|
ÖZET: Başvuran, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde mobbing uygulandığı iddialarıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na başvurmuş, yapılan incelemenin yetersiz olduğunu ve iddialarının tam olarak ele alınmadığını savunmuştur. İdare mahkemesi, başvuranın görevlendirme işlemini hukuksuz bulmuş ve iptal etmiştir. Başvuran, Yükseköğretim Kurulu’nun konuyu derinlemesine incelemediğini, rektörün görevlendirme yetkisini cezalandırma amacıyla kullandığını ve hala mobbingin devam ettiğini belirtmiştir.
Yükseköğretim Denetleme Kurulu, başvuranın şikayetlerini incelemiş ve yapılan geçici görevlendirmenin kamu yararına uygun olduğunu, mobbing unsurlarının oluşmadığını tespit etmiştir. Başvuranın iddiaları, çalışma şartlarının zorlaştırılması ve hizmet gereklerine aykırı görevlendirme gibi iki ana başlık altında toplanmıştır. Ancak, yapılan incelemelerde bu iddiaların dayanaksız olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın mobbing iddiaları ve inceleme raporunun eksik olduğu yönündeki talepleri reddedilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/1296-S.22.1998
BAŞVURU NO : 2021/14940
KARAR TARİHİ : 28/01/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI
Tarafına mobbing uygulandığı ve şikayetleri kapsamında düzenlenen
BAŞVURUNUN KONUSU :
inceleme raporunun eksik ve yetersiz olduğu iddialarına ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 03/09/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; çalışmakta olduğu Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi
Kemah Meslek Yüksekokulu yönetimi ve Üniversite üst yönetimi tarafından mobbinge maruz bırakıldığı iddiaları nedeniyle 19/04/2021 tarihinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına iletmiş olduğu dilekçenin incelenerek tarafına dönüş yapıldığını, yapılmış olan bu geri dönüşün eksik olduğu ve iddialarının tam olarak incelenmediği ve iddialarının YÖK tarafından farklı yorumlandığı kanısında olduğunu, tarafına uygulanmış olan görevlendirme işleminin İdare mahkemesi tarafından hukuksuz ve kamu yararına olmayan bir işlem olarak nitelendirilerek iptal edildiğini, görevlendirme işleminin Üniversite tarafından soruşturma geçirdiği gerekçesi ile yapıldığını ve soruşturma sonucunda hiçbir ceza almadan aklanarak görevine geri dönmüş olmasının Üniversite yönetimi tarafından kabullenilemediği ve tarafına böyle bir ceza uygulaması yapıldığı, görevlendirmenin yapıldığı okulda tarafına ihtiyaç bulunmadığı, şahsının uzmanlık alanına uygun bir ders bulunmadığı, Erzincan ilinin uzak ilçelerinden biri olup aynı zamanda yapılan görevlendirme işleminin şahsının maddi ve manevi olarak zora soktuğunu, YÖK tarafından konunun derinlemesine incelenmediği, mahkeme kararlarına bakılmadığını, idarenin hemen uygulaması gereken mahkeme kararının uygulandığı vurgulandığı; fakat görevlendirme sürecinde yaşadığı maddi ve manevi kayıpların göz ardı edildiğini, rektörün görevlendirme yetkisinin cezalandırma amacı olarak kullanıldığı, aynı konuda sorun yaşayan İliç Meslek Yüksekokulunda görevli hakkında da görevlendirme yapılmış olup, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yazmış olduğu dilekçede ’i konu hakkında şahit göstermesine rağmen kendisiyle hiçbir iletişim kurulmadığı, Kemah Meslek Yüksekokulu’ndaki görevine geri döndükten sonra öğretim görevlilerinden ayrı bir katta ayrı bir odaya verilmesi, işyerinde ayrıştırılması ve yalnızlaştırılması, bu şekilde baskıya uğratılması gibi hususların göz ardı edildiği ve tarafına cevap verilmediği, uğradığı mobbingin hala devam ettiğini, mesai günleri konusunda tarafına uygulanan ayrımcılığın göz ardı edildiği, diğer arkadaşlarının mesailerine haftada 2 gün gelirken kendisine 3 gün
mesai yazıldığı ve bu durumum okul yönetimi tarafından hazırlanan listede sabit olduğu, bu konu hakkında
YÖK tarafından yapılmış bir incelemeye rastlanılmadığı, ders dağılımı konusunda alanı olmayan bir dersin tarafına verildiği ve okulda dönemde ve yılda en fazla ders yükünün kendisinde olduğu, mahkeme kararı ile Kemah Meslek Yüksekokuluna dönünce tarafına dönemin en fazla dersinin verildiğini, YÖK tarafından verilen cevapta her ne kadar yeni hocaların alındığı ve ders yükünün azaldığı belirtilse de, mevcut derslerin tarafına verildiğinde yeni hocaların görevlerinde olup, daha sonrasındaki dönemde de ders yükünün yüksek olduğunu belirterek konu hakkında soruşturmaya karar verilmesini ve devam eden mobbingin sonlandırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Hukuk
Müşavirliğinden alınan 14/10/2021 tarihli ve – – sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. İlgi yazıda belirtilen hususlarla ilgili olarak Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde çalışmakta olan
’ın şikâyeti üzerine Yükseköğretim Denetleme Kurulunca yapılan inceleme sonucu hazırlanan ve Başkanlık Makamınca da uygun bulunan 17/06/2021 tarih ve / sayılı inceleme raporu ve eklerinin yazı ekinde gönderildiği
Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesi; “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”
5.2. “İsnat ve iftiralara karşı koruma” başlıklı 25 inci maddesi; “Devlet memurları hakkındaki ihbar ve şikayetler, garaz veya mücerret hakaret için, uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı ve soruşturma veya yargılamanın tabi olduğu kanuni işlem sonucunda bu isnat sabit olmadığı takdirde, merkezde bu memurun en büyük amiri, illerde valiler, isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet Savcılığından isterler.” 6. 04/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Rektör” başlıklı 13 üncü maddesinin (b) bendinin dördüncü fıkrası; “Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek” 7. 13/04/2005 tarihli ve 25785 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlileri Etik Davranış
İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “Görevin yerine getirilmesinde kamu hizmeti bilinci” başlıklı 5 inci maddesi; “Kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde; sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindeliği ve beyana güveni esas alırlar.” 7.2. “Dürüstlük ve tarafsızlık” başlıklı 9 uncu maddesi; “Kamu görevlileri; tüm eylem ve işlemlerinde yasallık, adalet, eşitlik ve dürüstlük ilkeleri doğrultusunda hareket ederler, görevlerini yerine getirirken ve hizmetlerden yararlandırmada dil, din, felsefi inanç, siyasi düşünce, ırk, cinsiyet ve benzeri sebeplerle ayrım yapamazlar, insan hak ve özgürlüklerine aykırı veya kısıtlayıcı muamelede ve fırsat eşitliğini engelleyici davranış ve uygulamalarda bulunamazlar.
Kamu görevlileri, takdir yetkilerini, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, her türlü keyfilikten uzak, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine uygun olarak kullanırlar.
Kamu görevlileri, gerçek veya tüzel kişilere öncelikli, ayrıcalıklı, taraflı ve eşitlik ilkesine aykırı muamele ve uygulama yapamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef alan bir davranışta bulunamazlar, kamu makamlarının mevzuata uygun politikalarını, kararlarını ve eylemlerini engelleyemezler.” 8. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi; “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmış, bu doğrultuda çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla birtakım tedbirler alınmıştır.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; Üniversite yönetimi tarafından mobbinge maruz bırakıldığı iddiaları nedeniyle 19/04/2021 tarihinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına iletmiş olduğu dilekçe kapsamında yapılan incelemenin eksik olduğunu ve iddialarının tam olarak incelenmediğini, tarafına uygulanmış olan görevlendirme işleminin İdare mahkemesi tarafından hukuksuz ve kamu yararına olmayan bir işlem olarak nitelendirilerek iptal edildiğini, görevlendirmenin yapıldığı okulda tarafına ihtiyaç bulunmadığı, YÖK tarafından konunun derinlemesine incelenmediği, mahkeme kararlarına bakılmadığını, rektörün görevlendirme yetkisinin cezalandırma amacı olarak kullanıldığı, uğradığı mobbingin hala devam ettiğini, diğer arkadaşlarının mesailerine haftada 2 gün gelirken kendisine 3 gün mesai yazıldığı ve bu durumum okul yönetimi tarafından hazırlanan listede sabit olduğu, bu konu hakkında YÖK tarafından yapılmış bir incelemeye rastlanılmadığını belirterek konu hakkında soruşturmaya karar verilmesini ve devam eden mobbingin sonlandırılmasını talep etmektedir.
11. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; başvuranın
Başkanlığa yazdığı şikâyet dilekçesi kapsamında Yükseköğretim Denetleme kurulunca inceleme yapıldığı ve yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporun Kurumumuza gönderildiği hususları iletilmiştir.
12. Soruşturmada amaç, yaşanan olayın arkasındaki maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu nedenle, soruşturma raporunda; soruşturma konusu fiil ve durumların yasal unsurlarının açık ve ayrıntılı bir şekilde belirlenmesi, hakkında soruşturma yapılan kişinin lehinde ve aleyhinde toplanan bütün kanıtların her suç maddesi itibariyle ayrı ayrı tartışılması; bulgular ve deliller, suçun işleniş koşulları, oluş biçimi, ilgililerin kişisel durumları, ilgilinin öne sürdüğü özürlerin doğruluk derecesi araştırılarak elde edilen bilgiler ve ilgili mevzuat hükümleri ışında yapılan değerlendirmelerle tarafların iddialarının somut delillerle ortaya konması ve fiilin şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması; sebep ve sonuçların açıkça belirtilmesi, olaya uygulanacak hukuk kurallarının tespit edilmesi suretiyle memurun cezalandırılmasının gerekli olup olmadığı hususunun irdelenmesi, raporun bütün soruşturma konularını kapsayacak şekilde doğru ve eksiksiz hazırlanması, raporun bölümleri arasında herhangi bir çelişkiye meydan verilmemesi ve böylece sağlıklı bir sonuca ulaşılması gerekmektedir.
13. Başvuran tarafından Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilen 19/04/2021 tarihli dilekçede; Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğü hakkında şikâyette bulunulduğu, başvuranın çalıştığı kurumda sistematik ve psikolojik mobbinge maruz kaldığı, hizmet gereklerine aykırı bir biçimde geçici görevlendirme yapıldığı ve idare tarafından çalışma şartlarının zorlaştırılarak bezdiriye maruz kaldığı iddiaları yer almaktadır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 21/05/2021 tarihli ve sayılı yazısı ile dilekçede yer alan iddiaların incelenmesi ve inceleme sonucunda hazırlanacak inceleme raporunun 3 ay içinde tamamlanarak Başkanlığa gönderilmesi hususunun Yükseköğretim Denetleme
Kurulu Başkanlığına bildirildiği görülmektedir.
14. Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığının 24/05/2021 tarihli ve sayılı yazısı ile
Kuruma intikal eden şikâyet dilekçesi kapsamında yapılacak incelemenin; 2547 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen zaman aşımı süreleri dikkate alınmak suretiyle yapılmasına karar verilmiştir.
15. Kurumumuzca; Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 17/06/2021 tarihli ve / nolu inceleme raporunun tetkiki neticesinde; 15.1. Başvuran tarafından, hizmet gereklerine aykırı bir biçimde geçici görevlendirme yapıldığı, idare tarafından çalışma şartlarının zorlaştırılarak bezdiriye maruz bırakıldığı yolundaki iddialarını içeren 19/04/2021 tarihli şikâyet dilekçesinin Başkanlık makamına intikali üzerine, şikâyet konuları hakkında inceleme başlatıldığı, 15.2. Başvuranın 10/02/2020 tarihinde Erzincan Kemaliye Hacı Ali Akın Meslek Yüksekokulu’na görevlendirilmesinin yapıldığı, geçici görevlendirmenin iptali talebi ile Erzincan İdare Mahkemesine dava açıldığı, önce yürütmenin durdurma kararı verildiği, ardından görevlendirmenin mahkeme kararı ile iptal edildiği, mahkeme kararında, “Dava konusu geçici görevlendirme işleminin süresiz olarak tesis edildiği, anılan durumun kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu, belirli bir süre belirtilmeksizin tesis edilen görevlendirme işleminin naklen atama sonucu doğuracak şekilde tesis edildiği gibi dava konusu görevlendirmenin hangi hizmet ihtiyacından kaynaklandığının davalı idarece somut bilgi ve belgelerce ortaya konulmadığı, bu durumda davacının Kemaliye Meslek Yüksekokulu’na süre ve sebep unsuru belirtilmeden geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” ifadelerine yer verildiği, 15.3. Başvuranın; İdare mahkemesinin iptal kararının ardından 22/05/2020 tarihli görevlendirme iptali yazısı üzerine Kemah Meslek Yüksekokulu’ndaki görevine yeniden başladığı, kendisine tahsis edilen odanın diğer öğretim görevlilerinden farklı katta olduğu ve okul yerleşim planında arşiv olarak yer aldığı, esnek çalışma döneminde diğer öğretim görevlilerine nazaran kendisine daha fazla mesai yazıldığı, okulda en yüksek ders görevinin kendisine verildiği, odasında telefon hattı bulunmadığı, akademik kadro sıralamasında sıralamadaki yerinin okula geri dönmesinin ardından alt sıralarda yer aldığı ve görevine döndükten sonra görevlendirme harcırahı talep ettiği ancak tarafına ödeme yapılmadığı hususlarını şikâyet dilekçesinde belirttiği, 15.4. Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığı tarafından Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi
Rektörlüğüne yazılan 26/05/2021 tarih ve sayılı yazı ile başvuranın şikâyet dilekçesinde belirtilen iddiaların tümüne cevap olacak şekilde hazırlanacak bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istendiği, Erzincan
Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğü tarafından cevabi yazının ise 10/06/2021 tarihinde gönderildiği, 15.5. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Yükseköğretim Denetleme
Kuruluna gönderilen cevabi yazıda ise özetle; 15.5.1. Öğretim Görevlisi ve iki diğer öğretim görevlisi hakkında CİMER’e yapılan şikâyet başvurusunda; kız öğrencilere sarkıntılık ettikleri, öğrencileri tehdit ettikleri ve cinsel tacizde bulundukları ve mesleklerinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak öğrenciler üzerinde baskı kurdukları fiilleri nedeniyle
Rektörlük Makamınca 01/03/2019 tarihinde disiplin ve ceza soruşturmalarının başlatıldığı, başlatılan soruşturmalar sebebiyle başvuran hakkında 01/03/2019 tarihinde görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulandığı, soruşturma tamamlanana kadar bu tedbirin muhtelif tarihlerde uzatıldığı ve 15/08/2019 tarihinde disiplin soruşturmasının neticelendiği, kamu görevinden çıkarma cezası teklifinin
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderildiği, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin
Kurulu Kararı sonrasında kamu görevinden çıkarma cezası ile tecziye edilmeyen başvuran hakkında devam eden görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılarak görevine iade edildiği, “Cinsel Taciz”, “Tehdit” ve
“Görevi Kötüye Kullanma” suçlarını işlediği kanaatine varıldığından ceza soruşturması dosyalarının
Danıştay Birinci Daire Başkanlığına gönderildiği,
15.5.2. Başvuran hakkında yapılan soruşturmaların fiilleri, soruşturma sürecinde Kemah Meslek
Yüksekokulunda görev yapan akademik ve idari personellerin aleyhte veya lehte ifade vermeleri ve ceza soruşturmasının neticelenmemesi sebebiyle, herhangi bir olumsuz durumun oluşmaması için
Yükseköğretim Kanununun 13/b-4 maddesi uyarınca Kemaliye Hacı Ali Akın Meslek Yüksekokulu
Müdürlüğünde görevlendirildiği, yapılan görevlendirmenin Mahkeme Kararına istinaden iptal edilmesi sebebiyle kadrosunun bulunduğu birime geri dönerek görevine başladığı, 15.5.3. Başvuranın şikâyet konusu iddialarını araştırma amacıyla dilekçedeki iddialar ile ilgili kişilere özel sorular hazırlanarak cevaplandırılmalarının istendiği, 15.6. nolu inceleme raporunda; başvuranın iddialarının iki ana başlıkta toplandığı, hizmet gereklerine aykırı bir biçimde görevlendirme yapıldığı ve idare tarafından çalışma şartlarının zorlaştırıldığı iddialarının detaylı olarak incelendiği ve konu hakkında ilgili kişilerin ifadelerine ve idare ve başvuran tarafından sunulan bilgi ve belgelerin eksiksiz değerlendirildiği, 15.7. Hizmet gereklerine aykırı bir biçimde geçici görevlendirmenin yapılması iddiası ile ilgili yapılan incelemede; Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 01/03/2019 tarihinde başvuran hakkında hem cezai hem de disiplin soruşturmalarına başlandığı, bu sebeple başvuran hakkında önce görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulandığı, daha sonra ceza soruşturmasının devam ediyor olması ve iddiaların ciddiyeti sebebiyle başvuran hakkında 2547 sayılı Kanunun 13/b-4 maddesi uyarınca Kemaliye Hacı Ali
Akın Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünde 04/02/2020 tarih ve sayılı yazı ile görevlendirilmesinin başvuranı cezalandırma amacı ile yapılmadığı ve mahkeme kararının geciktirilmeksizin görevlendirmenin hemen sonlandırıldığı görüldüğünden başvuranın şikâyetleri kapsamında, şikâyet edilenler hakkında disiplin ve ceza hukuku yönünden yapılacak bir işlem olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, 15.8. Başvuranın idare tarafından çalışma şartlarının zorlaştırıldığı ve sair iddialar hakkında yapılan incelemede; Başvuranın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na sunduğu şikâyet dilekçesinde isimleri geçen personellerin dilekçedeki iddialar ile ilgili ifadelerinin alındığı, söz konusu ifadelerde başvuranın iddialarının kabul edilmediği, başvuranın ders yükünün fazla olduğu iddiaları kapsamında, konuyla ilgili bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde fazla ders yükünün bir döneme mahsus bir işlem olduğu, o dönemde bile sadece başvuranın değil birkaç öğretim üyesinin daha ders yükünün fazla olduğu, ancak bu durumun yeni atanan öğretim görevlilerinin gelmesiyle düştüğünün görüldüğünden, dilekçesindeki diğer iddialarının ise dayanaktan yoksun olması ve Üniversite imkânları çerçevesinde yapılan işlemler olması nedeniyle şikayet edilenler hakkında disiplin ve ceza hukuku yönünden yapılacak bir işlem olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bilgilerine ulaşılmıştır.
16. Başvuranın Kurumumuza başvurusu irdelendiğinde; yine iki ana başlıkta temellendirildiği, ilk talebinin kendisine karşı sürdürülen mobbing faaliyetlerinin sonlandırılması talepli olduğu, diğer talebinin ise Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından şikâyetleri kapsamında yapılan incelemenin eksik ve yetersiz olduğundan bahisle yeniden bir soruşturma yapılması talepli olduğu görülmektedir.
17. 13 üncü paragrafta detaylıca anlatılan nolu inceleme raporunun Kurumumuzca tetkiki neticesinde; başvuranın Kurumumuza yaptığı şikâyet başvurusuna konu ettiği iddialarını 19/04/2021 tarihinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına da gönderdiği, anılan şikâyet dilekçesi üzerine
Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığının 24/05/2021 tarihli görevlendirme yazısı ile inceleme ve soruşturma başlatıldığı, başvuranın şikâyet dilekçesinin cevaplanması amacıyla Erzincan Binali Yıldırım
Üniversitesi Rektörlüğüne gönderildiği ve başvuranın kendisine öğretim görevlilerinden farklı katta oda verildiği ve verilen odanın daha önce arşiv-depo olarak kullanıldığı, esnek çalışma döneminde diğer öğretim görevlilerine nazaran daha fazla mesaiye geldiği, yıllık izin talebinde bulunduğunda kendisi ile açıkta kaldığı süreler ima edilerek alay edildiği, okulda en yüksek ders görevinin kendisine verildiği, odasında telefon hattı bulunmadığı, akademik kadro sıralamasında sıralamadaki yerinin okula geri dönmesinin ardından alt sıralarda yer aldığı, AVESİS siteminin kapatıldığı ve sisteme kurumdan ayrılmıştır kaydının düşüldüğü yönündeki tüm iddiaların incelendiği ve konu kapsamında inceleme raporunda şikayet dilekçesinde adı geçen personellere tek tek her bir iddianın sorulduğu, ek olarak başvuranın şikayet dilekçesine ek sunduğu bilgi ve belgelerin ve Üniversite tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenerek inceleme raporunun hazırlandığı, iddialar kapsamında personel hakkında disiplin ve ceza yönünden işlem tesis edilmesine gerek olmadığı sonucuna varıldığı inceleme ve soruşturmanın sübjektif yürütüldüğüne dair bir hususun tespit edilmediği, incelenen belgeler ve alınan ifadeler kapsamında hakkında tesis edilen inceleme raporu sürecinde, Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından düzenlenen tarihli inceleme raporunun eksik ve yetersiz olduğu yönünde bir tespite ulaşılamamıştır.
18. Başvuranın, idare tarafından kendisine yönelik mobbing uygulandığı iddiasına ilişkin
Kurumumuzca yapılan incelemede; 18.1. Başvuranın mobbing iddialarının Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığımım sayılı inceleme raporunda da belirtildiği üzere hizmet gereklerine aykırı bir biçimde geçici görevlendirme yapılması ve idare tarafından çalışma şartlarının zorlaştırılması olmak üzere iki ana başlıkta toplandığı görülmektedir.
18.2. Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme
Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)] 18.3. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E:2014/18743, K:2014/24185 sayılı kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. … Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak
etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” ifadeleri yer almaktadır.
18.4. Başvuran şikâyet dilekçesinde mobbing iddialarının temellerinden birini oluşturan idarenin hizmet gereklerine aykırı biçimde geçici görevlendirmesinin yapıldığı iddiası ile ilgili Kurumumuzca yapılan incelemede; başvuranın bu kapsamda şikâyetlerinin 2019 yılında başladığı, 2019 yılında başvuran hakkında yürütülen disiplin ve cezai soruşturmaların varlığı, soruşturmaya konu iddiaların ciddiyeti ve soruşturma sürecinin sükûneti düşünüldüğünde bu olaylardan sonra idare tarafından başka bir meslek yüksekokuluna geçici görevlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, idarenin bu işleminde mobbingin unsurlarını oluşturan bir tutum veya başvuranın kendisine yönelik sübjektif bir tavır sergilendiği iddiasını doğrular nitelikte bir durum tespit edilemediği ve sonuç ve kanaatine varılmıştır.
18.5. Başvuranın iddiaları ve dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler bir bütün olarak ele alındığında; başvuranın tarafına mobbing uygulandığı iddiasının diğer temelini ise “idare tarafından çeşitli şekillerde çalışma şartlarının zorlaştırılması” hususunun oluşturduğu görülmektedir. Bu kapsamda başvuranın şikâyet dilekçesinde belirttiği tüm iddialar inceleme raporunda da ele alınarak, söz konusu iddialarda adı geçen kişilerin ifadeleri alınmıştır. Başvuranın geçici görevlendirme ile gittiği
Kemaliye Hacı Ali Akın Meslek Yüksekokulu Müdürü, Kemah Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Müdür
Yardımcıları, Yüksekokul Sekreteri ve öğretim üyelerinin şikâyet konusu iddialar kapsamında ifadelerinin alındığı, alınan ifadeler ise bir bütün olarak incelendiğinde başvuranın mesai günlerinin fazla olması ve ders yükünün yüksek olması iddialarının pandemi sürecinde yaşandığı ve geçici nitelikte olduğundan mobbingin süreklilik unsurunu içermediği, kendisine diğer öğretim görevlilerinden farklı katta oda verilmesi, odasında telefon bağlantısının olmaması, AVESİS sisteminin kapalı olması, verilen odanın kat planlarında arşiv-depo olarak görülmesi iddiaları ile ilgili yapılan incelemede ise; inceleme raporunda çalışma şartlarının zorlaştırılması çerçevesinde yapıldığı iddia edilen işlemlerin dayanaktan yoksun olması ve Üniversitenin imkânları çerçevesinde yapılmış olması nedeniyle mobbing kapsamında değerlendirilemeyeceği hususları belirtilmiştir. Kurumumuzca da yapılan incelemede, bu kapsamda yukarıdaki paragraflarda anlatılan mobbingin unsurları da gözetildiğinde başvuranın çalışma şartlarının zorlaştırılarak mobbing uygulandığına yönelik bir kanaate varılamamıştır.
19. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın kendisine mobbing uygulandığı, şikâyetlerini daha önce Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na bildirmesine rağmen düzenlenen inceleme raporunun eksik ve yetersiz olduğu iddialarına yönelik İdarece yapılan iş ve işlemlerde başvurana karşı sübjektif tutum sergilenmek suretiyle mobbing uygulandığı, yapılan işlemlerde mobbingin unsurlarının oluştuğu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanlığınca düzenlenen sayılı inceleme raporunun eksik ve yetersiz olarak düzenlendiği yönünde bir tespite varılamadığından başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; İdarenin “karara karşı başvuru yolları gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Erzincan İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi