|
ÖZET: Başvuran, Fırat Üniversitesi Nöroloji Polikliniği’nde konulan epilepsi teşhisinin hatalı olduğunu iddia ederek, bu tanının sistemden silinmesini talep etmiştir. Malatya İnönü Üniversitesi’nde yapılan EEG testleri sonucunda epilepsi teşhisi konulmadığı belirtilmiş, ancak Fırat Üniversitesi’nden alınan görüşte tanının doğru olduğu ifade edilmiştir. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü, başvuranı Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’ne yönlendirmiş, burada yapılan testler sonucunda karar verilemediği belirtilmiştir.
Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden görüş talep etmiş ve Fırat Üniversitesi Hastanesi’nin tanısının doğru olduğuna dair karar alındığını bildirmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın tanısının sehven konulduğuna dair bir kanıt bulunmadığını, dolayısıyla tanının silinmesi talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu değerlendirmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
Müdürlüğünce Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, Nöroloji Uzmanı Dr.
. . tarafından hiçbir tetkik yapılmadan sağlık kuruluna alındığını ve kurul doktorlarının huzurunda durumunu izah etmesine rağmen “sistemdeki teşhis kaydını silme merci değiliz, epilepsiysen epilepsisin, sen gidebilirsin” denildiğini, Elazığ İl Sağlık Müdürlüğünce Fırat
Üniversitesine görüş sorulacağının söylendiğini, zaten Fırat Üniversitesi Hastanesince mağdur edildiği için bu durumun hatalı olduğunu belirterek Fırat Üniversitesi Hastanesinde Prof. Dr.
. . tarafından tedavi edilmediği halde asistanı tarafından onun imzasıyla sisteme girilen epilepsi teşhisinin silinmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun şikayet konusu ile ilgili olarak 14/04/2020 tarih ve – sayılı bilgi ve belge talebi yazısına Elazığ Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 28/04/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. Başvuranın 10/07/2019 tarihli dilekçesi ile sehven epilepsi tanısı konulduğunu ve bu tanının silinmesi için Müdürlüğe başvurduğu, 2.2. Bakanlık Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Hatalı Tanı
Girişlerinde Uygulanacak İş ve İşlemler (METODOLOJİ)’ in (b) bendine göre ilgili kişinin illerinde rapor vermeye yetkili ikinci hastane olan Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine yönlendirildiği, hastanenin, “mevcut bulgularla karar veremediğinden hastanın ileri bir merkez tarafından değerlendirmesini uygun görmüştür.” beyanında bulunduğu, 2.3. Verilen karar doğrultusunda başvuranın Malatya İl Sağlık Müdürlüğü aracılığıyla
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirildiği, ilgili kurumun, hastanın tanı ve tedavisi sehven epilepsi olarak değerlendirilmesi veya geçmişe yönelik epilepsi olduğu açısından Fırat Üniversitesi Hastanesinden görüş istenmesinin uygun olacağını belirttiği, 2.4. Fırat Üniversitesi Hastanesi ile gerekli yazışma yapılarak ’a ait tüm tıbbi bilgi ve belgelerin istendiği, düzenlenmiş olan Nöroloji Anabilim Dalı Kurul Kararı’nın gönderildiği ve söz konusu kurul kararında, “hastaya konulan Epilepsi hastalığı tanısında herhangi bir yanlışlık olmadığı” nın ifade edildiği, 2.5. Mevcut tıbbi bilgi, belge ve kurul kararına istinaden tanının silinmesi için Bakanlığa gönderme adına herhangi bir işlem tesis edilmediği ve gerekli bilgilendirmenin başvurana yapıldığı, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” , 3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin ilgili fıkraları; “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
(…) Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” 3.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesi; “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 3.4. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinin ilgili fıkraları; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununu; “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13 üncü maddesi; “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”, 6. 07/04/2016 tarihli 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun; 6.1. “Kişisel verilen silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi” başlıklı 7 nci maddesi; “(1) Bu Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.
(2) Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesine ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.
(3) Kişisel verilerin silinmesine, yok edilmesine veya anonim hale getirilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”, 6.2. “Veri sorumlusuna başvuru” başlıklı 13 üncü maddesi; (1) İlgili kişi, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili taleplerini yazılı olarak veya Kurulun belirleyeceği diğer yöntemlerle veri sorumlusuna iletir.
(2) Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırır. Ancak, işlemin ayrıca bir maliyeti gerektirmesi halinde, Kurulca belirlenen tarifedeki ücret alınabilir.
(3) Veri sorumlusu talebi kabul eder veya gerekçesini açıklayarak reddeder ve cevabını ilgili kişiye yazılı olarak veya elektronik ortamda bildirir. Başvuruda yer alan talebin kabul edilmesi halinde veri sorumlusunca gereği yerine getirilir. Başvurunun veri sorumlusunun hatasından kaynaklanması halinde alınan ücret ilgiliye iade edilir.
7. 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında
Yönetmeliğin; 7.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesi; “… İlgili kullanıcı: Verilerin teknik olarak depolanması, korunması ve yedeklenmesinden sorumlu olan kişi ya da birim hariç olmak üzere veri sorumlusu organizasyonu içerisinde veya veri sorumlusundan aldığı yetki ve talimat doğrultusunda kişisel verileri işleyen kişileri,”, 7.2. “Kişisel Verilerin Silinmesi” başlıklı 8 inci maddesi; “ (1)Kişisel verilerin silinmesi, kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için hiçbir şekilde erişilemez ve tekrar kullanılamaz hale getirilmesi işlemidir.
(2) Veri sorumlusu, silinen kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için erişilemez ve tekrar kullanılamaz olması için gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür.”, 7.3. “Kişisel verileri ilgili kişinin talep etmesi halinde silme ve yok etme süreleri” başlıklı
12 nci maddesi; “(1) İlgili kişi, Kanunun 11 inci ve 13 üncü maddelerine istinaden veri
sorumlusuna başvurarak kendisine ait kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini talep ettiğinde; a) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmışsa; veri sorumlusu talebe konu kişisel verileri siler, yok eder veya anonim hale getirir. Veri sorumlusu, ilgili kişinin talebini en geç otuz gün içinde sonuçlandırır ve ilgili kişiye bilgi verir.
b) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmış ve talebe konu olan kişisel veriler üçüncü kişilere aktarılmışsa veri sorumlusu bu durumu üçüncü kişiye bildirir; üçüncü kişi nezdinde bu Yönetmelik kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasını temin eder.
c) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmamışsa, bu talep veri sorumlusunca
Kanunun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekçesi açıklanarak reddedilebilir ve ret cevabı ilgili kişiye en geç otuz gün içinde yazılı olarak ya da elektronik ortamda bildirilir.” 8. 21/06/2019 tarihli ve 30808 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan Kişisel Sağlık
Verileri Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesi; “…k) Kişisel verilerin imha edilmesi: Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesini,” 8.2. “Genel ilke ve esaslar” başlıklı 5 inci maddesi; “(1) Kişisel verilerin işlenmesinde
Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan genel ilkeler başta olmak üzere, Kanunda yer alan bütün esaslara riayet edilir.
(2) Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur. Bu sistem, e-Devlet uygulamalarına uygun olarak elektronik ortamda da oluşturulabilir. Bu amaçla Bakanlık tarafından, bağlı ve ilgili kuruluşları da kapsayacak şekilde ülke çapında bilişim sistemleri kurulabilir.
(3) Hiç kimse, sağlık hizmeti sunumu için gerekli olan durumlar haricinde geçmiş sağlık verilerinin dökümünü sunmaya veya göstermeye zorlanamaz.
(4) Sağlık hizmeti sunucuları tarafından; banko, gişe ve masa gibi bölümlerde yetkisi olmayan kişilerin yer almasını önleyecek ve aynı anda yakın konumda hizmet alanların birbirlerine ait kişisel verileri duymalarını, görmelerini, öğrenmelerini veya ele geçirmelerini engelleyecek nitelikte gerekli fiziki, teknik ve idari tedbirler alınır.
(5) Sağlık hizmeti sunucuları, tahlil ve tetkik sonuçları gibi hastaya ait kişisel sağlık verilerini içeren basılı materyal üzerinde gerekli kısmî kimliksizleştirme veya maskeleme tedbirlerini uygular ve söz konusu materyalin yetkisiz kişilerin eline geçmesi hâlinde kime ait olduğunun tespit edilmesini zorlaştıracak diğer tedbirleri alır.
(6) Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili olarak Kanunun 11 inci maddesinde yer alan hakları kullanabilir.
(7) Veri sorumlusuna başvuruda, Kanunun 13 üncü maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 10/3/2018tarihli ve 30356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ hükümlerine riayet edilir.
(8) Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesinde, Kanunun 10 uncu maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 10/3/2018 tarihli ve 30356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerine riayet edilir.” 8.3. “Kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesi” başlıklı 13 üncü maddesi; “(1) İlgili kişi, kendisi hakkında sehven oluşturulan sağlık verilerinin düzeltilmesi hususunda sağlık verisinin oluşturulduğu sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu il sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğü, ilgili sağlık hizmeti sunucusunda yapacağı araştırma neticesinde sağlık verisinin sehven oluşturulduğu bilgisine ulaşırsa resmi yazı ile Genel Müdürlüğe başvurur ve sehven oluşturulan sağlık verisinin düzeltilmesini ister.
(2) Genel Müdürlük tarafından tesis edilecek işlem, sağlık hizmeti sunucusunun kendi veri tabanında da gerçekleştirilir.
(3) Genel Müdürlük, sağlık hizmeti sunucuları tarafından oluşturulan sağlık verilerinin kendileri tarafından düzeltilebileceği tarihi belirler ve bu tarihi ihtiyaca göre günceller. Genel
Müdürlükçe belirlenen bu tarihten sonra oluşturulan sağlık verileri ilgili sağlık hizmeti sunucusu tarafından; bu tarihten önce oluşturulan sağlık verileri ise ilgili il sağlık müdürlüğünün talebi üzerine Genel Müdürlükçe düzeltilir.” 8.4. “Kişisel sağlık verilerini imha edilmesi” başlıklı 14 üncü maddesi; “(1) Kişisel verilerin imha edilmesinde, Kanunun 7 nci maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok
Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine riayet edilir.”
Hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle, Fırat Üniversitesi Nöroloji Polikliniğinde yapılan EEG testi sonucunda epilepsi teşhisi konularak 15/04/2019 tarihli raporun verildiğini, konulan epilepsi teşhisinin doğru olup olmadığını araştırdığını, teşhisten emin olmak için Malatya İnönü
Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Nöroloji Polikliniğine başvurduğunu, farklı tarihlerde üç defa Malatya’ya gittiğini ve bu hastanede yapılan yarım saat, 3 saat ve 7 saatlik video EEG testleri sonucunda tarafına epilepsi teşhisi konulmadığını, Fırat Üniversitesi Nöroloji
Polikliniğine tekrar başvurarak konulan teşhisin hatalı olduğunu ileride bir mağduriyet yaşamamak için sistem üzerinden teşhisin silinmesi talebinde bulunduğunu, ancak tarafına verilen cevabi yazıda kanaatlerince yapılan teşhisin doğru olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine Elazığ İl Sağlık Müdürlüğüne başvurduğunu, Müdürlük tarafından hakem heyet hastanesi olarak Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine sevk edildiğini ve bu hastanede yarım saatlik EEG testi ve Beyin MR çekimi neticesinde rapor sonuçlarının temiz çıktığını, mevcut bulgularla karar verilemediğinden başka hastaneye sevkin yapılması hususunun İl Sağlık
Müdürlüğüne yazı ile bildirildiğini, Elazığ İl Sağlık Müdürlüğünce Malatya Eğitim ve
Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, Elazığ İl Sağlık Müdürlüğünce Fırat Üniversitesine görüş sorulacağının söylendiğini, bunun doğru bir uygulama olmadığını belirterek sisteme girilen epilepsi teşhisinin silinmesini talep etmiştir.
11. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından özetle, Bakanlık Sağlık Bilgi Sistemleri Genel
Müdürlüğü tarafından yayımlanan Hatalı Tanı Girişlerinde Uygulanacak İş ve İşlemler (METODOLOJİ)’ in (b) bendine göre ilgili kişinin illerinde rapor vermeye yetkili ikinci hastane olan Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine yönlendirildiği, hastanenin, “mevcut bulgularla karar veremediğinden hastanın ileri bir merkez tarafından değerlendirmesini uygun görmüştür.” beyanında bulunduğu, verilen karar doğrultusunda başvuranın Malatya İl Sağlık
Müdürlüğü aracılığıyla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirildiği, ilgili kurumun, hastanın tanı ve tedavisi sehven epilepsi olarak değerlendirilmesi veya geçmişe yönelik epilepsi olduğu açısından Fırat Üniversitesi Hastanesinden görüş istenmesinin uygun olacağını belirttiği, Fırat Üniversitesi Hastanesi ile gerekli yazışma yapılarak başvurana ait tüm tıbbi bilgi ve belgelerin istendiği, düzenlenmiş olan Nöroloji Anabilim Dalı Kurul Kararı’nın gönderildiği ve söz konusu kurul kararında, “hastaya konulan Epilepsi hastalığı tanısında herhangi bir yanlışlık olmadığı” nın ifade edildiği, hususları bildirilmiştir.
12. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü Hatalı Tanı Girişlerinde
Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji) başlıklı yazısında hatalı tanı girişlerinde uygulanacak usul belirlenmiştir. Buna göre; 12.1. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmış tanı girişleri söz konusu ise Bakanlık E-Nabız
Birimince işlem tesis edilebilmesi için; tanı girişini yapan hekimin tanının hatalı kaydedildiğini bildiren yazısı ve/veya tanı girişinin yapıldığı sağlık tesisinin başhekim onaylı resmi yazısı ve/veya hatalı kaydedildiği belirtilen tanının silinmesine ilişkin İl Sağlık Müdürlüğü ya da ilgili
Genel Müdürlüğün uygunluk yazısının Genel Müdürlüğe iletilmesi gerekmektedir.
12.2. Mevcut durumda sehven hatalı kaydedildiği belirlenmemiş tanı girişleri için
Bakanlık E-Nabız Birimince işlem tesis edilebilmesi için; 12.2.1. İlk olarak hatalı tanıyı koyduğu iddia edilen sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu İl Sağlık Müdürlüğüne müracaat edilmesi gerekmektedir. Başvuruyu kabul eden İl
Sağlık Müdürlüğü, bünyesinde kuracağı bir komisyon veya görevlendireceği hekim vasıtası ile hatalı kaydedildiği iddia edilen tanı girişi ile ilgili araştırma yapacaktır. Araştırma neticesinde hastanın muayenesini gerçekleştirecek olan hekim, ilgili tanının ilgili kişide bulunup bulunmadığına dair nihai kararı verecektir. Raporda ilgili tanının kişide bulunup bulunmadığı net bir şekilde ifade edilmelidir.
12.2.2. Diğer yöntem; vatandaşın, hatalı kaydedildiğini iddia ettiği tanının kendisinde bulunmadığına dair eğitim ve araştırma hastanesinden heyet raporu alınmasını takiben, sağlık tesisinin bağlı bulunduğu İl Sağlık Müdürlüğüne başvuru yapacaktır.
13. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı girişleri için her iki durumda da belirtilen yöntemler çerçevesinde başvuru yapıldıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tanı silinmesi için uygunluk verilmesi durumunda İl Sağlık Müdürü ya da İl Sağlık Müdürünün görevlendirdiği bir kişi tarafından onaylanmış resmi yazının Genel Müdürlüğe iletilmesi ile birlikte işlem tesis edilebilecektir.
14. Kişisel Verileri Koruma Kurumu İnceleme Dairesi Başkanlığı tarafından
Kurumumuza Geçmiş Sağlık Verilerinin Silinmesi Konulu 10/04/2020 tarih ve sayılı yazısında Kişisel Verileri Koruma Kurumu geçmişe yönelik olarak sağlık verilerinin silinmesi hususunda 06/02/2020 tarih ve sayılı Kişisel Verileri
Koruma Kurulu Kararında; “Geçmiş sağlık verilerinin düzeltilmesi/silinmesine dair muhtelif başvuruların incelenmesi neticesinde; İlgili kişilerin kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesi hususunda, Kişisel Sağlık Verileri Hakkında
Yönetmeliğin 13 üncü maddesi kapsamında ilgili il sağlık müdürlüklerine başvuruda bulunmaları ve il sağlık müdürlükleri tarafından başvurularına olumsuz cevap verilmesi halinde; kişisel sağlık verilerinin işlenme şartlarının “kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi” şartının ortadan kalkmaması sebebiyle kaydedilen sağlık verilerinin bu amaca hizmet ettiği dikkate alındığında bu verilerin Sağlık Bakanlığı tarafından Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında işlenmesi ve söz konusu işleme şartlarının ortadan kalkmaması nedeniyle Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına, İlgili kişilerin kişisel sağlık verilerinin silinmesine ilişkin talepleri hususunda kişisel sağlık verilerinin işlenme şartlarından “kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi” şartlarının ortadan kalkmaması sebebiyle kaydedilen sağlık verilerinin bu amaca hizmet ettiği dikkate alındığında bu verilerin Sağlık Bakanlığı tarafından Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında işlenmesi ve söz konusu işleme şartlarının ortadan kalkmaması nedeniyle Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına, Karar verilmiştir.” açıklamalarının yer aldığı ve bu çerçevede Kişisel Verileri Koruma
Kurumu’nun geçmiş sağlık verilerinin silinmesi hakkında, il sağlık müdürlükleri tarafından başvurularına olumsuz cevap verilmesi durumunda Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığı sonucuna vardığı anlaşılmıştır.
15. Başvuranın 10/07/2019 tarihli Elazığ Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne hitaben yazılmış dilekçesi ile İl Müdürlüğünün Hatalı Tanı Girişlerinde Uygulanacak İş ve İşlemlerin 2 nci maddesi (b) bendi uyarınca işlemlere başlandığı ve başvuranın öncelikle Elazığ ilinde bulunan
Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine yönlendirildiği görülmüştür.
16. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi tarafından Elazığ İl Sağlık Müdürlüğüne 02/08/2019 tarih ve sayılı üst yazı ile gönderilen 24/07/2019 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda, “Mevcut bulgularla karar verilememiştir. Hastanın ileri bir merkez tarafından değerlendirilmesi uygundur.” beyanında bulunulduğu anlaşılmıştır.
17. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 07/08/2019 tarih ve sayılı yazı ile başvuranın durumu açıklanarak Malatya İl Sağlık Müdürlüğünden, Malatya İli Eğitim ve
Araştırma Hastanesinde başvuranın yeniden muayene ve tetkikleri yapılarak bir Sağlık Kurulu
Raporu hazırlanması talep edilmiştir. Bunun üzerine 27/08/2019 tarih ve sayılı Malatya
İl Sağlık Müdürlüğünce Elazığ İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilen üst yazı ekinde yer alan 21/08/2019 tarihli Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunun karar çekilen yarım saatlik, 3 saatlik ve 7 saatlik EEG monitorizasyonunun normal olduğunun saptandığı, 19.5. Gönderilen belgelerde ilaveten başvuranın Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine farklı tarihlerde başvurduğu sırada yapılan diğer tetkiklerinde; başvuranın 5 farklı tarihte yapılan kan tahlillerinin (27/07/2016, 12/01/2019, 12/04/2019, 16/04/2019, 08/10/2020)
normal sınırlarda olduğunun görüldüğü, 2 ayrı tarihte yapılan MR ve Ekokardiyografik (EKO)
incelemelerinin normal saptanmış olduğu, 19.6. Dosyada bulunan belgelerin tümüyle incelenmesinde başvuranın iddialarıyla ilgili varılan kanaat ve sonuçlarda; 19.6.1. Başvuranın dilekçesinde eksik bilgi verdiğinin görüldüğü, başvurana ait ve dosyada yer alan Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi ve İnönü Üniversitesi Nöroloji Polikliniği kayıtları incelendiğinde toplamda 5 defa bayılma atakları geçirdiğinin görüldüğü, 19.6.2. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Nöroloji Poliklinik kayıtlarında hastanın
“epilepsi” olmadığına dair herhangi bir kanaat bildirir ifade bulunmadığı, “epilepsi teşhisi konulmadı” iddiasının tamamen başvuranın kendi kişisel beyanına dayandığı, 19.6.3. Başvuranın 5 defa şuur kaybı olduğu, gözlerini sabit bir yere dikme, kollarda/bacaklarda kasılma, gündüz saatlerinde görülen myoklonik atımlarla uyumlu olabilecek irkilmelerin olması ayrıca bu bayılma ataklarında görülen bulguların annenin tanıklığına dayanan dolayısıyla güvenilir bilgiler olması nedeniyle klinik olarak kişinin geçirmiş olduğu bayılmalarının epileptik nöbetler olabileceği kanaatine varıldığı, 19.6.4. Epilepsinin tanı veya ayırıcı tanısında kullanılan EEG’nin bu konuda değerli bilgiler sağlayan bir inceleme yöntemi olduğu, başvuranın özellikle EEG’lerinin normal olmasına dayanarak epilepsi hastası olmadığını ifade ettiği ancak epilepsi tanısının klinik olarak konulduğu, EEG çekimlerinin normal olmasının hastalık olmadığını göstermeyeceği ve ayrıca
Fırat Üniversitesinde çekilen bir EEG’sinde epileptik anormallikten bahsedildiği, 19.6.5. Bayılma şikayetinin epilepsi nöbetleri dışında bazı sistemik/metabolik hastalıklar, kalple ilgili hastalıklarda ve bazen psikojen kökenli görülebildiği, 19.6.6. Başvuranın epilepsi dışında bayılmaya neden olabilecek beyin ile ilgili herhangi bir hastalığının bulunmadığının beyin MR sonuçlarından anlaşıldığı, 19.6.7. Sistemik/metabolik hastalıkların değerlendirilmesi için farklı tarihlerde kan tetkikleri yapıldığı, bu tetkiklerde kan şekerinin normal olduğu, karaciğer, böbrek fonksiyonları ve elektrolitleri normal bulunduğu, başvuranın kan sayımında herhangi bir patoloji saptanmadığı, 19.6.8. Sonuç olarak başvuranda bayılmalarla ilişkili olabilecek sistemik/metabolik bir neden saptanmadığı, 19.6.9. Ayrıntılı kardiyak tetkikleri yapılmamış olmakla birlikte olası kalp hastalığı yönünden değerlendirildiğinde, EKO’nun normal sınırlarda olmasının kalpte yapısal bir bozukluk olmadığını ve kabaca bayılmaların kalpten kaynaklı olmadığı yönünde kanaat uyandırdığı, 19.6.10. Başvuranda bu bayılma ataklarının yıllara yayılır tarzda uzun aralıklarla görülmesi, 21 yaşına kadar toplamda 5 kez olması, bir atak sırasında düşüp çenesini kıracak kadar ciddi yaralanmanın eşlik etmesi nedeniyle psikojen nonepileptik nöbet düşünülmediği, 19.7. Sonuç olarak; başvuranın verdiği öykü klinik olarak epileptik nöbetlerle uyumlu olduğu, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim dalında çekilen bir EEG’sinde anormallik olması epilepsi tanısını desteklediği, başvuranın başlanan anti-epileptik ilacı kullanmadığı yönündeki ifadesi kişisel beyanına dayalı olduğu, ayrıca ilaç kullanmıyor olmasının bu tanıyı dışlamaya yeterli olmadığı, ilaç kullanıp kullanmanın hastanın tercihi olduğu, seyrek nöbetleri olan hastaların bu nedenden dolayı ilaç kullanmak istemeyebileceği veya toplumsal damgalanma korkusuyla ilaç kullandığını gizleyebildiği, EEG’lerinin normal olmasının da epilepsi tanısını dışlamadığı, ’ın geçirmiş olduğu bayılmalarının sebebinin epilepsi hastalığı ile uyumlu olduğu kanaatine varıldığı, bayılmalarının nörolojik etmenler dışında olası diğer nedenler için yeterli tetkikler yapılmış ve bu veriler ışığında hastada bayılmalarının sebebinin epilepsi dışında olası bir nedeninin olmadığı kanaatine varıldığı, ’a Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Polikliniğinde konulan epilepsi tanısının tıbben uygun olduğu beyanlarının yer aldığı görülmüştür.
20. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler incelenerek Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 2019 yılı Ocak ayındaki bayılmasının nedenini öğrenmek amacıyla nisan ayında Elazığ Fırat Üniversitesi Nöroloji Polikliniğine başvurduğu ve kendisine Epilepsi hastalığı tanısı konulduğu ancak daha sonrasında yaptığı araştırmalar ve yeniden Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde olduğu muayene sonucunda
Epilepsi hastalığı teşhisi konmaması nedeniyle ilgili hastanenin Epilepsi hastalığı tanısının sistemden silinmesi talebini içeren başvurusunda, Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından öncelikle Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nden, sonrasında Malatya Eğitim ve Araştırma
Hastanesinden alınan Sağlık Kurulu Raporlarında bir sonuca ulaşılamaması nedeniyle Elazığ
Fırat Üniversitesi Hastanesinden görüş istendiği, ilgili Üniversitenin Nöroloji Anabilim Dalı
Kurul Kararında başvuranın bulgularının yeniden değerlendirildiği ve başvuranın geçmişte 3 kez bayılması olduğu ve bunlardan birisinde çenesinin kırılması nedeniyle ameliyat olduğunun anlaşıldığı, bu nedenlerle başvurana konulan epilepsi hastalığı tanısında bir hata olmadığı yönünde karar verildiği, yine Kurumumuzca İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinden talep edilen bilirkişi görüşünde başvuranın tıbbi geçmişi, raporları ve tetkik sonuçları incelenerek yapılan değerlendirmesinde başvurana konulan Epilepsi Hastalığı tanısının doğru olduğu yönündeki kanaati de değerlendirildiğinde başvuranın tanısının sehven konulduğuna ilişkin bir sonuca varılamaması nedeniyle Elazığ Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce başvuranın başvuruya konu tanının sistemden silinmesi talebinin yerine getirilmemesi yönünde tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 08/09/2020 tarihli ve E. 20.81063 sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi