ÖZET: Başvuran, 24 Eylül 2017 tarihinde vefat eden eşinden dolayı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında ölüm aylığı almakta olup, 11 Kasım 1961 tarihinde vefat eden babasından da ölüm aylığı talep etmiştir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın talep ettiği aylığın 5510 sayılı Kanun’un geçici maddeleri kapsamında olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle, 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesindeki koşulların sağlanması halinde, başvuranın tercih ettiği aylığın bağlanabileceği, ancak eşinden aldığı ölüm aylığının kesileceği ifade edilmiştir.

Başvuranın, babasından dolayı ölüm aylığı alıp alamayacağı hususu, 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Eşinden dolayı ölüm aylığı almakta olan başvuranın, aynı zamanda babasından da aylık almasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Yargıtay kararları da bu durumu desteklemektedir. Dolayısıyla, başvuranın babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması talebinin reddedilmesi yönündeki işlemde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi, 5510 sayılı Kanun’un hükümleri doğrultusunda uygun bulunmamış ve başvurusu reddedilmiştir. İlgili idarenin işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiştir.

2.2) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 54’üncü maddesi ve geçici

birinci maddesinin ikinci fıkrası; Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin geçici dördüncü maddesinin ikinci fıkrası ve 2018/ 9 sayılı Genelge’nin 9.8 numaralı paragrafında yer verilen hükümler çerçevesinde, 24/ 09/ 2017 tarihinde vefat eden eşi dolayı 5510 sayılı Kanunun 4/ 1-(b) bendi kapsamında ölüm aylığı alan başvuranın, 11/ 11/ 1961 tarihinde vefat eden babasından dolayı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’u kapsamında ölüm aylığı bağlanması talebinin incelenmesinden; talepte bulunduğu aylığın 5510 sayılı Kanun’un geçici birinci maddesi kapsamında olmadığının, bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinde bulunan koşulların yerine getirilmesi koşuluyla, 5510 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesine göre tercih ettiği aylığın bağlanmasının ve tercih ettiği aylığın babasının aylığı olması halinde zamanaşımı hükümleri dikkate alınarak hak sahibi olma koşulunu yerine getirdiği tarihi takip eden aybaşından tarafına aylık bağlanmasının ve bu tarihten günümüze kadar eşinden aldığı ölüm aylıklarının tarafına borç çıkarılmasının gerektiği,

2.3) Ayrıca 16/ 03/ 2018 tarihli ve 1300762 sayılı yazı ile başvuranın, eşi

dolayı tarafına 1.187,71 TL aylık, 47,51 TL ek ödeme olmak üzere toplam da 1235,22 TL ölüm aylığı bağlandığı; babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasını tercih etmesi durumunda ise 1.260,97

TL aylık, 50,44 TL ek ödeme olmak üzere toplamda 1.311,41 TL ölüm aylığı bağlanacağı ve eşinden dolayı ödenen ölüm aylığının kesileceği bilgisinin verildiği, Açıklamalarına yer ver ilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında ;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

5.1) “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34’üncü maddesinin birinci

fıkrasının (b) bendinin üç numaralı alt bendinde;

“Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;

…

Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında

2 / 5veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya

aylık bağlanmamış çocuklardan;

…

Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının, her birine % 25’i, …

oranında aylık bağlanır .”,

5.2) “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin

beş numaralı alt bendinde;

“Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda;

…

Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı, …

bağlanır .”,

5.3) “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici birinci

maddesinin ikinci fıkrasında;

“17/ 7/ 1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/ 9/ 1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/ 10/ 1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu

Kanunla mülga 17/ 10/ 1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/ 2/ 2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir . Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır .”,

6) 12/ 05/ 2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliği’nin “Eski gelir ve aylıklarda durum değişiklikleri ve alt sınır aylığı” başlıklı geçici dördüncü maddesinin ikinci fıkrasında;

“Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır .”

7) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 01/ 03/ 2018

tarihli ve 2018/ 9 sayılı Genelge’sinin “2008/Ekim Aybaşından Önce Ölen Sigortalıların Hak

Sahiplerine Ölüm Aylığı Bağlanması” başlıklı dokuzuncu maddesinin 9.8. numaralı paragrafında;

3 / 5“Kanunun geçici 1 inci maddesi kapsamında olmayıp, Yönetmeliğin yürürlük tarihinden sonra 34

üncü maddeye göre bağlanacak gelir/aylıkların Kanunun 54 üncü madde kapsamında değerlendirilecektir .”, Düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Başvuru konusu hakkında yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere, 24/ 09/ 2017 tarihinde vefat eden eşinden

dolayı ölüm aylığı aldığını ancak 11/ 11/ 1961 tarihinde vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması talebinin reddedildiğini belirterek babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanmasını talep etmektedir .

10) Başvuru konusu somut olayda eşinden dolayı ölüm aylığı almakta olan başvuranın, 11/ 11/ 1961

tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı alıp alamayacağı temel uyuşmazlık konusudur .

Bununla birlikte somut uyuşmazlık hakkında hangi kanun hükümlerinin uygulanacağının öncelikle irdelenmesi gerekmektedir . Bu kapsamda her ne kadar başvuranın babası 11/ 11/ 1961 tarihinde vefat etmiş olsa da, eşinin vefat ettiği 24/ 09/ 2017 tarihi itibarıyla kız çocuğu sıfatıyla hak sahipliğini kazandığı anlaşılmaktadır . Dolayısıyla somut olayda 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin uygulanması gerekmektedir . (Benzer yönde bk. Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin; 13/ 05/ 2014 tarihli, E . 2013/ 23014 ve K. 2014/ 10613 sayılı; 29/ 09/ 2014 tarihli, E . 2014/ 15468 ve K. 2014/ 18745 sayılı Kararları) Bu çerçevede ölen sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanma koşullarının, 5510 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinde düzenlendiği görülmektedir . Bununla birlikte aynı Kanun’un 54’üncü maddesinin, ölen sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanmasına ilişkin sınırlandırıcı hükümler ihtiva ettiği anlaşılmaktadır . Şöyle ki mezkûr madde de, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından aylık bağlanacağının düzenlendiği görülmektedir . Dolayısıyla

5510 sayılı Kanun’a göre hak sahibi çocuklara ölüm aylığının, hem eşinden hem de anne/babasından

dolayı birlikte bağlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır . Nitekim 506 sayılı Sosyal

Sigortalar Kanunu kapsamında sigortalı iken 26/ 11/ 2011 tarihinde vefat eden eşinden dolayı aldığı ölüm aylığının yanında, ayrıca 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken 24/ 09/ 1991 tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması isteminin reddine ilişkin davada Yargıtay; sosyal güvenlik hakkının kullanımının, yasayla çizilen sınırlar içerisinde ve belirli koşulların varlığı halinde mümkün olduğuna değindikten sonra, 5510 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesine göre hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm gelirine hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından gelir bağlanacağının açıkça düzenlenmiş olması nedeniyle, davacıya hem eşinden hem babasından aynı anda ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaştığı

4 / 5görülmektedir . (Bk . Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 19/ 04/ 2017 tarihli, E . 2015/ 21- 194 ve K.

2017/ 800 sayılı Kararı) Sonuç olarak eşinin vefatı üzerine kız çocuğu sıfatıyla hak sahibi olan başvuranın, eşinden dolayı ölüm aylığı almakta iken 11/ 11/ 1961 tarihinde vefat eden babasından da tarafına aylık bağlanmasının 5510 sayılı Kanun’un açık hükmü karşısında mümkün olmadığı değerlendirilmektedir .

11) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre hem

eşinden hem de babasından hak sahibi sıfatıyla aynı anda aylık bağlanması mümkün olmadığından, başvuranın 11/ 11/ 1961 tarihinde vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması talebinin reddi yönünde tesis edilen Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

12) İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi 03/ 08/ 2018 Kamu Den . Uzmanı