|
ÖZET: Başvuran, Hakkâri’de sözleşmeli gümrük muhafaza memuru olarak görev yaparken, eşinin Bursa’da uzman yardımcısı olarak çalıştığını belirterek eş durumu nedeniyle tayin talebinde bulunmuştur. Ticaret Bakanlığı, eşinin kamu personeli olmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararları, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birliklerinin kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğunu belirtmektedir. Başvuranın eşinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Başvuranın talebi, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 3. maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde, aile birliği mazereti nedeniyle yer değişikliği şartlarını taşımadığı, ancak Hakkâri ile Bursa arasındaki mesafenin aile birliğini sağlamakta zorluk yarattığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın tayin talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve Ticaret Bakanlığına tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, aile birliğinin korunmasına yönelik hukuki düzenlemelerin önemini vurgulamaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/6343-S.22.9679
BAŞVURU NO : 2022/824
KARAR TARİHİ : 17/05/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TİCARET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Atanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/01/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 22/10/2018 tarihinde Doğu Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Esendere
Gümrük Müdürlüğü emrine sözleşmeli gümrük muhafaza memuru olarak atamasının yapıldığını, hâlihazırda söz konusu Müdürlükte görev yaptığını, Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği Yönetim
Kurulları ve İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü’nde uzman yardımcısı olarak görev yapmakta olan eşi ile 24/08/2021 tarihinde evlendiğini, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruşlunda çalışan eşinin Hakkâri iline tayininin mümkün olmaması ve hizmet süresini tamamlaması nedeniyle eş durumu tayin talebinde bulunduğunu, ancak söz konusu talebinin eşinin kamu personeli olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu durumun kendilerini maddi ve manevi olarak olumsuz etkilediğini belirterek, Bursa iline atanmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içerikli yazımıza istinaden Ticaret
Bakanlığı tarafından gönderilen 22/02/2022 tarihli ve – – sayılı yazıda özetle; 2.1. Başvuranın 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Esaslara tabi olarak Doğu Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bağlantısı Esendere Gümrük
Müdürlüğünde görev yaptığı,
2.2. Başvuranın eşinin Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği Yönetim Kurulları ve İnsan
Kaynakları Şube Müdürlüğünde Uzman Yardımcısı olarak görev yaptığından bahisle Uludağ Gümrük ve
Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne (Bursa) atanma talebinde bulunduğu, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esasların Ek 3 üncü maddesinin (b) fıkrasının “Personelin eş durumuna bağlı kurum içi yer değişikliği talebi; vizeli olduğu birimde fiilen en az bir yıl çalışmış olması, geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması ve kamu personeli olan eşin, kurum içi görev yeri değişikliği mümkün olmayan veya mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması kaydıyla yerine getirilebilir.” hükmü uyarınca eşi kamu personeli olmadığından talebinin karşılanamadığı, 2.3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/A maddesi kapsamındaki kadrolu Gümrük Muhafaza
Memuru sayıları dikkate alınmaksızın Sözleşmeli Gümrük Muhafaza Memuru unvanında Hakkâri ilinde çalışan sayısının 80, boş pozisyon sayısının 35 olduğu, Bursa ilinde ise çalışan sayısının10, boş pozisyon sayısının 5 olduğu, 3. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içerikli yazımıza istinaden
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 18/03/2022 tarihli ve – – sayılı yazıda özetle; 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca çıkarılan ve sözleşmeli personel istihdamına ilişkin hususları düzenleyen 06/06/1978 tarihli ve 7/115754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ek 3 üncü maddesinin (b)
fıkrasında; “kamu personeli olan eş” ibaresinin geçtiği, ancak mezkûr Esaslarda “kamu personeli” ibaresinin kapsamına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, bu kapsamda söz konusu Esaslarda yer alan
“kamu personeli” ibaresinin mülga 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 inci maddesinde yer alan kurum ve kuruluşların kadro ve pozisyonlarında süreklilik arz eden bir görevde çalışan personeli kapsadığının değerlendirildiği, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ise söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı dışında tutulduğu, diğer taraftan 25/5/2013 tarihli ve 28657 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa
Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli E:2011/85, K:2012/109 sayılı Kararında Türkiye İhracatçılar Meclisi ve
İhracatçı Birliklerinin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olarak belirlendiği, bu itibarla, Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinde çalışan ilgilinin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esasların ek 3 üncü maddesinin (b) fıkrasında belirtilen “kamu personeli” ibaresi kapsamında olmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.2. Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.”, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.4. “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinde, “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.” 3.5. “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135 inci maddesinde, “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir. Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz. (….)” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde, “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür. (…)” 6. 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi İle İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanunun “Personel” başlıklı 20 inci maddesinde, “(1) TİM ve birlik genel sekreterliği; genel sekreter ve yardımcıları ile diğer personelden oluşur. (2) TİM ve birliklerde istihdam edilenler, bu Kanun ve bu
Kanuna dayanılarak çıkarılacak yönetmelik hükümleri ile 4857 sayılı İş Kanunu ve İnsan Kaynakları
Yönetmeliği hükümlerine tabidir.”, 7. Mülga 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, Kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, müessir ve ekonomik şekilde yürütülebilmesi için; Devlet Personel rejiminin temel ilke ve politikasının, Devletin ve diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarının teşkilat, görev ve yetkilerinin; kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde çalışacak memur ve diğer kamu görevlilerinin tabi olacakları personel rejimlerinin; memleketin kültür, sosyal ve ekonomik şartlarına ve hukuki esaslarına uygun olacak şekilde düzenlenmesi, personel rejimleri arasında uyum, denge ve koordinasyonun sağlanması, uygulamalarda görülecek aksaklıkların giderilmesi mevzuatın değişen şartlara göre geliştirilmesi, Kamu personelinin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerini sağlamak ve bu konulardaki uygulamanın takip ve denetlenmesi; kullanılan idari usul ve Metodların değerlendirilmesi ve geliştirilmesi için gerekli bütün mevzuat çalışmalarının ilmi ve tarafsızlık esaslarına göre yürütülmesinde görevli ve yetkili olmak üzere Başbakana bağlı Devlet Personel Başkanlığı’nın kurulmasına, teşkilat ve görevlerine dair esasları düzenlemektir. (…)” 7.2. 2 inci maddesinde “Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları şunlardır: (…) d) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları dışında kalan ve kamu fonu kullanan, özel kanunlarla veya bunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kuruluşları ve bu nitelikteki bankalar ve bunların en az sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurdukları müessese, ortaklık ve iştirakler, (…)” 8. 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esasların “Kurum içi yer değişikliği” başlıklı Ek 3 üncü maddesinde (Ek: 2/3/20092009/14799) “Sözleşmeli personelin kurumlar arası yer değişikliği yapılamaz.
Sözleşmeli personelin kurum içi yer değişikliği ise aşağıdaki hallerde Kurumca gerçekleştirilebilir…
b) Personelin eş durumuna bağlı kurum içi yer değişikliği talebi; vizeli olduğu birimde fiilen en az bir yıl çalışmış olması, geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması ve kamu personeli olan eşin, kurum içi görev yeri değişikliği mümkün olmayan veya mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması kaydıyla yerine getirilebilir…
e) Kamu idareleri adına vizeli boş pozisyonlara sözleşmeli personel alımı yapılmadan önce yılda bir kez, pozisyonun vizeli olduğu ilde en az üç yıl hizmet süresi bulunan personelin geçiş yapmak istediği birimde aynı unvan ve niteliğe haiz boş pozisyona kurum içi yer değişikliği talebi, ilgili idarece hizmet gereklerine göre belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilebilir. İdareler, il gruplarından oluşan görev bölgeleri ve bu bölgeler için üç yıldan başlamak üzere farklı hizmet süreleri belirleyebilir.”, 9. 27338 sayılı ve 03.09.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve
İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde, “(1)
Bu Yönetmelikte geçen; (…) h) Personel: 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak daimi, özel ve belirli süreli hizmet sözleşmeli olarak TİM, birlik, irtibat bürosu ve sosyal tesislerde istihdam edilen personeli, (…) ifade eder.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran sözleşmeli gümrük muhafaza memuru olarak Hakkâri ili Esendere Gümrük Müdürlüğünde göreve başladığını, eşinin Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği Yönetim Kurulları ve İnsan
Kaynakları Şube Müdürlüğünde uzman yardımcısı olarak görev yaptığını ifade ederek eş durumuna bağlı kurum içi yer değişikliği şartlarını taşıdığından bahisle Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne (Bursa ili) tayininin yapılmasını talep etmektedir.
12. 25/5/2013 tarihli ve 28657 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli E:2011/85, K:2012/109 sayılı Kararında, “Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri,
18.6.2009 günlü, 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi İle İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun ile tüzel kişilikleri oluşturulmuş, kendi üyeleri arasından yargı gözetiminde yapılacak seçimle organları belirlenen, Anayasa’nın 135. Maddesinde öngörülen özellikleri taşıyan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır.” denilmektedir.
13. Danıştay İdari İşleri Kurulunun 16/02/2012 tarihli ve E:2011/7, K:2012/1 sayılı Kararında, “Kamu hizmeti gören belli meslek gruplarının işleyişini disipline etmek ve standardını geliştirmek amacıyla kurulan meslek kuruluşları, kamu kurumu değil, kamu kurumu niteliğinde kuruluşlardır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, yerinden yönetim kuruluşu olmadıkları gibi hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşu (kamu kurumu) da değildirler. Bu meslek kuruluşlarına bazı kamusal yetki ve imtiyazın verilmesi, üstlendikleri kamu hizmetini yerine getirebilmenin temini içindir.” denilmektedir.
14. Danıştay 2. Dairesinin 25/01/2021 tarihli ve E: 2020/2203, K: 2021/304 sayılı Kararında, “… Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapmakta iken, yeterlik sınavında başarılı olması üzerine, vergi müfettişi olarak atanan davacının, eşinin… ilinde faaliyet gösteren Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde uzman yardımcısı olarak görev yaptığından bahisle eş durumu özrü nedeniyle bulunduğu Grup Başkanlığında bırakılması talebiyle yaptığı başvuru dikkate alınmayarak, Görev Yerleri İtibarıyla Vergi Müfettişlerinin Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 30. maddesi uyarınca, yeterlik sonrası ilk görev yerinin belirlenmesi kapsamında, Vergi Denetim Kurulu Başkanı Olur’u ile 04/08/2015 tarihinde Marmara (İstanbul) Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında görevlendirilmesi nedeniyle, temyize konu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi
Hukuk Bölümünün … günlü, E:…, K:… sayılı kararında, Türkiye İhracatçılar Meclisinde genel sekreter olarak görev yapan personelin sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine dayanılarak feshine dair işlemin görüm ve çözümünün adli yargının görevinde olduğunun hükme bağlandığı; 5910 sayılı Türkiye
İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 20. maddesinde personelin 4857 sayılı İş Kanunu’na ve İnsan Kaynakları Yönetmeliği’ne tabi olduğu hükmüne yer verildiği göz önünde bulundurulduğunda, Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı eşinin memur veya kamu görevlisi olarak sayılamayacağı sonucuna varılmaktadır.” denilmektedir.
15. Başvuruya ilişkin mevzuat hükümlerinde, sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilen personelin en az üç yıllık hizmet süresi ile aynı unvan ve niteliğe haiz boş pozisyon bulunması halinde hizmet gerekleri çerçevesinde yer değişikliğinin yapılabileceği, eş durumuna bağlı kurum içi yer değişikliğinin ise, personelin vizeli olduğu birimde fiilen en az bir yıl çalışmış olması, geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması ve kamu personeli olan eşin, kurum içi görev yeri değişikliği mümkün olmayan veya mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması kaydıyla yapılabileceği düzenlenmiştir.
16. Bu kapsamda aile birliği mazereti nedeniyle yer değişikliği talep eden başvuranın, Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 3 üncü maddesinde belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı değerlendirildiğinde, 16.1. Dosya kapsamında yer alan, İdareden gelen yazıda, başvuranın 29/10/2018 tarihinde atandığı belirtilmekte olup bu kapsamda; aile birliği mazereti nedeniyle yer değişikliği talep eden başvuranın, söz konusu Esasların Ek 3 üncü maddesinde belirtilmiş olan şartlardan vizeli olduğu birimde en az bir yıl çalışmış olma şartını taşıdığı, 16.2. İdarenin Kurumumuza verdiği cevapta, kadro durumu için ise başvuranın pozisyonunda Bursa ilinde boş pozisyon bulunduğu dolayısıyla personelin geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması şartının da sağlandığı, 16.3. Ancak Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün yukarda yer verilen görüş yazısından da anlaşıldığı üzere Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ek
3 üncü maddesinin (b) fıkrasında yer alan “kamu personeli” ibaresinin kapsamına ilişkin bir düzenleme
bulunmamakla birlikte söz konusu Esaslarda yer alan “kamu personeli” ibaresinin mülga 217 sayılı Devlet
Personel Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 inci maddesinde yer alan kurum ve kuruluşların kadro ve pozisyonlarında süreklilik arz eden bir görevde çalışan personeli kapsadığının değerlendirildiği, mezkûr düzenleme gereğince kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ise söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı dışında tutulduğu, başvuranın eşinin görev yaptığı Uludağ İhracatçı Birliklerinin de Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli E:2011/85, K:2012/109 sayılı Kararından da anlaşıldığı üzere kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olarak kabul edildiği, söz konusu Birliklerde çalışan personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4 üncü maddesinde sayılan istihdam şekillerinden her hangi biri ile kadro ve pozisyon bağının bulunmadığı, hal böyleyken Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinde 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak daimi
hizmet sözleşmesi ile çalışan başvuranın eşinin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ek 3 üncü maddesinin (b) fıkrasında belirtilen “kamu personeli” ibaresi kapsamında olmadığı anlaşıldığından başvuranın eş durumuna bağlı kurum içi yer değişikliği şartlarını taşımadığı değerlendirilmektedir.
17. Diğer taraftan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların Ek 3 üncü maddesinin (e)
bendinde, pozisyonunun bulunduğu ilde en az üç yıl hizmet süresi bulunan personelin sözleşmeli personel alımı yapılmadan önce yılda bir kez, aynı unvan ve nitelikteki vizeli boş pozisyonlar için yapacağı yer değişikliği talebinin idarece belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilebileceği düzenlenmiştir.
18. Bu kapsamda geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması koşuluna bağlı olan başvuranın atanmayı talep ettiği Bursa ilinde boş norm kadronun bulunduğu, başvuranın hizmet gerekleri çerçevesinde yer değişikliği talebinde bulunabilmek için gerekli olan üç yıllık hizmet süresini doldurduğu dikkate alındığında yukarda yer verilen Ek 3 üncü maddenin (e) bendi kapsamında atanma imkânın olduğu değerlendirilmiştir.
19. Anayasamızın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı üçüncü bölümünün 41 inci maddesinde; ailenin Türk toplumunun temeli olduğu vurgulanmış, Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirler alması ve teşkilatını kurması hükme bağlamıştır.
20. Bu düzenleme ile ailenin korunmasına yönelik olarak devlete verilen görevin öngörüldüğü şekliyle yerine getirilebilmesinin temel koşullarından birisinin de aile birliğinin sağlanması olduğu; aksi bir uygulamanın ise, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceği, böylesi bir durumun ise, günümüzün evrensel anlamda kabul görmüş sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmayacağı ortadadır (Danıştay 2.
Dairesinin 27/02/2017 tarihli ve YD:2016/14817 Esas sayılı kararı). Bu çerçevede, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalıştırılan sözleşmeli personelin haklarını düzenleyen Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara 29/03/2009 tarihli ve 2009/14799 sayılı Bakanlara Kurulu Kararı ile eklenen Ek 3 üncü madde ile sözleşmeli personele eş durumuna (aile birliği mazeretine) bağlı yer değişikliği hakkı getirilmiştir.
21. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hâlihazırda Hakkari iline aile birliği mazereti nedeniyle yer değişikliği talep eden başvuranın, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Esasların Ek 3 üncü maddesindeki şartları taşımadığından talebinin karşılanamayacağı, ancak başvuranın
Hakkari ilinde görev yapması, eşinin ise Bursa ilinde görev yapması ve iki il arasındaki mesafenin uzaklığı sebebiyle başvuranın aile birliğinin sağlanmasının mümkün olmadığı, bu durumun ise aile birliğinin sağlanmasına yönelik olarak getirilmiş olan düzenlemelerin getiriliş amacına, sistematiğine ve hakkaniyete uyarlık göstermediği, bu nedenle başvuranın atanma talebinin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Esasların Ek 3 üncü maddenin (e) bendi uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından
İdarenin kadro durumunu dikkate alarak makul bir zaman içinde başvuranın tayin talebini yerine getirilmesi için Ticaret Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Van İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, İdarenin kadro durumunu dikkate alarak makul bir zaman içinde başvuranın Bursa iline tayin talebini yerine getirilmesi yönünde TİCARET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; TİCARET
BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve TİCARET BAKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi