığı bağlanması taleplerinde en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık halinin esas alınacağı ancak hizmet sürelerinin eşit olması, malullük, ölüm, yaş haddinden resen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık halinin kanunla değiştirilmesi durumlarında ise son sigortalılık halinin esas alınacağı belirlenmiştir. Kanunun 28 inci maddesi uyarınca engelliliği nedeniyle hafifletilmiş şartlarla aylık bağlanan sigortalılar için aylık bağlanması şartları yönünden statülere bağlı herhangi bir ayrıma gidilmediğinden 53 üncü maddenin 28 inci madde kapsamına giren engelliler yönünden uygulama alanı bulunmamaktadır.
33. Öte yandan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 60 ıncı maddesinde ölüm aylığı yönünden
Kanunun 53 üncü maddesinden daha geniş bir değerlendirmeye gidildiği, uygulamanın sigortalılar lehine genişletildiği görülmektedir. Yönetmelik maddesiyle birden fazla statüye tabi olarak çalışmış olan sigortalıların hak sahiplerine öncelikle sigortalının en son tabi olduğu sigortalılık hâli esas alınarak bağlanacağı ancak son sigortalılık hâline göre ölüm aylığı bağlanamaması durumunda diğer sigortalılık hâllerindeki hizmetlerine göre ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, aylığa hak kazanılan sigortalılık hâli esas alınarak aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.
34. Nitekim içinde bulunduğu statülerden birinden aylık bağlanabileceği halde hizmet birleştirme uygulaması neticesinde tespit edilen statüsündeki şartları taşımadığı gerekçesiyle aylık bağlama işlemi yapılmayan sigortalılar ve hak sahipleri ile idare arasındaki uyuşmazlıklar yargıya da yansımıştır. Yargıtay
Onuncu Hukuk Dairesinin E:2019/518, K:2020/255 sayılı kararında “Ölüm aylığının tahsisinde, birden fazla sigorta koluna tabi olarak çalışmış olanların hak sahiplerinin aylıkları, sigortalının en son tabi olduğu sigortalılık hâli esas alınarak bağlanır. 5510 sayılı Kanunun 32. maddesinde, ölüm aylığı tahsisinde sigorta kollarına göre farklı prim gün sayıları belirlenmesi nedeniyle son sigortalılık kolundan ölüm aylığı bağlanamadığı durumlarda ölüm aylığına hak kazanılan sigorta kolu esas alınarak aylık bağlanması gerekir. Başka deyişle, sigortalı birden fazla sigorta koluna tabi olarak çalışmışsa önce hizmetlerinin geçtiği son sigorta kolundan, bu mümkün olmazsa diğer sigortalılık halleri esas alınarak aylık bağlanacaktır.” Denilmek suretiyle son bulunduğu 4/1-(b) statüsünden ölüm aylığı bağlanması için yeterli hizmeti bulunmadığı halde daha önce bulunduğu 4/1-(a) statüsünden aylık bağlanması için yeterli hizmeti bulunan sigortalının hak sahiplerine aylık bağlanması gerektiği ifade edilmiş, böylece Sosyal
Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ile genişletilen çerçeve, haklarında 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalılar ve hak sahipleri yönünden de geçerli kabul edilmiştir.
35. Yukarıda yer verilen çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın aylık bağlanma talebinin 4/1-(a) statüsü yönünden son yedi yıllık fiili hizmeti içinde 4/1-(c)
hizmeti daha fazla olduğu gerekçesiyle, 4/1-(c) statüsü yönünden talep tarihinde anılan statüde sigortalı olmaması gerekçesiyle reddedilmesi işlemlerinin mevzuat hükümlerine aykırı olmadığı ancak başvuranın
35 yılı aşan sigortalılık süresi, 7149 prim ödeme gün sayısı ve 3.derece vergi indiriminden yararlandığı
%44 çalışma gücü kayıp oranı ile hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanması için mevzuatta sigortalılık süresine ve prim ödeme gün sayısına ilişkin aranan şartları her iki statü yönünden taşıdığı anlaşıldığından, salt statüsünün belirlenmesinden kaynaklı nedenlerle başvuranın talebinin reddedilmesinin, anayasanın 10 uncu ve 61 inci maddeleri, 5378 sayılı Kanun, sosyal güvenlik mevzuatında engellilere hafifletilmiş şartlarla aylık bağlanmasına ilişkin gelişen süreç ve başvuranın somut durumu bağlamında engelliler için öngörülen pozitif düzenlemelerin lafzına, amacına ve ruhuna uygun olmayıp başvuranın anılan hakka ulaşmasını başvuran aleyhine makul olmayan ve ölçüsüz bir şekilde zorlaştırdığı dolayısıyla hakkaniyetle bağdaşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
36. Nitekim benzer nitelikte bir başvuru üzerine Kurumuzca daha önce verilen 26/3/2018 tarihli 2017/11786 Başvuru No ve 53878609-101.07.04-E.5308 sayılı Tavsiye Kararında da yukarıda yer verilen hususlara vurgu yapılmak suretiyle, uyuşmazlığa konu mevzuatın hakkaniyete uygun şekilde yeniden düzenlenmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulmuştur.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 37. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
38. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun KABULÜNE, – Başvuranın engelliliği nedeniyle faydalandığı vergi indirim derecesine esas çalışma gücü kayıp oranı dikkate alınarak, hakkında emekli aylığı bağlanmasına imkân sağlayacak yeni bir işlemin tesis edilmesi, – Engelli duruma düşüp çalışma gücünü kaybedenler hakkında 5510 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde sigortalılık süresi ve prim ödenmiş gün sayısı yönünden sağlanan norm ve standart birliği ve 5378 sayılı
Kanunda yer bulan makul düzenleme ilkesi göz önüne alınarak, Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki sigortalıların aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olma koşullarına ilişkin, hakkaniyete uygun mevzuat değişikliğine gidilmesine yönelik gerekli çalışmaların başlatılması hususlarında SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Mevzuat değişikliğine ilişkin çalışmalarda değerlendirilmek üzere kararın bir örneğinin ÇALIŞMA VE
SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE, bilgileri için TÜRKİYE BÜYÜK
MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA SUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal
Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TEBLİĞİNE;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi